ARA

5 Haziran 2015 Cuma

Fenerbahçe'nin Gündemindeki Teknik Direktör Adaylarına Bir Bakış

Fenerbahçe'nin Mevcut Teknik Direktör Adaylarının Bir İncelemesi – Kim Olmalı?

Yıldız savaşını ezeli rakibine kaybeden Fenerbahçe, İsmail Kartal’ın başarısız deneyiminin ardından yeni bir teknik direktör arayışının içine girdi. Sezon başında bir önceki sezonda takımı şampiyon yapan Ersun Yanal’ı göndermesiyle eleştiri oklarının hedefi haline gelen Aziz Yıldırım, sezon içerisinde de mevcut teknik direktör İsmail Kartal’ın işine karışmasıyla iyice eleştirilerle karşı karşıya kaldı. Bir de üzerine hem lig hem kupa Galatasaray’a gidince, Aziz Yıldırım’ın koltuğu da bu eleştirilerden nasibini aldı. Ama başkan, önce sportif direktörlüğe İtalyan Giuliano Terraneo’yu getirdi. Sonra da seçimde Hulusi Belgü’ye karşı üstünlük sağlayarak koltuğunu korudu. Şimdi ise yaşlanan kadroyu revize edecek, takımı kısa sürede başarıya taşıyacak bir teknik direktör arayışının içinde.

Sportif Direktör koltuğunun Terraneo’ya gitmesi ve Fenerbahçe’nin bu göreve bir isim bulmasının sebeplerine yönelmek gerekir. Aziz Yıldırım belki de artık futbol takımının işine karışmayacağını göstermek istemiş olabilir. En azından teorik olarak. Terraneo, uzun zamandır bir kulüpte çalışır gözükmüyor. Ama yine de tecrübeli bir isim. Gelecek teknik direktör de mutlaka onun bilgisi dahilinde olacaktır.Herhalde onunla uyum sağlayamayan bir isimle anlaşılmayacaktır.

Şimdi mevcut adayları tek tek değerlendirmek istiyorum. Kim olmaz, neden olmaz, kim olur, neden olur gibi soruları mantık çerçevesinde cevaplayarak tabi ki…


Patrick Vieira



Kendisiyle ilgili detaylı bir yazıyı şurada yazmıştım: 

Ama genel olarak özetlemek gerekirse, çok genç bir isim; henüz 38 yaşında. Belki futbolcu olarak gelse, taraftarı tatmin ederdi ama teknik direktör olarak tecrübesinin neredeyse hiç olmaması büyük bir risk olacağından tercih edilmeyeceğini düşünüyorum.

Fabio Capello



İsim olarak gerçekten çok büyük bir isim Capello. Kazandığı başarılar ve çalıştırdığı takımlar ortada. Artık 68 yaşında ve Rusya Milli Takımı’nda gerçekten çok iyi para kazanıyor ve sözleşmesi de devam ediyor. Gelme ihtimali çok çok düşük gibi.


Roberto Di Matteo



2011-2012 sezonunda Andres Villas Boas’ın kovulmasıyla Chelsea’de ‘caretaker’ olma pozisyonundan Şampiyonlar Ligi şampiyonluğuna uzanan Matteo, geçtiğimiz günlerde Schalke’den ayrıldı. 44 yaşındaki teknik adam, biten sezonda Schalke’de, özellikle Real Madrid ile oynanan Şampiyonlar Ligi 2.tur maçında önemli bir iz bıraktı. İspanya’da güçlü rakibine, takımı 4 gol atmayı başarsa da çeyrek final biletini bulamadılar. Yine de mücadeleleri önemli bir alkış almıştı.

Ligi ise Schalke 6.sırada bitirdi. 40 gol yiyen takımı, ligin ilk iki sırasında bulunan Bayern ve Wolfsburg’dan sonra en az gol yiyen 3.takım oldu. Ama madalyonun diğer tarafını çevirirsek, atılan 42 golün, küme düşen Freiburg’un 36 gol attığını da düşünürsek oldukça az olduğunu söylememiz gerekir. Schalke bu sezon az gol atan ve az gol yiyen bir takım görüntüsü verdi. Bunun altında da İtalyan hocanın imzası vardı. Yeri geldiğinde bazı maçlara 4 merkezi orta saha oyuncusuyla çıkardı takımını.

Sonuç olarak hem İtalyan olması hem de boşta olması nedeniyle, mevcut adaylar arasında bir adım önde olan bir isim.


Unai Emery



Son iki sezonun Avrupa Ligi şampiyonu olan Sevilla’nın teknik direktörü Emery’nin, mantıken düşünürsek gelmesi çok zor gibi. Çünkü kendini artık iyice kanıtlamış durumda ve bundan sonra kariyerinde bir geri adım atacağını düşünmüyorum. Zaten bugün resmen 2017 yılına kadar takımıyla sözleşme uzatmış durumda.

Aslında tam Fenerbahçe’nin ihtiyacı olan bir teknik adamdı 43 yaşındaki İspanyol Emery. Genç ve hırslı olması, Sevilla ve Valencia’da zor şartlar altında iyi işler başarması, kendi yıldızlarını yaratması bakımından Fenerbahçe’yi ileri taşıyabilecek bir isim olabilirdi. Ama şimdi gelmesi çok ama çok zor.

Jorge Jesus



Benfica’da efsane haline gelen 60 yaşındaki karizmatik teknik adam, dün şok bir kararla Sporting Lizbon ile sözleşme imzaladı. 2013 Avrupa Ligi yarı finalinden bu yana sürekli Fenerbahçe ile ismi geçiyordu. Gelseydi, gerçekten fark yaratabilecek bir isim olabilirdi.

Mircea Lucescu



Adeta bir Shakhtar Donetsk efsanesi yaratan Lucescu, Türkiye’den ayrıldığından bu yana 10 senedir üç büyük takımımız için ismi geçiyor. Ama o 10 senedir Ukrayna’da, taktiksel ve yönetimsel başarısıyla, çok önemli şeylere imza atmış durumda.

Fenerbahçe için gene çok uygun bir isim tabi ki. Luce 70 yaşında da olsa kimse ona hayır demez. Ama Donetsk’in inatçı başkanı onu bırakmamakta kararlı. Ben yine de onun gelmesini zor görüyorum. Olur da gelirse, Fenerbahçe önemli bir iş başarmış olur.

Sinisa Mihajlovic



Futbolculuk yıllarında frikik ustası olmasıyla hatırladığımız Sinisa şu anda boşta bir isim. Sezon sonunda Sampdoria’daki görevinden ayrılan Mihajlovic’in ismi Milan için de geçiyor.

Hem futbolculuk yıllarında hem de teknik direktörlük yıllarında senelerce İtalya’da çalışmış bir isim. Ama teknik direktörlük olarak tam anlamıyla kendini ispatlayamadı. 46 yaşındaki isim mevcut koşullar altında düşünülebilecek biri.

Luciano Spalletti



En son Zenit’te görev yapan İtalyan teknik adam 56 yaşında. 2005-2009 yılları arasında Roma’da çalıştı, oynattığı futbol ve sistemle adını duyurdu. 2006 yılında Seria A’da yılın teknik direktörü seçildi ve takımını Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finalde oynattı. Bir de üzerine 06/07 ve 07/08 sezonları olmak üzere iki kez İtalya Kupası’nı ekledi.



Takımına başarıyla uygulattığı 4-6-0 sistemine biraz bakmak gerekli.  Sistem, orta sahayı ve savunmayı sağlama almak amacıyla ve rakip takımı gafil avlama düşüncesiyle santrafordan vazgeçen bir sistem. Zira top rakibe geçtiği anda karşısında bir anda rakip önce 6 daha sonra da 4 tane oyuncu görmekte. Santrafor yerine rakip takımın defans çizgisi ve orta sahası arasına bir ‘false 9’ yani sahte forvet oyuncusu konur. Yani bir nevi orta saha özellikleri olan bir forvet oyuncusundan yararlanılır. 

Efektif kullanıldığında ise saha içerisinde 4-3-3’e ve 4-2-3-1’e eğrilebilen bir sistemdir.
Spalletti bu sahte forvet işini Totti ile yapardı. Totti, bir orta saha oyuncusunun sahip olması gereken bazı özelliklere sahip bir isim. Takımına iyi servisler yapabilen, gerektiğinde agresifleşen, güçlü vücudu ile rakibi bozan bir isim. Bunun yanına bitiriciliği de ekleyince tam 4-6-0’lık bir isim olarak karşımıza çıktı.

**

2009’da Roma’dan ayrıldıktan sonra Rus ekibi Zenit ile anlaşan Spaletti, 2010 ve 2012 yıllarında Rus Premier Ligi’ni kazanmayı başarmıştır. 2014’te takımdan ayrıldı ve şuan boşta. Her ne kadar ülkesine dönmeyi düşlese de çalıştırdığı takımlarla kendini kanıtlayan bir isim olan Spalletti, dinlenmiş olması nedeniyle ve bir İtalyan olması nedenliyle Fenerbahçe için biçilmiş kaftan olduğunu düşünüyorum. Yukarıda bahsettiğim 4-6-0 sizi korkutmasın. Zira her takımda böyle oynatmaz, o an sadece ihtiyaç için oynatmıştır. Amacım ne kadar iyi bir taktisyen olduğunu göstermekti, hepsi bu J.


Arthur Zico



İsmi duyulunca her Fenerbahçeli’nin içinin cız ettiği bir isim Zico. Takım tarihinin Avrupa’da en başarılı zamanlarını yaşatmış bir teknik adam. Ayrıca 100.yıl şampiyonluğunun mimarlarından. Ama 2007-2008 sezonunda Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek final oynatmasına rağmen, ligi Galatasaray’a kaptırınca sözleşme uzatılmak için çok uğraşılmamış bir isimdi.

Aziz Yıldırım ile arasının bozuk olduğu haberleri çıkıyor. Hatta o da geçenlerde işine karışıldığını söylemişti. 62 yaşındaki teknik adamın zaten bu sıralar ismi FIFA başkanlığı gibi apayrı bir konumda geçiyor. Gelmesi zor gibi.


Julen Lopetegui



İsmini bu sezon duymaya başladığımız Lopetegui, İspanya’da geleceğin önemli teknik adamlarından biri olarak görülüyor. 48 yaşındaki teknik adam İspanya’nın çeşitli yaş kategorilerinde önemli başarılara imza atmış bir isim. Bu sezon Porto’da takımını şampiyon yapamasa da Şampiyonlar 
Ligi’nde çeyrek final yapma başarısı gösterdi.

Adı geçtiğimiz aylarda Real Madrid için geçiyordu. Ülkemizde eğer sabır gösterilirse başarılı olacağını düşündüğüm isimlerden. Ama Porto’nun onu kolay bırakacağını zannetmiyorum.


Carlo Ancelotti



Perez’in kovduğu teknik adamlar listesine geçtiğimiz günlerde eklenen Carlo, isim olarak çok büyük bir isim. Milan’da, PSG’de, Chelsea’de, Real Madrid’de çalıştı. Adı hep büyük takımlar ile anıldı. Yine büyük bir takımın başına geçmek için bir süre dinleneceğini düşünüyorum. Gelmesi her açıdan çok zor.


Jurgen Klopp



Dortmound’u küllerinden yaratan teknik adam olan Klopp sezon sonunda takımından ayrıldı. Artık isim olarak büyük takımlar pozisyonuna gelmiş bir isim. Böyle bir hocanın ülkemizde çalışmasını herkes ister ama gerçekçi düşünmenin de zor olmayacağını düşünüyorum.

Cesare Prandelli



İsmi bu sene değil de geçtiğimiz sezonun başında geçse, sanırım herkesi heyecanlandırabilirdi. Bu listeye kendisini almayacaktım ama gazetelerde görünce dayanamadım :D.

Ülkede yarattığı imaj ve taraftarın tepkisi de düşünülünce, Aziz Yıldırım’ın ona teklif bile yapmayacağı açık.

Aykut Kocaman



Taraflı ya da tarafsız herkesin saygısını kazanan bir isim Aykut Kocaman. Fenerbahçe’de yaşadığı süreç içerisinde gösterdiği liderlik örneği ile takdir kazansa da oynattığı futbol her zaman soru işaretleriyle dolu oldu. Onun döneminde Galatasaray’a kaybedilen kupalar da cabasıydı. Ama yine de her şeye rağmen 2012/2013 sezonunda takımına bir Avrupa Kupası kazandırmaya çok yaklaşmıştı.

Zor zamanlarda sahneye çıkabilecek, kendi kurduğu kadroda yaşanılan özgüven eksikliğini giderebilecek bir isim. Ama Konyaspor'un onu bırakmaya niyeti yok. Önümüzdeki günlerde bu konuda daha çok haberin çıkacağını düşünüyorum.

**

Yazının başında dediğim gibi Fenerbahçe’de kadroyu revize edebilecek bir proje hocası gerekli. Taraftar da doğal olarak bu sezondan sonra iyice başarı bekler hale geldi. Yukarıdaki değerlendirmemin sonucu olarak en mantıklı adayın yabancı olarak Spalletti, Türk olarak da ismi tek geçen aday olan Aykut Kocaman olduğunu düşünüyorum.


Liste çok uzun farkındayım ama bu isimlerin hepsi basında geçti. Daha da geçenler var. Hatta olacaktır da. Bakarsınız bu isimlerin dışında birisi olur. Çünkü şuan için en azından belli bir adaya yönelme söz konusu değil gibi gözüküyor.


BİR GÜN SONRA GELEN DÜZENLEME:

Andre Villas Boas


Hemen bir gün sonra yeni adaylar çıkmaya başladı... Boas'da bunlardan biri :D

Porto'da henüz 34 yaşındayken Avrupa Ligi'ni kazanmasıyla ve ligi nağmağlup almasıyla ünlenen, yeni Mourinho denilen Boas, başarısız İngiltere kariyerinin ardından Zenit'te adını tekrardan duyurdu. Takımını şampiyon yapan Boas, taktiksel anlamda gerçekten çok önemli bir adam. Rakibin taç atışlarını dahi analiz eden bir manyak adeta. Ama işin, motivatörlük kısmında en azından İngiltere'de sınıfta kaldı.

Fenerbahçe'ye gelirse burada da aynı sıkıntıyı yaşayacağı açık. Ülkemizde gaz diye tabir edilen bu olgu aslında çok önemli. Ama isim olarak önemli bir isim. Sabır gösterilirse önemli işlere imza atabilir.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder