ARA

19 Mart 2015 Perşembe

2002 Dünya Kupası






2002 FIFA Dünya Kupası

Biz Türk milleti adına hepimiz için apayrı bir yeri vardır 2002 Dünya Kupası’nın.. Ben 7 yaşımda falandım o zamanlar. Hatırlıyorum da McDonalds’dı sanırım grubumuz da yer alan Brezilya, Kosta Rika ve Çin için ayrı mönüler hazırlamıştı. Sonra hala kulağımdadır: “Ne Kosta Rika ne de Çin, ne de sambacı Brezilya” sözleriyle Milli Takımımız için hazırlanan Dünya Kupası şarkısı. Okulda millet dersi bırakmış kantinde, öğretmenler odasında Brezilya – Türkiye maçını izliyordu. Kısacası herkes de tarihimiz de ikinci defa katıldığımız Dünya Kupası için çok heyecanlıydı. ( En son 1954’de katıldığımız düşünülürse normal bir durumdu.)

Elemeler sonucu Play-off’a kalan Milliler, Avusturya’yı 1-0 ve 5-0’lık maçlar sonucu eleyip Kupa’ya katılma hakkı kazanmıştır.

Tarih de ilk defa Asya’da yapılan Dünya Kupası ‘n da saatler bize hiç uymuyordu. Sabah 9’da , 10’da kalkıp milli takımımızın maçlarını izliyorduk. Ancak sempatik  Güney Kore ve Japonya taraftarları ile Brezilya’nın domine etmesiyle geçen bir Dünya Kupası olmuştu. Ayrıca hakemlerin bu iki ev sahibi takıma gösterdiği iyi niyeti ve yancılığı kolay kolay başka bir yerde görmemiz zordu. Hele böylesine bir turnuvada.

Turnuva 31 Mayıs – 30 Haziran tarihleri arasında yapılmıştır. Toplam 20 stad ve 20 şehirde yapılan Dünya Kupası’nda 10 Japonya’dan stad 10 tane de Güney Kore’den stad seçilmiştir.  Toplam 64 maçta 161 gol atılmıştır.


Gruplar

A Grubu

Bu Dünya Kupası her şey bir yana bir de Fransa faciası ile hatırlanacak bir Dünya Kupası olmuştu.  1998 Dünya Kupası ve 2000 Avrupa Şampiyonu olarak gelen Fransa’da 2002’de de beklentiler yüksekti. Ancak turnuva şok bir skor ile açılıyordu.  Turnuvaya ilk defa katılan Afrika ülkesi Senegal, turnuvanın bir numaralı favorisi Fransa’yı 1-0 yenerek bütün Dünya’yı şoka uğratıyordu. Fransa bu şokun etkisini üstünden atamıyor ve turnuvayı gol bile atamadan sadece 1 puan ile sonuncu bitiriyordu.

Grubun bir diğer favorisi Danimarka ise 7 puan ile grubu lider tamamlıyordu. Turnuvanın sürpriz takımı Senegal ise 5 puan ile grubu ikinci sırada tamamlayarak futbolseverlere bir sürpriz daha yaşatıyordu. Bir diğer ikincilik adaylarından Uruguay ise 2 puanla 3.sıradan evine dönüyordu.

B Grubu

Grubun favorisi İspanya diğer rakiplerine üstünlük kurarak 3 maçta 9 puan ile lider tamamlıyordu. Arkasında ki Güney Afrika ve Paraguay arasında ki çekişme gerçekten seyire değerdi. 2-2 biten maçları aynı puanda, aynı averajla olmaları ile bitiren bu iki takımdan elenen çok dramatik bir şekilde Güney Afrika olmuştur. Son maçlara girerken 4 puan, averaj ve 3 gol ile giren Güney Afrika, İspanya’ya 3-2 kaybederek averajı 0’a düşmüştür.  -2 averaj, 1 puan ve 3 gol ile giren Paraguay ise grubu 0 puan ile son sırada ki takımı Slovenya önünde 1-0 geriye düşmesine hatta 10 kişi kalmasına rağmen 84. Dakika da Cuevas’ın ayağından bulduğu gol ile rakibini 3-1 ile geçerek o da averajını 0’a tamamlamıştır. Bu maçtan sonra attıkları toplam gol 6 olmuştur, Güney Afrika’nın ise  5’te kalmıştır. Yani Afrika 1 gol eksiği ile turnuvaya veda etmiştir.

C Grubu

Ve işte bizim gruba geldik.. Grubumuzu tekrar hatırlatmak gerekirse Çin, Brezilya ve Kosta Rika vardı. Brezilya üçte üç yaparak grubu rahatça lider tamamlıyordu. Asıl çekişme ise milli takımımız ve Kosta Rika arasındaydı..

Milli takımımız ilk maçında turnuvanın bir diğer favorisi Brezilya ile karşı karşıya geliyordu ve tarih yazacağımız yolculuk burada başlıyordu. Milliler 45+2 Hasan Şaş’ın golü ile ilk yarıyı 1-0 önde kapatıyordu. Ancak 50’de Ronaldo ve 87. Dakika da hakemin yaptığı inanılmaz bir hata ile penaltı golü yiyorduk ve ne yazık ki mağlubiyet ile giriş yapıyorduk.

Ancak Şenol Güneş’in takımı ikinci maçında ise Çin’i yenen Kosta Rika karşı karşıya geliyordu. 56’de Emre ile öne geçiyorduk ancak 86’da Parks’ın attığı gol ile bir kez daha galibiyet ile tanışamıyorduk. Artık iş son maçı kalıyordu..

Son maçta ise rakibimiz grubun en zayıf halkası olan Çin’di. Kosta Rika ise gruptan çıkmayı garantilemiş olan Brezilya ile karşı karşıya geliyordu. Brezilya, Kosta Rika’yı 5-2 yeniyor ve bizim de Çin’i 3-0 yenmemiz ile averaj ile 2.tura çıkıyorduk. Çin ise 0 puanda ve 0 gol ile turnuvayı kapatıyordu.

D Grubu

Turnuvanın bir büyük sürprizlerin yaşandığı grubuna geldik.  Tam bir kapalı kutu olan Amerika, Portekiz’i 3-2 yenerek bütün Dünya’yı şoka uğratıyordu. Bir diğer şokta ev sahibi Güney Kore’nin Polonya’yı  2-0 yenmesiyle yaşanıyordu.

Grubun iki büyük favorisi Portekiz ve Polonya 3’er puanla büyük bir sürprizle evlerine dönüyorlardı. Ev sahibi Güney Kore 7 puan ile lider, Birleşik Devletler ise 4 puan ile ikinci sırayı alıyordu.

E Grubu

Almanya olağan favori olarak geldiği turnuva da gruplar ayağında fazla zorlanmıyordu. Suudi Arabistan’ı 8-0 ile yenerek turnuvanın en büyük farkını yakalıyorlardı. Tek kayıplarını ise İrlanda önünde son dakika da Robbie Keane’in ayağından yedikleri gol ile alıyorlardı. (1-1) Ayrıca Robbie Keane turnuva da Almanya’ya gol atan iki oyuncudan biridir.(Diğeri ise finalde Ronaldo)

İrlanda 5 puan ile grubu ikincisi sırada tamamlarken Kamerun ise 4 puan ile 3.sırayı alıyordu. Turnuvanın en kötü performansını gösteren Arabistan ise 3 mağlubiyet 0 atılan ve 12 yenilen gol ile ülkesine dönüyordu.

F Grubu

Turnuvanın şüphesiz en zor grubuydu F Grubu.. İçerisinde İngiltere, İsveç, Arjantin ve Nijerya’yı bulunduruyordu. Arjantin ilk maçında Nijerya’yı Batistuta’nın tek golü ile 1-0 geçiyordu. Daha sonra İngiltere’ye Beckham’ın penaltısıyla kaybedip, İsveç ile berabere kalıyorlardı. 4 puan ile grubu 3.sırada bitirerek turnuva da bir büyük sürpriz daha olmasına yol açıyordu.

İsveç ve İngiltere 5’er puan ile ilk ikiyi paylaşıyorlardı. (Averajları da aynı olan bu iki takımdan İsveç atılan gol sayılarında ki üstünlüğü ile lider bitiriyordu.) Nijerya ise İngiltere’den koparttığı 1 puan ile grubu son sırada tamamlıyordu.

G Grubu
2000 Avrupa Kupası’nı dramatik bir şekilde kaybeden Gök-Maviler 2002’ye Ekvator’u yenerek iyi bir başlangıç yapıyordu. Daha sonrasında Hırvatistan’a yenilerek kendilerini bir an ateşe atıyorlardı ama Meksika maçında 85. Dakika da Del Piero ile buldukları gol ile 4 puanla zor da olsa adlarını 2.tura yazdırıyorlardı.

Meksika ise ilk iki maçını da kazanarak iyi başlangıç yaptığı turnuva da 7 puan ile ilk sırayı yer alıyordu. Ekvator ‘da ilk kez katıldığı Dünya Kupası’nda Hırvatistan’ı 1-0 ile yenerek hem bir sürprize imza atıyor hem de Hırvatların 2.tur hayallerine suya döküyordu.

H Grubu
Dünya Kupası ev sahiplerinden Japonya 3 maçta 2 galibiyet 1 beraberlik ile 7 puanla grubu lider tamamlıyordu. Arkasında ise Belçika ve Rusya büyük bir çekişmedeydi ancak son maçta Belçika Rusya’yı 3-2 ile geçerek 2. Oluyordu.

Tunus ise Belçika’dan koparttığı 1 puan ile evine sonuncu olarak dönüyordu.


2.Turlar

A, C , F ve H gruplarından çıkan takımlar maçlarını Japonya’da , B, D, E, ve G gruplarından çıkanlar ise maçlarını Kore’de oynuyordu.

2.turların ilk maçında Almanlar, iddialı Paraguay önünde baya zorlanıyordu. 88. Dakikaya kadar gol sesi çıkmayan mücadele de Leverkusen’de yıldızı parlayan oyunu Neuville sahne alıyor ve takımını çeyrek finale taşıyordu.

Bir diğer maçta ise zorlu gruptan çıkan ve sadece 2 gol atabilen İngilizler ile Fransa’yı geride bırakan ekiplerden Danimarka karşılaşıyordu. İngiltere rakibini 3-0 ile geçerek adeta bir patlama yapıyordu.

Turnuvanın bir numaralı sürpriz ekiplerinden Senegal ise şaşırtmaya devam ediyordu. Bizim eleme grubumuz da birinci olarak Dünya Kupası’na katılan İsveç karşısında Larsson’un golü ile geriye düşmelerine rağmen Henri Camara önce beraberliğe sağlıyarak maçı uzatıyor, ardından da uzatma dakikalarında attığı altın gol ile takımını çeyrek finale adını yazdırtıyordu. Senegal artık herkesin korkulu rüyasıydı.

Bir diğer zorlu maçta ise İspanya ile İrlanda karşı karşıya geliyordu. İspanya Morientes ile erken bulduğu gol ile öne geçiyor ancak 90. Dakika da Robbie Keane’nin penaltısı ile avantajını kaybediyordu. Penaltılara giden maçta ise gülen taraf İspanyollar oluyordu.

Kuzey Amerika derbisinde ise rakibine göre daha şanslı olan Meksikalılar, ABD karşısında ummadığı bir mağlubiyet alıyordu. ABD rakibini 2-0 geçerek turnuva da bir diğer sürprizi yapan ekip oluyordu.

Bizim grubumuzdan rahatça çıkan Brezilya ise Belçika önünde yine zorlanmıyordu. 2-0 ile çeyrek finale çıkıyorlardı.

İşte milli takımımızın maçındayız..  Rakibimiz grubunu lider bitiren ev sahibi Japonya ve Miyagi’de binlerce Japon taraftarları arkalarına almışlardı. Mücadelenin 12. Dakikasında Ergün’ün kullandığı kornere Ümit Davala kafayı vuruyor ve maçı bu gol ile kazanıyorduk. Tarih yazmaya devam ediyorduk ve tarihimizde ilk defa çeyrek finaldeydik.

2.turun hatta ve belki de tüm turnuvanın en olaylı maçına geldi sıra.. Gruplardan zor da olsa çıkmayı başaran İtalyanlar hem Kore’ye hem de hakemlere karşı mücadele ediyorlardı adeta.  18. Dakika da Vieri ile önce geçen İtalyanlar 88. Dakika da yedikleri golle şok oluyorlardı. Uzatma dakikalarında ise bir golleri verilmiyor ve bir de penaltıları verilmiyordu. Bir de bu da yetmezmiş gibi bir de Totti aynı pozisyonda oyundan atılıyordu.
Uzatmaların 117. Dakikasında sahne alan Ahn attığı gol ile Kore’yi çeyrek finale götürüyordu. Bu mücadelenin yankıları ise maç sonrası devam ediyordu.  İtalya’nın Perugia takımında forma giyen Ahn bu karşılaşmadan sonra Perugia başkanı tarafından sözleşmesi feshediliyordu.

Çeyrek Finaller

Çeyrek finallere kalan takımlara baktığımız zaman Almanya, İngiltere, Brezilya gibi favorilerin olduğunu ve ayrıca milli takımımız, Senegal, Kore ve ABD gibi sürpriz takımlarında yer aldığını görüyoruz.

Çeyrek finallerin ilk maçını yani Brezilya – İngiltere maçını kimse unutamaz herhalde. Owen ile öne geçen İngilizler 45+2’de Ronaldo’dan yediği gol ile üstünlüğünü kaptırıyordu. Ama asıl olay ise mücadelenin 50.dakikasında gerçekleşiyordu.  Yaklaşık 35 metreden frikik kazanan Brezilya, İngiltere kalecisi Seaman’ın inanılmaz hatasıyla Ronaldinho ile bulduğu golle adını yarı finale yazdırıyordu. Maçtan sonra İngiliz bir otorite Seaman’ın yediği golden sonra ki gazetede ki yazısında: “Eğer Seaman’ın babası prezervatif kullansaydı şuan yarı finaldeydik” demesi herhalde olaya en güzel yorum getirilmiş olsa gerek.

Almanlar ise ABD karşısında kalecisi Kahn sayesinde ayakta duruyor ve Ballack ile buldukları golle zorda olsa yarı finale çıkıyordu.

Hakemlerin Güney Kore’yi bir kolladıkları maç daha.. Hiddink Kore ile mucizeler yaratmaya devam ediyordu ama hakemlerin de katkılarını unutmamak gerek. Mücadele de İspanyolların net iki golünün verilmediği ve inanılmaz taraflı kararların çıktığını görüyoruz. 0-0 biten maç sonunda Kore penaltılar ile rakibini eleyerek yarı finalde Almanların rakibi oluyordu. ( Sonra ki iki dünya kupasında Kore’nin elediği takımların alması da ilginç bir not. )

Tarihlerinde ilk kez çeyrek finale çıkan Senegal ile Ay Yıldızlılar çeyrek finaldeydi. İki takımdan birinin rüyası sona erecekti. İsveç ve Fransa gibi iki dev takımı yenen Senegal  bize karşı çok iddialıydı. Çok çetin geçen maç da sözü 94. Dakika İlhan Mansız ile bulduğumuz gol ile adımızı yarı finale yazdırıyorduk. (İlhan,ilhan,ilhan gooool)

Yarı Finaller

Artık turnuvanın sonlarına doğru gelinirken yarı finalde iki favori iki sürpriz takım vardı..

Yarı finallerin ilk karşılaşmasında ev sahibi Güney Kore ile Almanya karşı karşıya geliyordu. Ballack Almanlar adına bir kez daha sahneye çıkıyor ve ev sahibini üçüncülük maçına yolluyordu.

Milli takımımız tarihinde ilk defa bir kupaya bu kadar yakındı belki de.. Rakip grupta elimizden kaçırdığımız ve hakem hatası yüzünden kaybettiğimiz Brezilya’ydı. Maç boyunca bir türlü istediklerini yapamayan milliler Rüştü’nün çabasıyla 49. Dakika’ya kadar direniyordu. O dakika da sahne alan turnuvanın yıldızı Ronaldo attığı tek gol ile Brezilya’yı finale çıkartıyordu. Milli takımımız ise gösterdiği performans ile kesinlikle alkışı hak ediyordu..

Üçüncülük Mücadelesi
Turnuvaya renk katan takımlar üçüncülük mücadelesinde karşı karşıyaydı. Ev sahibi Kore karşısında son derece zevkli ve dostluk rüzgarlarının estiği maçta 3-2 ile yeniyor ve Dünya üçüncüsü oluyorduk. Ayrıca turnuva boyunca eleştirilen Hakan Şükür 11.saniye de attığı gol ile Dünya Kupaları tarihinin en hızlı golü rekorunu ele geçiriyordu.

Bizim için turnuvayı değerlendirecek olursak Galatasaray’ın UEFA kupası zaferi, Euro 2000’de çeyrek final derken Türk Futbolu çıktığı en yüksek basamağa çıkmıştı ve gelecek için umut veriyordu. Bu Konfederasyon Kupası’nda da sürse de ne yazık ki devamı gelmiyordu ve 2004 Avrupa Kupası’na gidemeyince Şenol Güneş takımdan ayrılıyordu.

Ama bu Dünya Kupası’nın etkisi baya bir sürmüştü bizim açımızdan, futbol konusunda olmasa bile. Örneğin Ümit Davala ve Ronaldo’nun saç modeli herkes de vardı. (Sokakta her 3 çocuktan birinde neredeyse bu iki saç modelinden birini görüyordum, çok özensem de ben yaptırmamıştım :P )

Ayrıca Japonya ve Güney Kore halkı da milli takımımızı çok sevmiştir ki Şenol Güneş, İlhan Mansız, Alpay gibi isimler turnuva sonrası orada görev yapmışlardır.

Türk futbolu adına tavan yaptığımız bir Dünya Kupası’ydı.. Turnuva boyunca hiçbir Avrupa ülkesiyle maç yapmamız ise ilginç bir not.

FİNAL

..Ve artık Asya’da ki futbol heyecanının sonuna geliyorduk. Bir tarafta turnuva boyunca dominant bir oyun ortaya koyan Brezilya, diğer tarafta – sonunda hep Almanlar kazanır – mantığı ile belki de maçlarını kazanan Almanlar vardı.

Brezilya rakibini rahat bir oyun ile 2-0’la geçmiş ve tarihin de 5.kez Dünya Kupası’nı kaldırmıştır.. Belki de herkesin aklından biz finale çıksak rahat bu kupayı kaldırırdık düşüncesi vardı..
--

Hakemlerin ev sahibi takıma gösterdikleri inanılmaz iyi niyeti başka hiçbir yerde göremeyiz sanırım. Ama her şeye rağmen bol sürprizli, harika bir turnuva yaşadık diyebilirim. Zaten Milli Takımımızın olması bile yeterdi bizim için..

Gol kralı 8 gol ile Ronaldo olmuştur. (Turnuva da ki tüm maçların da golü bulunmaktadır.)
Altın Top ve Yashin ödülü Oliver Kahn’ın olmuştur.
En genç oyuncusu ise London Donovan seçilmiştir.
Ayrıca milli takımızından Rüştü, Alpay ve Hasan Şaş turnuvanın kadrosuna seçilmişlerdir.

NOT: KENDİ YAZIMDIR. HATIRLADIKLARIM, ARAŞTIRMALARIM VE YORUMLARIMLA OLUŞTURDUM.

Mertcan GÖK

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder