ARA

18 Nisan 2026 Cumartesi

Wrestlemania 42 Preview'i - Tahminleri - Şov Öncesi Analizleri

 


WWE WRESTLEMANIA 42 - 2026 – 18 - 19 NİSAN CUMARTESİ - PAZAR
Paradise, Nevada – Allegiant Stadium

Yılın o malum gününe resmen gelmiş durumdayız. WWE evreninin en önemli olayı Wrestlemania, bu yıl da son birkaç yıldır olduğu gibi iki gece olarak karşımıza çıkıyor. Eğlencenin merkezi Las Vegas’ta üst üste ikinci kez yapılacak olan bu büyük şovda, bazı maçlar hayal kırıklığı gibi gözükse de genel çaba, büyük olayları ve büyük maçları bizlere sunmak gibi duruyor. Bu yıl, geçtiğimiz senelere nazaran çok daha fazla celebrity kullanımı olduğunu görüyoruz. Jelly Roll, Pat McAfee, Lil Yachty, IShowSpeed gibi isimleri aksiyon içerisinde görmemiz oldukça olası duruyor.

18 Nisan’da yapılacak şovun ilk gecesinde Bron Breakker ve Bronson Reed’ten yoksun Tag Team şampiyonları Vision’ı, yanlarına IShopSpeed’i alarak uzun bir süredir mücadele verdikleri Uso’lar ve LA Knight’a karşı mücadele ediyorlar. Fatu ve Drew, aralarındaki mevzuyu Unsactioned maçında çözmeye çalışırlarken Royal Rumble galibi Liv Morgan, Women’s World şampiyonu Stephanie Vaquer’e karşı kemeri almak için maça çıkıyor. Women’s Intercontinental tarafında AJ Lee ve Becky, aralarındaki meseleyi bu maçla beraber çözmeyi hedeflerlerken Women’s Tag Team tarafında da Fatal four way bir maç bizleri bekliyor. Bron Breakker ve Bronson Reed’in yokluğunda Heyman’ın yardımına koşan Gunther, Seth Rollins ile maça çıkarken gecenin main event’indeys 20 yıllık bir geçmiş var. Elimination Chamber kazananı Randy Orton, WWE kemeri için Cody Rhodes’a karşı maça çıkıyor.

19 Nisan’daki ikinci gecedeyse hem ismen hem de fiziken dev bir maç var. Brock Lesnar, açtığı open challenge’a dönüş yapan Oba Femi ile maça çıkıyor. Intercontinental şampiyonu Penta ise kemerini yukarıya asarken Six-pack bir merdiven maçında kemerle çıkmaya çalışacak. Elimination Chamber’dan galip çıkan Rhea Ripley ise Women’s kemeri için Jade Cargill ile mücadele ediyor. United States şampiyonu Sami Zayn ise kemerini Trick Williams’a karşı korumaya çalışacak. Face turn yapıp Judgment Day’den atılan Balor ise uzun bir süredir içinde sakladığı Demon’ı gün yüzüne çıkararak Dominik’e karşı intikam almaya çalışacak. Gecenin ve şovun main evnt’indeyse CM Punk ve Roman Reigns, World Heavyweight kemeri için maça çıkıyorlar. John Cena’nın sunuculuğunu yapacağı Wrestlemania için maçlara geçelim.

 

Night 1 – 18 Nisan Cumartesi

 

Six-Man Tag Team Match
The Vision (Logan Paul & Austin Theory) & IShowSpeed w/Paul Heyman vs The Usos (Jey Uso & Jimmy Uso) & LA Knight

Vision hikayesinin başladığı Wrestlemania 41’den bu yana birçok farklı güreşçi, Vision ile feud içerisine girdi. John Cena’nın ana kemere sahip olduğu dönemi saymazsak, herhalde Seth Rollins sakatlanana kadar Vision hikayesi, WWE’nin ana hikayesi rolünü üstleniyordu. Bu sebeple de Jey, Jimmy, LA Knight, Penta, Roman Reigns, CM Punk, Sami Zayn gibi birçok isim, bu feuddan nasibini aldı. Bu hikaye zamanla farklı farklı yönlere de evirildi. Örneğin CM Punk, ağırlıklı olarak Seth Rollins ile feuddayken Roman Reigns daha çok Bron Breakker ve Bronson Reed ile uğraştı. Seth’in sakatlığı ve Vision’ın ihanet sonrasında Bron Breakker, CM Punk ile kemer feuduna girdi. Sonrasında da Seth’in dönüşüne odaklandık. Ancak Seth sakatlıktan döndüğünde hem Bron Breakker hem de Bronson Reed sakatlanınca orijinal Vision’da olmayan iki Vision üyesi sadece elverişli durumda kaldı. Burada da Seth Rollins’in hikayesi Gunther’in yolunda giderken kalan Vision ikilisi Logan Paul ve Theory’nin yollarıysa Uso’lar ve LA Knight çerçevesinde şekillendi. IShowSpeed ise ünlü kategorisinden buraya gelirken ortaya da böylesine farklı bir maç çıkmış oldu. Speed’in etkisiyle tam bir Wrestlemania eğlencesi bizi bekliyor gibi duruyor. Bron dönene kadar Vision hikayesini de böyle parçalı bir şekilde izlemeye devam edeceğiz gibi de duruyor.

Wrestlemania 41’de Seth Rollins, Heyman’ı da yanına alarak yeni bir dönem başlatıp main event’tten galibiyetle çıkarken ertesi gün yanına Bron Breakker’ı da almıştı. O dönem ana kemer şampiyonu olan Jey Uso da ekibin ilk hedeflerinden biri olmuştu. Seth ne kadar istese de kemeri bir türlü ondan alamamıştı. Sonrasında hedefini Money in the Bank’e çevirirken bu kez de kendisiyle beraber aynı hedefi benimseyen LA Knight ile çatışmıştı. Money in the Bank’te Knight, çantayı alacakken Vision ve Seth ona engel olurlarken, Seth en sonunda çantayı almayı başarmıştı. Bu olaylardan sonra Knight da Vision’ı düşman olarak belirlerken 9 Haziran Raw’da Bron Breakker’ın King of the Ring’den elenmesine sebep oldu.  Ancak 13 Haziran Smackdown’da Vision, Knight’tan intikam alırcasına onun King of the Ring’de devam engel olmuşlardı. Bu olaylar yaşanırken Jey ise kemerini Gunther’e kaybetmişti. 16 Haziran Raw’da King of the Ring’e girerken Reed üzerinden Uso Splash çekip maçı almaya yeltenirken Bron onu turnbackle'dan indirdi. Ancak Sami geldi ve Bron'a saldırıp kafasını çelik post'a vurdu. Sonra Helluva Kick'e gitti ama Bron onu yakalayıp Military Press'le spiker masasına yolladı. Ancak hemen ardından Penta geldi ve ringden Bron'a doğru uçtu. Ringdeyse Reed Death Valley Driver çekip Tsunami yapmaya turnbackle'a çıktı ama bu kez de LA Knight geldi ve onu ringe doğru fırlattı. Jey de Superkick, Spear ve iki Uso Splash ile maçı aldı. 20 Haziran Smackdown’da Heyman ve Knight’ı ringe gördük. Knight, şu anda Heyman ve Knight'ı mı istiyorsunuz diyip seyircileri coşturdu. Sonra da sana ne yapacağımı söyleyeyim dedi. Arkamı dönüp, ceketimi çıkaracağım dedi. Böylece bana ilk vuruşu yapmanı bekleyeceğim dedi. İyi bir vuruş yaptığından emin ol çünkü yapmazsan karşılığını alacaksın dedi. Knight dediklerini yaparken Heyman da önce vuracakmış gibi yapıp sonra ringden kaçtı. Heyman, sana buradan git yoksa başına kötü şeyler gelecek demiştim ya, bu bir öngörü değildi, bu bir spoiler'dı dedi. Bu bi spoiler'dı dedi. Sonra da arkadan Bron Breakker ve Bronson Reed geldiler. İki isim Knight'a saldırırlarken Knight anlık direndi ama çok da bir şey yapamadı. Anonsörlerin oraya fırlatılan Knight, sandalyeyle dönüp kendisini savundu. Ringe de çıkıp ikiliyi savuşturdu. Aynı gece LA Knight vs Bronson Reed maçı izledik. Bron Breakker da maçı kenarda izlerken Knight, onun maça karışmasını engelledi. Ancak geri dönen Bron, Spear ile Knight'ı yere sererek maçın DQ ile sonlanmasını sağladı. Reed, Knight'ı kaldırırken Bron'un bir Spear daha çekmesini sağladı. Sonra da Reed, üç tane Tsunami çekti. Bu olaydan sonra Knight çok kısa bir süre ringlerden uzak kaldı. Jey ise King of the Ring yarı finalinde Cody Rhodes’a kaybetti.

LA Knight, 30 Haziran Raw’da geri dönerken Seth Rollins’in Gunther ve Punk ile yüzleşmesinde gözüktü. Arkalarından gelen Knight, patlamış mısırı Seth'e fırlatarak ona saldırmaya başladı. İki ismin kapışması arka alanda büfeye doğru gitti. Seth, Knight'ın gözüne bir şey fırlatarak ondan da kaçmayı başardı. Sonrasında arka alanda Punk'la röportaj yapıldığını gördük. Punk, Seth Rollins'in ondan korktuğunu söyledi. Onun, Heyman'ın, Bron'ların hepsinin reçetesini tutuyorum dedi. Sonra Knight'a rastlayınca röportajı bıraktı ve yanına gitti. Aramızda bir problem yok ama konu Seth Rollins'se arkaya geç o benim dedi. Bence sen arkaya geç çünkü Saturday Night's Main Event'te onunla maçımız duyuruldu dedi Knight. İlerleyen anlarda Sami Zayn & Penta vs Bron Breakker & Bronson Reed maçı izledik. Bron ve Reed maçı aldılar. Heyman da maç karışırken maçtan sonra Breakker, Penta'ya Spear çekti. Sonra da Sami'ye Tsunami çekmek için Reed iplere çıkarken Jey'in müziği çaldı. Jey sandalyeyle önce ring dışında Bron'a saldırırken ringde de Reed'i hakladı. 11 Temmuz Smackdown’a geldiğimizde o dönem Solo’nun Bloodline’ı ile United States feudunda olan Jimmy’nin de yavaş yavaş bu hikayeye dahil olduğunu gördük. LA Knight & Jimmy Uso vs Solo Sikoa & JC Mateo maçı yapıldı. Maç devam ederken Heyman'ı bariyerlerin orada gördük. Knight ona odaklanırken arkasına döndüğünde Talla Tonga ona Big Boot çekti. Ama ringde Jimmy, Solo'u roll up ile pinlemeyi başardı. Solo, Heyman'a sinirlenirken Knight'tan ona bir BFT geldi. Ama arkasını döndüğünde Breaker'dan Spear yerken Reed'den de anında bir Tsunami geldi. Saturday Night’s Main Event XL’e geldiğimizdeyse Seth Rollins ile LA Knight maç yaparlarken Seth, fake bir sakatlık yaptı ve Knight’ın maçı kazanmasına izin verdi. Sonra da SummerSlam’e kadar ekranlarda hiç gözükmedi. Ardından 14 Temmuz Raw’a geldiğimizde yeni #1 Contender’ı belirlemek adına bir Gauntlet Match yapıldı. Maçtan Bron Breakker, LA Knight’ı eledi. Ardından Jey’i de Reed’in yardımıyla yendi. Son maçı Punk ile yaparken Punk, Anaconda Wise bağlarken, Reed hareketi bozdu. Saldırmaya devam edince Jey, acı çeke çeke yardıma geldi. Jey, Reed'i ring dışına yollarken Punk da bir GTS ile maçı alıp SummerSlam'i garantiledi. Ama maçtan sonra Reed kendisine ve Jey'e saldırdı. İkisini üst üste koyup Tsunami'ye çıkmak istedi. Ancak o esnada Roman Reigns return yaptı. Önce Superman Punch ile Reed'i dışarı yolladı, sonra da Breakker'ı yumruklamaya başladı. Reed dönünce ona Samoan Drop çekti. Bir Superman Punch da Breakker'a yaptı. Sonra da Reed'i Spear'ladı. Sonra da Jey'i ayağa kaldırdı. Punk da kendi ayağa kalktı. Roman’ın dönüşüyle Jey ve Roman, Bron ve Reed’e odaklanırlarken SummerSlam’de de Jey, maçı takımına kazandırdı. Aynı şovda CM Punk, Gunther’i yenip kemeri alırken bir önceki şov olan Saturday Night’s Main Event’te fake bir sakatlık geçiren Seth Rollins, cash-in yaparak kemerin yeni sahibi oldu.

SummerSlam sonrasında Seth, tüm nefretleri üzerine çekerken Seth’i yenen son isim LA Knight, bir önceki şampiyon CM Punk ve SummerSlam’de takımına galibiyeti getiren Jey Uso, kemer için hak iddialarında bulundular. GM Pearce da Seth’i cezalandırmak için Clash in Paris’te Seth Rollins’i Fatal four way maçında kemerini korumasını zorunda bıraktı. Bu süre zarfında Knight ve Jey’in de aralarının gerildiği görüldü. 11 Ağustos Raw’da Pearce maçı duyurduktan sonra ringde Knight ve Punk birbirlerine girdiler. Jey onları ayırmak istese de Knight ona da dirsek attı. Punk tam Knight'a GTS pozisyonu alırken Bron ona Spear çekti. Vision ekibi ringe girerken challenger'ları indirmeyi başardılar. Bron'dan bir Spear da Knight'a geldi. Ringdeyse Reed'den Jey'e bir Death Valley Driver geldi. Sonra da Tsunami çekti. Finaliyse hepsine Stomp çeken Seth yaptı. Clash in Paris’teyse gecenin başında Roman Reigns, Bronson Reed’i yenerken maçtan sonra Reed ve Breakker ikilisi Roman’a saldırdılar. Bunun üzerine Pearce, Reed ve Bron’u arena dışına yollarken Seth, gecenin sonunda kemerini tek başına korumak zorunda kaldı. Maçın sonlarında Seth, sandalyeyi Punk'ın kafasına sıkıştırıp Stomp ile maçı bitirecekken Punk kurtulup GTS çekti. İkinci GTS'i çekip şampiyon olacakken kapsonlu biri geldi ve CM Punk'a Low Blow çekti. Kapşonu çıkaran kişinin Becky olduğunu anladığımızda sandalyeye doğru Stomp'ı çeken Seth, eşi sayesinde kemerini korudu. 1 Eylül Raw’da Bron, ringde tartışan Jey ve Knight'a seslendi. Bugün bizler bizi tutan Heyman'ın yokluğunda başı boş köpekleriz dedi. Bize ne zaman durmamızı, ne yapmamız gerektiğini söyleyen Heyman burada yok dedi. Roman da hastanede ve biz şu anda sizi onun yanına gönderebiliriz dedi. Reed sözü aldı, siz iki salağa gelmeden önce, Paris, Tribal Thief'inizi Acknowledge edin dedi. Biz Roman'ı kimsenin dövmediği kadar dövdük dedi. Çünkü Seth'in bir vizyonu var ve bu vizyon Roman Reigns'i içermiyor dedi. Biz de onu indirdik dedi. Vizyonda Jey Uso ve LA Knight'a da yer yok dedi. Siz ikiniz, sıradasınız dedi. Bron sözü aldı siz akıllı adamlarsınız, bu gece yüzde yüz hazır gözüküyorsunuz, o yüzden neden maç yapmıyoruz dedi. Reed de eğer yeteri kadar adam değilseniz kabul etmezsiniz tabii dedi. Knight sözü aldı. Jey'e aramızdaki meseleyi sonra hallederiz, bu yağlı köpek ve çapraz göz dayak yemek istiyorsa, yiyebilirler dedi. Jey de onayladı. Gecenin sonunda maç yapıldı. Bron'un Jey'i tuşlamasıyla Vision maçı aldı. Maçtan sonra Reed ve Bron, Jey'e saldırmaya devam ettiler. Reed Tsunami'ye giderken Knight onu engelledi. Bron'a da BFT çekmek istedi ama Spear yedi. Ardından da yeniden Jey'e odaklandılar. Bron, bir Spear da Jey'e çekti. Reed'den de Tsunami geldi. Yardıma gelense Jimmy oldu. Jimmy elinde sandalyeyle ringe koşarken Reed ve Bron ringi terk ettiler. İlerleyen haftalarda Jey, Jimmy ve Knight üçlüsü Vision ile mücadele etmek isteler de Knight ve Jey’in arasının iyice gerildiğini gördük. Örneğin Knight, yanlışlıkla Reed’in Jey’e saldırmasına vesile oldu. Aynı şovda LA Knight vs Bronson Reed maçını izledik. Bron, ring kenarına çıkarken Knight onu yumrukladı ama üstünlüğü alan Reed, maçı aldı. Maçtan sonra ikili, Knight'a saldırmaya devam ederlerken Knight tek başıma hallederim demesine rağmen Jimmy yardıma geldi. Her iki ismi de Superkick'lese de Bron'dan Spear yedi. Bu kez de Jimmy'e ikiye bir saldırmaya başladılar. Beklenen isim Jey gelirken ikiliye saldırmaya başladı. Ama bir Spear da o yedi. Bron Tsunami'ye çıkarken Knight elinde sandalyeyle gelip Breakker ve Reed'i temizledi. Sonra da Uso'lara baktı. Knight, Jimmy'i kaldırıp onunla tokalaşırken arkasına döndüğünde Jey'den Spear yedi. 15 Eylül Raw’daysa Bron Breakker & Bronson Reed vs Jimmy Uso & LA Knight maçı izledik. Reed'in Jimmy'i tuşlamasıyla Vision maçı aldı. Maçtan sonra Bron, Jimmy'e Spear çekti. Reed, Tsunami'ye giderken Jey'in müziği çaldı. Elinde sandalyeyle ringe geldi. Girişte Bron'u indirirken ringde de Reed, sandalyeye vurdu. Ancak Jey onu yumruklarken sonra sandalyeyi kullanarak onu da dışarı yolladı. Jey, Jimmy'nin yanında dururken bu kez arkadan Knight geldi ve yerdeki sandalyeyi aldı. Jey onu görürken Knight sandalyeyi bıraktı. Ardından Jey, Knight'a el uzatırken Knight da karşılık verdi. Ama hemen sonra BFT çekti. Tüm bu olanlar bizi Wrestlepalooza’ya götürdü. Uso’lar 2 yıl önceki anlaşmazlıklarını geride bırakıp yeniden birleşip Vision’a karşı maça çıktılar. Gecenin başında iki takımın arka alanda birbirleriyle yüzleştiklerini gördük. Pearce'ın da maçı yönetebilecek bir hakem aradığını gördük. Sonra da bu hakem LA Knight olarak duyuruldu. Maç Special Guest Referee maçına döndü. Maçta Reed Jimmy'e sandalyeyle vuracakken Knight engel oldu. Jimmy sandalyeyi aldığındaysa Knight izin verdi. Sonrasında Reed sandalyeyle vururken Knight bu kez bir şey yapmadı. Ek olarak maçta da Bron'la birkaç kez tartıştı. İlerleyen anlarda Jimmy masa çıkardı. Knight Jey ile de tartışırken bir ara Reed, Knight'ın dikkatini dağıtmaya çalıştı ama Knight engelledi. İkili dışarıda tartışırken Jey onlara doğru uçtu, Knight çekilince hareket Reed'e geldi. Ringdeyse Bron, Heyman'dan sandalye alırken Jey ona engel oldu. Sandalyeyle Bron'a vuracakken sıyrıldı ama hareket Knight'a gelecekken durdu. Knight ve Jey birbirlerine bakarlarken Jey sandalyeyle herkesi indirdi. Ama Jey'in yüzünün de kanadığını gördük. Bron da hızlıca toparlanıp Spear çekti. Ardından masaya doğru her iki isme de Spear çekti. Jey'e Tsunami çeken Reed, Vision'a maçı getirdi. Maçtan sonra Knight, Vision'ın elini kaldırmayı reddetti.

22 Eylül Raw’da Jey Uso vs LA Knight maçı izledik. Maç devam ederken Breakker ve Reed geldi. Knight her ikisine de saldırdı. Ama o esnada fırsatı bulan Jey Spear ve Uso Splash ile maçı aldı. Jey ringi bırakırken Knight ringde tek kaldı. O esnada Jimmy girişin oraya geldi ve Jey'e yardım edelim dedi. Ama Jey onu dinlemeden arkaya gitti. Jimmy ise eline sandalye alıp Vision'ın ringe girmesini engelledi. Heyman da özellikle Bron'u sakinleştirmek için baya bir uğraştı. 6 Ekim Raw’da Jey ve Jimmy arka alanda Roman'ı karşıladılar. Jimmy, bizim hakkımızda konuşmasına izin veremeyiz, arkanızdayız derken Jey de arkandayım dedi. Roman da yardım istemiyorum, hele senden istemiyorum dedi Jey'e. Bunu daha önce konuşmuştuk, sen kendi olayına odaklanmalısın dedi. Sana açılan kapılar, fırsatlar falan dedi. En önemli saatte kim ringde olacak diye sordu, Jey de CM Punk dedi. Roman da demek sen değilsin dedi. Jey de sinirlenip gitti. Jey gidince Roman, Jimmy'e her şeyi duyup görüyorum dedi. Benden tavsiye alacak ne problemi var dedi. Jimmy ise hiçbir şey demedi. Gecenin ilerleyen anlarında Knight, Jey ve Punk'ı ringde gördük. Jey, kafam daha rahat düşünebiliyor dedi Knight'a. Bu konuda kafam net, ben o kişiyim dedi. World Heavyweigh kemerim için rövanş maçıma çıkmayan o kişi benim dedi. Ayrıca bir sonraki kemere aday kişi de benim dedi. Knight sözü aldı. Punk'a sen şu anda şu anın senin zamanın olduğunu söyleyebilirsin dedi. Jey'e döndü, ona da aynısını dedi. Ama benim zamanım dedi. Sen kemeri yeterince Roman olamadığın için kaybettiğini düşünüyorsun dedi. Sen asla Roman Reigns olamayacaksın ama sana şunu söyleyeyim bu iyi bir şey dedi. Sen kendi yolunu çiz dedi. Bu yolu çizerken de bence en iyisi Tag Team kemerlerine odaklan dedi. Ama geçen haftayı düşünürsek de Tag Team içerisinde durmaktan da sıkılmışsındır dedi. O esnada Jimmy gelirken, Knight laflarım sana değil, senle ben iyiyiz dedi. Ama bu adam yoluma çıktıkça onunla sorunlarım olmaya devam edecek dedi. Sonra da Jey'den bir Superkick geldi. Punk sözü aldı, tamamdır, siz onu kestiniz beni değil dedi. Tutkunu anlıyorum dostum, kemeri istiyorsun ama önce sırada benim arkama geçmelisin dedi. Knight haklıydı, belki Tag Team'e odaklanmalısın çünkü ben Jey Uso'yu seviyorum dedi. Küçük Roman'ı sevmiyorum dedi. Punk gitmek isterken Jey ona da sinirlendi ama bu kez Jimmy araya girdi. Jimmy ortalığı anlık sakinleştirirken Jey dayanamadı ve Superkick çekmek istedi ama Jimmy onu tuttu. Punk da Jimmy'i çekip bir yumrukla Jey'i indirdi. Arkasını dönünce de Jimmy'den Superkick yedi. Olanların ardından Jey ve Roman'ı arka alanda konuşurlarken gördük. Jey, yaşananlar hakkında şikayet ederken yumruk yedim, yüzümde iz çıktı dedi. O esnada Jimmy geldi, ona da burada ne yapıyorsun diye sordu. Niye orada benimleydin, işi halletmeye çalışıyordum dedi. Kemerimi almaya çalışıyorum sense bizi Tag Team'e sürüklüyorsun dedi. Punk'ı mı korumaya çalışıyorsun yoksa dedi. Hangi tarafta olduğunun farkına var dedi. Jey giderken Jimmy de senin tarafındayım dedi. Sonra Roman'la konuşmaya başladı. Her şeyi görüp duyuyorum dedin, ben de öyle dedi. İplerin senin elinde olduğunu görüyorum, onun zihnin giriyorsun dedi. Şunu kabul etmen istiyorum, ben senin gibi değilim, Jey de öyle dedi. Roman da beni anlamıyorsun ama şunu dinlemelisin dedi. Kardeşin ana kemeri kazandığında, bana senden daha çok benzedi dedi. Eğer kardeşine gerçekten yardımcı olmak istiyorsan, bazen onun yolundan çekilmek en iyisidir dedi. Gecenin sonunda CM Punk & LA Knight vs. The Usos maçını izledik. Maçın sonunda Jey, Punk'a Spear çekip Uso Splash'e yönelmek isterken kenarda duran Knight'ı gördü ve ona yumruk attı. Punk da toparlanıp Jey'e GTS çekerken Knight hemen tag alıp Jey'i tuşladı ve maçı takımına kazandırdı. Böylece Knight, Jey'i pinlemiş oldu.

13 Ekim Raw’a geldiğimizdeyse CM Punk; Jey ve Knigt’ı Triple Threat maçında yenerek #1 Contender oldu. Aynı şovda Bron, Reed ve Heyman; bir önceki gece Crown Jewel kemerini kazanarak sorgulandığı liderliğini kanıtladığını düşünen Seth Rollins’e ihanet ederek onu ekipten attılar. Bu olaydan sonra Seth Rollins’i de uzun bir süre ekranlarda göremedik. Bir sonraki hafta Raw’da kemerin boşa çıktığı açıklanırken Punk dışında bir #1 Contender arayışına daha girildi. Bunun için yapılan Battle Royal’de Jey, Jimmy’i bile eleyerek maçı kazanmayı başardı. Jey böylece yeniden ana kemere odaklanırken ertesi hafta da Jimmy’den özür diledi. Aynı gece Knight da Bron Breakker ile maça çıktı ama maçı kaybetti. Saturday Night’s Main Event XLI’deyse Jey’i yenen Punk, boştaki kemerin sahibi oldu. 3 Kasım Raw’da şampiyon Punk, ilk yüzleşmesini Logan ile yaparken Vision karşısına çıktı. Logan da bu konuda Punk’ın yanında yer alırken gecenin sonunda CM Punk & Jey Uso vs Bron Breakker & Bronson Reed maçını izledik. Maç double count out ile biterken maçtan sonra kapışma devam etti. Jey ve Punk, bir anlığına üstün çıkarlarken Reed'e spiker masasını ayarladıkları esnada Bron, Jey'e Spear çekti. Reed de Punk'ı bariyerlere sıkıştırdı. Ringe Jey'i sokarlarken Bron, Jey'e bir Spear daha çekti. Reed'den de Tsunami geldi. Punk elinde sandalyeyle ringe gelip ikiliyi uzaklaştırdı. Ama bu kez Bron ve Reed de ringin altından sandalye çıkardılar. Punk ikiye bir kalırken Logan geldi ve durumu eşitledi. Eline muştayı alırken yumruğu Punk'a çaktı. Heyman ve Vision şaşırırken Logan muştasını çıkarıp Heyman'a verdi. Böylece Logan Paul, Vision’ın yeni üyesi oldu. Yavaştan Survivor Series’e doğru gittiğimiz bu dönemde de taraflar takımlarını oluşturmaya başladılar. Ortaya The Usos & Roman Reigns & CM Punk & Cody Rhodes vs The Vision & Logan Paul & Drew McIntyre & Brock Lesnar maçı çıktı. Gecenin sonunda maskeli bir isim kafesten içeri atlarken Seth’in Stomp’ını kullanarak heel ekibin maçı almasını sağladı. Bu zamanlar LA Knight is John Cena’nın son rakibi olabilmek için The Last Time is Now turnuvasına katılırken 1 Aralık Raw’da Jey’i ani bir tuşla yenerek finale kaldı. Ancak finalde Gunther’e kaybetti. Jey ile yaptıkları yarı final maından sonraysa Jey oldukça büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Prime standını yıktı. Çelik basamakları fırlattı. Arka alanda da hala üzgün görünen Jey, Jackie kendisiyle röportaj yapmak için geldiğinde hiçbir şey söylemedi. Jackie en son Bron'un #1 Contender oluşuyla ilgili soru sorarken Jey de ne Vision ne de Bron umurumda değil dedi. Kafamdan birçok insanı çıkarmalıyım, suçlamam gereken tek kişi varsa aynaya bakmam yeter dedi. İşte bunu biliyorum dedi. Gitmek isterken sinirle geri döndü. Roman kendisinin en iyi olduğunu ve o kemerin kendi omuzunda iyi duracağını söyledi dedi, benim değil dedi ve gitti. Aslında Jey son birkaç aydır Wrestlemania dönemindeki başarısının ardından sert bir düşüş yaşarken bunu bence çok güzel yansıtmıştı. Kardeşiyle kavga edip Tag Team mücadelelerinden sıyrılıp Main Event Jey Uso olarak oralarda kalmak istediğini belirtirken Roman’dan da gerekli motivasyonları almıştı. Tüm bunlara rağmen o parıltılı dönemine yeniden çıkamamasının siniri de üzerindeydi. Burada bence Battle Royal’de Jimmy’i elemesi ve paralelde kendisi gibi face olan LA Knight ile de anlaşmazlıklar yaşaması çok normal olaylardı. Hatta tüm bunlar bizleri bir heel turn’e de götürebilirdi ancak bunun yerine Jey ve Jimmy; yani Uso’ları geri döndürdüler. 8 Aralık Raw’da Tag Team şampiyonları AJ Styles ve Dragon Lee, kemerlerini War Raiders’a karşı korudular. Maçtan sonra Jey ve Jimmy geldiler. New Day de ringe girdi. Jimmy, Tag Team Division'ına döndüklerini duyurdu. Neden mi, son birkaç ay çok kötü geçti, yenilgi üstüne yenilgi aldık dedi. War Games, Wrestlepalooza, Jey'in kemer kaybı, Jey'in John Cena turnuva mağlubiyeti dedi. Geçen hafta evde otururken kardeşimin kötü duruma düşmesi bir şeyler yapmamı gerektirdi, çünkü ben abi Jim'im dedi. Gecenin 2'sinde otele döndüğünde onu aradım dedi. Kafamda tek bir soru vardı, ne yapıyoruz biz dedi. Jey sözü aldı, ne yaptığımızı sana söyleyeyim dedi. Bize dönüyoruz dedi. Hepsini geçeceğiz, Tag Team'i yine ele geçireceğiz, Tag Team'in en iyisiyiz dedi. Kemerlere ihtiyacımız var dedi. Jimmy de şampiyonlara saygımız var dedi. Ama onlar bizi tanımıyorlar dedi. Jey de onlar tanımıyor ama diğerleri tanıyor dedi New Day'i göstererek. Ali vs Fraizer, Rock vs Austin, New Day vs Usos.. hepiniz bu hikaye nasıl biter biliyorsunuz dedi. Her zaman yaptığımız gibi sizi geçeriz dedi. Jimmy, Jey'i sakinleştirmek isterken Jey durmadı. Lee ve AJ'e döndü. Size gelince o kemerleri alıyoruz dedi. New Day dayanamayıp ikiliyi durdurmak istese de her ikisinden de yumruk yediler. Waller da hiç karışmadan New Day'in yanına gitti. AJ ve Lee de Uso'larla yüzleşip kemerlerini gösterdiler.

İşin Vision tarafındaysa maskeli kişinin haftalarca kendilerine yardım ettiklerini gördük. Öte yandan Bron Breakker da Punk’ın kemeri için #1 Contender oldu. 8 Aralık Raw’da Logan Paul vs LA Knight maçını izledik. Bron ring kenarına atlarken Knight onu yumrukladı. Ama hakemin dikkati dağılırken Reed bu kez çıktı ve Knight'a kafa attı. Hakem kendisini ring kenarında görünce arka alana yolladı. Knight da Reed' vurup Logan'a karşı üstünlüğü aldı. Onu spiker masasında döveken bu kez de maskeli siyah giyinimli gizemli kişi yine geldi ve Knight'a spiker masasına doğru Stomp çekti. Maç DQ ile biterken Vision, Knight' saldırmaya devam etti. Bron'dan Knight'a Spear geldi. Reed de iki tane Tsunami çekti. Sonrasında Vision ekibi ringdeyken Bron sözü aldı. CM Punk nerede diye sordu. Burada değil, olsaydı Kansas City'de üst üste yenilgiler olurdu dedi. CM Punk'ın fiziken nerede olduğunu sormuyorum, gerçek CM Punk'ı soruyorum dedi. Bu yeni iyi adam Punk olayları var ya ben yemiyorum, ona inanmıyorum dedi. Bana birden bire WWE'ye döner dönmez tarihin en iyi adamı gibi davranması, tüm kurallara uyması, arka alanda tüm genç yeteneklerle fotoğraf çekilmesi, internete koyup övgü toplamaya çalışması falan ben yemiyorum dedi. O bir sahtekar dedi. Bütün kariyeriniz boyunca her hafta buraya gelip, ben düzgün yaşarım, uyuşturucu kullanmam, biraz bile olsun alkol almam demediğinizi düşünün dedi. Sonra da görüp görebileceğiniz en aşağılık biri olduğunuzu hayal edin dedi. 5 Ocak'ta bu iyi adam Punk'ı istemiyorum çünkü eğer öyle geleceğine, evde oturup kemeri boşa çıkarsan daha iyi olur dedi. Çünkü o Punk'ı çok kolay yenerim dedi. İstediğim şey, eski CM Punk dedi. 2011, 2012, 2013 senelerindeki adamı istiyorum dedi. Yürüdüğünde korku saçan, Rock'ı yenen, 434 günü aşan tarihi kemer reign'ini yapan adamı istiyorum dedi. Genç bir adam olarak en iyilerinden biri olarak gördüğüm o adamı istiyorum dedi. Sana yalvarıyorum, dizlerime çöktüm, bana eski CM Punk'ı ver çünkü gelmiş geçmiş en iyisini yenmek istiyorum dedi. Eğer o halinle gelmezsen, seni mahvedeceğim, seni hastaneye göndereceğim, kemiklerini kıracağım, kemerini alacağım dedi. Kim bilir belki karını da alırım dedi. 5 Ocak'ta işleri senin için basit tutmak istiyorum dedi. Spear, bir, iki ve üç olacak dedi. Üstünü zor da olsa yırttı. Spear, bir, iki, üç dedi. Arka alandaysa Logan ve Reed'in Knight'ı dövmeye devam ettiklerini gördük. Görevliler ayırmaya gelseler de ona da saldırdılar. Masaya doğru Knight'ı Suplex'lediler. Knight her şeye rağmen ayaklanmaya çalışınca dövmeye devam ettiler. Bu kez de arabaya doğru onu fırlattılar. Onu arabanın üzerine yatırdılar. Reed de daha yukarı çıkıp Tsunami çekti. Pearce deliye dönerken görevlileri ve sağlık görevlilerini çağırdı. 15 Aralık Raw’a geldiğimizdese maskeli kişi, maskesini çıkararak kendisini ifşa etti ve onun Austin Theory olduğunu gördük. Theory de böylece Grayson Waller tarafından saldırıya uğradığı günden bu yana ekranlarda gözükmezken Vision’ın yeni üyesi olarak return yaptı.

LA Knight, 8 Aralık’taki uğradığı saldırının ardından ringlerden uzak kalırken 29 Aralık Raw’daysa Jey ve Jimmy; Lee ve Styles’ı yenerek Tag Team kemerlerini dokuzuncu kez kazanmayı başardılar. 5 Ocak Raw’da yeni Tag Team şampiyonları olarak seyircilerinden arasından geldiler ve bolca yeet'lediler. Jimmy yeni yılın ilk şovunda yeni şampiyonlar burada dedi. Jey, AJ ve Lee'ye teşekkür ederken Jimmy de o geçen hafta ve geçen yıldı dedi. Jimmy de karşınızda en iyi Tag Team var, denemek isteyen varsa buradayız dedi. Jey de bizi nerede bulacağınızı biliyorsunuz dedi. Aynı şovda gecenin mainn event’inde CM Punk vs Bron Breakker kemer maçı izledik. Punk maçın bir yerinde üstünlüğü alırken önce Heyman ring kenarına çıktı. Sonra da tüm Vision üyeleri geldi. Breakker da Punk'ı hakeme çarptırdı. Theory de Punk'a Stomp çekti, hakemi de içeri yolladılar ama Punk tuşu attı. Punk'ın yardimınaysa Rey, Lee ve Penta geldi. Dışarıda da üçe üç mucadele başladı. Maç da böylece birebire döndü. Bron, Punk'a Spear çekmek isterken Punk kurtulup Bron'un ring postuna omzunu vurmasını sağladı. GTS de çekti ama Bron tuşu attı. Piledriver da çekti ama Bron yine kurtuldu. Bir kez daha GTS'e gitmek istedi ama Bron Armbar bağladı. Punk tuşla kurtulsa da Bron tuşu atıp hareketi yine bağladı. Ama Punk hareketi Anaconda Wise'a çevirdi. Ama Bron kurtulup Gutbuster ve Clothesline ile tuşa gitti. Punk yine kurtuldu. Bron bu kez GTS denedi ama Punk terse çevirip STF bağladı. Heyman yine ring kenarına çıkıp maçı böldü. Punk da onu yumrukla aşağı indirdi. Bron da Spear'a gitti ama Punk son anda sıyrıldı. Sonra Punk Suicide Dive'a gitmek istedi ama Bron yumruk attı. Sonra da turnbackle'a çıktı ve spiker masasına dayanan Punk'a uçtu. Ringe sokup Spear'la işi bitirmek istedi ama Punk tekme atıp kurtuldu. GTS çekip kemerini korudu. Böylece Breakker, ana kemer potasından çıkmış oldu. Bir süre ekip Penta, Lee ve Rey ile feuda girdi. Aynı zamanda Pearce ile de anlaşmazlıklar yaşadılar.

Royal Rumble’a geldiğimizde Bron Breakker, ikinci sıradan ringe gelecekken kimliği belirsiz maskeli bir kişinin saldırısına uğradı ve sonrasında saniyeler içerisinde Oba Femi tarafından elendi. Aynı maçta Knight da return yaptı. Ancak hem Jey hem de Knight maç içerisinde başarısız oldular. 2 Şubat Raw’da Bron Breakker sinirle ringe geldi odağını spiker masasına verdi. Masadaki şeyleri yere fırlatıp Corey Graves ve Michael Cole ile tartıştı. Sonra sandalyeleri fırlatıp masayı devirdi. Sonra da mikrofonu sinirle aldı. Pearce'a seslendi. Royal Rumble'da benim anımı mahvetmek mi istedin dedi. O esnada  Vision'ın diğer üyeleri ringe geldiler. Bron da Pearce'ı ringe çağırdı ve olanlardan onu suçlu tuttu. Ekip Bron'u sakinleştirmeye çalışırken Bron da Rumble'ımı mahvetmek mi istedin, ben de şovunu mahvedeceğim dedi. Sonra da küfürler etmeye başladı. Heyman bu kez mikrofonu ondan aldı. Bu Bron Breakker'ın değil, Adam Pearce'ın suçu dedi. Her biriniz bunu biliyorsunuz dedi. Bron Breakker'ı ikiye koymak mı, iki, birden her zaman daha kötüdür dedi. Pearce, Suudi Arabistan'a vize alan herkesi biliyor ama maskeyi takanı bilmiyor mu dedi. Külahıma anlatın dedi. Bron yine mikrofonu aldı. Üçe kadar sayacağım Adam, ringe gel dedi. İkiye kadar sayarken Pearce geldi, sıkılmadın mı artık dedi. Sonra da görevlileri çağırıp aralarına set çektirdi. Sen kendin ikiyi çektin, hatta numaraları çeken ilk kişi sendin dedi. Maskeli adam kim mi, bilmiyorum ama en son maskeli birini gördüğümüzde o Austin Theory'idi dedi. Senin için bir hata yaptığımı düşünüyorsun ama ben sana bir hediye vereceğim dedi. Royal Rumble'daki rezalet performansından sonra işini yapmana izin vereceğim dedi. Bron sinirle Pearce'a doğru giderken Reed onu tuttu. O esnada LA Knight'ın müziği çaldı. Knight arkadan elinde sandalyeyle gelip Logan ve Theory'e saldırdı. Reed ringe geri koşarken Knight ise kaçtı. Bron ne yapacağını bilemzezken o da Heyman'a biz burada ne arıyoruz diye sordu. İlerleyen anlarda da Bronson Reed vs Penta maçını izledik. Maç içinde Theory ring kenarına çıkarken Penta onu Superkick ile dışarı yolladı. Bu sefer de Logan çıkarken Penta hakemin üzerinden Logan'ı da yumrukladı ama hakem de darbe aldı. Sonra da Penta iplere çıkıp ikiliye doğru dışarı atladı. Rindeyse Reed üstünlüğü alıp Tsunami çekerken tuşa gittiği anda hakem olmadığı için maç devam etti. Reed de eline sandalye alırken Knight geldi ve Reed'e sandalyeye doğru BFT çekti. Sonra da kaçarken Theory ve Logan onu kovaladılar. Hakem de o esnada dönüp saymaya başladı. Reed 10'a kadar dönmeyince Penta count out ile maçı aldı. 9 Şubat Raw’da LA Knight vs Penta vs Austin Theory Elimination Chamber Qualifying Triple Threat maçını izledik. Maç ilerlerken Logan ve Reed gelip Knight'a saldırmak istediler ama Knight bir süre direndi. En son Reed, Knight'ı indirmeyi başardı. Logan hakemin dikkatini dağıtırken Reed, o karambolde Knight'a Tsunami yaptı. Bu kez Pearce geldi ve görevlilerle beraber Reed'i ve Logan'ı arka alana götürdü. Theory de Knight'a Stomp çekti. Maçı kazanacakken Penta engelledi ve dışarıda Theory'e Superkick çekti. Ama Theory onu spiker massına uçurdu. Bu kez de maskeli hoodie giyinimli gizemli kişi yine geldi. Theory'e saldırıp ona Stomp çekti ve ringe yolladı. Logan ve Reed onu kovalamaya giderlerken gizemli kişi maçmayı bildi. Ringde de Knight ve Theory birebir kaldılar. Knight bir BFT çekip maçı aldı ve çembere girdi. Heyman tüm bu olanları büyük bir şokla izledi. Aynı gece Uso’larda kemerlerini Alpha Academy’e karşı korudular.

Bron Breakker sakatlığı sebebiyle ekranlardan uzak kalırken 16 Şubat Raw’da Heyman, Reed, Logan ve Theory'i ringde gördük. Pearce onları girişin orada karşılarken Heyman, Reed'in Elimination Chamber'da olmasını istediğini söyledi. Bu işi resmileştirmeni istiyorum dedi. Pearce da benim üzerimden telefon konuşmaları yaptığını bilmiyorum sanma dedi. Eğer Reed, çembere girmeye hak kazanırsa benim buna dair bir problemim olmaz dedi. O yüzden önümüzdeki hafta bir eleme maçı olacak dedi. Tam o esnada LA Knight geldi. Tavuklar pişmeye gelmişler dedi. Her zaman karışıklık içinde olan o adam hakkında konuşuyorsunuz ama o sizsiniz ve her seferinde kendi kendinize kazık atıyorsunuz dedi. Olay şu ki ne çembere ne de Wrestlemania'ya gidiyorsunuz dedi. Umutlar söndü, hayaller dağıldı dedi. Ama Reed sıra sana geliyor, yukarıda eğer biri varsa lütfen yalvarıyorum Tanrım, onu çembere koy, koy ki kafasını zincirlerini içerisine sıkıştırıp ona 4000 kez vurabileyim dedi. Bana yaptığın her şey yüzünden derken Logan onu böldü, seni arabanın üzerine ezmesinden mi bahsediyorsun dedi. Knight da ondan bahsediyorum brokoli saçlı mal dedi. Sana da sıra gelecek dedi. Madem bu üç salak buradan gitmiyorlar, ben de seyircilerin arasından iki Uso'yu görüyorum, o zaman maçımızı yapalım dedi. Pearce da Tag Team maçını onayladı. Maç da hemen başladı. Vision maçı almayı bildi. Maçtan sonra Logan spiker masasına gidip Cole'dan kulaklığı aldı. Ona laf atarken maskeli gizemli kişi geldi ve Logan'a spiker masasına doğru Stomp çekti. Reed ve Theory onu kovalarlarken maskeli kişi yine seyircilerin arasından kayboldu. 23 Şubat Raw’daysa Reed, girmiş olduğu Elimination Chamber eleme maçında sakatlanırken, aslında hikaye gereği kazanması gereken maçı kazanamadı. Böylece Reed ve Bron gibi ekranlardan uzak kalmaya başladı. Maçı da Jey, El Grande Americano’yu kazanarak çembere girdi. 27 Şubat Smacdown’daysa şovun başında Jey'in ambulansla hastaneye götürüldüğünü gördük. Birçok yıldız isim yanında beklerken tam bir kaos ortamı söz konusu oldu. Fatu, Aldis'e bunu kimin yaptığını bul diye bağırdı. Fazlasıyla sinirle gözükürken Jey'le beraber o da hastaneye gitti. Cody de neler oluyor diye sorarken Aldis de bilmiyorum dedi ve oldukça endişeli gözüktü. Sonra Trick Williams geldi, Jey'e ne oldu dedi. Bana saldırılmasındansa ona saldırılması daha iyi, biri gitti kaldı dört dedi. İşleri benim için kolaylaştırıyorsun derken bu kez Je'Von Evans geldi. Bunu komik mi buldun dedi. Trick de yetişkinler konuşurken kendi işine bak dedi. Aynı gece Jey'in yeri için Jacob Fatu vs Logan Paul maçı yapıldı. Theory maç içinde bir yandan ring kenarına çıkarken Fatu onu Superkick'ledi. Sonra Heyman çıktı. Jacob ona da saldırmak istedi. Ama karambolde Logan'dan Low Blow geldi. Sonra da yumruk atıp Five Star Splash çekti ama Fatu tuşu attı. O esnada maskeli adam yine karşımıza çıktı ve kenarda Theory'e Superkick çekti. Sonra Stomp'a odaklanırken Logan yumrukla onu yere serdi. Sonra da maskeyi çıkardı. Ancak maskenin altından hiç tanımadığımız biri çıktı. Herkes onun kim olduğunu sorgularken görevliler ayakta zor duran maskeli adamı arkaya gönderdiler. Ringde de Fatu, Pop up Samoan Drop çekti. Moonsault için turnbackle'a çıkarken Drew kemeriyle Fatu'nun kafasına vurdu. Logan da rollup'a alırken hakemin ringe dönmesiyle maçı aldı.

Elimination Chamber’a geldiğimizdeyse öncelikle Danhausen’ın debut yaptığı gördük. Haftalardır GM’ler arasında 28 Şubat’a kadar açmayın yazan bir paket git gel yaparken en sonunda açılan paketten Danhausen çıktı. Gecenin sonunda WWE kemeri için yapılan çember maçında Logan, Evans’ı elemeyi başardı. Logan Knight'a da Low Blow çekip onu da elemeyi başardı Cody de Trick'e Cross Rhodes çekip elemek isterken Logan, Cody'i turnbackle'a yolladı ve tuşu çalarak Trick'i eledi. Böylece toplamda üçüncü elemesini yaptı. Bu arada maskeli adam çembere tırmanmaya çalışırken görevliler onu engellediler. Theory de görevlilerle beraber maskeli adamın peşinden gitti. Maskesi çıkarılan adam yine tanımadık biri çıkarken dünkü Smackdown'daki adamdan farklı biri çıktı. Ama tam Trick çıkarken başka bir maskeli adam daha geldi ve Logan'a Stomp çekti. Cody de Logan'ı eledi. Maskeli adam maskesini çıkarırken altından Seth Rollins çıktı. Seth başka bir şey yapmadan seyirciler arasından ayrıldı. Aslında tüm bu olanlar muhtemelen Bron Breakker’a yapılacakken (ki Wrestlemania’daki kemer hayalleri için ilk hamlesini Seth, Rumble’da yapmıştı) Bron sakatlığı sebebiyle buralarda olamadı. B planı olarak Reed gündeme gelecekken Reed de çembere girme maçında sakatlanınca piyango Logan’a vurmuş oldu. 2 Mart Raw’da Heyman, Theory ve Logan ringde Seth'i sorarlarken Pearce geldi. Pearce, Seth'in kendisine gelmesi gerektiğini, çünkü sakatlığını atlatmadığını söyledi ve ekibi ringden ayrılmaya davet etti. Ama maskeli adam seyircilerin arasından atlarken görevliler onu kovalamaya başladılar. Bir tane daha gelirken bu kez Logan onun peşinden gitti. Üçüncüsü geldiğinde bu kez Theory onu kovaladı. Heyman da ringde tek kaldı. Bu kez başka bir maskeli girişin orada durdu ve Heyman'ın geçmesini engelledi. Heyman karşıdan yalvarırken o esnada bir maskeli daha arkadan gelirken bu kez onun Seth olduğunu gördük. Seth elinde sandalyeyle geldi ve Heyman'ı sırtından vurdu. Sonra da ona Stomp çekti. Sağlık görevlileri ringe gelirken Heyman'ın durumunu kontrol ettiler. Heyman'ın burnundan kanlar aktığı görülürken görevlilerin yardımıyla yavaşça arka alana götürüldü. En son ambulansa bindirilirken Theory ve Logan da ambulansa binip olanları sorguladılar. Logan arabayı almaya giderken Theory de onun yanına gitti. Ama arabadan Jimmy çıktı. Jimmy, Theory'e saldırırken Jey'e yapılan saldırıdan Vision'ı sorumlu tuttu. Ambulansın şoförünün de LA Knight olduğunu gördük, Knight Heyman'ı arenanın dışına çıkardı. Aynı şovda Jimmy Uso vs Austin Theory maçını izledik. Maç devam ederken Jimmy, üstünlüğü alıp Theory'i masaya yatırdı. O esnada turnbackle'a çıkıp atlamak isterken Logan geldi, o da Logan'a atladı. Theory de ringe gelirken iki isim Jimmy'e saldırdılar ve maç DQ ile sonlandı. Jey'in müziği çalarken Jey arkadan değnekle geldi ve birini Jimmy'e bıraktı. İkili değneklerle Logan ve Theory'i süpürmeyi başardılar. Theory'e de 1D çektiler. 9 Mart Raw’da Pearce ringdeyken maskeli biri spiker masasına çıktı. Pearce da burada olduğunu biliyorum dedi. Sonra bir sürü maskeli adam ring kenarını sardı. En sonunda da hepsi ringe çıktılar. En sonunda biri ringde kaldı. Maskesini çıkaran kişinin Seth olduğunu anladık. Logan ve Theory de çok geçmeden geldiler. Logan, Seth Freakin Rollins'in bitişidir dedi. Konu artık ne zaman olacağıyla alakalı dedi. O da şimdi çünkü tüm maskeli minyonlarını yıkacağız, sonra da en büyük moronu dedi. Theory de adının yazılı olduğu bir kurşun var dedi. Ne kadar çok gerzeğe sahipsin bilmiyorum ama o kurşunu hiçbiri senin için yemeyecek dedi. O yüzden en kötü senaryoyu düşün dedi. İkili ringe çıktıkları an bir sürü maskeli isim ringe çıkıp yine Seth'e kalkan oldular ve Seth de aralarından sıyrılmayı başardı. En sonunda da Logan, Theory ve Pearce ringde kaldılar. Bu kez de LA Knight'ın müziği çaldı. Knight'ı Logan karşılarken Knight ona saldırıp ringe girdi. Theory'e girişti. Ama Logan'ın dönüşüyle ikiye bir kaldılar. Bu kez de yardıma Uso'lar geldiler. Uso'lar üstünlüğü getirirlerken Superkick'ler havada uçuştu. Knight da toparlanıp Logan'a Clothesline çekti. Sonrasında 1D için ipe yollarlarken Theory, Logan'ı aşağı çekip onu kurtardı.

İlerleyen haftalarda Seth’in Heyman ile mücadelesinin Uso’lar ve Knight’tan ayrıştığını gördük. Heyman, Seth ile uğraşmak için önce Brock Lesnar’ı denese de Oba Femi’nin onun Wrestlemania challenge’ına cevap vermesiyle Lesnar taca çıktı. Sonra bir ara Seth’i tutuklatsa da Seth kurtuldu ancak sonrasında da Gunther’in olaylara müdahil olmasıyla orada bambaşka şeyler ortaya çıktı. İşin bu tarafındaysa özellikle Tag Team kemeri merkezinde feud devam etti. 23 Mart Raw’da The Usos vs The Vision maçı izledik. Maç içerisinde Theory ve Jey, köşede kapışırlarken üst turnbackle koruması çıktı ve Theory'nin elinde kaldı. Theory de Jey'in dikkatini dağıtmak için kullandı. Ama Jey sonrasında toparlanıp Spear çekti ve o turnbackle'a çıkıp Splash atmak istedi. Ancak Logan onu engelledi ve düşürdü. Jimmy gelse de onu da ring postuna yolladı. Sonra da muştasını çıkartırken LA Knight'ın müziği çaldı. Logan onu önden beklerken arkadan geldi ve Logan'ı çelik merdivenlere yolladı. Sonra da muştayı Jey'e yolladı. Jey de Theory'e onunla vurunca maç DQ ile bitti. Jey bu duruma sinirlenirken ringe dönüp Logan'a da muştayla vurdu. Aynı şovda arka alanda IShowSpeed'i Pearce ile konuşurken gördük. Pearce ona Road to Wrestlemania'dan keyif alıyor musun diye sorarken Speed de hayatımın en güzel günleri dedi. Brock Lesnar, CM Punk, Roman Reigns var derken Danhausen geldi ve Danhausen var dedi. Speed sen de kimsin derken Danhausen da ben WWE efsanesi, memnun oldum dedi.  Sonra da seni sadece 180 kişi takip ederken nasıl bu kadar ünlü olabildin dedi. Speed 180 milyon mu dedi. Danhausen da telefondan kontrol etti. Sonra da sana bir teklifim var dedi. Şifreni bana ver, sonra IShowSpeedHausen isimli bir şov yaparız, sonra da karı bölüşürüz dedi. Speed de hayır dedi. Danhausen da benden iyi olduğunu mu düşünüyorsun dedi. Sana bir sözüm var ve seni lanetledim dedi. Sonra da gitti. Speed de şaşkına döndü. Ne lanetinden bahsediyor bu dedi. Pearce işlerim var, sen keyfini çıkar gecenin dedi. 30 Mart Raw’da IShowSpeed'i yine Pearce ile konuşurken gördük. Speed, Danhausen'ı sorarken onunla konuşmalıyım dedi. Danhausen de arkasından belirdi. Hayatım cehenneme döndü, uçağımı kaçırdım, event'e geç kaldım, laneti kaldır lütfen dedi. Danhausen da 10 milyona, 10 milyara, streaming haklarına, kişisel asistanlarından birine ve kameramana kaldırırım dedi. Speed de şu an bunları yapamam dedi. Pearce da kafana takma, bu gece sana Usos vs Vision maçı için en ön koltuktan yer ayırttım dedi. Özel bir yorumcumuz da var dedi ve LA Knight geldi. İki isim tokalaşırlarken Knight, bu adam güzel bir yer ayarladın mı dedi, Pearce da onayladı. Knight da şimdi konuşmaya gidiyorum dedi ve gitti. Speed de onunla beraber gitti. Pearce arkasını dönünce Danhausen'ı gördü, kaybolman gerekmiyor muydu dedi. Danhausen ise kaldı. İlerleyen anlarda iki takım arasındaki Street Fight maçını izledik. Maç devam ederken Logan, seyircilerin arasında oturan annesinden muştasını aldı. Speed engel olmak isterken Knight geldi ve Logan'a saldırdı. Logan da kendini korumak için Speed'i içeri aldı ama Knight Logan'a vurmaya devam etti. O esnada Speed muştayı eline alırken muhtemelen Logan olduğunu düşünerek Knight'a muştayla vurdu. Sonra şaşkına dönerek arka alana gitti. Muştayı alan Logan ringe girdi. Ama Jimmy ona Superkick çekti. Jey de geldi ve Double Superkick çektiler. Logan ringden ayrılırken Theory'e de çektiler. Sonra da Jey, Theory'e Spear çekip Splash'e gitti. O esnada Jimmy, Suicide Dive ile Logan'a uçmak isterken Logan ona muştayla vurdu. Jey de Logan'a uçtu. O esnada yarı baygın Theory, Jimmy üzerinden tuşa giderek takımına kemerleri kazandırdı.

2 Nisan'da Speed evinde yayın yaparken Knight'ın orayı bastığını gördük. Speed konuyu düzeltmeye çalıştı. Knight da ona hayatının hatasını yaptın dedi. Speed defalarca kez özür diledi. Ama Knight, Speed'i alıp ekrana fırlattı.  Knight gidince de Speed'in ağladığını gördük. 6 Nisan Raw'da da arka alanda Speed'i Danhausen'ı ararken gördük. En sonunda Danhausen yanında belirdi. Speed yine laneti kaldırmasını rica etti. LA Knight'ı evime getirttin dedi. Hayatım zorlaşıyor, yapamıyorum dedi. Danhausen de yine insan dişiyle gözüktü. Sonrasında da geçen hafta olanları gördüm, lanetini kaldırırım ama bunun için bana köşkünü vermelisin dedi. Sonra da Pearce belirdi, burada ne arıyorsun diye sordu Speed'e. Speed ondan da yardım istedi ama o esnada Danhausen'ın ortadan kayboldu. Speed yine yardım istedi. Pearce da dahil olmamalıydın ama oldun, sana tavsiyem eve dönmen dedi. Uso'lar ve Vision kendi aralarında olayları çözsünler, eve gitmelisin dedi. Bu kez de Theory ve Logan ikilisi geldiler. Theory, onu değil bizi dinlemelisin dedi. Logan da Knight evine girip bilgisayarınla sana saldırdı, bu affedilemez dedi. Speed de gidiyorum dedi. Logan da nereye gidiyorsun sen bittin bile dedi. LA Knight senden nefret ediyor, Uso'lar da öyle dedi. Buradaki tek dostların burada dedi. Theory de otoparkta güvenli hissetmezsin, yanımızda hissedersin dedi. Sonra da bizimle gidiyorsun dedi ve Speed'i yanlarına aldılar. Gecenin ilerleyen anlarında Knight vs Theory maçını izledik. Logan ve Speed maçı kenarda izlediler. Hakemin görmediği bir anda Knight dışarıdayken Logan, Speed'i Knight'ın arkasına itti. Speed kendisini açıklayamadan kaçmak zorunda kaldı. Knight da onu kovaladı. Speed kaçamadan Uso'ların müziği çaldı ve böylece Speed kapana kısıldı. Knight'ın üstünden atlayıp ringe kaçan Speed en son yakaladı. Logan o esnada ring kenarına çıktı. Knight onu indirdi ama Theory bir roll-up'a alıp maçı kazandı. Sonrasında ortalık karışırken Uso'lar ve Knight, Speed'i köşeye sıkıştırdılar. Uso'lar tam Speed'i 1D'ye alacaklarken Logan, Speed'in ayağını çekip kurtardı. Sonrasında da Knight sözü aldı. Pearce'ı çağırdı. Bu adamları görüyorsun, bunlar Tag Team şampiyonlarıydı dedi. Speed yüzünden değiller dedi. Theory'den biraz olsun intikam almak istedim ama o ne yaptı, yine buna engel oldu dedi. Sonra da ben böylesine büyük bir maçtan bahsediyorsam Wrestlemania'dan bahsediyorumdur dedi. Logan Paul, Austin Theory ve IShowSpeed-beğenmesen de bu işin içerisindesin-, LA Knight ve Uso'lar da var dedi. Sonra topu Pearce'a attı. Pearce da bu fikri beğendi. İki takıma da sordu. Sonra Speed'e sana eve gitmelisin demiştim ama şimdi Wrestlemania'ya gidiyorsun dedi. Speed şoka girerken Knight da alacağınız tek şey dayak olacak dedi. 13 Nisan Raw’da Usos & LA Knight vs MFTs maçı izledik. Talla, MFTs için kenardayken Tama Tonga ise sonradan seyircilerin arasından geldi. Solo da ona neredeydin diye sordu. Ringdeyse Knight, Loa'ya BFT çekip maçı takımına kazandırdı.

The Vision ve yarattığı tahribatlar sonucu ortaya çıkan bu uzun süreli feud, hiç ummadık bir yere çıktı. Tam anlamıyla eğlence vaat eden bir maç gibi görünüyor. Burada Jey’in geçen yıl Wrestlemania’dan ana kemerle çıkışı, bireysel yükselişi derken oralara tekrar dönmek isteyip dönemediği zamanlar, bence çok güzeldi. O dönem Roman onu motive ederken Jimmy ise kardeşini korumaya çalışıyordu. Öte yandan LA Knight ile de ciddi sürtüşmeler yaşamıştı. Bir heel turn kapıda gibi görünürken Tag Team konuları yeniden patlak verdi. Buradan bu sebeple ciddi bir sonuç beklememekteyim. Bence bu feud da devam edecek gibi duruyor. Devam edebilmesi için de face takımın kazanması gerek. Ama bu maçın sonucundan ziyade en çok beklenen şey Speed’in performansı olacak. Speed ve WWE denince akla Royal Rumble’a girişi ve Randy ile yaşadıkları geliyor. Her iki deneyim de kendisi adına çok iyi geçmemişti. Burada da Danhausen temalı şeyler göreceğiz gibi geliyor. Olur da Danhausen laneti kaldırırsa belki bir şeyler olabilir ama Speed’in o kadar mal olduğu şeyler söz konusuyken burada tekrardan heel ekibin kazanmasını beklemiyorum.

Tahmin: The Usos (Jey Uso & Jimmy Uso) & LA Knight

 

 

Unsanctioned Match
Drew McIntyre vs Jacob Fatu

Ekim aylarında başlayan bu feud, bir şekilde buralara kadar getirildi. Bu feud’dan çıkan maçın içeriği, olası sonuçlar v.s. zaten ilgi çekici olacakken, Ekim ayından bu yana öyle şeyler yaşandı ki, geldiği noktadan biraz hayal kırıklığına uğramış durumdayım. Bu maç için Jacob’a kimliği belirsiz birileri saldırdı, Drew kemeri aldı, çok geçmeden Cody’e kaybetti, aralarında birçok kez arbedeler yaşandı ve sonucunda burada kadar gelindi. Ben tüm bunların sonucunda uzun bir süredir görmediğimiz, çoklu bir ana kemer feudunun ortaya çıkabileceğini umuyordum. Ancak gün sonunda Cody ve Randy, bu iki isimden ayrıldılar ve ortaya iki farklı maç çıkmış oldu. Şimdiyse bence tüm bu gereksiz git gel durumlarının sonucunda yine de güzel bir şey ortaya çıkmış durumda. Ama zaten bunun için bu kadar olaya gerek olmaması veya olacaksa da farklı şekilde sonlanması gerekiyordu. Randy ve Drew, geçen yaz aylarından beri mevzular yaşarken, Cody ve Drew da kemer feudu içerisindeyken, Jacob yaşadığı olayın failini ararken tüm bu karmaşadan güzel bir fatal four way’e gidebilirdik. O yüzden bu maçın güzel olmasının tek sebebi içerisindeki iki güreşçinin de gerçekten çok iyi birer güreşçi olmaları. Onun dışında, geri kalanların hepsi lastik gibi uzamalardan başka bir şey değildi. Ana kemeri Cody’den alan Drew’un bir şekilde Jacob ve Cody’den kaçınmaya çalışmayıp onları kendisi için bir tehdit halinde tutmaya devam etmesi bence buradaki en büyük mantık hatasıydı. Drew’un bunu takıntılı bir karakter olmasından kaynaklı olarak yaptığını anlayabilirdik ama sonucunda bir şey çıkmıyor olması, bunu anlamsız kılıyor oldu.

Olayların en başına gitmemiz gerekirse bir üst paragrafta bahsettiğim gibi Ekim ayına gitmemiz gerekecek. Hatta belki biraz daha öncesinde, Drew’un Cody ile olan ilk kemer mücadelesine gitmemiz gerekiyor. SummerSlam döneminde Cody, Cena’dan kemerini almak için mücadele ederken o esnada Randy Orton ile feudda olan Drew tarafından resmen hedef tahtasına konmuştu. Drew Cody’e, umarım Cena’dan kemeri alırsın, çünkü senden kemeri alan kişi ben olacağım demişti. Oldukça obsesif bir karakter olan Drew, Cody ile önceki feudlarına da istinaden, onu yenen az sayıdaki kişi olmasını da bilerek SummerSlam sonrasındaki hedefini ortaya koymuştu. Cody, Cena’yı yenerek SummerSlam’de kemeri ele geçirirken Drew aynı şovda Logan ile takım olup Jelly Roll ve Randy’i yenmeyi başarmıştı. SummerSlam sonrası da tam olarak dediklerini yapmıştı. 8 Ağustos Smackdown’da Cody’e spiker masasının altından Cleymore çeken Drew, ringlerden bir süreliğine uzak kalmasını sağlamıştı. Bu esnada Randy ile olan feuduna da devam ederken 12 Eylül Smackdown’da da Randy’i yenmeyi başardı. Maçtan sonra Cody’e yaptığı hareketi yapmak isterken Cody return yapmış ve Randy’i kurtararak Drew’a Wrestlepalooza’yı işaret etmişti. Wrestlpalooza’daki maçın sonunda  Drew üst turnbackle'ın korumasını çıkarırken onu dışarı attı. Sonra Cody, Drew'u Cross Rhodes'a alırken Drew onu iterek kurtuldu. Hakem koruması çıkmış iplere doğru giderken son anda kaçtı. Drew da rollup ile tuşa gitti ancak hakem ring dışına kaçtığı için tuşu geç saydı ve Cody kurtuldu. Sonra koruması çıkmış turnbackle'a Drew'u çarptıp Cross Rhodes çekti ama Drew tuşu attı. Hatta toparlayıp Cleymore çekti ama Cody bu kez attı. Dışarıdaysa Drew yine Cody'i spiker masasının önüne Cleymore'lamak istedi ama hakem önüne geçti. Drew anlık düşünürken hareketi yaptı ama Cody kaçınca hareket boşa gitti. Ringdeyse Cody, Cody Cutter'a gitti ama Drew'dan havada Glasgow Kiss geldi. Cleymore çekmek isteyen Drew ayağı sakatlandığı için gidemedi, Cody ise Super Cody Cutter ve Cross Rhodes ile kemerini korudu. 26 Eylül Smackdown’daysa Jacob Fatu ve Drew McIntyre arasındaki ilk yüzleşmeye şahit olduk. Drew ringde promo keserken Fatu onu böldü. Drew konuşacakken Fatu ondan mikrofonu aldı ve çeneni kapat dedi. Ağlamayı da kes dedi. Her hafta buraya gelip ağlıyorsun, şikayet ediyorsun, kendi hataların için başkalarını suçluyorsun dedi. Neden artık geride durmuyorsun dedi. Drew da ondan mikrofonu aldı ve kim olduğunu sanıyorsun sen dedi. Geçen sene iyiydin ama ben Drew McIntyre'ım, gelip burada beni mi kesiyorsun dedi. Eğer sakat olmasaydım dedi ama Fatu da ondan mikrofonu aldı ve ne olurdu yoksa dedi. Sanırım sen Fatu'nun full gazda, hiç frende olmadığını unuttun dedi. Ama Drew'dan Glasgow Kiss geldi. Fatu da Superkick ile cevap verdi. Drew'un bacağındaki ateli alıp kafasına vurdu. Böylelikle SummerSlam’de United States feudunu Solo Sikoa’ya kaybeden Fatu da hedef olarak Drew’u seçmiş oldu.

Crown Jewel’da Seth’e kaybeden Cody, 17 Ekim Smackdown’da kendi kemerine odaklanarak ringe geldi. Geçen Cumartesi günü, Seth Rollins beni Crown Jewel kemer maçında yendi dedi. Son zamanlardaki karşılaşmalarımızdan sonra bir daha ringde olmamız gerektiğine inanmıyorum dedi. Ama burada işlerin bu şekilde yürümediğini biliyorsunuz dedi. Seth'in kendince sorunları olduğu ortada, bunun için 20'de 20'lik bir vizyona gerek yok dedi. Bron'larla sorunları var, geleceğini yeniden yazan kahiniyle sorunlar var dedi. Seth kendi işleriyle uğraşacak, ben de Smackdown işleriyle dedi. Buradaki iş de #1 Contender'lık maçını burada izlemek dedi. GM'imizin şunu dediğini duydum, o kişi kim olacak dedi. İskoç Savaşçı Drew McIntyre mı yoksa daha çok sevdiğiniz biri mi dedi. Yoksa Samoan Warewolf Jacob Fatu mu dedi. Kim olacak bilmiyorum ama hazır olacağım dedi. Gecenin sonundaysa arka alanda Fatu'nun saldırıya uğradığını gördük. Dişleri dökülen ve kan içerisinde olan Fatu'ya ilk müdahale yapıldı. Aldis ona bir şey gördün mü diye sorarken Drew da maç için ringe geldi. Mikrofonu aldı ve görünüşe göre sizinki, kan içinde kalmış, hiç fren yok tam gazda dedi ve güldü. Hakeme de lütfen bir iyilik ya ve #1 Contender'ın elini havaya kaldır dedi. Hakem kaldırmak istemezken Aldis geldi ve bir kelime daha etme dedi. Arkada tam ne oldu bilmiyorum ama kötü bir şeyler olduğu kesin dedi. Yemin ederim ki senin bu işte payın varsa derken Drew onu böldü. Benim bu işte hiçbir etkim yok dedi. Beni 20 yıldır tanıyorsun dedi. Kurumsal adam Cody için çalışma diğerleri gibi, hak ettiğimi ver ve beni #1 contender yap, maçımı da şimdi ver dedi. Cody yeter artık diye bağırarak geldi. Herkes senin ne yaptığını biliyor ve bir de buraya konuşmanı dinlemek isteyeceğimizi mi düşündün dedi. Onlar bir #1 Contender maçı istiyorlardı dedi. O zaman yapalım, kemer maçı mı istiyorsun senin olsun dedi. Cody takım elbise ve üstüne paltosuyla Drew'la kapışmaya başladı. Kavga seyircilerin arasına kadar karıştı. Uzun bir kapışmanın ardından ringde buluştular ve hakem de zili çaldırdı. Maç bu şekilde ilerlerken dışarı çıktığı an Cody, kemeriyle Drew'a vurdu ve maç DQ ile bitti. Cody kendinden geçerken spiker masasında Cross Rhodes hazırlığı yaptı. Ancak bu kez görevliler son anda Drew'u kurtardılar. Böylece tam olarak bu Smackdown’da hem bu ikilinin hem de kemerin kaderini değiştirecek, kelebek etkisi yaratacak olaylar silsilesi başlamış oldu.

24 Ekim Smackdown’da Cody ringdeyken, Drew arkadan geldi. Spiker masasına çıktı. Görüşüne göre Cody'e tezahürat yapacaksınız değil mi dedi. Drew'u da yuhalayacaksınız dedi. Bu durumda siz onun suç ortağı oluyorsunuz dedi. Bence onlar kurumsal Cody'nin propagandaları karşısında beyinleri yıkanmış kişiler dedi. Sen ne yaparsan yap, seni destekleyecekler dedi. Wrestlepalooza'da hakemlerle geçtin beni, geçen hafta kafama kemerle vurdun ve tüm bunlara rağmen seni destekliyorlar dedi. O kadar çok kazıklandım ki, bu artık Drew McIntyre'ın "hikayeyi bitirmesi" olayına geldi dedi. Bunu önümüzdeki hafta Saturday Night's Main Event'ta bitireceğim dedi. Sonra da konuyu Jacob Fatu'ya getirdi. Ona kim saldırdı diye sordu. Her zaman ben değil mi dedi. O aileden nefret ediyorum ama ben masumum dedi. Seni Jimmy'yle konuşurken gördüm dedi. Sonuçta kardeşi başka bir kemer maçına daha gidecek, o ise hep yancı olarak kalıyor dedi. Cody yeter artık diye bağırdı, geçen hafta nerede kaldıysak oradan başlayalım dedi. Belli ki bir kavga arıyorsun, ben seninle her yerde kapışırım gel şu anda yapalım dedi. Cody üstünü çıkarırken Jimmy arkadan geldi ve Drew'a atladı. Güvenlikler araya girse de Jimmy onlardan sıyrılıp Suicide Dive çekti. Sonra da saldırmaya devam etti. Görevliler sonunda Jimmy'i çekmeyi başardılar. Arka alandaysa Drew'u Aldis'le konuşurken gördük. Drew, eğer benim suçlu olduğumu bir anlığına bile düşünsen beni kemer maçına sokmazdın dedi. Ama Jimmy yine geldi ve Drew'a saldırdı. Jimmy, Jey'e karşı tüm sinirini Drew'dan çıkarırcasına saldırırken görevliler yine araya girdiler. Gecenin main event'inde ikili DQ'nun olmadığı bir maça çıktılar. Drew maçı almayı bildi. Maçtan sonra da Jimmy'e saldırmaya devam etti. Sandalyeyle Jimmy'i boğmaya çalıştı. Kurtarmaya Cody geldi. Cody, Drew'u savuşturup Jimmy'e bakmaya giderken bir süre sonra Drew geri döndü ve Cody'e Cleymore çekti. 31 Ekim Smackdown’da Aldis gecenin sonunda kontrat imzalama için ilk önce Cody'i ringe çağırdı. Cody ringe gelirken herkesin Cadılar Bayramı'nı kutladı. Aldis bunun üzerine Drew'u da ringe çağırdı. İki isim masaya otururlarken Aldis, tek eksik şey var, imzalarınız dedi. Cody ilk imzanın Drew tarafından atılması için izin verirken Drew da tam imzalayacağı sırada durdu ve bunu imzalayamam dedi. Bu kez Cody dosyayı aldı ve imzaladı. Aldis de bana imzalayamaman için iyi bir sebep söyle dedi. Drew da bu kontrat tam olarak tek taraflı dedi. İmzalayamayacağım dedi. Aldis de standart bir kontrat bu dedi. Sadece imzala ve geç dedi. Drew da eğer yarın diskalifiye olursam ne olur dedi. Kemer onda kalır dedi. Count out olursam da kemer onda kalır dedi. Peki Cody count out olursa dedi. Kemer yine onda kalır dedi. Yine bilerek DQ olursa kemeri yine korumuş olacak dedi. Bu tek taraflı bir kontrat ve bunu imzalamayacağım dedi. Aldis de senden sıkıldım artık dedi. WWE kemeri için maç istemiyor musun, sorun değil arkada tonlarca adam var senin yerinde olmak isteyen dedi. Onları seve seve buraya getirir ve Cody'nin karşısına çıkarırım dedi. Drew da olur o zaman dedi ve kalktı. Cody ise onu durdurdu ve otur dedi. Beni aptal mı sanıyorsun dedi. Bu kontrata eğer DQ olursam veya count out olursam kemeri kaybedeceğime dair şartlar koymak istiyorsun değil mi dedi. Drew da bu doğru dedi. Cody de bu işe %100 varım dedi. Aldis onu durdurdu. Sana bunu yapmamanı öneriyorum dedi ama Cody de sana saygı duyuyorum ama o benim kolaya kaçacağımı düşünüyorsa bunu boşa çıkarmaya hazırım dedi. Drew da o zaman tamam, herkes bu işe var dedi. Şu an imzalıyorum dedi, Nick de mutlu değilim derken Cody de lütfen Nick dedi. Hepimizin bu işin bitirmesi için bunu yapmamız gerek dedi. Drew da doğru olanı yap dedi. Drew da o zaman resmileşti dedi ve imzaladı. Bu benim için mutlu bir an ancak aynı zamanda da üzücü dedi. Sen ve ben, 20 yıldır aynı yolları geçen iki insan olarak en yakın arkadaşlar olmalıydık dedi. Hikayeni bitirmene yardım ettim dedi. Ben sadece senin büründüğün hali sevmiyorum, kurumsal bir Amerikan rolü çiziyorsun, senden nefret etmeliler ama sana destek oluyorlar dedi. Sen American Nightmare'sin bense sadece işleri doğru bir şekilde yaparım dedi. Çok çalışır, doğruları söylerim, ünümü kullanmam, farklı bir ülkede doğdum ama Amerikan vatandaşıyım dedi. Ben neyim biliyor musun, gerçek American Dream'im dedi. Cody de geçtiğimiz yolları sürekli dile getirmenden memnunum dedi. Bundan gurur duymalısın dedi. Sen buraya gelmek için bir taslak oluşturdun, ben de takip ettim dedi. Başka denizlere yol açarsın, kendine farklı şekillerle meydan okursun, 100 tane insanın önünde güreşirsin, gece boyu yeniden yapmak için araba sürersin çünkü bu işi tıpkı benim sevdiğim gibi seversin dedi. Kendini o kadar güzel toparladın ki WWE seni geri dönmen için aradı dedi. Ama işte burada hikayelerimiz farklılaşıyor dedi. Ben WWE ile yol ayrımına giderken, cesaret gösterip gittim dedi. Sense kovuldun dedi. Yarın için bol şans, son gülen iyi güler, işte o zaman da ben karşına çıkarım dedi. Cody giderken Drew onu durdurdu, her zamanki gibi son söz sende olamaz dedi. İhtiyacın olan o desteği alıp gidemezsin her zaman dedi. Gerçek şu ki sürekli veriyorsun, onlarsa alıyorlar dedi. Bir gün sana sırtlarını dönecekler, tıpkı çoğunun bana döndüğü gibi dedi. Bu turuncu takım elbiseyi giydin çünkü Cadılar Bayramı'nda onları etkilemeye çalışıyorsun dedi. Ama şu an kiminle olsan o kişiler mutlu olurdu biliyor musun, kızlarınla dedi. Onların isimleri neydi deyince Cody, Drew'un kafasını masaya vurdu. Sonra da kemerle vurmak isterken Drew eğilerek kaçtı. Aldis kendisiyle tartışırken Drew ringe döndü ve Cody'e Cleymore çekti. Sonra da masaya Powerbomb'ladı. Bu gece senin son gecen, özel jetine atla ve kızlarını gör, çünkü yarın senden en değerli şeyini alacağım, yemin ederim ki şampiyon ben olacağım dedi.

Saturday Night’s Main Event XLI’ye geldiğimizde maç ilerlerken Drew kemeri alıp ringe getirdi. Cody de kemeri ondan aldı. Sonra hakeme verdi ama o dikkat dağınıklığında Drew'dan Cleymore geldi. Ama Cody tuşu attı. Sonra da Drew, spiker masasına Cleymore yapmak istedi ama Cody engelledi. Ardından aprondan Drew, Cody'i spiker masasına iterken masanın kırılmasını sağladı. Ama Cody tam 9'da içeri girdi. Ardından Drew, Cleymore ve Future Shock'a giderken Cody kurtulup Super Cody Cutter yapmak istedi ama muhtemelen hakem orada olduğu için botch oldu ve sakatlanmış gibi yaptı. Ama ardından hareketi yapabildi. Cross Rhodes'a gidecekken Drew onu engellemek istedi ama hakem arada kalıp yere düştü. Sonra da Cody Disaster Kick'e gitti ama Drew'dan Glasgow Kiss geldi. Hakem yerdeyken kemerle Cody'e vurmak istese de Cody kurtuldu, sonra da birbirlerine Crossbody yaptılar. Drew ve Cody kemeri almaya çalışırlarken Drew önce davrandı ama Cody, kemere doğru DDT çekti. Hakem o anları görmezken Cross Rhodes çeken Cody kemerini korudu. 7 Kasım Smackdown’da Cody ringe gelirken Drew'a çok dar bir açıdan bakıyorsun dedi. Smackdown'ın işleri söz konusuyken, kemer söz konusuyken ve bu kemer profesyonel güreşin en değerli şeyiyken, farklı bir şey yapmak istiyorum dedi. Eğer sizin için de uygunsa sizinle oturmak istiyorum, böylece kemer için sırada kim var onu öğreniriz dedi. Cody seyircilere doğru giderken Aleister Black'in müziği çaldı. Eğer sen çekiliyorsun ben geliyorum demektir dedi. Priest'i ateşe gönderdikten sonra yeni şeylere hazırlanıyordum dedi. Eşi Vega'yla beraber ringe girerken Cody de kravatını çıkardı. Cody tam Black ile yüzleşecekken Vega araya girdi ve kabusunun şimdi başlaması çok kötü dedi. Sonra da Cody'e tokat attı. Aldis ortaya çıkarken tansiyon yükselecek gibi ve birilerinin bunu kontrol etmesi gerek dedi. Gecenin main event'ine de iki isim arasında bir maç ayarladı. Gecenin sonunda da iki isim karşı karşıya geldiler. Maç devam ederken Saturday Night's Main Event'in mağdur ismi Drew geldi ve SNME'deki kemer maçının hakemine Cleymore çekti. Cody de ona saldırmaya başladı.  Ama Black de Cody'e girişti. İkiye bir Cody'e saldırırlarken Damian Priest geldi ve durumu eşitledi. Cody'nin de toparlamasıyla Priest, Black'e odaklanırken Zelina da onun üstüne atladı. Black fırsat bulurken Priest'in gözlerine saldırdı. Zelina da Priest'i uzaklaştırdı. Bu esnada ringde Cody, Drew'a Cody Cutter çekti. Bu esnada Aldis geldi ve Drew senden bıktım artık dedi. Sonra da onu Smackdown'dan uzaklaştırdığını söyledi. Drew çılgına dönerken herkes bana karşı dedi ve Aldis'le tartışmaya başladı. Tartışmanın arka alanda küfürlü devam ettiğini gördük. Drew da küfür ede ede arenadan ayrıldı. İlerleyen günlerde Drew, her ne kadar yasaklı olsa da Heyman ile birlikte hareket etti ve Survivor Series öncesinde Vision’a katıldı. Cody de Punk, Roman ve Uso’ların olduğu takıma katılırken Drew’un olduğu heel ekip maçı aldı.

5 Aralık Smackdown’da Drew'u otoparkta arabasından inerken gördük. Hemen anında Aldis yanına görevlilerle gelirken cezalı olmanın nesini anlamıyorsun dedi. Drew da War Games'i kazandık, Bron kemer maçı hakkı alıyor bense cezalıyım dedi. Aldis de senin cezan Survivor Series öncesi başladı, öyle de devam edecek, o yüzden araban bin ve dön dedi. Drew tamam ama senin için değil, bu yanındakiler eve, ailelerine güvenli bir şekilde dönsünler diye dedi. Sen beni değil, taraftarları üzüyorsun dedi. Drew McIntyre bugün yoksa suç senin dedi. Drew arabasına binerken diğer kapıdan Cody girdi ve Drew'a saldırdı. Cody delirirken görevliler zar zor onu çektiler. Drew da arabasıyla kaçtı. Aldis, Cody'i sakinleştirmeye çalışırken Cody de sinirle ringe geldi. Aldis'e seslendi, Drew'u almasını istedi. Drew'a seslendi. Sen benim evime geldin, otobüste bana saldırdın, çocuklarımın oyun oynadığı, karımın uyuduğu yerde bana saldırdın ve bir karşılığı olmadığını düşündün dedi. Sen WWE'nin böceğisin senin üzerine beton bile dökebilirim dedi. Aldis'e yalvarmaya devam etti. Drew seni dışarıda da yakalayabilirdim ama bu iş WWE ringinde olmalı, sana yalvarıyorum Aldis, Drew'u geri al dedi. Ben de böcek gören herkesin yapacağını yapıp onun üzerine basayım dedi.

Saturday Night's Main Event XLII’ye geldiğimizde Cody, Champion vs Champion maçında NXT şampiyonu Oba Femi ile karşılaşırken Drew geldi ve Cody'e saldırarak maçı DQ etti. Oba Femi de onu iterek yere düşürdü. Cody'den Cody Cutter, Oba Femi'den Chokeslam geldi. Cody her ikisinin de kemerlerini aldı. Oba Femi'ye kemerini verdi ve sonra elini kaldırdı. Oba Femi de aynı şekilde karşılık verdi. 19 Aralık Smackdown’da şovdan birkaç gün önce Aldis'in yanında görevlilerle birlikte Drew'un evine gittiğini gördük. Aldis, DC'de yaptıklarından sonra buraya neden geldiğimi sorguluyorum ama Cody senin yeniden içeride olmanı istedi dedi. Hepimiz isteriz dedi. O yüzden bir teklifim var dedi. Cody ile birebir maça çıkacaksınız, kemer de ortada olacak ve sen de hakem Dan Engler'dan özür dileyeceksin dedi. Drew da bunu kabul etmedi. Bunu sen ve Cody istiyorsunuz, bana güvensiz bir çalışma ortamı hazırlıyorsunuz dedi. Sonra kendi şartlarını sundu. Altın çocuğunuzu ne kadar korumak isteseniz de adalet istiyorum dedi. Kemer maçı zaten hak edilmiş bir şey, bir de maç türünü seçmek isterim dedi. Sonra da gidip avukatlarınızla konuşun, eğer Cody bana kemerden önce dokunursa kemerini kaybetsin dedi. Aldis de kabul etti. Drew, belgeler ne zaman hazır olur derken Aldis de Cody ve avukatlarla konuşayım, gün sonuna hazır olur dedi. Drew'un telefonuna o esnada bildirim gelirken, evin kapısının girişinde Cody'i gördük. Drew, bana tuzak kurdun dedi. Aldis de bunu kabul etmedi. Aldis de ben halledeceğim dedi ve dışarı çıktı. Cody de bu adamla neyin pazarlığını yapıyorsun dedi. Drew da dışarı çıkarken Cody fırsatını bulup ona saldırdı. Görevliler ikiliyi ayırmak isterlerken ortalık resmen kaosa döndü. En son Cody, mutlu noeller aşağılık herif dedi. Şova geldiğimizdeyse Cody ringde konuşurken Aldis geldi. Drew'un güvenli bir iş ortamı olmadığını iddia ettiğini söyledi. İkimiz de bunun saçma olduğunu biliyoruz ama sen onun evine gidip kavga çıkarınca, haklı çıktı dedi. Daha da kötüsü, sen beni yalancı durumuna düşürdüğün için kötü bir anlaşma yaptım dedi. Bir arkadaşın olarak söylüyorum, evet sen şampiyonsun ama kanunlar konusunda sana yardımcı olamam dedi. Bana bu işi bitirmek için güvenmeliydin, ama güvenmedin dedi. Drew geri geldiğinde, para cezasını ödeyip Dan Engler'dan özür dilediğinde, ona bir fiske bile vuramayacaksın dedi. Yoksa ne olur dedi Cody. Yoksa kemerini almak durumunda kalırım dedi Aldis. Cody de sana Drew'a dokunmayacağım konusunda garanti veriyorum dedi. Ama sana şunu söylemeliyim, sanki sen kiminle konuştuğunu unutmuş gibisin dedi. Wade Barret'a, kameraman Marty'e bir sor bakalım, hepsi benim adımı söyleyecekler dedi. Ben oyunu değiştiren Tweet'i atan kişiyim dedi. Ben buraya geri dönüp, Royal Rumble'ı iki kez kazanmış biriyim dedi. Ben King of the Ring'im dedi. Ben Tribal Chief Roman Reigns'i yerinden ettim, GOAT'ı yendim, ben QB1'im dedi. Buraya gelip bana kanundan bahsediyorsun, bu kemer bende olduğu sürece kanun benim dedi. Bu kemer bende olduğu sürece sizin için çalışmam, seyirciler için çalışırım dedi. Sen de bana çalışırsın dedi. İnternete özel videoda da Drew'un Cody'e seslendiğini gördük. İnsanları kandırıp duruyorsun ama bir sonraki yüzleşmemizde yüzüne karşı bunları söyleyeceğim dedi. Birkaç hafta önce tek yaptığım işime gitmekken arabamda bana saldırdın dedi. Sonra da evime gelip saldırdın dedi. Kendini kurumsal biri olarak tanımlıyorsun ama kurumsal biri sivil bir vatandaşın evine gelip saldırır mı dedi. Sen aklını kaçırmış bir hayvansın dedi. Bu yüzünü saklamaya çalışıyorsun ama şimdi herkes senin kim olduğunu biliyor dedi. Bunu kabul ettin, seni kıran ilk insan benim dedi. Sen artık QB1 değilsin, yeni kaptan geldiğinde de benchte oturacaksın dedi. O kemere uygun değilsin, o iş sana göre değil ama tam bana göre dedi. Kötü bir hakem sayesinde geçen sefer benden kurtuldun, bense bunu unutmadım dedi. Şunu unutma, bana elini sürersen o kemerle işin biter dedi. Zaten biz o ringde karşı karşıya geldiğimizde, kemer benim olacak dedi. Sen ve ailene mutlu tatiller dilerim, o kemerle olan son tatiliniz olacak dedi. Mutlu Noeller aşağılık herif dedi.

26 Aralık Smackdown’da gecenin sonunda Aldis, hakem Dan Engler ve Drew'u ringde gördük. Aldis, bu konu kontrolden çıktı ama tüm suçu sana yüklemeyeceğim Drew dedi. Cody de sınırı aştı dedi. Ama bence, bu işlerin başlangıcı senin bu adama saldırınla başladı dedi. Ben sözünün eriyim, şimdi sıra senin de öyle olmanda dedi. Anlaşmaya uyalım ve böylece kemer maçının koşullarını da konuşma şansımız olur dedi. Drew sözü aldı. Ben de sözümün eriyim, önce cezayla başlayalım dedi ve elindeki çeki Aldis'e bıraktı. Hepsini tekte harcama dedi. Sonra Dan Engler'a odaklandı. Seni Cleymore'ladığım için senden özür dilerim dedi. Ne olursa olsun, bir WWE görevlisine saldırmamalıydım dedi. Aldis de Drew'a teşekkür etti. Ama Drew hakeme sallamaya devam etti. Sen benim gibi olmanın hayalini kuran biriydin biliyorum ama başarısız olunca hakem olmak zorunda kaldın dedi. Hatta hakemle aynı boyda olmak için eğildi, senin seviyene ineyim dedi. Eşin Melissa'dan da özür dilerim, o da seni Cleymore'lamamı izlemek zorunda kaldı dedi. Hatta o an keşke benim de Drew gibi bir kocam olsaydı, ne olursa olsun ne yaparsa yapsın sonuçları karşısında dimdik durabilen biri olsaydı diye düşünmüştür dedi. Kendini kurtarmalıyın, Cody'i korumalıydın biliyorum dedi. Ama çok üzgünüm, çocuklarından da özür diliyorum dedi. Böylesine yalak bir babaya sahip oldukları için çok üzgünüm dedi. Sen adam mısın, vurmak mı istiyorsun bana hadi vur dedi. En sonunda Cody'nin müziği çaldı ve Cody ringe geldi. Cody sinirle yaklaşırken Aldis onu durdurmak istedi, Drew ona da vur hadi bana dedi. Yapmak istiyorsun, gözlerinde görüyorum dedi. İnsanlar da bir kavga izlemek istiyorlar dedi. Sen onun için çalışmıyorsun, o senin için çalışıyor, sen insanlara çalışıyorsun hadi, beni yumruklamasını görmek istemiyor musunuz dedi. Yoksa ağlamak mı istiyorsun, o konuda da iyisin bak dedi. Babasından kredi kartını alamayan ergen bir kız gibi onu da yaparsın dedi. Neden üzgün olduğunu anlıyorum, evinden uzak bir evde, ailenin uyuduğu yerde sana saldırdım dedi. Ama ailen o an orada yoktu değil mi dedi. Ama keşke olsalardı dedi. Gerçek bir adamın, seni dövdüğünü çocuklarının da görmesini isterdim dedi. Eşin Brandy'nin gerçek adam nasıl olur görmesini dilerdim dedi. Cody sinirlenirken Aldis onu tuttu. Sonra da maçın koşullarını açıkladı. Bu maçı Amerika'da yapmıyoruz, üç kere beni burada kazıkladın dedi. Bu işi Almanya'da Berlin'de yapacağız dedi. Three Stages of Hell maçı yapacağız dedi. Cody de kabul etti. Bir şey daha var dedi Drew. Berlin'de sana çektirirken, seni cehenneme yolladığımda, babana benim için selam söyle dedi. Cody iyice delirirken kendisini tutan Aldis'i yıktı. O an dikkati dağılınca da Drew'dan Cleymore yedi. Sonra da kemeri alıp havaya kaldırdı. 2 Ocak Smackdown’da Cody ringdeyken Drew'u arka alanda gördük. Drew, Cody ve Dusty'nin beraber çekildikleri bir fotoğrafı gösterdi. Keşke Dusty hala aramızda olsaydı dedi. Ama şu an yukarıdan baktığını ve utandığını biliyorum dedi. Drew McIntyre bir kez daha şampiyon olduğunda birçok insan cehennemde soğuk bir gün olacağını düşünüyor, umarım Dusty de o soğuğu hisseder dedi ve fotoğrafı yere fırlatıp çerçeveyi kırdı. Sonra da üstüne bastı. Cody de arka alana gitti. Aldis ve görevliler onu durdurmaya çalıştılar. Drew da ringde gözükürken bu kez Cody oraya gitti. Görevliler yine araya girdiler. Drew da mutlu yıllar Cody dedi. Fotoğrafı bu kez yaktı. Cody deli gibi ringe girmeye çalışırken görevliler onu durdurdular. Drew da fotoğrafı yakıp çöpe attı.

9 Ocak Smackdown’da da Cody Rhodes ile Drew McIntyre Three Stages of Hell kemer maçını izledik. İlk pin'i Drew, hakemin görmediği bir anda Low Blow sonra Cleymore çekerek aldı. İkinci maç Falls Count Anywhere olarak yapıldı. Muazzam anlar izledik, en sonunda da Cody spiker masasında Cross Rhodes çekip durumu eşitledi. Son maç Steel Cage olarak yapıldı. Burada da gerçekten inanılmaz şeyler seyrettik. Örneğin Cody, kafesin en tepesinden Cody Cutter yaptı. En son iki isim de yerdeyken Drew, kapıdan sürünerek çıkmak istedi. O esnada kapşonlu biri geldi, hakemi iterek Drew'u engelledi. Kapşonu çıkaran isim Jacob Fatu olurken, Fatu aylar sonra return yaptı. Ringe girip Drew'a saldırdı. Arkasına dönüp Cody'e de saldırdı. Fatu, Cody'e saldırırken kapıyı açık bulan Drew kendini dışarı attı ve kemerin yeni sahibi oldu. Cody olanları farkına varırken Fatu'yu kafese doğru itti. Sonra da sinirle kemeri kendisinden alan Drew'a baktı. Böylece Drew, Wrestlemania 40’taki birkaç dakikalık şampiyonluğunun ardından bir kez daha ana kemere sahip olmayı başardı. 16 Ocak Smackdown’da yeni şampiyon Drew McIntyre, kemeriyle ilk girişini gayda şovuyla yaptı. Şov da memleketine yakın bir yerde yapılınca fazlasıyla destek aldı. Drew da bu an için dualar ettim ve gerçekleşti dedi. Britanya'da gerçekten zorlu yıllar oldu benim için, ama bizi bir araya getiren şey bu kemerdir dedi. Tarihin ilk ve tek Britanyalı şampiyonu, Drew McIntyre'dır dedi. Geçen haftadan sonra çok mesaj aldım, çok tebrik mesajı aldım dedim. Herkese canınız cehenneme demek istiyorum dedi. Kovulduğumda neredeydiniz dedi. Roman Reigns ve Bloodline, hayatımı cehenneme çevirdiklerinde de yoktunuz dedi. CM Punk defalarca kez hakkımı yediğinde Roman Reigns'i destekleyip salak Jey'in yeet hareketini yapıyordunuz dedi. Cody ve hakemleri yine beni kazıkladıklarında Drew için hashtag çalışması mı yaptınız, hayır dedi. Teşekkür etmem gereken tek kişi var dedi. Bana inanan tek kişi, yani kendim dedi. Sana teşekkür ediyorum Drew McIntyre dedi. Bir kişi den daha bahsedeceğim dedi. Eski.. çok güzel hissettirdi bak bu dedi. Cody biliyorum ki arka alandasın, ben bunu ne zaman söylesem içini parçalayacak dedi. Eski şampiyon Cody Rhodes dedi. Biliyorum ki yalaka ekibin sana bir kemer maçı ayarlayacaklar dedi. Ama aslında maçımız öncesi imzalanan kontratta bir madde vardı dedi. Amerikalıların %90'ınında olduğu gibi sen de okumadın dedi. Bir rövanş maçı olmayacak dedi. En baştan başlamalısın dedi. Tehlikeli, tahmin edilemez Drew McIntyre'ın dönemi başlamıştır dedi. Aynı şovda Drew’un Royal Rumble için rakibinin belirlenmesi adına bir turnuva başlarken Cody de Royal Rumble’ı hedef almak zorunda kaldı. Aynı şovda başka bir zamanda Cody ringe geldi. Sizin sadece seyirci olmanızı istemiyorum, sizinle takım arkadaşı olmak istiyorum dedi. Ama sanırım bir yerden sonra biraz tahmin edilebilir oldum dedi. Olan biteni göremedim veya kaybedebileceğim yolları göremedim... ya da Drew McIntyre bu konuda çok mu iyiydi acaba dedi. Kendime veya size şunu sorabilirim; Shawn Michaels, Hulk Hogan, Steve Austin gibi isimlerin benimle nasıl bir ortak yönleri olabilir dedi. Çok basit dedi. Biz üst üste iki kez Royal Rumble'ı kazanan kişileriz dedi. Bu isimlerden sadece bir tanesi üç kez kazandı dedi. Ben kumarı seviyorum, uzun yolları seviyorum dedi. Bazen ne kadar güçlü olursanız olun esas güç kendinize inanmaktır dedi. İşte şimdi burada, WrestleCulture'dayken her hafta güreşmekten keyif aldığım bu şehirde kendimi yeniden bileyliyorum dedi. İşi resmileştireyim dedi. Drew'a göre herhangi bir rövanş maçı olmayacakmış, sorun yok dedi. Bu işi eski yöntemlerle yapacağız, Royal Rumble 2026'ya giriyorum dedi. Ne hakkında konuşalım dedi. Jacob Fatu hakkında konuşalım dedi. Onunla APW'da tanışmıştım, nelere sahip olduğunu biliyorum dedi. Solo Sikoa ile güreştiğini de gördüm, o bizim endüstrimizin genç bir veteranı dedi. Ama onun "hesabın" ne demek olduğunu bildiğini biliyorum dedi. Sana gelebilecek en büyük hesap bende dedi. Buraya gelip kendin ödemeyi yaparsın ya da ben gelip alırım dedi. İlerleyen anlarda Kit Wilson ringe geldi. Haklı olduğumu biliyorsunuz, burada bir sorun var dedi. Çözüm benim dedi. Hepinize bir lider gerek dedi. Bana ihtiyacınız var dedi. Ben toksik maskulenliğin çözümüyüz dedi. Ama arkasında Jacob Fatu belirdi. Benim adım Kit Wilson dedi, arkasını döndü ve Superkick yedi. Sonra da saldırmaya devam etti, Moonsault çekti. Mikrofonu alıp Cody'i çağırdı. Cody de ringe gelince iki isim birbirlerine girdiler. Aldis ve görevliler ikiliyi ayırmaya geldiler.

Cody bir yandan Royal Rumble’a odaklanırken bir yandan da Saturday Night’s Main Event XLIII için Jacob Fatu ile çıkacağı maçla ilgilendi. 26 Ocak Smackdown’da Cody'nin arka alanda Michael Cole ile yaptığı röportaj ekranlara geldi. Cole ilk olarak kemer kaybından sözü açtı. Cody de onu kaybetmemle alakalı değil de geri kazanacak olmamla alakalı konuşmak isterim dedi. Royal Rumble'ı üçüncü kez kazanacak olmamla alakalı konuşmak isterim dedi ama Cole onu böldü. Yarın, sana kemerini kaybetmeni sağlayan adamla yüzleşeceksin, bana ona dair duygularını aktar dedi. Cody, cevabı bilmene rağmen sormana saygı duyuyorum dedi. O esnada Fatu görevlileri ve Aldis'i aşarak alana geldi. Cody de sorun değil, otur dedi. Görevliler ve Aldis de herhangi bir şey olmasın diye orada beklediler. Fatu sözü aldı. Benim olayım Drew McIntyre'dı, çünkü dişlerimi ağzımdan çıkardı dedi. Ben sadece ve sadece Drew'a odaklıydım dedi. Buna dair düşüncelerin umurumda değil dedi. Ama kahraman olmalıydın değil mi, bana sen saldırdın dedi. Bu da beni düşündürdü dedi. Cody de düşündün mü, bana orada çok düşünmüşsün gibi gelmedi dedi. Sanki rol yapıyordun dedi. Sana dişini çıkaran bir adam gibi değil, buradaki duran herkesin bildiği ama söylemeye cesaret edemediği şeyleri söyleyen bir adam gibi konuşacağım dedi. Sen rol yapıyordun, düşünmüyordun dedi. İşte bu yüzden hapse girmiştin dedi. Fatu sinirlenip ayaklandı. Cody de oturdu. Fatu da oralara mı gireceksin, sorun değil alıştım dedi. 16 ve 18 yaşlarımda içeri girdim dedi. 7 çocuk, işsizlik, bir kadın... buraya gelmeden bir ay önce bir işim olacak mı olmayacak mı bilmiyordum bile dedi. İşe alınmadan önce neredeyse kovuluyordum ama ben şikayet etmem dedi. Tercihler beni daha iyi bir adam yaptı dedi. Onları beni seçti ve şu an karşındayım dedi. Cody de ayaklandı, işte sorun bu dedi. Sen benim karşımdasın ve benim kemerim yok, bunun da sorumlusu sensin dedi. Yarınki maç kemer maçı olmalıydı dedi. Kemer maçı mı dedi Fatu da. Ben gelmeden önce Drew zaten kafesten çıkıyordu, beni boşa suçluyorsun dedi. Cody de olayı çözdün demek öyle mi, ama sen o maçın bir parçası değildin ve herhangi bir ana kemerin parçası da olmadın dedi. Fatu iyice sinirlenince Aldis araya girdi. Fatu benim hakkımda böyle düşünüyorsun demek, sana karşı olan Samoalılardan biriyim yani dedi. Ne ben onlar gibiyim ne de onlar benim gibi dedi. Herkes benim kontrole sahip olmadığımı mı düşünüyor dedi. Bana güven, kontrol fazlasıyla bende, bence bunu bir düşün dedi.

Saturday Night’s Main Event XLIII’ye geldiğimizde Cody, Fatu ile yapacağı maç için ringe gelirken irişini yaparken turnbackle'da olduğu esnada zil çalmadan Fatu ona saldırdı. Cody de karşılık verdi. Hakem Charles Robinson yerde kalırken başka hakemler ve görevliler de geldi. İki ismi ayırmaya çalıştılar. Fatu görevlileri indirip dışarıda duran görevliler ve Cody'e uçtu. Sonra arka alana giderken Cody döndü ve ona geri saldırdı. Onu ringe sokup Clothesline ile indirdi. Sonra da Suicide Dive ile uçtu. İşler seyircilerin arasına karıştı. Hatta Cody bir ara suyu ağzına alıp Fatu'ya püskürttü. Merdivenlerin orada dahi kapışmaya devam ettiler. En son arka alana gittiler. Aldis de gelse de kapışmayı sürdürdüler. Görevliler de fazlasıyla nasibini aldılar. Arenaya geri dönerlerken yavaş yavaş aşağı indiler. En son Drew geldi ve Fatu'yu aşağıya masaya indirdi, Cody'e de Low Blow çekti. Sonra da onu kaldırıp masaya Powerbomb'ladı. Arka alanda röportaj veren Drew eğer kemer için şansınızı denemeyi düşünürseniz başınıza bunlar gelir, az önceki olanlar bir mesajdı dedi. Yine aynı şovda fatal four way maçını kazanan Sami, Drew’un Royal Rumble’daki rakibi olmayı başardı. 30 Ocak Smackdown’da Rumble’a girenler ve #1 contender olan Sami Zayn, birbirlerine mesaj verirlerken gecenin sonundaki Tag Team maçına Drew yine karıştı. Kemeriyle Sami'ye vurmayı düşünürken bu kez Jacob Fatu'nun müziği duyuldu. Ama Fatu arkadan gelip ona saldırdı. Olanları gören Cody de Suicide Dive ile Fatu'ya uçtu. Sonra da Fatu'yu ring postuna vurdu. Drew da onu vurdu. Cody'i ringe sokup Cleymore pozisyonu aldı. Ama Sami'den Helluva Kick yedi. Sami yerdeki kemere gözü giderken elini attığı an Cody de kemere el attı. Ama Bron, her ikisini de Spear ile yere serdi. Rumble’a geldiğimizdeyse Drew, Sami’ye karşı kemerini korudu. Rumble maçına da karışan Drew, maçta olmamasına rağmen Drew’u elemeyi başardı. Jacob Fatu ise Roman Reigns tarafından elendi.

Rumble sonrasında gözler Elimination Chamber’a çevrilirken 6 Şubat Smackdown’da Drew McIntyre'ı arka alanda gördük. Oldukça mutlu bir şekilde yürüyen Drew, ringe doğru yöneldi. Ama Drew gelirken Cody arkadan ona saldırdı. Deliye dönen Cody Drew'un kafasını ring postuna vurdu. Onu seyircilerin oraya fırlatırken görevliler Cody'i tuttular. Drew da kaçmaya çalıştı. Drew kaçınca Cody ringe gelip mikrofonu aldı. Aynı olacağını mı düşündün dedi. Ringe gelip gülüp aynı şeyler olacağını mı umdun, ama olmayacak dedi. Beni içinde olmadığın bir Rumble maçında eledin dedi. Bu kendi kendine gerçekleşen bir kehanet dedi. Kariyerimde ilk kez orayı bilinçli bir şekilde işaret edemiyorum dedi ve Wrestlemania logosuna baktı. Geçen Pazartesi Raw'da, çok saygı duyduğum iki adam olan CM Punk ve Roman Reigns'i izledim dedi. En büyük WWE hayranı olarak çok heyecanlandım dedi. Bu harika anın sonucu benim için benden bahsetmemeleri dedi. Ama onlar zaten benim olmamamdan dolayı mutlular çünkü bana boşuna Raheem denmiyor dedi. Böylece kendisi için yapılan Raheem meme'lerine de göndermede bulundu. Ben bu şehirde doğdum dedi. Arn Anderson, Manny Fernandez beni beklerken kavga ediyorlardı dedi. Kız kardeşim bir Shera gibi koşturuyordu dedi. Buraya, doğduğum şehre bu hikayenin ilk sayfasına döndüğümdeki utancı bir düşünün dedi. Buraya kemerim olmadan gelmenin utancının tek sebebi sensin Drew dedi. Bu senin problemin dedi. WWE şampiyonu olamadığın için değil, ben olabildiğim için delirdin dedi. Merak etme, utancım ve rahatsızlığım senin düşüşün olacak dedi. Hiçbir şeyi kafana takma çünkü Wrestlemania'ya kadar gidemeyeceksin dedi. İlerleyen anlarda Drew bir kez daha ringe geldi. Ama mikrofonu alıp konuşamadan bu kez Jacob Fatu'nun saldırısına uğradı. Fatu ona Hip Attack çekti. Sonra da Clothesline ile ring dışına yollayıp Suicide Dive ile uçtu. Ardından da yumruklamaya devam etti. Güvenlikleri de sağa sola savurdu. O esnada fırsatı bulan Drew kaçtı. Fatu en son bir yumruk daha atabildi. Drew en sonunda şansını yine denedi. Mikrofonu aldı ve Roman'a seslendi. Punk'ı neden seçtiğini anlıyorum bro dedi. Bir tarafta koca ağır bir İskoç savaş makinesi varken diğer tarafta da dövmeli, hassas, kırılgan ve kariyerinin düşüşte olduğundan kaygılanan bir sosyapat var dedi. Samoalı ailen olmasaydı seni öldürürdüm dedi. Sen kendin için en doğru tercihi yaptın dedi. Wrestlemania'da başarılar dedi. Siz ufak çocuklar gibi takılın dedi. Bense tüm kadronun benimle kapışmak için birbirini ezdiği, bir numaralı gerçek dünyanın en iyisi olarak buradayım dedi. Ama Drew gidemeden bu kez onu Trick Williams kesti. Yanlış şeyler için endişeleniyorsun dedi. Roman Reigns, CM Punk, Cody Rhodes, Jacob Fatu, Raheem gibi kişiler için endişeleniyorsun dedi. Aslında endişelenmen gereken kişi bu şirketin geleceği, en yeteneklisi Trick Williams'tır dedi. Çünkü o kişi Wrestlemania'da senden kemeri alacak kişi dedi. Drew da öne çıkın dedim, sen de öne çıktın dedi. Sana ufak bir tavsiye evlat, koşmadan önce yürümeyi öğren dedi. Şampiyonu bir kez daha bölersen... o ayakkabılarını güneşin görmediği yere sokarım dedi.

Drew; hala Ekim ayında Jacob’a yapılan saldırının baş şüphelisiyken kemerini elinde tutmaya devam etti. Aynı anda hem Cody hem de Jacob’a da bela olmayı da sürdürdü. 13 Şubat Smackdown’da Sami Zayn vs Cody Rhodes vs Jacob Fatu Elimination Chamber Qualifying Triple Threat maçını izledik. Maçın sonunda Fatu, Cody'nin Sami'ye Cody Cutter çektiği esnada Cody'i dışarı yolladı. Sonra Moonsault çekip Sami üstünden tuşa gitti ama Drew, ona Jacob'a Cleymore çekip tuşu bozdu. Sonra da dışarı düşen Fatu'yu dövmeye devam etti. Kafasını ring postuna vurup onu spiker masasına fırlattı. O esnada Cody, Drew'a Suicide Dive ile uçtu. Ama Cody onun da kafasını ring postuna vurdu. Jacob ayaklanırken onu da spiker masasına Powerbomb'ladı. Sonra da ringde Cody'e Cleymore çekti. Sami'yi Cody'nin üstüne koyup tuşa gitmesini sağladı. Hakem o esnada dışarıda Fatu'ya bakarken ringe dönüp tuşu saydı. Ancak Cody üç olmadan kalktı. Drew da ringe dönüp Cody'e saldırmaya devam etti. Ancak bu kez Sami geldi ve Drew'a Helluva Kick çekti. Cody de Sami üzerinden Cross Rhodes çekip maçı aldı. 20 Şubat Smackdown’da Cody ve Fatu'yu ringde gördük. Fatu, benim olayım Drew dedi. Sonra da Drew'u ringe çağırdı. Ama gelen Aldis oldu. Aldis, kızgınlığını anlıyorum ve hak da veriyorum dedi. Bunun olacağını tahmin ediyordum, bu sebeple de Drew'a bu gecelik izin verdim dedi. Aslında WWE şampiyonuna bunu yapmak istemiyordum ama ortalık çok karışık, Elimination Chamber da geliyor dedi. Wrestlemania da var dedi. O yüzden gereksiz riskler alamam dedi. Cody'nin mikrofon zamanı olmalıydı, en iyisi ikimiz ringden ayrılalım, Cody konuşsun, biz de arkada ofisimde Drew McIntyre'ı nasıl ele geçirirsin onu konuşalım dedi. Jacob buna şaşırırken seyircilerin orada en tepede Drew'u gördük. Ağızlarından şampiyonun adını çıkaramıyorlar değil mi dedi. Bana izin verdiğin için teşekkür ederim Nick ama birincisi ben şampiyonum ve istediğimi yaparım dedi. İkincisi Smackdown'a bayılıyorum, o kadar çok bayılıyorum ki sırf şovu izleyebilmek için loca aldım dedi. Jacob, sürekli konuşuyorsun bak buradayım, tam gaz hiç fren yok he dedi. Bana daha çok havlama ama ısırma yok gibi geldi dedi. Ne yapacaksın dedi. Jacob da ringden fırlayıp oraya gitmek isterken görevliler geldi. Jacob delirirken Aldis olay yerine geldi ve Jacob'ı sakinleştirmeye çalıştı. Önümüzde Chamber ve Wrestlemania var, bu şansları kaçırmak mı istiyorsun dedi. Beni seçeneksiz bırakma dedi ve görevlileri yine çağırdı. Bu işi içeridek konuşacağız dedi. Drew yine sözü aldı, sırf şampiyonum diye tüm dünya bana karşı dedi. Şampiyon olduğum için beni kıskanıyorlar dedi. Şampiyon olduğum için ben olmak istiyorlar dedi. Cody son sözü söylerken, tüm dünya sana karşı ama şampiyonsun diye değil, bir şerefsiz olduğun için dedi. Bu arada aynı şovda Drew, Randy’e de Aleister Black ile yaptığı maçta saldırırken Cody, Randy’i kurtarmaya geldi. Aslında burada Randy’nin de dahil olabileceği çok güzel bir Fatal four way ortamı yaratılmışken maalesef ki iş burada kaldı. Elimination Chamber’a bir gün kala 27 Şubat Smackdown’da Jey saldırıya uğrarken maça katılamayacağı açıklandı. Yerine girecek ismi belirlemek adına Jacob Fatu ile Logan Paul arasında maç yapılırken, Drew maça karışarak Jacob’ın çembere girmesine engel oldu.

Elimination Chamber’a geldiğimizdeyse Drew’un Wrestlemania rakibini belirlemek adına yapılan çember maçında son ikiye de Cody ve Randy kaldılar. Drew çemberin içine girerken ve kemerle Cody'e vurup Cleymore denedi. Cody karşılık verirken Drew saldırmaya devam etti. Ama Randy Orton, Drew'a RKO çekerken Cody de Drew'a Cross Rhodes çekti. Fırsatı bulan Randy, Cody'e de ani bir RKO çekip maçı aldı. Böylece Randy; Wrestlemania için yerini garantiledi. 6 Mart Smackdown’daysa Drew, tüm bu yaptıklarının sonucunda Aldis tarafından cezalandırılırken Cody’e karşı kemerini korumak zorunda kaldı. Maçın sonlarında hakem yerde kalırken Drew'ın sorun yaşadığı Dan Engler geldi. Drew'un tuşunda Cody kalkınca da Drew, hakeme diklendi. Sonra da ona Glasgow Kiss çekti. Sandalyeyi alıp vuracakken Fatu arkadan engel oldu. Toparlanan Cody, maçı alıp yeni şampiyon oldu. Böylece Fatu, birkaç ay önce yaptığı hatayı düzeltirken kemerin yeniden Cody’e dönmesini sağladı. Bu olayın ardından zaten bir sonraki hafta Randy heel olup Cody ile olan feudunu keskinleştirirken; Drew ve Fatu arasındaki mevzular da kemerden bağımsız ilerlemeye devam etti. Böylece Wrestlemania için ortak bir feuddan iki ayrı feud ve iki ayrı maç çıkmış oldu.

13 Mart Smackdown’da Drew McIntyre sinirle geldi ve spiker masasına çıktı. Geçen hafta olanları gördünüz, kemerim benden çalındı dedi. Kendini tutamadın değil mi Nick, altın çocuğun Cody, Wrestlemania'dan önce kemer maçı hakkı elde etti dedi. Buraya gelip işleri düzelteceksin dedi. Tüm gece buradayım dedi. Aldis geldi ve sana temiz bir İngilizce'yle olanları açıklayayım dedi. İşleri düzeltecek bir şey yok dedi. Şampiyon olmanın gerekliliklerinden biri kemerini korumaktır dedi. Adil bir, bire bir maça çıktın dedi. Öyle bir maç ki hakeme kafa attın ama işler senin yolunda gitmedi, şimdi de yine kurbanı oynuyorsun dedi. Sonra da Jacob Fatu geldi. Fatu da ne düzeltilecek diye sordu. Ben olmasaydım zaten şampiyon bile olamazdın dedi. Olayları düzelten kişi ben oldum dedi. Şampiyon olmamanı sağladım dedi. Konu Aldis'le, Cody'yle veya kimseyle alakalı değil dedi. İnsanları hedef tahtasına koyuyorsun, hakemleri suçluyorsun, Nick'i ve herkesi suçluyorsun dedi. Ama şundan emin olalım, seni mahveden kişi bendim dedi. Bu konu hakkında ne yapacaksın peki dedi. Drew de ne mi yapacağım dedi. Sen, Nick, Cody... hepinizden usandım dedi. Aldis'in yanına gitti ve istifa ediyorum dedi. Ancak ilerleyen anlarda Jacob Fatu ve Trick Williams arasındaki maça karıştı. Maç ilerlerken hakemin görmediği bir anda gelen Drew, Fatu'ya saldırdı. Trick de maçı aldı. Maçtan sonra Drew, Fatu'ya bir de Cleymore çekti. Gecenin sonundaysa Randy ve Cody arasındaki kontrat imzalamada Aldis sözü aldı. Drew'a hoş geldin, madem gitmiyorsun o zaman önümüzdeki hafta Fatu ile bir maç yap dedi.

20 Mart Smackdown’da Şovun daha başında, arenaya girişin orada bir hareketlilik olduğunu gördük. Drew, ön camı kırılmış arabadan Jacob Fatu'yu çekerek kaportanın üstünde onu yumruklamaya başladı. Görevliler araya girmeye çalışsa da kafasını kaportaya vurdu. Jacob'ın kafasının da kanadığını gördük. Sonra Drew sinirle ringe doğru geldi. Drew, siz benim çenemi kapatım güreşmemi istiyorsunuz ama güreşmem gereken yer Wrestlemania Main Event'idir dedi. Siz bunu benden aldınız dedi. Ben buraya kavgaya geldim, kim önüme çıkarsa yıkarım dedi. Sonra da Wrestlemania logosuna baktı. O esnada da Aldis geldi, senin sorunun ne dedi. Sen hayatımda kendini sabote ettiğini gördüğüm yegane insansın dedi. Kemerin vardı, kemerini koruyamadın ve şimdi de Jacob'ı istiyorsun dedi. Ama o da seni istiyor dedi. Sizin için maç ayarladım ama onu da elinizi yüzünüze bulaştırdınız dedi. Önündeki Wrestlemania'dan mı bahsediyorsun, önünde olabilecek tek şey işsizliktir dedi. Drew de beni tehdit mi ediyorsun, istifa etmeye çalıştım ve siz buna bayıldınız dedi. Jacob da bayıldı buna dedi. Ama daha iyi bir fikrim var dedi. Bu arada sen bir kız babasısın değil mi, kızın senin gibi bir yalakanın kızı olduğu için utanıyordur dedi. Bense tüm geceyi kaosa boğacağım dedi. Sonra da arkadan Jacob'ın görevlilere rağmen geldiğini gördük. Fatu doğrudan bir şekilde Drew'u bulurken ikili birbirlerine girdiler. Drew başta yenik düşse de toparlanıp Drew'un omzunu çelik merdivenlere yolladı. Sonra da spiker masasına fırlattı. Spiker masasında Drew'a kafa ve yumruk atarken sonunda görevliler araya girdiler. Ama Fatu yine bir boşluk bulup seyirci bariyerlerine çıkıp spiker masasındaki Drew'a atladı ve masayı kırdı. İkilinin kavgaları ilerleyen anlarda yine arka alanda da görüldü. Drew boşluk bulup Jacob'ın gözlerine saldırdı. Gecenin sonunda da Randy ve Cardona arasında olaylar yaşanırken bu kez dev ekrandan Drew ve Jacob'ın yüksek bir yerde yine birbirlerine girdiklerini gördük. Aldis ve görevliler olay yerine gitmek için koşmaya başladılar. En sonunda Drew ve Jacob beraber sırt üstü yere düştüler. 27 Mart Smackdown’da Jacob ringe gelip Drew'a seslendi. Bana arabayla vurup, sonra kafamı da arabaya vurduktan sonra, beni kanattıktan sonra beni durdurabileceğini düşündün değil mi dedi. Beni binanın bir tarafından bir tarafına sürüklemen durdurur mu sandın, hayır dedi. Fatu'nun konuşurken canının yandığını gördük. Hepsini yaptın ama bak ayaktayım dedi. Nefes aldığım müddetçe, her hafta senin peşindeyim dedi. O esnada Drew geldi. Tüm bunlar, beni işlemediğim bir suç için suçlaman sebebiyle yaşandı dedi. Ben hep suçluyumdur değil mi dedi. Sense düpedüz suçlusun dedi onun geçmişine atıfta bulunarak. Çıktığında da suç işlemeye devam ettin, çaldın, kemerimi çaldın dedi. Wrestlemania'yı benden çaldın dedi. Her şeyi dedi. Ailene yemek getirmek için yaptığını söylüyorsun değil mi dedi. Gözlerimin içine bak, bu konuda çok ciddiyim, çocuklarına başlarım dedi. Drew'un da konuşurken canının yandığını gördük. Jacob tam ona yönelirken Aldis geldi ve yeter dedi. Orada kal dedi Jacob'a. Drew'a da öyle dedi. Sağlık görevlileriyle konuştum, her ikiniz de bu gece kapışabilecek durumda değilsiniz dedi. Ama 18 Nisan Wrestlemania'da bence iyi olursunuz dedi. Siz ikinizin hem kendinize hem şirketinize sorumlulukları var, ama şirketin size karşı yok dedi. O yüzden DQ, count-out olmayacak, hakem sadece tuşu saymak ve pesi kabul etmek için olacak, çünkü maçınız Unsanctioned olacak dedi.

3 Nisan Smackdown’da Drew'un bir videosu ekranlara geldi. Çok önemli bir an yaşıyordum, Shakespeare bile bundan iyisini yazamazdı dedi. Mükkemmeldi dedi. Ailem beni Wrestlemania'da şampiyon olarak görecekti dedi. Ama o anlar yine benden çalındı dedi. Söylediklerini duydum Jacob, bahaneler, yalanlar, haklı çıkmaya çalışmalar dedi. Sen hala bir suçludan fazlası değilsin dedi. Bir hırsızsın dedi. İnsanlar değişebilir ama sen değişmezsin dedi. Sen hiç değişmeyeceksin ve hep zavalli bir mahkum olarak kalacaksın dedi. Ailen sayesinde buradasın dedi. Hayatımı cehenneme çeviren aileyle aynı aile dedi. Ailenin torpilli bir suçlususun dedi. Sen aralarındaki en fenasısın, geçmişini de silemezsin dedi. Önümüzdeki hafta, tüm soru işaretlerini gidereceğim dedi. Önümüzdeki hafta senin gerçekte kim olduğunu tüm dünyaya göstereceğim dedi. 10 Nisan Smackdown’da Drew’un yine bir videosu ekranlara geldi. Sen bir başarıszsın dedi Jacob'a. Hem bir erkek hem de bir baba olarak başarısızın dedi. Bu gece, kendi evinde, aile üyelerinin önünde, bazı şeyleri göstermek daha doğru olurdu dedi. Bu esnada Drew'un bir hapishaneden videoyu çektiği görüldü. Burası seni temsil ediyor dedi. Her zaman kim olacağını gösteriyor dedi. Sen bir suçlusun, bunu sen seçtin dedi. Sen kısa yolu seçtin dedi. Sen asla değişmezsin, yaptığın tek şey çalmak dedi. Sen buraya ait değilsin, sen buraya aitsin çünkü sen bir hayvansın dedi. Wrestlemania'da hayatının dayağını atacağım, sonrasında yine burada biteceksin dedi. Sen kemerimi de, main event'imi de çaldın dedi. Wrestlemania'da senin yargıçın olacağım ve cezanı keseceğim dedi. İlerleyen anlarda Jacob Fatu ile Tama Tonga'nın maçını izledik. Fatu maçı almayı başardı. Maçtan sonra mikrofonla bir şeyler söylemek istese de Drew arkadan ona saldırdı. Fatu Superkick ile karşılık verdi. Ama Drew'dan Cleymore geldi. Sonra da sandalyeyle saldırdı. Ring dışında da Future Shock DDT çekti. Sonra da kelepçe çıkardı, bir elini kelepçeye takıp onu ring postuna vurdu. Sonra da kelepçeyi diğer eline de geçirdi. O boşlukta Fatu bir kafa atsa da Drew daha da sinirlenip saldırılara devam etti. Ringde de bir Cleymore daha çekti. Görevliler gelse de onları takmayıp deri kemerle Fatu'ya vurmaya başladı. 17 Nisan Smackdown’da Arenaya polis arabasının girdiğini gördük. Polis kapıyı açtığında içinden Jacob Fatu çıktı. Fatu arabanın üstüne çıkıp promo kesti. Ailemin gözü önünde beni kelepçelemenin beni utandıracağını mı düşündün dedi. Beni rahatsız etmedi bile dedi. İşte burada kafan karışıyor dedi. Yarın Aldis, polis, güvenlik, ordu, yönetim olmayacak ve kimse ben seni döverken durduramayacak dedi. Seni kurtaracak kimse yok dedi. Beni yine hapse sokmaya çalışıyorsun hem de hayatımı değiştirmeye çalışırken dedi. Ama işin doğrusu onu arkada bıraktım bile dedi. Yarın seni dövdükten sonra seni de arkada bırakacağım dedi.

Bu feud nasıl oldu da Ekim ayından bu yana bir şekilde işlendi hiç anlamıyorum. Yani Drew’un kısa dönemli şampiyonluğunun tek amacı zaten konuları uzatmaktan ibaret gibi duruyor. Ortada hala Fatu’ya aylar öncesinden kimin saldırdığının belli olmaması gibi bir durumu da var. Bu olayın hiç işlenmiyor olması da bambaşka bir şey gerçekten. Burada hiç gündem bile olmadı, hatta gündemden düşürüldü. Elimination Chamber öncesi Jey de kimliği belirsiz kişiler tarafından saldırıya uğramıştı ama onu da öğrenememiştik. Dolayısıyla biraz kabak tadı verme durumları oluştu. Aslında bundan bağımsız genel maç olarak odaklandığımızdaysa zaten Drew’un olduğu her feud gibi bu da güzeldi. Özellikle Ocak – Şubat döneminde Drew; Cody, Randy ve Fatu ile uğraşırken bir şekilde Fatal four way’e gidecek yollar da açılmıştı. Ama feudlar Elimination Chamber sonrasında fazlasıyla keskinleşti ve ortaya bu maç çıktı. Çok sert bir maç olacağı kesin. Zaten maç türü de bunu doğrular nitelikte. Güzel bir maç izleyeceğimizi düşünüyorum. Tahminimi ise Jacob Fatu’dan yana yapacağım. Drew, bu feudun kaybedeni olacak gibi. Sırf üst üste kaybediyor gözükmesin diye kısa dönemli bir şampiyonluk da verildi. Bu durumda da Jacob’ın kazanıp, belki de Wrestlemania sonrasında Randy Orton’ın olası kemer alışıyla beraber Randy’nin ilk rakibi olabilecek duruma gelecek. Bu sebeple Jacob Fatu diyorum.

Tahmin: Jacob Fatu

 

 

Singles Match for the Women's World Championship
Stephanie Vaquer(c) vs Liv Morgan

Eylül ayında Naomi’den boşa çıkan Women’s World kemerini Wrestlepalooza’da Iyo’yu yenerek alan Stephanie Vaquer, kemerini Wrestlemania’ya kadar getirmeyi başardı. Geçen yılın sonunda Crown Jewel’de Tiffany’i yenerek Crown Jewel şampiyonu da oldu. Bu süre zarfında Nikki Bella ve Raquel ile feud’lar yaşarken özellikle Raquel ile olan feudunun üzerinde durmamız gerek diye düşünüyorum. Keza bu maçın diğer tarafı olan Liv Morgan, Kasım ayında Survivor Series’te return yaptıktan sonra Judgment Day’i tekrardan yükseltmek için uğraşmış ancak Royal Rumble 2026’yı kazanırken Raquel’i de elemekten geri kalmamıştı. Sonrasında işin o tarafında bir süredir beklenen gerilim yaşanmazken, Liv’in Rumble maçını kazanıp uzun bir süre her iki brand’in şampiyonları Jade ve Stephanie arasında git gel yapmasının ardından Stephanie’yi seçmesiyle bu maç oluşmuş oldu.

Stephanie’nin Raquel ile olan olaylarına gelirsek, 2025’in son döneminde Nikki Bella’nın heel turn yapmasıyla beraber Steph ve Nikki’nin feud içerisine girdiğini görmüştük. Aynı dönemde Roxanne ile de feuda girerken 13 Ekim Raw’da Judgment Day ile Stephanie Vaquer arasındaki ilk yüzleşmeyi görmüştük. Vaquer, kendimi kutsanmış hissediyorum, çünkü bir yılda 4 kemer kazanmış ilk kişiyim dedi. Raquel ve Roxanne kendisini böldüler. Raquel, en baştan kazanmaman gereken kemeri kazandığın için ne kadar bu kadar duygusalsın dedi. Vaquer de anlıyorum bu gece kaybettiniz, sinirlisiniz ama bu benim sorunum değil dedi. Roxanne sözü aldı. Tabii senin sorunun değil, ama hak ettiğim maçı almış olsaydım, o zaman senin için sorun olurdu dedi. Çünkü herkesin Iyo Sky'ı son yenen kişinin ben olduğumu unuttuklarını görüyorum dedi. Wrestlepalooza'da ben olmalıydım dedi. O kemer bende olmalıydı dedi. Crown Jewel şampiyonu da ben olmalıydım dedi. Vaquer de kimi yendiğin umurumda değil, çünkü beni asla yenemeyeceksin dedi. Eğer karşıma çıkmak istiyorsan, ağlamayı kes ve bu konuda bir şeyler yap dedi. Roxanne da zamanım geldiğinde yapacağım, senin zamanında olmayacak dedi. Cehennemimde bekleyeceğim dedi Vaquer de. 20 Ekim Raw’da Stephanie Vaquer vs Roxanne Perez maçını izledik. Vaquer, Perez'i kemerin ortada olmadığı maçta yenmeyi başardı. Maçta Raquel'e de saldırırken maçtan sonra da Raquel arkadan ona saldırdı. Perez'in de toparlanmasıyla Vaquer ikiye bir kaldı. Yardıma gelense o zamanlar henüz face olan Nikki Bella oldu. Nikki ringi bir anlığına temizledi ama Raquel'den Big Boot yedi. Sonra Vaquer, botch'umsu bir Springboard hareketiye Raquel'e uçtu. Ardından DDT çekti. Nikki de bir yumrukla Perez'i indirdi. 27 Ekim Raw’da bu kez Roxanne Perez vs Nikki Bella maçını izledik. Raquel maça karışırken Nikki, onu yumrukla aşağı indirdi. Fırsatı bulan Roxanne, ayağını iplere koyup roll-up'a gitti ama hakem son anda farkedip tuşu saymadı. Maç da bu ortamda devam etti. Roxanne, maçı almayı bildi. Maçtan sonra Raquel, Nikki'ye Clothesline çekerken yardıma Stephanie Vaquer geldi. Vaquer gelince ikili ringden ayrılır gibi yaptılar. Raquel ringe dönüp Vaquer ile yüzleşirken, Nikki de ayaklandı. Bunun üzerine hamle yapmayan Raquel, ringden ayrıldı.

3 Kasım Raw’da Stephanie Vaquer & Nikki Bella vs Roxanne Perez & Raquel Rodriguez maçını izledik. Maçın sonunda hakem görmeden Raquel, Nikki'ye yumruk atarken Roxanne'ın Nikki'yi tuşlamasıyla da Judgment Day maçı aldı. 10 Kasım Raw’da Stephanie Vaquer ve Raquel Rodriguez arasında bir kemer maçı izledik. Roxanne, Raquel'in köşesinde dururken Nikki de Stephanie'nin durdu. Roxanne maça karışınca Nikki de onu yere serdi. Vaquer de kemerini korudu. Maçtan sonra Roxanne, Vaquer'e saldırırken Nikki yine engellemek için geldi ve Roxanne'ı püskürttü. Vaquer de bir Superkick ile onu dışarı yolladı. Nikki, Vaquer'in elini yukarı kaldırırken kemeri aldı ve Vaquer'in kafasına vurup heel turn yaptı. Kemer için mesaj yollarken, kemeri yukarı kaldırdı ve sonra da Vaquer'in üstüne bıraktı. Buradan Survivor Series’e gittiğimizde Liv Morgan, yaz aylarındaki sakatlığının ardından ringlere dönüp Dominik’in John Cena’yı yenmesini ve Intercontinental kemerini geri almasını sağladı. Aynı şovda Vaquer, kemerini Nikki Bella’ya karşı korudu. Survivor Series sonrasında Liv, sakatlığından önce tıpkı Rhea’nın ekibe ettiği liderlik gibi Judgment Day ekibinin doğal lideri ve yönlendiricisi konumunda davranmaya başladı. 1 Aralık Raw’da ekibi tam kadro ringde gördük. Liv, geri döndüm diye bağırdı. Geldiğimizi görmediğiniz değil mi dedi. Başka kim görmedi tahmin edin, John Cena dedi. Dominik sözü aldı, Cena'nın bizim planlarımızı çözemeyeceğini biliyorduk dedi. Ben de bu hayattaki en sevdiğim iki şeyi geri aldım, biri Intercontinental kemerim ve sevgilim Liv Morgan'ı dedi. Liv de hepinizi çok özledim dedi. Raquel'e çok uzun zaman oldu dedi. JD, Finn ve Roxanne...sizinle olduğum için çok mutluyum dedi. Ama, gittiğimden beri Judgment Day hakkında bir şeyler duymaya başladım dedi. Judgment Day'in zayıf olduğunu, kemerlerinden bazılarını kaybettiğini, düşüşe geçtiğini duydum dedi. Ama artık hepsi değişiyor, çünkü Liv Morgan geri döndü dedi. Judgment Day de geri döndü, bizim olanı almaya geldik dedi. Bu tarihten sonra Judgment Day, Raw'ı resmen yönetmektedir dedi. Dominik, bir şey daha var dedi. Önce tokat attı, sonra da onun kucağına atladı. Düşüşte olan Judgment Day’i toparlamak için hedef olarak da ilk olarak sakatlanmadan önce sahip oldukları Women’s Tag Team kemerlerini hedef aldı. Onun yokluğunda Roxanne, kemerlerin korunmasını sağlarken SummerSlam’de Raquel ve Roxanne ikilisi, kemerlerin Charlotte ve Alexa’ya geçmesine (onlar da daha sonrasında Kabuki Warriors’a kemerleri kaybetmişlerdi) engel olamamışlardı. Öte yandan Liv ve Roxanne arasında yine sakatlanmadan önce Finn’in yönlendirmeleriyle sürtüşmeler yaşanırken bunlar şu an için geride kalmış gözükmüştü. Aynı Raw’da Survivor Series’in kazanan takımında yer alan Rhea ve Iyo'yu ringde gördük. İki isim birbirlerine sarılırlarken Rhea mikrofonu aldı. War Games'ten galip çıktık ama savaş bitmedi dedi. Ama Kabuki Warriors, en yakın arkadaşıma ihanet etmeye karar vermediler dedi. O yüzden ne kadar üzgün, sinirli olursam olayım, burnum ne kadar kırık olursa olsun intikam istiyoruz dedi. Bu da o kemerleri onlardan almakla başlıyor dedi. Charlotte ve Alexa onları bölerken Alexa sözü aldı. Sizi anlıyorum, her şeyi kenara bırakıp War Games'i kazandığımız için de mutluyum dedi. Ama kemerlere gelince konu biraz sakin mi olsanız dedi. Charlotte da en yakın arkadaşların yanında durmaksa konu en iyi biz biliriz dedi. Ben ve en yakın arkadaşım, bizler eski şampiyonlarız dedi. Rövanş maçımızı almadık bile dedi. Alexa da en iyisi siz, biz kemerleri geri aldıktan sonra intikamınızı alın dedi. Rhea da sana hep söylediğim gibi Charlotte, size saygı duyuyorum dedi. Ama siz Kabuki Warriors'ı yenemediniz ki, o yüzden sıranın sonuna geçin dedi. Charlotte sözü aldı. Beni biliyorsun, ben kimse için kenara çekilmem dedi. Eğer bizden iyi olduğunuzu düşünüyorsan, bunu kanıtla dedi. Alexa da aynı şeyi düşünüyordum dedi. O yüzden bu gece bir maç yapalım dedi. Iyo sözü aldı ve kabul etti. Gecenin sonunda da iki takım arasındaki maçı izledik. Gerçekten müthiş de bir maç oldu. Ancak Kabuki Warriors'ın maça karışmasıyla No Contest bitti. Asuka ve Sane, iki takıma birden saldırdılar. Asuka, eline kemer alıp Iyo'ya vurmak isterken Lyra ve Bayley geldiler. Kabuki Warrios'ı dağıttılar. Lyra, spiker masasına çıkıp Sane'e saldırmak isterken Morgan geldi ve Lyra'yı indirip Sane'i çelik basamaklara yolladı. Raquel ve Roxanne da ring içerisine girip içeridekilere saldırdılar. Raquel'den Asuka'ya Tajana Bomb geldi. Roxanne da Bayley'e Pop Rocks çekti. Raquel ve Roxanne, Tag Team kemerlerini alıp havaya kaldırdılar. Roxanne kemerini Liv'e verirken Liv ise ona geri verip iki ismin elini kaldırdı.

8 Aralık Raw’da Stephanie Vaquer’i ringde gördük. Ben çok konuşan biri olmadım hiç dedi. Ben yaptıklarımla konuşurum dedi. Ben en iyisiyim dedi. Devil's Kiss sayesinde değil dedi. Nikki sense bir efsanesin dedi. Bugün, WWE Kadınlar Divison'ı 15 yıl öncekinden çok farklı dedi. Rhea Ripley, Nattie, Bayley, Iyo Sky var dedi. En yukarıda kim var biliyor musun dedi ama kemerini kaldıramadan Nikki'nin müziği çaldı. Nikki sözü aldı. Önce seyircilere salladı, benim gibi birini görmeyi hak  etmiyorsunuz dedi. Hall of Famer, efsane, ünlü biri dedi. Ama seninle işimiz bitmedi dedi. Rövanş maçı istediğimi söylemeye geldim dedi. Ring kenarındayken Raquel geldi ve Nikki'yi alıp ring postuna fırlattı. Sonra ringe girdi. Zamanı ve yeri söyle, ben de seni dövüp kemerini alayım dedi. Aynı şovda Roxanne Perez vs Lyra Valkyria maçını izledik. Bayley ve Liv de maçı kenardan izlediler. Liv maça karışırken Roxanne da hakemin görmediği anda Bayley'in gözüne saldırdı. Bayley, Liv'i engellemek isterken Roxanne ona da tekme attı. Lyra rollup ile cevap verip Nighwing'e alırken Roxanne kurtuldu. Lyra yine rollup'a aldı ama Roxanne hareketi attı. Ring kenarına savrulan Lyra, Liv'den tekme yedi. Roxanne da Pop Rox ile maçı aldı. 15 Aralık Raw’da Stephanie Vaquer vs Raquel Rodriguez arasında yine bir kemer maçı izledik. Nikki Bella'nın Vaquer'e saldırmasıyla maç DQ bitti. Sonra Raquel'e de saldırdı. Vaquer'e ringde Rock Attack 2.0 çekti. 22 Aralık Raw’da Bayley vs Roxanne Perez maçını izledik. Raquel maça karışmak isterken Lyra onu engelledi. Liv de geldi ve Lyra'yı spiker masasına yolladı. Sonra da hakemin görmediği anda Bayley'e de saldırdı. Roxanne da köşedeki orta turnbackle koruyucusunu çıkardı ve Bayley'in kafasını oraya vurdu. Raquel ise hakeme itirazı abartınca hakem o esnada tuşu sayamadı. Liv de Raquel'i aşağı indirdi. Roxanne olaylara sinirlenip ikiliyle tartışırken Lyra, Roxanne ve Liv'e uçtu. Bayley'e de tokat atıp onu motive attı. Bayley de agresif bir şekilde Roxanne'a saldırmaya başladı. Maçı da kazanmayı bildi. Aynı şovda Nikki Bella birden geldi ve herkes sesini kesebilir mi, binadaki en ünlü kişi geldi dedi. Görüşüne göre herkes benim kim olduğumu unutmuş dedi. Spiker masasına çıktı, ben Nikki Bella'yım dedi. Ben efsaneyim, Hall of Famer, eski şampiyonum dedi. Şampiyonlar böyle gözükür dedi. Ama siz nereden bileceksiniz ki bunu dedi. Siz şu anda bu division'ın yıldızına bakıyorsunuz dedi. Ben böyle anlar için geri döndüm dedi. Geçen hafta Raquel'i yere serdim, hepiniz gördünüz dedi. Önümüzdeki hafta da Vaquer'i halledeceğim dedi. Ringde çok iyi biliyorum ama ben her yerde çok iyiyim dedi. Artık o kemerin gerçek bir global yıldıza geçme zamanı geldi bile dedi. Bu kişi benim dedi.

29 Aralık Raw’a geldiğimizde kemer maçı öncesinde Raquel ile röportaj yapıldı. Raquel, artık kolay yol olmadığını söyledi. Benim olanı almamı kimse engelleyemeyecek dedi ama o esnada Liv geldi. Bu sıralar Judgment Day'in zorlu günlerden geçtiğini; JD'nin, Dom'un olmadığını ve bu sebeple Judgment Day için Raquel'in kazanması gerektiğini ama kazanacağını da bildiğini söyledi. Raquel de teşekkür etti, bir daha iletişim hatası olmaması için de bugün yalnız gitmek istediğini söyledi. Liv de tabii ama Roxanne da şey diyordu dedi, Raquel de o ne diyor diye sinirlendi. O esnada Roxanne geldi, adımı duydum dedi. Liv de aynı hedefi ve kardeşimizin kemer kazanışını dedi. Roxanne da geçen haftanın üstünden çok zaman geçti, bunu aştık dedi. Bol şans dedi. Raquel de şansa ihtiyacım yok dedi ve gitti. O gidince Liv de sorun değil, sadece biraz sinirli dedi. Maça geçtiğimizdeyse Raquel, Nikki'ye Tejana Bomb çekerken Vaquer, onu ring dışına yolladı. Nikki üzerinden tuşa gidip kemerini korudu. 5 Ocak Raw’da Stephanie Vaquer ringe davet edildi. Vaquer bacağına atel takılı bir şekilde ringe geldi. Jackie kendisiyle röportaj yaptı. Ona geçen haftadan sonra sırada ne var diye sordu. Vaquer de 2025 çok iyiydi dedi. 4 kemer, Evolution ve Women's World kemeri dedi. Sonra da herkese teşekkür etti. Sonra bacağını gösterdi. Bu beni durduramayacak dedi. Röportajı bitirirken arkadan Raquel kendisine saldırdı. Hatta sakat bacağını defalarca kez hedef aldı. Kaldırıp Tejana Bomb çekti. Sandalyeyi de alırken görevliler geldi ama onları da uzaklaştırdı. Sandalyeyi Vaquer'in ayağına sıkıştırdı. Pearce ve görevlilerin gelişiyle uzaklaştı. Ama arka alanda saldırmaya devam etti. Pearce yine geldi ve Raquel'i kovdu. Aynı gece Lyra Valkyria vs Liv Morgan maçını izledik. Lyra maça Bayley ile gelirken Liv de Roxanne Perez ile geldi. Roxanne hakemin görmediği bir anda maca karışınca Bayley de karşılık vermek istedi. Hakem araya girince Roxanne ona yumruk atıp anonsörlerin oraya yolladı. Ama Bayley oradan sandalye ile çıkıp Roxanne'ı içeriye kadar kovaladı. Hatta yol kısalsın diye ringi kullandı. O kaosta Oblivion çeken Liv maçı aldı.

Bu dönemde net bir şekilde görüldüğü üzere Liv ve Roxanne ikilisi Tag Team kemerlerinin peşinden koşarlarken Raquel ise Liv ve Roxanne’ın yardımlarını reddederek tek başına Stephanie Vaquer ile feuda girip kemeri ondan çalışmaya devam etti. 12 Ocak Raw’da Kabuki Warriors’tan kemerleri alan yeni Tag Team şampiyonları Rhea ve Iyo ringe geldiler. Rhea, parti yeni başlıyor çünkü kemerlere kim meydan okumak isterse buradayız dedi, onu bölense Liv Morgan'la Roxanne oldu. Liv, kemerleri göstererek bunlar hala bana ait dedi. Ben tarihin en büyük Tag Team şampiyonundan biriyim ve bu kemeri hiç kaybetmedim dedi. İşleri kolayca yapabiliriz, kemerimi geri verebilirsiniz veya zor yoldan yapar ve kemerlerimi geri alırım dedi. Ancak bu kez de Bayley ve Lyra geldiler. Bayley sözü aldı, evet sen kemerleri kaybetmedin ama yanındaki takım arkadaşın kaybetti dedi. Eğer yanlış değilsem, birkaç hafta önce de Roxanne'ı yendim dedi. Bence kemer için aday olması gereken birileri varsa o da bizleriz dedi. Takımlar tartışmaya başlarlarken eski şampiyonlar Kabuki Warriors geldi ve Rhea ve Iyo'ya saldırdılar. Sonra onlar da ringe girdiler. Böylece Iyo ve Rhea dışında tüm takımlar birbirlerine girmiş oldular. Ama sonra onlar da döndüler ve herkese saldırdılar. Ringde de ayakta kalan tek takım oldular. İlerleyen anlarda üç takım kemer maçı hakkı için maça çıktılar. Maç içerisinde garip de bir olay yaşandı. Sane maç içinde pin'e giderken hakem onun tag almadığını söyledi ve tuşu saymadı. Ama Liv onu pinlerken hakem tuşu saydı ve Liv & Roxanne ikilisi, #1 Contender oldular. Aynı şovda Michael Cole, girişin orada Raquel ile röportaj yaptı. Cole, geçen hafta olanları Raquel'i uzun bir süredir tanıyan biri olarak şaşırdığını ve nedenini sordu. Raquel de o eski günleri hatırladığını, ona nazikçe sırasında beklemesi gerektiğini söylediklerini hatırladığını belirtti. Ama işler değişti ve insanlar da öyle dedi. Sen kendin de gördün, kemerimi almam sürekli resmen engellendi dedi. Olaylar böyleyken siz Vaquer için mi üzüleceksiniz dedi. Hepiniz bilsin ki durmayacağım dedi. Onunla birebir maça çıkmadan durmayacağım dedi. Raquel yeni şampiyon olana dek durmayacağım dedi. Onunla işim bittiğinde hepiniz onun için üzülebilirsiniz dedi. Bunun üzerine Vaquer geldi. Görevliler onu engellemek isteseler de yine dizliğiyle geldi. Görevliler de Raquel'i arka alana götürdüler. Bunun üzerine Vaquer kameralara doğru; bu beni durduramaz dedi. Gel ve al dedi, kemerini gösterdi ama Raquel yine arkadan gelip ona saldırdı. Sakat bacağına hedef almaya devam etti. Hatta kemeri alıp doğrudan bacağına vurdu. 19 Ocak Raw’da Cumartesi günkü maçları öncesi Judgment Day ve Rhyio ikilisini ringde gördük. Liv, Iyo'ya döndü ve Rhea ile takım olmanın sonu hep bellidir, günün sonunda takım arkadaşlarına sırtını döner dedi. Biliyorum çünkü bana da yaptı dedi. Sana da yaptığında onun bencilliği kendisinden başka hiçbir şeyi öne çıkarmayacak dedi. Ama bu benim sorunum değil dedi ve sözü Roxanne'a bıraktı. Sonra da Liv'in, kendisinin ve Raquel'in Royal Rumble'a gireceklerini duyurdu. Bunun da anlamı Judgment Day'in bir üyesi Wrestlemania Main Event'ine gidecek dedi. Liv coşunca Rhea da onun gülüşüyle dalga geçti. Bunların hepsi bir öngörü gibi geliyor bana dedi. Peki Rumble'da ne yapacaksınız dedi. Raquel o esnada geldi ve Iyo ve Rhea'ya arkadan saldırdı. Liv, Iyo'ya Codebreaker çekerken Raquel de Tejana Bomb çekti. Rhea geri dönse de o da üçe bir dayanamadı. Bir süre dirense de Liv ona Oblivion çekti. Saturday Night’s Main Event XLIII’teki kemer maçına geldiğimizdeyse Rhyio maçı tam bitirecekken Raquel geldi ve Rhea'yı ayaklarından çekerek hakemin üstüne çullanmasını sağladı. Hakem de tuşu sayamadı. Sonra Rhea'ya saldırırken Raquel, Iyo da ona uçtu ama Raquel onu da yakalayıp Powerbomb çekti ve ringe yolladı. O esnada Vaquer geldi ve Raquel'e saldırdı. Superkick ile onu seyirci bariyerlerinden dışarı yolladı. Bariyerlere çıkıp ona doğru uçtu ve Raquel'i püskürtmüş oldu. Ringdeyse mücadele devam etti. Rhea'nın Liv'i pinlemesiyle face ekip kemerini korudu. 26 Ocak Raw’da da Rhea Ripley & Iyo Sky & Stephanie Vaquer vs Judgment Day maçı yapıldı. Ripley'in Roxanne'ı tuşlamasıyla face ekip maçı aldı. Yine aynı dönemlerde Liv, Women’s Tag Team kemerleri için başarısız olsa da Judgment Day’i bir arada tutmak için çaba göstermeye devam etti. Punk ile olan mücadeleleri sonrasında kafası karışan Balor’a da aynı şovda önemli bir mesaj verdi. Balor da zaten gecenin sonunda Punk ile AJ Styles arasındaki maça karışarak Punk’a saldırdı.

Tabi bu dönemde Liv, Women’s Tag Team kemeriyle uğraşıp ana kemer mücadelesini Raquel’e bırakırken arkadan sinsi bir şekilde Royal Rumble mücadelesini de yabana atmadı. Rumble öncesi son şov olan 30 Ocak Smackdown’da Charlotte ve Alexa’yı ringde gördük. Charlotte, sen çok iyi bir takım arkadaşısın, her şeyden öte iyi de bir arkadaşsın ama yarın herkes kendi için olacak ve yarın kazanmana yardım edeceğimi mi düşündün dedi. Alexa da yardımına ihtiyacım yok ki, senin de benim yardımıma ihtiyacın yok dedi. Bunu senin elini tutarak söyleyeceğim en yakın arkadaşım, her şey seninle alakalı değil dedi. Charlotte da bu acıttı dedi. Yani arkanı dönersem beni dışarı mı yollarsın dedi. Alexa da sen yapar mısın dedi. O esnada Liv, Raquel ve Roxanne geldiler. Liv, ne tatlı ama en yakın arkadaşlar kavga ediyorlar dedi. Siz birbirinizin arkasını bıçaklamak hakkında konuşurken yarın bizden biri Rumble'ı kazanacak dedi. Alexa da yanında iki kişiyi tutmak gerçek bir plan değildir dedi. Charlotte da madem arkadaş olmadığımızı düşünüyorsunuz neden buraya gelip bunu denemiyorsunuz dedi. Liv de kabul etti. Biraz yürüdükten sonra tabii canım dedi. Yapacak daha önemli işlerimiz var dedi. Yarın Rumble var, görüşürüz dedi. Ama Aldis onları böldü. Siz Smackdown'a dahil değilsiniz ama bir kuralım var, buraya gelirseniz ringe de çıkabilecek yüreğiniz vardır dedi. Sonra da maçı resmileştirdi. Raquel kenarda kalırken maç başladı. Ama sonradan maça karışsa da Vaquer geldi ve ona yere indirip Superkick çekti. Alexa da Roxanne üzerinden Sister Abigail DDT çekip maçı takımına kazandırdı.

Rumble’a geldiğimizdeyse Liv’in planlarının adım adım işlediğini gördük. Tüm ekip beraber gözükürlerken bunu avantaja çeviren Liv, Royal Rumble 2026’nın galibi oldu ve kariyerine önemli bir başarı ekledi. Bunu yaparken maç içerisinde kendisini defalarca kez koruyan Raquel’i son dörde kaldıklarında arkasından eleyen Liv, bunu bile isteye yaptı ve hatta bundan keyif aldığı bile görüldü. Raquel ile olan arkadaşlıkları Judgment Day’in de geçmişine uzanırken Liv, tüm bunları hiçe saydı. Zaten geri döndüğünden bu yana Raquel’in kemer mücadelesi döneminde ona yardım etmek ister gibi görünüp sonra yalnız başına bir şeyler başarması için onu cesaretlendirirken en sonunda kendisi aradan sıyrılıp Rumble’ı kazandı ve Wrestlemania’daki yerini de garantilemiş oldu. Rumble sonrasındaki 2 Şubat Raw’da Dominik geri dönerken Liv ile beraber ringe geldi. Liv, şu anda Wrestlemania rakibim olarak kimi seçeceğimi merak ediyorsunuz değil mi dedi. Biraz daha beklemeniz gerek çünkü bu çok büyük bir karar ve acele etmek istemiyorum dedi. Smackdown'a da gidip tüm seçeneklerimi değerlendirmek istiyorum dedi. Ama emin olduğum bir şey var ki bu gece yeni bir şampiyonumuz olacak dedi. En yakın arkadaşım, kardeşim, güçlü ve yetenekli Raquel için ayağa kalkın dedi ve Raquel geldi. Liv, Raquel'e oldukça iyi davranırken Raquel de ona güleryüzlü davrandı. Mikrofonu aldı ve Judgment Day için harika bir hafta oldu dedi. Senin Royal Rumble'daki zaferini kutlarken sanki bir şeyleri konuşmayı atlıyoruz dedi. Liv de bilmezlikten geldi. Raquel de direkt sordu; beni neden eledin dedi. Liv de seni bu dünyadaki herkesten çok iyi tanırım dedi. Bildiğim bir şey var ki sen bencil bir insan değilsin dedi. Bir kemer şansın zaten vardı, şimdi benim de var dedi. Çünkü Judgment Day için bir galibiyet demek hepimiz için bir galibiyet demek değil mi dedi. Raquel de ona hak verdi. Ama bu gece arkada kal dedi. Çünkü Vaquer'e karşı galibiyetim daha tatlı olacak, kendi başıma o kemeri almak daha güzel olacak dedi. Liv de ona destek verdi. Sonra da Raquel ve Stephanie Vaquer arasındaki kemer maçı başladı. Liv arkada durması gerekirken geldi ve kemeri Raquel'e vermek istedi. Raquel'in dikkati dağılırken Vaquer arkadan ona saldırdı. Sonra Liv'i de aşağı yolladı. Maç Street Fight maçı olduğu için Raquel'i masaya yatırdı. Ama bu kez Roxanne geldi, ona da kafa atarak dışarı yolladı. Raquel toparlanırken iki isim turnbackle'da kapıştılar. Raquel, Powerbomb ile Vaquer'i masaya atmak isterken Vaquer, Hurricanrana ile Raquel'i masaya yolladı. Sonra da Corkscrew Splash çekti. Tuşa gidip kemerini korudu. Böylece bu uzun süren feuddan galip çıkan Stephanie Vaquer, Raquel tehdidinden kurtulmuş oldu.

6 Şubat Smackdown’da Liv, Rumble seçeneklerini değerlendirmek için bu kez Smackdown'a geldi. Jade, Rumble'ı kazanman umurumda değil dedi. Burada olmanı da takmıyorum dedi. Kendimi netleştireyim, eğer beni seçersen Wrestlemania'da seni tekmelerim dedi. Raquel de Liv'in yanında dururken Jade bu kez de ona taktı, ne bakıyorsun diye sordu. Liv de kahkahayı patlattı. Çok komiksin Jade dedi. Eğer sen olsaydım, ağzımdan çıkanlara dikkat ederdim dedi. Çünkü ben kolayca Vaquer'i seçip kemeri ondan alırım, Raquel de seni yenip kemerini almaktan geri durmaz dedi. İkimiz de şampiyon olarak ayrılırız dedi. O esnada Jordynne Grace geldi. Grace öncelikle tebrik ederim Liv dedi. Wrestlemania'da kemer maçını elde etmek için yapman gerekeni yaptın dedi. Eğer burayı seçersen, Vegas'ta bana karşı mücadele etmek zorunda kalabilirsin dedi. Liv yine güldü. Burada yenisin biliyorum ama kim olduğunu sanıyorsun da gelip beni bölüyorsun dedi. Ben gelmiş geçmiş en büyük Rumble galibiyim dedi, o esnada Jade ve Grace birlikte çeneni kapat diye bağırdılar. En başından beri orada duran Aldis devreye girdi ve tartışmayı bitirdi. Geçen hafta olduğu gibi Smackdown'da olman mutluyum dedi Liv'e. Eğer konuşabiliyorsan, kavga da edebilirsin dedi. Sonra Tag Team maçını ayarladı. Maç içinde Cargill, yanlışlıkla Grace'e vururken Cargill hiç de gocunmadı. Raquel de Cargill'e vurmak isterken istemeden Liv'e Big Boot çekti. Raquel ve Jade yüzleşirlerken Grace arkadan gelip Raquel'i Jade'e doğru itti. Sonra da Raquel üzerinden roll-up'a gidip pin'i takımı adına aldı. 9 Şubat Raw’da Liv ve Dominik'i ringe gördük. Liv, geçen hafta Vaquer ve Cargill'in dikkatini çektim dedi. Benden korktuklarını biliyorum çünkü kimi seçersem seçeyim kemerini kaybedecek dedi. Dom sözü alacaktı ama Vaquer'in müziği çaldı. Çok fazla konuşuyorsun Liv dedi Vaquer. Sonra İspanyolca konuştu. Liv de Dominik'e ne söylediğini sordu. Dominik de bence sana söylediklerini söylememeliyim dedi. Merak etme bu işi ben halledeceğim dedi ve o da Vaquer'le İspanyolca konuşmaya başladı. Ona ne söyledin diye sordu Liv. Vaquer de yanımda küçük bir kaltağın olduğunu söyledi dedi. Dom bunu reddederken Liv de İspanyolca konuşamıyorum ama yalancı olduğunu biliyorum, madem erkeğimin dikkatini çektin o zaman sana üzerimde olan "Hot girls love Dominik" t-shirt'ünü vereyim dedi. Ama bence sen bunu giyebilecek yetkinlikte değilsin dedi. Vaquer de umarım beni seçersin, ben de Wrestlemania'da kıçını tekmelerim dedi. Giderken Liv onu durdurdu. Benim acele edip karar vermemi istiyorsun ama öyle yapmayacağım dedi. Eğer sevmediysen ağlayabilirsin "puta" dedi. Vaquer iyice sinirlenirken Dominik yanına geldi ama Vaquer ona da tokat atıp gitti. 13 Şubat Smackdown’da Jade ve Grace arasındaki kemer maçı için Jade anons edilirken Liv'in müziği çaldı ve Liv, Dominik ve Raquel geldiler. Liv affedersiniz derken Dominik de çok uzun sürmeyecek dedi. Sevgilimi o kadar iyi tanıyorum ki bu maçı yakından izleyeceğini biliyordum dedi. Liv de tabi ki de, keza Jade şampiyon olarak 100 günü aştı ve bu çok büyük bir olay dedi. Dominik de ben de muhteşem bir duble şampiyon olarak, romantik bir özel Sevgililer Günü planı yaptım dedi. Sonra da hadi hazırlayın dedi. Görevliler de ringin kenarına masa ve sandalyeler getirdiler. Liv de Dominik sen gelmiş geçmiş en iyi erkek arkadaşsın dedi. Benim akşam yemeklerini ve şovları sevdiğimi biliyor dedi. Bizi umursamayın, biz sadece burada oturup sakince Wrestlemania rakiplerimin birbirlerini parçalamalarını izleyeceğiz dedi.  Liv, Dom ve Raquel de Sevgililer Günü kutlaması için ring kenarında maçı izlediler. Bir yandan da yemek yediler. Özellikle Dominik'in bayıldığı tavuk nugget'larını gördük. Bir masada da kocaman bir gül buketi gördük. Maç içinde Jade bir ara masaya gidip nugget'lardan yedi. Dom da bir ara üzerinde kendi resminin olduğu bir şampanya şişesi çıkardı. Maçın sonunda Jade de kemerini korumayı başardı. Maçan sonra Jade, Liv'in yanına giderken eğer Wrestlemania'da beni seçmiş olursan görürsün dedi. Liv de ona öpücük yolladı.

16 Şubat Raw’da Cole'un arka alanda Liv Morgan ile yaptığı röportaj ekranlara geldi. Cole, Liv'e Wrestlemania tercihini sorarken Dominik geldi ve Liv'in yanına oturdu. Liv senin geleceğini bilmiyordum deyip Dom'u öptü. Cole da seni kim davet etti bilmiyorum ama sorumu Liv'e yineliyorum dedi. Liv de hiç öylesine konuşmayacak mıyız, neyse sorun değil tercihimi yaptım dedi. Ama sonra şaka yaptım tabii ki dedi. Herkesin böylesine tercihimi soruşunu görmek çok komik dedi. O yüzden biraz daha düşüneceğim dedi. 10 yıllık sıkı çalışmam, bu anı boşa harcamak için değildi elbet dedi. O esnada da Vaquer geldi. 10 yıllık çalışma mı dedin dedi. Sen mi boş çalışıyorsun, saçmalık dedi. Tüm bunları İspanyolca söylerken Dominik ona cevap vermeye çalıştı. Ama Vaquer devam ederken sana her şey altın tepside sunuldu; en iyi antrenörler, sağlık hizmeti... sen hiçbir şeyi feda etmedin dedi. Ben güreşin hiç olmadığı bir yer olan Şili'de doğdum dedi. Dünyanın her yerini dolaştım dedi. Japonya, Meksika, Latin Amerika, Avrupa dedi. Her yeri fethettim dedi. Dominik o hiçbir şeyin arkasına saklanmaz derken Vaquer devam etti, Dom da bu esnada her şeyi Liv'e çevirdi. Judgment Day'in arkasına saklandığın için kendinden utanmalısın dedi. Bir adamın arkasına saklandığın için kendinden utanmalısın dedi. Bense cehenneme gittim ve orayı kendi yerim haline getirdim dedi. Yaptığım her şeyi WWE'ye gelmek ve şampiyon olmak için yaptım dedi. Bu kemer benim için sadece bir kemer değil, tüm fırsat elde edemeyen kız çocukları için kazandım bunu dedi. Eğer beni seçersen kazanamazsın dedi. Çünkü sana gerçek şampiyonun ne olduğunu gösteririm dedi. Vaquer bunları söyleyip giderken Liv de etkilenip ağladı.

23 Şubat Raw’a geldiğimizde de Liv sonunda kararını açıkladı.  Liv, Dominik ile ringe gelirken Jade ve Vaquer'e karşı kararını açıklamaya başladı. Kararımı vermem için büyük bir sabırla beklediniz dedi. Artık hazırım ve kararımı verdim dedi. Ama öncelikle içimden atmam gerekenler var dedi ve Vaquer'in yanına gitti. Geçen haftaki sözlerin beni oldukça sarstı dedi. Bu şekilde hassas olmaya alışkın değilim dedi. Söylediklerinin hepsini hafta boyunca düşündüm dedi. Haklısın dedi. Ne kadar bencil olduğumu fark etmemiştim, sadece kendimi düşündüğümü de dedi. Ne kadar ayrıcalıklıymışım dedi. Bana on yıl boyunca en iyi sağlıkçılarla, koçlarla, en iyi şartlarda çalıştığımı söyledin ki bu durumda bile ben ne kadar zorlanıyorum diye düşünüyordum dedi. Doğrusu senin hikayeni bilmiyordum dedi. Seni de tanımıyordum dedi. Buraya on yıl boyunca gelmek için ne kadar savaştığını bilmiyordum dedi. Şimdi hikayeni biliyorum ve senden özür diliyorum dedi. Sen bir şampiyonsun çünkü sen aşman gerekenleri aştın dedi. Ama şimdi kendi hikayeme odaklanmalıyım, konusu açılmışken dedi ve Jade'e döndü. Ama aniden dönüp Vaquer'e mikrofonla vurdu. Sonra da ona saldırmaya devam etti. Bir de Oblivion çekti. Sonra da kemeri yukarı kaldırdı.

Rumble kazananı Liv, Raw tarafını seçip Vaquer ile mücadeleye girecekken işin Jade, yani Smackdown tarafını belirlemek için gözler Elimination Chamber’a çevrildi. Raquel çembere girip Wrestlemania’ya gitme yollarını ararken maçta da oldukça etkili bir performans gösterdi, hatta aynı anda Asuka ve Kiana James’i elemeyi başardı. Fakat maçın sonunu getiremedi. Yine de Rumble öncesindeki kemer mücadelesi, kemer mücadelesinde Liv ile yaşadığı sürtüşmeler, Liv’in onu Rumble’da elemesi, Liv’in bunun üstüne bencilliğine devam etmesi, Raquel’in ise yükselmek için mücadelesi derken buradan bir şeyler çıkması için aslında iyi bir ortam oluşmuş oldu. Öte yandan Liv, Vaquer ile mücadelesine de devam etti. 2 Mart Raw’da arka alanda Liv'in bir videosu ekranlara geldi. Stephanie'ye seslendi ve geçen haftaki olayları açıklama fırsatı istediğini söyledi. Beni yargılamak istedin, beni küçük düşürdün, sanki benim hakkımda her şeyi biliyormuşsun gibi dedi. Hiçbir şey bilmiyorsun, buraya gelmem için neler yaşadığımı bilmiyorsun dedi.  Haklı olduğun bir şey var ki ben ayrıcalıklıyım dedi. 20 yaşında WWE ile anlaştığım için özür dilerim dedi. Sense ilk denemende reddedildin, üzgünüm dedi.  Ben en iyilerin de en iyileriyle çalışırken sen kötü yerlerde, bozuk ringlerde güreştiğin için özür dilerim dedi. Bunlar neden oldu biliyor musun dedi. Çünkü ben bir yıldızım, benim senin gibi konuşabilecek ve dayanabilecek tek şeyim geçmişim değil dedi. Bu zamana kadar olanlardan sonra bile sende biraz olsun kendimi gördüm dedi. Sen yeteneklisin, çalışkansın, iyi bir şampiyonsun dedi. O yüzden sana bir şey yapacağım dedi. Wrestlemania'da sana hayatının ayrıcalığını vereceğim dedi. Tarihin en büyük Royal Rumble galibiyle, 6 kez şampiyon olmuş, Crown Jewel kemeri almış, MITB kazananı ile ringe çıkacaksın, yani Liv Morgan ille dedi. Bana dair öğrenmen gereken her şeyi öğreneceksin dedi. 9 Mart Raw’da bu kez Stephanie Vaquer'in bir videosu ekranlara geldi. Geçen hafta söylediklerini duydum dedi Liv'e. Sen 20 yaşındayken WWE seninle anlaşma imzaladı ve pişman olmadı dedi. Sahip olduğun tüm ayrıcalıkları ve öğrenme imkanlarını gördüm dedi. En iyilerden kaptığın tüm yeteneklerini de gördüm dedi. Beni rahatsız eden şey o aptal gülüşün değil dedi. Tüm bu imkanlara sahipken onları kullanma konusunda da fazlaca küstahsın dedi. Arkanda çöp bir adam var, yanında da tüm kirli işlerini yapan arkadaşların dedi. Bundan gurur mu duyuyorsun dedi. Şunu bil ki, ikimizin de ayrıcalıkları var dedi. Ben beni ben yapan şeylerden gurur duyuyorum dedi. Sen yanında kişilerle donatılmışken bense cehennem kaplıyım dedi. Buraya gelmek için farklı yollardan geçtim ama ikimiz de burada olmak için yetenek sahibiyiz dedi. Aramızdaki fark, sen tembelleştin dedi. İşin komik tarafı ben seni senden daha iyi tanıyorum dedi. Seni kayda değer bir rakip olarak görüyorum ama sen kendini ucuz bir sarışın olarak görüyorsun dedi. Her zaman şampiyon olmak için kolay yollar kovalıyorsun dedi. Umarım bu zamana kadar yanında olanlardan dersini almışsındır çünkü Wrestlemania'ya kanımı, terimi ve tüm tecrübemi getireceğim dedi. Bunları tarih yazmak için kullanmaya devam edeceğim dedi. Aynı şovda Women’s Intercontinental kemeri için #1 Contender’ı belirlemek adına Gauntlet maçı yapılırken Liv, Raquel’e yardım etmek istedi ama Vaquer onu engelledi. Raquel de bu sebeple elenmiş oldu. Bu arada aynı şovda Judgment Day’in bir kısmının dağıldığını, ekibin Balor’ı defettiğini de gördük.

16 Mart Raw’da Stephanie Vaquer vs Raquel Rodriguez maçı izledik. Liv Morgan da maçı kenardan izledi. Hatta ring kenarına da çıkıp dikkat dağıttı. Ama Vaquer'in yardımına Iyo koştu. Iyo, Morgan'ı kovalamaya başlarken Raquel geldi ve Iyo'yu spiker masasına yolladı. Vaquer de geldi ve ring dışındaki Raquel'e uçup Morgan'a Superkick çekti. Sonra da bariyerlere yolladı. Ardından da Raquel ve Vaquer arasındaki mücadele geri ringe taşındı. Stephanie de ani bir roll up ile maçı aldı. 23 Mart Raw’da Dominik ve Liv ringe gelirken, Intercontinental maçı için ringe gelirken Vaquer geldi ve arkadan Liv'e saldırdı. Dominik ayırmak istese de ona da vurdu.  Liv de karşılık verince ortalık karıştı. Liv boşlukta üstünlüğü alıp Vaquer'in kafasını dijital ekranlara vurdu. Ama Vaquer de karşılık verdi ve kavgaya devam ettiler. 30 Mart Raw’da Liv, ringde Vaquer'e seslendi. Sen bittin artık dedi. Bana saldırmanda sorun yok ama aileme, Dominik'e saldırman... şaşırdığımı söylemem çünkü senin burada ailen yok değil mi dedi. Sen, benim yakınlarımın arkasına saklandığımı söylüyorsun ama bulduğun her fırsatta bana arkadan saldırıyorsun dedi. Neyden korkuyorsun dedi. Benimle birebir yüzleşemiyor musun dedi. Geldiğin yerden nasıl gurur duyduğunu biliyorum ama ben de buradan geldim dedi. Annem bana insanların beni kullanmaması gerektiğini öğretti dedi. Senin annen dedi ve İspanyolca bir şeyler söyledi. Sonra da onu çağırmaya devam etti. En sonunda Vaquer sinirle ringe yöneldi. İki isim ringde birbirlerine girdiler. Vaquer Superkick ile üstün çıkarken ringe sandalye getirdi. Ancak Roxanne Perez geri dönerken Vaquer'e arkadan saldırdı. Liv'le beraber Vaquer'e girişmeye devam ettiler. Liv de sandalyeye doğru Vaquer'i Oblivion'ladı. 6 Nisan Raw’da arka alanda Judgment Day'i kendi aralarında konuşurlarken gördük. JD esas endişelenmemiz gereken şey aptal babanın yine kemer maçı hakkı edinmesi dedi. Dom da onu düşünmüyorum, sen zaten IC kemerini buraya getirirsin, sonrasında da onu ben hallederim dedi. Pearce'la konuşalım hadi dedi ve ayrıldılar. Liv ve Raquel yalnız kalırlarken Roxanne yanlarına geldi. Liv de Raquel'den izin isteyip Roxanne ile yalnız konuşmak istedi. Geçen hafta Stephanie'ye yaptıkların için çok teşekkür ediyorum dedi. Ama bir kişi hakkında konuşmamız gerek dedi, Roxanna da Finn mi dedi, Liv de evet dedi. Seni o buraya getirdi, bunu biliyorum dedi. Ama sırtını bize döndü, bizim yaptığımızsa ona karşı yapmamız gerekendi dedi. Bunu anlıyorsun değil mi derken Vaquer arkadan Liv'e saldırdı ve o da Roxanne'a çarptı. İkisi de birbirleriyle çok kötü çarpıştılar. Stephanie bir de Liv'i televizyona doğru fırlattı. 13 Nisan Raw’da ring içerisinde Vaquer ile röportaj yapıldı. Ama çok geçmeden Liv, arkadan Vaquer'e saldırdı ve ikili birbirlerine girdiler. Liv mikrofonu aldı ve Vaquer'i çağırdı. Sonra da annenin çöp olduğunu biliyordum ama bir şey yetiştirdiğini düşünmemiştim dedi. Vaquer de Wrestlemania'yı beklemiyoruz dedi ve ringe daldı. Yine birbirlerine girerlerken görevliler ayırmaya çalıştılar. Zorla da olsa ayrıldılar.

Görüldüğü gibi bu feudda işlenen ana temanın, Stephanie’nin uzun ve dikenli yollarla WWE’ye gelişiyle Morgan’ın seçilmiş biri olarak buralarda oluşu ve hep şansının yaver gitmesi. Yani bir tarafta çalışkan biri, diğer tarafta ayrıcalıklı biri var gibi görülüyor. Genelde böyle feudlarda iyi olan tarafın kazandırılması gibi bir durum karşımıza çıkıyor. Mevcut Raw roster’ı için çıkabilecek en güzel maçlardan biri de çıkmış durumda. Bu ikiliyi karşılıklı olarak ringde hiç beraber izlemedik. Bu yüzden oldukça da güzel bir maç ortaya çıkabileceğine dair inancım var. Yeni, taze bir feudun sonucunu izleyeceğiz. Benim süreçte tek anlamlandıramadığım nokta Raquel’in bir türlü Liv’in ondan avantaj elde etmeye çalışmasına tepki göstermemesi oldu. Halbuki Raquel, yılın başlarında aynı kemer için aynı kişiyle mücadele ediyordu. Rumble’da yine şansını denedi ama o şans, bizzat Liv tarafından alındı. Bunun bir sonucunun hala olmaması bence çok saçma bir olay. Hazır Finn de bir tepki göstermişken bunun bir karşılığının olmasını beklerdim doğrusu. Kim bilir, belki de burada görürüz bunu. Ben bu sebeple Vaquer’den yana kullanacağım tahminimi. Hikayenin işleniş biçimiyle beraber Vaquer, sıfırdan gelip bir Wrestlemania zaferi kazanarak hikayesini tamamlayacak bence.

Tahmin: Stephanie Vaquer

 

Singles Match for the WWE Women's Intercontinental Championship
AJ Lee(c) vs Becky Lynch

AJ Lee’nin WWE’ye ve ringlere 10 yıl aradan sonra dönüşünün ardından bu feudun Wrestlemania’ya taşınacağı çok barizdi. Zaten bir önceki PPV olan Elimination Chamber’daki maçlarında bu işin Wrestlemania’da sona ereceğini düşündüğümü de söylemiş, ikilinin feudunun başlangıçtan günümüze gelişine de fazlasıyla değinmiştim. Ancak o maç için tahminimi yaparken ben AJ’in kemeri burada alacağını öngördüğüm için Becky’de yana bir oylama yapmıştım. Ek olarak AJ’in hem Wrestlepalooza’da hem de Survivor Series’te Becky’i pes ettirmesinin ardından, bir de arada Becky’nin kemeri Maxxine gibi bir isme kaybetmesini sağlamasının ardından hiç değilse bir kereliğine Becky’nin üstün çıkabileceği bir maç olmasını da dilemiştim. Elimination Chamber şovu her ne kadar AJ’in eşinin yani CM Punk’ın memleketi Chicago’da yapılsa da tüm bu sebeplerden ötürü Becky’nin kemeri koruması gerektiğine inanıyordum. Ancak AJ, üçüncü kez Becky’i pes ettirerek kemerin yeni sahibi olmayı başardı. Burada ben Becky’e biraz haksızlık yapıldığını düşünmekle beraber bu feudu buraya uzatmak için yapılan bir tercih olduğunu da düşünüyorum. Tabi bunu yapmanın farklı yolları da olabilirdi elbette ama Chicago’da hem AJ’e hem de Punk’a özel bir an yaşatmak istenmiş olunabilir. Neticesinde o şovun ardından da burada rövanş maçıyla bu feudu bitiriyoruz.

Geçen yazıda detaylı bir şekilde üstünde dursak da yine konuyu buraya bağlamak için kısa bir özet geçmek iyi olabilir. Geçtiğimiz Wrestlemania döneminde Seth, Punk ve Roman birbirleriyle feuda girerlerken Punk ve Roman arasında resmen Heyman’ı paylaşamama durumu ortaya çıkmıştı. Heyman da bu kargaşadan oldukça yıpranırken çareyi Seth Rollins’in tarafını seçmekle bulmuş ve ilk gecenin main event’inin Seth tarafından kazanılmasını sağlamıştı. İki isim yanlarına Bron Breakker’ı ve zamanla Bronson Reed’i de alarak The Vision’ı kurmuşlardı. Yeni bir dominasyon yaratmak isteyen Seth, yanındaki isimlerin de varlığıyla ana kemerin de peşinden koşmayı ihmal etmemişti. Bu noktada Punk ile olan ve Wrestlemania öncesine kadar dayanan uzun süreli feud’una devam ederken Money in the Bank’i kazanarak kendini garantiye almıştı. SummerSlam döneminde de ana kemer Gunther’deyken CM Punk #1 Contender olmuş, Seth ise bir önceki Saturday Night's Main Event’te LA Knight ile yaptığı maçta gerçekten sakatlanmış gibi davranmıştı. SummerSlam’de Punk kemeri ele geçirirken birkaç dakika sonra Seth, sakatlığının fake olduğunu göstermiş ve cash-in yaparak Punk’ın kemerini ele geçirmişti.

SummerSlam’e kadar Seth bu işlerle uğraşırken Becky ise Wrestlemania’nın ikinci gecesinde ringlere geri dönmüş ve Tag Team mücadelesi için Bayley’in sakatlığında takım arkadaşı arayan lyra Vakyria’nın yanında olmuştu. İki isim aynı gece Liv ve Raquel’i yenerek Tag Team kemerlerini ele geçirmişlerdi. Raw after Mania’daysa Liv ve Raquel kemerleri geri alırlarken Becky, Lyra’ya saldırarak heel turn yapmış ve uzun bir süre devam edecek olan Lyra’nın Intercontinental kemeri için feuda başlamışlardı. Bu mücadele sonucunda kemeri ele geçiren Becky, SummerSlam’de de kemerini korumayı başarmıştı. Bir sonraki PPV olan Clash in Paris’e geldiğimizdeyse şovun başında Roman Reigns, Bronson Reed’i yenerken maçtan sonra Bron Breakker ve Reed, kendisine saldırmışlardı. İşler ileriye doğru giderken Pearce, her iki ismi de cezalandırıştı. Gecenin main event’inde SummerSlam döneminde yaptıkları sebebiyle cezalandırılan Seth Rollins, kemerini Jey Uso, LA Knight ve CM Punk’a karşı korumak zorunda kalmıştı. Reed ve Breakker’ın da olmamasıyla Vision desteğinden mahruz kalan Seth, çareyi eşi Becky’i kullanarak bulmuştu. Gecenin sonunda Punk’a Low Blow çeken Becky, eşi Seth’in kemerini korumasını sağlamıştı. Sonrasında takip eden haftalarda da Punk’ın kendisine saldırmayacağını bilerek onu kışkırtmış ve hatta ona tokat dahi atmıştı. Tüm bunların sonucunda 5 Eylül Smackdown’da AJ Lee, 2015 yılının ardından ilk kez WWE ekranlarında gözükerek return yapmış ve eşi CM Punk’ı koruyarak Becky’i hedef almıştı. Bu dört ismin içerisinde yer aldığı bu feud sonucunda Wrestlepalooza’da Mixed Tag Team maçı ayarlanmış ve AJ Lee, Becky’i pes ettirerek maçı takımına kazandırmıştı. İlerleyen dönemde Seth Rollins, Crown Jewel şampiyonu olup sonrasında Vision’ın ihanetine uğrayıp kemeri boşa çıkarırken, CM Punk da boştaki ana kemeri almayı başarmıştı. Dolayısıyla Becky ve AJ ikilisinin feudları eşlerinden bağımsız bir şekilde gerçekleşmeye devam etmişti.

AJ Lee, genellikle part timer olarak takılırken Becky ise kemeri için aday olan Maxxine Dupri ile feuda girmişti. Maxxine, güreş dünyası içerisinde kendisini kabul ettirmeye çalışan rookie bir isimken Becky ile aralarında çok ciddi bir sıklet farkı bulunmaktaydı. Bunun farkında olan Becky, rakibini çokça kez küçümserken Maxxine ise fazlasıyla mücadeleci bir tavır ortaya koymuştu. Haftalar süren feud sonucunda 17 Kasım Raw’da Maxine, Becky’i yenerken AJ Lee ise Becky’nin kemeri kaybetmesine sebep olan yegane isim olarak karşımıza çıkmıştı. Lee ve Becky arasındaki feud yeniden alevlenirken her iki isim de Survivor Series War Games’in birer parçası olurlarken AJ, bir kez daha Becky’i pes ettirmiş ve maçı takımına getirmişti. Becky üst üste gelen kötü şeylerin ardından tekrardan kemerini kazanmaya odaklanırken nihayetinde 5 Ocak Raw’da Maxxine’i yenerek kemerini geri almayı başarmıştı. 19 Ocak Raw’da bir kez daha karşı karşıya gelirlerken Natalya’nın ya da yeni ismiyle Nattie’nin Maxxine’e ihanetiyle Becky kemerini korumayı başarmıştı. Ancak Becky için Maxxine’den daha büyük bir tehdit vardı. 9 Şubat Raw’da AJ Lee yeniden ekranlara gelirken Becky ile yüzleşmiş ve ikili Elimination Chamber için maç yapma konusunda anlaşmışlardı. Elimination Chamber’daki maçta maçın hakeminin Becky'nin daha önce sorunlar yaşadığı Jessica Carr olduğunu gördük. Becky hakemin görmediği bir anda turnbackle'ın üst korumasını çıkardı. Ama hakem onun eksikliğini görüp yenisini takmak istedi. O esnada ikili hakeme çarptılar ve hakem takamadı. Sonra da Becky istemeden hakeme tekme attı. AJ de Becky'i pes ettirdi ama hakem görmediği için maç devam etti. Becky de sonrasında üstünlüğü aldı. Hakem yerdeyken ring altından sandalye çıkarıp ringe attı. O esnada AJ toparlandı. İşler ringe taşınırken Becky, sandalyeye doğru DDT çekti. Sonra da Man Handle çekti, tuşa gitti ama AJ kalktı. Becky sinirle çıkardığı turnbackle'a AJ'i vurmak isterken hakem engelledi. AJ de Becky'i rollupa aldı ama Becky kalktı. Sonra Becky, AJ'e atladı ama AJ çekilince hareket turnbackle koruması çıkmış köşeye gitti. AJ de Black Widow bağlayıp Becky'i pes ettirdi. Böylece AJ, kemeri Becky’den almayı başardı.

2 Mart Raw’da yeni şampiyon AJ Lee ringe geldi. Buraya nasıl geldik bilmiyorum dedi. WWE'ye sadece Becky'nin burnundan kıl almak için gelmiştim ama bir şekilde kemerini aldım dedi. Dürüst olayım, hala bu işi yapabileceğimi bilmiyordum dedi. Ama siz bunu biliyordunuz dedi. Bana inandınız, 10 yıldır da arkamdasınız dedi. Bazı insanların beni unutmanızı istediği zamanlarda hatırladınız dedi. En iyi halimle güreşebileceğimi siz bana inandırdınız dedi. Becky en iyilerin en iyisi ama onu yendim dedi. Hayatımın savaşını versem bile -ki bunu kanıtlayacak yaralarım var- hala şampiyon klasmanında olabileceğimi gördüm dedi. Ben hala düşündüğüm kişiyim dedi. Artık Becky arkamda kaldığına göre, önümüzdeki Wrestlemania'ya bakalım dedi. Ama o zamana kadar beklemeyeceğim, savaşan bir şampiyon olacağım. Bir kemeri tutalı 12 yılı aştı, bunu bana bir ödül verilmiş gibi düşünmeyeceğim ve vaktimi de boşa harcamayacağım dedi. Birkaç hafta soyunma odasından birkaç kişiyle kapışabileceğimi düşündüm dedi. Bu güzel şey omuzumda olduğuna göre onlar da aynı histedirler dedi. O yüzden siz de şampiyon klasmanında olduğunuzu düşünüyorsanız, favori güreşçinizin favori güreşçisine karşı denemek istiyorsanız gelin dedi. Çünkü bir sonraki sefere ringde olduğumda bu kemeri koruyor olacağım, o yüzden gelin dedi. 9 Mart Raw’da yapılan Gauntlet maçını kazanan Bayley, Women’s Intercontinental için #1 contender oldu. 16 Mart’ta iki isim kemer için karşı karşıya gelirlerken AJ, Black Widow ile Bayley'i pes ettirip kemerini korudu. Maçtan sonra Becky geldi ve AJ'e arkadan saldırdı. Girişin oradaki dijital ekranlara Lee'yi fırlatıp saldırmaya devam etti. Sonra da bariyerlere yollayıp tekmelemeye devam etti. Sonra da kemerle AJ'in suratına vurdu. Kemeri havaya kaldırıp AJ'in üstüne bırakarak ayrıldı.

23 Mart Raw’da AJ konuşurken seyircilerin arasından Becky gözüktü. AJ, temiz oynamamayı seviyorsun değil mi dedi. Çünkü ne zaman bu ringde karşılaşsak sana köpek muamelesi yaptım dedi. Yine rezil olmak istemiyorsun, bunu anlıyorum ama yine olacaksın dedi. Anca bu şekilde hayatımdan defolup kemerimin peşini bırakacaksın dedi. Belki bir kez daha seni küçük düşürüp, tüm dünyanın gözü önünde seni pes ettirmeliyim dedi. Kazandın, sana jenerasyonumuzun neden en iyisi olduğumu göstereceğim dedi. Belki de neden en sevdiğiniz güreşçinin en sevdiği güreşçisi olduğumu gösteririm, kızının bile dedi. Sana istediğini vereceğim dedi ve Wrestlemania'yı işaret etti. Becky de tuzağıma düştün dedi. Cuma'dan Pazar'a ışıldayabilirsin ama Wrestlemania benim alanım dedi. Ben orada The Man oldum dedi. Sen 11 sene önce Wrestlemania'da güreşmiştin değil mi dedi. Ne oldu sonrasında dedi. Ofise gidip istifanı sundun ve on yıl boyunca senden haber alamadık dedi. Endişelenme, Vegas'ta kemerimi aldığımda seni bu beladan kurtaracağım dedi. Seni bitireceğim ve senden yine haber alamayacağız dedi. Big Time'a hoş geldin dedi.

6 Nisan Raw’da arka alanda Cole'un Lee ile röportajını gördük. Cole, ona Wrestlemania duygularını sordu. Lee de çok gerçek dışı geliyor derken Becky onu böldü. İlk olarak Cole'a salladı, WWE tarihinin en kötü gazetecisi işte burada, yine saçmasapan soruları soruyor, 29 yılda olduğu gibi dedi. Cole da umursamadı ve gitti. O gidince Becky, Lee'nin karşısına oturdu. Onun söylediği tek doğru şey senin burada oturuyor olman dedi. Çünkü son Wrestlemania'nı hatırlıyorum, sen de beni hatırlıyor musun dedi. O zamanlar NXT'den genç bir isimdim dedi. Seni gördüm sen de tüm sahteliğinle bana sarılmıştın dedi. Gözlerinde görmüştüm o gerginliği dedi. Ama Wrestlemania'ya çıkıyorsun diye değil çünkü orada yerine geçebilecek birini görmüştün dedi. Sonraki gün de ayrıldın, zaten senin yerini alacağımı biliyordun dedi. Wrestlemania, Elimination Chamber gibi olmayacak dedi. Artık ev sahibi avantajın yok, çünkü Wrestlemania benim evim dedi. Lee de beni küçümsemeye devam et dedi. Tüm kariyer boyunca herkes zaten bunu yaptı dedi. İster inan ister inanma, seninle gurur duyuyorum dedi. Becky de dalga mı geçiyorsun, buna ihtiyacım yok dedi. Lee de çeneni kapat çünkü hala konuşuyorum dedi. Bu iş için, soyunma odası için yaptıklarından ötürü gurur duyuyorum dedi. Sen tarihe geçtin dedi. Ama bunlar, bensiz olmazdı dedi. Çünkü o aştığın dağları zaten ben yarattım dedi. Çıktığın o merdivenlerdeki engelleri senin için ben yıktım dedi. Ben yenisiyle değiştiremeyeceğin biriyim, çünkü 10 yılın ardından bu şirket hala beni arıyor dedi. Seyirciler de beni unutmadılar dedi. Kim olduğumu biliyorum, ben şampiyonum, en sevdiğin güreşçinin en sevdiği güreşçiyim, seyircilerin de öyleyim dedi. Eve gittiğinde küçük kızınla yatağa gideceksin, eğer ona en sevdiği güreşçiyi sorarsan Becky Lynch demeyecektir, AJ Lee diyecektir dedi. Wrestlemania'da görüşürüz dedi ve gitti. Becky de oldukça sinirli göründü.

Bu maç için tahmine geçersek, doğrusu AJ’in Elimination Chamber’da kemeri alması, ben de ciddi soru işaretleri uyandırdı. Wrestlepalooza, Survivor Series ve Elimination Chamber’ı sayarsak üst üste üç kez Becky’i pes ettirdi. Yani karşısında Ivy Nile, Maxxine Dupri gibi bir isim yok ki sürekli pes ediyor olsun. Ben bu sebeple bunu fazlasıyla yadırgıyorum. Burada da kemerle çıkarsa Becky’i üst üste dördüncü kez pes ettirmiş olacak. Bu birinci konu. İkinci konuysa Elimination Chamber’da AJ Lee’nin kemeri alması. AJ, hem eşinin memleketinde kemeri almış oldu, hem de bu feud için bir rövanş mücadelesi olma ihtimalini ortaya çıkardı. Ayrıca feudu da uzattı. Şu an bile AJ’in her hafta olmadığı bir ortam var. Ben WWE’de bundan sonrasında ne kadar bir süre devam edebileceği konusunda tereddütlerim var. Eğer devam edecek olsaydı kısa vadede, sanki AJ’in kemer alışı Wrestlemania’ya saklanırdı gibi geliyor bana. Ben bu yüzden Becky’nin artık sonunda kazanacağını düşünüyorum. Ne olursa olsun Becky gibi bir isim, üst üste dört kez kimseye pes etmemeli. Çizilen karizmasını da burada kurtarmalı diye düşünüyorum. Bu feud burada her türlü bitecek. Bittiğinde de AJ, Becky’i üç kez pes ettirmiş ancak sonunda kazananın Becky olduğu bir şey görüyor olmak, terazideki dengeleri oldukça yerinde tutar.

Tahmin: Becky Lynch


Fatal Four-Way Tag Team Match for the WWE Women's Tag Team Championship
The Irresistible Forces (Nia Jax & Lash Legend)(c) vs Charlotte Flair & Alexa Bliss vs Bayley & Lyra Valkyria vs The Bella Twins (Brie Bella & Nikki Bella)

2025 ortalarından günümüze doğru bakarsak, kadınlar division’ın da gerçekten de çok önemli isimlerin varlığını görebileceğiz. Belki de şu zamana kadar gelmiş geçmiş en iyi divison, bu division diyebiliriz. Yetenek havuzu gerçekten de inanılmaz derecede geniş duruyor. İsimler hem kağıt üzerinde iyiler hem de ring içerisinde öyleler. Veteranlar var, gençler var, prime döneminde olanlar var. Birkaç eksikten bahsedersek sadece sakatlığı olan Bianca Belair ve doğum izninde olan Naomi diyebiliriz. Bu isimlerin dışında gerçekten de herkes burada. Hal böyle olunca da bu kadar yetenekli isimleri de bir şekilde kullanmak gerekiyor. Bunun için geçen yılın başlarında ortaya çıkan Women’s Intercontinental ve United States kemerleri var. Bir de son birkaç aydır Tag Team tarafında da inanılmaz bir hareketlilik söz konusu. Öte yandan kemer de son dönemde çok fazla el değiştirdi. Tüm bu nedenlerden ötürü böylesine çoklu bir maçla buraya gelmek oldukça mantıklı gözüküyor. Burada şu anda dört takım kemer için mücadele ediyorlar ama bu maç zorlansa 6’lıya bile çıkardı herhalde.

Maçın oluşma şekline bakmadan önce tek tek şampiyon isimlerin üzerinden geçmekte fayda var gibi. Öncelikle şampiyon ekipten başlarsak, bir nevi kadınlar tarafını cüsse olarak Kane & Big Show takımının karşılığını görmekteyiz. İsimlerinden de anlaşılacağı üzere iki tane Powerhouse güreşçinin oluşturduğu takımları görüyoruz. Nia, 2025 yılının başına şampiyon olarak girerken henüz başında kemerini Tiffany’e kaybetmiş ve o tarihten bu yana da dönüp dolaşıp Tiffany ile feuda girmişti. Lash ise NXT’de Meta-Four ile birlikte hareket ederken 2024 yılının sonunda ana kadroda ekranlara gelmişti. Zaten uzun boyuyla oldukça dikkat çekerken tam zamanlı ana kadroya yükselişinde bir fark yaratacağı da belliydi. Evolution’daki Battle Royal’de de son ikiye kalmış ama Vaquer’e elenmişti. Nihayetinde 7 Kasım Smackdown’da tam zamanlı ana kadroya geçişini yaparken Nia’nın yanında durmuş ve sonrasında da Survivor Series’te yine beraber hareket etmişlerdi. Royal Rumble 2026’da da çok iyi performans gösterirken Nia ile beraber hikayelerde yer almaya devam ettiler. 27 Şubat Smackdown’da da Rhyio’yu yenerek kemerleri onlardan almayı bildiler.

Charlotte ve Alexa ise geçtiğimiz senenin ilkbahar yaz döneminden beri beraber hareket ediyorlar. Bir dönem WWE’ye damgasını vurmuş iki isim şimdilik main eventer potalarından uzak dursalar da ringde olmaları her zaman dikkat çekiyor. Geçtiğimiz yılın ortalarında birbirlerine özellikle Secret Hervice’a karşı yardım ederek birliktelik kuran ikili, beraber arkadaş olmayı da zorla olsa da başarabildiler. Birbirlerinin güvenlerini ring içerisinde kazanırlarken SummerSlam 2025’te de Judgment Day’i yenerek Tag Team kemerlerini ele geçirmişlerdi. Ancak 10 Kasım Raw’da, Nia ve Lash’in de etkisiyle kemerlerini Kabuki Warriors’a kaybetmişlerdi. Ben açıkçası beraber hareket ettikleri ilk dönemden bu yana birbirlerine karşı feuda girebileceklerini de düşünüyordum. Özellikle Royal Rumble’da ilk iki sıradan girerlerken birbirlerine karşı hamle yapar gibi yapıp hiç hamle yapmamışlardı. Bu bir şeyleri tetikleyebilirdi. Ek olarak Charlotte, ilerleyen anlarda istemeden de olsa Alexa’yı elemişti. Fakat şimdilik beraber hareket etmeye devam ediyorlar. Ama ben bu durumun yakın bir zamanda biteceğini ve böylesine egolu isimlerin bir yerden sonra ayrı hareket etme isteklerinin ağır basacaklarını düşünüyorum.

Bayley ve Lyra ikilisine gelirsek, bundan 1 sene önceye gittiğimiz zaman Wrestlemania’daki Tag Team kemer maçının Challenger isimleri olduklarını görebiliyoruz. O dönemde Women’s Intercontinental kemerinin de sahibi olan Lyra, Bayley ile feuda girmiş ve iki isim bu mücadeleden dostlukla ayrılmışlardı. Lyra kemerini korurken Wrestlemania döneminde de çok hızlı bir şekilde takım olup Tag Team kemerlerine oynamışlardı. O dönemdi şampiyon Judgment Day, yani Raquel ve Liv’e karşı maça çıkacaklarken maçtan bir gün önce Bayley, saldırıya uğrayınca maça çıkamamış ve Lyra’nın da takım arkadaşı Becky Lynch olmuştu. Lyra ve Becky ikilisi kemerleri alırlarken ertesi gün de kaybetmişlerdi. Sonrasında da Becky heel turn yaparak Lyra ile Intercontinental kemer mücadelesine başlamıştı. Wresltemania’da Bayley’e saldıranın Becky olduğunun ortaya çıkmasının ardından Bayley de bir süre sonra bu feuda dahil olurken Evolution’da kemr için Triple Threat maçı izlemiştik. Maçtaysa Becky kemerini korurken SummerSlam’deyse Becky ve Lyra arasında son bir maç daha izlemiştik. Becky maçı orada da kazanırken Bayley, istemeden de olsa Lyra’nın maçı kaybetmesine sebep olmuştu. İkilinin arası bu olaylar sebebiyle bozulurken sonrasında da barıştılar. Bayley, eski gimmick’i olan hugger gimmick’ini hatırlayıp histerik durumlar yaşarken Lyra ona yardımcı olmaya çalıştı. Son dönemde de yine beraber hareket etmeye devam ediyorlar.

Bella Twins’e gelirsek, hem Nikki hem de Brie WWE’nin efsanevi ikilisi diyebiliriz. WWE’nin sayılı orijinal takımlarından olan ikili herhalde 2008 yılından bu yana emeklilik dönemleri hariç hep kendilerine yer bulmayı başardılar. Özellikle Total Divas dönemlerinde çok ciddi etki yaratırlarken Nikki’nin bireysel anlamda çok önemli başarıları oldu. Brie ise biraz daha eşi Daniel Bryan’ın da etkisiyle bir başka sevildi. Beraber Hall of Fame bile olurlarken 2010’lu yılların ortalarındaysa emekliliğe ayrıldılar. Ancak öncelikle Nikki’nin 2025 yılında güreşe tam zamanlı dönüşü, sonrasında Brie’nin 2026 Royal Rumble’ındaki dönüşüyle beraber yıllar sonra yeniden birbirlerini buldular. Güreş dünyasının bu iki karakteri yıllar sonra yeniden kemer peşinde koşmaktalar. Kadınlar güreşinde 20 yıla yakın bir süredir beraber hareket etmek, üst seviye event’lerde yer bulabilmek kesinlikle kolay bir şey değil. Güreş dışında medyatik olmalarının da bunda önemli bir etkisi olabilir. Örneğin bir dönem reality show’ları bile vardı. Her ne olursa olsun ikiz olmalarının da etkisiyle hala beraber hareket edebiliyorlar. Tag Team’lerin yeni oluştuğu kadınlar güreşinde bence önemli bir olay.

Genel olarak bu maçın ortaya çıkışına bakmamız gerekirse de SummerSlam 2025’e gitmemiz gerekiyor. SummerSlam 2025’te Charlotte ve Alexa; Raquel ve Roxanne’dan oluşan Judgment Day’i yenerek kemerleri almayı başardılar. 4 Ağustos Raw’da Yeni Tag Team şampiyonları Charlotte ve Alexa ringdeler. Charlotte, SummerSlam'den sonra yeniden şampiyon olmak harika dedi. Alexa da biz yeniden şampiyonuz demek istedin değil mi dedi. Charlotte da bu değişimi yapman iyidir tamam dedi. Eğer bana vurmayı kesersen, biz bir şeyler olabiliriz dedi. Adını koymayalım ama dedi. Alexa da söyleyebilirsin dedi. O kelimeyi söyleyecektin değil mi dedi. Bu kemere sahip olduğumuz müddetçe benimlesin dedi. Charlotte da bu kemeri sonsuza kadar tutabiliriz çünkü ben 14 + 2 Tag Team + NXT kemeri.. sen kaç kere şampiyondun dedi. Alexa da Raw, Smackdown diye sayarken Charlotte da önemi yok dedi. O esnada Judgment Day geldi. Raquel söze girdi. Charlotte'la kim arkadaş olmak ister ki dedi. Ben  olmazdım dedi. Roxanne ben de dedi. Ayrıca kimse sizin arkadaş olup olmamanızı önemsemiyor dedi. Önemli olan tek şey kemeri Judgment Day'e geri getirmek dedi. Raquel söze girdi. Rövanşı direkt alamayız belki ama buradan o kemerler olmadan gitmek istemeyiz dedi. Alexa, Charlotte'e döndü, düşündüğümü mü düşünüyorsun dedi. Charlotte da en azından bu konuda aynı düşünüyoruz dedi ama ikisi de farklı şeyler söylediler. Sonra Charlotte kemerlerimizi bu gece ortaya koyuyoruz ve sizi yeniyoruz dedi. Pearce geldi. Sakin olun dedi, normalde bir rövanş maçı zaman alır ama neyse ne maç resmileşti ve şimdi başlıyor dedi. İkilinin rövanş maçı başlarken Charlotte ve Alexa kemerlerini korudular. Böylece Judgment Day ile olan feudlarını bitirirlerken bu kez beraber hareket etmelerini sağlayan Secret Hervice ile mücadele ettiler. Ancak onları da geçmeyi başardılar. 17 Ekim Smackdown’da da ZaRuca’yı yenerek kemerlerini korumaya devam ettiler.

27 Ekim Raw’da da bu kez bu maçın parçası olan isimlerden Bayley ve Lyra ikilisine karşı kemerlerini korudular. Bayley ve Lyra çok uğraşsalar da kemerleri alamadılar. Maçtan sonra Kabuki Warriors, herkese saldırırken en son Bayley onlara karşı geldi. Onlar da Bayley'e saldırmadan ringden ayrıldılar. 31 Ekim Smackdown’da Alexa ve Nia arasında bir maç izledik. Charlotte da maçı kenarda izledi. Nia da bir ara onu itti. Nia, Annihilator'a giderken Charlotte ring kenarına çıkıp dikkatini dağıttı. Alexa da tekmeyle onu indirdi. Bir de Dropkick çekip hızlıca tuşa gitti ve maçı aldı. 3 Kasım Raw’da Bayley & Lyra Valkyria vs The Kabuki Warriors maçını izledik. Asuka, Lyra'yı Asuka Lock ile pes ettirip maçı takımına kazandırdı. Maçtan sonra Asuka ve Sane, Lyra'yı gözüne kestirirlerken Charlotte ve Alexa yardıma geldiler. Sane ve Asuka kaçarlarken ikili kemerlerini havaya kaldırdılar. 7 Kasım Smackdown’da Charlotte ve Nia’nın maçını izledik. Maç devam ederken Lash Legend, Smackdown ana kadro debut'unu yaparken Alexa'ya saldırdı. Charlotte'ın dikkati dağılırken Nia da maçı almayı başardı. Nia maçtan sonra Lash'i överken, arkadaşımı buldum dedi. Lash de bu gece sadece başlangıçtı dedi. Öte yandan arka alanda Alexa doktora gözükürken Charlotte da Alexa için buz istedi. Bu esnada doktor kılığına giren Kabuki Warriors gözükürken Asuka, her iki ismi de mist'ledi. 10 Kasım Raw’da Kabuki Warriors’ın Tag Team kemerlerini aldıklarını gördük. Maçın sonunda Charlotte, Asuka'ya Figure 8 bağlarken, Alexa da Insane Elbow ile atlamak isteyen Sane'i tutup ona Sister Abigail DDT çekti. Face taraf maçı almak üzereyken Jax ve Legend ikilisi gelip Figure 8'i bozdular. Alexa onlarla yüzleşirken Sane, Alexa'yı spiker masasına yollayıp ring kenarına çıktı. Charlotte üzerinden tuşa giden ikili kemerleri aldılar. Maçtan sonra Jax ve Legend ringe girerlerken Alexa'ya da saldırdılar. Charlotte'ı da indirdiler. Sonra da Kabuki Warriors ile yüzleştiler. Ama birlik olup face takıma saldırdılar. Yardımaysa ilk gelen Iyo Sky oldu. Önce ipleri çekip Legend'ı ring dışına yollarken sonra Jax'e tekme attı. Sonra da Kabuki Warriors'a Springboard Dropkick çekti. Ama Nia ve Legend ikilisi, onu yere sermeyi başardılar. Heel taraf yine üstün çıkarken bu kez Rhea Ripley yardıma geldi. Yüz koruma maskesiyle ringe giren Rhea herkese saldırdı. En son face ekip Nia'yı tek yakalarlarken onu da dışarı yolladılar. Ringde yatan Sane'i kaldırıp Razor's Edge çeken Rhea, onu heel takımın üzerine doğru, dışarı yollamayı başardı. Sonra da mikrofonu alıp War Games'i işaret etti. O dönem Rhea, Iyo ile yakınlaşıp takım olurlarken Iyo’yu dışlayan ve ona ihanet eden Kabuki Warriors’a da düşman olmuştu.

Survivor Series’e geldiğimizdeyse ortaya Charlotte & Alexa Bliss & Rhea Ripley & Iyo Sky & AJ Lee vs The Kabuki Warriors & Nia Jax & Lash Legend & Becky Lynch gibi bir maç çıkmıştı. Face ekip maçı almaı bilmişti. Survivor Serie sonrası 1 Aralık Raw’da Rhea ve Iyo'yu ringde gördük. İki isim birbirlerine sarılırlarken Rhea mikrofonu aldı. War Games'ten galip çıktık ama savaş bitmedi dedi. Ama Kabuki Warriors, en yakın arkadaşıma ihanet etmeye karar vermediler dedi. O yüzden ne kadar üzgün, sinirli olursam olayım, burnum ne kadar kırık olursa olsun intikam istiyoruz dedi. Bu da o kemerleri onlardan almakla başlıyor dedi. Charlotte ve Alexa onları bölerken Alexa sözü aldı. Sizi anlıyorum, her şeyi kenara bırakıp War Games'i kazandığımız için de mutluyum dedi. Ama kemerlere gelince konu biraz sakin mi olsanız dedi. Charlotte da en yakın arkadaşların yanında durmaksa konu en iyi biz biliriz dedi. Ben ve en yakın arkadaşım, bizler eski şampiyonlarız dedi. Rövanş maçımızı almadık bile dedi. Alexa da en iyisi siz, biz kemerleri geri aldıktan sonra intikamınızı alın dedi. Rhea da sana hep söylediğim gibi Charlotte, size saygı duyuyorum dedi. Ama siz Kabuki Warriors'ı yenemediniz ki, o yüzden sıranın sonuna geçin dedi. Charlotte sözü aldı. Beni biliyorsun, ben kimse için kenara çekilmem dedi. Eğer bizden iyi olduğunuzu düşünüyorsan, bunu kanıtla dedi. Alexa da aynı şeyi düşünüyordum dedi. O yüzden bu gece bir maç yapalım dedi. Iyo sözü aldı ve kabul etti. Gecenin sonunda da iki takım arasındaki maçı izledik. Gerçekten müthiş de bir maç oldu. Ancak Kabuki Warriors'ın maça karışmasıyla No Contest bitti. Asuka ve Sane, iki takıma birden saldırdılar. Asuka, eline kemer alıp Iyo'ya vurmak isterken Lyra ve Bayley geldiler. Kabuki Warrios'ı dağıttılar. Lyra, spiker masasına çıkıp Sane'e saldırmak isterken Morgan geldi ve Lyra'yı indirip Sane'i çelik basamaklara yolladı. Raquel ve Roxanne da ring içerisine girip içeridekilere saldırdılar. Raquel'den Asuka'ya Tejana Bomb geldi. Roxanne da Bayley'e Pop Rocks çekti. Raquel ve Roxanne, Tag Team kemerlerini alıp havaya kaldırdılar. Roxanne kemerini Liv'e verirken Liv ise ona geri verip iki ismin elini kaldırdı. 5 Aralık Smackdown’da Alexa Bliss vs Kairi Sane maçını izledik. Asuka da maça karışırken Charlotte onu engelledi. Alexa da maçı aldı. Maçtan sonra Legend ve Jax ikilisi, Charlotte ve Alexa'ya saldırdılar. Jax, Charlotte'a Samoan Drop çekti. Sonra Sane'i tek yakalarlarken Asuka ringe atladı. Bir süre dayansa da o da kendini yerde buldu. Legend da Sane'e Big Boot çekti. Nia da Annihilator'a gitmek isterken Asuka, Sane'i kurtarıp aşağı çekti. Jax ve Legend da kemerlerle poz verdiler. 12 Aralık Smackodwn’da Alexa Bliss vs Lash Legend maçını izledik. Nia maça karışınca Charlotte onu engelledi. Ama Legend da onu yere serdi. Maçı da kazandı. 19 Aralık Smackdown’da Nia Jax & Lash Legend vs The Kabuki Warriors maçını izledik. Nia'nın Sane'i pinlemesiyle Nia ve Legend ikilisi maçı aldılar. Maçtan sonra Charlotte ve Alexa ringe gelip Legend ve Nia'ya saldırdılar. En son Alexa, Legend'a atlayacakken Nia onu kurtarıp ring dışına çıkardı. Onlar gidince Charlotte ve Alexa, kemerlerle poz verdiler.

26 Aralık Smackdown’da Charlotte Flair vs Lash Legend maçı yapıldı. Nia maça karışırken Alexa onu engelledi. Ringde de Charlotte ani bir tuşla maçı aldı. Daha sonra arka alanda Alexa ve Charlotte'ı konuşurlarken gördük. Alexa, yalan söyleyemeyeceğim, geçen haftadan sonra Lash'in kaybettiğini görmek güzel geldi dedi. Charlotte da bunu her hafta her takıma yapıp kemerleri geri getirmeliyiz dedi. Sonra da yanlarına Rhea ve Iyo geldi. Rhea, Tag Team kemerleri hakkında mı konuşuyorsunuz dedi. Çok özgüvenlisiniz dedi. Size, Iyo ve benim Tag Team kemer maçına sahip olduğumuzu hatırlatmam gerekti dedi. Iyo da kazandığımızda, o kemerler bizimle kalacak dedi. Nia ve Lash de oraya gelince ekipler arasında tartışma çıktı. Asuka ve Sane de gelirken Aldis ortalığı sakinleştirmeye çalıştı. Bağırıp herkesi susturdu. Bu kaos, gereğinden fazla uzadı dedi. Önümüzdeki hafta Smackdown'da 8'li Tag Team maçı yapacağız dedi. Aldis'in duyurusu sonrası ekipler birbirlerine girmeye devam ettiler. 2 Ocak Smackdown’daki 8’li maçıysa face ekip aldı. 5 Ocak Raw’daysa kemerler Rhea ve Iyo ikilisine geçti. 9 Ocak Smackdown’da Charlotte Flair & Alexa Bliss vs Kiana James & Giulia maçını izledik. Alexa'nın James'i pinlemesiyle face ekip maçı aldı. Maçtan sonra Jax ve Legend geldiler. Jax, ringe girmeden Giulia'nın kafasına saldırdı, sonra öyle ringe girdi. İkili Charlotte ve Alexa'yı da temizlerlerken Giulia ringe dönüp, Jax'e diklendi. James ise onu sakinleştirip ringden çıkardı. 16 Ocak Smackdown’da yapılan Triple Threat #1 Contender’s maçınıysa James ve Giulia kazandılar. SNME XLIII’te de Rhyo ikilisi Jugdment Day’i yenerek kemerlerini korudular.

Royal Rumble’a geldiğimizdeyse Brie Bella’nın return yaptığını gördük. 2 Şubat Raw’da Bella Twins beraber ringe geldiler. Nikki sözü alırken, hayat bir döngü gibi, beraber Raw'da ringe çıkmamızın üzerinden tam 7 yıl geçmiş dedi. Royal Rumble'dan bu yana söylediğiniz her şeyi gördüm, bence hepimiz aynı taraftayız dedi. Hepimiz Brie Mode'un dönmesinden çok mutluyuz dedi. Brie sözü aldı. Geri döndüğüm için çok mutluyum, sonunda evimdeyim dedi. Eminim hepiniz neden geri döndüğümü merak ediyorsunuz, sebebi Nikki'nin her hafta dayak yiyip onu kurtarmak zorunda olmam değil dedi. Nikki de takım arkadaşımsın değil mi dedi, Brie de biliyorum şaka yapıyorum, seni seviyorum dedi. Esas sebebi, Nikki ve benim orijinal bir Tag Team olmamız dedi. Division şu anda hiç olmadığı kadar güçlü, Nikki ve biz de dahil olmak istedik dedi. Bella Twins'in Women's Tag Team kemerinin peşine düşme zamanı geldi dedi. 6 Şubat Smackdown’da da Rhyio kemerlerini Guilia ve Kiana James’e karşı korudular. 13 Şubat Smackdown’da Tiffany Stratton ringdeyken Nia ve Legend geldiler. Nia, seni burada görmek çok güzel demek isterdim ama yalancı olmadığımı biliyorsun dedi. Legend da biz de işleri burada ciddi tutuyoruz dedi. Doğrusu geçen hafta da şanslıydın baya bir dedi. Tiffany de Nia'ya neden bana bu kadar takıksın dedi. Dersini almadın mı, zaten yerine geçecek kişiyi de bulmuşsun dedi. Legen da seni indirmeden önce sakin olmanı öneririm dedi. Ben gelişmiş versiyonum dedi. Rhyio'yu Tag Team kemerleri için yendikten sonra Nia da önümüzdeki haftadaki eleme maçını kazanacak dedi. Sonra ikiniz çember içerisinde kitli olacaksınız ve Nia sen daha Tiffy Time demeden seni tuşlamış olacak dedi. Seyirciler Tiffany'e tezahüratta bulunurlarken Nia da seni bu utançtan kurtarıp bu gece işini halledeceğiz dedi. Benim yapabileceklerimi biliyorsun dedi. Tiffany de yine bir kemer maçı kaybetmek mi, evet haklısın dedi. Nia ve Legend ring kenarına çıkarlarken Rhea ve Iyo geldiler. Onlar gelince Tiffany de ringden ayrıldı. Rhea sözü aldı, limitinizi aşmayın bayanlar, çünkü ikiniz de Elimination Chamber'dan galibiyetle ayrılamayacaksınız dedi. Neden biliyor musunuz, çünkü ben orada olacağım, hatta Iyo da olacak dedi. Biz de en iyi yaptığımız şeyi yapacağız,  o da sona ikimiz kalana dek beraber çalışmak dedi. Ama öncelikle siz ikinizi kemerler için yenmeye odaklanalım dedi. Sonrasında Rhyio vs Irresistible Forces kemer maçı başladı. Ama maç içerisinde iki takım da tag mevzularını takmayıp birbirlerine girince, hakem de maçı "No Contest" ilan etti. Irresistible Forces başta üstün çıkarken Legend ring altından masa çıkardı. Rhea'yı masaya yatırırlarken Nia da turnbackle'a çıkmaya başladı. Ama Rhea, Legend'a tekme atıp kurtulurken Iyo da Nia'ya saldırdı. Hatta Nia'ya doğru Suicide Dive ile uçarken iki isim masaya yığıldılar. Diğer taraftan da Legend, Rhea'ya doğru atlayarak seyirci bariyerlerini kırdı. Herkes yerde kendini bulurken, segment kaosla sona erdi. 20 Şubat Smackdown’da Rhea Ripley vs Giulia maçı izledik. Maç devam ederken The Irresistible Forces geldi. Nia ring kenarına çıkar çıkmaz Rhea ona diz attı. Ama arkasını döndüğünde Legend'dan Bicycle Kick yedi ve maç DQ bitti. Ardından da Rhea'ya saldırmaya devam ettiler. Yardıma Iyo gelirken ipi çekerek önce Nia'nın düşmesini sağladı. Sonra da Legend'a direnirken Rhea, Clothesline ile Legend'ı dışarı yolladı. 27 Şubat Smackdown’daysa sonunda bir kemer değişimi yaşandı ve Irresistible Forces, Rhyio’yu yenerek Tag Team kemerlerini aldılar. Bir sonraki gün Rhea, Elimination Chamber’dan galip ayrılınca da Rhyio, Tag Team resminden çıkmış oldu.

6 Mart Smackdown’da The Irresistible Forces ringde kemer kazanımları sonrasın kutlama yaptılar. Onları Charlotte ve Alexa böldüler. Alexa Nia'ya seslendi ve senin adına çok mutluyum dedi. Zirveye çıkmak için kendine bir kuyruk bulmuş gibisin dedi. Senin işine gelmiş gibi aslında biz olan biteni biliyoruz dedi. Kabuki Warriors'a kemerlerimizi kaybetmemizin tek sebebi siz hilecilerin maçımıza karışmasıydı dedi. Charlotte sözü aldı, madem yeni rakipler arıyorsunuz, işte sıradakiler karşınıza geldi dedi. Onları bölense Giulia ve Kiana James oldu. Kiana sözü aldı. Bir hafıza probleminiz mi var dedi. Çünkü iki hafta önceki Triple Threat maçımda Nia ve Charlotte'a karşı mücadele ettim dedi. Kazananı size hatırlatmalı mıyım dedi. Charlotte hatırlamıyorum derken James de bendim dedi. Hatırlıyorsunuz numara yapmayın dedi. Çemberde Alexa'yı tuşlayan da bendim dedi. Giulia ile beraber bir şekilde Wrestlemania'ya gitme planımız var dedi. Giulia sözü aldı ve Japonca bir şeyler söyledi. Sonra da Vegas'a o Tag Team kemerleriyle gideceğiz dedi. James de Charlotte ve Alexa'ya, bize bir iyilik yapıp ringden gider misiniz dedi. Sonra da iki takımın maçları başladı. Giulia'yı pinleyen Charlotte maçı takımına getirdi. 13 Mart Smackdown’da Charlotte ve Alexa, kemer için bir şans elde ederlerken ve maçı da kazanmaya yaklaşmışken Brie, Nia'ya saldırdı ve maç DQ ile sona erdi. Alexa ve Brie tartışırlarken Lash, double Clothesline ile ikiliyi yere serdi. Charlotte da ona saldırırken Nia geldi. Lash, Charlotte'ı indirirken bu kez Nikki geldi. Nikki, Irrisistible Forces'a karşı bir süre dirense de ikiye bir, bir şey yapamadı. Nia da Lash, Nikki'yi tutarken turnbackle'dan Leg Drop ile Nikki'ye uçtu. Bir sonraki hafta bu kez Bella Twins kemer şansı elde etti. Charlotte ve Alexa da maçı kenardan izlediler. Nia bir ara kemerle Brie'ye vurmak isterken Charlotte araya girdi. Charlotte, Nia'ya yumruk atınca maç DQ ile sonlandı. Charlotte, tekmeyle Nia'yı uzaklaştırırken Nikki geldi ve Charlotte'ı itti. Alexa araya karışınca ona da yumruk attı. Charlotte da Nikki'ye saldırdı. Bu kez de Brie ona odaklandı. Ardından Bella Twins, Charlotte'ı ringe soktu. Ama Alexa gelince ikili toparlandılar. En sonunda Nia ve Legend da geldiler. Irresistible Forces ringdeki diğer takımlara karşı üstün geldiler. En son Legend, Charlotte'ı kaldırırken Nia da ona Leg Drop ile uçtu. 27 Mart Smackdown’da bu kez Bella Twins vs Alexa Bliss & Charlotte Flair maçını izledik. Irresistible Forces da maçı kenardan izlediler. Brie ve Alexa kapışırlarken, Alexa, Brie'yi rollup'a aldı. Brie hareketten kurtulup Alexa'yı iterken hakemin görmediği bir esnada Legend, Alexa'ya yumruk attı. Brie de Alexa'yı rollup'a alıp maçı takımına getirdi. Maçtan sonra Charlotte, Bella Twins ile yüzleşirken Nia ve Legend ringe girdiler ve Bella Twins'i itip Charlotte'a saldırdılar. Legend, Charlotte'ın omzunu ring postuna yolladı. Sonra da Alexa'yı Leg Drop pozisyonuna alırlarken Lyra ve Bayley geldiler. Direkt Nia ve Legend'a saldırdılar. Beraber Nia'yı Dropkick'lerlerken Legend'ı da diğerlerinin gelişiyle ring dışına yolladılar. Geri kalanlar aralarında tartışırlarken Charlotte, Brie'yi iterek yere düşürdü. Bunun üzerine 30 Mart Raw’da bir kemer maçı da Bayley ve Lyra Valkyria ile yapıldı. Maç oynanırken Charlotte, Alexa ve Bella Twins aralarında tartıştılar. Lyra da onları uzaklaştırmak istese Nia geldi ve Lyra'yı Alexa'ya itti. Sonra Bella Twins ile tartışırken Legend geldi ve onlara arkadan saldırdı. Sonra da Nikki'yi ring postuna vurdu. Maç da bu esnada devam etti. Ancak Charlotte ve Alexa, Nia'ya saldırıp maçı DQ ettiler. Face ekipler Irresistible Forces'u ring dışına yolladılar. Kısacası sırasıyla Irresistible Forces, bu üç takıma karşı kemer koruma maçına çıkarken maçların hepsi olaylı bitince, Wrestlemania’da bu maç da kaçınılmaz oldu.

3 Nisan Smackdown’da Charlotte Flair & Alexa Bliss vs Bayley & Lyra Valkyria maçını izledik. Alexa ve Charlotte maçı aldılar. Ama maçtan sonra Legend geldi ve ringdeki Alexa ve Lyra'ya saldırdı. Ring dışında da Nia, Bayley ve Charlotte'ı indirdi. Bayley'i ringe sokarlarken Legend'dan Big Boot geldi. Sonra da Alexa ve Lyra'yı turnbackle'da sıkıştırdılar. En sonunda da Legend, Bayley'i kaldırıp Nia'nın turnbackle'dan Leg Drop çekmesini sağladı. 6 Nisan Raw’da Bayley vs Lash Legend maçı yapıldı. Maç oynanırken Nia ve Lyra da birbirlerine girdiler ama Nia, Lyra'yı yakalayıp onu aprona yolladı. Bu kez de Alexa ve Charlotte geldiler ve Nia'ya saldırdılar. Bayley de iplere çıkıp hepsine uçtu. Ama ringe dönünce Legend onu Superplex'e almak istedi. Lyra, Legend'ın ayağını tutup hareketi engellerken Bayley de üstüne düştü. Ani bir tuşla da maçı aldı. 10 Nisan Smackdown’da Alexa Bliss vs Bayley maçını izledik. Maç devam ederken Bayley, Alexa'yı dışarı çıkartıp Charlotte'ın gözü önünde onu Chop'ladı. Sonra da Flair yürüyüşü yaptı. Charlotte sinirlenirken Lyra da olay yerine geldi. Charlotte, ceketini çıkarıp Bayley'e attı, Bayley de ona geri attı. Alexa da o karambolden roll-up ile galibiyeti çıkardı. Daha sonra Women's Tag Team maçı için bir video yayımlandı. Brie, biz bu Division içinde doğduk, kardeşim Nikki sakatlansa bile orada olacağız dedi. Bella Twins, oraya çıktığında standartlar yukarı çıkar dedi. Charlotte da ne standardı dedi. Alexa da nerede olduğunuz değil, division'ın sahibi önemlidir dedi. Lyra da o zaman hepiniz bunu kanıtlamaya çalışsa iyi olur dedi. Bayley de çünkü kimseye Wrestlemania'da bir şeyi hediye etmeyecekler dedi. Nia da haklısın dedi. Lash de ezip geçersin dedi. Nia da biz de tam olarak bunu yaptık dedi. Brie, biz bunları duyduk, Nikki oraya dönmek için deliler gibi uğraşıyor dedi. Biz bu işe tüm hayatlarımızı verdik dedi. Bizi indirmeye çalışan bir şey olduğunda, hep bir yolunu bulduk dedi. Charlotte da biz birbirimizi sevmiyoruz bile dedi. Alexa da ama bir şekilde şampiyon olmanın yolunu bulduk dedi. Charlotte, işte bu bizi tehlikeli yapar dedi. Lyra da neye sahip olduğunuz konusu değil, Bayley de asıl önemli olduğu anda ne yaptığınızdır dedi. Brie, Wrestlemania'da eskiden nasıldık gösterme amacında değiliz, şu an nasılız onu göstereceğiz dedi. Charlotte da Wrestlemania'da bizim olanı, arkadaş olarak geri alacağız dedi. Bayley de Wrestlemania'da her şeyimizi ortaya koyacağız derken Lyra da geçen sene yaşadığımız zorlukların buna değdiğini göstereceğiz dedi. Nia da Wrestlemania'yı düşünmeyin, hepinizi moment'ınızı alacaksınız dedi. Lash da sahip olabileceğiniz tek moment bu olacak dedi.  17 Nisan Smackdown’da Charlotte Flair & Alexa Bliss vs Lyra Valkyria & Bayley maçını izledik. Charlotte, Lyra ringe girerken iple ısınmaya çalışınca Lyra düştü. Sonra da maç oradaki kargaşayla başladı. Ama maç başlar başlamaz Nia ve Lash de maça karışınca çok uzun sürmeden DQ ile bitti. Legend ve Nia üstün ilerlediler. Lyra'yı kaldıran Lash, Nia'nın ona Ledgrop çekmesini sağladı.

Bu kadar çok Tag Team’in olduğu bir ortamda böyle bir maç görmemiz kadar doğal olan bir şey olamazdı. Takımlar üzerinden tek tek gidersek Alexa ve Charlotte ikilisinin ben artık birbirleriyle uzun vadeli bir feuda girmeleri gerektiğini düşünüyorum. İki isim de fazlasıyla Tag Team içinde yer aldılar. Lyra ve Bayley ise bence beraber oldukça güzel hareket ediyorlar ama bir momentum yakalayıp kemeri alırlar mı, pek emin değilim doğrusu. Kemer sahipleriyse oldukça güçlüler. Ancak burada tuş olmamaları bile kemeri kaybetmelerine sebep olacak. Tabii burada uzun yıllar sonra birleşen Bella Twins, tüm takımlara karşı ön plana çıkıyorlar. Nikki’nin son birkaç haftadır şovlarda olmaması, Wrestlemania’ya gidişini de soru işareti bırakıyor. Eğer bu maçta olacaksa ben Bella Twins’in kazanan taraf olacağını ve onlara bir Wrestlemania moment yaratılacağını düşünüyorum. Ama eğer olmazsa Kabuki Warriors bu maça olası bir şekilde katılacaktır. O durumda da Charlotte ve Alexa bence buradan galibiyetle ayrılan taraf olacaklar. Sonraki kemer kayıplarında da yol ayrımına gidecekler gibi. Ama mevcut senaryodan gidersek ben Bella Twins diyeceğim.

Tahmin: The Bella Twins (Brie Bella & Nikki Bella)


Singles Match
Seth Rollins vs Gunther

The Vision’da yaşanan sakatlıklardan ötürü zoraki bir şekilde rastgele bir feud sonucu oluşan bir maça bakıyoruz. Her iki ismin de farklı Wrestlemania planları varken, biraz son anda yapılan değişiklikler sonucu tıpkı WWE 2K oynar gibi bir maç karşımıza çıktı. Burada elbette kimseyi eleştirmiyorum. Kağıt üzerinde de çok güzel ve enteresan bir maç gibi duruyor. Şanssızlıklar sebebiyle de Seth’in Vision mücadelesi gerçekten de çok başka yerlere evirildi. Burada gerçekten de yapabilecek pek bir şey yok gibi duruyor. Son anda yapılan iyi bir toparlanma hamlesi olarak görmek en doğrusu. Keza zaten son haftalarda Seth Rollins vs The Vision’dan çok Seth Rollins vs Paul Heyman görüyorduk. Heyman’ın yardımına feudu olmayan Gunther koşunca da böylesine bir maç ortaya çıkmış oldu. Keza bu maçın ve bu feudun en başından ortaya çıkması istenen sonucu Seth Rollins vs Bron Breakker’dı. Bron, WWE içerisinde hızlı bir şekilde yükselen ve dikkatleri üzerine çeken bir isimdi. Vision’dan Seth’i atarken de bunda liderlik etmişti. Dolayısıyla her şey bu şekilde ilerlerken ve de Seth’in sakatlık sonrası geri dönüşü için de yine bu maç planlanmışken Bron’un sakatlığı tüm planları alt üst etmiş oldu. Bron sakatlanınca Seth’in dönüşü de biraz yavan kaldı doğrusu. Bron’dan sonra Vision’ın ikinci adamı Bronson Reed de sakatlanınca elde bir tek Logan ve Theory kaldı. Logan vs Seth’i yakın bir zaman içinde izlemiştik. Theory vs Seth de çok ilgi çekici olmayacağı için buraya başka bir şey gerekliydi. Keza Theory, büyük bir hpye’la geri döndürülürken pek de hype’ın altı doldurulamadı gibi. Aslında sessiz, gerektiğinde agresifleşebilen zeki bir karakter yaratılabilirdi kendisinden. Ama şu anki haliyle ekibin zayıf karnı gibi gözükmekte. Öte yandan son dönemde Goldberg, John Cena ve AJ Styles gibi isimleri emekli eden Gunther içinse başka bir Wrestlemania planı mevcuttu. Kendisini Rey Mysterio ile feuda sokup Rey’in emekliliği için bir maç planlaması yapılıyordu. Ancak Rey mi istemedi veya Seth’in rakibi olmadığı için vaz mı geçildi bilmiyorum ama Wrestlemania’ya birkaç hafta kala Gunther’ı bu tarafa kaydığını gördük. Bu maç, geniş bir olayın sonucu olarak ortaya çıkmazken bundan sonrasında Bron’un dönüşü ve belki Gunther’in Heyman’dan talepleriyle daha farklı bir noktanın başlangıcını oluşturabilir.

Biraz işlerin nasıl bu raddeye geldiğini çok kısa özetlersek, geçtiğimiz sene bu dönemler Wrestlemania 41’in ilk gecesinin main event’ini oluşturan Seth Rollins vs CM Punk vs Roman Reigns feuduna şahitlik ediyorduk. Roman ve Punk; Paul Heyman’ın kimin yanında yer alacağı konusunda anlaşmazlıklar yaşarlarken Heyman, bu dönemde uzun bir süre iki isim arasında kalmıştı. Bu dönemde fazlasıyla yıpranırken en sonunda kağıt üzerinde Punk’ı seçmiş, ancak Wrestlemania’nın ilk gece main event’inde üçüncü yolu seçerek Seth Rollins’in tarafına geçmişti. Böylece bu üç büyük ismin mücadelesinden Seth Rollins galip ayrılmış, sonrasında da Paul Heyman Guy olarak heel turn geçirmişti. Aynı şovda Intercontinental kemerini kaybeden Bron Breakker’ı da hemen bir sonraki Raw’da yanına alan Seth, böylece The Vision’ın da temellerini atmıştı. İlerleyen dönemlerde Punk, Sami Zayn, Jey Uso, LA Knight, Penta, Roman Reigns gibi isimlerli kendilerine düşman ederlerken ekibe Bronson Reed’i de eklemişlerdi. Vision üçlüsü ve yanlarında Paul Heyman ile beraber 2025 yılının hatrı sayılır bir bölümünde şovlarda ön plana çıkmışlardı. Öte yandan Seth Rollins, gözünü ana kemere çevirirken bir türlü kemeri kazanamayınca Money in the Bank’e girmiş ve çantayı yine Vision’ın desteğiyle almıştı. SummerSlam dönemine doğru giderken de LA Knight ile yaptığı maçtan sonra sakatlık numarası yapmış ancak SummerSlam’da CM Punk, Gunther’den World Heavyweight kemerini alınca cash-in yapmış ve sonucunda şampiyon olmayı başarmıştı. Böylece Vision için de zirve günleri başlamıştı.

Hayatın her alanında olduğu gibi zirvede kalmak, zirveye çıkmaktan çok daha zordu. Burada da benzer sorunlar ortaya çıkmaya başlamıştı. Özellikle Seth Rollins’in Vision’dan yardım almayı abartması, Bron Breakker’ın dayanılmaz yükselişi, Bronson Reed’in yine Bron kadar olmasa da oldukça korkutucu bir konumda olması, Paul Heyman’ın güvenilmezliği derken Seth’in liderliği de sorgulanmaya başlanmıştı. Tam o sıralar Paul Heyman, WWE’ye geri dönen Brock Lesnar ile de yeniden yakınlık kurarken bunun için Seth Rollins’e haber vermemişti. Ek olarak SummerSlam sonrası ilk şov olan Clash in Paris’te Bron ve Reed, Roman Reigns’e yaptıkları saldırıdan ötürü arenadan uzaklaştırılırken Seth de kemerini tek başına korumak zorunda kalmıştı. Maç öncesinde yaptığı açıklamada da kimseye ihtiyacı olmadığını söylemişti. Gecenin sonunda eşi Becky sayesinde kemerini korurken bir sonraki şov olan Crown Jewel döneminde de Smackdown’un WWE şampiyonu Cody Rhodes ile maça çıkmıştı. Maçtan önce de Heyman tarafından Seth’in liderliğinin sorgulandığını da görmüştük. Dolayısıyla bu maç Seth için bir maçtan da ötesine geçmişti. Maçta Cody’nin kendisine Wrestlemania 40 sonrası hediye ettiği saati kullanan Seth, Crown Jewel şampiyonu olurken maç içerisinde de gerçekten bir sakatlık yaşamıştı. Hemen ertesi Raw’da Bron Breakker önderliğinde Vision, Seth’e ihanet edip onu ekipten uzaklaştırmışlardı. O kadar sert saldırmışlardı ki Seth’in gerçek sakatlığı buna yorumlanmış ve bu sebeple de Seth uzun bir süre ekranlardan uzak kalmıştı. Bununla da yetinmemiş kemerini de bırakmak durumunda kalmıştı. Bunun üzerine CM Punk, Jey Uso’yu Saturday Night’s Main Event XLI’de yenerek ana kemerin yeni sahibi olurken Bron Breakker da kemerin peşinden gitmişti. Öte yandan yaklaşan Survivor Series döneminde Vision ve öncesinde sorun yaşadığı isimler, karşılıklı olarak feuda girmişlerdi. Bu dönemde Paul Heyman, Vision’a Logan Paul takviyesini de yaparken grubu genişletmişti. Survivor Series’teki War Games maçında kafesin üzerinden atlayan maskeli bir adam, heel ekibe Seth’in Stomp hareketiyle yardım etmiş ve Vision’ın geceyi galibiyetle kapamasını sağlamıştı. Bu maskeli adam ilerleyen günlerde de Vision’a yardımcı olurken en sonunda kendisini ifşa etmiş ve Austin Theory olduğu anlaşılmıştı. Theory uzun bir süredir ekranlarda gözükmezken birden Vision’ın yeni üyesi olarak karşımızda yer almıştı. Bron Breakker da bu süre zarfında CM Punk ile feuda girerken yılın ilk Netflix şovunda CM Punk, Bron Breakker’ı yenerek kemerini korumuştu. Sonrasında Vision, odağını Royal Rumble’a verirken Bron Breakker ikinci sıradan Rumble’a girmişti. Tıpkı Theory’nin Survivor Series’te giyindiği gibi giyinen maskeli başka bir adam, Bron Breakker’a tıpkı Seth Rollins gibi saldırmış ve Bron’un Oba Femi tarafından saniyeler içerisinde elenmesini sağlamıştı. Bron Breakker bu olanlardan Adam Pearce’ı sorumlu tutarken Şubat ayı içerisinde sakatlanmış ve ekranlardan uzak kalmaya başlamıştı. İşin kötü tarafı Bronson Reed de Elimination Chamber maçına girmek için maça çıkarken o da sakatlanmıştı. Böylece Vision’da sadece Logan Paul, Theory ve Paul Heyman kalmıştı. Tüm bu Royal Rumble’dan Elimination Chamber’a giden süreçte maskeli adam saldırılarına devam etmiş, hatta tanınmadık rastgele kişileri de tutup onlara maske taktırarak ve Vision’ın aleyhine işler yaptırarak iyice kafa karıştırmıştı. Nitekim tüm gerçekler Elimination Chamber’da ortaya çıkmıştı. Logan Paul, çember maçında üç kişiyi elerken en sonunda maskeli kişi bir şekilde ringe girmiş ve Logan Paul’un elenmesini sağlamıştı. Maskeyi çıkaran isim Seth Rollins olurken, bu geri dönüşüyle beraber Vision’ın peşinden gideceğini de resmen belli etmişti. Olanların kısa özeti böyleyken şu anda maçın odağı Seth ve Gunther arasında olduğu için çok fazla detaya girmiyorum. Bron Breakker dönüp bu hikayelere yeniden dahil olduktan sonra daha bir detayına giriyor oluruz. Şimdi bundan sonrasında olanlara bir bakalım.

2 Mart Raw’da Heyman, Theory ve Logan ringde Seth'i sorarlarken Pearce geldi. Pearce, Seth'in kendisine gelmesi gerektiğini, çünkü sakatlığını atlatmadığını söyledi ve ekibi ringden ayrılmaya davet etti. Ama maskeli adam seyircilerin arasından atlarken görevliler onu kovalamaya başladılar. Bir tane daha gelirken bu kez Logan onun peşinden gitti. Üçüncüsü geldiğinde bu kez Theory onu kovaladı. Heyman da ringde tek kaldı. Bu kez başka bir maskeli girişin orada durdu ve Heyman'ın geçmesini engelledi. Heyman karşıdan yalvarırken o esnada bir maskeli daha arkadan gelirken bu kez onun Seth olduğunu gördük. Seth elinde sandalyeyle geldi ve Heyman'ı sırtından vurdu. Sonra da ona Stomp çekti. Sağlık görevlileri ringe gelirken Heyman'ın durumunu kontrol ettiler. Heyman'ın burnundan kanlar aktığı görülürken görevlilerin yardımıyla yavaşça arka alana götürüldü. En son ambulansa bindirilirken Theory ve Logan da ambulansa binip olanları sorguladılar. Logan arabayı almaya giderken Theory de onun yanına gitti. Ama arabadan Jimmy çıktı. Jimmy, Theory'e saldırırken Jey'e yapılan saldırıdan Vision'ı sorumlu tuttu. Ambulansın şoförünün de LA Knight olduğunu gördük, Knight Heyman'ı arenanın dışına çıkardı. 9 Mart Raw’da Pearce ringdeyken maskeli biri spiker masasına çıktı. Pearce da burada olduğunu biliyorum dedi. Sonra bir sürü maskeli adam ring kenarını sardı. En sonunda da hepsi ringe çıktılar. En sonunda biri ringde kaldı. Maskesini çıkaran kişinin Seth olduğunu anladık. Logan ve Theory de çok geçmeden geldiler. Logan, Seth Freakin Rollins'in bitişidir dedi. Konu artık ne zaman olacağıyla alakalı dedi. O da şimdi çünkü tüm maskeli minyonlarını yıkacağız, sonra da en büyük moronu dedi. Theory de adının yazılı olduğu bir kurşun var dedi. Ne kadar çok gerzeke sahipsin bilmiyorum ama o kurşunu hiçbiri senin için yemeyecek dedi. O yüzden en kötü senaryoyu düşün dedi. İkili ringe çıktıkları an bir sürü maskeli isim ringe çıkıp yine Seth'e kalkan oldular ve Seth de aralarından sıyrılmayı başardı. En sonunda da Logan, Theory ve Pearce ringde kaldılar. Bu kez de LA Knight'ın müziği çaldı. Knight'ı Logan karşılarken Knight ona saldırıp ringe girdi. Theory'e girişti. Ama Logan'ın dönüşüyle ikiye bir kaldılar. Bu kez de yardıma Uso'lar geldiler. Uso'lar üstünlüğü getirirlerken Superkick'ler havada uçuştu. Knight da toparlanıp Logan'a Clothesline çekti. Sonrasında 1D için ipe yollarlarken Theory, Logan'ı aşağı çekip onu kurtardı. Tüm bu olanlar akla 2020'deki Retribution senaryosunu getirdi. 16 Mart Raw’da Seth yine maskelilerle ringe geldi. Maskeliler ring dışında ringin kenarını sararlarken Seth, en son maskesini çıkardı ve ringde dolaşmaya başladı. Vision'ı ben yarattım, bitiren de ben olacağım dedi. Bron Breakker veya Reed uygun değillerse umurumda değil dedi. O piyonununuz Theory ve Logan da olabilir dedi. Eğer Heyman'ın yanında durursanız ölüm fermanınız verilmiş sayın dedi. 2 hafta önce Paul Heyman'a sandalyeyle  vurma ve Stomp'lama keyfini yaşadım dedi. Seth konuşurken boo'lamalar yükseldi ve girişin oradan tamamen bitkin bir halde gelen Heyman'ı gördük. Gözleri kan çanağına dönen ve şişkin gözüken, bitkin Heyman bilinçsizce Seth'e baktı. Seth de ona nefretini kustu. Heyman da çok yavaşça ringe doğru yöneldi. Seth de umarım yaptıklarına değmiştir dedi. Hayatımda çok yanlış yaptım ama en fenası seninle olmaktı dedi. Bunu sana ödeteceğim dedi. Sen bu işten kaybolup gidene kadar seninle uğraşacağım dedi. Heyman sözü aldı. Senin nefret dolu promo'nu böldüğüm için özür dilerim. Ama herkes bunu bilir ki F.A - F.O dedi ve bunu tekrarladı. Sonrasında F5 dedi ve Brock Lesnar geldi. Maskeliler de ringe girip Seth'in etrafını kapadılar. Dışarıdakiler de Lesnar'a hamle yaptılar ama Lesnar neredeyse hepsine Suplex çekip hepsini uzaklaştırdı. Karşılık verenlere de cevabını verdi. Ringe girdiğinde diğer maskeliler de üstüne çullandılar ama Lesnar onları da yere serdi. Seth hala sağlık olarak uygun olmadığı için hiçbir şey yapamadı. Brock en sonuncusunu da Suplex'leyince ringde birebir kaldılar. Ama sonra arena karardı ve Oba Femi'nin müziği çaldı. Oba ringe gelirken Lesnar ile yüzleşti. Seth ringden kaçarken Oba, seyircilerin çılgına döndükleri bir anda Lesnar'ı Fall From Grace'ledi. Ayağını Lesnar'ın üstüne koyup Wrestlemania'yı gösterdi.

23 Mart Raw’da Heyman tek başına ringe geldi. Belki de Seth'in gelip beni kendi mutsuzluğumdan kurtarması gerekir dedi. Belki bunu yapma zamanımız şu an gelmiştir dedi. Eğer bunların beni korkuttuğunu düşünüyorsanız kesinlikle haklısınız dedi. Ama bazen adam gibi davranmak gerekir dedi. O esnada seyircilerin arasından maskeli biri spiker masasına çıktı. Heyman da dalga mı geçiyorsun, işte fırsat sana dedi. Buradayım, ringindeyim dedi. O esnada maskesini çıkaran kişinin Seth olduğunu da gördük. Seth gözükür gözükmez polisler geldi ve Seth'i indirmeye çalıştılar. Heyman da iyice keyiflendi. Seth de bir şey yapmadan indi. Heyman da bu işi adam gibi çözeceğimizi söylemiştim dedi. Mahkemenin kararlarını uygularız dedi. Polisler de Seth'i tutukladılar. Uzaklaştırma kararına direnmek bir suçtur dedi Heyman. Hapse gireceksin dedi. Suçlu olduğun için hapse gireceksin ve eşin seni boşayacak dedi. O seni boşadığında, soyunma odasının yarısıyla evlendiğinde, birileri kızın için çocuk koruma servisini arayacak dedi. Ama merak etme ben kızını evlatlık edineceğim dedi. Böylece babasının bu kadar kötü biri olduğunu bilmeyecek dedi. Seth de dayanamadı ve koşarak ringe girip Heyman'a yumruk attı. Ama polisler de onunla geldi ve Seth'e kelepçe taktılar. Heyman da bu anları mutlulukla izledi. 30 Mart Raw’da Heyman ringdeyken Pearce geldi. Sana birkaç dakika önce sorduğumu yine soracağım, maillerine baktın mı dedi. Heyman da ben Wiseman'im, GOAT'ım, Hall of Famer'ım, Advocate'im, Oracle'ım dedi. Geleceği görürüm dedi. Bunun için senin maillerini hacklemem veya telefon konuşmalarını dinlemem gerekmiyor dedi. Sen benim zaten bilmediğim bir şeyi bana söyleyemezsin dedi. Pearce da öyle mi dedi. O zaman Seth Rollins üzerindeki tüm suçlamaların düştüğünü de biliyor olmalısın dedi. Heyman da endişeli göründü. Pearce, maillerini inceleseydin bilirdin dedi. Heyman da elbette biliyordum dedi. Korkmam gerek değil mi dedi. Ben şu anda kendi memleketimde ringimdeyim, ben New Yorker'ım ve buradayım dedi. 1980'lerden beri menejer olan ve 80'lerden kalan tek promoter olan kişiyim dedi. Pearce da o zaman maillerinde şunu da okumuş olmalısın, Seth Rollins, sakatlığını atlattı dedi. Sonra da Seth geldi. Heyman, Seth'i beklerken Seth arkasında belirdi ve sandalyeyle Heyman'a vurdu. Sonra da kafasını sandalyeye koyup Stomp'a yöneldi. Ama ringin aşağısında Gunther belirdi ve Seth'i çekip Sleeper bağladı. Seth dayanamadı ve en sonunda bayıldı. Gunther de Wrestlemania logosunu gösterdi ve seni bekleyen şey orada dedi. Böylece AJ Styles ile Royal Rumble döneminde girdiği feuddan beri bir feuda girmeyen Gunther, bu senaryoya dahil olmuş oldu. AJ ile olan feudundan sonra kısa bir süre AJ’in eski takım arkadaşı Dragon Lee ile feuda girmiş ancak o da çok uzun sürmemişti. Bu hamlesiyle beraber Wrestlemania yolunu da belirlemiş oldu.

6 Nisan Raw’da Seth ringe geldi. Kafamda iki görevim var dedi. Biri, hiç kaybetmediğim kemerimi geri almak dedi. İkincisiyse Vision'ı bitirmek dedi. Logan ve Theory'nin başı zaten Samoalılarla dertte, onlar için işlerin iyi gideceğini düşünmüyorum dedi. Breakker ve Reed zaten yoklar dedi. Heyman'ın da kendisini koruması için bir şeyler bulacağını biliyordum dedi. Ben de Brock Lesnar'ı, Oba Femi'ye gümüş bir tepside sundum dedi. Seyirciler Oba'ya destekte bulununca haklısınız, o adam geleceğin ta kendisi ama ben şimdiyi konuşacağım dedi. Sonra Gunther'e seslendi. Eğer amacın Heyman'la bir iş birliği kurmaksa, onun için bir koruyucu olmaksa, başardın ama aynı zamanda bu işi benim için kişisele çevirdin dedi. O esnada Gunther arkadan Seth'i Sleeper'a bağladı. Seth hızlıca kurtulup Stomp'a gitti ama Gunther kaçtı. Sonra da Seth onu tekmeleyip Suicide Dive'a uçtu ama Gunther onu yakalayıp spiker masasına yolladı. Seth ise hızlıca toparlanıp Gunther'e geri uçtu. Onu yerde tekmelerken Pearce ve görevliler geldiler. Gunther bir boşluk bulup Big Boot ile Seth'i yere serdi. Ama Seth yine ayaklansa da görevliler onu tuttular. Arka alandaysa Gunther'i Heyman ile konuşurken gördük. Heyman, geçen hafta neden yaptın bilmiyorum, çünkü bildiğim kadarıyla Seth ile kişisel hiçbir geçmişiniz yok dedi. Söyleyebileceğim tek şey, size çok büyük bir teşekkür borcunda olduğum dedi. Gunther de Seth için kişisel olabilir ki bunu duyduğuma çok sevindim çünkü benim için de öyle dedi. Sonra da Heyman'a elini uzattı. Birden ciddileşip, bana koca bir teşekkürden çok daha fazlasını borçlusun dedi. 13 Nisan Raw’da Gunther ringde promo keserken Seth arkadan geldi ve ona saldırdı. Sonra da mikrofonu eline aldı, bir yere gitme dedi. 2 haftadır bana arkadan saldırıyorsun, işte karşılığı bu dedi. 6 gün sonra da işi bitiriyorum dedi. Bu iş kişisel mi dedin, eğer öyleyse, yani Paul Heyman'a yalakalık yapmak değilse adam ol ve bu ringe dön, gözlerime bak ve nedenini söyle, neden benimle dövüşmek istediğini söyle dedi. Gunther de geldi. Doğrusu ben Heyman'ın sorunlarını yüzümdeki gülümsemeyle çözüyorum çünkü sen benim sinirlerimi bozuyorsun dedi. Yıllardır buraya en iyisiymiş gibi geliyorsun ama değilsin, o benim dedi. Eğer kendine dürüst olursan şunu anlarsın ki ben ana kemeri ulaşılmaz seviyelere çıkarmaya çalışırken sen Paul Heyman'ın işe yaramaz bir gerizekalısıydın dedi. Wrestlemania benim için kişisel dedi. Doğruca söylüyorum, Seth Rollins, bana erişemez dedi. Sonra ortalık gerilirken ikili birbirlerini yumruklamaya başladılar. Seth en son bir Big Boot ile Gunther'i ring dışına yolladı. Sonra da çelik merdivenlere Stomp'a giderken Gunther son anda kaçtı.

Planlananın çok dışında gerçekleşen bu maç, açıkçası kısa sürede çok güzel şeyler sunan bir feuda dönüştü. İki güreşçi de oldukça kaliteliler. Bu kalite de bir şekilde ring dışına da yansıyor. Ring içindeyse bence yine oldukça sağlam bir maç izleyeceğiz gibi duruyor. Her şeyden öte yeni bir feud, yani daha önce gerçekleşmemiş bir feud. Bu bile işin heyecanını arttırıyor. Tahmine geçersek ben Seth’in maçı kazanacağını düşünüyorum. Gunther son dönemde gerçekten çok önemli işler başardı. Ancak bu durum bir yerde bence baskılanmalı. Seth ise sakatlık dönüşü mecburi kemer kaybı sonrasında bu maçı kazanarak ilerlemeli. Bundan sonrasında hedefi elbette hiç kaybetmediği kemerini geri almak olacaktır ama bu feudun esas üyesi Bron Breakker dönmeden de Vision’ı bitirme düşüncesi gerçekleşmeyecektir. Bunun da yaşanabilmesi için Seth’in maçı kazanması gerekiyor.

Tahmin: Seth Rollins


Singles Match for the Undisputed WWE Championship
If Orton loses, McAfee will leave the Professional Wrestling for good

Cody Rhodes(c) vs Randy Orton w/Pat McAfee

İşin Smackdown tarafındaki ana kemerinde, yani ilk gecenin main event’inde tam olarak istediğim maç, istediğim şekilde gerçekleşiyor. Ben daha Cody, SummerSlam’de Cena’dan kemeri geri aldığından bu yana Wrestlemania için iki tane ihtimal var diyordum. Ya çok uç bir ihtimal olarak son iki Wrestlemania’dır Cody ile uğraşan Rock, artık Final Boss olarak kendisi gelecekti ya da Cody ile çok ciddi bir geçmişe sahip olan Randy Orton ile bir yola çıkacaktı. Nitekim ilk ihtimalin gerçekleşme ihtimali gerçekten çok düşüktü. İkinci ihtimal ise zaten mevcut konjonktürde Wrestlemania’ya değer olabilecek tek ihtimaldi. Nihayetinde de gerçekleşti. Araya Cody’nin yılın başındaki kemer kaybı ve buna istinaden Drew’un kemer alması gibi olaylar eklense de Randy’nin Elimination Chamber’ı alması ve Cody’nin Drew’dan kemer geri almasıyla bu maç oluşmuş oldu. Bir de Randy Orton, resmen fabrika ayarlarına dönüp 2009’daki haline selam yollarcasına bir heel turn geçirince de tadından yenmeyen bir şey ortaya çıktı. Neticesinde Cody, üst üste dördüncü kez ana kemer için Wrestlemania main event’ine çıkarken Randy Orton ise 15.ana kemerini almak için ringe çıkıyor. Buraya kadar her şey mükemmelken son birkaç haftadır ikilinin tüm geçmişini yok sayarcasına Pat McAfee’ler, Jelly Roll’larla heyecanımız baya bir düştü aslında. Onları çıkardığımızda zaten ortada muhteşem bir malzeme varken onlarla beraber her şey bayatmış gibi bir his bırakıyor.

İki ismin aralarındaki feud aslında Elimination Chamber sonrasında belirginleşti diyebilirim. Çünkü 2025’in sonlarından Elimination Chamber’a kadar Drew ve Jacob Fatu’nun da işin içerisinde olduğu karmaşık bir durum söz konusuydu. Geçtiğimiz yaz ayında Randy, Drew ile bir feuda girerken bu feuddan Cody ile Drew arasındaki feud ortaya çıkmıştı. Sonrasında Drew, kemeri Cody’den almak için uğraşırken Jacob Fatu ortaya çıkmış, Fatu’nun saldırıya uğraması farklı soru işaretlerini gündeme getirmişti. Drew, takıntılı bir şekilde kemeri almaya uğraşırken en sonunda Fatu’nun istemeden yardımı sonucunda kemeri almış ve bunun sonucunda Fatu hem Cody ile hem Drew ile düşman olmuştu. Drew da bu ikilinin peşini bırakmazken, Randy’e de arada saldırmıştı. Jacob’a saldıranın kimliği hala belirsizken buradan Randy Orton sonucu çıkabileceğini düşünüyordum. Tüm bunların da bizi fatal four way’e götürebileceğini düşünmüştüm. Ancak Drew’un tüm yaptıklarının bir sonucu oldu ve Cody, önce Rumble, sonra Elimination Chamber’da başarısız olmasına rağmen Drew ile yaptığı sözleşmenin aksine bir rövanş maçı elde etti ve Elimination Chamber sonrasında kemeri geri almayı başardı. Elimination Chamber’ın sonunda Drew, Cody’i elemek için ringe gelirken o kargaşadan Randy, Cody’i eleyerek çıkmıştı. Drew tüm bunların sonucunda kemerinden olmuş oldu. Fatu ise Drew’un peşini bırakmamaya devam edince, Drew vs Jacob Fatu ayrı bir feud, Cody vs Randy Orton ise ayrı bir feud haline geldi. O yüzden buradaki şekillenme son birkaç haftadır ortaya çıkmış gibi duruyor.

Ama tabi Randy ve Cody, öyle sağlam bir geçmişe sahipler ki zaten günümüzde herhangi bir olay yaşamalarına gerek olmadan da birbirleriyle sağlam bir altyapıya sahip bir şekilde feuda girebilecek durumdalar. Aralarındaki olayları zaten hepimiz biliyoruz ama geçtiğimiz Haziran ayındaki Night of Champions’ta da oldukça detaylı bir şekilde de konuşmuştuk. Keza orada da hatırlarsanız her iki isim King of the Ring finaline kalırlarken Cody, Randy Orton’ı yenmeyi başarmıştı. Hatta bu sayede Wrestlemania’da John Cena’ya kaybettiği kemerini geri alabilmek için SummerSlam’de maça çıkmaya hak kazanmıştı. Ardından da Drew ve Jacob’a dair olaylar silsilesi başlamıştı. Çok detaylıca konuşmuştuk ama yine de bu iki isim arasındaki geçmişe yine de bir değinmek gerekliliğini hissediyorum. Cody daha WWE’ye ilk adım attığı 2007 yılında, daha ilk maçını Randy Orton ile yapmıştı. O dönem köşesinde babası Dusty Rhodes da dururken bu ilk maçını da kaybetmişti. Cody o zamanlar 22 yaşında gencecik bir isimdi. İlk maçına ve ilk feuduna Randy Orton’a karşı çıkan Cody, o dönemler Legend Killer olan ve bütün efsanelere göz diken Randy Orton’ı durdurmaya çalışmış ancak başarısız olmuştu. WWE’deki bu ilk döneminde Hardcore Holly ile takım olup Tag Team kemerlerini alırlarken Night of Champions 2008’de Holly’e ihanet etti ve kendisi gibi çok ünlü bir başka babanın oğlu olan Ted Dibiase Jr. ile takım oldu. Ted Dibiase Jr. da babası Ted Dibiase gibi bir güreşçiydi. İki efsanenin oğlu olarak beraber hareket etmeye başlarlarken bir diğer isim olan Manu da onları katılmış ancak Manu’yu sonrasında ekipten atmışlardı. İki isim 2008’in sonlarında onlar gibi efsane bir babanın oğlu olan Randy Orton ile de yakınlaşmışlar ve onun saygısını kazanmışlardı. Randy; üçüncü nesil bir güreşçi olarak ve Cowboy Bob Orton’ın oğlu olarak bu ikiliye liderlik etmişti. Ted Dibiase, bir dönem Randy’den Punt Kick yemiş ve ringlerden uzak kalmıştı. Ancak döndüğünde Manu ve Sim’i(Jimmy Snuka’nın oğlu) reddederek Legacy’e katılmıştı. Legacy, yani kelime anlamı olarak düşünürsek “miras”, bu üç yeni jenerasyon güreşçiyi tam olarak tarif eden bir kelimeydi. Survivor Series 2008’de Cody; Randy’nin takımında yer almış ve Randy ile beraber Survivor olmayı başarmışlardı. İki isim bununla da kalmamış, Randy’nin 2009 Royal Rumble’ını da kazanmasını sağlamışlardı. Randy bu dönemde 3 kez WWE şampiyonu olup John Cena ile efsanevi bir feuda girerken Cody ve Ted ikilisi de 2 kez Tag Team kemerlerini almışlardı. Heel bir stable olarak oldukça korku saçarlarken, özellikle Randy’nin heel bir karakter olduğunda ne kadar tehlikeli bir isim olduğunu da bizzat yaşamış olduk. O dönem özellike DX ile de feuda girerlerken, ülkemizde de Fox TV’de yayımlanan şovların etkisiyle zaten hem Legacy’i hem de Randy’i yakından tanımış olduk. Tüm bu birliktelikler 2010 yılında bozulurken, Randy heel olmanın dozajını iyice arttırmış ve kendi ekibine de fazlasıyla stres bindirmeye başlamıştı. Royal Rumble 2010’de Randy, Sheamus ile kemer maçına çıkarken Cody yüzünden kemeri alamamıştı. Bir sonraki ay benzer bir şey yaşanmış, 2010 Elimination Chamber’da da Randy ve Ted, beraber çember maçına girerlerken Cody, ringe demir bir boyu atmış ve Ted o boruyla Randy’e vurarak onu elemişti. Wrestlemania 26’da bu üç isim Triple Threat maçında karşılaşırlarken Randy, hem feudu hem de Legacy’i bitirmişti. Legacy bitse de hem bu kısa sürede yaşattıkları şeyler hem de içerisinden iki büyük isim çıkarmasıyla akıllarımızda fazlasıyla yer edinmişti. Ayrıca theme müzikleri de gerçekten çok güzeldi. Randy, daha sonrasında kariyerini iyice parlatırken Cody ise mid carder seviyesinde birçok farklı karakteri oynamış ve en son 2015 yılında Stardust ile WWE’den ayrılmıştı. Ted Dibiase ise maalesef güreşten fazlasıyla uzaklaşmış durumda.

Cody 2022 yılında WWE’ye dönerken, geri döndüğü bu ikinci döneminde Randy ile ilk buluşmalarını Survivor Series 2023’te görmüştük. O dönem Cody, Judgment Day ile feud içerisindeyken beşinci üye olarak 1.5 yıldır ringlerden uzak olan Randy Orton’ı işaret etmişti. Randy de maçın sonunda maça dahil olarak Cody’nin ekibinin kazanmasını sağlamıştı. Sonrasında Cody, Wrestlemania’da ilk kez ana kemere ulaşırken yeni Bloodline ile girdiği mücadele Randy, hep onun yanında olmuştu. Aynı zamanda Cody, Kevin Owens ile girdiği 2024 yılı sonundaki feudda da Kevin Owens’ın Randy Orton’a karşı saldırılarına karşılık onun intikamını almak için feuda girmişlerdi. Geçtiğimiz ay ayındaki Night of Champions’ta King of the Ring finali için maça çıkarlarken de oldukça dostane bir ortam vardı. Randy, Cody’e hep bir kardeş muamalesi yapmıştı. Cody, Night of Champions’ta kazansa dahi bu durum değişmemişti. Ancak uzun süreli hikaye anlatımında biz hep şunu görüyorduk. Bu feud’unda, başka kemerli feudlarında veya kemer dışı feudlarında Randy, hep bir zamanlar içinde olduğu o kötü karakterin etkisine girmeme çabası içerisindeydi. Çünkü 2009 Randy Orton’ın neler yaptığını, kafasındaki o seslerin Randy’e neler söylediğini hepimiz biliyoruz. Bu, güreş dünyasının en özel fenomenlerinden bir tanesi. 2009 Randy Orton’ın girişin orada yatan Cena’nın yüzüne pyro’lar yolladığını, herkesi Punt Kick manyağı yaptığını, Mr.McMahon’a ve diğer McMahon üyelerine saldırdığını, eşinin gözü önünde Triple H’e saldırdığını, sonra da Stephanie’yi Triple H’in gözü önünde öptüğünü, mentörü Ric Flair’e saldırdığını, Cena’ya yaşattıklarını… hepsini hatırlıyoruz. Yani adam, şeytanın ta kendisiydi. Randy sonrasında da heel oldu ama hiç bu kadar heel olmadı. Zaten son dönemde de herkese Punt Kick yapma isteğindeyken bundan her seferinde vazgeçti. Ancak bu feudla beraber, Randy’nin artık kafasındaki sesleri dinlemeye başladığını görüyoruz. Bunu da temel iki sebebe dayandırıyor. Birincisi, Elimination Chamber’ı kazandığında karşısında zaten uzun bir süredir mevzular yaşadığı ve hiç sevmediği Drew McIntyre’ı bekliyordu. İkincisiyse 15.kemeri fazlasıyla istemesi. Bir de kontrol imzalamada Cody de kendisini motive edince, Randy artık içindeki şeyi çıkardı ve heel turn yaparak Wrestlemania’ya doğru gitmeye başladı. Arada Drew’un kemeri alıp kaybetmesi dışında bence bu feudda her şey, olması gerektiği gibi işlendi.

Bu sağlam ve zengin geçmişin ışığıyla beraber biraz Elimination Chamber sonrasında olanlara bakalım. 6 Mart Smackdown’da Randy Orton ringe geldi. Wrestlemania 42'nin main event'inde rakibimin kim olacağını henüz bilmiyorum dedi. Birkaç saate öğreneceğiz dedi. İki farklı ihtimal için farklı hisler beslediğimi söylememe gerek yok dedi. Ama yine de kimin olduğunun önemi yok dedi. Vegas'tan boş ellerle dönmeyeceğim, yaklaşımım aynı olacak dedi. Vegas'a bir şey için gideceğim ve gittiğimde de kemerle gitmiş olacağım dedi. Bunu da tüm spor tarihindeki en tehlikeli üç harfi kullanarak yapacağım; RKO dedi. Der demez ışıklar söndü. Sonra da Trick Williams geldi. Cumartesi günü çemberime geldin, ve benim o kadar uzun boylu olmadığımı söyledin dedi. İşte bak ringindeyim dedi. Erkek erkeğe, yüz yüze, göz göze buradayım dedi. Lemon pepper steppers'larım sayesinde değil derken de Randy'den RKO'yu yedi. Gecenin sonunda da kemer maçını izledik. Maçın sonlarında hakem yerde kalırken Drew'ın sorun yaşadığı Dan Engler geldi. Drew'un tuşunda Cody kalkınca da Drew, hakeme diklendi. Sonra da ona Glasgow Kiss çekti. Sandalyeyi alıp vuracakken Fatu arkadan engel oldu. Toparlanan Cody, maçı alıp yeni şampiyon oldu. Esas olaylar ise 13 Mart Smackdown’da oldu. Aldis, iki isim arasındaki kontrat imzalama için gecenin sonunu açtı. İlk olarak Randy Orton'ı çağırdı. Randy baya cheer alırken Cody ise boo'lanarak geldi. Randy de Cody gelirken onu alkışladı ve iki isim birbirlerine sarıldılar. Oldukça dostane bir ortam olduğu görüldü. Randy destek alınca Cody de onu destekledi. Sözü ilk olarak Cody aldı. 2007 yılında WWE'ye geldim ve ilk maçımı Randy Orton'a karşı yaptım dedi. Sonrasında seni izlemeye devam ettim dedi. Rumble'ı kazanıp Wrestelamania'yı işaret ettiğinde pyro'lar patlamadığı için Stew'a kızdığını gördüm dedi. Wrestlemania'da main event'e çıktığını gördüm ve ben de böyle olabilirim diye düşündüm dedi. Ama sonra ayrıldım dedi. Sense benim dünya şampiyonu olabileceğime dair bir post paylaştın dedi. WWE'ye geri döndüğümde yalnız döndüm, abim yanımda yoktu dedi. Eşim de bebeklerimle evde kaldı dedi. Ama sen vardın dedi. Senin ne oğlunum ne de kardeşinim ama seninkilerden biri olmaktan hep gurur duydum dedi. Sonra da imzayı attı. Randy de imza için kalemi aldı ama vazgeçip ayağa kalktı. Cody'nin sözleri biraz onu sarsmış gibi göründü. Bence sen anlamıyorsun dedi. Buna ihtiyacım var dedi Wrestlemania simgesini göstererek. Bunun zor olmaması gerek, kolay olmalı dedi. Drew'un burada olması gerekiyordu dedi. Cody araya girdi. Omuzunda yükü alayım dedi. Eminim ki kafandaki sesleri duymaya başladın ve zil çaldığında ben de tam olarak bunu bekliyorum dedi. En iyi Randy Orton'ı izlememiz gerek dedi. Elimination Chamber'ı kazanmış bir Legend Killer'ı karşımda bulacağımı biliyorum dedi. Şirket tarihinin en genç şampiyonu karşımda olacak dedi. JBL'in dediği gibi sıfırdan bir güreşçi yaratmak isterseniz Randy Orton gibi gözükür dediği birini göreceğimi biliyorum dedi. WWE tarihinin en tehlikeli üç kelimesinin sahibi olan adamla karşılaşacağımı biliyorum dedi. Ama bunlar zil çaldığında olacak şeyler dedi. Wrestlemania main event'inde zil son kez çaldığında şunu bilmeni istiyorum, seni hep seveceğim dedi. Randy de imzayı attı. Ardından iki isim sarıldılar. Ama Randy aniden Cody'nin kafasını masaya vurdu. Sonra da low blow çekti. Ardından da spiker masasına fırlattı. Çelik merdivenlerle suratına vurdu. Aldis araya girmey istese de onu da itip yere düşürdü. Cody kan revan içinde kalırken Randy saldırılara devam etti. Kafasını yine çelik merdivenlere vurdu. Jelly Roll da araya girmek istese de Randy onu da iterek düşürdü. Cody'nin de kafasını çelik merdivenlerin boşluğuna koydu. Görevliler Cody'nin yanına gelirlerken Randy bilinçsizce arka alana yöneldi. Ama sonra seyircilerin arasından elinde sandalyeyle çıkıp Cody'nin kafasına vurdu. Ringe çıkıp sandalyeye oturdu ve kemeri beline koydu.

16 Mart Raw’da Randy, canlı yayına bağlandı ve özel bir röportaj verdi. Randy'nin bağlandığı yerdeki kameranın görüntü kalitesi oldukça düşükken, sesi de bir hayli bozuk geldi. 2009 yılına bir gönderme gibi gelirken Randy'nin canlı yayın esnasında telefonla konuştuğu da görüldü. Randy telefondaki kişiye seni de birkaç hafta önce görmek çok güzeldi dediğini duyduk. Cuma gününü izliyor muydun, bence herkes izliyordu dedi. Evet haklısın tam zamanıydı dedi. Cole beni bekliyor ama gerçekten çok teşekkür ederim, yakında görüşürüz dedi. Sonra da röportaja bağlandı. Ancak Randy, Cole'u durdurdu. Röportajı onayladım evet ama fikrimi değiştirdim dedi. Röportaj yok ama şunu söyleyeyim dedi. Cuma gününden beri herkes beni konuşuyor, bana sürekli sorular soruyorlar dedi. Sonunda bir beyni olan biriyle konuşma şansı buldum ve bana öyle derin bir şey söyledi ki, hayatımı sorguladım ve ne olduğumu anlamamı sağladı dedi. Cuma günü yaptığım şeyin neden yaptığımı anlamamı sağladı dedi. Ben bir katilim dedi. Güreş, bir kraliyet ailesinden fazlasıdır diyerek de Cody'nin theme müziğine göndermede bulundu. 20 Mart Smackdown’da Randy ringe geldi. Çok yakın bir zamanda Elimination Chamber'ı kazandım ve kemer için Drew McIntyre ile maç yapacaktım dedi. Drew'la yüzleşmek için tam olarak nasıl biri olmam gerektiğini biliyordum ama sonra Cody olaya girdi, Drew'u yenip kemeri aldı ve Cody'i yenmek için kim olmam gerektiğini bilemedim dedi. Cody'i hala bir kardeş gibi seviyorum dedi. Ama geçen hafta, göğsümdeki yükü aldı dedi. Ama bana senin en iyi versiyonun lazım, sırf benim veya seyirciler için değil, kendin için dediğinde o yükü benden aldı dedi. Bana Viper olmamı, içimdeki sesleri dinlemem gerektiğini söyledi dedi. Ama o sesleri dinlememdeki problem, her zaman kontrol sahibi olmamam anlamına gelmesidir dedi. Bazen bir plan yoktur, kaos vardır ve bir şeyler olur dedi. Bazen ben tıpkı diğerleri gibi yaralanırım ama o katil içgüdülerine sahip olmam gerektiğini biliyordum dedi. Ama mirasıma 15'i yazdırmam için o katil içgüdülerine ihtiyacım olduğunu biliyordum dedi. Spor eğlence tarihinin en tehlikeli üç harfiyle bunu yapacağım; RKO dedi. Kafamdaki sesleri duyuyorum dedi. Beni anlayıp beni yönlendiriyorlar dedi. Benimle konuşuyorlar dedi. Bana Cody Rhodes'u yeneceğimi söylüyorlar dedi. Kemer için onu yeneceğimi söylüyorlar dedi. Wrestlemania Main Event'inde onu yenip kemeri alacağımı söylüyorlar dedi. Sonrasında Arka alanda Randy yürürken güreşçilerin kendisine garip bir şekilde baktığını gördük. En son Cardona ile yüzleştiğini gördük. Randy, seninle bir olayım yok dedi. Söyleyecek bir şeyin varsa söyle dedi. Cardona da var, geçen hafta olanlar neydi öyle dedi. Sen ve Cody'i kaç yıldır tanıyorum, siz kardeş gibisiniz dedi. Kemeri istiyorsun, hepimiz istiyoruz ama ona yaptıkların derken Randy onu durdurdu, şaka mı yapıyorsun dedi. Randy iyice sinirlendi, benimle böyle konuşacak kadar sinirlisin demek dedi. Başka işin yok mu senin dedi. Hatta ona indie nerd dedi. Sizden bıktım artık dedi ve Cardona'ya yumruk atıp onu yere serdi. İşime karışma, sen anlamazsın dedi. İlerleyen anlarda Randy'i arka alanda bu kez Jelly Roll ile konuşurken gördük. Jelly Roll, geçtiğimiz SummerSlam döneminde Randy ile kader birliği yaparak Drew ve Logan’a karşı mücadele etmişti. Randy, geçen hafta olanlardan ötürü özür dilerim, lütfen beni affet dedi. Jelly de beni düşünme ama dürüst olursam ben asıl senin hakkında endişeleniyorum dedi. Kötü adam olmak nedir bilirim dedi. Kendimizin en kötü hali için nasıl yargılandığımızı iyi bilirim dedi. Hayatımın en kötü kararını verirken nasıl yargılandığımı iyi bilirim dedi. Sen de biliyorsun zaten, şu anda seni yargılamıyorum da dedi. Sadece burası için ne anlama geldiğini hatırlıyor musun onu merak ediyorum dedi. Her hafta bu koridorlarda onların gözlerini görüyorum dedi. Burası senden korkan koridorlarla aynı koridorlar, ama sen bunu değiştirmek için bir adım attın dedi. Sen daha iyi bir adam oldun dedi. Daha önce olduğun insana dönmek için neden bu kadar çok uğraşıyorsun anlamıyorum dedi. O canavara izin verme dedi. Bu halini tanıyor muyum bilmiyorum bile dedi. Ben senin bambaşka bir halini seviyorum dedi. Ben aşk dolu, insanlık dolu, bu işi değiştiren o adamı tanıyorum dedi. Ben güreşçi olandan değil, eş olandan bahsediyorum dedi. Baba olandan, adam olandan bahsediyorum dedi. Çok güzel bir kalbin var, işte ben o adamı tanıyorum dedi. SummerSlam'de arkamı kollayan adam o dedi. Cody'e yaptıklarını yapan o adamı tanımıyorum bile dedi. Kafandaki, kulağındaki sesleri bilmem, gerçek Randy'i bilirim dedi. Gerçek Randy, paranın, kemerin gelip geçici olduğunu bilir dedi. Ama aile, arkadaşlık, seninle aynı yolda olanlar, kalıcıdır dedi. Hayat ne yaptığın değil, kiminle yaptığındır dedi. Seni seviyorum dostum dedi. Randy de ne yapmalıyım dedi. Mesela Cardona ile olanlar, sınırı aştım ama bunu nasıl düzeltebilirim dedi. Nasıl başlayacağım ki dedi. Jelly de bu birinci adım dedi. Önce bununla başlayıp sonra Cody'e geçeriz dedi. Cardona'yı yıllardır tanıyoruz dedi. Zor olacak ama onu bulup doğru olanı yap dedi. Oradan başlayalım dedi. Randy de kabul etti. Jelly seni seviyorum dedi, Randy de ben de aynı şekilde dedi ve iki isim sarıldılar. Şovun sonunda Randy ve Cardona'yı gördük. Randy, Cardona'dan özür diledi. Seni 20 yıldır tanıyorum dedi. Özür dilerim dedi. Önümüzdeki hafta Cody'den de dilemem gerek dedi. Beni affeder misin dedi. Sonra ikili birbirlerine sarıldılar. Randy elini de uzattı ama sonra Low Blow çekti. Bir de RKO geldi. Sonra spiker masasına odaklandı. Matt'i oraya yatırıp yumruklamaya başladı. Cody'e kurduğu düzeneği Cardona için de kurmak istedi ama görevliler ile Aldis geldi. Randy bir süreliğine kendini toparlamaya çalışsa da dayanamayıp Cardona'yı ringe yolladı. Orada yumruklamaya devam etti. Sandalyeyi Cardona'nın koluna sıkıştırsa da görevliler araya girdiler. Ama Randy yine fırsat bulup sandalyeye tekme attı ve Cardona'nın canını fena yaktı. Görevliler Randy'i uzaklaştırmak isterlerken bu kez dev ekrandan Drew ve Jacob'ın yüksek bir yerde yine birbirlerine girdiklerini gördük. Aldis ve görevliler olay yerine gitmek için koşmaya başladılar. En sonunda Drew ve Jacob beraber sırt üstü yere düştüler.

27 Mart Smackdown’da Randy Orton ringe geldi. 2 hafta önce bu ringde duruyordum, Cody yanımdaydı ve gözlerime bakıyordu dedi. Bana en iyi Randy Orton haline ihtiyacı olduğunu söyledi dedi. Siz hepinizin de en iyi Randy Orton halini istediğinizi söyledi dedi. Sonra da Viper olmamı istediğini, kafamdaki sesleri dinlemem gerektiğini söyledi dedi. Ama olay şu ki ben o sesleri çok çok önceden kapatmıştım dedi. Son birkaç yıldır 15 numarayı çok fazla düşünmeye başladım dedi. Mirasımı ve gittiğimdeki kalacak mirası düşünmeye başladım dedi. 15.şampiyonluğumu çok fazla düşündüm dedi. Sonra Cody, birden bana ihtiyacım olanı verdi dedi. Kafamdaki sesler, sorunun kendisi değildi dedi. Sorun, kafamın dışındaki, yani sizin sesleriniz dedi. Ama bir ses var ki, kafamın dışında ve onu dinliyorum dedi. Tam onu açıklayacakken Matt Cardona geldi. Randy de müziğini kesin, ne yapıyorsun sen dedi. Diğer koluna da mı kırayım dedi. Burada iş sahibi olduğun içi şanslı hissetmelisin dedi. Mikrofonun mu var bir şeyler mi söylemek istiyorsun derken Matt, ringe girer girmez mikrofonla Randy'nin kafasına vurdu. Gecenin sonunda iki ismin maçını izledik. Randy maçta baya bir pis oynadı. Matt'ın sakat koluna çalıştı. Acı çektire çektire devam etti. En son bir RKO ile maçı aldı. Maçtan sonra dev ekrandan Cody'nin otobüsünden indiğini gördük. Görevlilerin uyarılarına rağmen ringe doğru yöneldi. Görevliler Randy'nin de yanına gelirlerken Randy de onları ring dışına attı. En sonunda Cody'nin müziği çaldı ve Cody geldi. Aldis ve görevliler Cody'i durdurmak istediler. Cody de sadece konuşmaya geldim dedi ve ringe girdi. Ama ringe girer girmez ikili birbirlerine de girdiler. Olay ring dışına taşarken görevliler ikiliyi ayırmak isteseler de onlar da nasibini aldılar. Randy bir ara sandalyeyi denedi ama Cody onu da engelledi. Randy bir ara üstünlüğü almak istese de Cody, onun gözlerine saldırdı. Bir süreliğine ayrılsalar da Cody, Randy'i bulup onu ring postuna yolladı. Sonra da ringde devam ettiler. Bu kez de Randy karşılık vermek isterken görevlilere saldırdı. Ancak Cody geri döndü ve spiker masasının üstünden yumruklamalara devam etti. Birçok kez görevliler onları ayırırlarken hep birbirlerine girmeyi başardılar. En sonunda Jelly Roll geldi. İki isimle de konuşmaya çalıştı. Randy görevlileri geçip Jelly Roll'a RKO çekti. Sonra da ringden ayrıldı.

30 Mart Raw’da Stephanie McMahon ve Cody'i ringde gördük. Stephanie, geçen haftaki konuşmamızda eskiden Wrestlemania'da nerede oturduğundan bahsetmiştin dedi. Ben de orada oturuyordum, Andre the Giant'ı yürürken görüyordum dedi. Sen, ben ve Randy gibi isimler eski jenerasyonların ürünleriyiz dedi. Diğerlerin farklı bir yolda, en üstte olmayı biliyoruz dedi. Biz farklı yollardan geçtik ama sen altın yolu seçtin dedi. Bu harika bir şey dedi. Kendine inandın, değerlerine inandın, insanlardan en iyisini çıkarabileceğini düşündün, rakiplerinin bile dedi. Çoğunda da yaptın dedi. Ama bu kez, bu Randy Orton varken yapamazsın dedi. Bu Randy Orton, şeytani bir şey dedi. Senin öyle olmana gerek yok ama o şekilde düşünebilmelisin dedi. Baban bu durumu herkesten çok daha iyi anlardı dedi. Baban, rakiplerinin en iyi halleriyle mücadele etti hep dedi. Ama şu ana kadar gördüğüm kadar, sen baban değilsin dedi. Cody sözü aldı. Tüm herkesin bu usta çırak ilişkisini sevdiğini biliyorum dedi. Ama ben öğrenciliği çoktan geçtim ve bu WWE kemerini aldığımda değil, bebek bakıcılığı yaparken, oradan oraya yuvarlanırken nefes alıp almadığını kontrol ettiğim zamandı dedi. Ben ondan korkmuyorum, ilk Main Event'im da değil bu dedi. Konuyu babalardan mı açacaksın, ben benimki değilim haklısın dedi. Ama şunu da söyleyeyim, sen de öyle değilsin dedi. Stephanie de ona tokatla karşılık dedi. Randy gibi düşünmeyi öğrenmedikçe o kemeri de kaybedeceksin dedi. Bu Wrestlemania, Cody Rhodes'un şampiyon olarak anons edildiği son yer olacak dedi. Ringden gitmeye yeltenirken Cody onu kolundan tuttu. Sana iki kelimem var; seyirciler "suck it" derken Cody ise Stephanie'ye teşekkür ederim dedi.

3 Nisan Smacdkwon’daysa bu feudun içine eden bir olay yaşandı. Randy Orton kendi evinde, müthiş bir cheer ile ringe geldi. Mikrofonu alıp Cody'e gönderme yaparak ne hakkında konuşmak istiyorsunuz dedi. Ben burada büyüdüm, evim burası dedi. Burada beni bir sonraki görüşünüzde 15 numarayı belimde göreceksiniz dedi. Ama yanlış alamayın, bunu sizler için yapmıyorum dedi. Kendim için yapıyorum dedi. Ailem için, gerçek evim için yapıyorum ki burası kesinlikle orası değil dedi ve en önde oturan ailesini gösterip, onlar için yapıyorum dedi. Vegas'tan kemerle çıkacağım dedi. Cody de ağlasa da sızlasa da önemli değil çünkü oradan eli boş ayrılacak dedi. Cody bana yeşil ışık yaktı dedi. Bu kişisel bir mesele değil, bana Viper olabileceğimi söyledi dedi. İhtiyacım olanı olabilmek için ihtiyacım olanı yapabileceğimi söyledi dedi. En iyi halimi olabilmem için kafamdaki sesleri dinleyebileceğimi ve bunda herhangi bir problemi olmadığını söyledi dedi. Ama o seslerin seninle de konuştuğunu gördüm dedi. Ama seni Pazartesi günü ringde Stephanie ile gördüm ve o sana yalan söylemiyordu dedi. Beni yenemezsin dediğinde sana yalan söylemiyordu dedi. Senin kafandaki sesler de tam olarak aynı şeyi söylüyorlar, beni yenemeyeceğini söylüyorlar dedi. Çünkü sen bir katil değilsin, benim içimde uyandırdığın şey, geri yatağa koyamayacağın bir şey dedi. O esnada da Cody geldi. Cody gelir gelmez Randy'e girişti. Sonrasında Pat McAfee'nin ringe geldiğini gördük. Pat üzerinde RKO yazan bir tişörtle gelirken ringe girer girmez Cody'e Low Blow çekti. Sonra da onu tekmelemeye başladı. Randy de sandalyeyle Cody'e saldırdı ve Pat'e de bir mikrofon verdi. Pat de şehrin takımlarına sallamaya başladı. Randy burasının artık evi olmadığını söyledi, sizin için çok zor bir gün dedi. Aldis ve görevliler ringe gelince de "yabancı Adam Pearce" çeneni kapat dedi. Randy de sandalyeyle saldırmalara devam etti. Pat de neden burada olup Cody'e saldırdığımı merak ediyorsunuzdur dedi. Bir ay önce bir soru cevap yapıyordum dedi. WWE'ye ne zaman döneceğim soruldu, ben de işin artık benden geçtiğini söylemiştim dedi. Çocukken bayılarak izlediğim bu şeyi artık izlemiyordum dedi. Berbat olduğunu düşünüyordum dedi. Randy ise beni aradı dedi. İşin benden geçmediğini, sadece hiçbirimizin sevmediği yönlere doğru gittiğini söyledi dedi. Ben de şunu düşündüm, biz kimiz ki dedi. Sonra da unutulan WWE seyircilerinden bahsetti dedi. Attitude Era hayranları dedi. Randy, Cody'i sandalyeyle boğarken Pat de Rock ve Austin'e selam yolladı, onları özleyenler dedi. Şirketi sırtında taşıyıp, milyarlarca para akıtan ve bunu globele çeviren, unutulan seyirciler dedi. WWE'yi TV'de açtığımda 10 hafta üst üste 45 dakikalık Iron Man maçları Randy Orton varken neden izleyeyim ki dedi. Randy Orton buradayken Wrestlemania biletleri hala satışta dedi. Smackdown ki son dönemin en kötü reytinglerine sahip, basit bir şampiyonu var dedi. Nefret ettiğimiz her şeyi temsil eden bir adam dedi. Söylemek istediğim şey şu ki, Randy'e telefonda her şeyi öldürmesini söyleyen kişi bendim dedi. Sadece 15.kemer için değil, senin liderlik ettğin işin berbat olmasından dedi. Randy de bu işi kurtaracak kişi dedi. En son Randy de kemeri Cody'nin üzerine bıraktı ve Pat'le beraber ayrıldılar. İlerleyen anlarda Cody'nin ringe geri döndüğünü gördük. Wilson'ın maçından sonra ona Cross Rhodes çeken Cody mikrofonu eline aldı. Hepimiz buraya Randy Orton'ın telefonda kiminle konuştuğunu öğrenmek için geldik dedi. Meğer Pat McAfee'ymiş dedi. Bu şey gibi bir şey, Kevin Nash ve Scott Hall'un NWO'nun üçüncü üyesinden bahsederlerken Hulk Hogan yerine Disco Inferno'nun gelmesi gibi bir şey dedi. Pat, sen Logan Paul'un kaslı olmayan halisin, senin cezanı da keseceğim dedi. Sen şu anda NFL'de takılmalıydın ama sen ve seni temsil eden herkes, ki bunların kim olduğunu herkes biliyor, kıçımı öpebilirsiniz dedi. Çok mu ileri gittim, ne yapacaksınız beni kovacak mısınız dedi. İşte Randy Orton kendi mirası için, 15.kemer için bunları istiyor dedi. Mentorüm, kahramanım dedi. John Cena omzumdaki melekken sense şeytandın dedi. Bunun kişisel olmadığını söyleyip duruyorsun dedi. Çok sevip saygı duyduğum Stephanie McMahon bile gelip o karanlık yerlere gitmem gerektiğini söylüyor dedi. Kötü adam olmalıymışım dedi. İşin doğrusu bu şey nasıl yapılır bilmiyorum artık, iki tane çocuğum var dedi. Burada hayalimdeki işi yapıyorum dedi. Pat'ı buraya çıkış yolları için getiriyorsunuz, bense yıllardır rekordan rekora koşuyorum dedi. Bunları yaparken Roman Reigns John Cena, hatta Rock'la güreşiyordum dedi. Ama şunu unutmayın, onlar da benimle güreşiyorlardı dedi. Çok basit, 20 yıllık bir geçmişe sahip bu işi en iyi yapan iki isim güreşecekler dedi. Sonunda ben de kafamdaki sesleri duyuyorum, ama sen onları söylediklerini duymak istemezsin dedi.

10 Nisan Smackdown’da Pat McAfee'yi arenaya girerken gördük. Onu karşılayan Aldis aldı. Pat, onlara söyledin mi dedi. Aldis de evet, WWE bünyesindeki kimse sana el bile sürmeyecek dedi. Pat de teşekkür edip, onunla dalga geçti. Araba anahtarlarını attı, Aldis almayınca cebine koydu. Sonra yolda onu Jelly Roll karşıladı. Jelly, Randy'e bana RKO çekmesini sen mi söyledin dedi. Pat de hayır dedi. Ben herkesi öldürmesini söyledim ama sen orada olmamalıydın dedi. Jelly haklısın, sen de olmamalıydın ama dedi. Neden buradasın dedi. Pat de senin hayal edemeyeceğin kadar büyük bir şey bu dedi. Sen dışarıdan birisin, burada olmamalısın dedi. Jelly de Pat'e diklendi. Jelly sinirlenip onu duvara itince Aldis geldi ama ona da sinirlendi. Jelly, ben burada çalışmıyourm derken Pat de biliyorum, eve git dedi. Sonra da şu eski mahkumu evine götürün dedi ve arenaya girdi. Sonrasında boo'lamalar eşliğinde ringe geldi. O da seyircilere orta parmak gösterdi. Beni boo'lamanız çok saçma, ben esas kahramanım dedi. Siz omurgasız CM Punk'ları destekliyorsunuz dedi. Pazartesi bana söylediklerinden keyif aldınız mı dedi. Yetişkin biri olarak onu ciddiye almak çok zor dedi. Kendisinden daha ünlü, daha güçlü isimleri sayarken üzerinde WWE lisanslı tişört ve ceket vardı dedi. WWE Shop'ta lisanslı 200 küsür ürünü var, o para Wrestlemania'ya biletleri yetmeyenlere mi gidiyor yoksa Suudi Arabistan'a teşekkür edenlere mi dedi. O bir dolandırıcı, tam bir politikacı dedi. Her şeyi değiştirebilecek gücü var ama sızlanıp duruyor dedi. Bense hareket ederim dedi. Özellikle bilet fiyatlarından bahsederken ki Wrestlemania'nın main eventer'larından biri kendisi, ona katılmadan edemedim dedi. Randy Orton varken neden Wrestlemania'yı izleyemeseniz ki dedim. O yüzden siz şerefsizlerin kahramanı benim dedi. Sizin gibi iğrençler bunu haketmeseler de bu iyiliği yaptım dedi. Wrestlemania'nın sponsorlarından birini aradım ve yardım istedim dedi. Şu andan itibaren Raw'a kadar alırsanız, Wrestlemania Cumartesi biletleri %25 indirimli geliyor, bana teşekkür edebilirsiniz dedi. Wrestlemania Pazar günü umurumda değil, Cumartesi gününü izleyin dedi. Randy Orton, bu işi kurtaracak, o kemeri 15.kez kazanırken kurtaracak dedi. Sonra sözü Cody'e getirirken Cody geldi. Bence sen burada değilsin diyip gideceğim dedi. Sana dokunamam biliyorum ama plastik bir kemer al, pyro al, birilerini taklidini yap, Superstar hissiyatını yaşa, sonra onlara gidip teşekkürler babacım de dedi. Play Wrestling tabiri vardır bizim işte, bunun anlamını tam bilmezdim ama geçen hafta Randy Orton beni sandalyeyi boğarken, sen de beni tekmelerken anladım dedi. Attitude Era'dan bahsediyorsun, o 30 yıl önceydi, Randy lisedeyken onları izliyordu dedi. Geçen hafta şovunda yine işi yeniden büyük yapmaktan bahsettin değil mi dedi. Sonra da seyircilerin müşteri bakış açısından bahsedip buna katılmadığını, orada tırnaklarını kazıyarak buraya gelenlerin, herkesin birer birer onun ailesi olduğunu söyledi. Güreş tarihinde ilk kez, tek bir şeyde hem fikir; herkes Randy'i görmek istiyor ama Pat McAfee'yi görmek istemiyor, bak işte bu da senin hediyen dedi. Evine dön dedi. Sonra da gitmek isterken Pat sözü aldı, ben zaten evdeyim dedi. Ben bu işte olmak için doğmuşum, sense ağzında gümüş kaşıkla doğdun dedi. Gorillaların altın çocuğu, ama gördüğüm tek şey dünyanın en sahte insanı dedi. Boyalı saç, boyalı vücüt, sahte dişler, on bin dolarlık takım elbise... bunlar seni iyi mi gösterir sanıyorsun dedi. Sen cosplay bir şampiyonsun dedi. Biz, Randy Orton'la beraber senden kurtulacağız dedi. Buradaki saçma ailene bir mesajım var dedi. Eğer Randy Orton Wrestlemania'dan 15.şampiyon olarak çıkmazsa, beni bir daha bu işte hiç görmeyeceksin dedi. Cody de ama buradan keyif alıyordun, spiker masasında üç senedir yeet'liyordun, yoksa uykun mu geldi, o zaman Gunther'i çağıralım da seni burada bayıltsın dedi. Sonra da arka alana yöneldi. Pat de sen hep kaçan biri oldun değil mi Stardust dedi. Gidip Triple H'in kıçını mı yalayacaksın dedi. Gel de buradaki çocuk için aptal bir dans yap dedi. Cody sinirle ringe yönelirken dev ekrandan Randy ona seslendi. Belki de bir şeyi unutuyorsundur dedi. Bak burada ne var dedi ve yerde yatan Jelly Roll'u gösterdi. Bence buraya gelip adamını almalısın dedi. Ama yok ben onu sana getireceğim dedi. Girişin oraya Jelly'i getirdi. Cody gelince de gitti. Ama Pat de onunla gelip Cody'nin dikkatini dağıtınca Randy geri döndü ve Cody'e saldırdı. Hatta Pat'e de vurdurdu. En son Jelly de ringe geldi. Pat'in boğazını sıksa da Randy'den yumruk yedi. Ringde Cody dirense de Pat arkadan yine ona saldırdı. Randy'den de DDT geldi. Sonra da kemerle Cody'nin kafasına vurdu. 17 Nisan Smackdown’da Randy ringe promo kesmek için geldi. Arkadaşlık böyledir, alırsın ve verirsin dedi. Cody de benim arkadaşım ama onun yaptığı tek şey almak, benimkisiyse vermekti dedi. Yarın main event var ama sizi 2 sene önceye götüreyim dedi. O zaman Cody vs Roman maçı vardı, Rock da vardı dedi. O zamanlar yanına birini arıyordu ve Seth'i buldu dedi. Beni aramadı bile dedi. Yaptığım tek şey almaktı dedi. Solo'nun Bloodline'ı Cody'e saldırdığında bir arkadaş olarak onun arkasında oldum dedi. Karşılığında ne mi aldım, oradaki masaya yatırıldım kariyer bitirici bir ameliyat geçirdim dedi. Yaptığı tek şey almak dedi. O zamanlar arkadaşım olan Kevin Owens'a da gitti bir kemer maçı verdi dedi. Ama işler tersine gidip Owens ona sırtını döndüğünde Cody'nin arkadaşı olarak onun yanında oldum dedi. Owens'la mantık çerçevesinde konuşmaya çalıştım ama sonra ne mi oldu, Piledriver yedim kafa üstü çakıldım dedi. Sonsuza dek gidebilirdim dedi. Onun yaptığı tek şey almak dedi. Pat McAfee, kariyerim ve mirasım için Cody'nin benim için yaptıklarından daha da çok şey yaptı dedi. McAfee'yi buraya getirmek mirasımı etkileyeceğini düşünüyor ama yanlışsın dedi. Son birkaç senedir sana yardımcı olmak kariyerimi o kadar çok zedeledi ki dedi. Yarın, ilk gecede bunu düzelteceğim dedi. Mirasımı düzelteceğim dedi. 15'i alıp eve gideceğim, ait olduğu yere dedi. Bunu spor endüstri tarihinin en tehlikeli üç harfiyle yapacağım; RKO dedi. Gecenin sonunda Cody ringe geldi. Ne hakkında konuşmak istiyoruz diyerek söze girdi. İşte konuşmayacağımız şey şu ki, son 3 Wrestlemania main event'idir benimle ilgili komple teorileri oluşturup benimle uğraşanları konuşmayacağız dedi. Final Boss, Travis Scott veya ismini vermeyeceğim olan eve gidecek olan kişiden bahsetmeyeceğiz dedi. Yarın çok basit dedi. Oyundaki en eski ve önemli kemer için iki tane adam mücadele edecek dedi. Ben ve mentorüm, Legend Killer, Apex Predator Randy Orton dedi. Günün başında buraya gelen Randy Orton...bana sadece alıcı diyen kişi dedi. Randy için enteresan sözcükler, çünkü hayatı boyunca hiç sorumluluk almamıştır dedi. Sürekli referans verdiğimiz 2009 Randy'sinde onun yanındaydım dedi. Önündeki her şeyi yıktı, kemer için mücadele etti ama kaybetti dedi. Sözlerini kesen ise CM Punk oldu. Cody, şampiyon şampiyona ve arkadaş arkadaş soruyorum, el sıkışıp sarılsak sonrasında bana sırtını dönüp vurur musun dedi. Punk da çoğu insan bunu hak ediyor ama sen onlardan değilsin dedi. Sana buraya belki tavsiye vermeye, belki de adını geçirmeye hak etmeyen birinden bahsetmeni durdurmak için geldim dedi. Bu işte turist olup zamanına değmeyecek birisi, insanların ve enerjimizin de öyle dedi. Papyon mu taktın dedi. Cody de Hall of Fame var bu gece, tıpkı senin gibi karizma giyinmeye çalıştım dedi. Teddy Long evlendiğinden bu yana WWE TV'lerinde ilk kez takım elbise giyiyorum dedi Punk. Bu konuyu açtım çünkü bizim geçmişimiz çok eskiye dayanıyor, biz bu insanların önünde çalıştık dedi. Kariyerimiz boyunca kim kimi takip ediyor onu konuştuk dedi. Kariyerinin başında beni takip ettiğini söylüyordun dedi. Buraya geldikten sonra da tersini buldum dedi. İkimiz de bu ringde, canlı yayında, Las Vegas'ta, Wrestlemania 42'ye giderken şampiyon olarak duruyoruz dedi. Sen benim henüz başarmadığım şeyleri başardın dedi. Eğer öğretmenin olsaydım, odaklanmanı isterdim dedi. Randy dışında kimseyi takma dedi. Onun ne kadar tehlikeli olduğunu biliyorsun dedi. Sen en iyilerden öğrendin; John Cena, baban dedi. Randy de bunların arasındaysa, artık değil dedi. Belki yarın ne olur veya Pazar ne olur bilemem ama şunu biliyorum ki Pazartesi günü ne olursa olsun burada olacağız dedi. Buradaki herkesi de bir sonraki maceraya davet ediyorum Pazartesi günü dedi. Şampiyondan şampiyona, arkadaştan arkadaşa, kardeşten kardeşe seninle gurur duyuyorum dedi. İşi bitir dedi. Gitmek isterken Cody onu durdurdu. Seninle paylaşmak istediğim bir şey var dedi. Pazartesi günü seni neyin beklediğini biliyorum dedi. İş o kadar iyidi diye terimler uydurduğumuz kişiye karşı mücadele edeceksin dedi. Tarihin en domine edici Wrestlemania main eventer'ına karşı olacaksın dedi. Sen bizim gibi bu işte doğmadın, sen bu iştesin çünkü burayı seviyorsun dedi. Harley Rice'le çalıştın ve kendi yolunu buldun dedi. Senin gibilerine bakmadıkları zamanlar seni çağırdılar dedi. Sonra gittin ve 10 yıl yoktun dedi. Ama hala sana tezahüratta bulundular dedi. Buraya gelip her şeyi alabilirdin ama öyle yapmadın dedi. Her zamankinden iyi döndün dedi. Eğer bir tartışma varsa bu pazar günü sen de Mr.Wrestlemania olarak bu tartışmaya dahil olacaksın dedi. Bana öğrettiğin her şey için çok teşekkür ederim dedi. Eğer bir anlamı varsa, babam da seninle çok gurur duyardı dedi. Sonra da iki isim sarıldılar. Punk'ın gözleri dolarken müziği kesin, buraya ağlamaya gelmedim, Pazar günü Roman'ı yendikten sonra ağlayacağım dedi. Cody beni sevdiğini söyledi, ben de hepinizi seviyorum, sizin için buradayız dedi. Bu kemerler bizim olduğu kadar sizlerin de dedi. Biz halkla bunu kutlama geldik dedi.

Bu feud için gerçekten ne diyeceğimi hiç bilemiyorum. Pat McAfee’ler, Jelly Roll’ler… yani ne gereği var ki? Hiçbir şey yapmayıp Wrestlemania’dan bir gece önce Cody Rhodes vs Randy Orton maçını duyursanız bile sükse yapabilecek harika bir malzeme zaten elinizde var. Koskoca Randy Orton’a akıl veren, onu yönlendiren, heel turn yapmasını sağlayan, sesleri tekrardan duymasına vesile olan isim nasıl Pat McAfee olabilir? Pat, Amerikan sporları için tanınan bilinen biri olabilir ama güreş için ne ifade ediyor? Mesela o telefon konuşmalarını yaptığı kişi Rock olsa, o kadar efsane bir hikaye ortaya çıkardı ki. Rock zaten son 2 Wrestlemania’dır Cody ile uğraşırken üçüncü denemesinde de Randy’i deneyecek olması muazzam olurdu. Diyelim ki Rock, Rock’lığını yapıp yine ortaya çıkmadı. Bu kez de elde Arn Anderson gibi bir güreş efsanesi var. Ted Dibiase var mesela bu ikiliyle ortak bir geçmişe sahip olan. Ama Pat McAfee ne alaka yani hiçbir mantığı yok. Bir de Jelly Roll’u da her yerde çıkartıp duruyorlar. Ben Randy, çemberi aldıktan sonra o kadar çok sevinmiştim ki. Zaten en başından beri bu feudu istiyordum. Ama işte ne umdum ne buldum gibi bir durum ortaya çıktı. Maalesef buradaki geçmiş, buradaki miras çok kötü bir şekilde savuruldu. Ortaya insanların dalga geçtiği, TKO’ya sövdüğü, WCW’nun batış zamanlarına yaşı yetmeyenlere nostalji hissiyatı yaşatacak şeyler çıktı. Yine de bu saçmalığı saymazsak, bu kadar tantanadan sonra Randy’nin 15.kemeri almasını hala istiyorum. Alacağını da düşünüyorum. Ama Pat ile yolunu kısa vadede bence ayıracaktır. Çünkü bu olayın kurtarılır bir tarafı yok gibi duruyor. Geçen seneki Travis Scott saçmalığının üzerine bu sene de main event’in içine edebilecek farklı bir şeyler bulan WWE’ye de tebriklerimi iletiyorum. Cody kazanırsa Pat, WWE ringlerinden sonsuza dek ayrılmış olacak. Bu durum, bence yaşanmayacak ve Pat ileride yine spiker masasında kendine yer bulacaktır. O yüzden Randy’nin kazanıp onu gönderecek esas ismin Randy olması, en mantıklı yol gibi duruyor. Ruthless Depression tabiri TKO’nun politikaları sebebiyle çokça kullanılan bir terim haline geldi. Bu maçın işleniş şekli de bunu kanıtlar nitelikte. Biletlerin tükenemeyişi, daha çok sattırılmak için indirim kovalanması da yine bununla ilintili bir konu. Drew’un kemeri kaybetmesine gerçekten de değecek şeyler yaşanmadı maalesef. 2009 Randy Orton geri döndü diye sevinirken Pat McAfee olayı tüm gazı aldı götürdü. Yoksa Randy’den sınırı aşabilecek çok fazla şey beklemek hakkımızdı.

Tahmin: Randy Orton

 


Night 2 – 19 Nisan Pazar


Singles Match
Brock Lesnar w/Paul Heyman vs Oba Femi

Hem cüsse olarak hem de ring içi olarak dominant olarak isimlerin kapışması, bu ringlerde her zaman işlenen konulardan bir tanesi olmuştur. Her ne olursa olsun ring içi olarak genelde beklenen şeyleri vermeseler de bu tarzda iki ismin buluşması tarihin her döneminde ilgi çekici olmuştur. Undertaker, Big Show, Kane, Braun Strowman, Omos, biraz daha geçmişe gidersek The Great Khali, daha da geçmişe gidersek Yokozuna gibi isimlerin birbirleriyle karşılaşmaları hep işlenen konulardan olmuştur. Bu sene de aslında bu tarz maçlar arasından belki de çıkabilecek muhtemel en güzel maçlardan bir tanesinin ayarlandığını görmekteyiz. Bir tarafta yıllardır WWE’yi domine eden, beraber karşılıklı olarak ringde olduğunuzda muhtemelen yenileceğinizi bildiğiniz, tarihin en genç ana kemer şampiyonu olan, Undertaker’ın Wrestlemania serisini bitiren Brock Lesnar var. Diğer tarafta da NXT’den ana kadroya çok yakın bir zamanda yükselen, 2 metreye yakın boya sahip, yeni neslin dominant ismi Oba Femi var. Bir halef selef maçı vaat eden bu maç, direkt isme bu iki ismin ring içi korkutuculuğuna odaklanmış durumda gibi gözüküyor. Keza Lesnar, Wrestlemania için Open Challenge açıklarken seyirciler en başından bu yana Oba Femi’yi istemektelerdi. İkinci gecenin ilk maçında, Heyman’a ve genel olarak seyircilere göre de gecenin gerçek main event’ine geçelim.

Olayların nasıl geliştiğine bakmadan önce çok kısa maç içerisindeki her iki ismin de durdukları pozisyonlara bakalım. Lesnar, yaşadığı hukuki olayların ardından SummerSlam 2025’in sonunda ringlere dönerken ilk hedef olarak John Cena’yı almıştı. Cena ile girdiği kısa feud sonrasında Wrestlepalooza’da Cena’yı oldukça rahat bir şekilde yenmeyi başarmıştı. Ancak buradaki en önemli şey Lesnar’ın Cena’yı yenmesi değildi. Maç öncesinde her iki isim anons edilirken Paul Heyman gelmiş ve tıpkı geçmişteki gibi Brock Lesnar’ı kendisi anons etmişti. Lesnar ve Heyman arasındaki gel gitli ilişkiyi hepimiz çok yakından biliyoruz. Lesnar’ın WWE’deki ilk dönemi olan 2000’li yılların başında bir Paul Heyman Guy olarak karşımıza çıktığını görmüştük. Sonrasında WWE’ye döndüğü ikinci dönemi olan 2010’lu yılların ortalarında da yine Heyman’ın bir müşterisi olarak karşımıza çıkmıştı. 2020 yılında WWE’den ayrılıp emekli olmaya karar veren Lesnar, 2021 yılına kadar da öyle kalmıştı. Heyman ise o dönemde Roman Reigns ile Wiseman gimmick’ine dönüşürken artık Roman’ı kendi kanatları altına almıştı. Lesnar geri döndüğünde ana kemerler için de geri dönerken Roman ile uzun süren feudlar silsilesine girmişti. Bu dönemde de doğal olarak eski dostu Heyman ile de olayları yaşamıştı. Dolayısıyla aradaki dostluğu bitirecek fazlaca olay yaşanırken Heyman’ın Wrestlepalooza’daki davranışı da birçok soru işaretini gündeme getirmişti. Brock, 2023 yılında yine WWE’den ayrılırken Heyman bir süre daha Roman’ın yanında yer almıştı. Ancak geçtiğimiz sene Punk – Roman – Seth üçlünüsünde yaşananlardan ötürü Heyman’ın arası Roman ile de bozulmuştu. Wrestlepalooza zamanında da “Oracle” gimmick’iyle Seth Rollins’in önderliğindeki Vision’ın yanındaydı. Bu yaşananlar hem ikilinin ilişkisini sorgulatmış hem de Vision’daki otoritenin kim olduğu sorusunu da gündeme getirmişti. Crown Jewel sonrasında Bron Breakker önderliğindeki Vision, Seth’e ihanet edip onu sakatlarlarken Heyman da tarafını seçmişti. Bir yandan Brock ile de ikili ilişkisini iyi tutarken Survivor Series’teki War Games maçı için Vision’a ek olarak Lesnar’ı da takıma katmıştı. Zaten heel ekip, Roman, Cody, Punk ve Uso’ları sonradan Theory olduğunu anladığımız maskeli bir adam sayesinde yenmeyi başarmıştı. Brock, Survivor Series sonrasında Rumble’a kadar ekranlarda gözükmezken Rumble maçına girmiş ancak nasıl olduğunu anlayamadığımız bir şekilde Cody tarafından elenmişti. Nasıl olduğunu anlayamadığımız diyorum çünkü o esnada kameramanlar Jey’in ringe gelişini çekmektelerdi.

1998 doğumlu Oba Femi ise 5 senedir WWE bünyesinde yer alıyor. Bu dönemde NXT’te ciddi etkiler yaratırken 2 kez de NXT ana kemer şampiyonluğunu kazanmayı başardı. İlk reign’inde 263 gün kemeri elinde tutarken ikinci reign’inde 32 gün kadar elinde tutmuş ancak sonrasında kemeri kendisi boşa çıkarmıştı. İlk ana kadro maçını da  Saturday Night's Main Event XLII’de Champion vs Champion maçında Cody Rhodes’a karşı çıkmış ancak maça Drew McIntyre’ın karışmasıyla maç no contest bitmişti. Zaten bundan çok kısa bir süre sonra ana kadroya yükselen Oba, haftalar boyunca Raw ve Smackdown’lara gitmiş ve oradaki güreşçileri fazlasıyla tedirgin etmişti. Görünüş olarak tam bir dev olan Oba, boyuna göre de fazlasıyla hızlı bir isim. Ek olarak da seyircilerle etkileşimi de şimdiye kadar çok iyi. Özellikle ring girişi baya bir ilgi çekerken ringe geldiği esnadaki dansı da baya bir sevilmekte. Bu süre zarfında herhalde en çok kayde değer olarak Rusev ile feuda girdiğini gördük ama onunla yaptığı maçı da çok kısa bir sürede rahatça da kazandı. Royal Rumble maçına katılıp orada da ciddi bir etki yarattı ama Brock Lesnar tarafından elendi. Tabi böylesine dominant bir gimmick sahibi olmanın önemli avantajlarını da kullanıyor gibi görülüyor. Ama buradaki esas konu bunun sürdürülebilirliği olacak. Keza Khali, Omos, Braun Strowman, Lars Sullivan gibi isimlerin kariyer başlarıyla sonraki gidişatlarına iyi bakmak gerekiyor. Bu sebeple Oba gibi bir ismi her zaman ilgi çekici kılmak biraz zor bir unsur. Ama şu da bir gerçek ki şuanda WWE’de bir dev adam eksikliği de var. Oba’nın bunu ne kadar ve nasıl dolduracağını da zaman gösterecek. Keza bu tarz isimlerin book’lanmaları gerçekten çok zor oluyor. Fazla güçlü gözüktükleri için her feudun başlıca favorileri olurlarken her zaman kazanabilecek olmaları da izlenebilirliği düşürüyor. Bu sebeple bunu iyi ayarlamak ilgili güreşçinin kariyer gidişatı için de oldukça önemli bir unsur haline geliyor.

Bu maçın oluşma şartlarına bakarsak da 23 Şubat Raw’da Lesnar ringe Heyman'la beraber geldi. Heyman size bir tarih dersi vereyim dedi. Wrestlemania'ların eskiden iki Main Event'i olurdu; kemer maçı ve Undertaker'ın yenilmezlik serisi dedi. Size şunu hatırlatmalıyım ki müvekkilim Brock Lesnar; Undertaker'ın yenilmezlik serisini fethetti dedi. Bunun anlamı bu main event'in artık sahibi Brock Lesnar'dır dedi. WWE'deki tek yürüyen ölü adam, Brock Lesnar ile mücadele edecek o kişidir dedi. Soru şu, Wrestlemania'da kim Lesnar ile mücadele edecek dedi. Bir tahminim yok, spoiler'ım da dedi. Çünkü ben ve Lesnar içeri girdiğimizde hiç kimse onunla karşılaşacak kadar adam olmadığını gösterdi dedi. Daha derine ineyim dedi. Tüm şeffaflığımla bunlar Wrestlemania'ya kadar Brock'un olacağı yerler dedi ve ekranlara Lesnar'ın Raw takvimi geldi. Her zaman, kim isterse, tüm dünyanın önünde olabilecek en vahşi bir şekilde katledilerek tarihin derinlerine gömülebilir dedi. O adamın yapması gereken tek şey buraya gelip, Brock Lesnar'la yüzleşmeyi kabul etmesi dedi. Ama bunun olacağını sanmıyorum, bence kimse Brock Lesnar'ın Wrestlemania Open Challenge'ını kabul edemez dedi. Çünkü soyunma odasına baktığınızda, dürüst olalım, istediğiniz kadar kemer maçı yapın, dayak yiyecek olan kişiye karşı Brock Lesnar'dır dedi. O soyunma odasında kimsenin Wrestlemania'da Brock Lesnar'dan o dayağı yeme cesareti yoktur dedi. Aradan geçen süre de Seth Rollins geri dönüp Heyman’ın başına bela olurken 16 Mart Raw’da Seth yine maskelilerle ringe geldi. Maskeliler ring dışında ringin kenarını sararlarken Seth, en son maskesini çıkardı ve ringde dolaşmaya başladı. Vision'ı ben yarattım, bitiren de ben olacağım dedi. Bron Breakker veya Reed uygun değillerse umurumda değil dedi. O piyonununuz Theory ve Logan da olabilir dedi. Eğer Heyman'ın yanında durursanız ölüm fermanınız verilmiş sayın dedi. 2 hafta önce Paul Heyman'a sandalyeyle vurma ve Stomp'lama keyfini yaşadım dedi. Seth konuşurken boo'lamalar yükseldi ve girişin oradan tamamen bitkin bir halde gelen Heyman'ı gördük. Gözleri kan çanağına dönen ve şişkin gözüken, bitkin Heyman bilinçsizce Seth'e baktı. Seth de ona nefretini kustu. Heyman da çok yavaşça ringe doğru yöneldi. Seth de umarım yaptıklarına değmiştir dedi. Hayatımda çok yanlış yaptım ama en fenası seninle olmaktı dedi. Bunu sana ödeteceğim dedi. Sen bu işten kaybolup gidene kadar seninle uğraşacağım dedi. Heyman sözü aldı. Senin nefret dolu promo'nu böldüğüm için özür dilerim. Ama herkes bunu bilir ki F.A - F.O dedi ve bunu tekrarladı. Sonrasında F5 dedi ve Brock Lesnar geldi. Maskeliler de ringe girip Seth'in etrafını kapadılar. Dışarıdakiler de Lesnar'a hamle yaptılar ama Lesnar neredeyse hepsine Suplex çekip hepsini uzaklaştırdı. Karşılık verenlere de cevabını verdi. Ringe girdiğinde diğer maskeliler de üstüne çullandılar ama Lesnar onları da yere serdi. Seth hala sağlık olarak uygun olmadığı için hiçbir şey yapamadı. Brock en sonuncusunu da Suplex'leyince ringde birebir kaldılar. Ama sonra arena karardı ve Oba Femi'nin müziği çaldı. Oba ringe gelirken Lesnar ile yüzleşti. Seth ringden kaçarken Oba, seyircilerin çılgına döndükleri bir anda Lesnar'ı Fall From Grace'ledi. Ayağını Lesnar'ın üstüne koyup Wrestlemania'yı gösterdi.

23 Mart Raw’da Heyman; Undertaker, Brock Lesnar'dan öcünü alabilmiş miydi, hayır dedi. Geri kalanlara gelirsek de 21-1'i kimse geçemeyecek dedi. Listeye bakalım dedi. Goldberg miydi, yok değildi dedi. Braun Strowman da değildi dedi. Dean Ambrose'muydu hayır dedi. Bobby Lashley de değildi dedi. AJ Styles da John Cena da değildi dedi. Oba Femi de olmayacak dedi. Brock Lesnar'ın üstüne ayağını koyup Wrestlemania'ya poz vermekle bu işler olmaz dedi. Bu senin Wrestlemania anındı, kariyerinin en büyük anıydı, çünkü Wrestlemania'da dayağı yiyeceksin dedi. Suplex City'e gideceksin, F5'lanacaksın dedi. Brock Lesnar tarafından fethedileceksin dedi. Sonra mikrofonu yere bıraktı ama o esnada ışıklar söndü ve Oba Femi'nin müziği duyuldu. Sonra da ringe geldi. Brock ilk hamleyi yapıp F5'lamak isterken Oba karşılık verdi ve Clothesline ile Brock'u dışarı yolladı. 30 Mart Raw’da Heyman ve Lesnar'ı ringde gördük. Heyman, eğer fark ettiyseniz Brock Lesnar bu gece kavga etmeye giyindi dedi. Beni, 25 yıldır bu şeyi gördüğümü söylemem konusunda yetkilendirdi dedi. WWE'de, UFC'de…eğer birisi Brock Lesnar ile kavga etmeye karar verirse altına yapar, ringin ortasında bırakır dedi. Oba Femi'ninkiler olabilir bunlar dedi. Lesnar mikrofonu aldı ve yeter artık, Oba Femi buraya gel dedi. Oba da ringe doğru geldi. Görevliler Oba'yı durdurmak isterlerken Oba hepsini yere serdi. Pearce araya girmek istedi ama onu da boğazından tutup seyirci bariyerlerine yolladı. Ardından da ringe girdi. İki isim birbirleriyle yüzleşirlerken bu kez Triple H geldi. İki ismi zorla ayırdı. Brock ring dışına çıkarken çelik basamağı alıp atar gibi yaptı ama yere fırlattı.

6 Nisan Raw’da Heyman, ruler'ı fethedecek kişiyi çağırmak benim için bir onurdur dedi. Çünkü sadece boy ölçüşülemez tek bir ruler vardır dedi. Wrestlemania'nın gerçek main event'inin parçası Brock Lesnar geliyor dedi. Lesnar kontrat imzalamak için ringde Pearce ve Triple H'e katıldı. Pearce da Oba Femi'yi çağırdı. Oba ringe girmeye çalışır çalışmaz Brock ona saldırdı. Ama sonra Oba karşılık verip üstünlüğü aldı. Masaya doğru birbirlerine girerlerken bir sürü görevli ikiliyi ayırmaya çalıştılar. Lesnar boşluk bulup yine Oba'ya atladı. Bir ara ayrılsalar da Oba bu kez Lesnar'a atladı. Hatta birbirlerine büyük sandalyeleri bile fırlattılar. En sonunda müthiş bir öfkeyle ayrıldılar. Lesnar ringi ilk terk eden taraf olsa da çeliv merdivenleri alıp ringe fırlattı. Oba da alıp dışarı geri yolladı. Brock da spiker masasındaki monitörü yolladı. Sonra da bir görevliyi alıp Fall from Grace çekti. 13 Nisan Raw’da Brock Lesnar, Heyman'ın ardından ringe geldi. Sonra da kontratı imzaladı. Heyman sözü aldı, kontrat imzalandı, tarih yazıldı ve önden adı gelen Nijeryalı'nın da sonu geldi dedi. Brock, Heyman'dan mikrofonu aldı, bu hafta sonundan sonra adını bile unutacaksınız dedi. Heyman devam etti, Pazar günü, Wrestlemania'nın gerçek main event'inde bir spoiler vereyim, bir galip ve bir kaybeden olacak dedi. Bu Pazar günü kaybedenin ismi Oba Femi dedi. Bir kazanan olacak, endüstrinin en büyük atleti, fatih Brock Lesnar dedi. İlerleyen anlarda da Oba, kontratı imzalamak için geldi. Ama sonra Heyman girişin orada belirdi. Şiddeti seven bir adam olman senin en sevdiğim özelliğin dedi. Sen WWE'ye Brock Lesnar'dan sonra gelmiş en çok şiddeti seven kişisin dedi. Çok hızlı yükseldin, Lesnar'dan sonra dedi. Etkileyici bir savaşçısın, atletsin dedi. Pazar günü yarattığın her şey yerle bir olacak dedi. F5, Suplex City'lerle olacak dedi. Lesnar seni fethedecek dedi. Kaybetmekte utanç yok, gurur vardır dedi. Sen Wrestlemania'nın gerçek main event'indesin, fethedildiğinde de sana söz, kariyerini yeniden toparlamak istersen kapım sana hep açık olacak dedi. Oba sözü aldı. Eğer dürüst olsaydın, buraya gelip bayanlar ve baylar benim adım Paul Heyman, müşterim Brock Lesnar Oba Femi'den korkuyor derdin dedi. Ben fethedemeyeceğin, tırmanamayacağın bir dağım dedi. Wrestlemania'da da kazanacağım dedi. Sonuyla karşılaşacak, çünkü ben o kişiyim, hep öyleydim dedi. Bunu herkes biliyor, Wrestlemania'da sen de öğreneceksin dedi.

Wrestlemania’nın en çok beklenen maçı sanıyorum ki bu maç. Ben Brock Lesnar’ın rakibinin Gunther olacağını düşünüyordum. Keza Oba, her ne kadar NXT’de önemli işler başarsa da böylesine bir ortam için nasıl hareket ederdi, çok kestiremiyordum. Ama seyirciler de en başından beri bu iki ismin kapışmalarını gerçekten de istiyorlardı. Oba da buralara fazlasıyla uyum sağlayabileceğini gösterdi. Kesinlikle çok büyük bir maç. Umuyorum ki maçın dakikası da uzun olur ve doyasıya bu iki canavarın kapışmasını izliyor oluruz. Brock, geldiğinden beri önce Cena’yı ezerken sonrasında da Survivor Series’te kazanan tarafta yer aldı. Gerektiğinde push’lanan isimlere destek vermesiyle de bilindiği için burada Oba’ya gerekli imkanı sağlaması gerektiğini düşünüyorum. O yüzden de tahminimi Oba’dan yana yapacağım.

Tahmin: Oba Femi


Six Pack Ladder Match for the WWE Intercontinental Championship
Penta(c) vs JD McDonagh vs Dragon Lee vs Je’Von Evans vs Rusev vs Rey Mysterio

Her yıl Wrestlemania’da belirli kemer maçları genelde yukarı asılı oluyor. Bu sayede de birçok güreşçinin yer alabileceği bir maç da ortaya çıkmış oluyor. Bu seneki piyango, Intercontinental kemerine vurmuş durumda. Dominik’in geçtiğimiz Wrestlemania’dan bu yana çok kısa bir süre John Cena’ya karşı gerçekleştirdiği kaybı saymazsak elinde tuttuğu bu kemer, nihayet 2 Mart Raw’da Penta’ya geçmişti. Penta da 30 Mart Raw’da Pearce’la konuştuğunu söyleyerek bu maçı duyurmuştu. Maçı duyurmasının ardından WWE tarafından yapılan açıklamayla beraber katılımcıların JD McDonagh, Dragon Lee, Je’Von Evans ve Rusev olduğunu gördük. Hiç detaya inmeden çok uzaktan bir bakış attığımızda maç içerisinde fantastik şeyler yapabilecek isimlerin varlığını görüyoruz. Penta zaten hem highfly hem de teknik anlamda oldukça iyi bir isim. JD de bence kesinlikle çok underrated. Her şeyden önemlisi de kendisini hiç sakınmaması sebebiyle riskli hareketler yapma konusunda her zaman öne çıkıyor. Dragon Lee, zaten tam bir luchador’ken Je’Von’u da pek konuşmaya gerek görmüyorum bu konuda. Onun olayı zaten bounce-yani zıplamak olduğu için bu maçta yapabileceklerinin sınırı yok gibi duruyor. Rusev de bu maç içerisindeki Powerhouse konumundaki dengeleyici rolü üstlenecek tek isim gibi gözüküyor. Üzerinde pek bir hikayenin olmadığı, bir Wrestlemania eğlence şovuna tekabül edecek bu maç için katılımcıların üzerinde tek tek durmaya başlayalım. İsimlere geçmeden önce burada mücadele edecek güreşçilerin 2 Nisan tarihindeki Main Event şovunda belirlendiğini söylemek gerekiyor.

İlk olarak şampiyon Penta ile giriş yaparsak WWE’ye geldiğinde bu yana birkaç kez Intercontinental mücadelesi içerisine girdiğini görmüştük. Zaten geldiği günden bu yana Dominik kemere sahipken, ilk olarak Backlash döneminde karşısına rakip olarak çıkmıştı. O zamanlar başarısız olduktan sonra Satuday Night’s Main Event XLI’de şansını denerken, burada da Rusev’in de olduğu Triple Threat maçından yine Dominik galip ayrılmıştı. En sonunda 2 Mart Raw’da Judgment Day’in iç olaylarının da etkisiyle kemere ulaşmayı başardı. 9 Mart Raw’da yeni şampiyon olarak ringe geldi. Öncelikle teşekkür etmek istiyorum dedi. Aileme, arkadaşlarıma, şirketime ve tüm dünyadaki hayranlarıma teşekkür ederim dedi. Bana inanan herkese teşekkür ediyorum dedi. Kendime teşekkür ederim çünkü kendime her gün inandım ve bu kemeri aldım dedi. Bu kemer sadece Penta'nın değil dedi. Bu kemer hiç pes etmeyenlerin kemeri çünkü Penta o insanları temsil eder dedi. Penta hayal kuranları ve gerçek hayattaki savaşçıları temsil eder dedi. Bu kemer çok çalışmanın sonucu dedi. Bu kemer çok fazla fedakarlığın sonucu dedi. Bu kemer her gün kendine inanmanın sonucudur dedi. Tam şimdi hep birlikte tarih yazıyoruz dedi. Çünkü ben yeni Intercontinental şampiyonuyum dedi. Sonra da İspanyolca devam etti. Zero Miedo ile de promoyu bitirdi. Arka alandaysa maç için gelen Original El Grande Americano'yu gördük. Danhausen önünü kesti. Sen maske takıyorsun, ben de öyle, maskeleri beraber takıp parayı ikiye katlarız dedi. Sonra da ondan maskesini istedi ama Original izin vermedi. Kural bir, bir luchador'un maskesine dokunulmaz dedi. Sen iyi bir adama benziyorsun, iyi fikirlerin var ama zamanım yok dedi. Şu an Intercontinental maçına odaklanmalıyım, lütfen git dedi. Danhausen da madem benim güçlerini birleştirmek istemiyorsun o zaman lanetlendin dedi. Original da Gracias dedi, ara ara İspanyolca konuşmaya çalıştı. Maça geldiğimizdeyse Penta kemerini korudu. 16 Mart Raw’da da bu kez Dragon Lee’ye karşı kemerini korudu. 23 Mart Raw’daysa Dominik ile rövanş maçına çıkarlarken yine Judgment Day’in iç olaylarından faydalandı ve kemerini korudu. 30 Mart’ta da bu kez Kofi Kingston ile kemer maçına çıktı. Bu arada Waller da maçı kenardan izlerken hakemin görmediği bir esnada Penta'ya saldıracakken vazgeçti. Kofi de ona geri durmasını söyledi. Ring dışında aksiyon sürerken Waller, Kofi yerde olduğu esnada bana ihtiyacın vardı dedi. Ama Penta'dan Mexican Destroyer yedi. Sonra da kemerini korudu. Maçtan sonra Jackie kendisiyle röportaj yaptı. Ona Wrestlemania planları soruldu. Penta da acı, sadece bana değil isteyen herkese lazım dedi. Pearce ile konuştum bile dedi. Wrestlemania'da kemerim yukarıda asılı olacak dedi. İstiyor musunuz, o zaman tırmanıp düşün dedi. Çünkü burası sizin savaşınız değil, benim krallığım dedi ve Ladder maçını duyurdu. 6 Nisan Raw’da Penta & Je'Von Evans & Dragon Lee vs Los Americanos. Evans'ın pini almasıyla face ekip maçı kazandı. Maçtan sonra Rey'in sakatlıktan dönerek return yaptığını gördük. Maçı kazanan face isimlerle de sarıldı. Buraya gelip, seni bizzat tebrik etmek istedim dedi Penta'ya. Sonra konuyu Ladder maçına getirdi. Bu maçın tarihin en iyi Ladder maçlarından biri olabileceğini düşünüyorum dedi. Geçen sene, Wrestlemania'yı sakatlığımdan ötürü kaçırdım, bu sene içinse Pearce'la az önce konuştum dedi. Bir konu hakkında anlaştık, bu Ladder maçının bir kişi eksikliği var dedi. Rey Mysterio eksik sanki dedi. Penta da beraber tarih yazalım dedi. 13 Nisan Raw’da Rusev & JD McDonagh vs Je'Von Evans & Dragon Lee. Lee'nin JD'yi Styles Clash ile tuşlamasıyla face ekip maçı aldı. Maçtan sonra Rusev ikisine de saldırdı. Lee'ye Accolade bağlamak isterken Rey geldi. Rusev'i 619'a aldı ama Rusev bir Clothesline ile karşılık verdi. Bu kez de şampiyon Penta geldi. Ama o da Machka Kick yedi. Evans OG Cutter'a gitse de Rusev onu da yere serdi. En son JD yanına gelip kutlamak isterken Rusev onu da indirdi. Sonra herkesi tekmeledi. En son da Lee'ye Accolade bağladı.

JD’ye geçersek, Judgment Day’in en underrated ismi olan JD, geçtiğimiz dönemlerde birkaç kez Tag Team kemerinin sahibi olmayı başardı. Genel olarak ufak bir yapıya sahip olması sebebiyle ekipte pin’leri yiyen isim olsa da güreş yeteneği bence çok geri planda kalıyor. Biraz üstte de dediğim gibi korkusuz olduğu için de riskli hareketler yapma konusunda oldukça hevesli. Son dönemde Judgment Day’in içsel olaylarında Dominik’in tarafında konumlanırken ileride Balor’ın tarafına geçebileceğini de düşünüyorum. Buraya Akira Tozawa’yı yenerek gelmeyi başardığını da söyleyelim.

Dragon Lee ise geçtiğimiz yılın sonlarında AJ Styles ile çok güzel bir birliktelik oluşturarak kısa süreli bir Tag Team şampiyonluğu elde etmişti. İki isim Tag Team kemerlerini Uso’lara kaybederlerken sonrasında AJ’in emeklilk sürecine geçmesiyle de Lee, boşta kalmıştı. Bu dönemde yakın arkadaşı Styles’ı emekli edip ona saygısızlık yapan Gunther’e karşı da cesurca mücadele etmişti. Bu mücadelesinden yenik ayrılsa da tüm takdirleri toplamıştı. Styles ile olduğu dönemde çok fazla ekranlara gelen Lee, bu maçta da bence yine kendine hayran bıraktıracak hareketlerde bulunacaktır. Bu maça Grayson Waller’ı yenerek gelmeye hak kazandı.

WWE’nin yeni gözdelerinden Je’Von, 2026 yılının başlarından bu yana fazlasıyla karşımıza çıkıyor. Geldiği dönemde El Grande Americano, New Day gibi feudlara girerken özellikle Elimination Chamber’a girmesiyle de önemli bir PPV’da kendisini göstermişti. Şu sıralar biraz kendisine bir yer aranmaya çalışılıyor gibi duruyor. Kofi, kendisine olan hayranlığını dile getirip onu New Day’e almaya çalışırken, burada da bence hepimizin gözlerini bayram edecek hareketlerde bulunacaktır. O yüzden bu maçta olmasını fazlasıyla doğru buluyorum. Öte yandan Evans, gerçekten de çok genç bir isim. Önünde yıllar var. Belki main eventer olmayacak ama mid carder seviye için önemli isimlerden biri olacak gibi duruyor. Aslında Kofi ile yakınlaşmaları fena bir fikir olmayabilir. Keza gerçekten de Kofi’nin ilk yıllarını hatırlatacak hareketlerde bulunuyor. Rayo Americano’yu yenerek maça giren Evans, maç içerisinde en dikkatle izleyeceğimiz isim olacak.

Rusev’den bahsedersek, WWE’ye döndüğünden bu yana eskisi gibi ekranlarda çok fazla yer almadığını görüyoruz. İlk geri döndüğü dönemde Sheamus ile gerçekten çok güzel bir feuda girmiş ve hatta onu geçmeyi başarmıştı. Daha sonrasında Intercontinental kemerine göz dikerken oradan başarısızlıkla ayrılmıştı. Son dönemdeyse Oba Femi ile kısa bir feuda girdiğini gördük. Birkaç hafta Oba ile yüzleşip onunla maça çıksa da çok fazla etki gösterememişti. Bu maçta da atletizmden ziyade biraz da güç unsuru olacak gibi duruyor. Son olarak buraya Otis’i yenerek geldiğini söyleyelim.

Rey ise bu maçın gerçek sürprizi oldu gerçekten. Son dönemlerde sakatlıkları sebebiyle ciddi anlamda şovları kaçıran Rey, yine bir süredir ringlerden uzaktı. Hatta emekliliği bile konuşulurken ve Wrestlemania’da dönebilirse Gunther ile maç yapması planlanırken, birden Ladder maçına girmesi onun kalbinin ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. Onlarca sakatlık, ilerlemiş yaş derken Wrestlemania’da 6’lı merdiven maçının içerisinde, 2000’li yıllardaymışçasına mücadele verecek. Kendisine inanılmaz saygı duyuyorum ve ek olarak da kendisini çok seviyorum. Gerçekten de neden tarihin en iyi luchador’u olduğunu bizlere her fırsatta gösteriyor.

İsimleri toparlayıp tahmine geçersek Penta ve Rey’in öne çıktığını görüyoruz. Diğer isimler sanki biraz daha bu maçı güzelleştirmek için varlar gibi. Bir kere JD ve Lee, zaten biraz figüran rolünde olacaklar gibi duruyor. Rusev de yakın bir zamanda kemere göz kırpan bir performans ortaya koymuyor. Evans ise ciddi adaylardan biri ama Penta kemeri bu kadar çok yakın bir zamanda kazanmışken Evans gibi ileride üzerinde önemle durulacak birine böyle bir ortamda kemer verilir mi şu an için pek emin değilim. Rey ve Penta ise arada kaldığım isimler. Dediğim gibi Penta kemeri çok yakın bir zamanda kazandı. Böylesine önemli bir ismin yakın bir zamanda kemer kazanıyor olması, hızlıca kaybetmeyeceği anlamına da geliyor bence. Öte yandan bu kemer için de fazlasıyla bir mücadele vermiş durumda. Rey ise, bu maça sürpriz bir şekilde geldiği için acaba buradan bir Wrestlemania moment yaratılır mı diye de düşünmüyor değilim. Keza son dönemde ciddi sakatlıklar yaşamasına ve kariyeri bitti diye düşünülmesine rağmen böyle bir maça girmeyi tercih etti. O yüzden beni de arada bıraktı. Yoksa maçın ilk açıldığı fatal five way haliyle ben her türlü Penta’nın koruyacağını düşünüyordum. Şimdiyse Rey’in buradan kariyerinde son bir unutulmaz an yaşayacağına ve sonrasında Penta ile rövanş feuduna girip kemeri kısa vadede kaybetmesini düşünüyorum. Bu sebeple Rey’den yana tahminimi yapacağım.

Tahmin: Rey Mysterio


Singles Match for the WWE Women’s Championship
Jade Cargill(c) vs Rhea Ripley

İşin her iki brand’inde de kadınlar ve erkeklerde aynı senaryoların olduğunu görüyoruz. Erkekler tarafındaki ana kemerlere ait şampiyonluk maçlarının altında daha derin hikayeler bulunurken kadınlar kısmında biraz daha Royal Rumble ve Elimination Chamber sonuçları doğrultusunda bir şeyler oluşturulduğunu görüyoruz. Her iki brand’in kadınlar ana kemerinde derin hikayeler yok. Ancak ring içi olarak kağıt üzerinde gerçekten güzel maçlar var. İşin Smackdown tarafında da bu şekilde bir yorumlama yapmak gerekir diye düşünüyorum. Zaten Smackdown tarafında oldukça uzun bir süredir nitelikli bir kadınlar kemer mücadelesi izleyememekteyiz. Raw tarafındaki kadınlar kadrosu daha baskında çıkarken (keza Rhea, Iyo, Raquel, Liv, Stephanie Vaquer, Bayley, Lyra Valkyria, Becky Lynch, AJ Lee, Asuka gibi isimlerin hepsi Raw’dan) işin Smackdown tarafı biraz sönük kaldı. Smackdown’da yer alan main eventer kadın isimlere baktığımızda, örnek olarak ilk Charlotte’ı alırsak, Charlotte’ın ana kemer mücadelelerinden o kadar sıkılındı ki geçen sene Wrestlemania’da kemer mücadelesi verirken tam bir nefret objesi haline geldi. Alexa ile olan Tag Team olayları durumu kurtarırken Alexa ise hala daha main eventer seviyelerine dönebilmiş değil. Nia da zaten müzmin bir heel olarak hareket ettiği ve de main eventer potasına dönem dönem çıkabildiği için bu seneki Wrestlemania senaryosunda ana kemer içerisinde yer almadı. Tiffany Stratton da Kasım ayında kemerini Jade Cargill’e kaybettiğinden bu yana Royal Rumble’a kadar ekranlarda gözükmezken geçen sene birçok kez izlediğimiz maçın bir kez daha yapılmaması adına bu seneki kemer mücadelesini pas geçti. Ben esasen Jade’in kemer alışının Bianca’nın olası dönüşüyle beraber planlandığını da düşünüyordum. Hatta bu sebeple Royal Rumble’da return yapacağını ve maçı kazanacağını düşünüyordum. Ancak sakatlığı beklenenden daha uzun süreceği netleşince Rhea Ripley de biraz burada devreye girmiş gibi gözüküyor. Raw’dan bir transfer şeklinde ana kemer mücadelesine Smackdown için giren Rhea, mevcut kadro içerisinde buraya zaten en uygun isim olarak gözüküyordu. Dolayısıyla altında iyi bir hikaye olmasa da gerçekten güçlü, Powerhouse olarak nitelendirebileceğimiz iki dominant ismin mücadelesiyle bence burası fazlasıyla kurtulmuş durumda. Şahsen bu maç ve maçın sonucu, benim ilgimi fazlasıyla çekiyor.

Bu maçın öncesinde olanlara çok kısa bir bakmak gerekirse Jade, uzun bir süredir peşinden koştuğu, uğruna heel olduğu ana kemeri en sonunda Saturday Night's Main Event XLI’de Tiffany Stratton’ı yenerek onun neredeys 1 yıl süren reign’ini bitirmiş ve yeni şampiyon olmuştu. Şampiyon olduğu Kasım ayı başından bu Wrestlemania dönemine kadar da neredeyse hiçbir feuda girmeden şampiyon olarak gelmeyi başardı. Sadece NXT’den ana kadroya geçen Jorydnne Grace ile Royal Rumble dönemi bir feuda girerken, ara ara da Michin ve B-Fab ile kısa süreli feudlara girdi. Hem Smackdown’ın mevcut kadın roster’ının yetersizliği hem de biraz dominant bir karakter olmasından kaynaklı olarak yoğun bir şekilde kemer koruma süreci içerisine girmesine gerek görülmedi. İşin Rhea tarafındaysa 2025 yılının ilk yarısında yoğun bir şekilde Iyo ile feud içerisinde geçirmişti. Rhea, Iyo ile olan mücadelesi sonrasında onunla arkadaş olurken beraber Kabuki Warriors’a karşı mücadele etmişler ve Women’s Tag Team kemerlerini onlardan almışlardı. Rhyio ikilisi kemerlerini 53 gün ellerinde tutarlarken 27 Şubat Smackdown’da, yani Elimination Chamber’dan önce The Irresistible Forces’a karşı kaybetmişlerdi. Böylelikle Tag Team mücadelelerinden sıyrılan Rhea, SummerSlam’in ardından bir kez daha ana kemer mücadelesinin içerisine girme fırsatı edinmişti.

Royal Rumble’ı kazanan Liv Morgan, uzun bir süre tercihini açıklama konusunda beklerken en sonunda Raw şampiyonu Stephanie Vaquer’i seçtiğini duyurmuştu. Böylelikle Elimination Chamber’dan galip çıkacak isim, Wrestlemania 42’de Jade Cargill’in rakibi olacaktı. Elimination Chamber maçından galip ayrılan Rhea, Cargill’in rakibi olurken böylelikle bu maçı da resmileştirmiş oldu. 2 Mart Raw’da Rhea ve Iyo ile röportaj yapıldı. Rhea'ya Elmination Chamber soruldu. Son birkaç gündür karmaşık duygular yaşadım dedi. Tag Team kemerini kaybetmek beni mahvetti dedi. Çünkü Iyo benim için birçok farklı şeyi ifade ediyor dedi. Benim rakibim, partnerim oldu ama en önemlisi en yakın arkadaşım oldu dedi. İki isim sarılırlarken Rhea, Iyo'ya teşekkür etti. Hep arkamda durduğun ve beni en karanlık zamanlarımdan kurtardığın için teşekkür ederim dedi. Iyo sen de bana aynı şeyi yaptın dedi. Ama sen çemberi kazanıp Mommy'nin neden her zaman en yukarıda olduğunu gösterdin dedi. Ben iyi olacağım, Raw'ı halledeceğim, sen işini hallet ve Wrestlemania'da kemeri kazan dedi. Rhea da bunu senin için yapacağım dedi. Raw sende kalsın çünkü bu cuma günü Jade Cargill ile yüzleşeceğim dedi. Wrestlemania'ya gelince de yeni şampiyonunuz olacağım dedi. 6 Mart Smackdown’da iki isim ilk yüzleşmelerini gerçekleştirdiler. Jade el uzatırken Rhea da karşılık verdi. Jade sözü aldı, sana el uzattım çünkü sana saygı duyuyorum dedi. Tüm başarılarına ve insanların seni sevmesine de dedi. Benimle Wrestlemania'da yüzleşmek için girdiğin yola saygı duyuyorum dedi. Spor salonunda çok vakit geçiren biri olarak inşaa ettiğin vücüda da öyle dedi. Ama yine de etkilenmiş değilim dedi. Kolların büyük olabilir ama benimkiler daha büyük dedi. Bacakların kaslı ve güçlü olabilir ama benimkiler daha güçlüler dedi. Ben senden daha çok bu kemere layiğim dedi. Wrestlemania'da da seni fena döveceğim dedi. Senin de bu konuda yapabilecek hiçbir şeyin yok dedi. Çünkü ben o kişiyim dedi. Sonra da mikrofonu attı ama Rhea bu kez konuşmaya başladı. Sen ve benim aramdaki fark bu işte; senin vücudun şov için yaratılmış dedi. Benimkisiyse savaşmak için dedi. sen estetik olarak güzel gözükmek için çok çalışıyorsun dedi. Bense bu işte söz sahibi olmak ve hayatta kalmak için yapıyorum dedi. O zil çaldığında istediğin kadar esne önemsiz, çünkü ben savaşacağım ve o kemeri senden zorla alacağım dedi. Senin de bu konuda yapabilecek hiçbir şeyin yok dedi. Çünkü ben o kişiyim dedi. O da mikrofonu Jade gibi yere attı.

13 Mart Smackdown’da Jade Cargill vs Michin maçını izledik. Cargill ezerek maçı aldı. Maçtan sonra Cathy Kelley kendisiyle röportaj yapmak için ringe gelse de Jade mikrofonu kendisinden alıp onu ringden kovdu. Olanları gördünüz mü, güreşçiler kendilerine inandıklarında böyle şeyler oluyor dedi. Arka alandaki tüm kadınlar bunu anladılar dedi. Beni koridorlarda gördüklerinde sessizleşiyorlar dedi. Ama her nedense tüm dünya bir kadından korkmam gerektiğini söylüyor dedi. O da Rhea Ripley dedi. Ben de her nedense neyden, kimden ne için korkacakmışım diye düşünüyorum dedi. Neyden korkacakmışım ki, bir tehdit görmüyorum dedi. Hayatım boyunca hiçbir şeyden korkmadım, bundan sonra da korkmam dedi. Wrestlemania'da seni yenip neden hep en yukarıda olduğumu göstereceğim dedi. Mikrofonu bıraktı ama bu kez Rhea geldi. Rhea gelince Jade ringi terketti. Rhea da sürekli konuşup duruyordun dedi. Şimdi de benden kaçıyorsun dedi. Sen kadın gücünün vücut bulmuş hali değilsin dedi. Wrestlemania'ndan sonra benim karım olacaksın dedi. 20 Mart Smackdown’da Jade ve Rhea'yı ringde gördük. Rhea, eğer bu kemere ihtiyacım olduğunu düşünüyorsan bu işe dair hiçbir şey bilmediğini anlarım dedi. Bu kemer sende olduğundan beri bana ihtiyacı var dedi. Bu işi senin anlayacağın şekilde anlatıyım dedi. Ben o kemeri istiyorum, o yüzden de alacağım dedi. O yüzden sana Wrestlemania maçı veriyorum, büyüklerin ligine hoş geldin dedi. Konuşmaya devam mı edeceğiz yoksa bir şeyler yapacak mıyız dedi. İlk atış senin olsun, vur bana dedi. Jade de olmaz, benim zamanımda yapacağım dedi. Sonra da ringden ayrıldı. Ama giderken arkadan Michin ve B-Fab onu engellediler. Michin'in elinde Kendo Stick olduğunu gördük. Ama Michin ve B-Fab heel turn yapıp Jade'in yanında oldular. Rhea'yı hedef alıp ringe girdiler. Rhea dirense de Michin Kendo ile ona vurdu. Sonra da beraber Rhea'ya saldırdılar. Jade'in de baya keyifli olduğunu gördük. O da önce Superkick sonra da Jaded çekti. 27 Mart Smackdown’da Rhea ringe gelirken, Jade seslendi. Ondan zaten bir haysiyet beklemiyordum dedi. Elini kirletmemek için bir baskı altında olduğunu da biliyordum dedi. Ama beklemediğim şey B-Fab ve Michin'in Jade'in seviyesine inecek kadar çaresiz olmaları dedi. Eğer oynamak istediğiniz oyun buysa tamamdır dedi. Çünkü Wrestlemania dönemindeyiz o yüzden ne yaptığım veya neleri aşacağım umurumda değil dedi. O yüzden ringimdeyim, her şeye hazırlıklı giyindim dedi. O yüzden gelin dedi. Jade, yanında B-Fab ve Michin ile geldi. İlk olarak sözü B-Fab alırken, sen istediğin şeyi alana kadar her şeyi ve herkesi indireceğini söylemiştin dedi. Sen bencil bir ihanetçisin dedi. Sen kendin kazandığın sürece kimin neleri feda ettiğini, kimin çok çalıştığını umursamıyorsun dedi. Rhea bir şeyler söylemek istese de Michin, çeneni kapat burası senin şovun değil dedi. Hepimiz senin gibi yıllardır uğraşıyoruz dedi. Ama biz unutulanlardanız sense tüm ilgiyi çekiyorsun dedi. Biz henüz değillerden sıkıldık artık dedi. Biz, bizim olanı almaya geldik dedi. B-Fab sözü aldı, Jade'in bir planı vardı, biz de buna dahil olduk dedi. Neden dahil olmayalım ki, onda kemer ve güç var, ayrıca onunla beraber gördüğünü alabiliyorsun dedi. Jade sözü aldı, bu gece dayak yemek istiyorsan öyle olsun dedi. Sen Smackdown'a ait bile değilsin dedi. Sen bir konuksun dedi. Ama sorun değil, Aldis'le konuştuk dedi. B-Fab bu gece ringe çıkıyor, sen de dersini alıyorsun dedi. Rhea da güldü. Rhea ne öğrenecekmişim, asıl sona öğreteceğim şey derken Jade de bu gece dayak yemen dedi. Rhea da sana Wrestlemania'da öğreteceklerimi ona öğreteceğim dedi. O da davranışların sonuçları vardır dedi. Sen onu her şeyden koruyamazsın dedi. O da hızlı bir şekilde benden sakınamayacağını anlayacak dedi. Sonra da hakemi ringe çağırdı. Ardından iki ismin maçları başladı. Jade ve Michin, maça karışırlarken Rhea da onlara karşılık vermeye çalıştı. Ama en son Jade, Rhea'ya saldırınca maç DQ ile bitti. Rhea da Jade'e karşılık verip Headbutt attı. Rip Tight'a giderken Michin ve B-Fab ona engel oldular. Üçe bir Rhea'ya saldırdılar. En son Jade'den Jaded geldi.

3 Nisan Smackdown’da Rhea Ripley vs Michin maçı izledik. B-Fab kenardayken Jade Cargill de geldi. Rhea, Prison Trap ile Michin'i pes ettirdi. Maçtan sonra hareketi bırakmayınca B-Fab arkadan saldırdı ama Rhea onu engelledi. En son Jade kendini gösterirken Rhea, üçe bir dayanamadı. Tam Jaded gelecekken Iyo yardıma geldi. Jade ringden kaçarken Rhea ve Iyo, B-Fab ve Michin'i ring dışına yolladılar. 6 Nisan Raw’da Rhyio vs B-Fab & Michin maçı yapıldı. Cargill, hakemin görmediği bir anda Rhea'yı ayaklarından çekip çelik merdivenlere düşürdü. Ama ringde Iyo, ani bir tuşla maçı takımına kazandırdı. Sonra da Jade, arkadan ona saldırdı. Ardından üçü birden Iyo'ya saldırdılar. Michin, ring altından Kendo'yu çıkardı. O esnada Rhea ringe döndü. Üç isme de saldırdı ama en son Cargill onu indirdi. B-Fab ve Michin, Rhea'yı tutarlarken Jade, Rhea'nın gözü önünde Iyo'yu kendo ile dövdü. En sonunda da Jaded çekti. 10 Nisan Smackdown’da Rhea ringe geldi. Jade'e seslendi. Beynini çalıştırdın ve sonunda benim tek zayıflığımı buldun, tebrik ederim dedi. Konu artık fizikler, kemerler değil, çünkü bu işi kişisele çevirdin dedi. Başardın dedi. Iyo'ma saldırdın, o yüzden buraya gel ve seni döveyim dedi. Gelen kişiyse Iyo oldu. Rhea ona burada ne arıyorsun dedi. Iyo da kızgınsın biliyorum, ben de öyle dedi. Jade bana saldırdı dedi. Jade'i Wrestlemania'da alacaksın biliyorum ama ben de onunla bu gece karşılaşmak istiyorum dedi. Rhea da sana güveniyorum ama Pazartesi'den beri %100 değilsin, gerçekten hazır mısın buna dedi. Iyo da eminim dedi. Aldis'le de konuşabilirim gerekirse, Jade'i bu gece istiyorum dedi. O esnada Aldis geldi. Seni kurtarayım, aklımda başka şeyler vardı ama iyi fikirleri pas geçemem, bu gecenin main event'ini belirledin dedi. Sonra arka alanda R-Truth'un Danhausen'a ESPN reklamı yaptığını gördük. Danhausen, bu akşam Wilson'ı da yenip Wrestlemania'ya güçlü gideceğiz derken Priest yanlarına geldi. Artık onu Asuka sanmıyorsun demek dedi. Truth da öyle sanmıyorum dedi. İkili aralarında kimin söylediğini tartışırlarken Danhausen ortadan kayboldu. Sonra tam o esnada arkalarından Rhea'nın B-Fab'i indirdiğini gördük. Rhea, biri indi, biri kaldı dedi ve gitti. Truth da sanırım onu Judgment Day'de istemiyordu dedi. Birkaç dakika sonra Jade'in Michin'i aradığını gördük. Jade, Michin'i ararken üstünde Kendo Stick'le yaralı bir şekilde buldu. Michin, Rhea'nın yaptığını söyledi. Gecenin sonunda da Iyo Sky vs Jade Cargill maçını izledik. Jade maçı kazandı. Maçtan sonra da Rhea ile yüzleştiler. 17 Nisan Smackdown’da Jade, ekibiyle ringe girdi. Konuşamadan Rhea geldi. Rhea, oraya gelip seni dövmediğim için şanslısın dedi. Sana Wrestlemania'ya gelemeyeceğin bir bahane vermek istemiyorum dedi. Sen de bana yüz yüze konuşma şansı vermedin, bence korkuyorsun dedi. Wrestlemania'da seni utandırmak için sabırsızlanıyorum dedi. Jade de ben mi korkuyorum dedi. Michin ve B-Fab ringden ayrılırlarken, gotik taklidi yapan bir çocuktan mı korkacağım dedi. Senin umacağın tüm şeylerim ben dedi. Buralara kadar geldin ama bunun sorumlusu arka alandaki zayıflar dedi. Dersini almadığın için Wrestlemania'da o dersi vereceğim, hem de çabucak dedi. Rhea da sen olmaya mı çalışıyorum dedi ve güldü. Ben hayatım boyunca senin gibilerle savaştım dedi. Sence benim güvensizliklerim beni geri mi itiyor, hayır onlar beni bugünkü kişi yapıyorlar dedi. İşte onlar beni şampiyon yapıyorlar dedi. Wrestlemania'da hızlıca yapmak istiyorsan yap, ama bu senin yararına olmaz narsist şey dedi. İki isim son kez yüzleşirlerken Jade kemerini kaldırdı.

İsmen baktığımızda oldukça güçlü bir ikili görüyoruz. Bence çok da sağlam da bir maç bizi bekliyor. Ben en başından beri Bianca’nın dönüp Jade ile olan geçmişiyle beraber kemer feuduna gireceğini düşünüyordum. Ancak Bianca ihtimali ortadan kalkınca, Rhea tek seçenek olarak karşımıza çıkmış oldu. Burada da olan maalesef Iyo’ya oldu. Bir anda Wrestlemania senaryolarının dışında kaldı. Şimdi burada da Michin ve B-Fab’in oldukça anlamsız bir heel turn yaptıklarını görüyoruz. Jade’in onlara yaptığı onca şeyden sonra onun yanında yer almaları fazlasıyla anlamsız. Hani bu olaylar yaşanmasa, ben Jade’in kemeri koruyacağını düşünebilirdim. Ancak feudda Rhea bu sebeple fazlasıyla eziliyor oldu. Üstüne Iyo’yu da işin içine kattılar ve Rhea için bir intikam meselesine çevirdiler. Bu da okları tekrardan Rhea’ya çevirmiş oldu. Bu sebeple Iyo’nun yardım edip Rhea’nın kemeri kazandığı bir an görmekteyim. Olur da Bianca dönerse de Jade’le kemersiz bir feuda girip burada da Rhea’nın kemeri kazanmasına yardımcı olabilir bence. Rhea de bir süredir ara verdiği ana kemer potasına da kemerle dönmüş olur.

Tahmin: Rhea Ripley


Singles Match for the WWE United States Championship
Sami Zayn(c) vs Trick Williams

Bu maçı veya başka bir değişle bu saçmalığı yazmak için son günlere kadar bekledim. Bekledim çünkü böyle bir karar alıp bu maçı dümdüz bu şekilde bizlere sunabileceklerine gerçekten de hiç ihtimal vermiyordum. Bir şeyler değişir diye de umuyordum. Bu Wrestlemania döneminde Pat McAfee saçmalığından sonra en büyük saçmalık burada yaşandı. Trick, zaten son dönemin parlayan yıldızıyken bir şekilde Wrestlemania’da olmasını ve hatta kemer mücadeleleri içerisinde olmasını bekliyordum. Ancak bu ismin, Sami Zayn olması inanılmaz bir hayal kırıklığı yaratmış durumda bende. İlla Sami’yi Wrestlemania içerisine almak istiyorsanız Carmelo Hayes’in ve hatta Ilja Dragunov’un ne suçu vardı ki? İki tane inanılmaz yetenekli isim uzun bir süredir United States gündemindeyken bir anda resim dışına çıkmalarına anlam veremiyorum. Hele Carmelo için, Wrestlemania’dan birkaç hafta önce zaten şampiyonken birden kemeri kaybetmesi sonrasında da birden sakatlık uydurmasıyla bu maçın dışında bırakılmasını gerçekten sindiremiyorum. Melo ve Trick’in geçmişini bildiğimiz için zaten ortada bir şeyler varken Sami’nin anlamsız şampiyonluğu ve oradan Trick ile maça çıkması Wrestlemania biletlerinin neden bir türlü tükenmediğinin cevaplarından bir tanesi bence. Şurada mesela tıpkı Intercontinental’da yapıldığı gibi bir çoklu maç olsa; Hayes ve Dragunov da maça katılsa ve Fatal four way’e gitsek ne olurdu ki? Ne olacağını söyleyeyim, muazzam bir maç izleyecek olurduk. Ama bunun yerine Sami Zayn’in bilmem kaçıncı mid carder şampiyonluğuyla Wrestlemania’ya gidişini izleyeceğiz.

Bu maçın ne kadar anlamsız ve ilgi çekici olmadığına dair bir yorumlama yaptıktan sonra yine de arka planındaki hikayeye odaklanıp tahmine doğru yol alalım. Sami Zayn yaz aylarının sonunda Solo Sikoa’yı yenerek United States kemerini kazanmayı bilmişti. Sami kazandıktan bu yana da her hafta neredeyse Smackdown’da Open Challenger’lar izlemeye başladık. Özellikle 2010’lu yılların ortalarında Cena’nın yaptığı gibi ilerlemek isteyen Sami, her hafta başka bir isme karşı mücadele etti. Sami bu süre zarfında kemerini John Cena, Rey Fenix, Carmelo Hayes, Je’Von Evans, Aleister Black ve Shinsuke Nakamura gibi isimlere karşı korudu. Ancak 17 Ekim Smackdown’da kemerini Ilja Dragunov’a karşı kaybetti.  Kemeri kazanan Ilja da Sami’in başlattığı geleneği sürdürürken o da Aleister Black, Nathan Frazer, Johnny Gargano, Axiom, Carmelo Hayes, Tommaso Ciampa ve JD gibi isimlere karşı kemerini korudu. Ancak 26 Aralık Smackdown’da Carmelo Hayes ile tekrar maç yaptı ve kemerini ona karşı kaybetti. 2 Ocak Smackdown’daysa Ilja’ya kemeri kaybettikten sonra ekranlarda gözükmeyen Sami ringe geldi. Son birkaç haftadır yoktum, o yüzden geri dönmek iyi geldi dedi. Beni en son TV'de gördüğünüzde ringde bile değildim, seyircilerin arasındaydım dedi. Her biriniz gibi oturup şovun tadını çıkarmam gerekliydi dedi. John Cena'nın son maçını oturup oğlumla beraber izledim dedi. Sizinle dürüst olmalıyım, beklemediğim bir şekilde bana vurdu dedi. Bir şeyler oldu ve bana vurdu dedi. Cena'yı tanıttılar, maç başladı ve oğlum bana dönüp, "baba onu neden hiç görülmemiş 17 olarak tanıtıyorlar?" diye sordu dedi. Ben de "çünkü Cena Dünya kemerini 17 kez kazandı da ondan" dedim dedi. Sonra bana "sen kaç kazandın?" diye sordu. Ona sıfır demek zorunda kaldım dedi. Sonra nedenini sordu. Ben de cevap veremedim dedi. Bu durumun onun için neden kafa karıştırıcı olduğunu anlıyorum çünkü son birkaç yıldır güreşi izliyor ve beni de her hafta izliyor dedi. Drew McIntyre, Seth Rollins, Gunther, Randy Orton, John Cena gibi adamlarla beni izliyor ve tüm bu adamların ana kemerleri var ve bu durum ona mantıklı gelmiyor dedi. Eve kemerlerle geldiğimiz görüyor, beni Intercontinental kemeri, Tag Team kemeri, United States kemeri gibi kemerler hayal edebiliyor ama neden tek bir şey eksik, onu bilemiyor dedi. Geçen sene çok konuştum dedi. Dünya şampiyonu olmamla alakalı çok konuştum ve bu durum beni deli ediyor dedi. Artık konuşmayacağım, bunu yapacağım dedi. 2026 geldi ve ben de ana kemer için geliyorum dedi. Onu bölen Trick Williams oldu. Yaşayan en seksi, en eğlenceli superstar, Trick Williams sonunda geldi, canlı bildiriyorum dedi. Seninle daha önce tanışmadık dedi. Bazıları Tricky iki kez, bazıları Mr.Whoop That, bazıları Hollywood Trick derler ama sen bana Trick Willie diyebilirsin dedi. Ben bu işin en eğlenceli, en atletik, en tehlikeli insanıyım dedi. Ben Michael Jordan, Michael Jackson ve Mike Tyson'ın aynı yerde aynı zamanda olması gibi bir şeyim dedi. Buraya tek bir sebeple geldiğini, Nick Aldis'in kendisini aradığını ve sana Smackdown'da ihtiyacımız var dediğini söyledi. Smackdown'ın bir şeyleri eksikmiş, biraz lezzet belki... bunu benim getirebileceğimi söyledi dedi. Uzun, karanlık ve yakışıklı birileri lazımmış burada dedi. Sami araya girmek istedi ama Trick daha bitirmedim dedi. Bu kürkü, bu gözlüğü çıkarabilirim, ama hala uzun ve ağır bir adam olurum, başka bir değişle ben koca bir adamım dedi. Nick Aldis de tam bunu söylemeye çalışıyordu dedi. O kemer için meydan okuyabilecek, güzel görünen, bir şampiyon gibi görünebilen birileri lazımmış dedi. Ben buraya ana kemeri almaya geldim dedi. Biz birbirimize benzemiyoruz, aynı değiliz dedi. Bu fırsatı yakalamam için 20 yıl beklememe gerek yok dedi. Ben "neredeyse" işi bitiriyordu denilebilecek bir adam değilim, yani senin gibi değilim dedi. Sami sözü aldı, söylediklerini karşılıyorsun dedi. Senin sorunun, henüz eğitilmemen dedi. Güzel görünen ilk adamın sen olduğunu mu düşünüyorsun dedi. Buraya gelip her şeyi tekte geçip WWE kemerini almayı düşünen tek adamın sen olduğunu mu düşünüyorsun dedi. Değilsin, aynı zamanda buraya gelip bana büyüklük taslayan ilk kişi de sen değilsin dedi. Madem benim konuşmamı bölmeye geldin, sana ders vermekte hiçbir problemim olmaz dedi.

Trick’in Smackdown debut’unda kendisiyle olaylar yaşayan Sami, bir yandan da gözünü uzun bir zamandır hayalini kurduğu ana kemere çevirdi. Sami ile beraber Trick de kemer için mücadele ederken her iki isim de Saturday Night’s Main Event XLIII’ün main eventinde yapılacak #1 contender’s maçı için isimlerini yazdırdılar. 23 Ocak Smackdown’da Sami ringe gelirken Trick onu böldü. Trick, main eventte Damian Priest ile maçım var dedi. Sen ve ben mi, biz de işimizi yarın hallederiz dedi. Onları bölen Priest oldu. Gelir gelmez Trick'le konuştu. Sana geçen hafta bu tarz şeyleri çok yapan biri olduğunu söylemiştim dedi. Bir aydır falan buradasın değil mi dedi. Çıkıp herkesle de ağız dalaşına giriyorsun, tam şu anda Sami'ye yaptığın gibi dedi. Geçen hafta seninle yüz yüze geldim ama bana bir kelime bile etmedin dedi. O yüzden bir teorim var, bence sen benden korkuyorsun dedi. Bence sen bana yanlış bir şey söylersen bana, seni indireceğimi düşünüyorsun dedi. Korkuyor musun diye sordu. Söyle hadi bir şeyler, buradayım dedi. Eğer bir şey söylemek istemiyorsan da bir şeyler yapabilirsin dedi. Trick sözü aldı. Korktuğumu mu düşünüyorsun, ne söyleyeceğimi bilmiyor muyum sanıyorsun dedi. O zaman bunu izle dedi ve mikrofonla Sami'ye vurdu. Sonra Damian'a saldırdı ama Damian onu durdurup karşılık verdi. Sami de kalktı o da Trick'e saldırdı. Ama Damian ve Sami aralarında kim Trick'i dövecek diye tartışırlarken Trick, Damian'ı Sami'ye doğru itip ringden kaçtı. Gecenin sonunda Damian Priest vs Trick Williams maçını izledik. Sami de maçı kenardan izledi. Trick bir ara Damian'ı alıp Sami'ye doğru fırlattı. Sami de dayanamayıp ringe girdi ve Trick'e saldırıp maçı DQ etti. Bu kargaşadan Trick üstün çıkarken Randy arkasından belirip ona RKO çekti. Sonra Sami ile yüzleşti. Ona da bir RKO çekti. Saturday Night’s Main Event XLIII’ün main eventinde yapılan fatal four way maçını kazanan Sami, o zamanki şampiyonu Drew McIntyre’ın Royal Rumble’daki rakibi oldu. Ancak Royal Rumble’da kemeri almayı başaramadı.

Sami’nin kemeri kazanamamasıyla dalga geçen Trick, Elimination Chamber’a girme hakkı kazandı. 20 Şubat Smackdown’da Trick çembere girmeye çalışırken maçtan öncesinde Cody arka alanda Sami ile karşılaştı. Sami iyi olmadığını söyledi. Cody de Rumble'da veya geçen hafta işlerin iyi gitmediği bildiğini ancak utanılacak bir şey olmadığını söyledi. Sami de biliyorum dedi. Burada utanması gereken biri varsa sensin dedi. Cody de şaşırdı. Sami devam etti. Drew çember için eleme maçımıza karıştı, sana hamle yaptı, ben de sana yardım ettim dedi. Ben yanında dururum ama sen ne yaparsın, beni Cross Rhodes'layıp çembere mi gidersin dedi. Beni sırtımdan bıçakladın dedi. Cody de her şey bir kaostu, bunlar senin bakış açın dedi. Maç bitmemişti, zil çalmamıştı, bu kullanmam gereken bir avantajdı dedi. Böyle fırsatlar her zaman kucağına gelmez, sen bunları hiç kullanmadın ve işte bu yüzden de henüz ana kemere ulaşamadın dedi. Sami de altın çocuk olduğunda böyle şeyleri söylemek kolay oluyor tabi dedi. Sen hikayeni tamamlamalıydın, sen seçilmiştin, beni ise kimse seçmedi dedi. Ben 10 yıldır hikayemi bitirmek için uğraşıyorum dedi. Anlıyor musun ama asla dedi. Çünkü sen her seferinde oraya gidip doğru olanı yapmaya çalışıp elini gözüne bulaştırmayı bilmezsin dedi. Cody de ben Almanya'da tam olarak bunları yaparken neredeydin dedi. Three Stages of Hell'de Jacob geldi, doğru olanı yapmaya çalıştım ve her şeyi kaybettim dedi. Burada herkesi suçlayabilirsin ama konu ben veya sistem değil, senin yolunda sana karşı çıkan tek şey sensin dedi. Cody giderken Sami de sinirlenip masaya vurdu. Sonra Trick geldi. Trick baya keyifli görünürken, Cody gibi arkadaşın varken kim düşmana ihtiyaç duyar ki dedi. Ben bu gece senin hiç yapamadığın bir şeyi yapacağım, o da işi tamamlamak dedi. Trick de gidince Sami yine Cody'nin peşinden koştu. Ondan özür diledi, iyi değilim dedi. Ama söylediklerinde haklıydın dedi. Sen yine WWE şampiyonu olacaksın, herkes bunu biliyor sadece zamanını bilmiyor dedi. Ama şunu unutma, bu yolda ufak bir yardım aldın dedi. Cody de unutmam dedi. Çember öncesi 23 Şubat Raw’da gözüken Trick, bu gece burada olmamalıydım dedi Trick. Ama birisi bana Atlanta'nın dünyanın en iyi tavuk kanadına sahip olduğunu söyledi dedi. Ben de şu işe bakın dedim dedi. Madem öyle o zaman lemon pepper steppers'ımla gelmem doğru olmalıydı dedi. Bana Mr. Get the Job Done derler, ben de tam olarak bunu yapacağım dedi. Kim neyi kazanmış umurumda değil, yeet yapanlar da dedi. RKO da olmayacak dedi. American Nightmare de olmayacak dedi. Kimse "Yeah" de demeyecek, zıplayan da olmayacak dedi. Şu an burada yeni bir yıldız var dedi. Kutsanmış birinden bahsediyorum, Bay Hollywood dedi. Mr.Lemon Pepper Stepper'dan bahsediyorum dedi. Onlara ne yapacağımızı söyleyin dedi; seyirciler de Whoop that Trick tezahüratı yaptılar. 27 Şubat Smackdown’a geldiğimizdeyse çember öncesinde Jey saldırıya uğrayınca bir kişilik boşluk oluştu. Sami arka alanda Jacob'a Jey'i sordu. Jacob da iyi değil dedi. Sami de benim yapmadığımdan eminim ancak aynı şeyi senin için söyleyebilir miyim bilmiyorum dedi. Fatu da bunun anlamını sordu. Sami de Jey yerdeyken sen oradaydın, Jey ambulansa bindi, maçtan çıktı ve senin ilk yaptığın şey Aldis ile konuşup onun yerini almaya çalışmak oldu dedi. Geri döndüğünden beri Drew'un peşinden koştun ve tüm bu çaba kaosla yıkım dışında bir şey getirmedi dedi. Jey gidiyor, onun yeri seninle doldurulmaya çalışılıyor, o zaman ne düşünmeliyim dedi. Jacob da bir sonraki söylediğine dikkat etsen iyi olur dedi. Sami de yoksa ne olur, Jey'in yanına mı gönderirsin beni dedi. Drew'u eline geçirmek istiyorsun ama tek sen yoksun dedi. Ben de elime geçirmek istiyorum çünkü çember için girdiğin eleme maçını sırf sen kaybetmedin, ben de kaybettim dedi. Sırf seni değil, beni de baltaladı dedi. Fatu da kimi baltaladı diye bağırdı. Seni mi baltaladı, hayır beni dedi Fatu. Drew beni ve Cody'i Cleymore'ladı, bir tek sana Cleymore çekmedi dedi. O yüzden seni baltalamadı dedi. Drew'un yapmaya çalıştığı tek şey sana yardım etmekti dedi. Eğer suçlanacak birisi varsa da belki seni izlemem gerekir dedi. Sami de hak verdi. Sonra özür diledi. Tamam sen ikinci şansı hak ediyorsun ben Cleymore'lanmadım, git Jey için maçı kazan dedi. Jacob gidince de masayı devirdi ve düşünceli gözüktü.

Sami’nin üst üste gelen başarısızlıklar sonrasında psikolojik olarak kötü durumda olduğu görüldü. Bunun da etkisiyle önce Cody’e sonra da Fatu’ya normal söylemeyeceği şeyleri söyledi. Elimination Chamber’a geldiğimizdeyse Trick Williams, çemberden galibiyeti alamadan ayrıldı. Sami de Trick’le dalga geçmeden edemedi. 20 Mart Smackdown’da Sami Zayn vs Aleister Black maçı yapıldı. Trick Williams da maçı kenardan izledi. Trick maçı spiker masasına ayağını uzatıp izlerken aksiyon aşağı taşınca Sami, Trick'in ayağını sertçe yere indirdi. Trick de suyu alıp Sami'ye fışkırttı. Sami de bir an ne yapacağını düşünüp kararsız kalırken Trick'e saldırdı. Tam count out olacakken ringe döndü ama Black'ten Black Mass yedi. Tuşa giden Black maçı aldı. 27 Mart Smackdown’da arka alanda Aldis'i Trick Williams ile konuşurken gördük. Söyleyecek bir şeyin varmış, söyle dedi Trick. Aldis de senden etkilendiğimi söyleyebilirim, bunu sırf ben değil insanlar da söylüyor dedi. Burada önemli işler yapabilirsin dedi. Sana Wrestlemania'da bir maç veriyorum dedi. Trick de buna çok sevinirkenbazı aramalar yapmam gerek dedi. O esnada Sami geldi. Trick de onu kışkırtarak Wrestlemania'ya gidiyorum dedi. Sami de ciddi mi bu diyerek Aldis'e sordu, sonra Trick'i tebrik edip el uzattı ama Trick karşılık vermeden teşekkür etti. Sami sonra da Aldis'e döndü ve Wrestlemania'da ben ne yapacağım dedi. Aldis de bu konuşmayı burada yapmak istemiyordum ama yapalım dedi. Sen Smackdown için önemli bir parçasın ama işler son zamanlarda senin için iyi gitmiyor dedi. Wrestlemania'dan bahsediyorsak, şampiyonlukların ortada olması gerek dedi. Momentuma sahip kişiler olmalı dedi. Üzgünüm ama son dakikalarda bir şey değişmezse, senin için yerim yok dedi. Trick de seneye denersin dedi. Sami oldukça üzgün görünürken Trick de görüşürüz dedi. Aldis'e döndü ve ekibim için ne kadarlık biletim var dedi. Sami oldukça üzgün bir şekilde uzaklaştı. Sonra da geri dönerken Trick de yemek yeri o tarafta dedi. Sami de öyle mi deyip Trick'e yumruk attı. Aldis fazlasını engellemek isterken Sami de Wrestlemania'da maça çıkıyorum, sadece izle dedi ve gitti. İlerleyen anlarda da Carmelo Hayes ile United States kemer maçına çıktı. Trick de maçı kenardan izledi. Kemeri aldı ve iki isim yerdeyken tam ortalarına yolladı. Sami kemeri alırken hakem de ondan aldı ve görevlilere vermeye çalıştı. O esnada Trick, ring kenarına çıktı. Melo, Sami'yi ona doğru iterken Sami eğildi. Trick de elindeki cisimle Melo'ya vurdu. Sonra Sami, bir tekmeyle Trick'i uzaklaştırdı. Melo'ya da Helluva Kick çekip kemeri aldı. Böylece Melo, 26 Aralık’ta aldığı kemerini Johnny Gargano, Nakamura, Dragunov(iki kere), Leon Slater, Rey Fenix, Matt Cardona, El Hijo Dr.Wagner Jr gibi rakiplere karşı open challenge yapıp korurken en sonunda Sami Zayn’e kaybetti.

3 Nisan Smackdown’daysa Trick Williams, Lil Yachty ile ringe geldi. Trick, buraya ilk Wrestlemania maçımı kutlamak için geldim dedi. Madem Wrestlemania dönemindeyiz ve tüm yıldızları getiriyoruz, örneğin Jelly Roll, Pat McAfee falan buradayken adamım Lil Yachty'i getirmek istedim dedi. Lil de hem teşekkür etti hem de onu Wrestlemania için tebrik etti. Orası küçükler için değil, efsaneler için ve sen de tam olarak öylesin dedi. Trick de teşekkür etti ve seni buraya sadece kutlama içi getirmedim dedi. Sonra da onu Wrestlemania'ya çağırdı. Lil de hiç sormayacaksın sandım dedi. Çünkü biliyorsun, o kemeri almak için yapamayacağım bir şey yok dedi. Sonra da Sami ve kızıl sakalıyla dalga geçti. Sonra da ringe Sami ve Hayes geldi. Hayes, Sami'ye seslendi. Geçen hafta yaptığın bana doğru gelmedi dedi. Kimseye de öyle dedi. Aylardır Smackdown'ı sırtımda taşıyorum dedi. O kemeri de öyle dedi. O kemeri öylesine almana izin veremem, bana bir iyilik yap dedi. O insanları dinle, onlar Sami Zayn'i istemediklerini, Carmelo Hayes'i istediklerini söylüyorlar dedi. İnsanlara istediklerini ver, senden rica etmiyorum, sana söylüyorum, rövanş maçımı ver dedi. Sami de kabul etti. Bu gece yapıyoruz dedi. Sen kazanırsan Trick'le Wrestlemania'da sen güreş ama ben kazanırsam ben güreşeceğim dedi. Bu işi seninle son kez konuşuyoruz anlaştık mı dedi ve el uzattı. Hayes de elini sıkmadı ama anlaştık diyip gitti. Trick de senin yüzünden beş dakika kaybettik, daha hızlı kabul edebilirdin dedi Sami'ye. Sami de bir Clothesline ile Trick'i ring dışına yolladı. Gecenin sonunda da Sami ve Carmelo arasındaki kemer maçını izledik. Hayes maçta bacağını sakatlarken hakem onu kontrol etmeye gitti. Fırsatı bulan Sami, Helluva çekip kemerini korudu. Maçtan sonra Lil Yachty ve Trick ringe girdiler. Lil, tebrik ederim, Wrestlemania'ya gidiyorsun dedi. 2 hafta sonra da bu yanımdaki fena adam yani Trick Willy Williams ile maçın var dedi. Kızıl sakala karşı maça çıkıyor Trick dedi. Sami, Lil'e doğru hareket ederken Trick arkadan ona saldırdı. Sonra da Lil'in yardımıyla Trick Shot çekti. Sonra da kemeri alıp pozunu verdi. 10 Nisan Smackdown’da Trick yanında Lil ile gelirken Sami ile ringde atıştı. Lil'e ne düşünüyorum biliyor musun dedi. Bence insanlar Sami Zayn'i görmekten bıktılar dedi. Sanki Bay Hep Ağlayan'dan bahsediyoruz, Boşa Nefes tüketen, İş Bitiremeyen Zayn'den bahsediyoruz dedi. Wrestlemania'da ilk maçımı seninle yapacağıma göre, seni de yenmeliyim dedi. Çünkü ikimiz de doğrusunu biliyoruz, doğrusu sen Trick'ten nefret ediyorsun dedi. Sen bu sostan, bu lezzetten, Trick'ten nefret ediyorsun dedi. Bu fırsatları hak etmediğimi düşünüyorsun dedi. Ben buralara gelmek için diğerleri gibi yirmi yıl harcamadım dedi. Bu bir gerçek, tıpkı bana inovatif biri demeleri gibi dedi. İster sev, ister sevme, umurumda değil, seni orada yeneceğim dedi. Çünkü herkes Trick Williams'a bayılır dedi. Sami söze girdi. Bak işte buna katılmıyorum dedi. Seni sevdiklerini düşünmüyorum, böyle bir şey 6 ayda mı inşaa edilir dedi. Eğer öyleyse, senden hoşlanıyor olabilirler dedi. Anlıyorum ama çekicisin, Lil Yachty de yanında, 70'lerin New York kadın satıcıları gibi giyiniyorsun dedi. Seni sevmemek için ne olabilir ki dedi. Sonra da seninle konuşurken o lanet gözlükleri çıkart dedi. İstediğin kadar benimle dalga geç ama şu anda karşında bir Wrestlemania main eventer'ı var ve seni derin sulara götürüyorum dedi. Herkes senin gelecek olduğunu söylüyor ama sen bana hiçbir şey göstermedin dedi. Wrestlemania'da konuşmaktan başka hiçbir şeye yaramayan biri misin göreceğiz dedi. Lil söze girdi, her şeyi çalabilirsin ama Trick Williams olamazsın dedi. Önümüzdeki hafta yeni bir United States şampiyonumuz olacak dedi. Ardından Matt Cardona'nın gelişiyle Trick Williams ile Matt Cardona maçı başladı. Maç devam ederken Trick, dışarıdaki Sami'yi itti. Sami dayanamayıp ring kenarına çıktı ama Lil Yachty onu düşürdü. Sami de ona Helluva Kick çekti. Trick şoka girerken Cardona onu roll-up'a aldı. Son anda kurtulan Trick, Trick Shot ile maçı aldı. Sonra da gidip Lil'i kaldırdı.  17 Nisan Smackdown’da Trick ringe geldi. Geçen hafta arkadaşımı Helluva Kick'ledin ve ona zarar verdin dedi. Lil Yachty yarın gelecek mi bilmiyorum dedi. Pazarı da bilmiyorum dedi. Arkadaşıma zarar vermekten daha beteri, benim girişimi de mahvettin dedi. Yetişkinlerin konuşması için Pazar'ı beklemiyoruz, Gingerbread adam buraya gel dedi. Sonra da Sami'nin müziği çaldı. Ama gelen Gingerbread kıyafetli biri oldu. İşte karşınızda Sami Zayn, Gingerbread adam dedi Trick. Şu an yüzüne bakarken, kendine üzüldüğünü görüyorum dedi. Sorun ne, geçen haftaki ölümüne seyirciler burada yok mu dedi. Tüm ölümüne Sami Zayn hayranları belki Drury Lane'dedir dedi. Ama hep ne derler bilirsin, hayat sana limon verdiğinde yetişkinler konuşurken işine bak derler dedi. Pazar günü Trick Williams'dır dedi. Benim ilk Wrestlemania'm ve kemeri alışım dedi. O kemeri almak için her şeyi yaparım dedi. Çok geçmeden Sami geldi. 4 ay önce buraya geldin ve herkes sana buranın geleceğisin gibi davrandı, ben de onlara ilk katılanlardandım dedi. Ama 4 aydır hiçbir şey göstermedin dedi. Diss'ler attın, güzel girişler yaptın, iyi laflar söyledin...tebrik ediyorum dedi. Ama ne göstermedin biliyor musun, bu ringde önemli hiçbir şey göstermedin dedi. Sana baktığımda şu an, bu işin geleceğini görmüyorum, sana baktığımda gördüğüm tek şey serseri bir çaylak dedi. Serseri çaylak, bu işi en iyi yapanlardan biriyle Wrestlemania'ya ilk kez gidiyor dedi. Wrestlemania'da çiğneyemediğinden fazlasını almış birini görüyorum dedi. İşleri ciddiye almaktansa, kariyerinin maçına plansız giden birini görüyorum dedi. Trick de arka alanın en saygı değer kişilerinden birisin dedi. Kemerleri almışsın, Tag Team vs... ama hepsi bitti çünkü bu çaylak oyuna girdi dedi. Kimin planı yokmuş dedi. Seninle konuşurken bana bak dedi. Doğrusu, işi bitirecek kişi benim dedi. Sami de kafama girdiğini mi düşünüyorsun, planın bu mu dedi. Wrestlemania'dan iki gün önce Gingerbread adamla ringde duruyorsun dedi. Trick de iki tane Gingerbread adamla duruyorum aslında dedi. Öyle diyince Sami de yumrukla cevap verdi. İki isim birbirlerine girerlerken Sami, Trick'i dışarı yolladı. Ringde kalan Gingerbread adama da Helluva Kick çekti. Ama arkasını dönünce Trick'ten Trick Shot yedi. Trick de kemeri alıp havaya kaldırdı.

Bu maç eğer dümdüz, aksiyonsuz bir maç olarak geçecekse gerçekten de dünyanın en heyecansız maçı olmaya aday maçı olacak. Sami Zayn’in mid carder bir kemeri alması ve bununla Wrestlemania’ya gidiyor olması artık gerçekten de fazlasıyla sıktı. İnanılmaz baydı hatta. Trick ise şu anda benim favori güreşçilerim sıralamasında gerçekten de üst noktalara oynuyor. Karizma, mikrofon yeteneği, seyirciyle etkileşim, ring içi yetenek derken yepyeni bir regen Booker T geliyor. Heel olup seyirciyle etkileşime girmek, theme müziğini tüm arenaya söyletmek bence muazzam bir olay. Yanında bir de Lil Yachty varken ben özel de bir giriş bekliyorum kendisinden. Burada da bu yükselişinde hak ettiği noktaya ulaşacak gibi duruyor. Şimdi bu zaten benim beklediğim ve istediğim bir olaydı. Ama bir de bu maçta Carmelo Hayes’in olduğunu düşünsenize. Hayes ve Trick’in NXT’de gerçekten güzel bir geçmişleri var. Bir de kemeri çok da güzel bir şekilde koruyordu zaten. Bir ek isim de Ilja Dragunov. Ilja’nın içinde olup da güzelleştirmediği bir maçı gerçekten hatırlayamıyorum. O yüzden burada uzun yıllar konuşulabilecek bir maçı kaçırmış oldular. Bunu kurtarabilecek tek şey, Sami Zayn’in heel turn yapıp Trick’in de face turn yapması; yani bir double turn’e şahit olmamız. Sami, son dönemde kariyerindeki eksik parçayı tamamlayamaması sebebiyle psikolojik sorunlar yaşarken zaten bunun olabileceğinin sinyallerini vermişti. Şu anki haliyle de zaten heel turn dışında izlenebilir şeyler yapması zor gibi duruyor. Kısacası, Trick bence buradan her türlü kemerle çıkacak ama umarım Carmelo Hayes’in ve Ilja Dragunov’un olmadığına değecek şeyler izliyor oluruz.

Tahmin: Trick Williams


Singles Match
“The Demon” Finn Balor vs Dominik Mysterio

Bu maçı ne kadar uzun zamandır merakla beklediğim herkesin malumu. Senelerdir şimdi olacak, çok az kaldı vs derken en sonunda Judgment Day’in kırıldığını bu Wrestlemania döneminde gördük. Dile kolay 4 senedir birçok badire atlatan, birçok kişinin gelip geçtiği bir grup olan Judgment Day, bir şekilde Raw’da önemli hikayelerde kendine yer bulmayı başardı. Burada da bu kez birbirleriyle ortak hareket etmeyip en sonunda birbirerine karşı mücadele ediyorlar. Judgment Day’in iki iktidar mücadelesindeki erkeği Balor ve Dominik, yıllar süren anlaşmazlık sonucunda artık ipleri kopardılar ve bu maçla beraber aralarındaki husumeti bitirmeyi hedefliyorlar.

Judgment Day’in ilk dönemlerine, yani bundan 4 sene önceye gittiğimizde şu anda grupla hiçbir alakası olmayan iki ismi görüyoruz. Yani o zaman Edge, WWE bünyesindeydi. Wrestlemania 38’de de AJ Styles ile maç yaparken Damian Priest’in kendisine yardım etmesiyle Judgment Day’in temelleri atılmıştı. Sonrasında Rhea, Liv Morgan’a ihanet edip Judment Day’e katılmıştı. Bu duruma karşı çıkan Finn Balor ise önce AJ Styles’ın yanında durup Judgment Day’l kapışmış, sonrasında da ekibe katılmıştı. Ekibe katıldığı gün ekibin diğer üyelerini de kendi himayesine çekerek Edge’e ihanet etmiş ve Wrestlemania 39’a kadar sürecek olan oldukça uzun bir feudun başlangıcını yapmıştı. Wrestlemania 39’a geldiğimizdeyse Edge, Balor’ı (ki Balor bu maça Demon olarak gelmişti) yenerek feudu noktalamıştı. Bu süre içerisinde Rey, eski dostu Edge’in yanında oğlu Dominik ile beraber yer alırken Dominik, Rhea Ripley’in etkisiyle babasına ve Edge’e ihanet etmiş ve Judgment Day’e katılmıştı. Bu dönüşüm sonrasında babasından tamamen nefret eden bir karaktere bürünen Dom, WWE evrenindeki babası Eddie Guerrero gibi giyinip onun gibi davranmaya başlamıştı. Zamanında Dominik ve Eddie, Dominik’in velayeti için birbirlerine karşı maça çıkarlarken Rey, Eddie’yi yenmeyi başarmıştı. Aslında WWE evrenine göre Eddie’nin oğlu olan Dominik, Rey tarafından büyütülmüştü. Rey de Eddie ile yakın arkadaş olduğu için bu sırrı saklamıştı. Ancak en sonunda Eddie bir hak iddia edince de çocuk haliyle Dominik’i ekranlarda görmüştük. Şimdiyse Rey ile sorunlar yaşayan Dom, stil değişikliğine giderken oldukça silik bir karakterden bambaşka bir noktaya evirildi. Sonralarında kemerler kazandı ve Wrestlemania’da bireysel maça çıkacak hale geldi. O yüzden Judgment Day’in Dominik’in kariyerinde fazlasıyla bir etkisi mevcut.

Wrestlemania 39 sonrasında ekip yoluna devam ederken özellikle Rhea Ripley’in ekibe doğal liderlik yaptığı bir dönemi gözlemledik. Rhea, aynı şovda Charlotte’ı yenerek kemeri de alırken gruptaki erkeklerin hepsinden daha gözde bir isim haline gelmişti. Öte yandan yaz aylarına geldiğimizde ekip de büyümeye devam ederken Balor, ekibe JD McDonagh’ı getirmişti. Grup üyeleri genel olarak JD’ye karşı çıkarlarken Balor, onu varisi olarak görmüş ve ona sahip çıkmıştı. Özellikle Priest, JD’ye karşı çıkarken JD ekibe girmek için o kadar çok kendini feda etmişti ki en sonunda Priest de kabul etmişti. Yine 2023’ün sonlarında Priest ve Balor ikilisi Tag Team kemerlerini de Sami ve Owens’tan almışlardı. Judgment Day için her şey iyi gitmekteydi. Balor ve Priest ikilisi bir ara kemerlerini Cody ve Jey’e kaybetseler de çok geçmeden onlardan geri almayı başarmışlardı. Ek olarak Priest, Money in the Bank’te kazandığı çantasını da hala cash-in yapmak için elinde tutmaktaydı. Survivor Series 2023’ü kaybetseler dahi ekip olarak main event’e çıkarlarken Wrestlemania dönemine Dominik babası Rey ile feuda girmiş ancak LWO’ya kaybetmişti. Balor ve Priest ise kemerlerinin birini Waller ve Theory’e diğerini de Truth ve Miz’e kaybetmişlerdi. O dönem Truth’un kendisini Judgment Day üyesi sandığını ve sonrasında gruptan fazlasıyla kötü dönüşler aldığını hatırlıyoruz. İşler bu şekilde kötü giderken Wrestlemania’nın ikinci gecesinde Priest; Seth Rollins’i yenen Drew McIntyre’a karşı cash-in yapınca ekip, bir de ana kemere sahip olmuş oldu. Rhea ise aynı dönemdeki şovda kemerini Becky’e karşı korudu. Ancak tüm bunlar gruptaki ilk çatırdamalara yol açacak olayların başlangıcına denk gelen konuları da içeriyordu. 2024 yılına denk gelen bu dönemde Rhea, Wrestlemania’dan sonra kemerini Liv’in kendisine yaptığı saldırıdan sonra sakatlığı sebebiyle bırkamak durumunda kalmıştı. Priest’in ana kemeriyse ekipte sorunlar çıkarmaya başlamış, Priest’in kendi başına kemer koruma uğraşları ön plana çıkmaya başlamıştı. O dönemde Carlito da LWO’dan ayrılarak kendini Judgment Day’e kabul ettirmeye çalışmıştı. İşte tam da bu dönemlerde Liv Morgan ve Dominik arasındaki meşhur olaylar başlamış ve ekip adına farklı bir dönemin başlangıcına adım atılmıştı.

Rhea’nın sakatlanıp ekranlardan uzak kalmasının ardından Liv Morgan, Domink’in aklını çelmek için haftalarca uğraşmıştı. Dom, başta Liv’den uzak durmak istese de en son ona dayanamamış ve ikili sevgili olmuşlardı. Bu duruma özellikle Priest ciddi bir şekilde karşı çıkarken Balor da başta çıkmış ancak sonrasında Balor da Liv’e ısındı. Hatta Priest bir ara Balor’ın da Liv ile bir şeyler yaşadığını düşündü. Keza Liv, Dominik’i kandırmak için otel odasının anahtarını bırakırken Finn, anahtarı alıp Dominik yerine onu yok etme sözü vermişti. Sonrasındaki haftalar Liv, arabadan inip arenaya doğru gelirken arkada Finn’i de görmüştük. Ancak bu durum aşk üçgenine dönüşmeyip bu yoldan bir şeyler işlenmediğini görüyoruz. En azından henüz gündeme gelmedi. Bu olayların üzerinden çokça da zaman geçtiği için de muhtemelen gelmeyeceğini düşünüyorum. Ancak sonuç olarak Liv, JD ve Balor’a Tag Team kemerlerini de Miz ve Truth’tan almalarını sağlayınca da Liv iyice ekibin içerisine girmiş oldu. Tüm bu yaşananlar Dominik’in kariyerini parlatırken, Eddie’nin farklı bir versiyonu gibi görünmesine de yardımcı oldu. Ek olarak babasıyla yaşadığı tartışmalar sonucunda kısa bir süre hapishanede kalması da “Dirty” lakabını kalmasını sağladı. Bu süreçte istemeden de olsa Liv’in kemer almasını da sağladı. Ancak Rhea’nın dönüşüyle işler iyice karışmaya başladı. Rhea, Liv’in ondan aldıklarını almak için uğraşırken hem kemer hem de Dom’un peşinden koştu. SummerSlam 2024’e geldiğimizdeyse Dominik, Liv ve Rhea’nın maçı öncesinde Rhea’nın yanında olacağını açıklarken maç içerisinde Rhea’ya ihanet etti ve Liv’in kemeri korumasını sağladı. Aynı gece Balor da Priest ile yaşadığı anlaşmazlıkların etkisiyle ona ihanet etti ve Gunther’e ana kemeri kaybetmesini sağladı. Carlito’nun da Judgment Day’de olduğu o dönemde Liv ve Dominik önderliğinde yeni bir Judgment Day kurulmuş oldu.

Rhea ve Damian, yeni Judgment Day’in peşinden giderken özellikle Rhea, kemerini de yeniden almaya çalıştı. Bu noktada Raquel, Live’e yardım etmek için geri dönerken o da sonrasında Judgement Day’e katıldı. Survivor Series 2024’te Rhea’nın ekibi Liv’nin olduğu ekibi yenerken Aralık 2024’te de War Raiders, Balor ve JD’yi yenerek Tag Team kemerlerini ele geçirdi. Ocak 2025’teki ilk Netflix Raw şovunda Rhea, Liv’i yenerek en sonunda kemerini ondan almayı başardı. Şubat 2025’e geldiğimizdeyse Liv ve Raquel, Women’s Tag Team kemerlerini aldılar. Tam da o dönemlerde, yani Wrestlemania 41’e gittiğimiz dönemde Balor ve Dominik’in arası yavaş yavaş gerginleşmeye başladı.  Özellikle AJ Styles ile feudlar yaşanırken Balor, Dominik’le zıtlaşmaya başladı. Dom, her şeye daha pozitif bakarken Balor ise işlerin iyi gitmediğini savundu. Dominik de AJ’i halledeceğini söylerken Balor da o işi sen başlattın sen bitir dedi. Dominik de bunu kabul ederken sonrasında da ekibe yeni bir üye ekleme fikrini ortaya arttı. O dönem JD de bir sakatlık yaşayıp ekibe yardım edemezken Balor da JD’nin sakatlığı için Dominik’i suçladı. Liv de Dominik’e hak verirken Balor da kabul etmeyip işleri düzelteceğini söyledi. Şubat 2025’in sonlarında yaşanan bu olaylarda Dom, AJ’e kaybederken Dom’un ayarladığı Elimination Chamber eleme maçındaysa Balor, Seth’e kaybetti. İkili birbirlerini sürekli suçlamaya devam ettiler. Mart ayına geldiğimizdeyse 17 Mart 2025 Raw’da Dominik, Finn için Intercontinental şampiyonu Bron Breakker ile bir maç ayarladı. Sonra da ekibe Penta’yı eklemek istediğini söyledi. Balor yine sinirlendi ve arkasından iş çevirdiğini düşünerek Dominik’e bağırdı. O dönem Penta da kemer mücadelesi verirken Balor, Dominik’e “yılan” dedi. 24 Mart 2025 Raw’daysa Balor, kemeri alamazken Dominik, Penta’nın eline sandalye verip Bron Breakker’a vurmasını söylerken Penta bunu reddetti. Dominik’in kemer maçı ayarlamasıysa tam olarak Bron Breakker’ın Balor’ı yeneceğini bilmesindendi. Zaten bu anları da keyifle beklediği görülüyordu. Velhasıl Wrestlemania 41’e giderken Dominik, kendini de Intercontinental mücadelesine atarken Wrestlemania 41’de de bir Fatal Four Way maçı yapıldı. Dominik fırsatı kullanıp Balor üzerinden tuşa giderek Intercontinental kemerini aldı. Kemeri aldıktan sonra da müthiş bir cheer alırken, kendisine kağıt üzerinde hiç şans verilmediği bir ortamda şampiyonluğu aldı. Bunu da Balor’ı tuş ederek yaptı. Ben zaten bu olaylardan sonra sürekli olarak Balor’ın bir face turn yapıp Dominik’in ayağını kaydıracağını düşünüyordum. Veya Dominik bu kadar çok sevilmeye başlamışken face olup Balor’a karşı çıkabileceğini düşünüyordum. Ama nihayetinde SummerSlam 2025’te iki ismin karşılaşacağını düşünmeye başlamıştım. Bu arada Liv ve Raquel, kemerlerini Wrestlemania’da Lyra ve Becky’e kaybederlerken Wrestlemania sonrası Raw’da geri almayı başarmışlardı.

Wrestlemania sonrasında geldiğimizdeyse 21 Nisan 2025’te arka alanda iki isim arasında bir yüzleşme gördük. Finn, konuyu uzatmayıp Dominik’i tebrik etti. JD de sakatlığını atlatıp ekibe geri döndü. Balor, JD’nin geri döneceği haberini JD’den alamadığı için ona sitem etti. JD de Dominik’e söylediğini ama ona söylemeye fırsat bulamadığından bahsetti. Balor’ın hala bir şeylerden rahatsızlık duyduğu belliydi. Backlash’te Dom, kemerini Penta’ya karşı korurken Balor’ın Dominik’e yardım etmekte geç kaldığını gördük. Zaten Dom’un kemeri koruması da El Grande Americano sayesinde olmuştu. Backlash sonrasında iki isim bu konuda bazı kafa karışıklığı yaşadılar. Dom, Finn’in ona yardım etmekte tereddüt ettiğini söylerken Balor da bunu reddetti. Damian ve Rhea gibi paranoyak davrandığını söyledi. 19 Mayıs Raw’da Balor bir hamle daha yaparak ekibe Roxanne Perez’i getirdiğini söyledi. Birkaç ay önce Dominik’in ekibe yeni birilerini ekleme fikrini reddeden Balor, bu kez ters bir hamle yaparak ekipteki kadın sayısını arttırmayı ve Liv’e karşı daha güçlü olmayı düşündü. O esnada film çekimleri için bir süre ringlerden uzak kalan Liv’in yokluğunda da bunun doğru zaman olduğunu gördü. Dom da Liv’le konuşalım derken Finn de Liv de bu işi sevecektir dedi. Roxanne da Dominik’in üzerine oynayarak kendini sevdirmeye çalıştı. Ancak Liv en geri döndüğünde olanlardan pek de memnun olmadı. Yaşanan bu karmaşadan en çok mutlu olanın da Fin olduğunu gördük. Liv de bunun farkında olarak Balor’a her şeyin farkında olduğunu söyledi. Balor da bilmezlikten gelip Roxanne sadece yardım için burada dedi. Balor da bir yandan Dominik’in kemerine yine göz attı. 2025’in yaz aylarına denk gelen bu dönemde Finn, Money in the Bank için şansını denerken başarısız oldu. Roxanne ise Money in the Bank’e girerken Liv giremedi ve bu durum kendisini oldukça sinirlendirdi. King of the Ring turnuvası yaklaşırken Dominik’in olup Balor’ın olmaması yine Balor’ın canını sıkan durumlardan biri oldu. Ama yine de Roxanne’ın MITB’e gidip Liv’in gidememesinden oldukça mutlu olduğu görüldü. 30 Haziran 2025’te de New Day’i yenen JD ve Balor, Tag Team kemerlerini yeniden ele geçirdiler. Carlito da bu dönemlerde WWE’den ayrılarak ekibin eski üyelerinden biri haline geldi.

Tam o dönemlerde belki de Balor ve Dominik arasındaki bu yaşananları biraz erteleyecek bir olay yaşandı. Li Morgan sakatlanarak Kasım ayına kadar ringlerden uzak kaldı. Bu uzak kaldığı dönemde Tag Team kemerleri için Roxanne, Liv’in yerini aldı. Dominik ise kemer korumalarına devam etti. Roxanne ve Raquel kemerleri SummerSlam’e kadar götürürlerken Alexa ve Charlotte’a kaybettiler. 20 Ekim Raw’a geldiğimizde arka alanda Balor ve Dom’un yine tartıştığını gördük. Balor, Dom’un Pearce ile ne konuştuğunu sorup AJ Styles ve Dragon Lee’ye karşı yapacakları kemer koruma maçı için Dominik’i suçladılar. Dominik ise bir şey söylemediğini her hafta kemer koruyan kişi olmaktan sıkıldığını söyledi. Yoksa onları yenemez misiniz diyince Balor da ona sert çıktı. O esnada Dom, AAA Mega kemerini de alırken iki kemerle birlikte ekranlarda gözüktü. Aynı akşam yapılan kemer maçındaysa AJ ve Lee ikilisi, Balor ve JD’yi yenerek Tag Team kemerlerini aldılar. Bir sonraki hafta ekip genel olarak üzgünken Dom’un kendi kemeri için mücadele eden Penta ve Rusev’e karşı endişelendiğini gördük. Balor yine sinirlenirken kendi kemer kayıpları için de Dominik’i suçladı. Satuday Night’s Main Event XLI’de kemerini bir şekilde Penta ve Rusev’e karşı koruyan Dom, kendisini bekleyen büyük tehlikeden bihaberdi. Bu esnada 3 Kasım Raw’da Dominik yine babası Rey’e karşı gelemezken arka alanda Balor ve JD’yi kendisine yardım etmedikleri için suçladı. Balor da kutlamana bizi çağırmadığın için yokuzdur belki dedi. Aynı gece Tag Team kemerleri için yapılan rövanş maçında Balor’ın Finn ve JD’ye yardım edemediğini gördük. Sheamus kendisine engel olurken AJ ve Lee kemerlerini korumayı başardılar. Bir sonraki hafta Dom da kemerini John Cena’ya kaybederken Survivor Series’teyse Liv’in return yapmasıyla kemerini geri almayı başardı.

Liv geri döner dönmez ekibi kendine getirmeye çalışıp Judgment Day’i yeniden kemer mücadeleleri içerisine almaya çalıştı. Balor ise o dönemde WWE’nin Avrupa turuna çıkmasının ve de kendi evi Belfast’te Raw yapılacak olmasının da etkisiyle ana kemer için CM Punk ile feuda girmeyi başardı. 12 Ocak Raw’da Punk, Balor’ı motive edip JD ve Dominik’in onun üzerinde bir yük olduğunu belirtirken Balor ise onları düşünmene gerek yok, orada yalnız olmayacağım kendi evime olacağım dedi. 19 Ocak Raw’da yapılan kemer maçını Punk kazanırken Balor ise oldukça iyi bir mücadele verdi ve maçtan sonra da Punk ile el sıkıştı. Heel bir gimmick’e sahip olan Balor’ın bu davranışı bazı soru işaretlerine yol açtı. Bu arada Saturday Night’s Main Event XLIII’te Liv de Raquel ile takım olup Rhyio’dan Women’s Tag Team’i almayı başaramadı. 26 Ocak Raw’da arka alanda Punk ve Balor'ı gördük. Balor onu durdurdu ve geçen hafta olanları düşünüp duruyorum dedi. Şampiyon olmak istedim, işler yolunda gitmedi dedi. Kazanamasam da sen benim kariyerimin en unutulmaz gecesinin bir parçasıydın dedi. Maçtan sonra beni kaldırdın ve beni seyircilere sundun dedi. Tüm bunların karşılığını veremedim, ama şu an vereceğim dedi ve teşekkür etti. Punk da ona teşekkür etti. Ben dünyanın en iyisini yenemezsem dünyanın en iyisi olamam dedi. Sen bence en iyilerden birisin dedi. Ben kemer maçı haklarını hakkedenlere veririm dedi. John yeni emekli oldu, AJ de kariyerini ortaya koyuyor dedi. Sen ve benim gibi adamların sayısı burada azalıyor dedi. Mirasının nasıl olmasını istediğini bir düşün dedi. Şampiyon olmak mı istiyorsun, belki de Judgment Day'den kurtulmalısın dedi. Çünkü yanında Dominik Mysterio gibi çöpler varken şampiyon olamazsın dedi. Başka bir şans daha mı istiyorsun, Rumble'ı kazan ve Vegas'ta görüşelim dedi. Balor da oldukça düşünceli kaldı. Başka bir sekansta da Balor'ı kafası dağınık gördük. Yürürken Liv'e rastladı. Liv ona Punk'ı sordu. Sana gerçekten saygı duyduğunu düşünmüyorsun değil mi dedi. Geçen hafta elini kaldırması sadece bir katılımcı tesellisi gibiydi dedi. Sen de ona teşekkür ediyorsun dedi. Punk'ın sana Judgment Day'e dair dediklerini de duydum dedi. Senin yeniden şampiyon olmanı isteyeceğine inanmıyorsun değil mi dedi. Ama kim ister biliyor musun, Judgment Day dedi. Çünkü burası senin ailen dedi. Balor araya girdi. Her şey bu kadar apaçık değil, bırak bu işi çözeyim dedi. Gecenin sonunda da AJ ve Punk’ın kemer maçına kaışıp Punk’a saldırarak maçın DQ ile sonlanmasına neden oldu.

Judgment Day’in iç mücadeleleri bir süre daha ertelenirken Balor bu davranışının Royal Rumble’da kendisine yer bulamamasına bağladı. Bu arada Liv de Rumble’da Raquel’i de eleyerek Rumble maçını kazanmayı başardı. Elimination Chamber döneminde Balor, Punk ile feuduna devam ederken Eliminaton Chamber’daki maçlarında Balor yine Judgment Day’in yardımı olmadan iyi bir maç çıkardı ancak kemeri almayı yine başaramadı. Maçtan sonra da Punk’a yine elini uzattı. 2 Mart Raw’a geldiğimizdeyse Dominik’in Intercontinental kemerini kaybettiğini gördük. İlk olarak arka alanda Pearce'ın telefonla Aldis ile konuştuğunu gördük. Pearce, onu burada bekliyordum ama bulamadım, bulunca haber veririm dedi. Sonra Danhausen birden çıktı. Geçen günkü şaşalı debut'tan sonra birkaç taleple geldim dedi. Bir zepline ihtiyacım var dedi. Hall of Fame takdimi, kişisel asistan, kişisel kemaraman ve tüm kamyonlarda yüzümü istiyorum dedi. Bunları unutma dedi. Pearce kağıdı tutarken neden ıslak diye sordu, Danhausen da tuvalete düştü dedi. O esnada Judgment Day oradan geçerken Pearce onları durdurdu ve Danhausen ile tanışmış mıydınız diye sordu. Dominik de maçım var derken Pearce sorun değil onun da talepleri var, benim de içkiye ihtiyacım var dedi ve gitti. Danhausen Dom ve Balor'a selam verip JD'nin adını unuturken JD de şimdiden ondan nefret ettim dedi, Balor da kibar ol yeni geldi dedi. Danhausen, Dominik'in kemerlerine dokunmak isterken Dominik izin vermedi, bunlara en yakın olduğun bu andır, seninle tanışmak güzel değildi dedi. Sana kötü şeyler olmadan kaybol dedi. Danhausen de kötü şeyler mi olacak bana, esas sen lanetlendin dedi. Ekip gülerken Danhausen ortadan kayboldu. Ekip de şaşkına döndü. Gecenin sonlarında Penta vs Dominik kemer maçı yapıldı. Balor ve JD de maçı kenardan izlediler. Maçın bir anında Penta, omzunu ring postuna vururken Dominik de Balor ve JD'den ring tokmağını istedi. JD vermek isterken Balor ona engel oldu. Kendi başına yapmak istedi, bırak öyle yapmasına izin ver dedi. Penta da her ikisine birden uçtu. Ringde de 619'u engelleyip Mexican Destroyer çekti ve kemeri aldı.

9 Mart Raw’daysa Judgment Day’den Balor’ın atıldığını resmen gördük. Balor, Dominik'e; seni her ne kadar doğru yola sokmaya çalışsam da her seferinde babanın daha haklı olduğunu gördüm dedi. Sen belki de şımarık bir veletsindir dedi. Dominik de onu itti. Finn de Pele Kick ile cevap verdi ve face turn yaptı. Müthiş de bir destek aldı. Dominik'e daha çok vurmak istese de JD onu engelleyip ortalığı toplamaya çalıştı. Dominik yine saldırmaya yeltenince Balor ona Slingblade çekti. Finn bir de Dropkick çekmek isterken JD araya girdi ve Clothesline çekip Balor'ı düşürdü. Liv ve Raquel de Balor'a vurmaya başlarlarken JD ve Dominik de onlara katıldı ve dörde bir Balor'a saldırdılar. Dominik bir de ring çekicini ve sandalyeyi aldı. Balor dirense de Dom, çekiçle ona vurdu. Sonra da saldırmaya devam edip en sonunda Dom, Frog Splash çekti. JD de sandalyeyle vurmaya devam ederken, sandalyeyi Balor'ın karnına koydu, Dom'dan da bir Frog Splash daha geldi. İşin en kötü tarafı Finn’in ekibe getirdiği JD ve Roxanne’ın da kendisine düşman olmasıydı. 23 Mart Raw’da Dominik rövanş maçına çıkarken JD de maçı kenardan izleyip Dominik'e yardımcı oldu. Dom bu sayede 619 çekip Splash'e giderken tam turnbackle'dayken Balor'ın müziği çaldı. Eski müziğiyle gelen Balor, önce kendisini karşılayan JD'ye koridorda saldırdı. Ringde de Dominik toparlanmak isteyip Splash'e giderken Penta hareketi terse çevirip ani bir tuşla kemerini korudu. Finn de ringe girdi, o esnada Dom kaçmak istese de onu yakaladı ve yumruklamaya başladı. Slingblade ve Running Dropkick çekti. Coup de Grace'a gitmek isterken JD geldi ve Dominik'i aşağı çekti. Ama Balor geri durmayı her ikisine birden uçtu. Dominik'i ringe soksa da JD de arkadan geldi. JD gelince Dominik kaçtı, Balor da JD'yi hedef aldı. Ona da Running Dropkick çekerken en son Coup de Grace ile bitirişi yaptı.

30 Mart Raw’da Balor'ın bir videosu yayımlandı. Bana göre Judgment Day, aile demekti dedi. Raw'ı 4 yıl boyuncu yönettik dedi. Gurur duymayacağım şeyler yaptım, düşmanlar edindim ve kötü kararlar verdim dedi. En kötü kararım ise Dominik Mysterio'dan bir adam çıkarma düşünesiydi dedi. Hakkını vereyim, benden bir şeyler öğrenmişsin, taktiklerimi almışsın dedi. Ama hatırlamıyor musun, babana sırtını döndüğünde, kaybolduğunda, orada ben vardım dedi. Senin için öne çıkan bendim dedi. Sen kemerini benim yüzümden kaybetmedin, şerefsiz biri olduğun için kaybettin dedi. Evet ben suçluyum, o şerefsizi ben yarattım dedi. Bunun sorumlusu benim. Şimdi de seni mahvetmenin sorumluluğu bende, hem de Wrestlemania'da olacak bu dedi. 6 Nisan Raw’da Balor, JD ile yapacağı maç için ringe gelirken Dominik arkadan ona saldırdı. Balor karşılık verince JD de karıştı. Ama Balor onu da ring postuna yolladı.  Sonra da ringde Dominik'e saldırmaya devam etti. JD gelince yine dışarı yolladı ama Dominik o esnada AAA kemeriyle Balor'a vurdu. JD de Dominik'e sandalye verdi. Dom da o sandalyeyle Balor'a vurmaya başladı. Sonra da Balor'ın üstüne sandalyeyle oturdu.

Bu maçı ve bu düşmanlığı uzun bir zamandır bekliyorduk. Uzunca bir süredir de ilmik ilmik işlendi ve buralara kadar da geldik. Doğrusu face Balor’ı, eski theme müziğini, Demon halini fazlasıyla özlemiştik doğrusu. Dominik’e karşı uzun bir süredir dezavantajlı konumdayken ve hala da o duruma sahip olmaya devam ederken burada bence önemli bir galibiyet kazanmalı. JD’yi ve Roxanne’ı kendisi Judgment Day’e sokarken, Raquel’in Liv ile yaşaması gereken anlaşmazlıklar varken Balor’ın hala tek olmasına da anlam veremiyorum. Bence bu feud Wrestlemania sonrasına da taşabilir. Orada da içsel Judgment Day mevzuları biraz daha farklı boyutlarla devam edebilir. Ama sonuç olarak Balor buradan galibiyeti alacaktır.

Tahmin: “The Demon” Finn Balor


Singles Match for the World Heavyweight Championship
CM Punk(c) vs Roman Reigns

Geçtiğimiz senenin ilk geceki main event’inin üç öğesinden ikisi, bu seneki Wrestlemania’da kemer maçına, şovun bu kez esas main event’ine çıkıyorlar. Punk ve Roman Reigns, WWE’nin son 20 yılda çıkardığı en büyük isimlerden biri olurlarken bu seneki main event’te de kağıt üzerinde gerçekten sağlam bir maç vaat ediyorlar. Hem geçen seneki Wrestlemania mücadeleleri hem son iki Survivor Series’te aynı sayfada yer almaları, bundan 14 sene önce Roman Reigns ve The Shield WWE ana kadrosuna debut yaparken yine aynı sayfada yer alıp sonrasında düşman olmaları derken gerçekten de kendi aralarında fazlasıyla bir geçmiş var. O yüzden hem isim olarak, hem hikaye olarak büyük bir şekilde buraya gelmeleri bence maç içerisindeki heyecanı da arttırmış olacak. Şahsen sonucu tahmin etmek de bence fazlasıyla zor. Bu yüzden adına yaraşır bir mücadele izleyeceğimizi düşünüyorum.

İşlerin buraya nasıl geldiğini baya bir geçmişe dönerek bağlamaya çalışalım. Aslında geçtiğimiz Wrestlemania’da bu ikili arasındaki geçmişe baya bir değinmiştim. O yüzden biraz özet geçerek Punk’ın ikinci dönem WWE macerasına konuyu bağlayıp günümüze geleceğim. Her şeyden önce hikaye olarak Roman Reigns’in, Seth Rollins’in ve Dean Ambrose’un; yani efsanevi Shield stable’ının WWE ana kadrosuna çıkmalarını sağlayan unsur CM Punk’ın ta kendisi. Takvimleri 2011 yılına çevirdiğimizde, yani Survivor Series 2011’e geldiğimizde CM Punk, Heavyweight kemerini Alberto Del Rio’dan alırken tam 434 gün sürecek reign’ine de başlamıştı. WWE tarihinin en uzun süreli 10.reign’i olan reign’ini yaparken kemerini Royal Rumble 2013’e kadar, yani The Rock’a kaybeden kadar da korumayı başarmıştı. Bu reign döneminin en ikonik anlarından birini Survivor Series 2012’de yaşamıştık. O dönem ECW’dan beri dostu olan menejeri Paul Heyman ile beraber kariyerini ilerleten CM Punk, gecenin sonunda kemerini John Cena ve Ryback’e karşı korumak durumunda kalmıştı. Cena ile çok uzun bir süredir feud içerisindeyken Hell in a Cell döneminde Cena sakatlanıp yerini Ryback alınca ve Ryback de yine tartışmalı bir şekilde Punk’a kaybedince, Survivor Series’teki maç Triple Threat’e dönmüştü. Survivor Series’e geldiğimizdeyse Roman Reigns, Seth Rollins ve Dean Ambrose; yani The Shield üçlüsü WWE debut’unu yapmış ve Punk’a yardım ederek onun kemerini korumasını sağlamışlardı. 26 Kasım 2012 Raw’da kendilerini tanıtan Shield, haksızlıklara karşı duracaklarını söylerlerken aksiyonlarının herhangi bir şekilde CM Punk veya Paul Heyman tarafından yönlendirilmediğini de belirtmişlerdi. Tabii ki bu söylemlerinin aksine yine Punk’a yardım etmeye devam ederlerken, ring içi debut’larını da TLC 2012’de Ryback, Kane ve Daniel Bryan’a karşı bir Six-man TLC maçıyla yapmışlar ve maçı da almayı başarmışlardı. Shield ekibi bu dönemlerde Punk’ın yararına işler yaparlarken 7 Ocak 2013 Raw’da Punk’ın kemerini Ryback’e karşı koruduğu TLC maçında yine Punk’a yardım etmişlerdi. Sonrasında hedef olarak CM Punk’ın rakibi Rock’ı gösterirlerken Royal Rumble’daki maçta Vince McMahon herhangi bir müdahale istemediğini söylemiş, Punk da kendini ekipten ayırmıştı. Ancak Royal Rumble 2013’teki maçta Rock, People’s Elbow’a giderken ekran kararmış ve Shield Rock’a saldırmıştı. Üstünlüğü alan da Punk, kemerini korumayı başarmıştı. Punk ve Heyman sevinirlerken McMahon’ın da desteğiyle maç yeniden başlamış ve Punk’ı yenen Rock, Punk’ın 434 günlük reign’inin bitmesini sağlamıştı. Sonraki Raw’da da Shield’ın zaten komple Heyman tarafından yönetilen bir grup olduğu da ortaya çıkmıştı. Punk da bir sonraki PPV Elimination Chamber’da Rock’la rövanş maçına çıkmış ama Heyman ile yaşadığı iletişimsizlik sebebiyle kemerini geri alamamıştı. Sonrasında da Undertaker ile bir Wrestlemania hikayesine girmiş ama onu yenmeyi başaramamıştı. Shield da kendi yolunda gitmeye başlamıştı. 2013 yılında Punk face olup Heyman’la da arası açılırken 2014 yılının başlarında da WWE’den ayrılmıştı. Shield üçlüsü ise o dönemlerde şirketin esas hikayesi konumuna doğru yükselmişlerdi. Başta Triple H’in yanında olurlarken sonrasında otoriteye karşı mücadele etmişlerdi. Gün sonunda büyük zaferler elde ederlerken Seth Rollins’in gruba ihanetiyle beraber de Shield, dağılmıştı. Ancak Seth, Roman ve Dean üçlüsü WWE’nin yeni main eventer’ları olarak 2010’lu yılların ortalarından itibaren karşımıza çıkmaya başlamışlardı. Dean, 2020’lere gelemeden WWE’den ayrılırken Roman ve Seth ikilisiyse gerçekten müthiş başarılar elde etmişlerdi.

Punk’ın Survivor Series 2023’teki dönüşüne kadar Roman Reigns; Seth Rollins’ten de ön plana çıkarak gerçekten şirketin esas adamı rolünü almaya çalışmıştı. Özellikle Cena’nın 2015 yılında part timer’lığa geçtiği dönemde çok ciddi bir şekilde push’lanan Roman, face olarak WWE’nin resmen en nefret edilen ismi haline gelmişti. Hala bir Shield kırıntısı olarak hareket eden Roman; Shield gibi seyircilerin arasından gelmeye devam etmiş, theme müziğini neredeyse hiç değiştirmemiş ve attire olarak da yine Shield’dan kalma giyinmeye devam etmişti. Rock’la olan akrabalığı da göz önünde bulundurulduğunda tam bir nefret objesi haline gelmişti. Royal Rumble 2015’i kazanırken son ikiye anti Amerikan bir karakter Rusev’le kalmış, Rusev buna rağmen inanılmaz bir cheer almıştı. Roman 2010’lu yılların ortalarını face olarak kendini kabul ettirme çabası içerisinde geçirirken sahip olduğu kanserin yeniden nüksetmesi ve ara vermesiyle bir nebze olsun seyirciler tarafından kabul edilmeye de başlanmıştı. Ancak tüm bunlara rağmen şirketin tepesine olan çıkışını ise 2020 yılında, yani tam da pandeminin göbeğinde heel olarak yapmıştı. Yanına CM Punk’ın yıllar yılı dostu olan Heyman’ı da alarak Paul Heyman Guy olan Roman, bir Shield kırıntısından Tribal Chief’liğe yükseldiği yolculuğunda modern dönemin en büyük reign’lerinden birini yapmıştı. 2020 yılından Wrestlemania 40’a kadar ana kemeri elinde tam 3.5 sene tutan Roman, kemerini Cody Rhodes’a kaybetmiş ve o günden bu yana da ana kemer mücadeleleri için sırasını beklemişti. CM Punk ise Survivor Series 2023’ün sonunda WWE’ye 10 senenin ardından geri dönerken, kısa bir süre sonra sakatlanmış ve 2024 yılının büyük bir çoğunluğunu da Drew McIntyre ile feud’a girerek geçirmişti. Survivor Series 2024’e geldiğimizdeyse kader, bu iki ismi bir kez daha bir araya getirmişti.

Wrestlemania 40 sonrasında kemerini kaybeden Roman, sadece kemerini kaybetmekle kalmamış ailesini de kaybetmişti. Solo Sikoa kendini yeni Tribal Chief ilan ederken Heyman dahil tüm eski Bloodline öğelerini defetmiş ve kendi adamlarını getirerek yeni bir Bloodline kurmuştu. Roman SummerSlam 2024’te geri dönüp Solo’nun ana kemeri almasını engellerken tüm bunlar Survivor Series 2024’te eski Bloodline vs yeni Bloodline mücadelesine bizi götürmüştü. Yeni Bloodline ekibine Bronson Reed’i de alarak 5’li takımını kurarken eski Bloodline ise 5.üyeyi bir türlü bulamamıştı. Ekip üyeleri Shield’ın yegane üyesi Seth’in yanına gidip beşinci üye olmasını isterlerken Seth ise bir daha Roman’la asla takım olmayacağını söyleyerek birkaç kez reddetmişti. Yardıma gelense Paul Heyman olmuştu. Heyman, eski dostu CM Punk’ı ikna ederek Punk’ın ekibin beşinci üyesi olmasını sağlamıştı. O dönemler Drew McIntyre ile olan feudundan galip çıkan Punk da bunu kabul etmişti. Bunu kabul ederken Heyman’dan bir iyilik isteyeceğini söyleyerek kabul etmişti. O zamanlar Roman konuyu Heyman’a sorarken Heyman ise önemsiz bir şey olduğunu söylemişti. Survivor Series 2024’te de Roman ve Punk’ın olduğu eski Bloodline, Solo önderliğindeki yeni Bloodline’ı yenmeyi başarmışlardı. Böylece iki isim aynı amaçta mücadele ederek başarıya ulaşmışlardı. Fakat bir de bu hikayenin üçüncü bir aktörü daha vardı. O da Seth Rollins’ten başkası değildi. Seth; hem Roman hem de Punk ile nefret dolu bir geçmişe sahipken Roman’la zaten iyi ilişkiye çoktan kapalı gözükmüştü. Ancak Punk WWE’ye döndüğünden bu yana da net bir şekilde Punk’a olan nefretini de hiç saklamamış ve Drew ile olan feudunda da birçok kez Punk’la karşı karşıya gelmişti. Punk’ın Drew ile feudu bittikten sonra Seth de odağını Punk’a verirken iki isim Netlflix’in ilk Raw şovunda yani 2025’in ilk Raw’ında karşı karşıya gelmişlerdi. Punk, Seth’i yenerken Roman da aynı şovda Solo’yu yenerek tek Tribal Chief olmayı başarmıştı. Bu şartlarda Royal Rumble’a giderken bu üç isim de Royal Rumble’a girerek Wrestlemania’da bir kemer maçı hakkı elde etmek istemişlerdi. Ancak Seth ve Roman birbirleriyle mücadele ederlerken Punk ikisini de elemiş, sonrasında da Logan Punk’ı elemişti. Bunun üzerine Seth çılgına dönerken hem Roman’a hem de Punk’a saldırmıştı. Roman bir süreliğine ekranlarda gözükmezken 10 Mart 2025 Raw’da Punk ve Seth, Steel Cage maçında karşı karşıya gelmişlerdi. Maça karışan Roman, Seth’i dışarı çıkararak maçı kazanmasını sağlamış ve sonrasında da iki isme birden saldırmıştı. Heyman’ın Punk’a üzülmesini gören Roman, inadına Heyman’ın gözü önünde de Punk’a saldırmaya devam etmişti. Tüm bunlar bu üç ismin karışık geçmişini de düşündüğümüzde bizi Wrestlemania 41’in ilk geceki main event’ine götürmüştü.

Maçın main event olarak açıklanacağı duyurulduğunda bundan en çok mutlu olan isim CM Punk olurken en çok üzülen isimse Seth Rollins olmuşu. CM Punk, daha öncesinde Wrestlemania’da main event’e çıkma başarısını gerçekleştiremezken, Roman bunun olmasını sağlamış ve böylece Survivor Series’teki borcun ödendiğini düşünmüştü. Seth Rollins ise Punk, main event’e çıkacak diye resmen kahrolmuştu. Ancak Punk, esas iyiliğin bu olmadığını söyleyerek Roman’ı da şok etmiş ve ağzındaki esas baklayı çıkarmıştı. Yıllar önce, yani 2013’teki rastgele bir Raw’da Punk ve Heyman konuşurlarken Punk, Heyman’a bir gün Wrestlemania’da main event’e çıkarsam yanımda seni istiyorum demiş ve bunun sözünü Heyman’dan almıştı. Punk da o günleri hatırlatarak Heyman’ı Wrestlemania’daki maçta köşesinde görmek istediğini söylemişti. Roman kendinden emin bir şekilde Heyman’ın hayır cevabını vereceğini düşürken Heyman ise bir türlü hayır diyememişti. Tüm bu süreçte fazlasıyla yıpranan Heyman hem Roman’ı hem de Punk’ı üzmek istememiş ve her seferinde kendisini arada kalmış hissetmişti. En sonunda Punk’ı seçen Heyman, böylece Roman ile olan birlikteliğini bitirmişti. Ancak Wrestlemania’ya geldiğimizde Heyman’ın asıl tercihinin Punk olmadığını ve aynı zamanda Roman Reigns de olmadığını görmüştük. Bu süreçte oldukça sıkıntılı bir pozisyona giren Heyman, Wrestlemania’da bunun acısını çıkarmış, aynı anda hem Punk’a hem de Roman’a ihanet ederek Seth Rollins’in yolunu seçmiş ve maçı da onun kazanmasını sağlamıştı. Böylece Punk ve Roman; bir kez daha ortak bir çıkar yolunda birleşmeyi başarmışlardı. Seth ise yanına Heyman’ı alarak Vision’ı kurmuş ve 2025’in ana hikayesini belirlemişti.

Wrestlemania 41’den Crown Jewel sonrasına kadarki dönemde CM Punk ve Roman’ın ayrı kollardan Vision ile mücadelesini izlemiştik. Punk daha çok birebirde Seth Rollins’i hedef almaya çalışırken Roman ise ekibin diğer üyeleri Bronson Reed ve Bron Breakker ile mücadele etmişti. Seth bu süre zarfında Money in the Bank’i de kazanmış ve cash-in yapmak için fırsat kollamaya başlamıştı. SummerSlam öncesinde sakatlanmış numarası yapmış ancak SummerSlam’de Punk; Gunther’i yenip kemeri aldığında onun üstünden cash-in yapıp yeni şampiyon olmuştu. Roman ise ekibin Powerhouse’ları ile mücadele etmeye devam etmişti. Bu süre zarfında zaten geçtiğimiz sene barıştığı Uso’larla yine dostane bir şekilde hareket etmişti. Seth ve Punk’ın feudunda ise işin içerisine eşler de dahil olmuşlar ve Becky ile AJ Lee de kendi aralarında feuda girişmişlerdi. İşler bu şekilde ilerlerken Crown Jewel’da Seth Rollins, Cody’i yenerek Crown Jewel şampiyonu olmuş, aynı şovda da Reed Roman’ı yenmeyi başarmıştı. Ertesi Raw’daysa Vision üyeleri Seth’e ihanet edip onu sakatlamışlar ve böylece de kemerin boşa çıkmasını sağlamışlardı. Boşa çıkan kemeriyse Saturday Night’s Main Event’te Jey’i yenen CM Punk ele geçirmişti. İşin bu kısımlarını burada daha çok Punk ve Roman ekseninde ilerlediğim için detaylandırmıyorum. Zaten yukarıda bu konuyu daha derinlemesine aktarmıştım. Velhasıl tüm bunlar bizi Survivor Series’e götürmüştü. Survivor Series’e götürürken de Vision ikilisinin başı çektiği heel ekipte Drew McIntyre, Logan Paul ve Brock Lesnar’ın olduğunu görmüştük. Face ekipteyse Cody; Drew ile feudda olduğu için ekipte yer alırken Roman, Punk ve Uso’lar da Vision ile olan feudlarının etkisiyle maç içerisindeki face ekibi oluşturmuşlardı. Survivor Series’e giderken Heyman ve Lesnar’ın arası da düzelirken face tarafta Roman-Cody-Punk üçlüsünün de bir ego savaşı verdiklerini görmüştük. Roman; her iki şampiyonun da kemerlerine göz dikerken, o kemer ben de daha güzel durur demiş ve Punk ve Cody’nin de kafasında soru işareti yaratmıştı. Her şeye rağmen Roman ve Punk ikilisi üst üste ikinci kez Survivor Series’te aynı takımda yer alırlarken bu kez işler istedikleri gibi gitmemiş ve heel ekip maskeli bir adamın da maça karışmasıyla (sonradan Austin Theory olduğunu anlamıştık) galibiyetle ayrılmışlardı.

Survivor Series sonrası Roman yine ekranlardan uzak kalırken Punk ise kemerini Bron Breakker ile korumak için mücadele etmiş ve en son yılın ilk Raw’ında onu yenerek feudu bitirmişti. Böylece Punk, uzun bir süredir devam eden Vision ile olan feudunu da bitirmişti. Vision üyeleri artık Seth’in dönüşüne odaklanırlarken burada çok net bir hikaye ayrımı da yaşanmıştı. Keza Seth, kaybetmediği kemerinin peşinden koşmadan önce Vision’ın peşinden gidecekti. Punk da böylece feudsuz kalırken artık Wrestlemania’ya odaklanma zamanı gelmişti. Royal Rumble’a geldiğimizdeyse maçı kazanan Roman Reigns, Wrestlemania main event’inde kemer maçına çıkmayı garantilemişti. Bir tarafta Smackdown’da Drew McIntyre o zamanlar şampiyonken bir tarafta da Raw’da CM Punk vardı. İki ismin geçmişlerinde çok fazla git gel vardı. Hikaye gereği Roman, Punk sayesinde ana kadroya yükselmişti. Punk da Roman sayesinde WWE’ye dönmüş ve main event’e çıkmıştı. Ortak düşmanları Heyman ikisine de ihanet etmişti. Vision ikisine de zarar vermişti. Survivor Series’lerde de aynı takımda yer almışlardı. Dolayısıyla her şey net gibiydi. Roman’ın Punk’ı seçmesi bekleniyordu. Keza 2 Şubat Raw’a geldiğimizdeyse tam olarak bu yaşanmıştı.Gecenin sonunda CM Punk ve Roman Reigns'in yüzleşmesini izledik. CM Punk, ben savaşan bir şampiyon olmayı seçtim, tıpkı seni diğer Shield üyeleri gib ibu şirkete getirmek için seçtiğim gibi dedi. Sen de benim adımlarımı takip etmeyi seçtin dedi. Sana şunu söyleyeyim Tribal Chief, işi en iyisinden öğrendin dedi. Seninle gurur duyuyorum dedi. Şimdi de iki tane seçim hakkın var dedi. Birincisi kolay bir yol çünkü yenebileceğini biliyorsun ama diğerine en iyi gününde bile yaklaşamazsın çünkü o dünyanın en iyisi dedi. Birinci kapıyı seçersen Drew McIntyre denen bir adamla karşılaşırsan, ikincisini seçersen yokluğunda bu kemeri adam eden adamla karşı karşıya gelirsin dedi. Roman sözü aldı, bir şeyi netleştirelim dedi. Tüm bu yerlerde destek görüyorsun çünkü 10 yıllık bir tatile çıktın dedi. İkincisi senden mi öğrendim dedi ve güldü. Senden öğrendiğim tek şey neyi yapmamam gerektiği dedi. Bensiz burada olamazdın dedi. Sen 2 sene önce geri döneceğin zaman bunu kimse sordular sanıyorsun, benim için uygun olup olmadığının onayı alınmadı mı sanıyorsun dedi. Paul'a bir söz vermiştim ve bunu tuttum dedi. Ama 10 sene boyunca yaptıklarını unutmadım dedi. En yakın arkadaşının podcast'ine gidip boş konuşmalarını, hayatımı hiç olmadığı kadar zorlaştırmalarını unutmadım dedi. Buraya gelmene izin verdim ve sen ne yaptın dedi. Beni kazıkladın, Wiseman'imi aldın, kuzenlerimin beynini yıkamaya çalıştın, neredeyse benim de beynimi yıkıyordun dedi. Çünkü WarGames'te elini bir adam gibi sıktım dedi. Zebros (beraber seslendirme yaptıkları Zootopia 2 filmine gönderme yaptı) gibi bir şey mi söylemeliydim yoksa dedi. Yok elini sıktım ve sana doğru dürüst baktım, sense ne yaptın dedi. Ben dünkü çocukmuşum gibi arkada benimle alay ettin dedi. Kararı verdim, seni seçebilirim evet, sen şu an en büyük yıldızsın doğru dedi. Netflix'tesin ve en büyük şovdasın evet dedi. Ama hayır, seni seçiyorum çünkü senden nefret ediyorum dedi. Senden hep nefret ettim dedi. Wrestlemania hayatımın en güzel günü olacak çünkü Main Event'te beni acknowledge edeceksin dedi.

2 Şubat’tan sonra maalesef bir part timer olduğu için Roman yine ekranlarda olmazken Punk ise bu süre zarfında Elimination Chamber’ı boş geçmemek için Finn Balor ile feuda girdi. Balor’ı Elimination Chamber’da yenerek kemerini Belfast sonrasında ikinci kez ona karşı korudu. 2 Mart Raw’a geldiğimizdeyse Roman ve Punk bir kez daha yüzleştiler ve iş gerçekten de oldukça sert bir hal almaya başladı. Roman haklısın, senden nefret ediyorum dedi. Ama şunu kaçırıyorsun, o kemere sahip olmasaydın, sana farklı davranırdım dedi. Sen benim için yok olurdun dedi. Radarımda bile olmazdın dedi. Punk'a da sürekli Phil diye hitap etti. Sana bir şey hatırlatayım hızlıca dedi. Biz seni buraya 30-40 yaşında hala anne-babalarıyla yaşayan bakirleri eğlendir diye geri getirdik dedi. Buraya birkaç t-shirt sat diye geri getirdik dedi. Chicago'da bir şeyler olsun diye geri getirdik dedi. Buraya şampiyon ol diye geri getirmedik, bu senin sorumluluğunu aşar, seviyeni aşar dedi. Sana güvenemeyiz dedi. Sen bir yalancısın dedi. Sen tüm insanlara yalanlar söyledin ve ne yazık ki sana inanıyorlar dedi. Burada iyi bir zaman geçirdiğine onları ikna ediyorsun dedi. Soyunma odası veteranı ve liderisin gibi düşünüyorlar, tüm bu yerlere mutlulukla geliyorsun, turlara güler yüzle geliyorsun sanıyorlar dedi. Röportajlara katılıp öyle davranabilirsin, tweet atabilirsin, kuzenimle Instagram'da fotoğraflar atabilirsin dedi. Ama biz gerçeği biliriz dedi. Buradaki her saniyende ağlanıp sızlandığında, bana bunu anlatmak için sabırsızlanıyorlar dedi. İşte sen bu yüzden şampiyon olmak için uygun değilsin dedi. Sen benim için CM Punk değil, serserinin tekisin dedi. Wrestlemania'da bu yedek plan bitecek dedi. O kemeri aldığımda yapacağım ilk şey o koça kıçını John Cena'nın emeklilik turuna götüreceğim dedi. Senden kazanabileceğimiz kadar para kazanacağız sonra ne olacak biliyor musun dedi. Seni NXT'ye gidip genç nesillere bu işi nasıl yaptığımızı öğreteceksin dedi. Orada işin bittiğinde bana gönderilecekler ve Tribal Chief hepsini yerle bir edecek dedi. Sonra da mikrofonu atıp gitmek istedi Punk bu kez sözü aldı. Onu kolundan çekti. Punk benden kaçıp gidebileceğini mi düşündün dedi. Bitirdin mi, ama ben bitirmedim, burada durup her şeyi dinleyeceksin dedi. Bir sürü saçmalık saçtın ve şimdi hepsini temizlemek zorundayız dedi. Birincisi, biz mi dedin, biz kimiz dedi. Bizim göremediğimiz Samoalı goblinler mi var yoksa cebinde dedi. Sen yapayalnızsın dedi. Odanda, otobüsünde yalnızsın dedi. Kuzenlerin artık seninle değiller dedi. Sana yardım edebilecek bir kalkanın (shield) yok dedi. Artık yanında wise man de yok dedi. Şimdi bana bak, onu senden ben aldım dedi. Yapayalnızsın, böyle anlara bayılıyorum çünkü bu senin kariyerini göz önüne çıkarıyor dedi. Sen her zaman beni kovaladın dedi. Şampiyon benim, Royal Rumble'ı kazandığın için Main Event'te değilsin, ben oradayım diye oradasın dedi. Netflix'de ben varım, burası benim şovum dedi. Burada işleri ben yürütürüm dedi. Sen yapayalnızken soyunma odasında kuzenlerinle ben takılıyorum dedi. Ama sen tek başına işleri tamamlayamazsın değil mi dedi. Benden nefret mi ediyorsun, hadi yap istediğin kadar yap dedi. Umurumda da değil dedi. Yapmana izin vermeyeceğim tek şey bana saygısızlık dedi. Beni emekli mi edeceksin, seni Wrestlemania'da sadece yenmeyeceğim, seni oraya gömeceğim dedi. Sonrasında da artık yapayalnız olmayacaksın, çünkü seni babanın yanına gömeceğim dedi. Roman’ın babası Sika’nın 2 sene önce vefat ettiğini hatırladığımızda Punk’ın oldukça sert konuştuğunu anlayabilmekteyiz. Keza Roman da çok sert konuşurken tam da personasına uygun davrandığını görüyoruz. Roman 2020’den bu yana yaşadığı güç zehirlenmesinin etkisindeyken hiçbir şeyi olmamasına rağmen hala her şeye sahipmiş gibi bir sarsılmaz bir egoya sahip. Bunu da konuşmalarından net bir şekilde anlamaktayız.

9 Mart Raw’a gelirken bu kez Uso’ların da bir söz hakkı almak istediklerini gördük. Punk geçen hafta olanları açıklarken ailenizdeki herkese saygı duyuyorum, herkesten de saygı gördüm, tek hergele dışında dedi. Jey sinirle ringi turlarken Jimmy, Punk'ı dikkatle dinledi. Sika'nın söylediğim şeyi duyduğuna ve gördüğüne inanıyorsan, ki bence o da benim gördüğümü görüyor dedi. Gördüğü şey de Roman'ın ne kadar yalancı, manipülatif, egoist, narsisti plastik politikacı olduğudur dedi. Jey sinirle lafa girdi, konu Roman Reigns değil dedi. Özür dilemeni bekliyoruz dedi. Punk da elini Jimmy'e uzattı, Jimmy de karşılık verdi. Ona bakarak özür dilerim dedi. Aynısını Jey'e de yaptı. Uso'lar rahatlarken Punk devam etti. Roman Reigns'in size ve ailenizin geri kalanına yıllarca bir çöp muamelesi yapmasından ve sevdiği insanlara bu tavrı sergilemesinden dolayı hiç özür dilemediği için özür dilerim dedi. Roman Reigns, benim mentörlerimden American Dream, arkadaşım Cody Rhodes'un babası Dusty Rhodes'a önemsiz diyip, saygısızlık yaptığı için özür dilerim dedi. O özür dilemiyor ama ben mi diliyorum dedi. Üzgünüm Uso'lar dedi. Roman Reigns sizi ve ailenizi kandırıp, sizi çok önemsiyormuş gibi davranıp önemsememesinden özür dilerim dedi. Eğer önemseseydi, şu anda ringde onunla olup, onun gençleriyle konuşmazdım dedi. Mikrofonu sertçe Jey'e bırakırken Jey de onu sertçe itti. Jimmy de yumrukla Punk'ı yere serdi.

16 Mart Raw’da iki isim yine yüzleştiler. Roman ben zaten herkesin aklındayım dedi. Her zaman dedi. Sense hiçbir şey söylemiyorsun değil mi dedi. Beni sen main event'e soktun gibi değil mi dedi. Bu sene hiçbir şeyin main event'inde yoktun Phil dedi. Avrupa'daki canlı şovlarda main event'te yok dedi. Bırak Wrestlemania'yı yani dedi. Bak seni destekliyorlar seni, özel bir şeyler söyle dedi. Punk sözü aldı. Seni geçen hafta ringe çağırmıştım ama sen o kadar korktun ki kuzenlerini gönderdin dedi. Ben müzmin bir çizgiye basanım dedi. Söylerim ve avantajıma gelen şeyi de yaparım dedi. O yüzden beni seviyorlar, sen de bu yüzden sevmiyorsun dedi. Jimmy ve Jey'le bu işte karşılaşmak istemezdim ama buraya gelip aile işlerini konuşmak istediler dedi. Ben geçen haftaki şeyi hak ettim, mesaj doğruydu ve mesajı ileten yanlıştı dedi. Gerçek Tribal Chief kim dedi. Roman da bu saçmalığı beş yıldır duyuyorum dedi. Sen yıpranmışsın artık dedi. Artık eskidin, sürekli aynı şeyleri tekrarlayıp duruyorsun dedi. Sürekli bana part timer diyorsun, belki de üst seviye oyuncuların neler yaptıklarını öğrenmelisin dedi. Neden bunu eşine sormuyorsun dedi. Beni içeren herhangi bir şeyle geleceksen, zamanımı boşa harcama Phil dedi. Sonra da gitmek istedi ama Punk onu durdurdu. Benim ringim, benim şovum, benim kemerim dedi. Sana ben ne zaman gidip ne zaman geleceğini söylerim dedi. Roman da ringe döndü. Punk da görüyorum ve hissediyorum dedi. Ben şu an kafandayım ve derinin içindeyim dedi. Hadi buradaki Wrestlemania simgesine bir bak dedi. Bu main event'in son main event'in olacak dedi. Seni tuş edeceğim dedi. Seni tüm hayranlarım CM Punk diye bağırırken omuzlarıma alacağım, sonra da yüzünü dizimde patlatıp yere indireceğim dedi. Egonu ikiye bölüp seni en büyük yerde yeneceğim dedi. Roman da işleri buraya getirmek istemedim ama artık yetti dedi. Sen hayalcinin tekisin dedi. Bu mikrofonda ne kadar iyi olduğunu biliyoruz, akıl oyunlarını da iyi yapıyorsun dedi. Ama benimle aşık atamazsın dedi. Ben karşılaşacağın en büyük yıldızım dedi. Ben senin Tribal Chief'inim, her şeyi başardım dedi. Konuşma işi bittiğinde, yürüme işini yapamayacağını biliyoruz dedi. Çünkü günün sonunda gerçek şu ki Phil, sen benden hızlı değilsin, güçlü değilsin ve benim bu ringde yapabileceklerimi sen yapamazsın dedi. Sen benden iyi gözükemezsin dedi. Sen benim için bir hiçsin dedi. O kemerin bir utanç dedi. Hepimiz iğrenç gözükelim diye çok uğraşıyorsun çünkü günün sonunda sen yaşlı birisin dedi. Punk da dayanamadı ve bir yumrukla Roman'ı yere serdi. Sonra da Pearce ve görevliler işler büyümesin diye araya girdiler. 23 Mart Raw’da bu kez yüzleşme Uso'larla beraber gerçekleşti. Roman, en son baktığımda Tag maçınız vardı değil mi dedi Uso'lara. Jimmy de doğru dedi. O da bitti değil mi dedi, Jimmy yine onayladı. O yüzden saygılı bir şekilde söyleyeceğim, kardeşini al ve ringimden çık dedi. Jimmy de kabul ederken Punk, bence kalmalı çünkü yardıma ihtiyacın var dedi. Jey bu konuya sinirlenirken direkt Punk'a saldırmak istedi ama Punk mikrofonla onun yüzüne vurdu. Sonra Jimmy de gelirken Roman da olaya müdahil oldu ve Punk'a Superman Punch çekti. Pearce ve görevliler gelip durumu toparlamak istediler. Jey ve Jimmy ringin dışına çıkarlarken Jey, Roman'a yapman gerekeni biliyorsun Joe dedi. Roman da gazı alıp Punk'a Spear çekti. Jey de Roman'a bağırıp onu motive etmeye devam etti. Roman da Punk dışarı çıkınca kafasını ring postuna vurmaya başladı. Sonra da spiker masasına Powerbomb'ladı. Görevliler durdurmak isteseler de Roman sözlerin şimdi ne işe yarayacak deyip Punk'ı yumrukladı. Seyirciler de "bir kez daha" tezahüratı yaparlarken Punk'ın da acıdan keyif aldığı görüldü. Yardıma ihtiyacı olan ben değilim dedi. 30 Mart Raw’da Roman ringdeyken Punk sinirle ringe geldi. Direkt ringe girdi ve ikili birbirlerine girmeye başladılar. İlk olarak Roman, Punk'ı indirmeyi başardı. Ama Punk karşılık verip Roman'ı ring dışına yolladı. Pearce ve görevliler gelse de Punk durmadı. Spiker masasına yöneldi. Ama Roman bu kez yumruklamaya başladı. Hatta o karambolde Pearce dahil görevliler de nasibini aldı. Roman yine Powerbomb'a giderken Punk direndi ve GTS'e aldı. Ama görevliler ikiliyi ayırmayı başardılar. Anlık bir ayrım olsa da Roman bir görevliye Spear çekti. Punk da boşluk bulup Roman'ı GTS'ledi. Punk bir ara gidecekmiş gibi yaparken döndü ve Roman'ı yumruklamaya devam etti. Sonra da spiker masasına Powerbomb'layıp geçen haftanın rövanşını aldı. Roman'ın yanına bağdaş kurup ona tezahürat yaptı ve yumruklamaya devam etti. En sonunda da Pearce onu oradan aldı.

6 Nisan Raw’da CM Punk gecenin sonunda ringe geldi. Pipebomb'da yaptığı gibi bağdaş kurdu ancak bu kez ringin ortasına oturdu.  İlk olarak seyircilere seslendi. Burada çok fazla tarih var dedi. Benim de anılarım var dedi. Eskileri böyle zamanlarda konuşmadan edemezsiniz dedi. Harley Race ne yapardı diye düşünürüm bazen dedi. Ama uyurken hayal kurarız, önemli şeyler biz uyanıkken olur dedi. Sonra ayağa kalktı. Ama uyanığım dedi. Roman Reigns bu gece burada değil dedi. İki hafta kuzenleriyle ringe gelip beni Powerbombladı spiker masasına dedi. Dünyanın kralıymış gibi hissetti, geçen hafta da kuzensiz bir şekilde, kemerimle karşısına çıktım ve intikamımı aldım dedi. Ben de onu spiker masasına koydum, hem de yalnız dedi. Roman Reigns benden nefret ediyormuş dedi. Ben de iyi diyorum buna dedi. Onun gibi bir ahmak benden nefret ediyorsa, doğru yoldayımdır dedi. Çünkü ben, herhangi bir onaylanmaya ihtiyaç duymam dedi. Loser'lar tarafından nefret edilmek, onlardan biri olmamamın ödülüdür dedi.  Sonra kemerini spiker masasına bıraktı. Seyirciler de OTC diye bağırdılar, o da bağırın belki gelir dedi. Burada olmadığı için bana kızmayın, ben buradayım ve ben yaşlı bir adamım dedi. Yaşlı ama zayıf değil dedi. Seyirciler bu kez de Punk' lehine tezahürat yaptılar. Benden neden nefret ettiğini biliyorum dedi. Ama şimdi ben ondan neden nefret ettiğimi açıklayayım dedi ve spiker masasına çıktı. Sonra da ceketini çıkardı. İkimizin de en yukarı çıkabilecek yetenekleri var ama aradaki fark benimkisi doğuştan gelme dedi. Yıllarca kendine inanmak ve çalışmakla edinildi dedi. Seninkiler ise mağazadan alınma ve çakma, tıpkı senin gibi dedi. Plastik onlar dedi. Eskiden çok genç ve aptaldım, ama artık zengin ve yaşlıyım dedi. Bu şirketin, TKO'nun, seni neden Jimmy Fallon'a yolladıklarını anlıyorum çünkü sen sıkıcı ve plastiksin dedi. Bense tehlikeyim, çünkü ne yapacağımı ve diyeceğimi bilemezsiniz dedi. Ben onca şeyin arasında bir gün bile kaçırmazken nasıl oluyor da sen bunu bir bahane olarak kullanıyorsun dedi. Ben buradayken senin olmadığının haberini verirken de beni boo'luyorlar dedi. Geldiğinde de geç gelip erken ayrılıyorsun, tıpkı Rock gibi dedi. Rock en azından bir Hollywood yıldızı, çok pardon eskiden öyleydi dedi. Tıpkı senin eskiden şampiyon olduğun gibi ama o peri masalının biteli çok oldu, çünkü burası pro güreş, sinema değil dedi. Benim kuzenlerim yönetici değil bak dedi. Wiseman'lerle falan da sarılı değilim dedi. Benim babam futbolda berbat olduğum için bana iş ayarlayan eski bir güreşçi de değil dedi. Ben bedelini ödedim ve her şeyi hak ettim dedi. Sense torpillinin tekisin dedi. Sürekli o yaşlı adamın yanındasın dedi. O yaşlı adam beni de yanına çekmek istedi ama o kadar çok para kazandım ki şerefimle buradan ayrıldım, işte bu yüzden benden nefret ediyorsun dedi. Kuzenlerin, ailen ve diğerleri gibi beni kontrol edemediğin için benden nefret ediyorsun dedi. Wrestlemania'da kaç kere main event'e kaldığından bahsedebilirsin, ilk sekizinde ne kadar kötü olduğunu söyleyip durursun belki, biz olsak kovulurduk ama sen beni kovamazsın dedi. Sen beni ben köprüdeyken yıkamazsın çünkü ben yüzme bilirim dedi. Sonra sözü Pat McAfee'ye getirdi. Seni beyinsiz mal dedi. Buraya gelip, işime gelip konuşabileceğini mi düşünüyorsun, ama o kıçının bozamayacağı çeki yazmış durumdasın dedi. Eğer biletlerden bahsediyorsan seni buraya getiren ahmaklara söyle de biletlerin fiyatlarını düşürsünler dedi. Futbolcu olup buraya gelip bilet satmaktan mı bahsediyorsun, sana da sıra gelecek dedi. Bilet fiyatlarını düşürün de Roman Reigns'i nasıl indirdiğimi herkes görsün dedi. 13 Nisan Raw’daki son yüzleşmede CM Punk ayın 19'unda tıpkı bugünkü gibi kemerle olacağım dedi. Pazar gününün sonunda, savaştan çıkmış halimle de kemerle olacağım dedi. Las Vegas CM Punk tezahüratı yaparken bana "hala" şampiyon diyecekler dedi. Yalan söylediğimde beni durdur dedi. Roman sözü aldı. Söylediğin en doğru şey buydu galiba, ama sonunda öyle olmadı dedi. Sana doğru bir şey söyleyeyim, ben de senden nefret ediyorum dedi. Senden uzun zamandır nefret ediyorum dedi. Ama esas neden, onların sana olan sevgisi dedi. Umarım ben gittiğimde de seni özledikleri gibi beni özlerler dedi. Bir gün gittiğimde, 10 yıldır benim için tezahürat yaparlar dedi. Bunu kimse senden alamaz, sana dair en hakiki gerçek şu ki seyircilerimiz arasında ciddi bir kitle yarattın dedi. Ama Pazar günkü gerçeğin ise zamanının dolması dedi. Sana bu bu ayrıcalığı iki aylığına verdim ve sense hiçbir şey yapmadın dedi. Pazar günü "hala" olmayacak, "yeni" olacak dedi. Bu bir nostaljik hareket değil, o deneyler yapıldı dedi. Pazar günü başlattığın pisliği temizleyeceğiz dedi. Pazar günü bu işi bulduğumuz seviyeye, en üste taşıyacağız, paraların hakkını vereceğiz dedi. Pazar günü Tribal Chief geri dönecek ve sen ve tüm dünya beni Acknowledge edeceksiniz dedi.

Ben bir güreş maçını değerlendirirken temel olarak kritere göre değerlendiriyorum. Birincisi bir maçın sonucu ne kadar tahmin edilemez olması, ikincisiyse ring içi olan aksiyonlar. Birinci kısım senaryoyu ilgilendirirken ikinci kısım biraz daha güreşçi yeteneğiyle alakalı olan bir konu. Şimdi burada bence ilk kısım o kadar çok baskın ki, ikinci kısmı biraz gölgede bırakıyor. İşte gerçek bir main event, tam olarak da bu şekilde olmalı bence. Hele böylesine büyük bir şovun main event’ini önden tahmin etmek çok zor olmalı. Mesela son iki Wrestlemania’nın main event’i daha tahmin edilebilirdi bence. Ama Wrestlemania 39’da, yani Roman vs Cody’nin ilk maçı yaşanırken baya bir bölünme vardı bence. Bir önceki Wrestlemania’da da yine öyleydi. Geçen senekinde de Cena heel turn yapmışken ve 17’nin peşindeyken onu alacağını biliyor gibiydik. Onun öncesinde de tam olarak zaten her şey Cody için yazılmıştı. Ama burada her şey çok dengede. Yani buraya gelene kadar da karşılıklı sert atışmalar ve yine karşılık birbirlerini indirmeler dışında bir tarafın ağır bastığı bir şey görmedik. İşte bunu gerçekten çok güzel ayarladılar bence. Tek eksisi, CM Punk biraz daha feudu taşıyan taraf oldu. Çünkü Roman maalesef ki her şovda yer almadı. Bir de Uso’lar bir ara hikayeye girdiler ama orada da aileye yapılan terbiyesizlik sebebiyle dahil oldular, yani 1-2 seferlik bir şey gibi duruyordu. Öte yandan birbirlerine de fazlasıyla sert ithamlarda bulundular. Tüm bunlar gerçekten Wrestlemania main event’ine yakışan şeylerdi. Cody vs Randy de buna benzer şeyler görmeliydik işte. Ama bunun yerine çok anlamsız şeyler izlemek durumunda kaldık. Buradaysa o main event heyecanının çok güzel yansıtıldığını düşünüyorum. Ring içi olarak belki çok muhteşem şeyler izleyemeyeceğiz. Her iki isim de oldukları maçlarda maçları taşıyan kişiler olmadılar. Ama maçın heyecan düzeyi bence çok yüksek olacak. Bu da maçı yine izlenebilir kılacak. Hala daha bu satırları yazarken bile tam olarak kimin tarafına gitmem gerektiğini kestiremiyorum. Bir tarafta Seth Rollins’ten boşa çıkan kemeri son 5-6 aydır güzel bir şekilde taşıyan CM Punk var. Ki Punk, bu kemeri 12 sene sonra kazanabildi. Diğer tarafta da daha 2 sene öncesine kadar 3.5 yıllık bir reign yapmış bir Roman Reigns var. 2 senedir de hakikaten ana kemerin ucundan kıyısından dahi geçmiyordu. Yine de mecburen bir tahmin yapmak gerekirse ben biraz Seth Rollins kartını oynayacağım. Seth, geri döndüğünde kemeri için geri dönecek. Karşısında CM Punk’ı bizlere göstermelerindense Roman’ın olmasını tercih ederim. Ama Roman da yakın bir zamanda o kadar çok kendisini tüketti ki yeniden ana kemere oynaması için hala zamanının dolmadığını da hissediyorum. Yine ana kemeri aldığında yine belli başlı şovlarda olacak. Ama bu kez ana kemeri alırsa gerçekten de yanında hiç kimse olmadan bunu yapabilecek. Hem face hem de heel isimler kendisine rakip olabilecek. Çünkü Roman, bir tweener. Yani Punk düz bir face ama Roman hem heel hem de face. Seyircilere oynamıyor, hala o egolu tavrı duruyor. CM Punk’a gerçek ismi Phil diye seslenmesi mesela harika bir detaydı. Hala kendini zirvede görüyor. Hala yaptıkları için özür dilemedi çünkü kendini hep haklı gördü. Ama sonrasında yaşadıklarıyla da seyircilerle arasında bağ kuruldu. O yüzden muhteşem oturmuş bir gimmick’e sahip. Hem face hem de heel isimler ona meydan okuyabilecek durumda. Ben hem bu sebepten hem Seth etkisiyle hem de Roman’a bir de yalnız başına bir reign vererek belki de bu şekilde Hollywood’a uğurlanması düşüncesiyle Roman’a %51 daha yakınım. Çok zorlanarak da olsa tahminimi bu şekilde yapacağım. SummerSlam’de de belki rövanşını görebiliriz. Veya Seth Rollins vs Roman Reigns görebiliriz.

Tahmin: Roman Reigns

--

Şimdi maçlara dair tek tek yorumlarımı ve bununla da toparlayıp genel Wrestlemania dönemini yorumlamak istiyorum. Toplamda ilk gece 7, ikinci gece 6 olmak üzere 13 maç bizleri bekliyor. İlk gece yapılacak olan Usos & LA Knight vs The Vision & IShowSpeed maçı, tam bir eğlence maçı. Bron Breakker ve Bronson Reed’in sakatlanmasıyla Vision ikilisi biraz gereksiz bir konuma düşünce, ekibin esas üyeleri dönene kadar Speed soslu bir Wrestlemania kurgulanmış durumda. Speed’i ringde görmek doğrusu eğlenceli olacak. Ben genel olarak çok sevmiyorum kendisini ama eğlenceli biri. Ek olarak da çok iyi bir atlet, bizleri şaşırtacaktır. Fatu vs Drew maçıysa beklendiği gibi fazlasıyla şiddetli ve kanlı geçecektir. Bu maçı genel olarak iyi işlediler ama Ekim’den bu yana fazla fazla uzatıp gene bizlere aynı maçı çıkardılar. Hem de hala Fatu’ya kimin saldırdığını bilmeden bu feuda geliyoruz. Bu konunun üzerinde dahi durulmuyor. O kadar Randy ve Cody de olaylara karışmışken farklı şeyler görebilirdik. Kısacası güzel maç, kötü hikaye. Vaquer vs Morgan yani Women’s World maçıysa bence oldukça güzel geçecek bir maç. Buradaki tek şey, Raquel’in hala hiçbir şey olmamış gibi, yani Royal Rumble’da Liv onu bile isteye elememiş gibi davranması saçmalığı. Ekip Balor’a da ihanet etmişken bence uyanması gerekirdi. Hikayeye buradan puan kırsam da güzel bir maç olacak bence. AJ Lee vs Becky maçını da Elimination Chamber’da gereksiz yere eskittiklerini düşünüyorum. Sırf şov Chicago’da diye Lee’ye kemer verildi. Lee kemeri burada alsaydı bence güzel bir moment yakalanabilirdi. Lee’nin WWE kariyerinin devam edip etmeyeceği bence bu maçın galibini de belli edecek. Women’s Tag Team’deyse açıkçası çok söylenecek bir şey yok. Women’s Division’da bu kadar çok kadın Tag Team varken doğal bir sonuç. Güzel bir maç ortaya çıkacak bence. Bella’ların maçta olmasını diliyoruz tabii. Seth Rollins vs Gunther ise hiç ortada olmayan, plansız hareket edilmek durumunda bırakılan bir feud. Bu iki büyük isim kısıtlı zamanda bence güzel işler başardılar. Maç kesinlikle çok güzel geçecek. İleride daha güzel bir Wrestlemania feudunda bu ikilinin rövanş maçını izlemek isterim doğrusu. Gecenin main event’iyse harika başlayıp rezalet sonlanan bir film gibi. Pat McAfee ve Jelly Roll saçmalıklarıyla WCW’nun eski günlerine selam çakan, Ruhtless Depression söylemlerini haklı çıkaran bir feud haline getirildi. Randy Orton ve Cody’nin geçmişinde koca bir 20 yıl varken bu anlamsız eklemelere ne gerek vardı ki? Ben uzun zamandır bu feudu görmeyi bekleyen, Randy’nin heel olup Cody sıkkınlığına son verecek kişi olmasını dileyen biriyken bu feudu şu an izlemekte inanılmaz zorlanıyorum.

İkinci gecenin ilk maçındaysa kimilerine göre şovun gerçek main event’i var. Brock ve Oba, bence klasikler içerisine girebilecek bir maç çıkarabilirler. Herhalde beni en çok heyecanlandıran maç bu maç diyebilirim. Merdiven maçı için ise muhteşem ötesi demekten başka bir şey diyemiyorum. Acaip bir görsel şölen bizi bekliyor orada. Women’s kemerindeyse tam bir isme oynanmış bir maç var. Bianca’nın yokluğunda Jade’in mevcut gidişatında Rhea başka bir isim yakışmazdı zaten. Burada olan maalesef Iyo’ya oldu ve Iyo hikayelerin dışında kalmış oldu. United States’teyse gerçekten çok ama çok kötü bir tercih var. Hayes ve Dragunov eklemesiyle yine klasiklere girebilecek bir maç izleyebilirdik. Bu maçı kurtarabilecek tek şey bir double turn olacaktır. Balor vs Dominik’i de yine çok uzun bir süredir bekliyordum. İşin doğrusu face ve demon Balor’ı gerçekten çok özlemiştik. Esas main event’teyse kesinlikle ama kesinlikle çok büyük bir maç var. Her ne kadar Roman’ın olmadığı haftalarda Punk feudu taşımaya çalışsa da yine de büyük bir olay var burada. Tahmini çok zor olan bu tarz maçlar bence ring içini de arka plana atıyor. O yüzden ring içi eğlenceden çok ring içi heyecana odaklanmak gerek.

Her Wrestlemania döneminde olduğu gibi burada da keyiflendiren ve üzen şeyler mevcut. Kadınlar maçları, Oba-Brock, CM Punk-Roman, merdiven maçı bu şovun kurtarıcıları olacak gibi. İlk gecenin esas olayı Pat McAfee ve Jelly Roll ile bulanıklaşırken WWE’nin geçen seneki Travis Scott olayından da ders almadığını görüyoruz. United States de bir de Lil Yachty var onu da atlamayalım. Saçmalıklar fazlasıyla saçmalık olduğu için iyi şeyler de maalesef görünmez kalabiliyor. Bir de Kabuki Warriors eğer son anda Women’s Tag Team’e eklenmezse büyük ihtimalle Iyo vs Asuka maçı da boşu boşuna taca çıkmış olacak. Neyse, iyisiyle kötüsüyle bir Wrestlemania dönemini daha geride bırakıyoruz. Umarım güzel bir şov izleriz. Herkese iyi seyirler dilerim.