Futbol ve Ekonomi
“Futbolu eskiden
açlar oynar, zenginler izlerdi; şimdi zenginler oynuyor, açlar izliyor.” //
Şenol Güneş
Yukarıda ki efsanevi söz(yani en azından bana göre), yazının
içeriğini, futbolun ne kadar değiştiğini, futbolun sadece futbol olmadığını
ortaya koyan bir söz..
Günümüzde futbol artık bir sektör haline geldi. Bir spordan
çok, ticaret-para ilişkisinin döndüğü bir durum ortaya çıktı. Saha içi için bir
şey söylemiyorum ancak dışarıda olanlar, bunun en büyük kanıtı. Ben aslında bu
durumu daha çok ülkelere benzetiyorum, futbolu yönetenlere, onlara yönelenler
bu hale getirdi. Yani daha da açmak gerekirse:
Eğer gelir-gider dengesini iyi tutturamazsanız krize sürüklenirsiniz,
diğer ülkelerden yardım isterseniz. Mesela şuan Yunanistan’ın durumunu
görüyoruz. Futbolda da böyle örnekler mevcut değil mi? Veya bir ülke için dış
ticaret çok önemlidir. Futbolda da öyledir, oyuncu alım-satımlarında ne kadar
paralar döndüğünü hepimiz çok iyi biliyoruz. Bazen halk ister diye yenilikler
yapılır bazen başkanlar kendi isteklerine göre yaparlar, futbol da öyledir. Futbolun
ekonomisi direkt olarak ülkeleri de etkilemektedir.
Hemen son cümleye de örnekler vermek istiyorum. Dünya
Kupaları veya Avrupa Şampiyonaları için bir sürü yatırım yapılıyor. Etkisi,
geliri giderinden çok oluyor. Bir ülke tanıtımı için de çok önemli.
Yani yukarıda bahsettiğim şeylerden genel olarak çıkarılacak
sonuç, futbolun artık ekonomi ile direkt olarak iç içe olduğudur. Artık para
tam anlamıyla egemen olmuştur. Ticari bir sektördür futboldur. Onların en iyi
müşterisi de biz taraftarlarız.. Biraz özeleştiri yapmak istiyorum, bu kendi
adıma da geçerli bir şey. Bize bir şey kazandırmayan bir şeye neden para
harcayalım ki, diye düşünmüyor değilim bazen. Ama bu futbol işte, bu bir tutku
haline geldi. Veya neden basketbol, voleybol değil de futbol en popüler spor?
Ya da para diğer sporlara göre buraya nasıl daha fazla egemen olabildi?
Futbolcular gerçekten kazandıkları paraları hak ediyorlar mı? 20 sene okuyan
bir insan mı daha değerlidir, futbolcu mu? Hangisinin ülkeye katkısı daha
fazladır? Ülkede kaç kişi ülkede ki gelişmeleri, futboldan daha iyi biliyor? Gibi
sorularda artık iç içe olmuş vaziyettedir futbol. Gerçekten tartışılır şeyler.
**
Artık yatırım yapmak isteyen Çinli, Amerikalı ve özellikle
Arap iş adamları, şeyhler kulüpleri satın alıyorlar. Şuan İngiltere 3.Liginden
herhangi bir takımı alıp Premier Lig’de söz sahibi hale getirebilecek güçteler.
Hem de o kulüp kendi imkanlarıyla bunu başarmadan, neredeyse hiç ter dökmeden hazır
paraya konularak yükselmiş oluyor. Yıldız futbolcular da artık bu bölgeleri
tercih ediyor. Bundan 4-5 sene önce Anzhi diye bir takım adını kaç kişi
duyuyordu? Veya Araplar, City’i almadan önce kaç kişi şampiyon olabileceklerini
düşünüyordu? Sizce Dzsudzsak’ın Anzhi yerine daha farklı bir kulübü kariyer
için seçmesi gerekmez mi? Ya da önceden olsa nasıl bir karar verirdi?
Bu durum bana göre futbola bir saygısızlıktır. Bunun önüne
geçilemiyor ne yazık ki. Önümüzde bir de ibretlik bir hikaye var tabi.
Dortmund.. Küllerinden doğan, altyapısı ve doğru politika ile kendilerini
tekrar hatırlatmayı başaran bir kulüp. Bana göre paranın sahibi olan
kulüplerden çok daha değerlidir onların bu yaptıkları.
**
Hiç düşündünüz mü Olimpiyatlarda futbola neden sadece 23 Yaş
Altı futbolcuların çağrıldığını? Çünkü futbol, artık sadece bir spor olmaktan
çıkmıştır. Bunun farkına varan yöneticiler de sporun gerçek güzelliğini
mahvetmemek için böyle bir karar almışlardır. Gençleri göstermek diye
düşünebilirsiniz ama zaten 2 sene de bir U21,U20,U19 gibi turnuvalar yapılıyor.
Eğer normal milli takımlar çağrılsaydı, tüm ilgi odağı
futbola olurdu. Yani olimpiyattan ayrılıp bir Dünya Kupası durumu ortaya
çıkardı.
**
Son olarak ne yazık ki, futbolun arka yüzünde muhteşem bir
para akışı mevcut. Kulüp yöneticileri kulüplerini bir başbakan gibi yönetmek
zorundalar artık. Bizler ise fanatiklikten çok sadece seyirci kalmaya özen
göstermeliyiz. Takımımızı çok sevebiliriz ama bu işi çok da abartmamalıyız.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder