ARA

6 Mart 2015 Cuma

Galatasaray'ın Altın(!) Jenerasyonu





Galatasaray Altın(!) Jenerasyonu

Türk futbolunun bir numaralı sorunu nedir diye sorsam herhalde 10 kişiden 9’u altyapı der. Bu yadsınamaz bir gerçek, sonuçta altyapı günümüz futbolunda efektif kullanılınca hem ekonomik hem de sportif olarak uzun vadede çok büyük getiriler sağlıyor. Türkiye’de bu iş hiç mi yapılamıyor? Veya yapılamıyorsa neden yapılamıyor? Nasıl bir iyileştirme süreci işlenebilir? Bunlar ayrı bir yazının konusu. Ben burada -çok büyük umutlar beslenen ama kulüplerin mi harcadığı yoksa kendi kendilerini mi yediler- denkleminin hala çözülemediği bazı eskinin gençlerinden bahsedeceğim: Galatasaray’ın altın gibi gözüken jenerasyonu.(87-88-89)
Aralarından bazıları gerçekten altın çıktılar. Bazıları Süper Lig’de veya alt liglerde oynuyorlar ve tanınıyorlar bazılarını ise unuttuk gitti.
Aslında her şey, 23 Mart 2005 tarihinde oynanan Goteborg maçı ile başlamıştı. Oynanan hazırlık maçında, dönemin teknik direktörü Hagi sahaya bir sürü genç isim sürmüştü. 87 doğumlu Uğur Uçar sahaya kaptan olarak çıkmıştı. Genç aslanlar umut verici bir skorla;4-1 ile rakibini geçmişti.
Bu karşılaşmadan sonra genç yıldızlar hakkında ümitlerimiz artmıştı. Altyapı gümbür gümbür geliyordu…
Gelin o oyuncuların şimdi neler yaptıklarına bakalım,eminim siz de bu isimlerin nerelerde olduğunu merak ediyorsunuzdur.

Arda Turan(1987): Şüphesiz bu jenerasyonun gerçek yıldızı. En pahalı Türk oyuncu sıfatını kazanan Arda için aslında her şey 19 yaşında,2006 yılında oynanan Boleslav maçı ile başlamıştı. Maçı 5-2 kazanan Galatasaray’da, Arda Turan yaptığı şov ile izleyenleri büyülüyor, 2 gol 1 asist ile oynuyordu. Daha sonra pek fazla şans bulamadı ve Vestel Manisaspor’a yarım sezonluğuna kiralık gitti. Ersun Yanal ile kendini geliştirdi ve 2007-2011 yılları arasında Galatasaray’da oynadı, 2010’dan beri takımının kaptanlığını yaptı. 2006 yılında ilk defa Milli Takım’a seçildi.
2008 yılında ki performansı ile taraflı tarafsız herkesi büyülemeyi başardı ve takımıyla sezon sonu şampiyonluk yaşadı. Bu performansı ona Euro 2008 yollarını açtı ve orada genç yaşında gösterdiği performansla fiyatını kat kat arttırdı.
Daha sonra yaşadığı sıkıntılar ile biraz olsun formdan düştü. Ama ona rağmen 2011 yılında Atl. Madrid’e transfer oldu ve şuan şüphesiz en tanınan Türk futbolcu konumunda, gururlarımızı okşuyor.
Aydın Yılmaz(1988): Sayacağım isimler arasında belki de en istikrarlı isim. Senelerdir Galatasaray formasını bir şekilde giymeyi başarıyor.
Aslında hepimiz onu 2006 yılında, kritik Konya deplasmanında attığı son dakika golüyle tanıdık. O golü attığında henüz 18 yaşındaydı ve ondan beklentileri bir anda tavan yapmıştı. Ama daha sonra göze giremedi ve baya bir kiralık oynadı. Sonra yine döndü, yine oynadı vs vs..
2011-2012 sezonunun başında gönderileceği gündemdeyken Fatih Hoca ona sahip çıktı. O da onun güvenini sarsmadı ve önemli anlarda sahneye çıktı, kendini gösterdi. Özellikle Beşiktaş maçında attığı gol unutulmazlar arasında.
Geçen sezon oynanan Elazığ(kupa) ayağı kırıldı ve o sakatlığın etkisinde şuan Galatasaray’da kadroya girememekte.
Uğur Uçar(1987): İsmi duyulunca yürekleri burkan futbolcu..
Goteborg maçında henüz 18 yaşındayken kaptanlık yapan Uğur için beklentiler bir hayli yüksekti. 2007 sezonunu Kayseri’de kiralık geçirdikten sonra Galatasaray’a döndü ve futbolculuğunun dönüm noktası olacak sezona başladı.
2008 sezonunda yeniden yapılanmaya çalışan Galatasaray Kalli ile anlaşmıştı. Kalli’nin gençlere ne kadar önem verdiğini hepimiz biliyoruz. O da aldı Uğur’u işledi. O Uğur o sezon muhteşem bir performans gösteriyordu. Ta ki, Konya deplasmanına kadar..
17 Şubat 2008’i gösteren tarih de yurdumuz karla kaplıydı. Hatta öyleydi ki Konyaspor-Galatasaray maçı bir sonraki güne ertelenmişti. Pazartesi-Perşembe-Pazar maç trafiği olan Galatasaray için zorlu bir maraton olacaktı.
Zorlu müsabakayı Cimbom, Ümit Karan’ın tek golü ile kazanmıştı. Ama genç bir cevheri kaybetmişti. Karlı kaplı zeminde girdiği ikili mücadelede sakatlanan genç Uğur sahalardan 1 yıla yakın bir süre uzak kalacaktı. Konya’dan yorgun dönen Aslan,hafta içi UEFA’da Leverkusen’den 5 yiyip,hafta sonu da evinde lig sonuncusu Kasımpaşa’ya 1-0 kaybetmişti.
Daha sonra Uğur bir daha toparlayamadı. Şu sıralar Başakşehir’in bir futbolcusu. Kişisel düşüncem, eğer o talihsiz sakatlık yaşanmasaydı şuan Uğur, Gökhan Gönül seviyesinde bir sağ bek olabilirdi.
Ferhat Öztorun(1987): Türk futbolunun hatta Dünya futbolunun genel bir sıkıntısı vardır:sol bek. İşte Ferhat, en azından Türkiye için bu sorunu çözebilecek bir isim olarak görülüyordu. Ama işler umulduğu gibi olmadı.
Altyapıdan çıktıktan sonra(2005) 2 sene Galatasaray forması giyen Ferhat, bir umut olarak Şampiyonlar Ligi maçlarında falan oynuyordu. Ama tam randımanlı hiçbir zaman oynamadı ve Galatasaray’da sadece 18 resmi maç oynayarak Manisa’nın yolunu tuttu. Daha sonra bir şans daha geldi önüne ve Trabzonspor’a transfer oldu. Orada geçen 4 yılda onun için iyi gitmedi ve şuan Başakşehir’de mücadele ediyor.
Mehmet Güven(1987): Diğer isimlere nazaran Galatasaray’da en çok şans bulan isimlerden oldu. Ön Libero mevkisinde forma giyen Mehmet, çoğu maç için Galatasaray’da bir alternatif olarak durdu. Ama bence çok çok yetersizdi. 2004-2009 yılları arasında 38 maça çıktı, 1 gol attı. Hatırladığım tek olumlu hareketi, 2009 yılında oynanan Hamburg maçında, serinin ilk ayağında kafasıyla çizgiden bir top çıkartması, onun dışında pek de bir şey hatırlamıyorum.
Şuan Torku Konyaspor forması giyiyor.
Cafercan Aksu(1987): Çok trajik bir şekilde Galatasaray kariyeri başlamadan biten oyuncu. Raket gibi sol ayağı ile attığı goller ile bizleri heyecanlandırıyordu ama ne yazık ki olmadı.
Tarihler 15 Mayıs 2005’i gösterirken, kupada Fenerbahçe’yi 5-1 yenen Cimbom, ligde Gençlerbirliği karşısında dökülüyordu. Mağlup durumda olan takımda ilginç şeyler yaşanıyor ve Kral Hakan Şükür oyundan çıkıyor yerine Cafercan giriyordu. Zamanın teknik direktörü Hagi adeta, 18 yaşında ki genç çocuğun üzerine bir dünya bindiriyordu. Cafercan’ın çabaları yeterli olmuyor ve Galatasaray maçı kaybediyordu.
Daha sonra şans bulamadı ve 2009’a kadar bir sürü takıma kiralandı.
Sonrasında 2011 yılında oynanan Türkiye Kupası maçlarında biz futbolseverler ismini yeniden duyduk. 2.ligde Torku Konya’nın kaptanlığını yapıyordu. İnönü’de oynanan Beşiktaş-Torku Konya maçında izleyenleri büyülüyor, 3-0 devam eden maça heyecan getirerek 2 gol atıyordu. Sonrasında Gençlerbirliği’ne transfer oluyordu ama yine dikiş tutturamıyordu.
Şuan Kocaeli Birlikspor formasını giymekte.
Özgürcan Özcan(1988): Takımın bir diğer Can’ı ve belki de Hakan Şükür ile kıyaslanmaktan kaybolanı…
2004-2010 yılları arasında Galatasaray kulübünde olmasına rağmen sadece 3 maça çıktı. İsminin sempatikliği ile belki hafızalarımızda yer kazındı ama o da kayboldu gitti. 6 senede bir sürü takımda kiralık oynadı, şuan Adana Demirspor’da.
Uğur Demirok(1988): Bu jenerasyon içerisinde kesinlikle kendini geliştirmeyi başaran nadir oyunculardan. Gerets zamanı 1 maçta forma giymişti, daha sonra da çeşitli kulüplere kiralanmıştı. O dönem sürekli kadroda yer alan stoperlerden dolayı bir türlü şans ona gelmemişti.
2011-2012 sezonunun başında Akhisar’la anlaşmış ve adeta yeniden doğmuştur. Takımının Super Lig macerasındaki başarısının mimarlarından. Hamza Hoca’yla beraber müthiş bir yükselişe geçti ve bu yükseliş ona Milli Takım formasını bile getirdi. Şuan hala Akhisar’ın oyuncusu ama eski hocası Hamza Hamzaoğlu onu Galatasaray’a geri istemekte. Ayrıca adı Trabzonspor ile de anılıyor.
Mülayim Erdem(1987): Arif Erdem’in yeğeni gibi bir imajla Florya’ya adım atmıştı Mülayim. Hatta antremanlarda falan “Amca pas at.” diye seslenmesi gazetelerde haber olarak yer alıyordu. İlk resmi maçına 2004 yılında Rize karşısında çıktı. 2004/2005 sezonunda da patlama yapması bekleniyordu. Ama olmadı sürekli kiralandı. Bir gelişme gösteremedi ve 1.ligden 2.lige düştü. Şuan Pazarspor forması giymekte.
Oğuz Sabankay(1987): Diğerlerinde olduğu gibi yine Eric Gerets’in etkisiyle ünlenen ve göz önüne çıkan bir oyuncuydu Oğuz. Diğerleri gibi ondan da beklentiler yüksekti. O dönem Hagi’den sonra yaşanan ‘10 numara’ hasretini doldurması bekleniyordu. Ama olmadı kiralık kaybolan gençlerden biri oldu. Şuan Tarsus İdman Yurdu forması giyiyor.
İrfan Başaran(1989): 2008 yılında Skibbe tarafından A Takıma alınmıştı. Geleceğin Emre Belözoğlu’su olarak nitelendiriliyordu. O da yine çoğu oyuncu gibi kiralık gönderilmiş sözleşmesi bitince de serbest kalmıştır. Ama ikinci bir sıçrama daha yapmayı başarmıştır. Orduspor kariyeriyle Super Lig’de boy göstermiş takımının aslarından olmuştur. 2013 yılında takımı küme düşünce kendinde de bir düşüş olmuş ve tekrardan sönmüştür.
Şuan Yeni Malatyaspor forması giymekte.
Çağrı Yarkın(1989): Kalli ile beraber 2007 yılında İsviçre Kampına götürülmüştü. Ama bir gelişme gösteremedi ve sezon sonu Uğur Demirok’la beraber Rize’nin yolunu tuttu. Şuan Antalyaspor’da.
Erhan Şentürk(1989): Skibbe ile Galatasaray formasıyla tanışan oyunculardan. 2008 yılında Kayseri ile oynanan Süper Kupa maçının ve 2-2 biten Steue ile oynanan Şampiyonlar Ligi Ön Eleme maçının son dakikalarında oyuna giren oyuncu olarak hatırlanacaktır. 3 yıllık sözleşme imzalamış ama bu 3 yılı da kiralık geçirmiştir. Sözleşmesi bitince de ayrılmıştır. Şuan Kocaeli Birlikspor’da.
Zafer Şakar(1985): 2006 yılında Arda Turan’la beraber Vestel Manisaspor’a kiralandığında onun da gelişimi merakla bekleniyordu. Bu isimler arasında gerçekten kariyeri en dibe vuran oyuncu belki de. En son 2013 yılında Batman Petrolspor forması giymiş şuan ise ne yaptığına dair internette bir bilgi bulamadım.
Fırat Kocaoğlu(1988): O kadar orta saha,defans,forvet yazdık bir tane de kaleci yazalım. 2007-2008 sezonunda Orkun ve Aykut’un arkasında 3.kaleciydi. Bir sonraki sezon pilot takım olan ve saydığımız diğer oyuncuların başına geldiği gibi Beylerbeyispor’a kiralık gönderildi. Sonraki sezon ise Kasımpaşa’da Super Lig tecrübesi yaşadı. Ama o da tutunamadı.  Şuan 2.ligde, Gölbaşıspor’un kalesini koruyor.
Serdar Keşçi(1988): Yukarıdaki çoğu oyuncu gibi Şehremini Lisesi Spor Sınıfı mezunu olan ve yine yukarıdakilerin çoğu gibi Beylerbeyispor’a kiralanan bir oyuncu oldu Galatasaray’da.  Alt yaş Milli Takım gruplarının neredeyse hepsinde oynamış bir oyuncuydu Ama devamı gelmedi. En son 2014 yılında Maltepespor’da oynamış. Şuan kulüpsüz.

Evet buradaki gençlerin hepsinden beklentiler çok yüksekti. Hagi’li,Gerets’li,Kalli’li ve Skibbe’li geçen 2004 ve 2009 yılları arasında bazıları kendini geliştirip daha sonra yükseklere çıktı;bazıları ise bir asansör gibi olan kariyerlerinin en alt katında kaldı…

Yazı kendime aittir.
Mertcan GÖK
Lucador

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder