Yılın o malum gününe resmen gelmiş durumdayız. WWE evreninin en önemli
olayı Wrestlemania, bu yıl da son birkaç yıldır olduğu gibi iki gece olarak
karşımıza çıkıyor. Eğlencenin merkezi Las Vegas’ta üst üste ikinci kez yapılacak
olan bu büyük şovda, bazı maçlar hayal kırıklığı gibi gözükse de genel çaba,
büyük olayları ve büyük maçları bizlere sunmak gibi duruyor. Bu yıl, geçtiğimiz
senelere nazaran çok daha fazla celebrity kullanımı olduğunu görüyoruz. Jelly
Roll, Pat McAfee, Lil Yachty, IShowSpeed gibi isimleri aksiyon içerisinde
görmemiz oldukça olası duruyor.
18 Nisan’da yapılacak şovun ilk gecesinde Bron Breakker ve Bronson
Reed’ten yoksun Tag Team şampiyonları Vision’ı, yanlarına IShopSpeed’i alarak
uzun bir süredir mücadele verdikleri Uso’lar ve LA Knight’a karşı mücadele
ediyorlar. Fatu ve Drew, aralarındaki mevzuyu Unsactioned maçında çözmeye
çalışırlarken Royal Rumble galibi Liv Morgan, Women’s World şampiyonu Stephanie
Vaquer’e karşı kemeri almak için maça çıkıyor. Women’s Intercontinental
tarafında AJ Lee ve Becky, aralarındaki meseleyi bu maçla beraber çözmeyi
hedeflerlerken Women’s Tag Team tarafında da Fatal four way bir maç bizleri
bekliyor. Bron Breakker ve Bronson Reed’in yokluğunda Heyman’ın yardımına koşan
Gunther, Seth Rollins ile maça çıkarken gecenin main event’indeys 20 yıllık bir
geçmiş var. Elimination Chamber kazananı Randy Orton, WWE kemeri için Cody
Rhodes’a karşı maça çıkıyor.
19 Nisan’daki ikinci gecedeyse hem ismen hem de fiziken dev bir maç var.
Brock Lesnar, açtığı open challenge’a dönüş yapan Oba Femi ile maça çıkıyor.
Intercontinental şampiyonu Penta ise kemerini yukarıya asarken Six-pack bir
merdiven maçında kemerle çıkmaya çalışacak. Elimination Chamber’dan galip çıkan
Rhea Ripley ise Women’s kemeri için Jade Cargill ile mücadele ediyor. United
States şampiyonu Sami Zayn ise kemerini Trick Williams’a karşı korumaya
çalışacak. Face turn yapıp Judgment Day’den atılan Balor ise uzun bir süredir
içinde sakladığı Demon’ı gün yüzüne çıkararak Dominik’e karşı intikam almaya
çalışacak. Gecenin ve şovun main evnt’indeyse CM Punk ve Roman Reigns, World
Heavyweight kemeri için maça çıkıyorlar. John Cena’nın sunuculuğunu yapacağı
Wrestlemania için maçlara geçelim.
Night 1 – 18 Nisan Cumartesi
Six-Man Tag Team Match
The Vision (Logan Paul & Austin Theory) &
IShowSpeed w/Paul Heyman vs The Usos (Jey Uso & Jimmy Uso) & LA Knight
Vision hikayesinin başladığı
Wrestlemania 41’den bu yana birçok farklı güreşçi, Vision ile feud içerisine
girdi. John Cena’nın ana kemere sahip olduğu dönemi saymazsak, herhalde Seth
Rollins sakatlanana kadar Vision hikayesi, WWE’nin ana hikayesi rolünü üstleniyordu.
Bu sebeple de Jey, Jimmy, LA Knight, Penta, Roman Reigns, CM Punk, Sami Zayn
gibi birçok isim, bu feuddan nasibini aldı. Bu hikaye zamanla farklı farklı
yönlere de evirildi. Örneğin CM Punk, ağırlıklı olarak Seth Rollins ile
feuddayken Roman Reigns daha çok Bron Breakker ve Bronson Reed ile uğraştı.
Seth’in sakatlığı ve Vision’ın ihanet sonrasında Bron Breakker, CM Punk ile
kemer feuduna girdi. Sonrasında da Seth’in dönüşüne odaklandık. Ancak Seth
sakatlıktan döndüğünde hem Bron Breakker hem de Bronson Reed sakatlanınca
orijinal Vision’da olmayan iki Vision üyesi sadece elverişli durumda kaldı.
Burada da Seth Rollins’in hikayesi Gunther’in yolunda giderken kalan Vision
ikilisi Logan Paul ve Theory’nin yollarıysa Uso’lar ve LA Knight çerçevesinde şekillendi.
IShowSpeed ise ünlü kategorisinden buraya gelirken ortaya da böylesine farklı
bir maç çıkmış oldu. Speed’in etkisiyle tam bir Wrestlemania eğlencesi bizi
bekliyor gibi duruyor. Bron dönene kadar Vision hikayesini de böyle parçalı bir
şekilde izlemeye devam edeceğiz gibi de duruyor.
Wrestlemania 41’de Seth
Rollins, Heyman’ı da yanına alarak yeni bir dönem başlatıp main event’tten
galibiyetle çıkarken ertesi gün yanına Bron Breakker’ı da almıştı. O dönem ana
kemer şampiyonu olan Jey Uso da ekibin ilk hedeflerinden biri olmuştu. Seth ne
kadar istese de kemeri bir türlü ondan alamamıştı. Sonrasında hedefini Money in
the Bank’e çevirirken bu kez de kendisiyle beraber aynı hedefi benimseyen LA
Knight ile çatışmıştı. Money in the Bank’te Knight, çantayı alacakken Vision ve
Seth ona engel olurlarken, Seth en sonunda çantayı almayı başarmıştı. Bu
olaylardan sonra Knight da Vision’ı düşman olarak belirlerken 9 Haziran Raw’da
Bron Breakker’ın King of the Ring’den elenmesine sebep oldu. Ancak 13 Haziran Smackdown’da Vision,
Knight’tan intikam alırcasına onun King of the Ring’de devam engel olmuşlardı.
Bu olaylar yaşanırken Jey ise kemerini Gunther’e kaybetmişti. 16 Haziran Raw’da
King of the Ring’e girerken Reed üzerinden Uso Splash çekip maçı almaya yeltenirken
Bron onu turnbackle'dan indirdi. Ancak Sami geldi ve Bron'a saldırıp kafasını
çelik post'a vurdu. Sonra Helluva Kick'e gitti ama Bron onu yakalayıp Military
Press'le spiker masasına yolladı. Ancak hemen ardından Penta geldi ve ringden
Bron'a doğru uçtu. Ringdeyse Reed Death Valley Driver çekip Tsunami yapmaya
turnbackle'a çıktı ama bu kez de LA Knight geldi ve onu ringe doğru fırlattı.
Jey de Superkick, Spear ve iki Uso Splash ile maçı aldı. 20 Haziran
Smackdown’da Heyman ve Knight’ı ringe gördük. Knight, şu anda Heyman ve
Knight'ı mı istiyorsunuz diyip seyircileri coşturdu. Sonra da sana ne
yapacağımı söyleyeyim dedi. Arkamı dönüp, ceketimi çıkaracağım dedi. Böylece
bana ilk vuruşu yapmanı bekleyeceğim dedi. İyi bir vuruş yaptığından emin ol
çünkü yapmazsan karşılığını alacaksın dedi. Knight dediklerini yaparken Heyman
da önce vuracakmış gibi yapıp sonra ringden kaçtı. Heyman, sana buradan git
yoksa başına kötü şeyler gelecek demiştim ya, bu bir öngörü değildi, bu bir
spoiler'dı dedi. Bu bi spoiler'dı dedi. Sonra da arkadan Bron Breakker ve Bronson
Reed geldiler. İki isim Knight'a saldırırlarken Knight anlık direndi ama çok da
bir şey yapamadı. Anonsörlerin oraya fırlatılan Knight, sandalyeyle dönüp
kendisini savundu. Ringe de çıkıp ikiliyi savuşturdu. Aynı gece LA Knight vs
Bronson Reed maçı izledik. Bron Breakker da maçı kenarda izlerken Knight, onun
maça karışmasını engelledi. Ancak geri dönen Bron, Spear ile Knight'ı yere
sererek maçın DQ ile sonlanmasını sağladı. Reed, Knight'ı kaldırırken Bron'un
bir Spear daha çekmesini sağladı. Sonra da Reed, üç tane Tsunami çekti. Bu
olaydan sonra Knight çok kısa bir süre ringlerden uzak kaldı. Jey ise King of
the Ring yarı finalinde Cody Rhodes’a kaybetti.
LA Knight, 30 Haziran Raw’da
geri dönerken Seth Rollins’in Gunther ve Punk ile yüzleşmesinde gözüktü.
Arkalarından gelen Knight, patlamış mısırı Seth'e fırlatarak ona saldırmaya
başladı. İki ismin kapışması arka alanda büfeye doğru gitti. Seth, Knight'ın
gözüne bir şey fırlatarak ondan da kaçmayı başardı. Sonrasında arka alanda
Punk'la röportaj yapıldığını gördük. Punk, Seth Rollins'in ondan korktuğunu
söyledi. Onun, Heyman'ın, Bron'ların hepsinin reçetesini tutuyorum dedi. Sonra
Knight'a rastlayınca röportajı bıraktı ve yanına gitti. Aramızda bir problem
yok ama konu Seth Rollins'se arkaya geç o benim dedi. Bence sen arkaya geç
çünkü Saturday Night's Main Event'te onunla maçımız duyuruldu dedi Knight.
İlerleyen anlarda Sami Zayn & Penta vs Bron Breakker & Bronson Reed
maçı izledik. Bron ve Reed maçı aldılar. Heyman da maç karışırken maçtan sonra
Breakker, Penta'ya Spear çekti. Sonra da Sami'ye Tsunami çekmek için Reed
iplere çıkarken Jey'in müziği çaldı. Jey sandalyeyle önce ring dışında Bron'a saldırırken
ringde de Reed'i hakladı. 11 Temmuz Smackdown’a geldiğimizde o dönem Solo’nun
Bloodline’ı ile United States feudunda olan Jimmy’nin de yavaş yavaş bu
hikayeye dahil olduğunu gördük. LA Knight & Jimmy Uso vs Solo Sikoa &
JC Mateo maçı yapıldı. Maç devam ederken Heyman'ı bariyerlerin orada gördük.
Knight ona odaklanırken arkasına döndüğünde Talla Tonga ona Big Boot çekti. Ama
ringde Jimmy, Solo'u roll up ile pinlemeyi başardı. Solo, Heyman'a
sinirlenirken Knight'tan ona bir BFT geldi. Ama arkasını döndüğünde Breaker'dan
Spear yerken Reed'den de anında bir Tsunami geldi. Saturday Night’s Main Event
XL’e geldiğimizdeyse Seth Rollins ile LA Knight maç yaparlarken Seth, fake bir
sakatlık yaptı ve Knight’ın maçı kazanmasına izin verdi. Sonra da SummerSlam’e
kadar ekranlarda hiç gözükmedi. Ardından 14 Temmuz Raw’a geldiğimizde yeni #1
Contender’ı belirlemek adına bir Gauntlet Match yapıldı. Maçtan Bron Breakker,
LA Knight’ı eledi. Ardından Jey’i de Reed’in yardımıyla yendi. Son maçı Punk
ile yaparken Punk, Anaconda Wise bağlarken, Reed hareketi bozdu. Saldırmaya
devam edince Jey, acı çeke çeke yardıma geldi. Jey, Reed'i ring dışına
yollarken Punk da bir GTS ile maçı alıp SummerSlam'i garantiledi. Ama maçtan
sonra Reed kendisine ve Jey'e saldırdı. İkisini üst üste koyup Tsunami'ye
çıkmak istedi. Ancak o esnada Roman Reigns return yaptı. Önce Superman Punch
ile Reed'i dışarı yolladı, sonra da Breakker'ı yumruklamaya başladı. Reed
dönünce ona Samoan Drop çekti. Bir Superman Punch da Breakker'a yaptı. Sonra da
Reed'i Spear'ladı. Sonra da Jey'i ayağa kaldırdı. Punk da kendi ayağa kalktı.
Roman’ın dönüşüyle Jey ve Roman, Bron ve Reed’e odaklanırlarken SummerSlam’de
de Jey, maçı takımına kazandırdı. Aynı şovda CM Punk, Gunther’i yenip kemeri
alırken bir önceki şov olan Saturday Night’s Main Event’te fake bir sakatlık
geçiren Seth Rollins, cash-in yaparak kemerin yeni sahibi oldu.
SummerSlam sonrasında Seth, tüm
nefretleri üzerine çekerken Seth’i yenen son isim LA Knight, bir önceki
şampiyon CM Punk ve SummerSlam’de takımına galibiyeti getiren Jey Uso, kemer
için hak iddialarında bulundular. GM Pearce da Seth’i cezalandırmak için Clash
in Paris’te Seth Rollins’i Fatal four way maçında kemerini korumasını zorunda
bıraktı. Bu süre zarfında Knight ve Jey’in de aralarının gerildiği görüldü. 11
Ağustos Raw’da Pearce maçı duyurduktan sonra ringde Knight ve Punk birbirlerine
girdiler. Jey onları ayırmak istese de Knight ona da dirsek attı. Punk tam
Knight'a GTS pozisyonu alırken Bron ona Spear çekti. Vision ekibi ringe
girerken challenger'ları indirmeyi başardılar. Bron'dan bir Spear da Knight'a
geldi. Ringdeyse Reed'den Jey'e bir Death Valley Driver geldi. Sonra da Tsunami
çekti. Finaliyse hepsine Stomp çeken Seth yaptı. Clash in Paris’teyse gecenin
başında Roman Reigns, Bronson Reed’i yenerken maçtan sonra Reed ve Breakker
ikilisi Roman’a saldırdılar. Bunun üzerine Pearce, Reed ve Bron’u arena dışına
yollarken Seth, gecenin sonunda kemerini tek başına korumak zorunda kaldı.
Maçın sonlarında Seth, sandalyeyi Punk'ın kafasına sıkıştırıp Stomp ile maçı
bitirecekken Punk kurtulup GTS çekti. İkinci GTS'i çekip şampiyon olacakken
kapsonlu biri geldi ve CM Punk'a Low Blow çekti. Kapşonu çıkaran kişinin Becky
olduğunu anladığımızda sandalyeye doğru Stomp'ı çeken Seth, eşi sayesinde
kemerini korudu. 1 Eylül Raw’da Bron, ringde tartışan Jey ve Knight'a seslendi.
Bugün bizler bizi tutan Heyman'ın yokluğunda başı boş köpekleriz dedi. Bize ne
zaman durmamızı, ne yapmamız gerektiğini söyleyen Heyman burada yok dedi. Roman
da hastanede ve biz şu anda sizi onun yanına gönderebiliriz dedi. Reed sözü
aldı, siz iki salağa gelmeden önce, Paris, Tribal Thief'inizi Acknowledge edin
dedi. Biz Roman'ı kimsenin dövmediği kadar dövdük dedi. Çünkü Seth'in bir
vizyonu var ve bu vizyon Roman Reigns'i içermiyor dedi. Biz de onu indirdik
dedi. Vizyonda Jey Uso ve LA Knight'a da yer yok dedi. Siz ikiniz, sıradasınız
dedi. Bron sözü aldı siz akıllı adamlarsınız, bu gece yüzde yüz hazır
gözüküyorsunuz, o yüzden neden maç yapmıyoruz dedi. Reed de eğer yeteri kadar
adam değilseniz kabul etmezsiniz tabii dedi. Knight sözü aldı. Jey'e aramızdaki
meseleyi sonra hallederiz, bu yağlı köpek ve çapraz göz dayak yemek istiyorsa,
yiyebilirler dedi. Jey de onayladı. Gecenin sonunda maç yapıldı. Bron'un Jey'i
tuşlamasıyla Vision maçı aldı. Maçtan sonra Reed ve Bron, Jey'e saldırmaya
devam ettiler. Reed Tsunami'ye giderken Knight onu engelledi. Bron'a da BFT
çekmek istedi ama Spear yedi. Ardından da yeniden Jey'e odaklandılar. Bron, bir
Spear da Jey'e çekti. Reed'den de Tsunami geldi. Yardıma gelense Jimmy oldu.
Jimmy elinde sandalyeyle ringe koşarken Reed ve Bron ringi terk ettiler.
İlerleyen haftalarda Jey, Jimmy ve Knight üçlüsü Vision ile mücadele etmek
isteler de Knight ve Jey’in arasının iyice gerildiğini gördük. Örneğin Knight,
yanlışlıkla Reed’in Jey’e saldırmasına vesile oldu. Aynı şovda LA Knight vs
Bronson Reed maçını izledik. Bron, ring kenarına çıkarken Knight onu yumrukladı
ama üstünlüğü alan Reed, maçı aldı. Maçtan sonra ikili, Knight'a saldırmaya
devam ederlerken Knight tek başıma hallederim demesine rağmen Jimmy yardıma
geldi. Her iki ismi de Superkick'lese de Bron'dan Spear yedi. Bu kez de Jimmy'e
ikiye bir saldırmaya başladılar. Beklenen isim Jey gelirken ikiliye saldırmaya
başladı. Ama bir Spear da o yedi. Bron Tsunami'ye çıkarken Knight elinde
sandalyeyle gelip Breakker ve Reed'i temizledi. Sonra da Uso'lara baktı.
Knight, Jimmy'i kaldırıp onunla tokalaşırken arkasına döndüğünde Jey'den Spear
yedi. 15 Eylül Raw’daysa Bron Breakker & Bronson Reed vs Jimmy Uso & LA
Knight maçı izledik. Reed'in Jimmy'i tuşlamasıyla Vision maçı aldı. Maçtan
sonra Bron, Jimmy'e Spear çekti. Reed, Tsunami'ye giderken Jey'in müziği çaldı.
Elinde sandalyeyle ringe geldi. Girişte Bron'u indirirken ringde de Reed,
sandalyeye vurdu. Ancak Jey onu yumruklarken sonra sandalyeyi kullanarak onu da
dışarı yolladı. Jey, Jimmy'nin yanında dururken bu kez arkadan Knight geldi ve
yerdeki sandalyeyi aldı. Jey onu görürken Knight sandalyeyi bıraktı. Ardından
Jey, Knight'a el uzatırken Knight da karşılık verdi. Ama hemen sonra BFT çekti.
Tüm bu olanlar bizi Wrestlepalooza’ya götürdü. Uso’lar 2 yıl önceki
anlaşmazlıklarını geride bırakıp yeniden birleşip Vision’a karşı maça çıktılar.
Gecenin başında iki takımın arka alanda birbirleriyle yüzleştiklerini gördük.
Pearce'ın da maçı yönetebilecek bir hakem aradığını gördük. Sonra da bu hakem
LA Knight olarak duyuruldu. Maç Special Guest Referee maçına döndü. Maçta Reed
Jimmy'e sandalyeyle vuracakken Knight engel oldu. Jimmy sandalyeyi aldığındaysa
Knight izin verdi. Sonrasında Reed sandalyeyle vururken Knight bu kez bir şey
yapmadı. Ek olarak maçta da Bron'la birkaç kez tartıştı. İlerleyen anlarda
Jimmy masa çıkardı. Knight Jey ile de tartışırken bir ara Reed, Knight'ın
dikkatini dağıtmaya çalıştı ama Knight engelledi. İkili dışarıda tartışırken
Jey onlara doğru uçtu, Knight çekilince hareket Reed'e geldi. Ringdeyse Bron, Heyman'dan
sandalye alırken Jey ona engel oldu. Sandalyeyle Bron'a vuracakken sıyrıldı ama
hareket Knight'a gelecekken durdu. Knight ve Jey birbirlerine bakarlarken Jey
sandalyeyle herkesi indirdi. Ama Jey'in yüzünün de kanadığını gördük. Bron da
hızlıca toparlanıp Spear çekti. Ardından masaya doğru her iki isme de Spear
çekti. Jey'e Tsunami çeken Reed, Vision'a maçı getirdi. Maçtan sonra Knight,
Vision'ın elini kaldırmayı reddetti.
22 Eylül Raw’da Jey Uso vs LA
Knight maçı izledik. Maç devam ederken Breakker ve Reed geldi. Knight her
ikisine de saldırdı. Ama o esnada fırsatı bulan Jey Spear ve Uso Splash ile
maçı aldı. Jey ringi bırakırken Knight ringde tek kaldı. O esnada Jimmy girişin
oraya geldi ve Jey'e yardım edelim dedi. Ama Jey onu dinlemeden arkaya gitti.
Jimmy ise eline sandalye alıp Vision'ın ringe girmesini engelledi. Heyman da
özellikle Bron'u sakinleştirmek için baya bir uğraştı. 6 Ekim Raw’da Jey ve
Jimmy arka alanda Roman'ı karşıladılar. Jimmy, bizim hakkımızda konuşmasına
izin veremeyiz, arkanızdayız derken Jey de arkandayım dedi. Roman da yardım
istemiyorum, hele senden istemiyorum dedi Jey'e. Bunu daha önce konuşmuştuk,
sen kendi olayına odaklanmalısın dedi. Sana açılan kapılar, fırsatlar falan
dedi. En önemli saatte kim ringde olacak diye sordu, Jey de CM Punk dedi. Roman
da demek sen değilsin dedi. Jey de sinirlenip gitti. Jey gidince Roman, Jimmy'e
her şeyi duyup görüyorum dedi. Benden tavsiye alacak ne problemi var dedi.
Jimmy ise hiçbir şey demedi. Gecenin ilerleyen anlarında Knight, Jey ve Punk'ı
ringde gördük. Jey, kafam daha rahat düşünebiliyor dedi Knight'a. Bu konuda
kafam net, ben o kişiyim dedi. World Heavyweigh kemerim için rövanş maçıma
çıkmayan o kişi benim dedi. Ayrıca bir sonraki kemere aday kişi de benim dedi.
Knight sözü aldı. Punk'a sen şu anda şu anın senin zamanın olduğunu
söyleyebilirsin dedi. Jey'e döndü, ona da aynısını dedi. Ama benim zamanım
dedi. Sen kemeri yeterince Roman olamadığın için kaybettiğini düşünüyorsun
dedi. Sen asla Roman Reigns olamayacaksın ama sana şunu söyleyeyim bu iyi bir
şey dedi. Sen kendi yolunu çiz dedi. Bu yolu çizerken de bence en iyisi Tag
Team kemerlerine odaklan dedi. Ama geçen haftayı düşünürsek de Tag Team içerisinde
durmaktan da sıkılmışsındır dedi. O esnada Jimmy gelirken, Knight laflarım sana
değil, senle ben iyiyiz dedi. Ama bu adam yoluma çıktıkça onunla sorunlarım
olmaya devam edecek dedi. Sonra da Jey'den bir Superkick geldi. Punk sözü aldı,
tamamdır, siz onu kestiniz beni değil dedi. Tutkunu anlıyorum dostum, kemeri
istiyorsun ama önce sırada benim arkama geçmelisin dedi. Knight haklıydı, belki
Tag Team'e odaklanmalısın çünkü ben Jey Uso'yu seviyorum dedi. Küçük Roman'ı
sevmiyorum dedi. Punk gitmek isterken Jey ona da sinirlendi ama bu kez Jimmy
araya girdi. Jimmy ortalığı anlık sakinleştirirken Jey dayanamadı ve Superkick
çekmek istedi ama Jimmy onu tuttu. Punk da Jimmy'i çekip bir yumrukla Jey'i
indirdi. Arkasını dönünce de Jimmy'den Superkick yedi. Olanların ardından Jey
ve Roman'ı arka alanda konuşurlarken gördük. Jey, yaşananlar hakkında şikayet
ederken yumruk yedim, yüzümde iz çıktı dedi. O esnada Jimmy geldi, ona da
burada ne yapıyorsun diye sordu. Niye orada benimleydin, işi halletmeye
çalışıyordum dedi. Kemerimi almaya çalışıyorum sense bizi Tag Team'e
sürüklüyorsun dedi. Punk'ı mı korumaya çalışıyorsun yoksa dedi. Hangi tarafta
olduğunun farkına var dedi. Jey giderken Jimmy de senin tarafındayım dedi.
Sonra Roman'la konuşmaya başladı. Her şeyi görüp duyuyorum dedin, ben de öyle
dedi. İplerin senin elinde olduğunu görüyorum, onun zihnin giriyorsun dedi.
Şunu kabul etmen istiyorum, ben senin gibi değilim, Jey de öyle dedi. Roman da
beni anlamıyorsun ama şunu dinlemelisin dedi. Kardeşin ana kemeri kazandığında,
bana senden daha çok benzedi dedi. Eğer kardeşine gerçekten yardımcı olmak
istiyorsan, bazen onun yolundan çekilmek en iyisidir dedi. Gecenin sonunda CM
Punk & LA Knight vs. The Usos maçını izledik. Maçın sonunda Jey, Punk'a
Spear çekip Uso Splash'e yönelmek isterken kenarda duran Knight'ı gördü ve ona
yumruk attı. Punk da toparlanıp Jey'e GTS çekerken Knight hemen tag alıp Jey'i
tuşladı ve maçı takımına kazandırdı. Böylece Knight, Jey'i pinlemiş oldu.
13 Ekim Raw’a geldiğimizdeyse
CM Punk; Jey ve Knigt’ı Triple Threat maçında yenerek #1 Contender oldu. Aynı
şovda Bron, Reed ve Heyman; bir önceki gece Crown Jewel kemerini kazanarak
sorgulandığı liderliğini kanıtladığını düşünen Seth Rollins’e ihanet ederek onu
ekipten attılar. Bu olaydan sonra Seth Rollins’i de uzun bir süre ekranlarda
göremedik. Bir sonraki hafta Raw’da kemerin boşa çıktığı açıklanırken Punk
dışında bir #1 Contender arayışına daha girildi. Bunun için yapılan Battle
Royal’de Jey, Jimmy’i bile eleyerek maçı kazanmayı başardı. Jey böylece yeniden
ana kemere odaklanırken ertesi hafta da Jimmy’den özür diledi. Aynı gece Knight
da Bron Breakker ile maça çıktı ama maçı kaybetti. Saturday Night’s Main Event
XLI’deyse Jey’i yenen Punk, boştaki kemerin sahibi oldu. 3 Kasım Raw’da
şampiyon Punk, ilk yüzleşmesini Logan ile yaparken Vision karşısına çıktı.
Logan da bu konuda Punk’ın yanında yer alırken gecenin sonunda CM Punk &
Jey Uso vs Bron Breakker & Bronson Reed maçını izledik. Maç double count out
ile biterken maçtan sonra kapışma devam etti. Jey ve Punk, bir anlığına üstün
çıkarlarken Reed'e spiker masasını ayarladıkları esnada Bron, Jey'e Spear
çekti. Reed de Punk'ı bariyerlere sıkıştırdı. Ringe Jey'i sokarlarken Bron,
Jey'e bir Spear daha çekti. Reed'den de Tsunami geldi. Punk elinde sandalyeyle
ringe gelip ikiliyi uzaklaştırdı. Ama bu kez Bron ve Reed de ringin altından
sandalye çıkardılar. Punk ikiye bir kalırken Logan geldi ve durumu eşitledi.
Eline muştayı alırken yumruğu Punk'a çaktı. Heyman ve Vision şaşırırken Logan
muştasını çıkarıp Heyman'a verdi. Böylece Logan Paul, Vision’ın yeni üyesi
oldu. Yavaştan Survivor Series’e doğru gittiğimiz bu dönemde de taraflar
takımlarını oluşturmaya başladılar. Ortaya The Usos & Roman Reigns & CM
Punk & Cody Rhodes vs The Vision & Logan Paul & Drew McIntyre &
Brock Lesnar maçı çıktı. Gecenin sonunda maskeli bir isim kafesten içeri
atlarken Seth’in Stomp’ını kullanarak heel ekibin maçı almasını sağladı. Bu
zamanlar LA Knight is John Cena’nın son rakibi olabilmek için The Last Time is
Now turnuvasına katılırken 1 Aralık Raw’da Jey’i ani bir tuşla yenerek finale
kaldı. Ancak finalde Gunther’e kaybetti. Jey ile yaptıkları yarı final maından
sonraysa Jey oldukça büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Prime standını yıktı.
Çelik basamakları fırlattı. Arka alanda da hala üzgün görünen Jey, Jackie
kendisiyle röportaj yapmak için geldiğinde hiçbir şey söylemedi. Jackie en son
Bron'un #1 Contender oluşuyla ilgili soru sorarken Jey de ne Vision ne de Bron
umurumda değil dedi. Kafamdan birçok insanı çıkarmalıyım, suçlamam gereken tek
kişi varsa aynaya bakmam yeter dedi. İşte bunu biliyorum dedi. Gitmek isterken
sinirle geri döndü. Roman kendisinin en iyi olduğunu ve o kemerin kendi
omuzunda iyi duracağını söyledi dedi, benim değil dedi ve gitti. Aslında Jey
son birkaç aydır Wrestlemania dönemindeki başarısının ardından sert bir düşüş
yaşarken bunu bence çok güzel yansıtmıştı. Kardeşiyle kavga edip Tag Team
mücadelelerinden sıyrılıp Main Event Jey Uso olarak oralarda kalmak istediğini
belirtirken Roman’dan da gerekli motivasyonları almıştı. Tüm bunlara rağmen o
parıltılı dönemine yeniden çıkamamasının siniri de üzerindeydi. Burada bence
Battle Royal’de Jimmy’i elemesi ve paralelde kendisi gibi face olan LA Knight
ile de anlaşmazlıklar yaşaması çok normal olaylardı. Hatta tüm bunlar bizleri
bir heel turn’e de götürebilirdi ancak bunun yerine Jey ve Jimmy; yani Uso’ları
geri döndürdüler. 8 Aralık Raw’da Tag Team şampiyonları AJ Styles ve Dragon
Lee, kemerlerini War Raiders’a karşı korudular. Maçtan sonra Jey ve Jimmy
geldiler. New Day de ringe girdi. Jimmy, Tag Team Division'ına döndüklerini
duyurdu. Neden mi, son birkaç ay çok kötü geçti, yenilgi üstüne yenilgi aldık
dedi. War Games, Wrestlepalooza, Jey'in kemer kaybı, Jey'in John Cena turnuva
mağlubiyeti dedi. Geçen hafta evde otururken kardeşimin kötü duruma düşmesi bir
şeyler yapmamı gerektirdi, çünkü ben abi Jim'im dedi. Gecenin 2'sinde otele
döndüğünde onu aradım dedi. Kafamda tek bir soru vardı, ne yapıyoruz biz dedi.
Jey sözü aldı, ne yaptığımızı sana söyleyeyim dedi. Bize dönüyoruz dedi.
Hepsini geçeceğiz, Tag Team'i yine ele geçireceğiz, Tag Team'in en iyisiyiz
dedi. Kemerlere ihtiyacımız var dedi. Jimmy de şampiyonlara saygımız var dedi.
Ama onlar bizi tanımıyorlar dedi. Jey de onlar tanımıyor ama diğerleri tanıyor
dedi New Day'i göstererek. Ali vs Fraizer, Rock vs Austin, New Day vs Usos..
hepiniz bu hikaye nasıl biter biliyorsunuz dedi. Her zaman yaptığımız gibi sizi
geçeriz dedi. Jimmy, Jey'i sakinleştirmek isterken Jey durmadı. Lee ve AJ'e
döndü. Size gelince o kemerleri alıyoruz dedi. New Day dayanamayıp ikiliyi
durdurmak istese de her ikisinden de yumruk yediler. Waller da hiç karışmadan
New Day'in yanına gitti. AJ ve Lee de Uso'larla yüzleşip kemerlerini
gösterdiler.
İşin Vision tarafındaysa
maskeli kişinin haftalarca kendilerine yardım ettiklerini gördük. Öte yandan
Bron Breakker da Punk’ın kemeri için #1 Contender oldu. 8 Aralık Raw’da Logan
Paul vs LA Knight maçını izledik. Bron ring kenarına atlarken Knight onu yumrukladı.
Ama hakemin dikkati dağılırken Reed bu kez çıktı ve Knight'a kafa attı. Hakem
kendisini ring kenarında görünce arka alana yolladı. Knight da Reed' vurup
Logan'a karşı üstünlüğü aldı. Onu spiker masasında döveken bu kez de maskeli
siyah giyinimli gizemli kişi yine geldi ve Knight'a spiker masasına doğru Stomp
çekti. Maç DQ ile biterken Vision, Knight' saldırmaya devam etti. Bron'dan
Knight'a Spear geldi. Reed de iki tane Tsunami çekti. Sonrasında Vision ekibi
ringdeyken Bron sözü aldı. CM Punk nerede diye sordu. Burada değil, olsaydı
Kansas City'de üst üste yenilgiler olurdu dedi. CM Punk'ın fiziken nerede
olduğunu sormuyorum, gerçek CM Punk'ı soruyorum dedi. Bu yeni iyi adam Punk
olayları var ya ben yemiyorum, ona inanmıyorum dedi. Bana birden bire WWE'ye
döner dönmez tarihin en iyi adamı gibi davranması, tüm kurallara uyması, arka
alanda tüm genç yeteneklerle fotoğraf çekilmesi, internete koyup övgü toplamaya
çalışması falan ben yemiyorum dedi. O bir sahtekar dedi. Bütün kariyeriniz
boyunca her hafta buraya gelip, ben düzgün yaşarım, uyuşturucu kullanmam, biraz
bile olsun alkol almam demediğinizi düşünün dedi. Sonra da görüp
görebileceğiniz en aşağılık biri olduğunuzu hayal edin dedi. 5 Ocak'ta bu iyi
adam Punk'ı istemiyorum çünkü eğer öyle geleceğine, evde oturup kemeri boşa
çıkarsan daha iyi olur dedi. Çünkü o Punk'ı çok kolay yenerim dedi. İstediğim
şey, eski CM Punk dedi. 2011, 2012, 2013 senelerindeki adamı istiyorum dedi.
Yürüdüğünde korku saçan, Rock'ı yenen, 434 günü aşan tarihi kemer reign'ini
yapan adamı istiyorum dedi. Genç bir adam olarak en iyilerinden biri olarak
gördüğüm o adamı istiyorum dedi. Sana yalvarıyorum, dizlerime çöktüm, bana eski
CM Punk'ı ver çünkü gelmiş geçmiş en iyisini yenmek istiyorum dedi. Eğer o
halinle gelmezsen, seni mahvedeceğim, seni hastaneye göndereceğim, kemiklerini
kıracağım, kemerini alacağım dedi. Kim bilir belki karını da alırım dedi. 5
Ocak'ta işleri senin için basit tutmak istiyorum dedi. Spear, bir, iki ve üç
olacak dedi. Üstünü zor da olsa yırttı. Spear, bir, iki, üç dedi. Arka
alandaysa Logan ve Reed'in Knight'ı dövmeye devam ettiklerini gördük.
Görevliler ayırmaya gelseler de ona da saldırdılar. Masaya doğru Knight'ı
Suplex'lediler. Knight her şeye rağmen ayaklanmaya çalışınca dövmeye devam
ettiler. Bu kez de arabaya doğru onu fırlattılar. Onu arabanın üzerine
yatırdılar. Reed de daha yukarı çıkıp Tsunami çekti. Pearce deliye dönerken
görevlileri ve sağlık görevlilerini çağırdı. 15 Aralık Raw’a geldiğimizdese
maskeli kişi, maskesini çıkararak kendisini ifşa etti ve onun Austin Theory
olduğunu gördük. Theory de böylece Grayson Waller tarafından saldırıya uğradığı
günden bu yana ekranlarda gözükmezken Vision’ın yeni üyesi olarak return yaptı.
LA Knight, 8 Aralık’taki
uğradığı saldırının ardından ringlerden uzak kalırken 29 Aralık Raw’daysa Jey
ve Jimmy; Lee ve Styles’ı yenerek Tag Team kemerlerini dokuzuncu kez kazanmayı
başardılar. 5 Ocak Raw’da yeni Tag Team şampiyonları olarak seyircilerinden
arasından geldiler ve bolca yeet'lediler. Jimmy yeni yılın ilk şovunda yeni
şampiyonlar burada dedi. Jey, AJ ve Lee'ye teşekkür ederken Jimmy de o geçen
hafta ve geçen yıldı dedi. Jimmy de karşınızda en iyi Tag Team var, denemek
isteyen varsa buradayız dedi. Jey de bizi nerede bulacağınızı biliyorsunuz
dedi. Aynı şovda gecenin mainn event’inde CM Punk vs Bron Breakker kemer maçı
izledik. Punk maçın bir yerinde üstünlüğü alırken önce Heyman ring kenarına
çıktı. Sonra da tüm Vision üyeleri geldi. Breakker da Punk'ı hakeme çarptırdı.
Theory de Punk'a Stomp çekti, hakemi de içeri yolladılar ama Punk tuşu attı.
Punk'ın yardimınaysa Rey, Lee ve Penta geldi. Dışarıda da üçe üç mucadele
başladı. Maç da böylece birebire döndü. Bron, Punk'a Spear çekmek isterken Punk
kurtulup Bron'un ring postuna omzunu vurmasını sağladı. GTS de çekti ama Bron
tuşu attı. Piledriver da çekti ama Bron yine kurtuldu. Bir kez daha GTS'e
gitmek istedi ama Bron Armbar bağladı. Punk tuşla kurtulsa da Bron tuşu atıp
hareketi yine bağladı. Ama Punk hareketi Anaconda Wise'a çevirdi. Ama Bron
kurtulup Gutbuster ve Clothesline ile tuşa gitti. Punk yine kurtuldu. Bron bu
kez GTS denedi ama Punk terse çevirip STF bağladı. Heyman yine ring kenarına
çıkıp maçı böldü. Punk da onu yumrukla aşağı indirdi. Bron da Spear'a gitti ama
Punk son anda sıyrıldı. Sonra Punk Suicide Dive'a gitmek istedi ama Bron yumruk
attı. Sonra da turnbackle'a çıktı ve spiker masasına dayanan Punk'a uçtu. Ringe
sokup Spear'la işi bitirmek istedi ama Punk tekme atıp kurtuldu. GTS çekip
kemerini korudu. Böylece Breakker, ana kemer potasından çıkmış oldu. Bir süre
ekip Penta, Lee ve Rey ile feuda girdi. Aynı zamanda Pearce ile de
anlaşmazlıklar yaşadılar.
Royal Rumble’a geldiğimizde
Bron Breakker, ikinci sıradan ringe gelecekken kimliği belirsiz maskeli bir
kişinin saldırısına uğradı ve sonrasında saniyeler içerisinde Oba Femi
tarafından elendi. Aynı maçta Knight da return yaptı. Ancak hem Jey hem de Knight
maç içerisinde başarısız oldular. 2 Şubat Raw’da Bron Breakker sinirle ringe
geldi odağını spiker masasına verdi. Masadaki şeyleri yere fırlatıp Corey
Graves ve Michael Cole ile tartıştı. Sonra sandalyeleri fırlatıp masayı
devirdi. Sonra da mikrofonu sinirle aldı. Pearce'a seslendi. Royal Rumble'da
benim anımı mahvetmek mi istedin dedi. O esnada
Vision'ın diğer üyeleri ringe geldiler. Bron da Pearce'ı ringe çağırdı
ve olanlardan onu suçlu tuttu. Ekip Bron'u sakinleştirmeye çalışırken Bron da
Rumble'ımı mahvetmek mi istedin, ben de şovunu mahvedeceğim dedi. Sonra da
küfürler etmeye başladı. Heyman bu kez mikrofonu ondan aldı. Bu Bron
Breakker'ın değil, Adam Pearce'ın suçu dedi. Her biriniz bunu biliyorsunuz
dedi. Bron Breakker'ı ikiye koymak mı, iki, birden her zaman daha kötüdür dedi.
Pearce, Suudi Arabistan'a vize alan herkesi biliyor ama maskeyi takanı bilmiyor
mu dedi. Külahıma anlatın dedi. Bron yine mikrofonu aldı. Üçe kadar sayacağım
Adam, ringe gel dedi. İkiye kadar sayarken Pearce geldi, sıkılmadın mı artık
dedi. Sonra da görevlileri çağırıp aralarına set çektirdi. Sen kendin ikiyi
çektin, hatta numaraları çeken ilk kişi sendin dedi. Maskeli adam kim mi,
bilmiyorum ama en son maskeli birini gördüğümüzde o Austin Theory'idi dedi.
Senin için bir hata yaptığımı düşünüyorsun ama ben sana bir hediye vereceğim
dedi. Royal Rumble'daki rezalet performansından sonra işini yapmana izin
vereceğim dedi. Bron sinirle Pearce'a doğru giderken Reed onu tuttu. O esnada
LA Knight'ın müziği çaldı. Knight arkadan elinde sandalyeyle gelip Logan ve
Theory'e saldırdı. Reed ringe geri koşarken Knight ise kaçtı. Bron ne
yapacağını bilemzezken o da Heyman'a biz burada ne arıyoruz diye sordu.
İlerleyen anlarda da Bronson Reed vs Penta maçını izledik. Maç içinde Theory
ring kenarına çıkarken Penta onu Superkick ile dışarı yolladı. Bu sefer de
Logan çıkarken Penta hakemin üzerinden Logan'ı da yumrukladı ama hakem de darbe
aldı. Sonra da Penta iplere çıkıp ikiliye doğru dışarı atladı. Rindeyse Reed
üstünlüğü alıp Tsunami çekerken tuşa gittiği anda hakem olmadığı için maç devam
etti. Reed de eline sandalye alırken Knight geldi ve Reed'e sandalyeye doğru
BFT çekti. Sonra da kaçarken Theory ve Logan onu kovaladılar. Hakem de o esnada
dönüp saymaya başladı. Reed 10'a kadar dönmeyince Penta count out ile maçı
aldı. 9 Şubat Raw’da LA Knight vs Penta vs Austin Theory Elimination Chamber
Qualifying Triple Threat maçını izledik. Maç ilerlerken Logan ve Reed gelip
Knight'a saldırmak istediler ama Knight bir süre direndi. En son Reed, Knight'ı
indirmeyi başardı. Logan hakemin dikkatini dağıtırken Reed, o karambolde
Knight'a Tsunami yaptı. Bu kez Pearce geldi ve görevlilerle beraber Reed'i ve
Logan'ı arka alana götürdü. Theory de Knight'a Stomp çekti. Maçı kazanacakken
Penta engelledi ve dışarıda Theory'e Superkick çekti. Ama Theory onu spiker
massına uçurdu. Bu kez de maskeli hoodie giyinimli gizemli kişi yine geldi.
Theory'e saldırıp ona Stomp çekti ve ringe yolladı. Logan ve Reed onu
kovalamaya giderlerken gizemli kişi maçmayı bildi. Ringde de Knight ve Theory
birebir kaldılar. Knight bir BFT çekip maçı aldı ve çembere girdi. Heyman tüm
bu olanları büyük bir şokla izledi. Aynı gece Uso’larda kemerlerini Alpha
Academy’e karşı korudular.
Bron Breakker sakatlığı
sebebiyle ekranlardan uzak kalırken 16 Şubat Raw’da Heyman, Reed, Logan ve
Theory'i ringde gördük. Pearce onları girişin orada karşılarken Heyman, Reed'in
Elimination Chamber'da olmasını istediğini söyledi. Bu işi resmileştirmeni istiyorum
dedi. Pearce da benim üzerimden telefon konuşmaları yaptığını bilmiyorum sanma
dedi. Eğer Reed, çembere girmeye hak kazanırsa benim buna dair bir problemim
olmaz dedi. O yüzden önümüzdeki hafta bir eleme maçı olacak dedi. Tam o esnada
LA Knight geldi. Tavuklar pişmeye gelmişler dedi. Her zaman karışıklık içinde
olan o adam hakkında konuşuyorsunuz ama o sizsiniz ve her seferinde kendi
kendinize kazık atıyorsunuz dedi. Olay şu ki ne çembere ne de Wrestlemania'ya
gidiyorsunuz dedi. Umutlar söndü, hayaller dağıldı dedi. Ama Reed sıra sana
geliyor, yukarıda eğer biri varsa lütfen yalvarıyorum Tanrım, onu çembere koy,
koy ki kafasını zincirlerini içerisine sıkıştırıp ona 4000 kez vurabileyim
dedi. Bana yaptığın her şey yüzünden derken Logan onu böldü, seni arabanın
üzerine ezmesinden mi bahsediyorsun dedi. Knight da ondan bahsediyorum brokoli
saçlı mal dedi. Sana da sıra gelecek dedi. Madem bu üç salak buradan
gitmiyorlar, ben de seyircilerin arasından iki Uso'yu görüyorum, o zaman
maçımızı yapalım dedi. Pearce da Tag Team maçını onayladı. Maç da hemen
başladı. Vision maçı almayı bildi. Maçtan sonra Logan spiker masasına gidip
Cole'dan kulaklığı aldı. Ona laf atarken maskeli gizemli kişi geldi ve Logan'a
spiker masasına doğru Stomp çekti. Reed ve Theory onu kovalarlarken maskeli
kişi yine seyircilerin arasından kayboldu. 23 Şubat Raw’daysa Reed, girmiş
olduğu Elimination Chamber eleme maçında sakatlanırken, aslında hikaye gereği
kazanması gereken maçı kazanamadı. Böylece Reed ve Bron gibi ekranlardan uzak kalmaya
başladı. Maçı da Jey, El Grande Americano’yu kazanarak çembere girdi. 27 Şubat
Smacdown’daysa şovun başında Jey'in ambulansla hastaneye götürüldüğünü gördük.
Birçok yıldız isim yanında beklerken tam bir kaos ortamı söz konusu oldu. Fatu,
Aldis'e bunu kimin yaptığını bul diye bağırdı. Fazlasıyla sinirle gözükürken
Jey'le beraber o da hastaneye gitti. Cody de neler oluyor diye sorarken Aldis
de bilmiyorum dedi ve oldukça endişeli gözüktü. Sonra Trick Williams geldi,
Jey'e ne oldu dedi. Bana saldırılmasındansa ona saldırılması daha iyi, biri
gitti kaldı dört dedi. İşleri benim için kolaylaştırıyorsun derken bu kez
Je'Von Evans geldi. Bunu komik mi buldun dedi. Trick de yetişkinler konuşurken
kendi işine bak dedi. Aynı gece Jey'in yeri için Jacob Fatu vs Logan Paul maçı
yapıldı. Theory maç içinde bir yandan ring kenarına çıkarken Fatu onu
Superkick'ledi. Sonra Heyman çıktı. Jacob ona da saldırmak istedi. Ama
karambolde Logan'dan Low Blow geldi. Sonra da yumruk atıp Five Star Splash
çekti ama Fatu tuşu attı. O esnada maskeli adam yine karşımıza çıktı ve kenarda
Theory'e Superkick çekti. Sonra Stomp'a odaklanırken Logan yumrukla onu yere
serdi. Sonra da maskeyi çıkardı. Ancak maskenin altından hiç tanımadığımız biri
çıktı. Herkes onun kim olduğunu sorgularken görevliler ayakta zor duran maskeli
adamı arkaya gönderdiler. Ringde de Fatu, Pop up Samoan Drop çekti. Moonsault
için turnbackle'a çıkarken Drew kemeriyle Fatu'nun kafasına vurdu. Logan da
rollup'a alırken hakemin ringe dönmesiyle maçı aldı.
Elimination Chamber’a
geldiğimizdeyse öncelikle Danhausen’ın debut yaptığı gördük. Haftalardır GM’ler
arasında 28 Şubat’a kadar açmayın yazan bir paket git gel yaparken en sonunda
açılan paketten Danhausen çıktı. Gecenin sonunda WWE kemeri için yapılan çember
maçında Logan, Evans’ı elemeyi başardı. Logan Knight'a da Low Blow çekip onu da
elemeyi başardı Cody de Trick'e Cross Rhodes çekip elemek isterken Logan,
Cody'i turnbackle'a yolladı ve tuşu çalarak Trick'i eledi. Böylece toplamda
üçüncü elemesini yaptı. Bu arada maskeli adam çembere tırmanmaya çalışırken
görevliler onu engellediler. Theory de görevlilerle beraber maskeli adamın
peşinden gitti. Maskesi çıkarılan adam yine tanımadık biri çıkarken dünkü
Smackdown'daki adamdan farklı biri çıktı. Ama tam Trick çıkarken başka bir
maskeli adam daha geldi ve Logan'a Stomp çekti. Cody de Logan'ı eledi. Maskeli
adam maskesini çıkarırken altından Seth Rollins çıktı. Seth başka bir şey
yapmadan seyirciler arasından ayrıldı. Aslında tüm bu olanlar muhtemelen Bron
Breakker’a yapılacakken (ki Wrestlemania’daki kemer hayalleri için ilk
hamlesini Seth, Rumble’da yapmıştı) Bron sakatlığı sebebiyle buralarda olamadı.
B planı olarak Reed gündeme gelecekken Reed de çembere girme maçında
sakatlanınca piyango Logan’a vurmuş oldu. 2 Mart Raw’da Heyman, Theory ve Logan
ringde Seth'i sorarlarken Pearce geldi. Pearce, Seth'in kendisine gelmesi
gerektiğini, çünkü sakatlığını atlatmadığını söyledi ve ekibi ringden ayrılmaya
davet etti. Ama maskeli adam seyircilerin arasından atlarken görevliler onu
kovalamaya başladılar. Bir tane daha gelirken bu kez Logan onun peşinden gitti.
Üçüncüsü geldiğinde bu kez Theory onu kovaladı. Heyman da ringde tek kaldı. Bu
kez başka bir maskeli girişin orada durdu ve Heyman'ın geçmesini engelledi.
Heyman karşıdan yalvarırken o esnada bir maskeli daha arkadan gelirken bu kez
onun Seth olduğunu gördük. Seth elinde sandalyeyle geldi ve Heyman'ı sırtından
vurdu. Sonra da ona Stomp çekti. Sağlık görevlileri ringe gelirken Heyman'ın
durumunu kontrol ettiler. Heyman'ın burnundan kanlar aktığı görülürken
görevlilerin yardımıyla yavaşça arka alana götürüldü. En son ambulansa
bindirilirken Theory ve Logan da ambulansa binip olanları sorguladılar. Logan
arabayı almaya giderken Theory de onun yanına gitti. Ama arabadan Jimmy çıktı.
Jimmy, Theory'e saldırırken Jey'e yapılan saldırıdan Vision'ı sorumlu tuttu.
Ambulansın şoförünün de LA Knight olduğunu gördük, Knight Heyman'ı arenanın
dışına çıkardı. Aynı şovda Jimmy Uso vs Austin Theory maçını izledik. Maç devam
ederken Jimmy, üstünlüğü alıp Theory'i masaya yatırdı. O esnada turnbackle'a
çıkıp atlamak isterken Logan geldi, o da Logan'a atladı. Theory de ringe
gelirken iki isim Jimmy'e saldırdılar ve maç DQ ile sonlandı. Jey'in müziği
çalarken Jey arkadan değnekle geldi ve birini Jimmy'e bıraktı. İkili
değneklerle Logan ve Theory'i süpürmeyi başardılar. Theory'e de 1D çektiler. 9
Mart Raw’da Pearce ringdeyken maskeli biri spiker masasına çıktı. Pearce da
burada olduğunu biliyorum dedi. Sonra bir sürü maskeli adam ring kenarını
sardı. En sonunda da hepsi ringe çıktılar. En sonunda biri ringde kaldı.
Maskesini çıkaran kişinin Seth olduğunu anladık. Logan ve Theory de çok
geçmeden geldiler. Logan, Seth Freakin Rollins'in bitişidir dedi. Konu artık ne
zaman olacağıyla alakalı dedi. O da şimdi çünkü tüm maskeli minyonlarını
yıkacağız, sonra da en büyük moronu dedi. Theory de adının yazılı olduğu bir
kurşun var dedi. Ne kadar çok gerzeğe sahipsin bilmiyorum ama o kurşunu hiçbiri
senin için yemeyecek dedi. O yüzden en kötü senaryoyu düşün dedi. İkili ringe
çıktıkları an bir sürü maskeli isim ringe çıkıp yine Seth'e kalkan oldular ve
Seth de aralarından sıyrılmayı başardı. En sonunda da Logan, Theory ve Pearce
ringde kaldılar. Bu kez de LA Knight'ın müziği çaldı. Knight'ı Logan
karşılarken Knight ona saldırıp ringe girdi. Theory'e girişti. Ama Logan'ın
dönüşüyle ikiye bir kaldılar. Bu kez de yardıma Uso'lar geldiler. Uso'lar
üstünlüğü getirirlerken Superkick'ler havada uçuştu. Knight da toparlanıp
Logan'a Clothesline çekti. Sonrasında 1D için ipe yollarlarken Theory, Logan'ı
aşağı çekip onu kurtardı.
İlerleyen haftalarda Seth’in
Heyman ile mücadelesinin Uso’lar ve Knight’tan ayrıştığını gördük. Heyman, Seth
ile uğraşmak için önce Brock Lesnar’ı denese de Oba Femi’nin onun Wrestlemania
challenge’ına cevap vermesiyle Lesnar taca çıktı. Sonra bir ara Seth’i
tutuklatsa da Seth kurtuldu ancak sonrasında da Gunther’in olaylara müdahil
olmasıyla orada bambaşka şeyler ortaya çıktı. İşin bu tarafındaysa özellikle
Tag Team kemeri merkezinde feud devam etti. 23 Mart Raw’da The Usos vs The
Vision maçı izledik. Maç içerisinde Theory ve Jey, köşede kapışırlarken üst
turnbackle koruması çıktı ve Theory'nin elinde kaldı. Theory de Jey'in
dikkatini dağıtmak için kullandı. Ama Jey sonrasında toparlanıp Spear çekti ve
o turnbackle'a çıkıp Splash atmak istedi. Ancak Logan onu engelledi ve düşürdü.
Jimmy gelse de onu da ring postuna yolladı. Sonra da muştasını çıkartırken LA
Knight'ın müziği çaldı. Logan onu önden beklerken arkadan geldi ve Logan'ı
çelik merdivenlere yolladı. Sonra da muştayı Jey'e yolladı. Jey de Theory'e onunla
vurunca maç DQ ile bitti. Jey bu duruma sinirlenirken ringe dönüp Logan'a da
muştayla vurdu. Aynı şovda arka alanda IShowSpeed'i Pearce ile konuşurken
gördük. Pearce ona Road to Wrestlemania'dan keyif alıyor musun diye sorarken
Speed de hayatımın en güzel günleri dedi. Brock Lesnar, CM Punk, Roman Reigns
var derken Danhausen geldi ve Danhausen var dedi. Speed sen de kimsin derken
Danhausen da ben WWE efsanesi, memnun oldum dedi. Sonra da seni sadece 180 kişi takip ederken
nasıl bu kadar ünlü olabildin dedi. Speed 180 milyon mu dedi. Danhausen da
telefondan kontrol etti. Sonra da sana bir teklifim var dedi. Şifreni bana ver,
sonra IShowSpeedHausen isimli bir şov yaparız, sonra da karı bölüşürüz dedi.
Speed de hayır dedi. Danhausen da benden iyi olduğunu mu düşünüyorsun dedi.
Sana bir sözüm var ve seni lanetledim dedi. Sonra da gitti. Speed de şaşkına
döndü. Ne lanetinden bahsediyor bu dedi. Pearce işlerim var, sen keyfini çıkar
gecenin dedi. 30 Mart Raw’da IShowSpeed'i yine Pearce ile konuşurken gördük. Speed,
Danhausen'ı sorarken onunla konuşmalıyım dedi. Danhausen de arkasından belirdi.
Hayatım cehenneme döndü, uçağımı kaçırdım, event'e geç kaldım, laneti kaldır
lütfen dedi. Danhausen da 10 milyona, 10 milyara, streaming haklarına, kişisel
asistanlarından birine ve kameramana kaldırırım dedi. Speed de şu an bunları
yapamam dedi. Pearce da kafana takma, bu gece sana Usos vs Vision maçı için en
ön koltuktan yer ayırttım dedi. Özel bir yorumcumuz da var dedi ve LA Knight
geldi. İki isim tokalaşırlarken Knight, bu adam güzel bir yer ayarladın mı
dedi, Pearce da onayladı. Knight da şimdi konuşmaya gidiyorum dedi ve gitti.
Speed de onunla beraber gitti. Pearce arkasını dönünce Danhausen'ı gördü,
kaybolman gerekmiyor muydu dedi. Danhausen ise kaldı. İlerleyen anlarda iki
takım arasındaki Street Fight maçını izledik. Maç devam ederken Logan,
seyircilerin arasında oturan annesinden muştasını aldı. Speed engel olmak
isterken Knight geldi ve Logan'a saldırdı. Logan da kendini korumak için
Speed'i içeri aldı ama Knight Logan'a vurmaya devam etti. O esnada Speed
muştayı eline alırken muhtemelen Logan olduğunu düşünerek Knight'a muştayla
vurdu. Sonra şaşkına dönerek arka alana gitti. Muştayı alan Logan ringe girdi.
Ama Jimmy ona Superkick çekti. Jey de geldi ve Double Superkick çektiler. Logan
ringden ayrılırken Theory'e de çektiler. Sonra da Jey, Theory'e Spear çekip
Splash'e gitti. O esnada Jimmy, Suicide Dive ile Logan'a uçmak isterken Logan
ona muştayla vurdu. Jey de Logan'a uçtu. O esnada yarı baygın Theory, Jimmy üzerinden
tuşa giderek takımına kemerleri kazandırdı.
2 Nisan'da Speed evinde yayın
yaparken Knight'ın orayı bastığını gördük. Speed konuyu düzeltmeye çalıştı.
Knight da ona hayatının hatasını yaptın dedi. Speed defalarca kez özür diledi.
Ama Knight, Speed'i alıp ekrana fırlattı.
Knight gidince de Speed'in ağladığını gördük. 6 Nisan Raw'da da arka
alanda Speed'i Danhausen'ı ararken gördük. En sonunda Danhausen yanında
belirdi. Speed yine laneti kaldırmasını rica etti. LA Knight'ı evime getirttin
dedi. Hayatım zorlaşıyor, yapamıyorum dedi. Danhausen de yine insan dişiyle
gözüktü. Sonrasında da geçen hafta olanları gördüm, lanetini kaldırırım ama
bunun için bana köşkünü vermelisin dedi. Sonra da Pearce belirdi, burada ne
arıyorsun diye sordu Speed'e. Speed ondan da yardım istedi ama o esnada
Danhausen'ın ortadan kayboldu. Speed yine yardım istedi. Pearce da dahil
olmamalıydın ama oldun, sana tavsiyem eve dönmen dedi. Uso'lar ve Vision kendi
aralarında olayları çözsünler, eve gitmelisin dedi. Bu kez de Theory ve Logan
ikilisi geldiler. Theory, onu değil bizi dinlemelisin dedi. Logan da Knight
evine girip bilgisayarınla sana saldırdı, bu affedilemez dedi. Speed de
gidiyorum dedi. Logan da nereye gidiyorsun sen bittin bile dedi. LA Knight
senden nefret ediyor, Uso'lar da öyle dedi. Buradaki tek dostların burada dedi.
Theory de otoparkta güvenli hissetmezsin, yanımızda hissedersin dedi. Sonra da
bizimle gidiyorsun dedi ve Speed'i yanlarına aldılar. Gecenin ilerleyen
anlarında Knight vs Theory maçını izledik. Logan ve Speed maçı kenarda
izlediler. Hakemin görmediği bir anda Knight dışarıdayken Logan, Speed'i
Knight'ın arkasına itti. Speed kendisini açıklayamadan kaçmak zorunda kaldı.
Knight da onu kovaladı. Speed kaçamadan Uso'ların müziği çaldı ve böylece Speed
kapana kısıldı. Knight'ın üstünden atlayıp ringe kaçan Speed en son yakaladı.
Logan o esnada ring kenarına çıktı. Knight onu indirdi ama Theory bir roll-up'a
alıp maçı kazandı. Sonrasında ortalık karışırken Uso'lar ve Knight, Speed'i
köşeye sıkıştırdılar. Uso'lar tam Speed'i 1D'ye alacaklarken Logan, Speed'in ayağını
çekip kurtardı. Sonrasında da Knight sözü aldı. Pearce'ı çağırdı. Bu adamları
görüyorsun, bunlar Tag Team şampiyonlarıydı dedi. Speed yüzünden değiller dedi.
Theory'den biraz olsun intikam almak istedim ama o ne yaptı, yine buna engel
oldu dedi. Sonra da ben böylesine büyük bir maçtan bahsediyorsam
Wrestlemania'dan bahsediyorumdur dedi. Logan Paul, Austin Theory ve
IShowSpeed-beğenmesen de bu işin içerisindesin-, LA Knight ve Uso'lar da var
dedi. Sonra topu Pearce'a attı. Pearce da bu fikri beğendi. İki takıma da
sordu. Sonra Speed'e sana eve gitmelisin demiştim ama şimdi Wrestlemania'ya
gidiyorsun dedi. Speed şoka girerken Knight da alacağınız tek şey dayak olacak
dedi. 13 Nisan Raw’da Usos & LA Knight vs MFTs maçı izledik. Talla, MFTs
için kenardayken Tama Tonga ise sonradan seyircilerin arasından geldi. Solo da
ona neredeydin diye sordu. Ringdeyse Knight, Loa'ya BFT çekip maçı takımına
kazandırdı.
The Vision ve yarattığı
tahribatlar sonucu ortaya çıkan bu uzun süreli feud, hiç ummadık bir yere
çıktı. Tam anlamıyla eğlence vaat eden bir maç gibi görünüyor. Burada Jey’in
geçen yıl Wrestlemania’dan ana kemerle çıkışı, bireysel yükselişi derken oralara
tekrar dönmek isteyip dönemediği zamanlar, bence çok güzeldi. O dönem Roman onu
motive ederken Jimmy ise kardeşini korumaya çalışıyordu. Öte yandan LA Knight
ile de ciddi sürtüşmeler yaşamıştı. Bir heel turn kapıda gibi görünürken Tag
Team konuları yeniden patlak verdi. Buradan bu sebeple ciddi bir sonuç
beklememekteyim. Bence bu feud da devam edecek gibi duruyor. Devam edebilmesi
için de face takımın kazanması gerek. Ama bu maçın sonucundan ziyade en çok
beklenen şey Speed’in performansı olacak. Speed ve WWE denince akla Royal
Rumble’a girişi ve Randy ile yaşadıkları geliyor. Her iki deneyim de kendisi
adına çok iyi geçmemişti. Burada da Danhausen temalı şeyler göreceğiz gibi
geliyor. Olur da Danhausen laneti kaldırırsa belki bir şeyler olabilir ama
Speed’in o kadar mal olduğu şeyler söz konusuyken burada tekrardan heel ekibin
kazanmasını beklemiyorum.
Tahmin: The Usos (Jey Uso
& Jimmy Uso) & LA Knight
Unsanctioned Match
Drew McIntyre vs Jacob Fatu
Ekim aylarında başlayan bu
feud, bir şekilde buralara kadar getirildi. Bu feud’dan çıkan maçın içeriği,
olası sonuçlar v.s. zaten ilgi çekici olacakken, Ekim ayından bu yana öyle
şeyler yaşandı ki, geldiği noktadan biraz hayal kırıklığına uğramış durumdayım.
Bu maç için Jacob’a kimliği belirsiz birileri saldırdı, Drew kemeri aldı, çok
geçmeden Cody’e kaybetti, aralarında birçok kez arbedeler yaşandı ve sonucunda
burada kadar gelindi. Ben tüm bunların sonucunda uzun bir süredir görmediğimiz,
çoklu bir ana kemer feudunun ortaya çıkabileceğini umuyordum. Ancak gün sonunda
Cody ve Randy, bu iki isimden ayrıldılar ve ortaya iki farklı maç çıkmış oldu.
Şimdiyse bence tüm bu gereksiz git gel durumlarının sonucunda yine de güzel bir
şey ortaya çıkmış durumda. Ama zaten bunun için bu kadar olaya gerek olmaması
veya olacaksa da farklı şekilde sonlanması gerekiyordu. Randy ve Drew, geçen
yaz aylarından beri mevzular yaşarken, Cody ve Drew da kemer feudu
içerisindeyken, Jacob yaşadığı olayın failini ararken tüm bu karmaşadan güzel
bir fatal four way’e gidebilirdik. O yüzden bu maçın güzel olmasının tek sebebi
içerisindeki iki güreşçinin de gerçekten çok iyi birer güreşçi olmaları. Onun
dışında, geri kalanların hepsi lastik gibi uzamalardan başka bir şey değildi.
Ana kemeri Cody’den alan Drew’un bir şekilde Jacob ve Cody’den kaçınmaya
çalışmayıp onları kendisi için bir tehdit halinde tutmaya devam etmesi bence
buradaki en büyük mantık hatasıydı. Drew’un bunu takıntılı bir karakter
olmasından kaynaklı olarak yaptığını anlayabilirdik ama sonucunda bir şey
çıkmıyor olması, bunu anlamsız kılıyor oldu.
Olayların en başına gitmemiz
gerekirse bir üst paragrafta bahsettiğim gibi Ekim ayına gitmemiz gerekecek.
Hatta belki biraz daha öncesinde, Drew’un Cody ile olan ilk kemer mücadelesine
gitmemiz gerekiyor. SummerSlam döneminde Cody, Cena’dan kemerini almak için
mücadele ederken o esnada Randy Orton ile feudda olan Drew tarafından resmen
hedef tahtasına konmuştu. Drew Cody’e, umarım Cena’dan kemeri alırsın, çünkü
senden kemeri alan kişi ben olacağım demişti. Oldukça obsesif bir karakter olan
Drew, Cody ile önceki feudlarına da istinaden, onu yenen az sayıdaki kişi
olmasını da bilerek SummerSlam sonrasındaki hedefini ortaya koymuştu. Cody,
Cena’yı yenerek SummerSlam’de kemeri ele geçirirken Drew aynı şovda Logan ile
takım olup Jelly Roll ve Randy’i yenmeyi başarmıştı. SummerSlam sonrası da tam
olarak dediklerini yapmıştı. 8 Ağustos Smackdown’da Cody’e spiker masasının
altından Cleymore çeken Drew, ringlerden bir süreliğine uzak kalmasını
sağlamıştı. Bu esnada Randy ile olan feuduna da devam ederken 12 Eylül Smackdown’da
da Randy’i yenmeyi başardı. Maçtan sonra Cody’e yaptığı hareketi yapmak
isterken Cody return yapmış ve Randy’i kurtararak Drew’a Wrestlepalooza’yı
işaret etmişti. Wrestlpalooza’daki maçın sonunda Drew üst turnbackle'ın korumasını çıkarırken
onu dışarı attı. Sonra Cody, Drew'u Cross Rhodes'a alırken Drew onu iterek
kurtuldu. Hakem koruması çıkmış iplere doğru giderken son anda kaçtı. Drew da
rollup ile tuşa gitti ancak hakem ring dışına kaçtığı için tuşu geç saydı ve
Cody kurtuldu. Sonra koruması çıkmış turnbackle'a Drew'u çarptıp Cross Rhodes
çekti ama Drew tuşu attı. Hatta toparlayıp Cleymore çekti ama Cody bu kez attı.
Dışarıdaysa Drew yine Cody'i spiker masasının önüne Cleymore'lamak istedi ama
hakem önüne geçti. Drew anlık düşünürken hareketi yaptı ama Cody kaçınca
hareket boşa gitti. Ringdeyse Cody, Cody Cutter'a gitti ama Drew'dan havada
Glasgow Kiss geldi. Cleymore çekmek isteyen Drew ayağı sakatlandığı için
gidemedi, Cody ise Super Cody Cutter ve Cross Rhodes ile kemerini korudu. 26
Eylül Smackdown’daysa Jacob Fatu ve Drew McIntyre arasındaki ilk yüzleşmeye
şahit olduk. Drew ringde promo keserken Fatu onu böldü. Drew konuşacakken Fatu
ondan mikrofonu aldı ve çeneni kapat dedi. Ağlamayı da kes dedi. Her hafta
buraya gelip ağlıyorsun, şikayet ediyorsun, kendi hataların için başkalarını
suçluyorsun dedi. Neden artık geride durmuyorsun dedi. Drew da ondan mikrofonu
aldı ve kim olduğunu sanıyorsun sen dedi. Geçen sene iyiydin ama ben Drew
McIntyre'ım, gelip burada beni mi kesiyorsun dedi. Eğer sakat olmasaydım dedi
ama Fatu da ondan mikrofonu aldı ve ne olurdu yoksa dedi. Sanırım sen Fatu'nun
full gazda, hiç frende olmadığını unuttun dedi. Ama Drew'dan Glasgow Kiss
geldi. Fatu da Superkick ile cevap verdi. Drew'un bacağındaki ateli alıp
kafasına vurdu. Böylelikle SummerSlam’de United States feudunu Solo Sikoa’ya
kaybeden Fatu da hedef olarak Drew’u seçmiş oldu.
Crown Jewel’da Seth’e kaybeden
Cody, 17 Ekim Smackdown’da kendi kemerine odaklanarak ringe geldi. Geçen
Cumartesi günü, Seth Rollins beni Crown Jewel kemer maçında yendi dedi. Son
zamanlardaki karşılaşmalarımızdan sonra bir daha ringde olmamız gerektiğine
inanmıyorum dedi. Ama burada işlerin bu şekilde yürümediğini biliyorsunuz dedi.
Seth'in kendince sorunları olduğu ortada, bunun için 20'de 20'lik bir vizyona
gerek yok dedi. Bron'larla sorunları var, geleceğini yeniden yazan kahiniyle
sorunlar var dedi. Seth kendi işleriyle uğraşacak, ben de Smackdown işleriyle
dedi. Buradaki iş de #1 Contender'lık maçını burada izlemek dedi. GM'imizin
şunu dediğini duydum, o kişi kim olacak dedi. İskoç Savaşçı Drew McIntyre mı
yoksa daha çok sevdiğiniz biri mi dedi. Yoksa Samoan Warewolf Jacob Fatu mu
dedi. Kim olacak bilmiyorum ama hazır olacağım dedi. Gecenin sonundaysa arka
alanda Fatu'nun saldırıya uğradığını gördük. Dişleri dökülen ve kan içerisinde
olan Fatu'ya ilk müdahale yapıldı. Aldis ona bir şey gördün mü diye sorarken
Drew da maç için ringe geldi. Mikrofonu aldı ve görünüşe göre sizinki, kan
içinde kalmış, hiç fren yok tam gazda dedi ve güldü. Hakeme de lütfen bir
iyilik ya ve #1 Contender'ın elini havaya kaldır dedi. Hakem kaldırmak
istemezken Aldis geldi ve bir kelime daha etme dedi. Arkada tam ne oldu
bilmiyorum ama kötü bir şeyler olduğu kesin dedi. Yemin ederim ki senin bu işte
payın varsa derken Drew onu böldü. Benim bu işte hiçbir etkim yok dedi. Beni 20
yıldır tanıyorsun dedi. Kurumsal adam Cody için çalışma diğerleri gibi, hak
ettiğimi ver ve beni #1 contender yap, maçımı da şimdi ver dedi. Cody yeter
artık diye bağırarak geldi. Herkes senin ne yaptığını biliyor ve bir de buraya
konuşmanı dinlemek isteyeceğimizi mi düşündün dedi. Onlar bir #1 Contender maçı
istiyorlardı dedi. O zaman yapalım, kemer maçı mı istiyorsun senin olsun dedi.
Cody takım elbise ve üstüne paltosuyla Drew'la kapışmaya başladı. Kavga
seyircilerin arasına kadar karıştı. Uzun bir kapışmanın ardından ringde
buluştular ve hakem de zili çaldırdı. Maç bu şekilde ilerlerken dışarı çıktığı
an Cody, kemeriyle Drew'a vurdu ve maç DQ ile bitti. Cody kendinden geçerken
spiker masasında Cross Rhodes hazırlığı yaptı. Ancak bu kez görevliler son anda
Drew'u kurtardılar. Böylece tam olarak bu Smackdown’da hem bu ikilinin hem de
kemerin kaderini değiştirecek, kelebek etkisi yaratacak olaylar silsilesi
başlamış oldu.
24 Ekim Smackdown’da Cody
ringdeyken, Drew arkadan geldi. Spiker masasına çıktı. Görüşüne göre Cody'e
tezahürat yapacaksınız değil mi dedi. Drew'u da yuhalayacaksınız dedi. Bu
durumda siz onun suç ortağı oluyorsunuz dedi. Bence onlar kurumsal Cody'nin propagandaları
karşısında beyinleri yıkanmış kişiler dedi. Sen ne yaparsan yap, seni
destekleyecekler dedi. Wrestlepalooza'da hakemlerle geçtin beni, geçen hafta
kafama kemerle vurdun ve tüm bunlara rağmen seni destekliyorlar dedi. O kadar
çok kazıklandım ki, bu artık Drew McIntyre'ın "hikayeyi bitirmesi"
olayına geldi dedi. Bunu önümüzdeki hafta Saturday Night's Main Event'ta
bitireceğim dedi. Sonra da konuyu Jacob Fatu'ya getirdi. Ona kim saldırdı diye
sordu. Her zaman ben değil mi dedi. O aileden nefret ediyorum ama ben masumum
dedi. Seni Jimmy'yle konuşurken gördüm dedi. Sonuçta kardeşi başka bir kemer
maçına daha gidecek, o ise hep yancı olarak kalıyor dedi. Cody yeter artık diye
bağırdı, geçen hafta nerede kaldıysak oradan başlayalım dedi. Belli ki bir kavga
arıyorsun, ben seninle her yerde kapışırım gel şu anda yapalım dedi. Cody
üstünü çıkarırken Jimmy arkadan geldi ve Drew'a atladı. Güvenlikler araya girse
de Jimmy onlardan sıyrılıp Suicide Dive çekti. Sonra da saldırmaya devam etti.
Görevliler sonunda Jimmy'i çekmeyi başardılar. Arka alandaysa Drew'u Aldis'le
konuşurken gördük. Drew, eğer benim suçlu olduğumu bir anlığına bile düşünsen
beni kemer maçına sokmazdın dedi. Ama Jimmy yine geldi ve Drew'a saldırdı.
Jimmy, Jey'e karşı tüm sinirini Drew'dan çıkarırcasına saldırırken görevliler
yine araya girdiler. Gecenin main event'inde ikili DQ'nun olmadığı bir maça
çıktılar. Drew maçı almayı bildi. Maçtan sonra da Jimmy'e saldırmaya devam
etti. Sandalyeyle Jimmy'i boğmaya çalıştı. Kurtarmaya Cody geldi. Cody, Drew'u
savuşturup Jimmy'e bakmaya giderken bir süre sonra Drew geri döndü ve Cody'e
Cleymore çekti. 31 Ekim Smackdown’da Aldis gecenin sonunda kontrat imzalama
için ilk önce Cody'i ringe çağırdı. Cody ringe gelirken herkesin Cadılar
Bayramı'nı kutladı. Aldis bunun üzerine Drew'u da ringe çağırdı. İki isim
masaya otururlarken Aldis, tek eksik şey var, imzalarınız dedi. Cody ilk
imzanın Drew tarafından atılması için izin verirken Drew da tam imzalayacağı
sırada durdu ve bunu imzalayamam dedi. Bu kez Cody dosyayı aldı ve imzaladı.
Aldis de bana imzalayamaman için iyi bir sebep söyle dedi. Drew da bu kontrat
tam olarak tek taraflı dedi. İmzalayamayacağım dedi. Aldis de standart bir
kontrat bu dedi. Sadece imzala ve geç dedi. Drew da eğer yarın diskalifiye olursam
ne olur dedi. Kemer onda kalır dedi. Count out olursam da kemer onda kalır
dedi. Peki Cody count out olursa dedi. Kemer yine onda kalır dedi. Yine bilerek
DQ olursa kemeri yine korumuş olacak dedi. Bu tek taraflı bir kontrat ve bunu
imzalamayacağım dedi. Aldis de senden sıkıldım artık dedi. WWE kemeri için maç
istemiyor musun, sorun değil arkada tonlarca adam var senin yerinde olmak
isteyen dedi. Onları seve seve buraya getirir ve Cody'nin karşısına çıkarırım
dedi. Drew da olur o zaman dedi ve kalktı. Cody ise onu durdurdu ve otur dedi.
Beni aptal mı sanıyorsun dedi. Bu kontrata eğer DQ olursam veya count out
olursam kemeri kaybedeceğime dair şartlar koymak istiyorsun değil mi dedi. Drew
da bu doğru dedi. Cody de bu işe %100 varım dedi. Aldis onu durdurdu. Sana bunu
yapmamanı öneriyorum dedi ama Cody de sana saygı duyuyorum ama o benim kolaya
kaçacağımı düşünüyorsa bunu boşa çıkarmaya hazırım dedi. Drew da o zaman tamam,
herkes bu işe var dedi. Şu an imzalıyorum dedi, Nick de mutlu değilim derken
Cody de lütfen Nick dedi. Hepimizin bu işin bitirmesi için bunu yapmamız gerek
dedi. Drew da doğru olanı yap dedi. Drew da o zaman resmileşti dedi ve
imzaladı. Bu benim için mutlu bir an ancak aynı zamanda da üzücü dedi. Sen ve
ben, 20 yıldır aynı yolları geçen iki insan olarak en yakın arkadaşlar
olmalıydık dedi. Hikayeni bitirmene yardım ettim dedi. Ben sadece senin
büründüğün hali sevmiyorum, kurumsal bir Amerikan rolü çiziyorsun, senden
nefret etmeliler ama sana destek oluyorlar dedi. Sen American Nightmare'sin bense
sadece işleri doğru bir şekilde yaparım dedi. Çok çalışır, doğruları söylerim,
ünümü kullanmam, farklı bir ülkede doğdum ama Amerikan vatandaşıyım dedi. Ben
neyim biliyor musun, gerçek American Dream'im dedi. Cody de geçtiğimiz yolları
sürekli dile getirmenden memnunum dedi. Bundan gurur duymalısın dedi. Sen
buraya gelmek için bir taslak oluşturdun, ben de takip ettim dedi. Başka
denizlere yol açarsın, kendine farklı şekillerle meydan okursun, 100 tane
insanın önünde güreşirsin, gece boyu yeniden yapmak için araba sürersin çünkü
bu işi tıpkı benim sevdiğim gibi seversin dedi. Kendini o kadar güzel
toparladın ki WWE seni geri dönmen için aradı dedi. Ama işte burada
hikayelerimiz farklılaşıyor dedi. Ben WWE ile yol ayrımına giderken, cesaret
gösterip gittim dedi. Sense kovuldun dedi. Yarın için bol şans, son gülen iyi
güler, işte o zaman da ben karşına çıkarım dedi. Cody giderken Drew onu
durdurdu, her zamanki gibi son söz sende olamaz dedi. İhtiyacın olan o desteği
alıp gidemezsin her zaman dedi. Gerçek şu ki sürekli veriyorsun, onlarsa
alıyorlar dedi. Bir gün sana sırtlarını dönecekler, tıpkı çoğunun bana döndüğü
gibi dedi. Bu turuncu takım elbiseyi giydin çünkü Cadılar Bayramı'nda onları
etkilemeye çalışıyorsun dedi. Ama şu an kiminle olsan o kişiler mutlu olurdu
biliyor musun, kızlarınla dedi. Onların isimleri neydi deyince Cody, Drew'un
kafasını masaya vurdu. Sonra da kemerle vurmak isterken Drew eğilerek kaçtı.
Aldis kendisiyle tartışırken Drew ringe döndü ve Cody'e Cleymore çekti. Sonra
da masaya Powerbomb'ladı. Bu gece senin son gecen, özel jetine atla ve
kızlarını gör, çünkü yarın senden en değerli şeyini alacağım, yemin ederim ki
şampiyon ben olacağım dedi.
Saturday Night’s Main Event
XLI’ye geldiğimizde maç ilerlerken Drew kemeri alıp ringe getirdi. Cody de
kemeri ondan aldı. Sonra hakeme verdi ama o dikkat dağınıklığında Drew'dan
Cleymore geldi. Ama Cody tuşu attı. Sonra da Drew, spiker masasına Cleymore yapmak
istedi ama Cody engelledi. Ardından aprondan Drew, Cody'i spiker masasına
iterken masanın kırılmasını sağladı. Ama Cody tam 9'da içeri girdi. Ardından
Drew, Cleymore ve Future Shock'a giderken Cody kurtulup Super Cody Cutter
yapmak istedi ama muhtemelen hakem orada olduğu için botch oldu ve sakatlanmış
gibi yaptı. Ama ardından hareketi yapabildi. Cross Rhodes'a gidecekken Drew onu
engellemek istedi ama hakem arada kalıp yere düştü. Sonra da Cody Disaster
Kick'e gitti ama Drew'dan Glasgow Kiss geldi. Hakem yerdeyken kemerle Cody'e
vurmak istese de Cody kurtuldu, sonra da birbirlerine Crossbody yaptılar. Drew
ve Cody kemeri almaya çalışırlarken Drew önce davrandı ama Cody, kemere doğru
DDT çekti. Hakem o anları görmezken Cross Rhodes çeken Cody kemerini korudu. 7
Kasım Smackdown’da Cody ringe gelirken Drew'a çok dar bir açıdan bakıyorsun
dedi. Smackdown'ın işleri söz konusuyken, kemer söz konusuyken ve bu kemer
profesyonel güreşin en değerli şeyiyken, farklı bir şey yapmak istiyorum dedi.
Eğer sizin için de uygunsa sizinle oturmak istiyorum, böylece kemer için sırada
kim var onu öğreniriz dedi. Cody seyircilere doğru giderken Aleister Black'in
müziği çaldı. Eğer sen çekiliyorsun ben geliyorum demektir dedi. Priest'i ateşe
gönderdikten sonra yeni şeylere hazırlanıyordum dedi. Eşi Vega'yla beraber
ringe girerken Cody de kravatını çıkardı. Cody tam Black ile yüzleşecekken Vega
araya girdi ve kabusunun şimdi başlaması çok kötü dedi. Sonra da Cody'e tokat
attı. Aldis ortaya çıkarken tansiyon yükselecek gibi ve birilerinin bunu
kontrol etmesi gerek dedi. Gecenin main event'ine de iki isim arasında bir maç
ayarladı. Gecenin sonunda da iki isim karşı karşıya geldiler. Maç devam ederken
Saturday Night's Main Event'in mağdur ismi Drew geldi ve SNME'deki kemer maçının
hakemine Cleymore çekti. Cody de ona saldırmaya başladı. Ama Black de Cody'e girişti. İkiye bir Cody'e
saldırırlarken Damian Priest geldi ve durumu eşitledi. Cody'nin de
toparlamasıyla Priest, Black'e odaklanırken Zelina da onun üstüne atladı. Black
fırsat bulurken Priest'in gözlerine saldırdı. Zelina da Priest'i uzaklaştırdı.
Bu esnada ringde Cody, Drew'a Cody Cutter çekti. Bu esnada Aldis geldi ve Drew
senden bıktım artık dedi. Sonra da onu Smackdown'dan uzaklaştırdığını söyledi.
Drew çılgına dönerken herkes bana karşı dedi ve Aldis'le tartışmaya başladı.
Tartışmanın arka alanda küfürlü devam ettiğini gördük. Drew da küfür ede ede
arenadan ayrıldı. İlerleyen günlerde Drew, her ne kadar yasaklı olsa da Heyman
ile birlikte hareket etti ve Survivor Series öncesinde Vision’a katıldı. Cody
de Punk, Roman ve Uso’ların olduğu takıma katılırken Drew’un olduğu heel ekip
maçı aldı.
5 Aralık Smackdown’da Drew'u
otoparkta arabasından inerken gördük. Hemen anında Aldis yanına görevlilerle
gelirken cezalı olmanın nesini anlamıyorsun dedi. Drew da War Games'i kazandık,
Bron kemer maçı hakkı alıyor bense cezalıyım dedi. Aldis de senin cezan
Survivor Series öncesi başladı, öyle de devam edecek, o yüzden araban bin ve
dön dedi. Drew tamam ama senin için değil, bu yanındakiler eve, ailelerine
güvenli bir şekilde dönsünler diye dedi. Sen beni değil, taraftarları üzüyorsun
dedi. Drew McIntyre bugün yoksa suç senin dedi. Drew arabasına binerken diğer
kapıdan Cody girdi ve Drew'a saldırdı. Cody delirirken görevliler zar zor onu
çektiler. Drew da arabasıyla kaçtı. Aldis, Cody'i sakinleştirmeye çalışırken
Cody de sinirle ringe geldi. Aldis'e seslendi, Drew'u almasını istedi. Drew'a
seslendi. Sen benim evime geldin, otobüste bana saldırdın, çocuklarımın oyun
oynadığı, karımın uyuduğu yerde bana saldırdın ve bir karşılığı olmadığını
düşündün dedi. Sen WWE'nin böceğisin senin üzerine beton bile dökebilirim dedi.
Aldis'e yalvarmaya devam etti. Drew seni dışarıda da yakalayabilirdim ama bu iş
WWE ringinde olmalı, sana yalvarıyorum Aldis, Drew'u geri al dedi. Ben de böcek
gören herkesin yapacağını yapıp onun üzerine basayım dedi.
Saturday Night's Main Event
XLII’ye geldiğimizde Cody, Champion vs Champion maçında NXT şampiyonu Oba Femi
ile karşılaşırken Drew geldi ve Cody'e saldırarak maçı DQ etti. Oba Femi de onu
iterek yere düşürdü. Cody'den Cody Cutter, Oba Femi'den Chokeslam geldi. Cody
her ikisinin de kemerlerini aldı. Oba Femi'ye kemerini verdi ve sonra elini
kaldırdı. Oba Femi de aynı şekilde karşılık verdi. 19 Aralık Smackdown’da
şovdan birkaç gün önce Aldis'in yanında görevlilerle birlikte Drew'un evine
gittiğini gördük. Aldis, DC'de yaptıklarından sonra buraya neden geldiğimi
sorguluyorum ama Cody senin yeniden içeride olmanı istedi dedi. Hepimiz isteriz
dedi. O yüzden bir teklifim var dedi. Cody ile birebir maça çıkacaksınız, kemer
de ortada olacak ve sen de hakem Dan Engler'dan özür dileyeceksin dedi. Drew da
bunu kabul etmedi. Bunu sen ve Cody istiyorsunuz, bana güvensiz bir çalışma
ortamı hazırlıyorsunuz dedi. Sonra kendi şartlarını sundu. Altın çocuğunuzu ne
kadar korumak isteseniz de adalet istiyorum dedi. Kemer maçı zaten hak edilmiş
bir şey, bir de maç türünü seçmek isterim dedi. Sonra da gidip avukatlarınızla
konuşun, eğer Cody bana kemerden önce dokunursa kemerini kaybetsin dedi. Aldis
de kabul etti. Drew, belgeler ne zaman hazır olur derken Aldis de Cody ve
avukatlarla konuşayım, gün sonuna hazır olur dedi. Drew'un telefonuna o esnada
bildirim gelirken, evin kapısının girişinde Cody'i gördük. Drew, bana tuzak
kurdun dedi. Aldis de bunu kabul etmedi. Aldis de ben halledeceğim dedi ve
dışarı çıktı. Cody de bu adamla neyin pazarlığını yapıyorsun dedi. Drew da
dışarı çıkarken Cody fırsatını bulup ona saldırdı. Görevliler ikiliyi ayırmak
isterlerken ortalık resmen kaosa döndü. En son Cody, mutlu noeller aşağılık
herif dedi. Şova geldiğimizdeyse Cody ringde konuşurken Aldis geldi. Drew'un
güvenli bir iş ortamı olmadığını iddia ettiğini söyledi. İkimiz de bunun saçma
olduğunu biliyoruz ama sen onun evine gidip kavga çıkarınca, haklı çıktı dedi.
Daha da kötüsü, sen beni yalancı durumuna düşürdüğün için kötü bir anlaşma yaptım
dedi. Bir arkadaşın olarak söylüyorum, evet sen şampiyonsun ama kanunlar
konusunda sana yardımcı olamam dedi. Bana bu işi bitirmek için güvenmeliydin,
ama güvenmedin dedi. Drew geri geldiğinde, para cezasını ödeyip Dan Engler'dan
özür dilediğinde, ona bir fiske bile vuramayacaksın dedi. Yoksa ne olur dedi
Cody. Yoksa kemerini almak durumunda kalırım dedi Aldis. Cody de sana Drew'a
dokunmayacağım konusunda garanti veriyorum dedi. Ama sana şunu söylemeliyim,
sanki sen kiminle konuştuğunu unutmuş gibisin dedi. Wade Barret'a, kameraman
Marty'e bir sor bakalım, hepsi benim adımı söyleyecekler dedi. Ben oyunu
değiştiren Tweet'i atan kişiyim dedi. Ben buraya geri dönüp, Royal Rumble'ı iki
kez kazanmış biriyim dedi. Ben King of the Ring'im dedi. Ben Tribal Chief Roman
Reigns'i yerinden ettim, GOAT'ı yendim, ben QB1'im dedi. Buraya gelip bana
kanundan bahsediyorsun, bu kemer bende olduğu sürece kanun benim dedi. Bu kemer
bende olduğu sürece sizin için çalışmam, seyirciler için çalışırım dedi. Sen de
bana çalışırsın dedi. İnternete özel videoda da Drew'un Cody'e seslendiğini
gördük. İnsanları kandırıp duruyorsun ama bir sonraki yüzleşmemizde yüzüne
karşı bunları söyleyeceğim dedi. Birkaç hafta önce tek yaptığım işime gitmekken
arabamda bana saldırdın dedi. Sonra da evime gelip saldırdın dedi. Kendini
kurumsal biri olarak tanımlıyorsun ama kurumsal biri sivil bir vatandaşın evine
gelip saldırır mı dedi. Sen aklını kaçırmış bir hayvansın dedi. Bu yüzünü
saklamaya çalışıyorsun ama şimdi herkes senin kim olduğunu biliyor dedi. Bunu
kabul ettin, seni kıran ilk insan benim dedi. Sen artık QB1 değilsin, yeni
kaptan geldiğinde de benchte oturacaksın dedi. O kemere uygun değilsin, o iş
sana göre değil ama tam bana göre dedi. Kötü bir hakem sayesinde geçen sefer
benden kurtuldun, bense bunu unutmadım dedi. Şunu unutma, bana elini sürersen o
kemerle işin biter dedi. Zaten biz o ringde karşı karşıya geldiğimizde, kemer
benim olacak dedi. Sen ve ailene mutlu tatiller dilerim, o kemerle olan son
tatiliniz olacak dedi. Mutlu Noeller aşağılık herif dedi.
26 Aralık Smackdown’da gecenin
sonunda Aldis, hakem Dan Engler ve Drew'u ringde gördük. Aldis, bu konu
kontrolden çıktı ama tüm suçu sana yüklemeyeceğim Drew dedi. Cody de sınırı
aştı dedi. Ama bence, bu işlerin başlangıcı senin bu adama saldırınla başladı
dedi. Ben sözünün eriyim, şimdi sıra senin de öyle olmanda dedi. Anlaşmaya
uyalım ve böylece kemer maçının koşullarını da konuşma şansımız olur dedi. Drew
sözü aldı. Ben de sözümün eriyim, önce cezayla başlayalım dedi ve elindeki çeki
Aldis'e bıraktı. Hepsini tekte harcama dedi. Sonra Dan Engler'a odaklandı. Seni
Cleymore'ladığım için senden özür dilerim dedi. Ne olursa olsun, bir WWE
görevlisine saldırmamalıydım dedi. Aldis de Drew'a teşekkür etti. Ama Drew
hakeme sallamaya devam etti. Sen benim gibi olmanın hayalini kuran biriydin
biliyorum ama başarısız olunca hakem olmak zorunda kaldın dedi. Hatta hakemle
aynı boyda olmak için eğildi, senin seviyene ineyim dedi. Eşin Melissa'dan da
özür dilerim, o da seni Cleymore'lamamı izlemek zorunda kaldı dedi. Hatta o an
keşke benim de Drew gibi bir kocam olsaydı, ne olursa olsun ne yaparsa yapsın
sonuçları karşısında dimdik durabilen biri olsaydı diye düşünmüştür dedi.
Kendini kurtarmalıyın, Cody'i korumalıydın biliyorum dedi. Ama çok üzgünüm,
çocuklarından da özür diliyorum dedi. Böylesine yalak bir babaya sahip
oldukları için çok üzgünüm dedi. Sen adam mısın, vurmak mı istiyorsun bana hadi
vur dedi. En sonunda Cody'nin müziği çaldı ve Cody ringe geldi. Cody sinirle
yaklaşırken Aldis onu durdurmak istedi, Drew ona da vur hadi bana dedi. Yapmak
istiyorsun, gözlerinde görüyorum dedi. İnsanlar da bir kavga izlemek istiyorlar
dedi. Sen onun için çalışmıyorsun, o senin için çalışıyor, sen insanlara
çalışıyorsun hadi, beni yumruklamasını görmek istemiyor musunuz dedi. Yoksa
ağlamak mı istiyorsun, o konuda da iyisin bak dedi. Babasından kredi kartını
alamayan ergen bir kız gibi onu da yaparsın dedi. Neden üzgün olduğunu
anlıyorum, evinden uzak bir evde, ailenin uyuduğu yerde sana saldırdım dedi.
Ama ailen o an orada yoktu değil mi dedi. Ama keşke olsalardı dedi. Gerçek bir
adamın, seni dövdüğünü çocuklarının da görmesini isterdim dedi. Eşin Brandy'nin
gerçek adam nasıl olur görmesini dilerdim dedi. Cody sinirlenirken Aldis onu
tuttu. Sonra da maçın koşullarını açıkladı. Bu maçı Amerika'da yapmıyoruz, üç
kere beni burada kazıkladın dedi. Bu işi Almanya'da Berlin'de yapacağız dedi.
Three Stages of Hell maçı yapacağız dedi. Cody de kabul etti. Bir şey daha var
dedi Drew. Berlin'de sana çektirirken, seni cehenneme yolladığımda, babana
benim için selam söyle dedi. Cody iyice delirirken kendisini tutan Aldis'i
yıktı. O an dikkati dağılınca da Drew'dan Cleymore yedi. Sonra da kemeri alıp
havaya kaldırdı. 2 Ocak Smackdown’da Cody ringdeyken Drew'u arka alanda gördük.
Drew, Cody ve Dusty'nin beraber çekildikleri bir fotoğrafı gösterdi. Keşke
Dusty hala aramızda olsaydı dedi. Ama şu an yukarıdan baktığını ve utandığını
biliyorum dedi. Drew McIntyre bir kez daha şampiyon olduğunda birçok insan
cehennemde soğuk bir gün olacağını düşünüyor, umarım Dusty de o soğuğu hisseder
dedi ve fotoğrafı yere fırlatıp çerçeveyi kırdı. Sonra da üstüne bastı. Cody de
arka alana gitti. Aldis ve görevliler onu durdurmaya çalıştılar. Drew da ringde
gözükürken bu kez Cody oraya gitti. Görevliler yine araya girdiler. Drew da
mutlu yıllar Cody dedi. Fotoğrafı bu kez yaktı. Cody deli gibi ringe girmeye
çalışırken görevliler onu durdurdular. Drew da fotoğrafı yakıp çöpe attı.
9 Ocak Smackdown’da da Cody
Rhodes ile Drew McIntyre Three Stages of Hell kemer maçını izledik. İlk pin'i
Drew, hakemin görmediği bir anda Low Blow sonra Cleymore çekerek aldı. İkinci
maç Falls Count Anywhere olarak yapıldı. Muazzam anlar izledik, en sonunda da
Cody spiker masasında Cross Rhodes çekip durumu eşitledi. Son maç Steel Cage
olarak yapıldı. Burada da gerçekten inanılmaz şeyler seyrettik. Örneğin Cody,
kafesin en tepesinden Cody Cutter yaptı. En son iki isim de yerdeyken Drew,
kapıdan sürünerek çıkmak istedi. O esnada kapşonlu biri geldi, hakemi iterek
Drew'u engelledi. Kapşonu çıkaran isim Jacob Fatu olurken, Fatu aylar sonra
return yaptı. Ringe girip Drew'a saldırdı. Arkasına dönüp Cody'e de saldırdı.
Fatu, Cody'e saldırırken kapıyı açık bulan Drew kendini dışarı attı ve kemerin
yeni sahibi oldu. Cody olanları farkına varırken Fatu'yu kafese doğru itti.
Sonra da sinirle kemeri kendisinden alan Drew'a baktı. Böylece Drew,
Wrestlemania 40’taki birkaç dakikalık şampiyonluğunun ardından bir kez daha ana
kemere sahip olmayı başardı. 16 Ocak Smackdown’da yeni şampiyon Drew McIntyre,
kemeriyle ilk girişini gayda şovuyla yaptı. Şov da memleketine yakın bir yerde
yapılınca fazlasıyla destek aldı. Drew da bu an için dualar ettim ve
gerçekleşti dedi. Britanya'da gerçekten zorlu yıllar oldu benim için, ama bizi
bir araya getiren şey bu kemerdir dedi. Tarihin ilk ve tek Britanyalı
şampiyonu, Drew McIntyre'dır dedi. Geçen haftadan sonra çok mesaj aldım, çok
tebrik mesajı aldım dedim. Herkese canınız cehenneme demek istiyorum dedi.
Kovulduğumda neredeydiniz dedi. Roman Reigns ve Bloodline, hayatımı cehenneme
çevirdiklerinde de yoktunuz dedi. CM Punk defalarca kez hakkımı yediğinde Roman
Reigns'i destekleyip salak Jey'in yeet hareketini yapıyordunuz dedi. Cody ve
hakemleri yine beni kazıkladıklarında Drew için hashtag çalışması mı yaptınız,
hayır dedi. Teşekkür etmem gereken tek kişi var dedi. Bana inanan tek kişi,
yani kendim dedi. Sana teşekkür ediyorum Drew McIntyre dedi. Bir kişi den daha
bahsedeceğim dedi. Eski.. çok güzel hissettirdi bak bu dedi. Cody biliyorum ki
arka alandasın, ben bunu ne zaman söylesem içini parçalayacak dedi. Eski
şampiyon Cody Rhodes dedi. Biliyorum ki yalaka ekibin sana bir kemer maçı
ayarlayacaklar dedi. Ama aslında maçımız öncesi imzalanan kontratta bir madde
vardı dedi. Amerikalıların %90'ınında olduğu gibi sen de okumadın dedi. Bir
rövanş maçı olmayacak dedi. En baştan başlamalısın dedi. Tehlikeli, tahmin
edilemez Drew McIntyre'ın dönemi başlamıştır dedi. Aynı şovda Drew’un Royal Rumble
için rakibinin belirlenmesi adına bir turnuva başlarken Cody de Royal Rumble’ı
hedef almak zorunda kaldı. Aynı şovda başka bir zamanda Cody ringe geldi. Sizin
sadece seyirci olmanızı istemiyorum, sizinle takım arkadaşı olmak istiyorum
dedi. Ama sanırım bir yerden sonra biraz tahmin edilebilir oldum dedi. Olan
biteni göremedim veya kaybedebileceğim yolları göremedim... ya da Drew McIntyre
bu konuda çok mu iyiydi acaba dedi. Kendime veya size şunu sorabilirim; Shawn
Michaels, Hulk Hogan, Steve Austin gibi isimlerin benimle nasıl bir ortak
yönleri olabilir dedi. Çok basit dedi. Biz üst üste iki kez Royal Rumble'ı
kazanan kişileriz dedi. Bu isimlerden sadece bir tanesi üç kez kazandı dedi.
Ben kumarı seviyorum, uzun yolları seviyorum dedi. Bazen ne kadar güçlü
olursanız olun esas güç kendinize inanmaktır dedi. İşte şimdi burada,
WrestleCulture'dayken her hafta güreşmekten keyif aldığım bu şehirde kendimi
yeniden bileyliyorum dedi. İşi resmileştireyim dedi. Drew'a göre herhangi bir
rövanş maçı olmayacakmış, sorun yok dedi. Bu işi eski yöntemlerle yapacağız,
Royal Rumble 2026'ya giriyorum dedi. Ne hakkında konuşalım dedi. Jacob Fatu
hakkında konuşalım dedi. Onunla APW'da tanışmıştım, nelere sahip olduğunu
biliyorum dedi. Solo Sikoa ile güreştiğini de gördüm, o bizim endüstrimizin
genç bir veteranı dedi. Ama onun "hesabın" ne demek olduğunu
bildiğini biliyorum dedi. Sana gelebilecek en büyük hesap bende dedi. Buraya
gelip kendin ödemeyi yaparsın ya da ben gelip alırım dedi. İlerleyen anlarda
Kit Wilson ringe geldi. Haklı olduğumu biliyorsunuz, burada bir sorun var dedi.
Çözüm benim dedi. Hepinize bir lider gerek dedi. Bana ihtiyacınız var dedi. Ben
toksik maskulenliğin çözümüyüz dedi. Ama arkasında Jacob Fatu belirdi. Benim
adım Kit Wilson dedi, arkasını döndü ve Superkick yedi. Sonra da saldırmaya
devam etti, Moonsault çekti. Mikrofonu alıp Cody'i çağırdı. Cody de ringe
gelince iki isim birbirlerine girdiler. Aldis ve görevliler ikiliyi ayırmaya
geldiler.
Cody bir yandan Royal Rumble’a
odaklanırken bir yandan da Saturday Night’s Main Event XLIII için Jacob Fatu
ile çıkacağı maçla ilgilendi. 26 Ocak Smackdown’da Cody'nin arka alanda Michael
Cole ile yaptığı röportaj ekranlara geldi. Cole ilk olarak kemer kaybından sözü
açtı. Cody de onu kaybetmemle alakalı değil de geri kazanacak olmamla alakalı
konuşmak isterim dedi. Royal Rumble'ı üçüncü kez kazanacak olmamla alakalı
konuşmak isterim dedi ama Cole onu böldü. Yarın, sana kemerini kaybetmeni
sağlayan adamla yüzleşeceksin, bana ona dair duygularını aktar dedi. Cody,
cevabı bilmene rağmen sormana saygı duyuyorum dedi. O esnada Fatu görevlileri
ve Aldis'i aşarak alana geldi. Cody de sorun değil, otur dedi. Görevliler ve
Aldis de herhangi bir şey olmasın diye orada beklediler. Fatu sözü aldı. Benim
olayım Drew McIntyre'dı, çünkü dişlerimi ağzımdan çıkardı dedi. Ben sadece ve
sadece Drew'a odaklıydım dedi. Buna dair düşüncelerin umurumda değil dedi. Ama
kahraman olmalıydın değil mi, bana sen saldırdın dedi. Bu da beni düşündürdü
dedi. Cody de düşündün mü, bana orada çok düşünmüşsün gibi gelmedi dedi. Sanki
rol yapıyordun dedi. Sana dişini çıkaran bir adam gibi değil, buradaki duran
herkesin bildiği ama söylemeye cesaret edemediği şeyleri söyleyen bir adam gibi
konuşacağım dedi. Sen rol yapıyordun, düşünmüyordun dedi. İşte bu yüzden hapse
girmiştin dedi. Fatu sinirlenip ayaklandı. Cody de oturdu. Fatu da oralara mı
gireceksin, sorun değil alıştım dedi. 16 ve 18 yaşlarımda içeri girdim dedi. 7
çocuk, işsizlik, bir kadın... buraya gelmeden bir ay önce bir işim olacak mı
olmayacak mı bilmiyordum bile dedi. İşe alınmadan önce neredeyse kovuluyordum
ama ben şikayet etmem dedi. Tercihler beni daha iyi bir adam yaptı dedi. Onları
beni seçti ve şu an karşındayım dedi. Cody de ayaklandı, işte sorun bu dedi.
Sen benim karşımdasın ve benim kemerim yok, bunun da sorumlusu sensin dedi.
Yarınki maç kemer maçı olmalıydı dedi. Kemer maçı mı dedi Fatu da. Ben gelmeden
önce Drew zaten kafesten çıkıyordu, beni boşa suçluyorsun dedi. Cody de olayı
çözdün demek öyle mi, ama sen o maçın bir parçası değildin ve herhangi bir ana
kemerin parçası da olmadın dedi. Fatu iyice sinirlenince Aldis araya girdi.
Fatu benim hakkımda böyle düşünüyorsun demek, sana karşı olan Samoalılardan
biriyim yani dedi. Ne ben onlar gibiyim ne de onlar benim gibi dedi. Herkes
benim kontrole sahip olmadığımı mı düşünüyor dedi. Bana güven, kontrol
fazlasıyla bende, bence bunu bir düşün dedi.
Saturday Night’s Main Event
XLIII’ye geldiğimizde Cody, Fatu ile yapacağı maç için ringe gelirken irişini
yaparken turnbackle'da olduğu esnada zil çalmadan Fatu ona saldırdı. Cody de
karşılık verdi. Hakem Charles Robinson yerde kalırken başka hakemler ve
görevliler de geldi. İki ismi ayırmaya çalıştılar. Fatu görevlileri indirip
dışarıda duran görevliler ve Cody'e uçtu. Sonra arka alana giderken Cody döndü
ve ona geri saldırdı. Onu ringe sokup Clothesline ile indirdi. Sonra da Suicide
Dive ile uçtu. İşler seyircilerin arasına karıştı. Hatta Cody bir ara suyu
ağzına alıp Fatu'ya püskürttü. Merdivenlerin orada dahi kapışmaya devam
ettiler. En son arka alana gittiler. Aldis de gelse de kapışmayı sürdürdüler.
Görevliler de fazlasıyla nasibini aldılar. Arenaya geri dönerlerken yavaş yavaş
aşağı indiler. En son Drew geldi ve Fatu'yu aşağıya masaya indirdi, Cody'e de
Low Blow çekti. Sonra da onu kaldırıp masaya Powerbomb'ladı. Arka alanda
röportaj veren Drew eğer kemer için şansınızı denemeyi düşünürseniz başınıza bunlar
gelir, az önceki olanlar bir mesajdı dedi. Yine aynı şovda fatal four way
maçını kazanan Sami, Drew’un Royal Rumble’daki rakibi olmayı başardı. 30 Ocak
Smackdown’da Rumble’a girenler ve #1 contender olan Sami Zayn, birbirlerine
mesaj verirlerken gecenin sonundaki Tag Team maçına Drew yine karıştı.
Kemeriyle Sami'ye vurmayı düşünürken bu kez Jacob Fatu'nun müziği duyuldu. Ama
Fatu arkadan gelip ona saldırdı. Olanları gören Cody de Suicide Dive ile
Fatu'ya uçtu. Sonra da Fatu'yu ring postuna vurdu. Drew da onu vurdu. Cody'i
ringe sokup Cleymore pozisyonu aldı. Ama Sami'den Helluva Kick yedi. Sami
yerdeki kemere gözü giderken elini attığı an Cody de kemere el attı. Ama Bron,
her ikisini de Spear ile yere serdi. Rumble’a geldiğimizdeyse Drew, Sami’ye karşı
kemerini korudu. Rumble maçına da karışan Drew, maçta olmamasına rağmen Drew’u
elemeyi başardı. Jacob Fatu ise Roman Reigns tarafından elendi.
Rumble sonrasında gözler
Elimination Chamber’a çevrilirken 6 Şubat Smackdown’da Drew McIntyre'ı arka
alanda gördük. Oldukça mutlu bir şekilde yürüyen Drew, ringe doğru yöneldi. Ama
Drew gelirken Cody arkadan ona saldırdı. Deliye dönen Cody Drew'un kafasını
ring postuna vurdu. Onu seyircilerin oraya fırlatırken görevliler Cody'i
tuttular. Drew da kaçmaya çalıştı. Drew kaçınca Cody ringe gelip mikrofonu
aldı. Aynı olacağını mı düşündün dedi. Ringe gelip gülüp aynı şeyler olacağını
mı umdun, ama olmayacak dedi. Beni içinde olmadığın bir Rumble maçında eledin
dedi. Bu kendi kendine gerçekleşen bir kehanet dedi. Kariyerimde ilk kez orayı
bilinçli bir şekilde işaret edemiyorum dedi ve Wrestlemania logosuna baktı.
Geçen Pazartesi Raw'da, çok saygı duyduğum iki adam olan CM Punk ve Roman
Reigns'i izledim dedi. En büyük WWE hayranı olarak çok heyecanlandım dedi. Bu
harika anın sonucu benim için benden bahsetmemeleri dedi. Ama onlar zaten benim
olmamamdan dolayı mutlular çünkü bana boşuna Raheem denmiyor dedi. Böylece kendisi
için yapılan Raheem meme'lerine de göndermede bulundu. Ben bu şehirde doğdum
dedi. Arn Anderson, Manny Fernandez beni beklerken kavga ediyorlardı dedi. Kız
kardeşim bir Shera gibi koşturuyordu dedi. Buraya, doğduğum şehre bu hikayenin
ilk sayfasına döndüğümdeki utancı bir düşünün dedi. Buraya kemerim olmadan
gelmenin utancının tek sebebi sensin Drew dedi. Bu senin problemin dedi. WWE
şampiyonu olamadığın için değil, ben olabildiğim için delirdin dedi. Merak
etme, utancım ve rahatsızlığım senin düşüşün olacak dedi. Hiçbir şeyi kafana
takma çünkü Wrestlemania'ya kadar gidemeyeceksin dedi. İlerleyen anlarda Drew
bir kez daha ringe geldi. Ama mikrofonu alıp konuşamadan bu kez Jacob Fatu'nun
saldırısına uğradı. Fatu ona Hip Attack çekti. Sonra da Clothesline ile ring
dışına yollayıp Suicide Dive ile uçtu. Ardından da yumruklamaya devam etti.
Güvenlikleri de sağa sola savurdu. O esnada fırsatı bulan Drew kaçtı. Fatu en
son bir yumruk daha atabildi. Drew en sonunda şansını yine denedi. Mikrofonu
aldı ve Roman'a seslendi. Punk'ı neden seçtiğini anlıyorum bro dedi. Bir
tarafta koca ağır bir İskoç savaş makinesi varken diğer tarafta da dövmeli,
hassas, kırılgan ve kariyerinin düşüşte olduğundan kaygılanan bir sosyapat var
dedi. Samoalı ailen olmasaydı seni öldürürdüm dedi. Sen kendin için en doğru
tercihi yaptın dedi. Wrestlemania'da başarılar dedi. Siz ufak çocuklar gibi
takılın dedi. Bense tüm kadronun benimle kapışmak için birbirini ezdiği, bir
numaralı gerçek dünyanın en iyisi olarak buradayım dedi. Ama Drew gidemeden bu
kez onu Trick Williams kesti. Yanlış şeyler için endişeleniyorsun dedi. Roman
Reigns, CM Punk, Cody Rhodes, Jacob Fatu, Raheem gibi kişiler için
endişeleniyorsun dedi. Aslında endişelenmen gereken kişi bu şirketin geleceği,
en yeteneklisi Trick Williams'tır dedi. Çünkü o kişi Wrestlemania'da senden
kemeri alacak kişi dedi. Drew da öne çıkın dedim, sen de öne çıktın dedi. Sana
ufak bir tavsiye evlat, koşmadan önce yürümeyi öğren dedi. Şampiyonu bir kez
daha bölersen... o ayakkabılarını güneşin görmediği yere sokarım dedi.
Drew; hala Ekim ayında Jacob’a
yapılan saldırının baş şüphelisiyken kemerini elinde tutmaya devam etti. Aynı
anda hem Cody hem de Jacob’a da bela olmayı da sürdürdü. 13 Şubat Smackdown’da
Sami Zayn vs Cody Rhodes vs Jacob Fatu Elimination Chamber Qualifying Triple
Threat maçını izledik. Maçın sonunda Fatu, Cody'nin Sami'ye Cody Cutter çektiği
esnada Cody'i dışarı yolladı. Sonra Moonsault çekip Sami üstünden tuşa gitti
ama Drew, ona Jacob'a Cleymore çekip tuşu bozdu. Sonra da dışarı düşen Fatu'yu
dövmeye devam etti. Kafasını ring postuna vurup onu spiker masasına fırlattı. O
esnada Cody, Drew'a Suicide Dive ile uçtu. Ama Cody onun da kafasını ring
postuna vurdu. Jacob ayaklanırken onu da spiker masasına Powerbomb'ladı. Sonra
da ringde Cody'e Cleymore çekti. Sami'yi Cody'nin üstüne koyup tuşa gitmesini
sağladı. Hakem o esnada dışarıda Fatu'ya bakarken ringe dönüp tuşu saydı. Ancak
Cody üç olmadan kalktı. Drew da ringe dönüp Cody'e saldırmaya devam etti. Ancak
bu kez Sami geldi ve Drew'a Helluva Kick çekti. Cody de Sami üzerinden Cross
Rhodes çekip maçı aldı. 20 Şubat Smackdown’da Cody ve Fatu'yu ringde gördük.
Fatu, benim olayım Drew dedi. Sonra da Drew'u ringe çağırdı. Ama gelen Aldis
oldu. Aldis, kızgınlığını anlıyorum ve hak da veriyorum dedi. Bunun olacağını
tahmin ediyordum, bu sebeple de Drew'a bu gecelik izin verdim dedi. Aslında WWE
şampiyonuna bunu yapmak istemiyordum ama ortalık çok karışık, Elimination
Chamber da geliyor dedi. Wrestlemania da var dedi. O yüzden gereksiz riskler
alamam dedi. Cody'nin mikrofon zamanı olmalıydı, en iyisi ikimiz ringden
ayrılalım, Cody konuşsun, biz de arkada ofisimde Drew McIntyre'ı nasıl ele
geçirirsin onu konuşalım dedi. Jacob buna şaşırırken seyircilerin orada en
tepede Drew'u gördük. Ağızlarından şampiyonun adını çıkaramıyorlar değil mi
dedi. Bana izin verdiğin için teşekkür ederim Nick ama birincisi ben şampiyonum
ve istediğimi yaparım dedi. İkincisi Smackdown'a bayılıyorum, o kadar çok
bayılıyorum ki sırf şovu izleyebilmek için loca aldım dedi. Jacob, sürekli konuşuyorsun
bak buradayım, tam gaz hiç fren yok he dedi. Bana daha çok havlama ama ısırma
yok gibi geldi dedi. Ne yapacaksın dedi. Jacob da ringden fırlayıp oraya gitmek
isterken görevliler geldi. Jacob delirirken Aldis olay yerine geldi ve Jacob'ı
sakinleştirmeye çalıştı. Önümüzde Chamber ve Wrestlemania var, bu şansları
kaçırmak mı istiyorsun dedi. Beni seçeneksiz bırakma dedi ve görevlileri yine
çağırdı. Bu işi içeridek konuşacağız dedi. Drew yine sözü aldı, sırf şampiyonum
diye tüm dünya bana karşı dedi. Şampiyon olduğum için beni kıskanıyorlar dedi.
Şampiyon olduğum için ben olmak istiyorlar dedi. Cody son sözü söylerken, tüm
dünya sana karşı ama şampiyonsun diye değil, bir şerefsiz olduğun için dedi. Bu
arada aynı şovda Drew, Randy’e de Aleister Black ile yaptığı maçta saldırırken
Cody, Randy’i kurtarmaya geldi. Aslında burada Randy’nin de dahil olabileceği
çok güzel bir Fatal four way ortamı yaratılmışken maalesef ki iş burada kaldı.
Elimination Chamber’a bir gün kala 27 Şubat Smackdown’da Jey saldırıya uğrarken
maça katılamayacağı açıklandı. Yerine girecek ismi belirlemek adına Jacob Fatu
ile Logan Paul arasında maç yapılırken, Drew maça karışarak Jacob’ın çembere
girmesine engel oldu.
Elimination Chamber’a
geldiğimizdeyse Drew’un Wrestlemania rakibini belirlemek adına yapılan çember
maçında son ikiye de Cody ve Randy kaldılar. Drew çemberin içine girerken ve
kemerle Cody'e vurup Cleymore denedi. Cody karşılık verirken Drew saldırmaya devam
etti. Ama Randy Orton, Drew'a RKO çekerken Cody de Drew'a Cross Rhodes çekti.
Fırsatı bulan Randy, Cody'e de ani bir RKO çekip maçı aldı. Böylece Randy;
Wrestlemania için yerini garantiledi. 6 Mart Smackdown’daysa Drew, tüm bu
yaptıklarının sonucunda Aldis tarafından cezalandırılırken Cody’e karşı
kemerini korumak zorunda kaldı. Maçın sonlarında hakem yerde kalırken Drew'ın
sorun yaşadığı Dan Engler geldi. Drew'un tuşunda Cody kalkınca da Drew, hakeme
diklendi. Sonra da ona Glasgow Kiss çekti. Sandalyeyi alıp vuracakken Fatu
arkadan engel oldu. Toparlanan Cody, maçı alıp yeni şampiyon oldu. Böylece
Fatu, birkaç ay önce yaptığı hatayı düzeltirken kemerin yeniden Cody’e
dönmesini sağladı. Bu olayın ardından zaten bir sonraki hafta Randy heel olup
Cody ile olan feudunu keskinleştirirken; Drew ve Fatu arasındaki mevzular da
kemerden bağımsız ilerlemeye devam etti. Böylece Wrestlemania için ortak bir
feuddan iki ayrı feud ve iki ayrı maç çıkmış oldu.
13 Mart Smackdown’da Drew
McIntyre sinirle geldi ve spiker masasına çıktı. Geçen hafta olanları gördünüz,
kemerim benden çalındı dedi. Kendini tutamadın değil mi Nick, altın çocuğun
Cody, Wrestlemania'dan önce kemer maçı hakkı elde etti dedi. Buraya gelip
işleri düzelteceksin dedi. Tüm gece buradayım dedi. Aldis geldi ve sana temiz
bir İngilizce'yle olanları açıklayayım dedi. İşleri düzeltecek bir şey yok
dedi. Şampiyon olmanın gerekliliklerinden biri kemerini korumaktır dedi. Adil
bir, bire bir maça çıktın dedi. Öyle bir maç ki hakeme kafa attın ama işler
senin yolunda gitmedi, şimdi de yine kurbanı oynuyorsun dedi. Sonra da Jacob
Fatu geldi. Fatu da ne düzeltilecek diye sordu. Ben olmasaydım zaten şampiyon
bile olamazdın dedi. Olayları düzelten kişi ben oldum dedi. Şampiyon olmamanı
sağladım dedi. Konu Aldis'le, Cody'yle veya kimseyle alakalı değil dedi.
İnsanları hedef tahtasına koyuyorsun, hakemleri suçluyorsun, Nick'i ve herkesi
suçluyorsun dedi. Ama şundan emin olalım, seni mahveden kişi bendim dedi. Bu
konu hakkında ne yapacaksın peki dedi. Drew de ne mi yapacağım dedi. Sen, Nick,
Cody... hepinizden usandım dedi. Aldis'in yanına gitti ve istifa ediyorum dedi.
Ancak ilerleyen anlarda Jacob Fatu ve Trick Williams arasındaki maça karıştı.
Maç ilerlerken hakemin görmediği bir anda gelen Drew, Fatu'ya saldırdı. Trick
de maçı aldı. Maçtan sonra Drew, Fatu'ya bir de Cleymore çekti. Gecenin
sonundaysa Randy ve Cody arasındaki kontrat imzalamada Aldis sözü aldı. Drew'a
hoş geldin, madem gitmiyorsun o zaman önümüzdeki hafta Fatu ile bir maç yap
dedi.
20 Mart Smackdown’da Şovun daha
başında, arenaya girişin orada bir hareketlilik olduğunu gördük. Drew, ön camı
kırılmış arabadan Jacob Fatu'yu çekerek kaportanın üstünde onu yumruklamaya
başladı. Görevliler araya girmeye çalışsa da kafasını kaportaya vurdu. Jacob'ın
kafasının da kanadığını gördük. Sonra Drew sinirle ringe doğru geldi. Drew, siz
benim çenemi kapatım güreşmemi istiyorsunuz ama güreşmem gereken yer
Wrestlemania Main Event'idir dedi. Siz bunu benden aldınız dedi. Ben buraya
kavgaya geldim, kim önüme çıkarsa yıkarım dedi. Sonra da Wrestlemania logosuna
baktı. O esnada da Aldis geldi, senin sorunun ne dedi. Sen hayatımda kendini
sabote ettiğini gördüğüm yegane insansın dedi. Kemerin vardı, kemerini
koruyamadın ve şimdi de Jacob'ı istiyorsun dedi. Ama o da seni istiyor dedi.
Sizin için maç ayarladım ama onu da elinizi yüzünüze bulaştırdınız dedi.
Önündeki Wrestlemania'dan mı bahsediyorsun, önünde olabilecek tek şey
işsizliktir dedi. Drew de beni tehdit mi ediyorsun, istifa etmeye çalıştım ve
siz buna bayıldınız dedi. Jacob da bayıldı buna dedi. Ama daha iyi bir fikrim
var dedi. Bu arada sen bir kız babasısın değil mi, kızın senin gibi bir
yalakanın kızı olduğu için utanıyordur dedi. Bense tüm geceyi kaosa boğacağım
dedi. Sonra da arkadan Jacob'ın görevlilere rağmen geldiğini gördük. Fatu
doğrudan bir şekilde Drew'u bulurken ikili birbirlerine girdiler. Drew başta
yenik düşse de toparlanıp Drew'un omzunu çelik merdivenlere yolladı. Sonra da
spiker masasına fırlattı. Spiker masasında Drew'a kafa ve yumruk atarken
sonunda görevliler araya girdiler. Ama Fatu yine bir boşluk bulup seyirci
bariyerlerine çıkıp spiker masasındaki Drew'a atladı ve masayı kırdı. İkilinin
kavgaları ilerleyen anlarda yine arka alanda da görüldü. Drew boşluk bulup
Jacob'ın gözlerine saldırdı. Gecenin sonunda da Randy ve Cardona arasında
olaylar yaşanırken bu kez dev ekrandan Drew ve Jacob'ın yüksek bir yerde yine
birbirlerine girdiklerini gördük. Aldis ve görevliler olay yerine gitmek için
koşmaya başladılar. En sonunda Drew ve Jacob beraber sırt üstü yere düştüler.
27 Mart Smackdown’da Jacob ringe gelip Drew'a seslendi. Bana arabayla vurup,
sonra kafamı da arabaya vurduktan sonra, beni kanattıktan sonra beni
durdurabileceğini düşündün değil mi dedi. Beni binanın bir tarafından bir
tarafına sürüklemen durdurur mu sandın, hayır dedi. Fatu'nun konuşurken canının
yandığını gördük. Hepsini yaptın ama bak ayaktayım dedi. Nefes aldığım
müddetçe, her hafta senin peşindeyim dedi. O esnada Drew geldi. Tüm bunlar,
beni işlemediğim bir suç için suçlaman sebebiyle yaşandı dedi. Ben hep
suçluyumdur değil mi dedi. Sense düpedüz suçlusun dedi onun geçmişine atıfta
bulunarak. Çıktığında da suç işlemeye devam ettin, çaldın, kemerimi çaldın
dedi. Wrestlemania'yı benden çaldın dedi. Her şeyi dedi. Ailene yemek getirmek
için yaptığını söylüyorsun değil mi dedi. Gözlerimin içine bak, bu konuda çok
ciddiyim, çocuklarına başlarım dedi. Drew'un da konuşurken canının yandığını
gördük. Jacob tam ona yönelirken Aldis geldi ve yeter dedi. Orada kal dedi
Jacob'a. Drew'a da öyle dedi. Sağlık görevlileriyle konuştum, her ikiniz de bu
gece kapışabilecek durumda değilsiniz dedi. Ama 18 Nisan Wrestlemania'da bence
iyi olursunuz dedi. Siz ikinizin hem kendinize hem şirketinize sorumlulukları
var, ama şirketin size karşı yok dedi. O yüzden DQ, count-out olmayacak, hakem
sadece tuşu saymak ve pesi kabul etmek için olacak, çünkü maçınız Unsanctioned
olacak dedi.
3 Nisan Smackdown’da Drew'un
bir videosu ekranlara geldi. Çok önemli bir an yaşıyordum, Shakespeare bile
bundan iyisini yazamazdı dedi. Mükkemmeldi dedi. Ailem beni Wrestlemania'da şampiyon
olarak görecekti dedi. Ama o anlar yine benden çalındı dedi. Söylediklerini
duydum Jacob, bahaneler, yalanlar, haklı çıkmaya çalışmalar dedi. Sen hala bir
suçludan fazlası değilsin dedi. Bir hırsızsın dedi. İnsanlar değişebilir ama
sen değişmezsin dedi. Sen hiç değişmeyeceksin ve hep zavalli bir mahkum olarak
kalacaksın dedi. Ailen sayesinde buradasın dedi. Hayatımı cehenneme çeviren
aileyle aynı aile dedi. Ailenin torpilli bir suçlususun dedi. Sen aralarındaki en
fenasısın, geçmişini de silemezsin dedi. Önümüzdeki hafta, tüm soru
işaretlerini gidereceğim dedi. Önümüzdeki hafta senin gerçekte kim olduğunu tüm
dünyaya göstereceğim dedi. 10 Nisan Smackdown’da Drew’un yine bir videosu
ekranlara geldi. Sen bir başarıszsın dedi Jacob'a. Hem bir erkek hem de bir
baba olarak başarısızın dedi. Bu gece, kendi evinde, aile üyelerinin önünde,
bazı şeyleri göstermek daha doğru olurdu dedi. Bu esnada Drew'un bir
hapishaneden videoyu çektiği görüldü. Burası seni temsil ediyor dedi. Her zaman
kim olacağını gösteriyor dedi. Sen bir suçlusun, bunu sen seçtin dedi. Sen kısa
yolu seçtin dedi. Sen asla değişmezsin, yaptığın tek şey çalmak dedi. Sen
buraya ait değilsin, sen buraya aitsin çünkü sen bir hayvansın dedi.
Wrestlemania'da hayatının dayağını atacağım, sonrasında yine burada biteceksin
dedi. Sen kemerimi de, main event'imi de çaldın dedi. Wrestlemania'da senin
yargıçın olacağım ve cezanı keseceğim dedi. İlerleyen anlarda Jacob Fatu ile
Tama Tonga'nın maçını izledik. Fatu maçı almayı başardı. Maçtan sonra mikrofonla
bir şeyler söylemek istese de Drew arkadan ona saldırdı. Fatu Superkick ile
karşılık verdi. Ama Drew'dan Cleymore geldi. Sonra da sandalyeyle saldırdı.
Ring dışında da Future Shock DDT çekti. Sonra da kelepçe çıkardı, bir elini
kelepçeye takıp onu ring postuna vurdu. Sonra da kelepçeyi diğer eline de
geçirdi. O boşlukta Fatu bir kafa atsa da Drew daha da sinirlenip saldırılara
devam etti. Ringde de bir Cleymore daha çekti. Görevliler gelse de onları
takmayıp deri kemerle Fatu'ya vurmaya başladı. 17 Nisan Smackdown’da Arenaya
polis arabasının girdiğini gördük. Polis kapıyı açtığında içinden Jacob Fatu
çıktı. Fatu arabanın üstüne çıkıp promo kesti. Ailemin gözü önünde beni kelepçelemenin
beni utandıracağını mı düşündün dedi. Beni rahatsız etmedi bile dedi. İşte
burada kafan karışıyor dedi. Yarın Aldis, polis, güvenlik, ordu, yönetim
olmayacak ve kimse ben seni döverken durduramayacak dedi. Seni kurtaracak kimse
yok dedi. Beni yine hapse sokmaya çalışıyorsun hem de hayatımı değiştirmeye
çalışırken dedi. Ama işin doğrusu onu arkada bıraktım bile dedi. Yarın seni
dövdükten sonra seni de arkada bırakacağım dedi.
Bu feud nasıl oldu da Ekim
ayından bu yana bir şekilde işlendi hiç anlamıyorum. Yani Drew’un kısa dönemli
şampiyonluğunun tek amacı zaten konuları uzatmaktan ibaret gibi duruyor. Ortada
hala Fatu’ya aylar öncesinden kimin saldırdığının belli olmaması gibi bir
durumu da var. Bu olayın hiç işlenmiyor olması da bambaşka bir şey gerçekten.
Burada hiç gündem bile olmadı, hatta gündemden düşürüldü. Elimination Chamber
öncesi Jey de kimliği belirsiz kişiler tarafından saldırıya uğramıştı ama onu
da öğrenememiştik. Dolayısıyla biraz kabak tadı verme durumları oluştu. Aslında
bundan bağımsız genel maç olarak odaklandığımızdaysa zaten Drew’un olduğu her
feud gibi bu da güzeldi. Özellikle Ocak – Şubat döneminde Drew; Cody, Randy ve
Fatu ile uğraşırken bir şekilde Fatal four way’e gidecek yollar da açılmıştı.
Ama feudlar Elimination Chamber sonrasında fazlasıyla keskinleşti ve ortaya bu
maç çıktı. Çok sert bir maç olacağı kesin. Zaten maç türü de bunu doğrular
nitelikte. Güzel bir maç izleyeceğimizi düşünüyorum. Tahminimi ise Jacob
Fatu’dan yana yapacağım. Drew, bu feudun kaybedeni olacak gibi. Sırf üst üste
kaybediyor gözükmesin diye kısa dönemli bir şampiyonluk da verildi. Bu durumda
da Jacob’ın kazanıp, belki de Wrestlemania sonrasında Randy Orton’ın olası
kemer alışıyla beraber Randy’nin ilk rakibi olabilecek duruma gelecek. Bu
sebeple Jacob Fatu diyorum.
Tahmin: Jacob Fatu
Singles Match for the
Women's World Championship
Stephanie Vaquer(c) vs Liv Morgan
Eylül ayında Naomi’den boşa
çıkan Women’s World kemerini Wrestlepalooza’da Iyo’yu yenerek alan Stephanie
Vaquer, kemerini Wrestlemania’ya kadar getirmeyi başardı. Geçen yılın sonunda
Crown Jewel’de Tiffany’i yenerek Crown Jewel şampiyonu da oldu. Bu süre
zarfında Nikki Bella ve Raquel ile feud’lar yaşarken özellikle Raquel ile olan
feudunun üzerinde durmamız gerek diye düşünüyorum. Keza bu maçın diğer tarafı
olan Liv Morgan, Kasım ayında Survivor Series’te return yaptıktan sonra
Judgment Day’i tekrardan yükseltmek için uğraşmış ancak Royal Rumble 2026’yı
kazanırken Raquel’i de elemekten geri kalmamıştı. Sonrasında işin o tarafında
bir süredir beklenen gerilim yaşanmazken, Liv’in Rumble maçını kazanıp uzun bir
süre her iki brand’in şampiyonları Jade ve Stephanie arasında git gel
yapmasının ardından Stephanie’yi seçmesiyle bu maç oluşmuş oldu.
Stephanie’nin Raquel ile olan
olaylarına gelirsek, 2025’in son döneminde Nikki Bella’nın heel turn yapmasıyla
beraber Steph ve Nikki’nin feud içerisine girdiğini görmüştük. Aynı dönemde
Roxanne ile de feuda girerken 13 Ekim Raw’da Judgment Day ile Stephanie Vaquer
arasındaki ilk yüzleşmeyi görmüştük. Vaquer, kendimi kutsanmış hissediyorum,
çünkü bir yılda 4 kemer kazanmış ilk kişiyim dedi. Raquel ve Roxanne kendisini
böldüler. Raquel, en baştan kazanmaman gereken kemeri kazandığın için ne kadar
bu kadar duygusalsın dedi. Vaquer de anlıyorum bu gece kaybettiniz,
sinirlisiniz ama bu benim sorunum değil dedi. Roxanne sözü aldı. Tabii senin
sorunun değil, ama hak ettiğim maçı almış olsaydım, o zaman senin için sorun
olurdu dedi. Çünkü herkesin Iyo Sky'ı son yenen kişinin ben olduğumu
unuttuklarını görüyorum dedi. Wrestlepalooza'da ben olmalıydım dedi. O kemer
bende olmalıydı dedi. Crown Jewel şampiyonu da ben olmalıydım dedi. Vaquer de
kimi yendiğin umurumda değil, çünkü beni asla yenemeyeceksin dedi. Eğer karşıma
çıkmak istiyorsan, ağlamayı kes ve bu konuda bir şeyler yap dedi. Roxanne da
zamanım geldiğinde yapacağım, senin zamanında olmayacak dedi. Cehennemimde
bekleyeceğim dedi Vaquer de. 20 Ekim Raw’da Stephanie Vaquer vs Roxanne Perez
maçını izledik. Vaquer, Perez'i kemerin ortada olmadığı maçta yenmeyi başardı.
Maçta Raquel'e de saldırırken maçtan sonra da Raquel arkadan ona saldırdı.
Perez'in de toparlanmasıyla Vaquer ikiye bir kaldı. Yardıma gelense o zamanlar
henüz face olan Nikki Bella oldu. Nikki ringi bir anlığına temizledi ama
Raquel'den Big Boot yedi. Sonra Vaquer, botch'umsu bir Springboard hareketiye
Raquel'e uçtu. Ardından DDT çekti. Nikki de bir yumrukla Perez'i indirdi. 27
Ekim Raw’da bu kez Roxanne Perez vs Nikki Bella maçını izledik. Raquel maça
karışırken Nikki, onu yumrukla aşağı indirdi. Fırsatı bulan Roxanne, ayağını
iplere koyup roll-up'a gitti ama hakem son anda farkedip tuşu saymadı. Maç da
bu ortamda devam etti. Roxanne, maçı almayı bildi. Maçtan sonra Raquel,
Nikki'ye Clothesline çekerken yardıma Stephanie Vaquer geldi. Vaquer gelince
ikili ringden ayrılır gibi yaptılar. Raquel ringe dönüp Vaquer ile yüzleşirken,
Nikki de ayaklandı. Bunun üzerine hamle yapmayan Raquel, ringden ayrıldı.
3 Kasım Raw’da Stephanie Vaquer
& Nikki Bella vs Roxanne Perez & Raquel Rodriguez maçını izledik. Maçın
sonunda hakem görmeden Raquel, Nikki'ye yumruk atarken Roxanne'ın Nikki'yi
tuşlamasıyla da Judgment Day maçı aldı. 10 Kasım Raw’da Stephanie Vaquer ve
Raquel Rodriguez arasında bir kemer maçı izledik. Roxanne, Raquel'in köşesinde
dururken Nikki de Stephanie'nin durdu. Roxanne maça karışınca Nikki de onu yere
serdi. Vaquer de kemerini korudu. Maçtan sonra Roxanne, Vaquer'e saldırırken
Nikki yine engellemek için geldi ve Roxanne'ı püskürttü. Vaquer de bir
Superkick ile onu dışarı yolladı. Nikki, Vaquer'in elini yukarı kaldırırken
kemeri aldı ve Vaquer'in kafasına vurup heel turn yaptı. Kemer için mesaj
yollarken, kemeri yukarı kaldırdı ve sonra da Vaquer'in üstüne bıraktı. Buradan
Survivor Series’e gittiğimizde Liv Morgan, yaz aylarındaki sakatlığının
ardından ringlere dönüp Dominik’in John Cena’yı yenmesini ve Intercontinental
kemerini geri almasını sağladı. Aynı şovda Vaquer, kemerini Nikki Bella’ya karşı
korudu. Survivor Series sonrasında Liv, sakatlığından önce tıpkı Rhea’nın ekibe
ettiği liderlik gibi Judgment Day ekibinin doğal lideri ve yönlendiricisi
konumunda davranmaya başladı. 1 Aralık Raw’da ekibi tam kadro ringde gördük.
Liv, geri döndüm diye bağırdı. Geldiğimizi görmediğiniz değil mi dedi. Başka
kim görmedi tahmin edin, John Cena dedi. Dominik sözü aldı, Cena'nın bizim
planlarımızı çözemeyeceğini biliyorduk dedi. Ben de bu hayattaki en sevdiğim
iki şeyi geri aldım, biri Intercontinental kemerim ve sevgilim Liv Morgan'ı
dedi. Liv de hepinizi çok özledim dedi. Raquel'e çok uzun zaman oldu dedi. JD,
Finn ve Roxanne...sizinle olduğum için çok mutluyum dedi. Ama, gittiğimden beri
Judgment Day hakkında bir şeyler duymaya başladım dedi. Judgment Day'in zayıf
olduğunu, kemerlerinden bazılarını kaybettiğini, düşüşe geçtiğini duydum dedi.
Ama artık hepsi değişiyor, çünkü Liv Morgan geri döndü dedi. Judgment Day de
geri döndü, bizim olanı almaya geldik dedi. Bu tarihten sonra Judgment Day,
Raw'ı resmen yönetmektedir dedi. Dominik, bir şey daha var dedi. Önce tokat
attı, sonra da onun kucağına atladı. Düşüşte olan Judgment Day’i toparlamak
için hedef olarak da ilk olarak sakatlanmadan önce sahip oldukları Women’s Tag
Team kemerlerini hedef aldı. Onun yokluğunda Roxanne, kemerlerin korunmasını
sağlarken SummerSlam’de Raquel ve Roxanne ikilisi, kemerlerin Charlotte ve
Alexa’ya geçmesine (onlar da daha sonrasında Kabuki Warriors’a kemerleri
kaybetmişlerdi) engel olamamışlardı. Öte yandan Liv ve Roxanne arasında yine
sakatlanmadan önce Finn’in yönlendirmeleriyle sürtüşmeler yaşanırken bunlar şu
an için geride kalmış gözükmüştü. Aynı Raw’da Survivor Series’in kazanan
takımında yer alan Rhea ve Iyo'yu ringde gördük. İki isim birbirlerine
sarılırlarken Rhea mikrofonu aldı. War Games'ten galip çıktık ama savaş bitmedi
dedi. Ama Kabuki Warriors, en yakın arkadaşıma ihanet etmeye karar vermediler
dedi. O yüzden ne kadar üzgün, sinirli olursam olayım, burnum ne kadar kırık
olursa olsun intikam istiyoruz dedi. Bu da o kemerleri onlardan almakla
başlıyor dedi. Charlotte ve Alexa onları bölerken Alexa sözü aldı. Sizi
anlıyorum, her şeyi kenara bırakıp War Games'i kazandığımız için de mutluyum
dedi. Ama kemerlere gelince konu biraz sakin mi olsanız dedi. Charlotte da en
yakın arkadaşların yanında durmaksa konu en iyi biz biliriz dedi. Ben ve en
yakın arkadaşım, bizler eski şampiyonlarız dedi. Rövanş maçımızı almadık bile
dedi. Alexa da en iyisi siz, biz kemerleri geri aldıktan sonra intikamınızı
alın dedi. Rhea da sana hep söylediğim gibi Charlotte, size saygı duyuyorum
dedi. Ama siz Kabuki Warriors'ı yenemediniz ki, o yüzden sıranın sonuna geçin
dedi. Charlotte sözü aldı. Beni biliyorsun, ben kimse için kenara çekilmem
dedi. Eğer bizden iyi olduğunuzu düşünüyorsan, bunu kanıtla dedi. Alexa da aynı
şeyi düşünüyordum dedi. O yüzden bu gece bir maç yapalım dedi. Iyo sözü aldı ve
kabul etti. Gecenin sonunda da iki takım arasındaki maçı izledik. Gerçekten
müthiş de bir maç oldu. Ancak Kabuki Warriors'ın maça karışmasıyla No Contest bitti.
Asuka ve Sane, iki takıma birden saldırdılar. Asuka, eline kemer alıp Iyo'ya
vurmak isterken Lyra ve Bayley geldiler. Kabuki Warrios'ı dağıttılar. Lyra,
spiker masasına çıkıp Sane'e saldırmak isterken Morgan geldi ve Lyra'yı indirip
Sane'i çelik basamaklara yolladı. Raquel ve Roxanne da ring içerisine girip
içeridekilere saldırdılar. Raquel'den Asuka'ya Tajana Bomb geldi. Roxanne da
Bayley'e Pop Rocks çekti. Raquel ve Roxanne, Tag Team kemerlerini alıp havaya
kaldırdılar. Roxanne kemerini Liv'e verirken Liv ise ona geri verip iki ismin
elini kaldırdı.
8 Aralık Raw’da Stephanie
Vaquer’i ringde gördük. Ben çok konuşan biri olmadım hiç dedi. Ben
yaptıklarımla konuşurum dedi. Ben en iyisiyim dedi. Devil's Kiss sayesinde
değil dedi. Nikki sense bir efsanesin dedi. Bugün, WWE Kadınlar Divison'ı 15
yıl öncekinden çok farklı dedi. Rhea Ripley, Nattie, Bayley, Iyo Sky var dedi.
En yukarıda kim var biliyor musun dedi ama kemerini kaldıramadan Nikki'nin
müziği çaldı. Nikki sözü aldı. Önce seyircilere salladı, benim gibi birini
görmeyi hak etmiyorsunuz dedi. Hall of
Famer, efsane, ünlü biri dedi. Ama seninle işimiz bitmedi dedi. Rövanş maçı
istediğimi söylemeye geldim dedi. Ring kenarındayken Raquel geldi ve Nikki'yi
alıp ring postuna fırlattı. Sonra ringe girdi. Zamanı ve yeri söyle, ben de
seni dövüp kemerini alayım dedi. Aynı şovda Roxanne Perez vs Lyra Valkyria
maçını izledik. Bayley ve Liv de maçı kenardan izlediler. Liv maça karışırken
Roxanne da hakemin görmediği anda Bayley'in gözüne saldırdı. Bayley, Liv'i
engellemek isterken Roxanne ona da tekme attı. Lyra rollup ile cevap verip
Nighwing'e alırken Roxanne kurtuldu. Lyra yine rollup'a aldı ama Roxanne
hareketi attı. Ring kenarına savrulan Lyra, Liv'den tekme yedi. Roxanne da Pop
Rox ile maçı aldı. 15 Aralık Raw’da Stephanie Vaquer vs Raquel Rodriguez arasında
yine bir kemer maçı izledik. Nikki Bella'nın Vaquer'e saldırmasıyla maç DQ
bitti. Sonra Raquel'e de saldırdı. Vaquer'e ringde Rock Attack 2.0 çekti. 22
Aralık Raw’da Bayley vs Roxanne Perez maçını izledik. Raquel maça karışmak
isterken Lyra onu engelledi. Liv de geldi ve Lyra'yı spiker masasına yolladı.
Sonra da hakemin görmediği anda Bayley'e de saldırdı. Roxanne da köşedeki orta
turnbackle koruyucusunu çıkardı ve Bayley'in kafasını oraya vurdu. Raquel ise
hakeme itirazı abartınca hakem o esnada tuşu sayamadı. Liv de Raquel'i aşağı
indirdi. Roxanne olaylara sinirlenip ikiliyle tartışırken Lyra, Roxanne ve
Liv'e uçtu. Bayley'e de tokat atıp onu motive attı. Bayley de agresif bir
şekilde Roxanne'a saldırmaya başladı. Maçı da kazanmayı bildi. Aynı şovda Nikki
Bella birden geldi ve herkes sesini kesebilir mi, binadaki en ünlü kişi geldi
dedi. Görüşüne göre herkes benim kim olduğumu unutmuş dedi. Spiker masasına
çıktı, ben Nikki Bella'yım dedi. Ben efsaneyim, Hall of Famer, eski şampiyonum
dedi. Şampiyonlar böyle gözükür dedi. Ama siz nereden bileceksiniz ki bunu
dedi. Siz şu anda bu division'ın yıldızına bakıyorsunuz dedi. Ben böyle anlar
için geri döndüm dedi. Geçen hafta Raquel'i yere serdim, hepiniz gördünüz dedi.
Önümüzdeki hafta da Vaquer'i halledeceğim dedi. Ringde çok iyi biliyorum ama
ben her yerde çok iyiyim dedi. Artık o kemerin gerçek bir global yıldıza geçme
zamanı geldi bile dedi. Bu kişi benim dedi.
29 Aralık Raw’a geldiğimizde
kemer maçı öncesinde Raquel ile röportaj yapıldı. Raquel, artık kolay yol
olmadığını söyledi. Benim olanı almamı kimse engelleyemeyecek dedi ama o esnada
Liv geldi. Bu sıralar Judgment Day'in zorlu günlerden geçtiğini; JD'nin, Dom'un
olmadığını ve bu sebeple Judgment Day için Raquel'in kazanması gerektiğini ama
kazanacağını da bildiğini söyledi. Raquel de teşekkür etti, bir daha iletişim
hatası olmaması için de bugün yalnız gitmek istediğini söyledi. Liv de tabii
ama Roxanne da şey diyordu dedi, Raquel de o ne diyor diye sinirlendi. O esnada
Roxanne geldi, adımı duydum dedi. Liv de aynı hedefi ve kardeşimizin kemer
kazanışını dedi. Roxanne da geçen haftanın üstünden çok zaman geçti, bunu aştık
dedi. Bol şans dedi. Raquel de şansa ihtiyacım yok dedi ve gitti. O gidince Liv
de sorun değil, sadece biraz sinirli dedi. Maça geçtiğimizdeyse Raquel,
Nikki'ye Tejana Bomb çekerken Vaquer, onu ring dışına yolladı. Nikki üzerinden
tuşa gidip kemerini korudu. 5 Ocak Raw’da Stephanie Vaquer ringe davet edildi.
Vaquer bacağına atel takılı bir şekilde ringe geldi. Jackie kendisiyle röportaj
yaptı. Ona geçen haftadan sonra sırada ne var diye sordu. Vaquer de 2025 çok
iyiydi dedi. 4 kemer, Evolution ve Women's World kemeri dedi. Sonra da herkese teşekkür
etti. Sonra bacağını gösterdi. Bu beni durduramayacak dedi. Röportajı
bitirirken arkadan Raquel kendisine saldırdı. Hatta sakat bacağını defalarca
kez hedef aldı. Kaldırıp Tejana Bomb çekti. Sandalyeyi de alırken görevliler
geldi ama onları da uzaklaştırdı. Sandalyeyi Vaquer'in ayağına sıkıştırdı.
Pearce ve görevlilerin gelişiyle uzaklaştı. Ama arka alanda saldırmaya devam
etti. Pearce yine geldi ve Raquel'i kovdu. Aynı gece Lyra Valkyria vs Liv
Morgan maçını izledik. Lyra maça Bayley ile gelirken Liv de Roxanne Perez ile
geldi. Roxanne hakemin görmediği bir anda maca karışınca Bayley de karşılık
vermek istedi. Hakem araya girince Roxanne ona yumruk atıp anonsörlerin oraya
yolladı. Ama Bayley oradan sandalye ile çıkıp Roxanne'ı içeriye kadar kovaladı.
Hatta yol kısalsın diye ringi kullandı. O kaosta Oblivion çeken Liv maçı aldı.
Bu dönemde net bir şekilde
görüldüğü üzere Liv ve Roxanne ikilisi Tag Team kemerlerinin peşinden
koşarlarken Raquel ise Liv ve Roxanne’ın yardımlarını reddederek tek başına
Stephanie Vaquer ile feuda girip kemeri ondan çalışmaya devam etti. 12 Ocak
Raw’da Kabuki Warriors’tan kemerleri alan yeni Tag Team şampiyonları Rhea ve
Iyo ringe geldiler. Rhea, parti yeni başlıyor çünkü kemerlere kim meydan okumak
isterse buradayız dedi, onu bölense Liv Morgan'la Roxanne oldu. Liv, kemerleri
göstererek bunlar hala bana ait dedi. Ben tarihin en büyük Tag Team
şampiyonundan biriyim ve bu kemeri hiç kaybetmedim dedi. İşleri kolayca
yapabiliriz, kemerimi geri verebilirsiniz veya zor yoldan yapar ve kemerlerimi
geri alırım dedi. Ancak bu kez de Bayley ve Lyra geldiler. Bayley sözü aldı,
evet sen kemerleri kaybetmedin ama yanındaki takım arkadaşın kaybetti dedi.
Eğer yanlış değilsem, birkaç hafta önce de Roxanne'ı yendim dedi. Bence kemer
için aday olması gereken birileri varsa o da bizleriz dedi. Takımlar tartışmaya
başlarlarken eski şampiyonlar Kabuki Warriors geldi ve Rhea ve Iyo'ya
saldırdılar. Sonra onlar da ringe girdiler. Böylece Iyo ve Rhea dışında tüm
takımlar birbirlerine girmiş oldular. Ama sonra onlar da döndüler ve herkese
saldırdılar. Ringde de ayakta kalan tek takım oldular. İlerleyen anlarda üç
takım kemer maçı hakkı için maça çıktılar. Maç içerisinde garip de bir olay
yaşandı. Sane maç içinde pin'e giderken hakem onun tag almadığını söyledi ve
tuşu saymadı. Ama Liv onu pinlerken hakem tuşu saydı ve Liv & Roxanne
ikilisi, #1 Contender oldular. Aynı şovda Michael Cole, girişin orada Raquel
ile röportaj yaptı. Cole, geçen hafta olanları Raquel'i uzun bir süredir
tanıyan biri olarak şaşırdığını ve nedenini sordu. Raquel de o eski günleri
hatırladığını, ona nazikçe sırasında beklemesi gerektiğini söylediklerini
hatırladığını belirtti. Ama işler değişti ve insanlar da öyle dedi. Sen kendin
de gördün, kemerimi almam sürekli resmen engellendi dedi. Olaylar böyleyken siz
Vaquer için mi üzüleceksiniz dedi. Hepiniz bilsin ki durmayacağım dedi. Onunla
birebir maça çıkmadan durmayacağım dedi. Raquel yeni şampiyon olana dek
durmayacağım dedi. Onunla işim bittiğinde hepiniz onun için üzülebilirsiniz
dedi. Bunun üzerine Vaquer geldi. Görevliler onu engellemek isteseler de yine dizliğiyle
geldi. Görevliler de Raquel'i arka alana götürdüler. Bunun üzerine Vaquer
kameralara doğru; bu beni durduramaz dedi. Gel ve al dedi, kemerini gösterdi
ama Raquel yine arkadan gelip ona saldırdı. Sakat bacağına hedef almaya devam
etti. Hatta kemeri alıp doğrudan bacağına vurdu. 19 Ocak Raw’da Cumartesi günkü
maçları öncesi Judgment Day ve Rhyio ikilisini ringde gördük. Liv, Iyo'ya döndü
ve Rhea ile takım olmanın sonu hep bellidir, günün sonunda takım arkadaşlarına
sırtını döner dedi. Biliyorum çünkü bana da yaptı dedi. Sana da yaptığında onun
bencilliği kendisinden başka hiçbir şeyi öne çıkarmayacak dedi. Ama bu benim
sorunum değil dedi ve sözü Roxanne'a bıraktı. Sonra da Liv'in, kendisinin ve
Raquel'in Royal Rumble'a gireceklerini duyurdu. Bunun da anlamı Judgment Day'in
bir üyesi Wrestlemania Main Event'ine gidecek dedi. Liv coşunca Rhea da onun
gülüşüyle dalga geçti. Bunların hepsi bir öngörü gibi geliyor bana dedi. Peki
Rumble'da ne yapacaksınız dedi. Raquel o esnada geldi ve Iyo ve Rhea'ya arkadan
saldırdı. Liv, Iyo'ya Codebreaker çekerken Raquel de Tejana Bomb çekti. Rhea
geri dönse de o da üçe bir dayanamadı. Bir süre dirense de Liv ona Oblivion
çekti. Saturday Night’s Main Event XLIII’teki kemer maçına geldiğimizdeyse
Rhyio maçı tam bitirecekken Raquel geldi ve Rhea'yı ayaklarından çekerek
hakemin üstüne çullanmasını sağladı. Hakem de tuşu sayamadı. Sonra Rhea'ya
saldırırken Raquel, Iyo da ona uçtu ama Raquel onu da yakalayıp Powerbomb çekti
ve ringe yolladı. O esnada Vaquer geldi ve Raquel'e saldırdı. Superkick ile onu
seyirci bariyerlerinden dışarı yolladı. Bariyerlere çıkıp ona doğru uçtu ve
Raquel'i püskürtmüş oldu. Ringdeyse mücadele devam etti. Rhea'nın Liv'i
pinlemesiyle face ekip kemerini korudu. 26 Ocak Raw’da da Rhea Ripley & Iyo
Sky & Stephanie Vaquer vs Judgment Day maçı yapıldı. Ripley'in Roxanne'ı
tuşlamasıyla face ekip maçı aldı. Yine aynı dönemlerde Liv, Women’s Tag Team
kemerleri için başarısız olsa da Judgment Day’i bir arada tutmak için çaba
göstermeye devam etti. Punk ile olan mücadeleleri sonrasında kafası karışan
Balor’a da aynı şovda önemli bir mesaj verdi. Balor da zaten gecenin sonunda
Punk ile AJ Styles arasındaki maça karışarak Punk’a saldırdı.
Tabi bu dönemde Liv, Women’s
Tag Team kemeriyle uğraşıp ana kemer mücadelesini Raquel’e bırakırken arkadan
sinsi bir şekilde Royal Rumble mücadelesini de yabana atmadı. Rumble öncesi son
şov olan 30 Ocak Smackdown’da Charlotte ve Alexa’yı ringde gördük. Charlotte,
sen çok iyi bir takım arkadaşısın, her şeyden öte iyi de bir arkadaşsın ama
yarın herkes kendi için olacak ve yarın kazanmana yardım edeceğimi mi düşündün
dedi. Alexa da yardımına ihtiyacım yok ki, senin de benim yardımıma ihtiyacın
yok dedi. Bunu senin elini tutarak söyleyeceğim en yakın arkadaşım, her şey
seninle alakalı değil dedi. Charlotte da bu acıttı dedi. Yani arkanı dönersem
beni dışarı mı yollarsın dedi. Alexa da sen yapar mısın dedi. O esnada Liv,
Raquel ve Roxanne geldiler. Liv, ne tatlı ama en yakın arkadaşlar kavga
ediyorlar dedi. Siz birbirinizin arkasını bıçaklamak hakkında konuşurken yarın
bizden biri Rumble'ı kazanacak dedi. Alexa da yanında iki kişiyi tutmak gerçek
bir plan değildir dedi. Charlotte da madem arkadaş olmadığımızı düşünüyorsunuz
neden buraya gelip bunu denemiyorsunuz dedi. Liv de kabul etti. Biraz
yürüdükten sonra tabii canım dedi. Yapacak daha önemli işlerimiz var dedi.
Yarın Rumble var, görüşürüz dedi. Ama Aldis onları böldü. Siz Smackdown'a dahil
değilsiniz ama bir kuralım var, buraya gelirseniz ringe de çıkabilecek
yüreğiniz vardır dedi. Sonra da maçı resmileştirdi. Raquel kenarda kalırken maç
başladı. Ama sonradan maça karışsa da Vaquer geldi ve ona yere indirip
Superkick çekti. Alexa da Roxanne üzerinden Sister Abigail DDT çekip maçı
takımına kazandırdı.
Rumble’a geldiğimizdeyse Liv’in
planlarının adım adım işlediğini gördük. Tüm ekip beraber gözükürlerken bunu
avantaja çeviren Liv, Royal Rumble 2026’nın galibi oldu ve kariyerine önemli
bir başarı ekledi. Bunu yaparken maç içerisinde kendisini defalarca kez koruyan
Raquel’i son dörde kaldıklarında arkasından eleyen Liv, bunu bile isteye yaptı
ve hatta bundan keyif aldığı bile görüldü. Raquel ile olan arkadaşlıkları
Judgment Day’in de geçmişine uzanırken Liv, tüm bunları hiçe saydı. Zaten geri
döndüğünden bu yana Raquel’in kemer mücadelesi döneminde ona yardım etmek ister
gibi görünüp sonra yalnız başına bir şeyler başarması için onu
cesaretlendirirken en sonunda kendisi aradan sıyrılıp Rumble’ı kazandı ve
Wrestlemania’daki yerini de garantilemiş oldu. Rumble sonrasındaki 2 Şubat
Raw’da Dominik geri dönerken Liv ile beraber ringe geldi. Liv, şu anda
Wrestlemania rakibim olarak kimi seçeceğimi merak ediyorsunuz değil mi dedi.
Biraz daha beklemeniz gerek çünkü bu çok büyük bir karar ve acele etmek
istemiyorum dedi. Smackdown'a da gidip tüm seçeneklerimi değerlendirmek
istiyorum dedi. Ama emin olduğum bir şey var ki bu gece yeni bir şampiyonumuz
olacak dedi. En yakın arkadaşım, kardeşim, güçlü ve yetenekli Raquel için ayağa
kalkın dedi ve Raquel geldi. Liv, Raquel'e oldukça iyi davranırken Raquel de
ona güleryüzlü davrandı. Mikrofonu aldı ve Judgment Day için harika bir hafta
oldu dedi. Senin Royal Rumble'daki zaferini kutlarken sanki bir şeyleri
konuşmayı atlıyoruz dedi. Liv de bilmezlikten geldi. Raquel de direkt sordu;
beni neden eledin dedi. Liv de seni bu dünyadaki herkesten çok iyi tanırım
dedi. Bildiğim bir şey var ki sen bencil bir insan değilsin dedi. Bir kemer
şansın zaten vardı, şimdi benim de var dedi. Çünkü Judgment Day için bir
galibiyet demek hepimiz için bir galibiyet demek değil mi dedi. Raquel de ona
hak verdi. Ama bu gece arkada kal dedi. Çünkü Vaquer'e karşı galibiyetim daha
tatlı olacak, kendi başıma o kemeri almak daha güzel olacak dedi. Liv de ona
destek verdi. Sonra da Raquel ve Stephanie Vaquer arasındaki kemer maçı
başladı. Liv arkada durması gerekirken geldi ve kemeri Raquel'e vermek istedi.
Raquel'in dikkati dağılırken Vaquer arkadan ona saldırdı. Sonra Liv'i de aşağı
yolladı. Maç Street Fight maçı olduğu için Raquel'i masaya yatırdı. Ama bu kez
Roxanne geldi, ona da kafa atarak dışarı yolladı. Raquel toparlanırken iki isim
turnbackle'da kapıştılar. Raquel, Powerbomb ile Vaquer'i masaya atmak isterken
Vaquer, Hurricanrana ile Raquel'i masaya yolladı. Sonra da Corkscrew Splash
çekti. Tuşa gidip kemerini korudu. Böylece bu uzun süren feuddan galip çıkan
Stephanie Vaquer, Raquel tehdidinden kurtulmuş oldu.
6 Şubat Smackdown’da Liv,
Rumble seçeneklerini değerlendirmek için bu kez Smackdown'a geldi. Jade,
Rumble'ı kazanman umurumda değil dedi. Burada olmanı da takmıyorum dedi.
Kendimi netleştireyim, eğer beni seçersen Wrestlemania'da seni tekmelerim dedi.
Raquel de Liv'in yanında dururken Jade bu kez de ona taktı, ne bakıyorsun diye
sordu. Liv de kahkahayı patlattı. Çok komiksin Jade dedi. Eğer sen olsaydım,
ağzımdan çıkanlara dikkat ederdim dedi. Çünkü ben kolayca Vaquer'i seçip kemeri
ondan alırım, Raquel de seni yenip kemerini almaktan geri durmaz dedi. İkimiz
de şampiyon olarak ayrılırız dedi. O esnada Jordynne Grace geldi. Grace
öncelikle tebrik ederim Liv dedi. Wrestlemania'da kemer maçını elde etmek için
yapman gerekeni yaptın dedi. Eğer burayı seçersen, Vegas'ta bana karşı mücadele
etmek zorunda kalabilirsin dedi. Liv yine güldü. Burada yenisin biliyorum ama
kim olduğunu sanıyorsun da gelip beni bölüyorsun dedi. Ben gelmiş geçmiş en
büyük Rumble galibiyim dedi, o esnada Jade ve Grace birlikte çeneni kapat diye
bağırdılar. En başından beri orada duran Aldis devreye girdi ve tartışmayı
bitirdi. Geçen hafta olduğu gibi Smackdown'da olman mutluyum dedi Liv'e. Eğer
konuşabiliyorsan, kavga da edebilirsin dedi. Sonra Tag Team maçını ayarladı.
Maç içinde Cargill, yanlışlıkla Grace'e vururken Cargill hiç de gocunmadı.
Raquel de Cargill'e vurmak isterken istemeden Liv'e Big Boot çekti. Raquel ve
Jade yüzleşirlerken Grace arkadan gelip Raquel'i Jade'e doğru itti. Sonra da
Raquel üzerinden roll-up'a gidip pin'i takımı adına aldı. 9 Şubat Raw’da Liv ve
Dominik'i ringe gördük. Liv, geçen hafta Vaquer ve Cargill'in dikkatini çektim
dedi. Benden korktuklarını biliyorum çünkü kimi seçersem seçeyim kemerini
kaybedecek dedi. Dom sözü alacaktı ama Vaquer'in müziği çaldı. Çok fazla
konuşuyorsun Liv dedi Vaquer. Sonra İspanyolca konuştu. Liv de Dominik'e ne
söylediğini sordu. Dominik de bence sana söylediklerini söylememeliyim dedi.
Merak etme bu işi ben halledeceğim dedi ve o da Vaquer'le İspanyolca konuşmaya
başladı. Ona ne söyledin diye sordu Liv. Vaquer de yanımda küçük bir kaltağın
olduğunu söyledi dedi. Dom bunu reddederken Liv de İspanyolca konuşamıyorum ama
yalancı olduğunu biliyorum, madem erkeğimin dikkatini çektin o zaman sana
üzerimde olan "Hot girls love Dominik" t-shirt'ünü vereyim dedi. Ama
bence sen bunu giyebilecek yetkinlikte değilsin dedi. Vaquer de umarım beni
seçersin, ben de Wrestlemania'da kıçını tekmelerim dedi. Giderken Liv onu
durdurdu. Benim acele edip karar vermemi istiyorsun ama öyle yapmayacağım dedi.
Eğer sevmediysen ağlayabilirsin "puta" dedi. Vaquer iyice
sinirlenirken Dominik yanına geldi ama Vaquer ona da tokat atıp gitti. 13 Şubat
Smackdown’da Jade ve Grace arasındaki kemer maçı için Jade anons edilirken
Liv'in müziği çaldı ve Liv, Dominik ve Raquel geldiler. Liv affedersiniz derken
Dominik de çok uzun sürmeyecek dedi. Sevgilimi o kadar iyi tanıyorum ki bu maçı
yakından izleyeceğini biliyordum dedi. Liv de tabi ki de, keza Jade şampiyon
olarak 100 günü aştı ve bu çok büyük bir olay dedi. Dominik de ben de muhteşem
bir duble şampiyon olarak, romantik bir özel Sevgililer Günü planı yaptım dedi.
Sonra da hadi hazırlayın dedi. Görevliler de ringin kenarına masa ve
sandalyeler getirdiler. Liv de Dominik sen gelmiş geçmiş en iyi erkek
arkadaşsın dedi. Benim akşam yemeklerini ve şovları sevdiğimi biliyor dedi.
Bizi umursamayın, biz sadece burada oturup sakince Wrestlemania rakiplerimin
birbirlerini parçalamalarını izleyeceğiz dedi.
Liv, Dom ve Raquel de Sevgililer Günü kutlaması için ring kenarında maçı
izlediler. Bir yandan da yemek yediler. Özellikle Dominik'in bayıldığı tavuk
nugget'larını gördük. Bir masada da kocaman bir gül buketi gördük. Maç içinde
Jade bir ara masaya gidip nugget'lardan yedi. Dom da bir ara üzerinde kendi
resminin olduğu bir şampanya şişesi çıkardı. Maçın sonunda Jade de kemerini
korumayı başardı. Maçan sonra Jade, Liv'in yanına giderken eğer Wrestlemania'da
beni seçmiş olursan görürsün dedi. Liv de ona öpücük yolladı.
16 Şubat Raw’da Cole'un arka
alanda Liv Morgan ile yaptığı röportaj ekranlara geldi. Cole, Liv'e
Wrestlemania tercihini sorarken Dominik geldi ve Liv'in yanına oturdu. Liv
senin geleceğini bilmiyordum deyip Dom'u öptü. Cole da seni kim davet etti
bilmiyorum ama sorumu Liv'e yineliyorum dedi. Liv de hiç öylesine konuşmayacak
mıyız, neyse sorun değil tercihimi yaptım dedi. Ama sonra şaka yaptım tabii ki
dedi. Herkesin böylesine tercihimi soruşunu görmek çok komik dedi. O yüzden
biraz daha düşüneceğim dedi. 10 yıllık sıkı çalışmam, bu anı boşa harcamak için
değildi elbet dedi. O esnada da Vaquer geldi. 10 yıllık çalışma mı dedin dedi.
Sen mi boş çalışıyorsun, saçmalık dedi. Tüm bunları İspanyolca söylerken
Dominik ona cevap vermeye çalıştı. Ama Vaquer devam ederken sana her şey altın
tepside sunuldu; en iyi antrenörler, sağlık hizmeti... sen hiçbir şeyi feda
etmedin dedi. Ben güreşin hiç olmadığı bir yer olan Şili'de doğdum dedi.
Dünyanın her yerini dolaştım dedi. Japonya, Meksika, Latin Amerika, Avrupa dedi.
Her yeri fethettim dedi. Dominik o hiçbir şeyin arkasına saklanmaz derken
Vaquer devam etti, Dom da bu esnada her şeyi Liv'e çevirdi. Judgment Day'in
arkasına saklandığın için kendinden utanmalısın dedi. Bir adamın arkasına
saklandığın için kendinden utanmalısın dedi. Bense cehenneme gittim ve orayı
kendi yerim haline getirdim dedi. Yaptığım her şeyi WWE'ye gelmek ve şampiyon
olmak için yaptım dedi. Bu kemer benim için sadece bir kemer değil, tüm fırsat
elde edemeyen kız çocukları için kazandım bunu dedi. Eğer beni seçersen
kazanamazsın dedi. Çünkü sana gerçek şampiyonun ne olduğunu gösteririm dedi.
Vaquer bunları söyleyip giderken Liv de etkilenip ağladı.
23 Şubat Raw’a geldiğimizde de
Liv sonunda kararını açıkladı. Liv,
Dominik ile ringe gelirken Jade ve Vaquer'e karşı kararını açıklamaya başladı.
Kararımı vermem için büyük bir sabırla beklediniz dedi. Artık hazırım ve
kararımı verdim dedi. Ama öncelikle içimden atmam gerekenler var dedi ve
Vaquer'in yanına gitti. Geçen haftaki sözlerin beni oldukça sarstı dedi. Bu
şekilde hassas olmaya alışkın değilim dedi. Söylediklerinin hepsini hafta
boyunca düşündüm dedi. Haklısın dedi. Ne kadar bencil olduğumu fark etmemiştim,
sadece kendimi düşündüğümü de dedi. Ne kadar ayrıcalıklıymışım dedi. Bana on
yıl boyunca en iyi sağlıkçılarla, koçlarla, en iyi şartlarda çalıştığımı
söyledin ki bu durumda bile ben ne kadar zorlanıyorum diye düşünüyordum dedi.
Doğrusu senin hikayeni bilmiyordum dedi. Seni de tanımıyordum dedi. Buraya on
yıl boyunca gelmek için ne kadar savaştığını bilmiyordum dedi. Şimdi hikayeni
biliyorum ve senden özür diliyorum dedi. Sen bir şampiyonsun çünkü sen aşman
gerekenleri aştın dedi. Ama şimdi kendi hikayeme odaklanmalıyım, konusu
açılmışken dedi ve Jade'e döndü. Ama aniden dönüp Vaquer'e mikrofonla vurdu.
Sonra da ona saldırmaya devam etti. Bir de Oblivion çekti. Sonra da kemeri
yukarı kaldırdı.
Rumble kazananı Liv, Raw
tarafını seçip Vaquer ile mücadeleye girecekken işin Jade, yani Smackdown
tarafını belirlemek için gözler Elimination Chamber’a çevrildi. Raquel çembere
girip Wrestlemania’ya gitme yollarını ararken maçta da oldukça etkili bir performans
gösterdi, hatta aynı anda Asuka ve Kiana James’i elemeyi başardı. Fakat maçın
sonunu getiremedi. Yine de Rumble öncesindeki kemer mücadelesi, kemer
mücadelesinde Liv ile yaşadığı sürtüşmeler, Liv’in onu Rumble’da elemesi,
Liv’in bunun üstüne bencilliğine devam etmesi, Raquel’in ise yükselmek için
mücadelesi derken buradan bir şeyler çıkması için aslında iyi bir ortam oluşmuş
oldu. Öte yandan Liv, Vaquer ile mücadelesine de devam etti. 2 Mart Raw’da arka
alanda Liv'in bir videosu ekranlara geldi. Stephanie'ye seslendi ve geçen
haftaki olayları açıklama fırsatı istediğini söyledi. Beni yargılamak istedin,
beni küçük düşürdün, sanki benim hakkımda her şeyi biliyormuşsun gibi dedi.
Hiçbir şey bilmiyorsun, buraya gelmem için neler yaşadığımı bilmiyorsun dedi. Haklı olduğun bir şey var ki ben
ayrıcalıklıyım dedi. 20 yaşında WWE ile anlaştığım için özür dilerim dedi.
Sense ilk denemende reddedildin, üzgünüm dedi.
Ben en iyilerin de en iyileriyle çalışırken sen kötü yerlerde, bozuk
ringlerde güreştiğin için özür dilerim dedi. Bunlar neden oldu biliyor musun
dedi. Çünkü ben bir yıldızım, benim senin gibi konuşabilecek ve dayanabilecek
tek şeyim geçmişim değil dedi. Bu zamana kadar olanlardan sonra bile sende
biraz olsun kendimi gördüm dedi. Sen yeteneklisin, çalışkansın, iyi bir
şampiyonsun dedi. O yüzden sana bir şey yapacağım dedi. Wrestlemania'da sana
hayatının ayrıcalığını vereceğim dedi. Tarihin en büyük Royal Rumble galibiyle,
6 kez şampiyon olmuş, Crown Jewel kemeri almış, MITB kazananı ile ringe çıkacaksın,
yani Liv Morgan ille dedi. Bana dair öğrenmen gereken her şeyi öğreneceksin
dedi. 9 Mart Raw’da bu kez Stephanie Vaquer'in bir videosu ekranlara geldi.
Geçen hafta söylediklerini duydum dedi Liv'e. Sen 20 yaşındayken WWE seninle
anlaşma imzaladı ve pişman olmadı dedi. Sahip olduğun tüm ayrıcalıkları ve
öğrenme imkanlarını gördüm dedi. En iyilerden kaptığın tüm yeteneklerini de
gördüm dedi. Beni rahatsız eden şey o aptal gülüşün değil dedi. Tüm bu
imkanlara sahipken onları kullanma konusunda da fazlaca küstahsın dedi. Arkanda
çöp bir adam var, yanında da tüm kirli işlerini yapan arkadaşların dedi. Bundan
gurur mu duyuyorsun dedi. Şunu bil ki, ikimizin de ayrıcalıkları var dedi. Ben
beni ben yapan şeylerden gurur duyuyorum dedi. Sen yanında kişilerle donatılmışken
bense cehennem kaplıyım dedi. Buraya gelmek için farklı yollardan geçtim ama
ikimiz de burada olmak için yetenek sahibiyiz dedi. Aramızdaki fark, sen
tembelleştin dedi. İşin komik tarafı ben seni senden daha iyi tanıyorum dedi.
Seni kayda değer bir rakip olarak görüyorum ama sen kendini ucuz bir sarışın
olarak görüyorsun dedi. Her zaman şampiyon olmak için kolay yollar kovalıyorsun
dedi. Umarım bu zamana kadar yanında olanlardan dersini almışsındır çünkü
Wrestlemania'ya kanımı, terimi ve tüm tecrübemi getireceğim dedi. Bunları tarih
yazmak için kullanmaya devam edeceğim dedi. Aynı şovda Women’s Intercontinental
kemeri için #1 Contender’ı belirlemek adına Gauntlet maçı yapılırken Liv,
Raquel’e yardım etmek istedi ama Vaquer onu engelledi. Raquel de bu sebeple
elenmiş oldu. Bu arada aynı şovda Judgment Day’in bir kısmının dağıldığını,
ekibin Balor’ı defettiğini de gördük.
16 Mart Raw’da Stephanie Vaquer
vs Raquel Rodriguez maçı izledik. Liv Morgan da maçı kenardan izledi. Hatta
ring kenarına da çıkıp dikkat dağıttı. Ama Vaquer'in yardımına Iyo koştu. Iyo,
Morgan'ı kovalamaya başlarken Raquel geldi ve Iyo'yu spiker masasına yolladı.
Vaquer de geldi ve ring dışındaki Raquel'e uçup Morgan'a Superkick çekti. Sonra
da bariyerlere yolladı. Ardından da Raquel ve Vaquer arasındaki mücadele geri
ringe taşındı. Stephanie de ani bir roll up ile maçı aldı. 23 Mart Raw’da
Dominik ve Liv ringe gelirken, Intercontinental maçı için ringe gelirken Vaquer
geldi ve arkadan Liv'e saldırdı. Dominik ayırmak istese de ona da vurdu. Liv de karşılık verince ortalık karıştı. Liv
boşlukta üstünlüğü alıp Vaquer'in kafasını dijital ekranlara vurdu. Ama Vaquer
de karşılık verdi ve kavgaya devam ettiler. 30 Mart Raw’da Liv, ringde Vaquer'e
seslendi. Sen bittin artık dedi. Bana saldırmanda sorun yok ama aileme,
Dominik'e saldırman... şaşırdığımı söylemem çünkü senin burada ailen yok değil
mi dedi. Sen, benim yakınlarımın arkasına saklandığımı söylüyorsun ama bulduğun
her fırsatta bana arkadan saldırıyorsun dedi. Neyden korkuyorsun dedi. Benimle
birebir yüzleşemiyor musun dedi. Geldiğin yerden nasıl gurur duyduğunu
biliyorum ama ben de buradan geldim dedi. Annem bana insanların beni
kullanmaması gerektiğini öğretti dedi. Senin annen dedi ve İspanyolca bir
şeyler söyledi. Sonra da onu çağırmaya devam etti. En sonunda Vaquer sinirle
ringe yöneldi. İki isim ringde birbirlerine girdiler. Vaquer Superkick ile üstün
çıkarken ringe sandalye getirdi. Ancak Roxanne Perez geri dönerken Vaquer'e
arkadan saldırdı. Liv'le beraber Vaquer'e girişmeye devam ettiler. Liv de
sandalyeye doğru Vaquer'i Oblivion'ladı. 6 Nisan Raw’da arka alanda Judgment
Day'i kendi aralarında konuşurlarken gördük. JD esas endişelenmemiz gereken şey
aptal babanın yine kemer maçı hakkı edinmesi dedi. Dom da onu düşünmüyorum, sen
zaten IC kemerini buraya getirirsin, sonrasında da onu ben hallederim dedi.
Pearce'la konuşalım hadi dedi ve ayrıldılar. Liv ve Raquel yalnız kalırlarken
Roxanne yanlarına geldi. Liv de Raquel'den izin isteyip Roxanne ile yalnız
konuşmak istedi. Geçen hafta Stephanie'ye yaptıkların için çok teşekkür
ediyorum dedi. Ama bir kişi hakkında konuşmamız gerek dedi, Roxanna da Finn mi
dedi, Liv de evet dedi. Seni o buraya getirdi, bunu biliyorum dedi. Ama sırtını
bize döndü, bizim yaptığımızsa ona karşı yapmamız gerekendi dedi. Bunu
anlıyorsun değil mi derken Vaquer arkadan Liv'e saldırdı ve o da Roxanne'a
çarptı. İkisi de birbirleriyle çok kötü çarpıştılar. Stephanie bir de Liv'i
televizyona doğru fırlattı. 13 Nisan Raw’da ring içerisinde Vaquer ile röportaj
yapıldı. Ama çok geçmeden Liv, arkadan Vaquer'e saldırdı ve ikili birbirlerine
girdiler. Liv mikrofonu aldı ve Vaquer'i çağırdı. Sonra da annenin çöp olduğunu
biliyordum ama bir şey yetiştirdiğini düşünmemiştim dedi. Vaquer de
Wrestlemania'yı beklemiyoruz dedi ve ringe daldı. Yine birbirlerine girerlerken
görevliler ayırmaya çalıştılar. Zorla da olsa ayrıldılar.
Görüldüğü gibi bu feudda
işlenen ana temanın, Stephanie’nin uzun ve dikenli yollarla WWE’ye gelişiyle
Morgan’ın seçilmiş biri olarak buralarda oluşu ve hep şansının yaver gitmesi.
Yani bir tarafta çalışkan biri, diğer tarafta ayrıcalıklı biri var gibi görülüyor.
Genelde böyle feudlarda iyi olan tarafın kazandırılması gibi bir durum
karşımıza çıkıyor. Mevcut Raw roster’ı için çıkabilecek en güzel maçlardan biri
de çıkmış durumda. Bu ikiliyi karşılıklı olarak ringde hiç beraber izlemedik.
Bu yüzden oldukça da güzel bir maç ortaya çıkabileceğine dair inancım var.
Yeni, taze bir feudun sonucunu izleyeceğiz. Benim süreçte tek
anlamlandıramadığım nokta Raquel’in bir türlü Liv’in ondan avantaj elde etmeye
çalışmasına tepki göstermemesi oldu. Halbuki Raquel, yılın başlarında aynı
kemer için aynı kişiyle mücadele ediyordu. Rumble’da yine şansını denedi ama o
şans, bizzat Liv tarafından alındı. Bunun bir sonucunun hala olmaması bence çok
saçma bir olay. Hazır Finn de bir tepki göstermişken bunun bir karşılığının olmasını
beklerdim doğrusu. Kim bilir, belki de burada görürüz bunu. Ben bu sebeple
Vaquer’den yana kullanacağım tahminimi. Hikayenin işleniş biçimiyle beraber
Vaquer, sıfırdan gelip bir Wrestlemania zaferi kazanarak hikayesini
tamamlayacak bence.
Tahmin: Stephanie Vaquer
Singles Match for the WWE
Women's Intercontinental Championship
AJ Lee(c) vs Becky Lynch
AJ Lee’nin WWE’ye ve ringlere
10 yıl aradan sonra dönüşünün ardından bu feudun Wrestlemania’ya taşınacağı çok
barizdi. Zaten bir önceki PPV olan Elimination Chamber’daki maçlarında bu işin
Wrestlemania’da sona ereceğini düşündüğümü de söylemiş, ikilinin feudunun
başlangıçtan günümüze gelişine de fazlasıyla değinmiştim. Ancak o maç için
tahminimi yaparken ben AJ’in kemeri burada alacağını öngördüğüm için Becky’de
yana bir oylama yapmıştım. Ek olarak AJ’in hem Wrestlepalooza’da hem de
Survivor Series’te Becky’i pes ettirmesinin ardından, bir de arada Becky’nin
kemeri Maxxine gibi bir isme kaybetmesini sağlamasının ardından hiç değilse bir
kereliğine Becky’nin üstün çıkabileceği bir maç olmasını da dilemiştim.
Elimination Chamber şovu her ne kadar AJ’in eşinin yani CM Punk’ın memleketi
Chicago’da yapılsa da tüm bu sebeplerden ötürü Becky’nin kemeri koruması
gerektiğine inanıyordum. Ancak AJ, üçüncü kez Becky’i pes ettirerek kemerin
yeni sahibi olmayı başardı. Burada ben Becky’e biraz haksızlık yapıldığını
düşünmekle beraber bu feudu buraya uzatmak için yapılan bir tercih olduğunu da
düşünüyorum. Tabi bunu yapmanın farklı yolları da olabilirdi elbette ama
Chicago’da hem AJ’e hem de Punk’a özel bir an yaşatmak istenmiş olunabilir.
Neticesinde o şovun ardından da burada rövanş maçıyla bu feudu bitiriyoruz.
Geçen yazıda detaylı bir
şekilde üstünde dursak da yine konuyu buraya bağlamak için kısa bir özet geçmek
iyi olabilir. Geçtiğimiz Wrestlemania döneminde Seth, Punk ve Roman
birbirleriyle feuda girerlerken Punk ve Roman arasında resmen Heyman’ı
paylaşamama durumu ortaya çıkmıştı. Heyman da bu kargaşadan oldukça yıpranırken
çareyi Seth Rollins’in tarafını seçmekle bulmuş ve ilk gecenin main event’inin
Seth tarafından kazanılmasını sağlamıştı. İki isim yanlarına Bron Breakker’ı ve
zamanla Bronson Reed’i de alarak The Vision’ı kurmuşlardı. Yeni bir dominasyon
yaratmak isteyen Seth, yanındaki isimlerin de varlığıyla ana kemerin de
peşinden koşmayı ihmal etmemişti. Bu noktada Punk ile olan ve Wrestlemania
öncesine kadar dayanan uzun süreli feud’una devam ederken Money in the Bank’i
kazanarak kendini garantiye almıştı. SummerSlam döneminde de ana kemer
Gunther’deyken CM Punk #1 Contender olmuş, Seth ise bir önceki Saturday Night's
Main Event’te LA Knight ile yaptığı maçta gerçekten sakatlanmış gibi
davranmıştı. SummerSlam’de Punk kemeri ele geçirirken birkaç dakika sonra Seth,
sakatlığının fake olduğunu göstermiş ve cash-in yaparak Punk’ın kemerini ele
geçirmişti.
SummerSlam’e kadar Seth bu
işlerle uğraşırken Becky ise Wrestlemania’nın ikinci gecesinde ringlere geri
dönmüş ve Tag Team mücadelesi için Bayley’in sakatlığında takım arkadaşı arayan
lyra Vakyria’nın yanında olmuştu. İki isim aynı gece Liv ve Raquel’i yenerek
Tag Team kemerlerini ele geçirmişlerdi. Raw after Mania’daysa Liv ve Raquel
kemerleri geri alırlarken Becky, Lyra’ya saldırarak heel turn yapmış ve uzun
bir süre devam edecek olan Lyra’nın Intercontinental kemeri için feuda
başlamışlardı. Bu mücadele sonucunda kemeri ele geçiren Becky, SummerSlam’de de
kemerini korumayı başarmıştı. Bir sonraki PPV olan Clash in Paris’e
geldiğimizdeyse şovun başında Roman Reigns, Bronson Reed’i yenerken maçtan
sonra Bron Breakker ve Reed, kendisine saldırmışlardı. İşler ileriye doğru
giderken Pearce, her iki ismi de cezalandırıştı. Gecenin main event’inde
SummerSlam döneminde yaptıkları sebebiyle cezalandırılan Seth Rollins, kemerini
Jey Uso, LA Knight ve CM Punk’a karşı korumak zorunda kalmıştı. Reed ve
Breakker’ın da olmamasıyla Vision desteğinden mahruz kalan Seth, çareyi eşi
Becky’i kullanarak bulmuştu. Gecenin sonunda Punk’a Low Blow çeken Becky, eşi
Seth’in kemerini korumasını sağlamıştı. Sonrasında takip eden haftalarda da
Punk’ın kendisine saldırmayacağını bilerek onu kışkırtmış ve hatta ona tokat
dahi atmıştı. Tüm bunların sonucunda 5 Eylül Smackdown’da AJ Lee, 2015 yılının
ardından ilk kez WWE ekranlarında gözükerek return yapmış ve eşi CM Punk’ı
koruyarak Becky’i hedef almıştı. Bu dört ismin içerisinde yer aldığı bu feud
sonucunda Wrestlepalooza’da Mixed Tag Team maçı ayarlanmış ve AJ Lee, Becky’i
pes ettirerek maçı takımına kazandırmıştı. İlerleyen dönemde Seth Rollins,
Crown Jewel şampiyonu olup sonrasında Vision’ın ihanetine uğrayıp kemeri boşa
çıkarırken, CM Punk da boştaki ana kemeri almayı başarmıştı. Dolayısıyla Becky
ve AJ ikilisinin feudları eşlerinden bağımsız bir şekilde gerçekleşmeye devam
etmişti.
AJ Lee, genellikle part timer
olarak takılırken Becky ise kemeri için aday olan Maxxine Dupri ile feuda
girmişti. Maxxine, güreş dünyası içerisinde kendisini kabul ettirmeye çalışan
rookie bir isimken Becky ile aralarında çok ciddi bir sıklet farkı bulunmaktaydı.
Bunun farkında olan Becky, rakibini çokça kez küçümserken Maxxine ise
fazlasıyla mücadeleci bir tavır ortaya koymuştu. Haftalar süren feud sonucunda
17 Kasım Raw’da Maxine, Becky’i yenerken AJ Lee ise Becky’nin kemeri
kaybetmesine sebep olan yegane isim olarak karşımıza çıkmıştı. Lee ve Becky
arasındaki feud yeniden alevlenirken her iki isim de Survivor Series War
Games’in birer parçası olurlarken AJ, bir kez daha Becky’i pes ettirmiş ve maçı
takımına getirmişti. Becky üst üste gelen kötü şeylerin ardından tekrardan
kemerini kazanmaya odaklanırken nihayetinde 5 Ocak Raw’da Maxxine’i yenerek
kemerini geri almayı başarmıştı. 19 Ocak Raw’da bir kez daha karşı karşıya
gelirlerken Natalya’nın ya da yeni ismiyle Nattie’nin Maxxine’e ihanetiyle
Becky kemerini korumayı başarmıştı. Ancak Becky için Maxxine’den daha büyük bir
tehdit vardı. 9 Şubat Raw’da AJ Lee yeniden ekranlara gelirken Becky ile
yüzleşmiş ve ikili Elimination Chamber için maç yapma konusunda anlaşmışlardı.
Elimination Chamber’daki maçta maçın hakeminin Becky'nin daha önce sorunlar
yaşadığı Jessica Carr olduğunu gördük. Becky hakemin görmediği bir anda
turnbackle'ın üst korumasını çıkardı. Ama hakem onun eksikliğini görüp yenisini
takmak istedi. O esnada ikili hakeme çarptılar ve hakem takamadı. Sonra da
Becky istemeden hakeme tekme attı. AJ de Becky'i pes ettirdi ama hakem
görmediği için maç devam etti. Becky de sonrasında üstünlüğü aldı. Hakem
yerdeyken ring altından sandalye çıkarıp ringe attı. O esnada AJ toparlandı.
İşler ringe taşınırken Becky, sandalyeye doğru DDT çekti. Sonra da Man Handle
çekti, tuşa gitti ama AJ kalktı. Becky sinirle çıkardığı turnbackle'a AJ'i
vurmak isterken hakem engelledi. AJ de Becky'i rollupa aldı ama Becky kalktı.
Sonra Becky, AJ'e atladı ama AJ çekilince hareket turnbackle koruması çıkmış
köşeye gitti. AJ de Black Widow bağlayıp Becky'i pes ettirdi. Böylece AJ,
kemeri Becky’den almayı başardı.
2 Mart Raw’da yeni şampiyon AJ
Lee ringe geldi. Buraya nasıl geldik bilmiyorum dedi. WWE'ye sadece Becky'nin
burnundan kıl almak için gelmiştim ama bir şekilde kemerini aldım dedi. Dürüst
olayım, hala bu işi yapabileceğimi bilmiyordum dedi. Ama siz bunu biliyordunuz
dedi. Bana inandınız, 10 yıldır da arkamdasınız dedi. Bazı insanların beni
unutmanızı istediği zamanlarda hatırladınız dedi. En iyi halimle
güreşebileceğimi siz bana inandırdınız dedi. Becky en iyilerin en iyisi ama onu
yendim dedi. Hayatımın savaşını versem bile -ki bunu kanıtlayacak yaralarım
var- hala şampiyon klasmanında olabileceğimi gördüm dedi. Ben hala düşündüğüm
kişiyim dedi. Artık Becky arkamda kaldığına göre, önümüzdeki Wrestlemania'ya
bakalım dedi. Ama o zamana kadar beklemeyeceğim, savaşan bir şampiyon olacağım.
Bir kemeri tutalı 12 yılı aştı, bunu bana bir ödül verilmiş gibi düşünmeyeceğim
ve vaktimi de boşa harcamayacağım dedi. Birkaç hafta soyunma odasından birkaç
kişiyle kapışabileceğimi düşündüm dedi. Bu güzel şey omuzumda olduğuna göre
onlar da aynı histedirler dedi. O yüzden siz de şampiyon klasmanında olduğunuzu
düşünüyorsanız, favori güreşçinizin favori güreşçisine karşı denemek
istiyorsanız gelin dedi. Çünkü bir sonraki sefere ringde olduğumda bu kemeri
koruyor olacağım, o yüzden gelin dedi. 9 Mart Raw’da yapılan Gauntlet maçını
kazanan Bayley, Women’s Intercontinental için #1 contender oldu. 16 Mart’ta iki
isim kemer için karşı karşıya gelirlerken AJ, Black Widow ile Bayley'i pes
ettirip kemerini korudu. Maçtan sonra Becky geldi ve AJ'e arkadan saldırdı.
Girişin oradaki dijital ekranlara Lee'yi fırlatıp saldırmaya devam etti. Sonra
da bariyerlere yollayıp tekmelemeye devam etti. Sonra da kemerle AJ'in suratına
vurdu. Kemeri havaya kaldırıp AJ'in üstüne bırakarak ayrıldı.
23 Mart Raw’da AJ konuşurken
seyircilerin arasından Becky gözüktü. AJ, temiz oynamamayı seviyorsun değil mi
dedi. Çünkü ne zaman bu ringde karşılaşsak sana köpek muamelesi yaptım dedi.
Yine rezil olmak istemiyorsun, bunu anlıyorum ama yine olacaksın dedi. Anca bu
şekilde hayatımdan defolup kemerimin peşini bırakacaksın dedi. Belki bir kez
daha seni küçük düşürüp, tüm dünyanın gözü önünde seni pes ettirmeliyim dedi.
Kazandın, sana jenerasyonumuzun neden en iyisi olduğumu göstereceğim dedi.
Belki de neden en sevdiğiniz güreşçinin en sevdiği güreşçisi olduğumu
gösteririm, kızının bile dedi. Sana istediğini vereceğim dedi ve
Wrestlemania'yı işaret etti. Becky de tuzağıma düştün dedi. Cuma'dan Pazar'a
ışıldayabilirsin ama Wrestlemania benim alanım dedi. Ben orada The Man oldum
dedi. Sen 11 sene önce Wrestlemania'da güreşmiştin değil mi dedi. Ne oldu
sonrasında dedi. Ofise gidip istifanı sundun ve on yıl boyunca senden haber
alamadık dedi. Endişelenme, Vegas'ta kemerimi aldığımda seni bu beladan
kurtaracağım dedi. Seni bitireceğim ve senden yine haber alamayacağız dedi. Big
Time'a hoş geldin dedi.
6 Nisan Raw’da arka alanda
Cole'un Lee ile röportajını gördük. Cole, ona Wrestlemania duygularını sordu.
Lee de çok gerçek dışı geliyor derken Becky onu böldü. İlk olarak Cole'a
salladı, WWE tarihinin en kötü gazetecisi işte burada, yine saçmasapan soruları
soruyor, 29 yılda olduğu gibi dedi. Cole da umursamadı ve gitti. O gidince
Becky, Lee'nin karşısına oturdu. Onun söylediği tek doğru şey senin burada
oturuyor olman dedi. Çünkü son Wrestlemania'nı hatırlıyorum, sen de beni
hatırlıyor musun dedi. O zamanlar NXT'den genç bir isimdim dedi. Seni gördüm
sen de tüm sahteliğinle bana sarılmıştın dedi. Gözlerinde görmüştüm o
gerginliği dedi. Ama Wrestlemania'ya çıkıyorsun diye değil çünkü orada yerine
geçebilecek birini görmüştün dedi. Sonraki gün de ayrıldın, zaten senin yerini
alacağımı biliyordun dedi. Wrestlemania, Elimination Chamber gibi olmayacak
dedi. Artık ev sahibi avantajın yok, çünkü Wrestlemania benim evim dedi. Lee de
beni küçümsemeye devam et dedi. Tüm kariyer boyunca herkes zaten bunu yaptı dedi.
İster inan ister inanma, seninle gurur duyuyorum dedi. Becky de dalga mı
geçiyorsun, buna ihtiyacım yok dedi. Lee de çeneni kapat çünkü hala konuşuyorum
dedi. Bu iş için, soyunma odası için yaptıklarından ötürü gurur duyuyorum dedi.
Sen tarihe geçtin dedi. Ama bunlar, bensiz olmazdı dedi. Çünkü o aştığın
dağları zaten ben yarattım dedi. Çıktığın o merdivenlerdeki engelleri senin
için ben yıktım dedi. Ben yenisiyle değiştiremeyeceğin biriyim, çünkü 10 yılın
ardından bu şirket hala beni arıyor dedi. Seyirciler de beni unutmadılar dedi.
Kim olduğumu biliyorum, ben şampiyonum, en sevdiğin güreşçinin en sevdiği
güreşçiyim, seyircilerin de öyleyim dedi. Eve gittiğinde küçük kızınla yatağa
gideceksin, eğer ona en sevdiği güreşçiyi sorarsan Becky Lynch demeyecektir, AJ
Lee diyecektir dedi. Wrestlemania'da görüşürüz dedi ve gitti. Becky de oldukça
sinirli göründü.
Bu maç için tahmine geçersek, doğrusu
AJ’in Elimination Chamber’da kemeri alması, ben de ciddi soru işaretleri
uyandırdı. Wrestlepalooza, Survivor Series ve Elimination Chamber’ı sayarsak
üst üste üç kez Becky’i pes ettirdi. Yani karşısında Ivy Nile, Maxxine Dupri
gibi bir isim yok ki sürekli pes ediyor olsun. Ben bu sebeple bunu fazlasıyla
yadırgıyorum. Burada da kemerle çıkarsa Becky’i üst üste dördüncü kez pes
ettirmiş olacak. Bu birinci konu. İkinci konuysa Elimination Chamber’da AJ
Lee’nin kemeri alması. AJ, hem eşinin memleketinde kemeri almış oldu, hem de bu
feud için bir rövanş mücadelesi olma ihtimalini ortaya çıkardı. Ayrıca feudu da
uzattı. Şu an bile AJ’in her hafta olmadığı bir ortam var. Ben WWE’de bundan
sonrasında ne kadar bir süre devam edebileceği konusunda tereddütlerim var.
Eğer devam edecek olsaydı kısa vadede, sanki AJ’in kemer alışı Wrestlemania’ya
saklanırdı gibi geliyor bana. Ben bu yüzden Becky’nin artık sonunda
kazanacağını düşünüyorum. Ne olursa olsun Becky gibi bir isim, üst üste dört
kez kimseye pes etmemeli. Çizilen karizmasını da burada kurtarmalı diye
düşünüyorum. Bu feud burada her türlü bitecek. Bittiğinde de AJ, Becky’i üç kez
pes ettirmiş ancak sonunda kazananın Becky olduğu bir şey görüyor olmak,
terazideki dengeleri oldukça yerinde tutar.
Tahmin: Becky Lynch
Fatal Four-Way Tag Team Match
for the WWE Women's Tag Team Championship
The Irresistible Forces (Nia Jax & Lash Legend)(c)
vs Charlotte Flair & Alexa Bliss vs Bayley & Lyra Valkyria vs The Bella
Twins (Brie Bella & Nikki Bella)
2025 ortalarından günümüze
doğru bakarsak, kadınlar division’ın da gerçekten de çok önemli isimlerin
varlığını görebileceğiz. Belki de şu zamana kadar gelmiş geçmiş en iyi divison,
bu division diyebiliriz. Yetenek havuzu gerçekten de inanılmaz derecede geniş
duruyor. İsimler hem kağıt üzerinde iyiler hem de ring içerisinde öyleler.
Veteranlar var, gençler var, prime döneminde olanlar var. Birkaç eksikten
bahsedersek sadece sakatlığı olan Bianca Belair ve doğum izninde olan Naomi
diyebiliriz. Bu isimlerin dışında gerçekten de herkes burada. Hal böyle olunca
da bu kadar yetenekli isimleri de bir şekilde kullanmak gerekiyor. Bunun için
geçen yılın başlarında ortaya çıkan Women’s Intercontinental ve United States
kemerleri var. Bir de son birkaç aydır Tag Team tarafında da inanılmaz bir
hareketlilik söz konusu. Öte yandan kemer de son dönemde çok fazla el
değiştirdi. Tüm bu nedenlerden ötürü böylesine çoklu bir maçla buraya gelmek
oldukça mantıklı gözüküyor. Burada şu anda dört takım kemer için mücadele ediyorlar
ama bu maç zorlansa 6’lıya bile çıkardı herhalde.
Maçın oluşma şekline bakmadan
önce tek tek şampiyon isimlerin üzerinden geçmekte fayda var gibi. Öncelikle
şampiyon ekipten başlarsak, bir nevi kadınlar tarafını cüsse olarak Kane &
Big Show takımının karşılığını görmekteyiz. İsimlerinden de anlaşılacağı üzere
iki tane Powerhouse güreşçinin oluşturduğu takımları görüyoruz. Nia, 2025
yılının başına şampiyon olarak girerken henüz başında kemerini Tiffany’e
kaybetmiş ve o tarihten bu yana da dönüp dolaşıp Tiffany ile feuda girmişti.
Lash ise NXT’de Meta-Four ile birlikte hareket ederken 2024 yılının sonunda ana
kadroda ekranlara gelmişti. Zaten uzun boyuyla oldukça dikkat çekerken tam
zamanlı ana kadroya yükselişinde bir fark yaratacağı da belliydi.
Evolution’daki Battle Royal’de de son ikiye kalmış ama Vaquer’e elenmişti.
Nihayetinde 7 Kasım Smackdown’da tam zamanlı ana kadroya geçişini yaparken
Nia’nın yanında durmuş ve sonrasında da Survivor Series’te yine beraber hareket
etmişlerdi. Royal Rumble 2026’da da çok iyi performans gösterirken Nia ile
beraber hikayelerde yer almaya devam ettiler. 27 Şubat Smackdown’da da Rhyio’yu
yenerek kemerleri onlardan almayı bildiler.
Charlotte ve Alexa ise
geçtiğimiz senenin ilkbahar yaz döneminden beri beraber hareket ediyorlar. Bir
dönem WWE’ye damgasını vurmuş iki isim şimdilik main eventer potalarından uzak
dursalar da ringde olmaları her zaman dikkat çekiyor. Geçtiğimiz yılın ortalarında
birbirlerine özellikle Secret Hervice’a karşı yardım ederek birliktelik kuran
ikili, beraber arkadaş olmayı da zorla olsa da başarabildiler. Birbirlerinin
güvenlerini ring içerisinde kazanırlarken SummerSlam 2025’te de Judgment Day’i
yenerek Tag Team kemerlerini ele geçirmişlerdi. Ancak 10 Kasım Raw’da, Nia ve
Lash’in de etkisiyle kemerlerini Kabuki Warriors’a kaybetmişlerdi. Ben açıkçası
beraber hareket ettikleri ilk dönemden bu yana birbirlerine karşı feuda
girebileceklerini de düşünüyordum. Özellikle Royal Rumble’da ilk iki sıradan
girerlerken birbirlerine karşı hamle yapar gibi yapıp hiç hamle yapmamışlardı.
Bu bir şeyleri tetikleyebilirdi. Ek olarak Charlotte, ilerleyen anlarda
istemeden de olsa Alexa’yı elemişti. Fakat şimdilik beraber hareket etmeye
devam ediyorlar. Ama ben bu durumun yakın bir zamanda biteceğini ve böylesine
egolu isimlerin bir yerden sonra ayrı hareket etme isteklerinin ağır
basacaklarını düşünüyorum.
Bayley ve Lyra ikilisine
gelirsek, bundan 1 sene önceye gittiğimiz zaman Wrestlemania’daki Tag Team
kemer maçının Challenger isimleri olduklarını görebiliyoruz. O dönemde Women’s
Intercontinental kemerinin de sahibi olan Lyra, Bayley ile feuda girmiş ve iki
isim bu mücadeleden dostlukla ayrılmışlardı. Lyra kemerini korurken
Wrestlemania döneminde de çok hızlı bir şekilde takım olup Tag Team kemerlerine
oynamışlardı. O dönemdi şampiyon Judgment Day, yani Raquel ve Liv’e karşı maça
çıkacaklarken maçtan bir gün önce Bayley, saldırıya uğrayınca maça çıkamamış ve
Lyra’nın da takım arkadaşı Becky Lynch olmuştu. Lyra ve Becky ikilisi kemerleri
alırlarken ertesi gün de kaybetmişlerdi. Sonrasında da Becky heel turn yaparak
Lyra ile Intercontinental kemer mücadelesine başlamıştı. Wresltemania’da
Bayley’e saldıranın Becky olduğunun ortaya çıkmasının ardından Bayley de bir
süre sonra bu feuda dahil olurken Evolution’da kemr için Triple Threat maçı
izlemiştik. Maçtaysa Becky kemerini korurken SummerSlam’deyse Becky ve Lyra
arasında son bir maç daha izlemiştik. Becky maçı orada da kazanırken Bayley,
istemeden de olsa Lyra’nın maçı kaybetmesine sebep olmuştu. İkilinin arası bu
olaylar sebebiyle bozulurken sonrasında da barıştılar. Bayley, eski gimmick’i
olan hugger gimmick’ini hatırlayıp histerik durumlar yaşarken Lyra ona yardımcı
olmaya çalıştı. Son dönemde de yine beraber hareket etmeye devam ediyorlar.
Bella Twins’e gelirsek, hem
Nikki hem de Brie WWE’nin efsanevi ikilisi diyebiliriz. WWE’nin sayılı orijinal
takımlarından olan ikili herhalde 2008 yılından bu yana emeklilik dönemleri
hariç hep kendilerine yer bulmayı başardılar. Özellikle Total Divas dönemlerinde
çok ciddi etki yaratırlarken Nikki’nin bireysel anlamda çok önemli başarıları
oldu. Brie ise biraz daha eşi Daniel Bryan’ın da etkisiyle bir başka sevildi.
Beraber Hall of Fame bile olurlarken 2010’lu yılların ortalarındaysa emekliliğe
ayrıldılar. Ancak öncelikle Nikki’nin 2025 yılında güreşe tam zamanlı dönüşü,
sonrasında Brie’nin 2026 Royal Rumble’ındaki dönüşüyle beraber yıllar sonra
yeniden birbirlerini buldular. Güreş dünyasının bu iki karakteri yıllar sonra
yeniden kemer peşinde koşmaktalar. Kadınlar güreşinde 20 yıla yakın bir süredir
beraber hareket etmek, üst seviye event’lerde yer bulabilmek kesinlikle kolay
bir şey değil. Güreş dışında medyatik olmalarının da bunda önemli bir etkisi
olabilir. Örneğin bir dönem reality show’ları bile vardı. Her ne olursa olsun
ikiz olmalarının da etkisiyle hala beraber hareket edebiliyorlar. Tag
Team’lerin yeni oluştuğu kadınlar güreşinde bence önemli bir olay.
Genel olarak bu maçın ortaya
çıkışına bakmamız gerekirse de SummerSlam 2025’e gitmemiz gerekiyor. SummerSlam
2025’te Charlotte ve Alexa; Raquel ve Roxanne’dan oluşan Judgment Day’i yenerek
kemerleri almayı başardılar. 4 Ağustos Raw’da Yeni Tag Team şampiyonları
Charlotte ve Alexa ringdeler. Charlotte, SummerSlam'den sonra yeniden şampiyon
olmak harika dedi. Alexa da biz yeniden şampiyonuz demek istedin değil mi dedi.
Charlotte da bu değişimi yapman iyidir tamam dedi. Eğer bana vurmayı kesersen,
biz bir şeyler olabiliriz dedi. Adını koymayalım ama dedi. Alexa da
söyleyebilirsin dedi. O kelimeyi söyleyecektin değil mi dedi. Bu kemere sahip
olduğumuz müddetçe benimlesin dedi. Charlotte da bu kemeri sonsuza kadar
tutabiliriz çünkü ben 14 + 2 Tag Team + NXT kemeri.. sen kaç kere şampiyondun
dedi. Alexa da Raw, Smackdown diye sayarken Charlotte da önemi yok dedi. O
esnada Judgment Day geldi. Raquel söze girdi. Charlotte'la kim arkadaş olmak
ister ki dedi. Ben olmazdım dedi.
Roxanne ben de dedi. Ayrıca kimse sizin arkadaş olup olmamanızı önemsemiyor
dedi. Önemli olan tek şey kemeri Judgment Day'e geri getirmek dedi. Raquel söze
girdi. Rövanşı direkt alamayız belki ama buradan o kemerler olmadan gitmek
istemeyiz dedi. Alexa, Charlotte'e döndü, düşündüğümü mü düşünüyorsun dedi.
Charlotte da en azından bu konuda aynı düşünüyoruz dedi ama ikisi de farklı
şeyler söylediler. Sonra Charlotte kemerlerimizi bu gece ortaya koyuyoruz ve
sizi yeniyoruz dedi. Pearce geldi. Sakin olun dedi, normalde bir rövanş maçı
zaman alır ama neyse ne maç resmileşti ve şimdi başlıyor dedi. İkilinin rövanş
maçı başlarken Charlotte ve Alexa kemerlerini korudular. Böylece Judgment Day
ile olan feudlarını bitirirlerken bu kez beraber hareket etmelerini sağlayan
Secret Hervice ile mücadele ettiler. Ancak onları da geçmeyi başardılar. 17
Ekim Smackdown’da da ZaRuca’yı yenerek kemerlerini korumaya devam ettiler.
27 Ekim Raw’da da bu kez bu
maçın parçası olan isimlerden Bayley ve Lyra ikilisine karşı kemerlerini
korudular. Bayley ve Lyra çok uğraşsalar da kemerleri alamadılar. Maçtan sonra
Kabuki Warriors, herkese saldırırken en son Bayley onlara karşı geldi. Onlar da
Bayley'e saldırmadan ringden ayrıldılar. 31 Ekim Smackdown’da Alexa ve Nia
arasında bir maç izledik. Charlotte da maçı kenarda izledi. Nia da bir ara onu
itti. Nia, Annihilator'a giderken Charlotte ring kenarına çıkıp dikkatini
dağıttı. Alexa da tekmeyle onu indirdi. Bir de Dropkick çekip hızlıca tuşa
gitti ve maçı aldı. 3 Kasım Raw’da Bayley & Lyra Valkyria vs The Kabuki
Warriors maçını izledik. Asuka, Lyra'yı Asuka Lock ile pes ettirip maçı
takımına kazandırdı. Maçtan sonra Asuka ve Sane, Lyra'yı gözüne kestirirlerken
Charlotte ve Alexa yardıma geldiler. Sane ve Asuka kaçarlarken ikili
kemerlerini havaya kaldırdılar. 7 Kasım Smackdown’da Charlotte ve Nia’nın
maçını izledik. Maç devam ederken Lash Legend, Smackdown ana kadro debut'unu
yaparken Alexa'ya saldırdı. Charlotte'ın dikkati dağılırken Nia da maçı almayı
başardı. Nia maçtan sonra Lash'i överken, arkadaşımı buldum dedi. Lash de bu
gece sadece başlangıçtı dedi. Öte yandan arka alanda Alexa doktora gözükürken
Charlotte da Alexa için buz istedi. Bu esnada doktor kılığına giren Kabuki
Warriors gözükürken Asuka, her iki ismi de mist'ledi. 10 Kasım Raw’da Kabuki
Warriors’ın Tag Team kemerlerini aldıklarını gördük. Maçın sonunda Charlotte,
Asuka'ya Figure 8 bağlarken, Alexa da Insane Elbow ile atlamak isteyen Sane'i
tutup ona Sister Abigail DDT çekti. Face taraf maçı almak üzereyken Jax ve
Legend ikilisi gelip Figure 8'i bozdular. Alexa onlarla yüzleşirken Sane,
Alexa'yı spiker masasına yollayıp ring kenarına çıktı. Charlotte üzerinden tuşa
giden ikili kemerleri aldılar. Maçtan sonra Jax ve Legend ringe girerlerken
Alexa'ya da saldırdılar. Charlotte'ı da indirdiler. Sonra da Kabuki Warriors
ile yüzleştiler. Ama birlik olup face takıma saldırdılar. Yardımaysa ilk gelen
Iyo Sky oldu. Önce ipleri çekip Legend'ı ring dışına yollarken sonra Jax'e
tekme attı. Sonra da Kabuki Warriors'a Springboard Dropkick çekti. Ama Nia ve
Legend ikilisi, onu yere sermeyi başardılar. Heel taraf yine üstün çıkarken bu
kez Rhea Ripley yardıma geldi. Yüz koruma maskesiyle ringe giren Rhea herkese
saldırdı. En son face ekip Nia'yı tek yakalarlarken onu da dışarı yolladılar.
Ringde yatan Sane'i kaldırıp Razor's Edge çeken Rhea, onu heel takımın üzerine
doğru, dışarı yollamayı başardı. Sonra da mikrofonu alıp War Games'i işaret
etti. O dönem Rhea, Iyo ile yakınlaşıp takım olurlarken Iyo’yu dışlayan ve ona
ihanet eden Kabuki Warriors’a da düşman olmuştu.
Survivor Series’e
geldiğimizdeyse ortaya Charlotte & Alexa Bliss & Rhea Ripley & Iyo
Sky & AJ Lee vs The Kabuki Warriors & Nia Jax & Lash Legend &
Becky Lynch gibi bir maç çıkmıştı. Face ekip maçı almaı bilmişti. Survivor Serie
sonrası 1 Aralık Raw’da Rhea ve Iyo'yu ringde gördük. İki isim birbirlerine
sarılırlarken Rhea mikrofonu aldı. War Games'ten galip çıktık ama savaş bitmedi
dedi. Ama Kabuki Warriors, en yakın arkadaşıma ihanet etmeye karar vermediler
dedi. O yüzden ne kadar üzgün, sinirli olursam olayım, burnum ne kadar kırık
olursa olsun intikam istiyoruz dedi. Bu da o kemerleri onlardan almakla
başlıyor dedi. Charlotte ve Alexa onları bölerken Alexa sözü aldı. Sizi
anlıyorum, her şeyi kenara bırakıp War Games'i kazandığımız için de mutluyum
dedi. Ama kemerlere gelince konu biraz sakin mi olsanız dedi. Charlotte da en
yakın arkadaşların yanında durmaksa konu en iyi biz biliriz dedi. Ben ve en
yakın arkadaşım, bizler eski şampiyonlarız dedi. Rövanş maçımızı almadık bile
dedi. Alexa da en iyisi siz, biz kemerleri geri aldıktan sonra intikamınızı
alın dedi. Rhea da sana hep söylediğim gibi Charlotte, size saygı duyuyorum
dedi. Ama siz Kabuki Warriors'ı yenemediniz ki, o yüzden sıranın sonuna geçin
dedi. Charlotte sözü aldı. Beni biliyorsun, ben kimse için kenara çekilmem
dedi. Eğer bizden iyi olduğunuzu düşünüyorsan, bunu kanıtla dedi. Alexa da aynı
şeyi düşünüyordum dedi. O yüzden bu gece bir maç yapalım dedi. Iyo sözü aldı ve
kabul etti. Gecenin sonunda da iki takım arasındaki maçı izledik. Gerçekten müthiş
de bir maç oldu. Ancak Kabuki Warriors'ın maça karışmasıyla No Contest bitti.
Asuka ve Sane, iki takıma birden saldırdılar. Asuka, eline kemer alıp Iyo'ya
vurmak isterken Lyra ve Bayley geldiler. Kabuki Warrios'ı dağıttılar. Lyra,
spiker masasına çıkıp Sane'e saldırmak isterken Morgan geldi ve Lyra'yı indirip
Sane'i çelik basamaklara yolladı. Raquel ve Roxanne da ring içerisine girip
içeridekilere saldırdılar. Raquel'den Asuka'ya Tejana Bomb geldi. Roxanne da
Bayley'e Pop Rocks çekti. Raquel ve Roxanne, Tag Team kemerlerini alıp havaya
kaldırdılar. Roxanne kemerini Liv'e verirken Liv ise ona geri verip iki ismin
elini kaldırdı. 5 Aralık Smackdown’da Alexa Bliss vs Kairi Sane maçını izledik.
Asuka da maça karışırken Charlotte onu engelledi. Alexa da maçı aldı. Maçtan
sonra Legend ve Jax ikilisi, Charlotte ve Alexa'ya saldırdılar. Jax,
Charlotte'a Samoan Drop çekti. Sonra Sane'i tek yakalarlarken Asuka ringe
atladı. Bir süre dayansa da o da kendini yerde buldu. Legend da Sane'e Big Boot
çekti. Nia da Annihilator'a gitmek isterken Asuka, Sane'i kurtarıp aşağı çekti.
Jax ve Legend da kemerlerle poz verdiler. 12 Aralık Smackodwn’da Alexa Bliss vs
Lash Legend maçını izledik. Nia maça karışınca Charlotte onu engelledi. Ama
Legend da onu yere serdi. Maçı da kazandı. 19 Aralık Smackdown’da Nia Jax &
Lash Legend vs The Kabuki Warriors maçını izledik. Nia'nın Sane'i pinlemesiyle
Nia ve Legend ikilisi maçı aldılar. Maçtan sonra Charlotte ve Alexa ringe gelip
Legend ve Nia'ya saldırdılar. En son Alexa, Legend'a atlayacakken Nia onu
kurtarıp ring dışına çıkardı. Onlar gidince Charlotte ve Alexa, kemerlerle poz
verdiler.
26 Aralık Smackdown’da
Charlotte Flair vs Lash Legend maçı yapıldı. Nia maça karışırken Alexa onu
engelledi. Ringde de Charlotte ani bir tuşla maçı aldı. Daha sonra arka alanda
Alexa ve Charlotte'ı konuşurlarken gördük. Alexa, yalan söyleyemeyeceğim, geçen
haftadan sonra Lash'in kaybettiğini görmek güzel geldi dedi. Charlotte da bunu
her hafta her takıma yapıp kemerleri geri getirmeliyiz dedi. Sonra da yanlarına
Rhea ve Iyo geldi. Rhea, Tag Team kemerleri hakkında mı konuşuyorsunuz dedi.
Çok özgüvenlisiniz dedi. Size, Iyo ve benim Tag Team kemer maçına sahip
olduğumuzu hatırlatmam gerekti dedi. Iyo da kazandığımızda, o kemerler bizimle
kalacak dedi. Nia ve Lash de oraya gelince ekipler arasında tartışma çıktı.
Asuka ve Sane de gelirken Aldis ortalığı sakinleştirmeye çalıştı. Bağırıp
herkesi susturdu. Bu kaos, gereğinden fazla uzadı dedi. Önümüzdeki hafta
Smackdown'da 8'li Tag Team maçı yapacağız dedi. Aldis'in duyurusu sonrası
ekipler birbirlerine girmeye devam ettiler. 2 Ocak Smackdown’daki 8’li maçıysa face
ekip aldı. 5 Ocak Raw’daysa kemerler Rhea ve Iyo ikilisine geçti. 9 Ocak
Smackdown’da Charlotte Flair & Alexa Bliss vs Kiana James & Giulia
maçını izledik. Alexa'nın James'i pinlemesiyle face ekip maçı aldı. Maçtan
sonra Jax ve Legend geldiler. Jax, ringe girmeden Giulia'nın kafasına saldırdı,
sonra öyle ringe girdi. İkili Charlotte ve Alexa'yı da temizlerlerken Giulia
ringe dönüp, Jax'e diklendi. James ise onu sakinleştirip ringden çıkardı. 16
Ocak Smackdown’da yapılan Triple Threat #1 Contender’s maçınıysa James ve
Giulia kazandılar. SNME XLIII’te de Rhyo ikilisi Jugdment Day’i yenerek
kemerlerini korudular.
Royal Rumble’a geldiğimizdeyse
Brie Bella’nın return yaptığını gördük. 2 Şubat Raw’da Bella Twins beraber
ringe geldiler. Nikki sözü alırken, hayat bir döngü gibi, beraber Raw'da ringe
çıkmamızın üzerinden tam 7 yıl geçmiş dedi. Royal Rumble'dan bu yana söylediğiniz
her şeyi gördüm, bence hepimiz aynı taraftayız dedi. Hepimiz Brie Mode'un
dönmesinden çok mutluyuz dedi. Brie sözü aldı. Geri döndüğüm için çok mutluyum,
sonunda evimdeyim dedi. Eminim hepiniz neden geri döndüğümü merak ediyorsunuz,
sebebi Nikki'nin her hafta dayak yiyip onu kurtarmak zorunda olmam değil dedi.
Nikki de takım arkadaşımsın değil mi dedi, Brie de biliyorum şaka yapıyorum,
seni seviyorum dedi. Esas sebebi, Nikki ve benim orijinal bir Tag Team olmamız
dedi. Division şu anda hiç olmadığı kadar güçlü, Nikki ve biz de dahil olmak
istedik dedi. Bella Twins'in Women's Tag Team kemerinin peşine düşme zamanı
geldi dedi. 6 Şubat Smackdown’da da Rhyio kemerlerini Guilia ve Kiana James’e
karşı korudular. 13 Şubat Smackdown’da Tiffany Stratton ringdeyken Nia ve
Legend geldiler. Nia, seni burada görmek çok güzel demek isterdim ama yalancı
olmadığımı biliyorsun dedi. Legend da biz de işleri burada ciddi tutuyoruz
dedi. Doğrusu geçen hafta da şanslıydın baya bir dedi. Tiffany de Nia'ya neden
bana bu kadar takıksın dedi. Dersini almadın mı, zaten yerine geçecek kişiyi de
bulmuşsun dedi. Legen da seni indirmeden önce sakin olmanı öneririm dedi. Ben
gelişmiş versiyonum dedi. Rhyio'yu Tag Team kemerleri için yendikten sonra Nia
da önümüzdeki haftadaki eleme maçını kazanacak dedi. Sonra ikiniz çember
içerisinde kitli olacaksınız ve Nia sen daha Tiffy Time demeden seni tuşlamış
olacak dedi. Seyirciler Tiffany'e tezahüratta bulunurlarken Nia da seni bu
utançtan kurtarıp bu gece işini halledeceğiz dedi. Benim yapabileceklerimi
biliyorsun dedi. Tiffany de yine bir kemer maçı kaybetmek mi, evet haklısın
dedi. Nia ve Legend ring kenarına çıkarlarken Rhea ve Iyo geldiler. Onlar
gelince Tiffany de ringden ayrıldı. Rhea sözü aldı, limitinizi aşmayın
bayanlar, çünkü ikiniz de Elimination Chamber'dan galibiyetle
ayrılamayacaksınız dedi. Neden biliyor musunuz, çünkü ben orada olacağım, hatta
Iyo da olacak dedi. Biz de en iyi yaptığımız şeyi yapacağız, o da sona ikimiz kalana dek beraber çalışmak
dedi. Ama öncelikle siz ikinizi kemerler için yenmeye odaklanalım dedi.
Sonrasında Rhyio vs Irresistible Forces kemer maçı başladı. Ama maç içerisinde
iki takım da tag mevzularını takmayıp birbirlerine girince, hakem de maçı
"No Contest" ilan etti. Irresistible Forces başta üstün çıkarken
Legend ring altından masa çıkardı. Rhea'yı masaya yatırırlarken Nia da
turnbackle'a çıkmaya başladı. Ama Rhea, Legend'a tekme atıp kurtulurken Iyo da
Nia'ya saldırdı. Hatta Nia'ya doğru Suicide Dive ile uçarken iki isim masaya
yığıldılar. Diğer taraftan da Legend, Rhea'ya doğru atlayarak seyirci
bariyerlerini kırdı. Herkes yerde kendini bulurken, segment kaosla sona erdi.
20 Şubat Smackdown’da Rhea Ripley vs Giulia maçı izledik. Maç devam ederken The
Irresistible Forces geldi. Nia ring kenarına çıkar çıkmaz Rhea ona diz attı.
Ama arkasını döndüğünde Legend'dan Bicycle Kick yedi ve maç DQ bitti. Ardından
da Rhea'ya saldırmaya devam ettiler. Yardıma Iyo gelirken ipi çekerek önce
Nia'nın düşmesini sağladı. Sonra da Legend'a direnirken Rhea, Clothesline ile
Legend'ı dışarı yolladı. 27 Şubat Smackdown’daysa sonunda bir kemer değişimi
yaşandı ve Irresistible Forces, Rhyio’yu yenerek Tag Team kemerlerini aldılar.
Bir sonraki gün Rhea, Elimination Chamber’dan galip ayrılınca da Rhyio, Tag
Team resminden çıkmış oldu.
6 Mart Smackdown’da The
Irresistible Forces ringde kemer kazanımları sonrasın kutlama yaptılar. Onları
Charlotte ve Alexa böldüler. Alexa Nia'ya seslendi ve senin adına çok mutluyum
dedi. Zirveye çıkmak için kendine bir kuyruk bulmuş gibisin dedi. Senin işine
gelmiş gibi aslında biz olan biteni biliyoruz dedi. Kabuki Warriors'a
kemerlerimizi kaybetmemizin tek sebebi siz hilecilerin maçımıza karışmasıydı
dedi. Charlotte sözü aldı, madem yeni rakipler arıyorsunuz, işte sıradakiler
karşınıza geldi dedi. Onları bölense Giulia ve Kiana James oldu. Kiana sözü
aldı. Bir hafıza probleminiz mi var dedi. Çünkü iki hafta önceki Triple Threat
maçımda Nia ve Charlotte'a karşı mücadele ettim dedi. Kazananı size
hatırlatmalı mıyım dedi. Charlotte hatırlamıyorum derken James de bendim dedi.
Hatırlıyorsunuz numara yapmayın dedi. Çemberde Alexa'yı tuşlayan da bendim
dedi. Giulia ile beraber bir şekilde Wrestlemania'ya gitme planımız var dedi.
Giulia sözü aldı ve Japonca bir şeyler söyledi. Sonra da Vegas'a o Tag Team
kemerleriyle gideceğiz dedi. James de Charlotte ve Alexa'ya, bize bir iyilik
yapıp ringden gider misiniz dedi. Sonra da iki takımın maçları başladı.
Giulia'yı pinleyen Charlotte maçı takımına getirdi. 13 Mart Smackdown’da
Charlotte ve Alexa, kemer için bir şans elde ederlerken ve maçı da kazanmaya
yaklaşmışken Brie, Nia'ya saldırdı ve maç DQ ile sona erdi. Alexa ve Brie
tartışırlarken Lash, double Clothesline ile ikiliyi yere serdi. Charlotte da
ona saldırırken Nia geldi. Lash, Charlotte'ı indirirken bu kez Nikki geldi.
Nikki, Irrisistible Forces'a karşı bir süre dirense de ikiye bir, bir şey
yapamadı. Nia da Lash, Nikki'yi tutarken turnbackle'dan Leg Drop ile Nikki'ye
uçtu. Bir sonraki hafta bu kez Bella Twins kemer şansı elde etti. Charlotte ve
Alexa da maçı kenardan izlediler. Nia bir ara kemerle Brie'ye vurmak isterken
Charlotte araya girdi. Charlotte, Nia'ya yumruk atınca maç DQ ile sonlandı.
Charlotte, tekmeyle Nia'yı uzaklaştırırken Nikki geldi ve Charlotte'ı itti.
Alexa araya karışınca ona da yumruk attı. Charlotte da Nikki'ye saldırdı. Bu
kez de Brie ona odaklandı. Ardından Bella Twins, Charlotte'ı ringe soktu. Ama
Alexa gelince ikili toparlandılar. En sonunda Nia ve Legend da geldiler.
Irresistible Forces ringdeki diğer takımlara karşı üstün geldiler. En son
Legend, Charlotte'ı kaldırırken Nia da ona Leg Drop ile uçtu. 27 Mart
Smackdown’da bu kez Bella Twins vs Alexa Bliss & Charlotte Flair maçını
izledik. Irresistible Forces da maçı kenardan izlediler. Brie ve Alexa
kapışırlarken, Alexa, Brie'yi rollup'a aldı. Brie hareketten kurtulup Alexa'yı
iterken hakemin görmediği bir esnada Legend, Alexa'ya yumruk attı. Brie de
Alexa'yı rollup'a alıp maçı takımına getirdi. Maçtan sonra Charlotte, Bella
Twins ile yüzleşirken Nia ve Legend ringe girdiler ve Bella Twins'i itip
Charlotte'a saldırdılar. Legend, Charlotte'ın omzunu ring postuna yolladı.
Sonra da Alexa'yı Leg Drop pozisyonuna alırlarken Lyra ve Bayley geldiler.
Direkt Nia ve Legend'a saldırdılar. Beraber Nia'yı Dropkick'lerlerken Legend'ı
da diğerlerinin gelişiyle ring dışına yolladılar. Geri kalanlar aralarında
tartışırlarken Charlotte, Brie'yi iterek yere düşürdü. Bunun üzerine 30 Mart
Raw’da bir kemer maçı da Bayley ve Lyra Valkyria ile yapıldı. Maç oynanırken
Charlotte, Alexa ve Bella Twins aralarında tartıştılar. Lyra da onları
uzaklaştırmak istese Nia geldi ve Lyra'yı Alexa'ya itti. Sonra Bella Twins ile
tartışırken Legend geldi ve onlara arkadan saldırdı. Sonra da Nikki'yi ring
postuna vurdu. Maç da bu esnada devam etti. Ancak Charlotte ve Alexa, Nia'ya
saldırıp maçı DQ ettiler. Face ekipler Irresistible Forces'u ring dışına
yolladılar. Kısacası sırasıyla Irresistible Forces, bu üç takıma karşı kemer
koruma maçına çıkarken maçların hepsi olaylı bitince, Wrestlemania’da bu maç da
kaçınılmaz oldu.
3 Nisan Smackdown’da Charlotte
Flair & Alexa Bliss vs Bayley & Lyra Valkyria maçını izledik. Alexa ve
Charlotte maçı aldılar. Ama maçtan sonra Legend geldi ve ringdeki Alexa ve
Lyra'ya saldırdı. Ring dışında da Nia, Bayley ve Charlotte'ı indirdi. Bayley'i
ringe sokarlarken Legend'dan Big Boot geldi. Sonra da Alexa ve Lyra'yı
turnbackle'da sıkıştırdılar. En sonunda da Legend, Bayley'i kaldırıp Nia'nın
turnbackle'dan Leg Drop çekmesini sağladı. 6 Nisan Raw’da Bayley vs Lash Legend
maçı yapıldı. Maç oynanırken Nia ve Lyra da birbirlerine girdiler ama Nia,
Lyra'yı yakalayıp onu aprona yolladı. Bu kez de Alexa ve Charlotte geldiler ve
Nia'ya saldırdılar. Bayley de iplere çıkıp hepsine uçtu. Ama ringe dönünce
Legend onu Superplex'e almak istedi. Lyra, Legend'ın ayağını tutup hareketi
engellerken Bayley de üstüne düştü. Ani bir tuşla da maçı aldı. 10 Nisan
Smackdown’da Alexa Bliss vs Bayley maçını izledik. Maç devam ederken Bayley,
Alexa'yı dışarı çıkartıp Charlotte'ın gözü önünde onu Chop'ladı. Sonra da Flair
yürüyüşü yaptı. Charlotte sinirlenirken Lyra da olay yerine geldi. Charlotte,
ceketini çıkarıp Bayley'e attı, Bayley de ona geri attı. Alexa da o karambolden
roll-up ile galibiyeti çıkardı. Daha sonra Women's Tag Team maçı için bir video
yayımlandı. Brie, biz bu Division içinde doğduk, kardeşim Nikki sakatlansa bile
orada olacağız dedi. Bella Twins, oraya çıktığında standartlar yukarı çıkar
dedi. Charlotte da ne standardı dedi. Alexa da nerede olduğunuz değil,
division'ın sahibi önemlidir dedi. Lyra da o zaman hepiniz bunu kanıtlamaya
çalışsa iyi olur dedi. Bayley de çünkü kimseye Wrestlemania'da bir şeyi hediye
etmeyecekler dedi. Nia da haklısın dedi. Lash de ezip geçersin dedi. Nia da biz
de tam olarak bunu yaptık dedi. Brie, biz bunları duyduk, Nikki oraya dönmek
için deliler gibi uğraşıyor dedi. Biz bu işe tüm hayatlarımızı verdik dedi.
Bizi indirmeye çalışan bir şey olduğunda, hep bir yolunu bulduk dedi. Charlotte
da biz birbirimizi sevmiyoruz bile dedi. Alexa da ama bir şekilde şampiyon
olmanın yolunu bulduk dedi. Charlotte, işte bu bizi tehlikeli yapar dedi. Lyra
da neye sahip olduğunuz konusu değil, Bayley de asıl önemli olduğu anda ne
yaptığınızdır dedi. Brie, Wrestlemania'da eskiden nasıldık gösterme amacında
değiliz, şu an nasılız onu göstereceğiz dedi. Charlotte da Wrestlemania'da
bizim olanı, arkadaş olarak geri alacağız dedi. Bayley de Wrestlemania'da her
şeyimizi ortaya koyacağız derken Lyra da geçen sene yaşadığımız zorlukların
buna değdiğini göstereceğiz dedi. Nia da Wrestlemania'yı düşünmeyin, hepinizi
moment'ınızı alacaksınız dedi. Lash da sahip olabileceğiniz tek moment bu
olacak dedi. 17 Nisan Smackdown’da Charlotte
Flair & Alexa Bliss vs Lyra Valkyria & Bayley maçını izledik.
Charlotte, Lyra ringe girerken iple ısınmaya çalışınca Lyra düştü. Sonra da maç
oradaki kargaşayla başladı. Ama maç başlar başlamaz Nia ve Lash de maça
karışınca çok uzun sürmeden DQ ile bitti. Legend ve Nia üstün ilerlediler.
Lyra'yı kaldıran Lash, Nia'nın ona Ledgrop çekmesini sağladı.
Bu kadar çok Tag Team’in olduğu
bir ortamda böyle bir maç görmemiz kadar doğal olan bir şey olamazdı. Takımlar
üzerinden tek tek gidersek Alexa ve Charlotte ikilisinin ben artık
birbirleriyle uzun vadeli bir feuda girmeleri gerektiğini düşünüyorum. İki isim
de fazlasıyla Tag Team içinde yer aldılar. Lyra ve Bayley ise bence beraber
oldukça güzel hareket ediyorlar ama bir momentum yakalayıp kemeri alırlar mı,
pek emin değilim doğrusu. Kemer sahipleriyse oldukça güçlüler. Ancak burada tuş
olmamaları bile kemeri kaybetmelerine sebep olacak. Tabii burada uzun yıllar
sonra birleşen Bella Twins, tüm takımlara karşı ön plana çıkıyorlar. Nikki’nin
son birkaç haftadır şovlarda olmaması, Wrestlemania’ya gidişini de soru işareti
bırakıyor. Eğer bu maçta olacaksa ben Bella Twins’in kazanan taraf olacağını ve
onlara bir Wrestlemania moment yaratılacağını düşünüyorum. Ama eğer olmazsa
Kabuki Warriors bu maça olası bir şekilde katılacaktır. O durumda da Charlotte
ve Alexa bence buradan galibiyetle ayrılan taraf olacaklar. Sonraki kemer
kayıplarında da yol ayrımına gidecekler gibi. Ama mevcut senaryodan gidersek
ben Bella Twins diyeceğim.
Tahmin: The Bella Twins
(Brie Bella & Nikki Bella)
Singles Match
Seth Rollins vs Gunther
The Vision’da yaşanan
sakatlıklardan ötürü zoraki bir şekilde rastgele bir feud sonucu oluşan bir
maça bakıyoruz. Her iki ismin de farklı Wrestlemania planları varken, biraz son
anda yapılan değişiklikler sonucu tıpkı WWE 2K oynar gibi bir maç karşımıza çıktı.
Burada elbette kimseyi eleştirmiyorum. Kağıt üzerinde de çok güzel ve enteresan
bir maç gibi duruyor. Şanssızlıklar sebebiyle de Seth’in Vision mücadelesi
gerçekten de çok başka yerlere evirildi. Burada gerçekten de yapabilecek pek
bir şey yok gibi duruyor. Son anda yapılan iyi bir toparlanma hamlesi olarak
görmek en doğrusu. Keza zaten son haftalarda Seth Rollins vs The Vision’dan çok
Seth Rollins vs Paul Heyman görüyorduk. Heyman’ın yardımına feudu olmayan
Gunther koşunca da böylesine bir maç ortaya çıkmış oldu. Keza bu maçın ve bu
feudun en başından ortaya çıkması istenen sonucu Seth Rollins vs Bron
Breakker’dı. Bron, WWE içerisinde hızlı bir şekilde yükselen ve dikkatleri
üzerine çeken bir isimdi. Vision’dan Seth’i atarken de bunda liderlik etmişti.
Dolayısıyla her şey bu şekilde ilerlerken ve de Seth’in sakatlık sonrası geri
dönüşü için de yine bu maç planlanmışken Bron’un sakatlığı tüm planları alt üst
etmiş oldu. Bron sakatlanınca Seth’in dönüşü de biraz yavan kaldı doğrusu.
Bron’dan sonra Vision’ın ikinci adamı Bronson Reed de sakatlanınca elde bir tek
Logan ve Theory kaldı. Logan vs Seth’i yakın bir zaman içinde izlemiştik.
Theory vs Seth de çok ilgi çekici olmayacağı için buraya başka bir şey
gerekliydi. Keza Theory, büyük bir hpye’la geri döndürülürken pek de hype’ın
altı doldurulamadı gibi. Aslında sessiz, gerektiğinde agresifleşebilen zeki bir
karakter yaratılabilirdi kendisinden. Ama şu anki haliyle ekibin zayıf karnı
gibi gözükmekte. Öte yandan son dönemde Goldberg, John Cena ve AJ Styles gibi
isimleri emekli eden Gunther içinse başka bir Wrestlemania planı mevcuttu.
Kendisini Rey Mysterio ile feuda sokup Rey’in emekliliği için bir maç
planlaması yapılıyordu. Ancak Rey mi istemedi veya Seth’in rakibi olmadığı için
vaz mı geçildi bilmiyorum ama Wrestlemania’ya birkaç hafta kala Gunther’ı bu
tarafa kaydığını gördük. Bu maç, geniş bir olayın sonucu olarak ortaya
çıkmazken bundan sonrasında Bron’un dönüşü ve belki Gunther’in Heyman’dan
talepleriyle daha farklı bir noktanın başlangıcını oluşturabilir.
Biraz işlerin nasıl bu raddeye
geldiğini çok kısa özetlersek, geçtiğimiz sene bu dönemler Wrestlemania 41’in
ilk gecesinin main event’ini oluşturan Seth Rollins vs CM Punk vs Roman Reigns
feuduna şahitlik ediyorduk. Roman ve Punk; Paul Heyman’ın kimin yanında yer
alacağı konusunda anlaşmazlıklar yaşarlarken Heyman, bu dönemde uzun bir süre
iki isim arasında kalmıştı. Bu dönemde fazlasıyla yıpranırken en sonunda kağıt
üzerinde Punk’ı seçmiş, ancak Wrestlemania’nın ilk gece main event’inde üçüncü
yolu seçerek Seth Rollins’in tarafına geçmişti. Böylece bu üç büyük ismin
mücadelesinden Seth Rollins galip ayrılmış, sonrasında da Paul Heyman Guy
olarak heel turn geçirmişti. Aynı şovda Intercontinental kemerini kaybeden Bron
Breakker’ı da hemen bir sonraki Raw’da yanına alan Seth, böylece The Vision’ın
da temellerini atmıştı. İlerleyen dönemlerde Punk, Sami Zayn, Jey Uso, LA
Knight, Penta, Roman Reigns gibi isimlerli kendilerine düşman ederlerken ekibe
Bronson Reed’i de eklemişlerdi. Vision üçlüsü ve yanlarında Paul Heyman ile
beraber 2025 yılının hatrı sayılır bir bölümünde şovlarda ön plana çıkmışlardı.
Öte yandan Seth Rollins, gözünü ana kemere çevirirken bir türlü kemeri
kazanamayınca Money in the Bank’e girmiş ve çantayı yine Vision’ın desteğiyle
almıştı. SummerSlam dönemine doğru giderken de LA Knight ile yaptığı maçtan
sonra sakatlık numarası yapmış ancak SummerSlam’da CM Punk, Gunther’den World
Heavyweight kemerini alınca cash-in yapmış ve sonucunda şampiyon olmayı
başarmıştı. Böylece Vision için de zirve günleri başlamıştı.
Hayatın her alanında olduğu
gibi zirvede kalmak, zirveye çıkmaktan çok daha zordu. Burada da benzer
sorunlar ortaya çıkmaya başlamıştı. Özellikle Seth Rollins’in Vision’dan yardım
almayı abartması, Bron Breakker’ın dayanılmaz yükselişi, Bronson Reed’in yine
Bron kadar olmasa da oldukça korkutucu bir konumda olması, Paul Heyman’ın
güvenilmezliği derken Seth’in liderliği de sorgulanmaya başlanmıştı. Tam o
sıralar Paul Heyman, WWE’ye geri dönen Brock Lesnar ile de yeniden yakınlık
kurarken bunun için Seth Rollins’e haber vermemişti. Ek olarak SummerSlam
sonrası ilk şov olan Clash in Paris’te Bron ve Reed, Roman Reigns’e yaptıkları
saldırıdan ötürü arenadan uzaklaştırılırken Seth de kemerini tek başına korumak
zorunda kalmıştı. Maç öncesinde yaptığı açıklamada da kimseye ihtiyacı
olmadığını söylemişti. Gecenin sonunda eşi Becky sayesinde kemerini korurken
bir sonraki şov olan Crown Jewel döneminde de Smackdown’un WWE şampiyonu Cody
Rhodes ile maça çıkmıştı. Maçtan önce de Heyman tarafından Seth’in liderliğinin
sorgulandığını da görmüştük. Dolayısıyla bu maç Seth için bir maçtan da ötesine
geçmişti. Maçta Cody’nin kendisine Wrestlemania 40 sonrası hediye ettiği saati
kullanan Seth, Crown Jewel şampiyonu olurken maç içerisinde de gerçekten bir
sakatlık yaşamıştı. Hemen ertesi Raw’da Bron Breakker önderliğinde Vision,
Seth’e ihanet edip onu ekipten uzaklaştırmışlardı. O kadar sert saldırmışlardı
ki Seth’in gerçek sakatlığı buna yorumlanmış ve bu sebeple de Seth uzun bir
süre ekranlardan uzak kalmıştı. Bununla da yetinmemiş kemerini de bırakmak
durumunda kalmıştı. Bunun üzerine CM Punk, Jey Uso’yu Saturday Night’s Main
Event XLI’de yenerek ana kemerin yeni sahibi olurken Bron Breakker da kemerin
peşinden gitmişti. Öte yandan yaklaşan Survivor Series döneminde Vision ve
öncesinde sorun yaşadığı isimler, karşılıklı olarak feuda girmişlerdi. Bu
dönemde Paul Heyman, Vision’a Logan Paul takviyesini de yaparken grubu
genişletmişti. Survivor Series’teki War Games maçında kafesin üzerinden atlayan
maskeli bir adam, heel ekibe Seth’in Stomp hareketiyle yardım etmiş ve
Vision’ın geceyi galibiyetle kapamasını sağlamıştı. Bu maskeli adam ilerleyen
günlerde de Vision’a yardımcı olurken en sonunda kendisini ifşa etmiş ve Austin
Theory olduğu anlaşılmıştı. Theory uzun bir süredir ekranlarda gözükmezken
birden Vision’ın yeni üyesi olarak karşımızda yer almıştı. Bron Breakker da bu
süre zarfında CM Punk ile feuda girerken yılın ilk Netflix şovunda CM Punk,
Bron Breakker’ı yenerek kemerini korumuştu. Sonrasında Vision, odağını Royal
Rumble’a verirken Bron Breakker ikinci sıradan Rumble’a girmişti. Tıpkı
Theory’nin Survivor Series’te giyindiği gibi giyinen maskeli başka bir adam,
Bron Breakker’a tıpkı Seth Rollins gibi saldırmış ve Bron’un Oba Femi
tarafından saniyeler içerisinde elenmesini sağlamıştı. Bron Breakker bu
olanlardan Adam Pearce’ı sorumlu tutarken Şubat ayı içerisinde sakatlanmış ve
ekranlardan uzak kalmaya başlamıştı. İşin kötü tarafı Bronson Reed de
Elimination Chamber maçına girmek için maça çıkarken o da sakatlanmıştı. Böylece
Vision’da sadece Logan Paul, Theory ve Paul Heyman kalmıştı. Tüm bu Royal
Rumble’dan Elimination Chamber’a giden süreçte maskeli adam saldırılarına devam
etmiş, hatta tanınmadık rastgele kişileri de tutup onlara maske taktırarak ve
Vision’ın aleyhine işler yaptırarak iyice kafa karıştırmıştı. Nitekim tüm
gerçekler Elimination Chamber’da ortaya çıkmıştı. Logan Paul, çember maçında üç
kişiyi elerken en sonunda maskeli kişi bir şekilde ringe girmiş ve Logan
Paul’un elenmesini sağlamıştı. Maskeyi çıkaran isim Seth Rollins olurken, bu
geri dönüşüyle beraber Vision’ın peşinden gideceğini de resmen belli etmişti.
Olanların kısa özeti böyleyken şu anda maçın odağı Seth ve Gunther arasında
olduğu için çok fazla detaya girmiyorum. Bron Breakker dönüp bu hikayelere yeniden
dahil olduktan sonra daha bir detayına giriyor oluruz. Şimdi bundan sonrasında
olanlara bir bakalım.
2 Mart Raw’da Heyman, Theory ve
Logan ringde Seth'i sorarlarken Pearce geldi. Pearce, Seth'in kendisine gelmesi
gerektiğini, çünkü sakatlığını atlatmadığını söyledi ve ekibi ringden ayrılmaya
davet etti. Ama maskeli adam seyircilerin arasından atlarken görevliler onu
kovalamaya başladılar. Bir tane daha gelirken bu kez Logan onun peşinden gitti.
Üçüncüsü geldiğinde bu kez Theory onu kovaladı. Heyman da ringde tek kaldı. Bu
kez başka bir maskeli girişin orada durdu ve Heyman'ın geçmesini engelledi.
Heyman karşıdan yalvarırken o esnada bir maskeli daha arkadan gelirken bu kez
onun Seth olduğunu gördük. Seth elinde sandalyeyle geldi ve Heyman'ı sırtından
vurdu. Sonra da ona Stomp çekti. Sağlık görevlileri ringe gelirken Heyman'ın
durumunu kontrol ettiler. Heyman'ın burnundan kanlar aktığı görülürken
görevlilerin yardımıyla yavaşça arka alana götürüldü. En son ambulansa
bindirilirken Theory ve Logan da ambulansa binip olanları sorguladılar. Logan
arabayı almaya giderken Theory de onun yanına gitti. Ama arabadan Jimmy çıktı.
Jimmy, Theory'e saldırırken Jey'e yapılan saldırıdan Vision'ı sorumlu tuttu.
Ambulansın şoförünün de LA Knight olduğunu gördük, Knight Heyman'ı arenanın
dışına çıkardı. 9 Mart Raw’da Pearce ringdeyken maskeli biri spiker masasına
çıktı. Pearce da burada olduğunu biliyorum dedi. Sonra bir sürü maskeli adam
ring kenarını sardı. En sonunda da hepsi ringe çıktılar. En sonunda biri ringde
kaldı. Maskesini çıkaran kişinin Seth olduğunu anladık. Logan ve Theory de çok
geçmeden geldiler. Logan, Seth Freakin Rollins'in bitişidir dedi. Konu artık ne
zaman olacağıyla alakalı dedi. O da şimdi çünkü tüm maskeli minyonlarını
yıkacağız, sonra da en büyük moronu dedi. Theory de adının yazılı olduğu bir
kurşun var dedi. Ne kadar çok gerzeke sahipsin bilmiyorum ama o kurşunu hiçbiri
senin için yemeyecek dedi. O yüzden en kötü senaryoyu düşün dedi. İkili ringe
çıktıkları an bir sürü maskeli isim ringe çıkıp yine Seth'e kalkan oldular ve
Seth de aralarından sıyrılmayı başardı. En sonunda da Logan, Theory ve Pearce
ringde kaldılar. Bu kez de LA Knight'ın müziği çaldı. Knight'ı Logan
karşılarken Knight ona saldırıp ringe girdi. Theory'e girişti. Ama Logan'ın
dönüşüyle ikiye bir kaldılar. Bu kez de yardıma Uso'lar geldiler. Uso'lar
üstünlüğü getirirlerken Superkick'ler havada uçuştu. Knight da toparlanıp
Logan'a Clothesline çekti. Sonrasında 1D için ipe yollarlarken Theory, Logan'ı
aşağı çekip onu kurtardı. Tüm bu olanlar akla 2020'deki Retribution senaryosunu
getirdi. 16 Mart Raw’da Seth yine maskelilerle ringe geldi. Maskeliler ring
dışında ringin kenarını sararlarken Seth, en son maskesini çıkardı ve ringde
dolaşmaya başladı. Vision'ı ben yarattım, bitiren de ben olacağım dedi. Bron
Breakker veya Reed uygun değillerse umurumda değil dedi. O piyonununuz Theory
ve Logan da olabilir dedi. Eğer Heyman'ın yanında durursanız ölüm fermanınız
verilmiş sayın dedi. 2 hafta önce Paul Heyman'a sandalyeyle vurma ve Stomp'lama keyfini yaşadım dedi.
Seth konuşurken boo'lamalar yükseldi ve girişin oradan tamamen bitkin bir halde
gelen Heyman'ı gördük. Gözleri kan çanağına dönen ve şişkin gözüken, bitkin
Heyman bilinçsizce Seth'e baktı. Seth de ona nefretini kustu. Heyman da çok
yavaşça ringe doğru yöneldi. Seth de umarım yaptıklarına değmiştir dedi.
Hayatımda çok yanlış yaptım ama en fenası seninle olmaktı dedi. Bunu sana
ödeteceğim dedi. Sen bu işten kaybolup gidene kadar seninle uğraşacağım dedi.
Heyman sözü aldı. Senin nefret dolu promo'nu böldüğüm için özür dilerim. Ama
herkes bunu bilir ki F.A - F.O dedi ve bunu tekrarladı. Sonrasında F5 dedi ve
Brock Lesnar geldi. Maskeliler de ringe girip Seth'in etrafını kapadılar.
Dışarıdakiler de Lesnar'a hamle yaptılar ama Lesnar neredeyse hepsine Suplex
çekip hepsini uzaklaştırdı. Karşılık verenlere de cevabını verdi. Ringe
girdiğinde diğer maskeliler de üstüne çullandılar ama Lesnar onları da yere
serdi. Seth hala sağlık olarak uygun olmadığı için hiçbir şey yapamadı. Brock
en sonuncusunu da Suplex'leyince ringde birebir kaldılar. Ama sonra arena
karardı ve Oba Femi'nin müziği çaldı. Oba ringe gelirken Lesnar ile yüzleşti.
Seth ringden kaçarken Oba, seyircilerin çılgına döndükleri bir anda Lesnar'ı
Fall From Grace'ledi. Ayağını Lesnar'ın üstüne koyup Wrestlemania'yı gösterdi.
23 Mart Raw’da Heyman tek
başına ringe geldi. Belki de Seth'in gelip beni kendi mutsuzluğumdan kurtarması
gerekir dedi. Belki bunu yapma zamanımız şu an gelmiştir dedi. Eğer bunların
beni korkuttuğunu düşünüyorsanız kesinlikle haklısınız dedi. Ama bazen adam
gibi davranmak gerekir dedi. O esnada seyircilerin arasından maskeli biri
spiker masasına çıktı. Heyman da dalga mı geçiyorsun, işte fırsat sana dedi.
Buradayım, ringindeyim dedi. O esnada maskesini çıkaran kişinin Seth olduğunu
da gördük. Seth gözükür gözükmez polisler geldi ve Seth'i indirmeye çalıştılar.
Heyman da iyice keyiflendi. Seth de bir şey yapmadan indi. Heyman da bu işi
adam gibi çözeceğimizi söylemiştim dedi. Mahkemenin kararlarını uygularız dedi.
Polisler de Seth'i tutukladılar. Uzaklaştırma kararına direnmek bir suçtur dedi
Heyman. Hapse gireceksin dedi. Suçlu olduğun için hapse gireceksin ve eşin seni
boşayacak dedi. O seni boşadığında, soyunma odasının yarısıyla evlendiğinde,
birileri kızın için çocuk koruma servisini arayacak dedi. Ama merak etme ben
kızını evlatlık edineceğim dedi. Böylece babasının bu kadar kötü biri olduğunu
bilmeyecek dedi. Seth de dayanamadı ve koşarak ringe girip Heyman'a yumruk
attı. Ama polisler de onunla geldi ve Seth'e kelepçe taktılar. Heyman da bu
anları mutlulukla izledi. 30 Mart Raw’da Heyman ringdeyken Pearce geldi. Sana
birkaç dakika önce sorduğumu yine soracağım, maillerine baktın mı dedi. Heyman
da ben Wiseman'im, GOAT'ım, Hall of Famer'ım, Advocate'im, Oracle'ım dedi.
Geleceği görürüm dedi. Bunun için senin maillerini hacklemem veya telefon
konuşmalarını dinlemem gerekmiyor dedi. Sen benim zaten bilmediğim bir şeyi
bana söyleyemezsin dedi. Pearce da öyle mi dedi. O zaman Seth Rollins
üzerindeki tüm suçlamaların düştüğünü de biliyor olmalısın dedi. Heyman da
endişeli göründü. Pearce, maillerini inceleseydin bilirdin dedi. Heyman da
elbette biliyordum dedi. Korkmam gerek değil mi dedi. Ben şu anda kendi
memleketimde ringimdeyim, ben New Yorker'ım ve buradayım dedi. 1980'lerden beri
menejer olan ve 80'lerden kalan tek promoter olan kişiyim dedi. Pearce da o
zaman maillerinde şunu da okumuş olmalısın, Seth Rollins, sakatlığını atlattı
dedi. Sonra da Seth geldi. Heyman, Seth'i beklerken Seth arkasında belirdi ve
sandalyeyle Heyman'a vurdu. Sonra da kafasını sandalyeye koyup Stomp'a yöneldi.
Ama ringin aşağısında Gunther belirdi ve Seth'i çekip Sleeper bağladı. Seth
dayanamadı ve en sonunda bayıldı. Gunther de Wrestlemania logosunu gösterdi ve
seni bekleyen şey orada dedi. Böylece AJ Styles ile Royal Rumble döneminde
girdiği feuddan beri bir feuda girmeyen Gunther, bu senaryoya dahil olmuş oldu.
AJ ile olan feudundan sonra kısa bir süre AJ’in eski takım arkadaşı Dragon Lee
ile feuda girmiş ancak o da çok uzun sürmemişti. Bu hamlesiyle beraber
Wrestlemania yolunu da belirlemiş oldu.
6 Nisan Raw’da Seth ringe
geldi. Kafamda iki görevim var dedi. Biri, hiç kaybetmediğim kemerimi geri
almak dedi. İkincisiyse Vision'ı bitirmek dedi. Logan ve Theory'nin başı zaten
Samoalılarla dertte, onlar için işlerin iyi gideceğini düşünmüyorum dedi. Breakker
ve Reed zaten yoklar dedi. Heyman'ın da kendisini koruması için bir şeyler
bulacağını biliyordum dedi. Ben de Brock Lesnar'ı, Oba Femi'ye gümüş bir
tepside sundum dedi. Seyirciler Oba'ya destekte bulununca haklısınız, o adam
geleceğin ta kendisi ama ben şimdiyi konuşacağım dedi. Sonra Gunther'e
seslendi. Eğer amacın Heyman'la bir iş birliği kurmaksa, onun için bir koruyucu
olmaksa, başardın ama aynı zamanda bu işi benim için kişisele çevirdin dedi. O
esnada Gunther arkadan Seth'i Sleeper'a bağladı. Seth hızlıca kurtulup Stomp'a
gitti ama Gunther kaçtı. Sonra da Seth onu tekmeleyip Suicide Dive'a uçtu ama
Gunther onu yakalayıp spiker masasına yolladı. Seth ise hızlıca toparlanıp
Gunther'e geri uçtu. Onu yerde tekmelerken Pearce ve görevliler geldiler. Gunther
bir boşluk bulup Big Boot ile Seth'i yere serdi. Ama Seth yine ayaklansa da
görevliler onu tuttular. Arka alandaysa Gunther'i Heyman ile konuşurken gördük.
Heyman, geçen hafta neden yaptın bilmiyorum, çünkü bildiğim kadarıyla Seth ile
kişisel hiçbir geçmişiniz yok dedi. Söyleyebileceğim tek şey, size çok büyük
bir teşekkür borcunda olduğum dedi. Gunther de Seth için kişisel olabilir ki
bunu duyduğuma çok sevindim çünkü benim için de öyle dedi. Sonra da Heyman'a
elini uzattı. Birden ciddileşip, bana koca bir teşekkürden çok daha fazlasını
borçlusun dedi. 13 Nisan Raw’da Gunther ringde promo keserken Seth arkadan
geldi ve ona saldırdı. Sonra da mikrofonu eline aldı, bir yere gitme dedi. 2
haftadır bana arkadan saldırıyorsun, işte karşılığı bu dedi. 6 gün sonra da işi
bitiriyorum dedi. Bu iş kişisel mi dedin, eğer öyleyse, yani Paul Heyman'a
yalakalık yapmak değilse adam ol ve bu ringe dön, gözlerime bak ve nedenini
söyle, neden benimle dövüşmek istediğini söyle dedi. Gunther de geldi. Doğrusu
ben Heyman'ın sorunlarını yüzümdeki gülümsemeyle çözüyorum çünkü sen benim
sinirlerimi bozuyorsun dedi. Yıllardır buraya en iyisiymiş gibi geliyorsun ama
değilsin, o benim dedi. Eğer kendine dürüst olursan şunu anlarsın ki ben ana
kemeri ulaşılmaz seviyelere çıkarmaya çalışırken sen Paul Heyman'ın işe yaramaz
bir gerizekalısıydın dedi. Wrestlemania benim için kişisel dedi. Doğruca
söylüyorum, Seth Rollins, bana erişemez dedi. Sonra ortalık gerilirken ikili
birbirlerini yumruklamaya başladılar. Seth en son bir Big Boot ile Gunther'i
ring dışına yolladı. Sonra da çelik merdivenlere Stomp'a giderken Gunther son
anda kaçtı.
Planlananın çok dışında
gerçekleşen bu maç, açıkçası kısa sürede çok güzel şeyler sunan bir feuda
dönüştü. İki güreşçi de oldukça kaliteliler. Bu kalite de bir şekilde ring
dışına da yansıyor. Ring içindeyse bence yine oldukça sağlam bir maç
izleyeceğiz gibi duruyor. Her şeyden öte yeni bir feud, yani daha önce
gerçekleşmemiş bir feud. Bu bile işin heyecanını arttırıyor. Tahmine geçersek
ben Seth’in maçı kazanacağını düşünüyorum. Gunther son dönemde gerçekten çok
önemli işler başardı. Ancak bu durum bir yerde bence baskılanmalı. Seth ise
sakatlık dönüşü mecburi kemer kaybı sonrasında bu maçı kazanarak ilerlemeli.
Bundan sonrasında hedefi elbette hiç kaybetmediği kemerini geri almak olacaktır
ama bu feudun esas üyesi Bron Breakker dönmeden de Vision’ı bitirme düşüncesi
gerçekleşmeyecektir. Bunun da yaşanabilmesi için Seth’in maçı kazanması
gerekiyor.
Tahmin: Seth Rollins
Singles Match for the
Undisputed WWE Championship
If Orton loses, McAfee will leave the Professional Wrestling for good
Cody Rhodes(c) vs Randy Orton w/Pat McAfee
İşin Smackdown tarafındaki ana
kemerinde, yani ilk gecenin main event’inde tam olarak istediğim maç, istediğim
şekilde gerçekleşiyor. Ben daha Cody, SummerSlam’de Cena’dan kemeri geri
aldığından bu yana Wrestlemania için iki tane ihtimal var diyordum. Ya çok uç
bir ihtimal olarak son iki Wrestlemania’dır Cody ile uğraşan Rock, artık Final
Boss olarak kendisi gelecekti ya da Cody ile çok ciddi bir geçmişe sahip olan
Randy Orton ile bir yola çıkacaktı. Nitekim ilk ihtimalin gerçekleşme ihtimali
gerçekten çok düşüktü. İkinci ihtimal ise zaten mevcut konjonktürde
Wrestlemania’ya değer olabilecek tek ihtimaldi. Nihayetinde de gerçekleşti.
Araya Cody’nin yılın başındaki kemer kaybı ve buna istinaden Drew’un kemer
alması gibi olaylar eklense de Randy’nin Elimination Chamber’ı alması ve
Cody’nin Drew’dan kemer geri almasıyla bu maç oluşmuş oldu. Bir de Randy Orton,
resmen fabrika ayarlarına dönüp 2009’daki haline selam yollarcasına bir heel
turn geçirince de tadından yenmeyen bir şey ortaya çıktı. Neticesinde Cody, üst
üste dördüncü kez ana kemer için Wrestlemania main event’ine çıkarken Randy
Orton ise 15.ana kemerini almak için ringe çıkıyor. Buraya kadar her şey
mükemmelken son birkaç haftadır ikilinin tüm geçmişini yok sayarcasına Pat
McAfee’ler, Jelly Roll’larla heyecanımız baya bir düştü aslında. Onları
çıkardığımızda zaten ortada muhteşem bir malzeme varken onlarla beraber her şey
bayatmış gibi bir his bırakıyor.
İki ismin aralarındaki feud
aslında Elimination Chamber sonrasında belirginleşti diyebilirim. Çünkü 2025’in
sonlarından Elimination Chamber’a kadar Drew ve Jacob Fatu’nun da işin
içerisinde olduğu karmaşık bir durum söz konusuydu. Geçtiğimiz yaz ayında Randy,
Drew ile bir feuda girerken bu feuddan Cody ile Drew arasındaki feud ortaya
çıkmıştı. Sonrasında Drew, kemeri Cody’den almak için uğraşırken Jacob Fatu
ortaya çıkmış, Fatu’nun saldırıya uğraması farklı soru işaretlerini gündeme
getirmişti. Drew, takıntılı bir şekilde kemeri almaya uğraşırken en sonunda
Fatu’nun istemeden yardımı sonucunda kemeri almış ve bunun sonucunda Fatu hem
Cody ile hem Drew ile düşman olmuştu. Drew da bu ikilinin peşini bırakmazken,
Randy’e de arada saldırmıştı. Jacob’a saldıranın kimliği hala belirsizken
buradan Randy Orton sonucu çıkabileceğini düşünüyordum. Tüm bunların da bizi
fatal four way’e götürebileceğini düşünmüştüm. Ancak Drew’un tüm yaptıklarının
bir sonucu oldu ve Cody, önce Rumble, sonra Elimination Chamber’da başarısız
olmasına rağmen Drew ile yaptığı sözleşmenin aksine bir rövanş maçı elde etti
ve Elimination Chamber sonrasında kemeri geri almayı başardı. Elimination
Chamber’ın sonunda Drew, Cody’i elemek için ringe gelirken o kargaşadan Randy,
Cody’i eleyerek çıkmıştı. Drew tüm bunların sonucunda kemerinden olmuş oldu.
Fatu ise Drew’un peşini bırakmamaya devam edince, Drew vs Jacob Fatu ayrı bir
feud, Cody vs Randy Orton ise ayrı bir feud haline geldi. O yüzden buradaki
şekillenme son birkaç haftadır ortaya çıkmış gibi duruyor.
Ama tabi Randy ve Cody, öyle
sağlam bir geçmişe sahipler ki zaten günümüzde herhangi bir olay yaşamalarına
gerek olmadan da birbirleriyle sağlam bir altyapıya sahip bir şekilde feuda
girebilecek durumdalar. Aralarındaki olayları zaten hepimiz biliyoruz ama
geçtiğimiz Haziran ayındaki Night of Champions’ta da oldukça detaylı bir
şekilde de konuşmuştuk. Keza orada da hatırlarsanız her iki isim King of the
Ring finaline kalırlarken Cody, Randy Orton’ı yenmeyi başarmıştı. Hatta bu
sayede Wrestlemania’da John Cena’ya kaybettiği kemerini geri alabilmek için
SummerSlam’de maça çıkmaya hak kazanmıştı. Ardından da Drew ve Jacob’a dair
olaylar silsilesi başlamıştı. Çok detaylıca konuşmuştuk ama yine de bu iki isim
arasındaki geçmişe yine de bir değinmek gerekliliğini hissediyorum. Cody daha
WWE’ye ilk adım attığı 2007 yılında, daha ilk maçını Randy Orton ile yapmıştı.
O dönem köşesinde babası Dusty Rhodes da dururken bu ilk maçını da kaybetmişti.
Cody o zamanlar 22 yaşında gencecik bir isimdi. İlk maçına ve ilk feuduna Randy
Orton’a karşı çıkan Cody, o dönemler Legend Killer olan ve bütün efsanelere göz
diken Randy Orton’ı durdurmaya çalışmış ancak başarısız olmuştu. WWE’deki bu
ilk döneminde Hardcore Holly ile takım olup Tag Team kemerlerini alırlarken
Night of Champions 2008’de Holly’e ihanet etti ve kendisi gibi çok ünlü bir
başka babanın oğlu olan Ted Dibiase Jr. ile takım oldu. Ted Dibiase Jr. da
babası Ted Dibiase gibi bir güreşçiydi. İki efsanenin oğlu olarak beraber
hareket etmeye başlarlarken bir diğer isim olan Manu da onları katılmış ancak
Manu’yu sonrasında ekipten atmışlardı. İki isim 2008’in sonlarında onlar gibi
efsane bir babanın oğlu olan Randy Orton ile de yakınlaşmışlar ve onun
saygısını kazanmışlardı. Randy; üçüncü nesil bir güreşçi olarak ve Cowboy Bob
Orton’ın oğlu olarak bu ikiliye liderlik etmişti. Ted Dibiase, bir dönem
Randy’den Punt Kick yemiş ve ringlerden uzak kalmıştı. Ancak döndüğünde Manu ve
Sim’i(Jimmy Snuka’nın oğlu) reddederek Legacy’e katılmıştı. Legacy, yani kelime
anlamı olarak düşünürsek “miras”, bu üç yeni jenerasyon güreşçiyi tam olarak
tarif eden bir kelimeydi. Survivor Series 2008’de Cody; Randy’nin takımında yer
almış ve Randy ile beraber Survivor olmayı başarmışlardı. İki isim bununla da
kalmamış, Randy’nin 2009 Royal Rumble’ını da kazanmasını sağlamışlardı. Randy
bu dönemde 3 kez WWE şampiyonu olup John Cena ile efsanevi bir feuda girerken
Cody ve Ted ikilisi de 2 kez Tag Team kemerlerini almışlardı. Heel bir stable
olarak oldukça korku saçarlarken, özellikle Randy’nin heel bir karakter
olduğunda ne kadar tehlikeli bir isim olduğunu da bizzat yaşamış olduk. O dönem
özellike DX ile de feuda girerlerken, ülkemizde de Fox TV’de yayımlanan
şovların etkisiyle zaten hem Legacy’i hem de Randy’i yakından tanımış olduk.
Tüm bu birliktelikler 2010 yılında bozulurken, Randy heel olmanın dozajını
iyice arttırmış ve kendi ekibine de fazlasıyla stres bindirmeye başlamıştı.
Royal Rumble 2010’de Randy, Sheamus ile kemer maçına çıkarken Cody yüzünden
kemeri alamamıştı. Bir sonraki ay benzer bir şey yaşanmış, 2010 Elimination
Chamber’da da Randy ve Ted, beraber çember maçına girerlerken Cody, ringe demir
bir boyu atmış ve Ted o boruyla Randy’e vurarak onu elemişti. Wrestlemania
26’da bu üç isim Triple Threat maçında karşılaşırlarken Randy, hem feudu hem de
Legacy’i bitirmişti. Legacy bitse de hem bu kısa sürede yaşattıkları şeyler hem
de içerisinden iki büyük isim çıkarmasıyla akıllarımızda fazlasıyla yer
edinmişti. Ayrıca theme müzikleri de gerçekten çok güzeldi. Randy, daha
sonrasında kariyerini iyice parlatırken Cody ise mid carder seviyesinde birçok
farklı karakteri oynamış ve en son 2015 yılında Stardust ile WWE’den
ayrılmıştı. Ted Dibiase ise maalesef güreşten fazlasıyla uzaklaşmış durumda.
Cody 2022 yılında WWE’ye
dönerken, geri döndüğü bu ikinci döneminde Randy ile ilk buluşmalarını Survivor
Series 2023’te görmüştük. O dönem Cody, Judgment Day ile feud içerisindeyken
beşinci üye olarak 1.5 yıldır ringlerden uzak olan Randy Orton’ı işaret etmişti.
Randy de maçın sonunda maça dahil olarak Cody’nin ekibinin kazanmasını
sağlamıştı. Sonrasında Cody, Wrestlemania’da ilk kez ana kemere ulaşırken yeni
Bloodline ile girdiği mücadele Randy, hep onun yanında olmuştu. Aynı zamanda
Cody, Kevin Owens ile girdiği 2024 yılı sonundaki feudda da Kevin Owens’ın
Randy Orton’a karşı saldırılarına karşılık onun intikamını almak için feuda
girmişlerdi. Geçtiğimiz ay ayındaki Night of Champions’ta King of the Ring
finali için maça çıkarlarken de oldukça dostane bir ortam vardı. Randy, Cody’e
hep bir kardeş muamalesi yapmıştı. Cody, Night of Champions’ta kazansa dahi bu
durum değişmemişti. Ancak uzun süreli hikaye anlatımında biz hep şunu
görüyorduk. Bu feud’unda, başka kemerli feudlarında veya kemer dışı feudlarında
Randy, hep bir zamanlar içinde olduğu o kötü karakterin etkisine girmeme çabası
içerisindeydi. Çünkü 2009 Randy Orton’ın neler yaptığını, kafasındaki o
seslerin Randy’e neler söylediğini hepimiz biliyoruz. Bu, güreş dünyasının en
özel fenomenlerinden bir tanesi. 2009 Randy Orton’ın girişin orada yatan
Cena’nın yüzüne pyro’lar yolladığını, herkesi Punt Kick manyağı yaptığını,
Mr.McMahon’a ve diğer McMahon üyelerine saldırdığını, eşinin gözü önünde Triple
H’e saldırdığını, sonra da Stephanie’yi Triple H’in gözü önünde öptüğünü,
mentörü Ric Flair’e saldırdığını, Cena’ya yaşattıklarını… hepsini hatırlıyoruz.
Yani adam, şeytanın ta kendisiydi. Randy sonrasında da heel oldu ama hiç bu
kadar heel olmadı. Zaten son dönemde de herkese Punt Kick yapma isteğindeyken bundan
her seferinde vazgeçti. Ancak bu feudla beraber, Randy’nin artık kafasındaki
sesleri dinlemeye başladığını görüyoruz. Bunu da temel iki sebebe dayandırıyor.
Birincisi, Elimination Chamber’ı kazandığında karşısında zaten uzun bir süredir
mevzular yaşadığı ve hiç sevmediği Drew McIntyre’ı bekliyordu. İkincisiyse
15.kemeri fazlasıyla istemesi. Bir de kontrol imzalamada Cody de kendisini
motive edince, Randy artık içindeki şeyi çıkardı ve heel turn yaparak
Wrestlemania’ya doğru gitmeye başladı. Arada Drew’un kemeri alıp kaybetmesi
dışında bence bu feudda her şey, olması gerektiği gibi işlendi.
Bu sağlam ve zengin geçmişin
ışığıyla beraber biraz Elimination Chamber sonrasında olanlara bakalım. 6 Mart
Smackdown’da Randy Orton ringe geldi. Wrestlemania 42'nin main event'inde
rakibimin kim olacağını henüz bilmiyorum dedi. Birkaç saate öğreneceğiz dedi.
İki farklı ihtimal için farklı hisler beslediğimi söylememe gerek yok dedi. Ama
yine de kimin olduğunun önemi yok dedi. Vegas'tan boş ellerle dönmeyeceğim,
yaklaşımım aynı olacak dedi. Vegas'a bir şey için gideceğim ve gittiğimde de
kemerle gitmiş olacağım dedi. Bunu da tüm spor tarihindeki en tehlikeli üç
harfi kullanarak yapacağım; RKO dedi. Der demez ışıklar söndü. Sonra da Trick
Williams geldi. Cumartesi günü çemberime geldin, ve benim o kadar uzun boylu
olmadığımı söyledin dedi. İşte bak ringindeyim dedi. Erkek erkeğe, yüz yüze,
göz göze buradayım dedi. Lemon pepper steppers'larım sayesinde değil derken de
Randy'den RKO'yu yedi. Gecenin sonunda da kemer maçını izledik. Maçın
sonlarında hakem yerde kalırken Drew'ın sorun yaşadığı Dan Engler geldi. Drew'un
tuşunda Cody kalkınca da Drew, hakeme diklendi. Sonra da ona Glasgow Kiss
çekti. Sandalyeyi alıp vuracakken Fatu arkadan engel oldu. Toparlanan Cody,
maçı alıp yeni şampiyon oldu. Esas olaylar ise 13 Mart Smackdown’da oldu.
Aldis, iki isim arasındaki kontrat imzalama için gecenin sonunu açtı. İlk
olarak Randy Orton'ı çağırdı. Randy baya cheer alırken Cody ise boo'lanarak
geldi. Randy de Cody gelirken onu alkışladı ve iki isim birbirlerine
sarıldılar. Oldukça dostane bir ortam olduğu görüldü. Randy destek alınca Cody
de onu destekledi. Sözü ilk olarak Cody aldı. 2007 yılında WWE'ye geldim ve ilk
maçımı Randy Orton'a karşı yaptım dedi. Sonrasında seni izlemeye devam ettim
dedi. Rumble'ı kazanıp Wrestelamania'yı işaret ettiğinde pyro'lar patlamadığı
için Stew'a kızdığını gördüm dedi. Wrestlemania'da main event'e çıktığını
gördüm ve ben de böyle olabilirim diye düşündüm dedi. Ama sonra ayrıldım dedi.
Sense benim dünya şampiyonu olabileceğime dair bir post paylaştın dedi. WWE'ye
geri döndüğümde yalnız döndüm, abim yanımda yoktu dedi. Eşim de bebeklerimle
evde kaldı dedi. Ama sen vardın dedi. Senin ne oğlunum ne de kardeşinim ama
seninkilerden biri olmaktan hep gurur duydum dedi. Sonra da imzayı attı. Randy
de imza için kalemi aldı ama vazgeçip ayağa kalktı. Cody'nin sözleri biraz onu
sarsmış gibi göründü. Bence sen anlamıyorsun dedi. Buna ihtiyacım var dedi
Wrestlemania simgesini göstererek. Bunun zor olmaması gerek, kolay olmalı dedi.
Drew'un burada olması gerekiyordu dedi. Cody araya girdi. Omuzunda yükü alayım
dedi. Eminim ki kafandaki sesleri duymaya başladın ve zil çaldığında ben de tam
olarak bunu bekliyorum dedi. En iyi Randy Orton'ı izlememiz gerek dedi.
Elimination Chamber'ı kazanmış bir Legend Killer'ı karşımda bulacağımı
biliyorum dedi. Şirket tarihinin en genç şampiyonu karşımda olacak dedi. JBL'in
dediği gibi sıfırdan bir güreşçi yaratmak isterseniz Randy Orton gibi gözükür
dediği birini göreceğimi biliyorum dedi. WWE tarihinin en tehlikeli üç
kelimesinin sahibi olan adamla karşılaşacağımı biliyorum dedi. Ama bunlar zil
çaldığında olacak şeyler dedi. Wrestlemania main event'inde zil son kez
çaldığında şunu bilmeni istiyorum, seni hep seveceğim dedi. Randy de imzayı
attı. Ardından iki isim sarıldılar. Ama Randy aniden Cody'nin kafasını masaya
vurdu. Sonra da low blow çekti. Ardından da spiker masasına fırlattı. Çelik
merdivenlerle suratına vurdu. Aldis araya girmey istese de onu da itip yere
düşürdü. Cody kan revan içinde kalırken Randy saldırılara devam etti. Kafasını
yine çelik merdivenlere vurdu. Jelly Roll da araya girmek istese de Randy onu
da iterek düşürdü. Cody'nin de kafasını çelik merdivenlerin boşluğuna koydu.
Görevliler Cody'nin yanına gelirlerken Randy bilinçsizce arka alana yöneldi.
Ama sonra seyircilerin arasından elinde sandalyeyle çıkıp Cody'nin kafasına
vurdu. Ringe çıkıp sandalyeye oturdu ve kemeri beline koydu.
16 Mart Raw’da Randy, canlı
yayına bağlandı ve özel bir röportaj verdi. Randy'nin bağlandığı yerdeki
kameranın görüntü kalitesi oldukça düşükken, sesi de bir hayli bozuk geldi.
2009 yılına bir gönderme gibi gelirken Randy'nin canlı yayın esnasında telefonla
konuştuğu da görüldü. Randy telefondaki kişiye seni de birkaç hafta önce görmek
çok güzeldi dediğini duyduk. Cuma gününü izliyor muydun, bence herkes izliyordu
dedi. Evet haklısın tam zamanıydı dedi. Cole beni bekliyor ama gerçekten çok
teşekkür ederim, yakında görüşürüz dedi. Sonra da röportaja bağlandı. Ancak
Randy, Cole'u durdurdu. Röportajı onayladım evet ama fikrimi değiştirdim dedi.
Röportaj yok ama şunu söyleyeyim dedi. Cuma gününden beri herkes beni
konuşuyor, bana sürekli sorular soruyorlar dedi. Sonunda bir beyni olan biriyle
konuşma şansı buldum ve bana öyle derin bir şey söyledi ki, hayatımı sorguladım
ve ne olduğumu anlamamı sağladı dedi. Cuma günü yaptığım şeyin neden yaptığımı
anlamamı sağladı dedi. Ben bir katilim dedi. Güreş, bir kraliyet ailesinden
fazlasıdır diyerek de Cody'nin theme müziğine göndermede bulundu. 20 Mart
Smackdown’da Randy ringe geldi. Çok yakın bir zamanda Elimination Chamber'ı
kazandım ve kemer için Drew McIntyre ile maç yapacaktım dedi. Drew'la yüzleşmek
için tam olarak nasıl biri olmam gerektiğini biliyordum ama sonra Cody olaya
girdi, Drew'u yenip kemeri aldı ve Cody'i yenmek için kim olmam gerektiğini
bilemedim dedi. Cody'i hala bir kardeş gibi seviyorum dedi. Ama geçen hafta,
göğsümdeki yükü aldı dedi. Ama bana senin en iyi versiyonun lazım, sırf benim
veya seyirciler için değil, kendin için dediğinde o yükü benden aldı dedi. Bana
Viper olmamı, içimdeki sesleri dinlemem gerektiğini söyledi dedi. Ama o sesleri
dinlememdeki problem, her zaman kontrol sahibi olmamam anlamına gelmesidir
dedi. Bazen bir plan yoktur, kaos vardır ve bir şeyler olur dedi. Bazen ben
tıpkı diğerleri gibi yaralanırım ama o katil içgüdülerine sahip olmam
gerektiğini biliyordum dedi. Ama mirasıma 15'i yazdırmam için o katil
içgüdülerine ihtiyacım olduğunu biliyordum dedi. Spor eğlence tarihinin en
tehlikeli üç harfiyle bunu yapacağım; RKO dedi. Kafamdaki sesleri duyuyorum
dedi. Beni anlayıp beni yönlendiriyorlar dedi. Benimle konuşuyorlar dedi. Bana
Cody Rhodes'u yeneceğimi söylüyorlar dedi. Kemer için onu yeneceğimi
söylüyorlar dedi. Wrestlemania Main Event'inde onu yenip kemeri alacağımı
söylüyorlar dedi. Sonrasında Arka alanda Randy yürürken güreşçilerin kendisine
garip bir şekilde baktığını gördük. En son Cardona ile yüzleştiğini gördük.
Randy, seninle bir olayım yok dedi. Söyleyecek bir şeyin varsa söyle dedi.
Cardona da var, geçen hafta olanlar neydi öyle dedi. Sen ve Cody'i kaç yıldır
tanıyorum, siz kardeş gibisiniz dedi. Kemeri istiyorsun, hepimiz istiyoruz ama
ona yaptıkların derken Randy onu durdurdu, şaka mı yapıyorsun dedi. Randy iyice
sinirlendi, benimle böyle konuşacak kadar sinirlisin demek dedi. Başka işin yok
mu senin dedi. Hatta ona indie nerd dedi. Sizden bıktım artık dedi ve
Cardona'ya yumruk atıp onu yere serdi. İşime karışma, sen anlamazsın dedi.
İlerleyen anlarda Randy'i arka alanda bu kez Jelly Roll ile konuşurken gördük.
Jelly Roll, geçtiğimiz SummerSlam döneminde Randy ile kader birliği yaparak
Drew ve Logan’a karşı mücadele etmişti. Randy, geçen hafta olanlardan ötürü
özür dilerim, lütfen beni affet dedi. Jelly de beni düşünme ama dürüst olursam
ben asıl senin hakkında endişeleniyorum dedi. Kötü adam olmak nedir bilirim
dedi. Kendimizin en kötü hali için nasıl yargılandığımızı iyi bilirim dedi.
Hayatımın en kötü kararını verirken nasıl yargılandığımı iyi bilirim dedi. Sen
de biliyorsun zaten, şu anda seni yargılamıyorum da dedi. Sadece burası için ne
anlama geldiğini hatırlıyor musun onu merak ediyorum dedi. Her hafta bu
koridorlarda onların gözlerini görüyorum dedi. Burası senden korkan
koridorlarla aynı koridorlar, ama sen bunu değiştirmek için bir adım attın
dedi. Sen daha iyi bir adam oldun dedi. Daha önce olduğun insana dönmek için
neden bu kadar çok uğraşıyorsun anlamıyorum dedi. O canavara izin verme dedi.
Bu halini tanıyor muyum bilmiyorum bile dedi. Ben senin bambaşka bir halini
seviyorum dedi. Ben aşk dolu, insanlık dolu, bu işi değiştiren o adamı
tanıyorum dedi. Ben güreşçi olandan değil, eş olandan bahsediyorum dedi. Baba
olandan, adam olandan bahsediyorum dedi. Çok güzel bir kalbin var, işte ben o
adamı tanıyorum dedi. SummerSlam'de arkamı kollayan adam o dedi. Cody'e
yaptıklarını yapan o adamı tanımıyorum bile dedi. Kafandaki, kulağındaki
sesleri bilmem, gerçek Randy'i bilirim dedi. Gerçek Randy, paranın, kemerin gelip
geçici olduğunu bilir dedi. Ama aile, arkadaşlık, seninle aynı yolda olanlar,
kalıcıdır dedi. Hayat ne yaptığın değil, kiminle yaptığındır dedi. Seni
seviyorum dostum dedi. Randy de ne yapmalıyım dedi. Mesela Cardona ile olanlar,
sınırı aştım ama bunu nasıl düzeltebilirim dedi. Nasıl başlayacağım ki dedi.
Jelly de bu birinci adım dedi. Önce bununla başlayıp sonra Cody'e geçeriz dedi.
Cardona'yı yıllardır tanıyoruz dedi. Zor olacak ama onu bulup doğru olanı yap
dedi. Oradan başlayalım dedi. Randy de kabul etti. Jelly seni seviyorum dedi,
Randy de ben de aynı şekilde dedi ve iki isim sarıldılar. Şovun sonunda Randy
ve Cardona'yı gördük. Randy, Cardona'dan özür diledi. Seni 20 yıldır tanıyorum
dedi. Özür dilerim dedi. Önümüzdeki hafta Cody'den de dilemem gerek dedi. Beni
affeder misin dedi. Sonra ikili birbirlerine sarıldılar. Randy elini de uzattı
ama sonra Low Blow çekti. Bir de RKO geldi. Sonra spiker masasına odaklandı.
Matt'i oraya yatırıp yumruklamaya başladı. Cody'e kurduğu düzeneği Cardona için
de kurmak istedi ama görevliler ile Aldis geldi. Randy bir süreliğine kendini
toparlamaya çalışsa da dayanamayıp Cardona'yı ringe yolladı. Orada yumruklamaya
devam etti. Sandalyeyi Cardona'nın koluna sıkıştırsa da görevliler araya
girdiler. Ama Randy yine fırsat bulup sandalyeye tekme attı ve Cardona'nın
canını fena yaktı. Görevliler Randy'i uzaklaştırmak isterlerken bu kez dev
ekrandan Drew ve Jacob'ın yüksek bir yerde yine birbirlerine girdiklerini
gördük. Aldis ve görevliler olay yerine gitmek için koşmaya başladılar. En
sonunda Drew ve Jacob beraber sırt üstü yere düştüler.
27 Mart Smackdown’da Randy
Orton ringe geldi. 2 hafta önce bu ringde duruyordum, Cody yanımdaydı ve
gözlerime bakıyordu dedi. Bana en iyi Randy Orton haline ihtiyacı olduğunu
söyledi dedi. Siz hepinizin de en iyi Randy Orton halini istediğinizi söyledi dedi.
Sonra da Viper olmamı istediğini, kafamdaki sesleri dinlemem gerektiğini
söyledi dedi. Ama olay şu ki ben o sesleri çok çok önceden kapatmıştım dedi.
Son birkaç yıldır 15 numarayı çok fazla düşünmeye başladım dedi. Mirasımı ve
gittiğimdeki kalacak mirası düşünmeye başladım dedi. 15.şampiyonluğumu çok
fazla düşündüm dedi. Sonra Cody, birden bana ihtiyacım olanı verdi dedi.
Kafamdaki sesler, sorunun kendisi değildi dedi. Sorun, kafamın dışındaki, yani
sizin sesleriniz dedi. Ama bir ses var ki, kafamın dışında ve onu dinliyorum
dedi. Tam onu açıklayacakken Matt Cardona geldi. Randy de müziğini kesin, ne
yapıyorsun sen dedi. Diğer koluna da mı kırayım dedi. Burada iş sahibi olduğun
içi şanslı hissetmelisin dedi. Mikrofonun mu var bir şeyler mi söylemek istiyorsun
derken Matt, ringe girer girmez mikrofonla Randy'nin kafasına vurdu. Gecenin
sonunda iki ismin maçını izledik. Randy maçta baya bir pis oynadı. Matt'ın
sakat koluna çalıştı. Acı çektire çektire devam etti. En son bir RKO ile maçı
aldı. Maçtan sonra dev ekrandan Cody'nin otobüsünden indiğini gördük.
Görevlilerin uyarılarına rağmen ringe doğru yöneldi. Görevliler Randy'nin de
yanına gelirlerken Randy de onları ring dışına attı. En sonunda Cody'nin müziği
çaldı ve Cody geldi. Aldis ve görevliler Cody'i durdurmak istediler. Cody de
sadece konuşmaya geldim dedi ve ringe girdi. Ama ringe girer girmez ikili
birbirlerine de girdiler. Olay ring dışına taşarken görevliler ikiliyi ayırmak
isteseler de onlar da nasibini aldılar. Randy bir ara sandalyeyi denedi ama
Cody onu da engelledi. Randy bir ara üstünlüğü almak istese de Cody, onun
gözlerine saldırdı. Bir süreliğine ayrılsalar da Cody, Randy'i bulup onu ring
postuna yolladı. Sonra da ringde devam ettiler. Bu kez de Randy karşılık vermek
isterken görevlilere saldırdı. Ancak Cody geri döndü ve spiker masasının
üstünden yumruklamalara devam etti. Birçok kez görevliler onları ayırırlarken
hep birbirlerine girmeyi başardılar. En sonunda Jelly Roll geldi. İki isimle de
konuşmaya çalıştı. Randy görevlileri geçip Jelly Roll'a RKO çekti. Sonra da
ringden ayrıldı.
30 Mart Raw’da Stephanie
McMahon ve Cody'i ringde gördük. Stephanie, geçen haftaki konuşmamızda eskiden
Wrestlemania'da nerede oturduğundan bahsetmiştin dedi. Ben de orada
oturuyordum, Andre the Giant'ı yürürken görüyordum dedi. Sen, ben ve Randy gibi
isimler eski jenerasyonların ürünleriyiz dedi. Diğerlerin farklı bir yolda, en
üstte olmayı biliyoruz dedi. Biz farklı yollardan geçtik ama sen altın yolu
seçtin dedi. Bu harika bir şey dedi. Kendine inandın, değerlerine inandın,
insanlardan en iyisini çıkarabileceğini düşündün, rakiplerinin bile dedi.
Çoğunda da yaptın dedi. Ama bu kez, bu Randy Orton varken yapamazsın dedi. Bu
Randy Orton, şeytani bir şey dedi. Senin öyle olmana gerek yok ama o şekilde
düşünebilmelisin dedi. Baban bu durumu herkesten çok daha iyi anlardı dedi.
Baban, rakiplerinin en iyi halleriyle mücadele etti hep dedi. Ama şu ana kadar
gördüğüm kadar, sen baban değilsin dedi. Cody sözü aldı. Tüm herkesin bu usta
çırak ilişkisini sevdiğini biliyorum dedi. Ama ben öğrenciliği çoktan geçtim ve
bu WWE kemerini aldığımda değil, bebek bakıcılığı yaparken, oradan oraya
yuvarlanırken nefes alıp almadığını kontrol ettiğim zamandı dedi. Ben ondan
korkmuyorum, ilk Main Event'im da değil bu dedi. Konuyu babalardan mı
açacaksın, ben benimki değilim haklısın dedi. Ama şunu da söyleyeyim, sen de
öyle değilsin dedi. Stephanie de ona tokatla karşılık dedi. Randy gibi
düşünmeyi öğrenmedikçe o kemeri de kaybedeceksin dedi. Bu Wrestlemania, Cody
Rhodes'un şampiyon olarak anons edildiği son yer olacak dedi. Ringden gitmeye
yeltenirken Cody onu kolundan tuttu. Sana iki kelimem var; seyirciler
"suck it" derken Cody ise Stephanie'ye teşekkür ederim dedi.
3 Nisan Smacdkwon’daysa bu
feudun içine eden bir olay yaşandı. Randy Orton kendi evinde, müthiş bir cheer
ile ringe geldi. Mikrofonu alıp Cody'e gönderme yaparak ne hakkında konuşmak
istiyorsunuz dedi. Ben burada büyüdüm, evim burası dedi. Burada beni bir
sonraki görüşünüzde 15 numarayı belimde göreceksiniz dedi. Ama yanlış alamayın,
bunu sizler için yapmıyorum dedi. Kendim için yapıyorum dedi. Ailem için,
gerçek evim için yapıyorum ki burası kesinlikle orası değil dedi ve en önde
oturan ailesini gösterip, onlar için yapıyorum dedi. Vegas'tan kemerle
çıkacağım dedi. Cody de ağlasa da sızlasa da önemli değil çünkü oradan eli boş
ayrılacak dedi. Cody bana yeşil ışık yaktı dedi. Bu kişisel bir mesele değil,
bana Viper olabileceğimi söyledi dedi. İhtiyacım olanı olabilmek için ihtiyacım
olanı yapabileceğimi söyledi dedi. En iyi halimi olabilmem için kafamdaki
sesleri dinleyebileceğimi ve bunda herhangi bir problemi olmadığını söyledi
dedi. Ama o seslerin seninle de konuştuğunu gördüm dedi. Ama seni Pazartesi günü
ringde Stephanie ile gördüm ve o sana yalan söylemiyordu dedi. Beni yenemezsin
dediğinde sana yalan söylemiyordu dedi. Senin kafandaki sesler de tam olarak
aynı şeyi söylüyorlar, beni yenemeyeceğini söylüyorlar dedi. Çünkü sen bir
katil değilsin, benim içimde uyandırdığın şey, geri yatağa koyamayacağın bir
şey dedi. O esnada da Cody geldi. Cody gelir gelmez Randy'e girişti. Sonrasında
Pat McAfee'nin ringe geldiğini gördük. Pat üzerinde RKO yazan bir tişörtle
gelirken ringe girer girmez Cody'e Low Blow çekti. Sonra da onu tekmelemeye
başladı. Randy de sandalyeyle Cody'e saldırdı ve Pat'e de bir mikrofon verdi.
Pat de şehrin takımlarına sallamaya başladı. Randy burasının artık evi
olmadığını söyledi, sizin için çok zor bir gün dedi. Aldis ve görevliler ringe
gelince de "yabancı Adam Pearce" çeneni kapat dedi. Randy de
sandalyeyle saldırmalara devam etti. Pat de neden burada olup Cody'e
saldırdığımı merak ediyorsunuzdur dedi. Bir ay önce bir soru cevap yapıyordum
dedi. WWE'ye ne zaman döneceğim soruldu, ben de işin artık benden geçtiğini
söylemiştim dedi. Çocukken bayılarak izlediğim bu şeyi artık izlemiyordum dedi.
Berbat olduğunu düşünüyordum dedi. Randy ise beni aradı dedi. İşin benden
geçmediğini, sadece hiçbirimizin sevmediği yönlere doğru gittiğini söyledi
dedi. Ben de şunu düşündüm, biz kimiz ki dedi. Sonra da unutulan WWE
seyircilerinden bahsetti dedi. Attitude Era hayranları dedi. Randy, Cody'i
sandalyeyle boğarken Pat de Rock ve Austin'e selam yolladı, onları özleyenler
dedi. Şirketi sırtında taşıyıp, milyarlarca para akıtan ve bunu globele
çeviren, unutulan seyirciler dedi. WWE'yi TV'de açtığımda 10 hafta üst üste 45
dakikalık Iron Man maçları Randy Orton varken neden izleyeyim ki dedi. Randy
Orton buradayken Wrestlemania biletleri hala satışta dedi. Smackdown ki son
dönemin en kötü reytinglerine sahip, basit bir şampiyonu var dedi. Nefret
ettiğimiz her şeyi temsil eden bir adam dedi. Söylemek istediğim şey şu ki,
Randy'e telefonda her şeyi öldürmesini söyleyen kişi bendim dedi. Sadece
15.kemer için değil, senin liderlik ettğin işin berbat olmasından dedi. Randy
de bu işi kurtaracak kişi dedi. En son Randy de kemeri Cody'nin üzerine bıraktı
ve Pat'le beraber ayrıldılar. İlerleyen anlarda Cody'nin ringe geri döndüğünü
gördük. Wilson'ın maçından sonra ona Cross Rhodes çeken Cody mikrofonu eline
aldı. Hepimiz buraya Randy Orton'ın telefonda kiminle konuştuğunu öğrenmek için
geldik dedi. Meğer Pat McAfee'ymiş dedi. Bu şey gibi bir şey, Kevin Nash ve
Scott Hall'un NWO'nun üçüncü üyesinden bahsederlerken Hulk Hogan yerine Disco
Inferno'nun gelmesi gibi bir şey dedi. Pat, sen Logan Paul'un kaslı olmayan
halisin, senin cezanı da keseceğim dedi. Sen şu anda NFL'de takılmalıydın ama
sen ve seni temsil eden herkes, ki bunların kim olduğunu herkes biliyor, kıçımı
öpebilirsiniz dedi. Çok mu ileri gittim, ne yapacaksınız beni kovacak mısınız
dedi. İşte Randy Orton kendi mirası için, 15.kemer için bunları istiyor dedi.
Mentorüm, kahramanım dedi. John Cena omzumdaki melekken sense şeytandın dedi.
Bunun kişisel olmadığını söyleyip duruyorsun dedi. Çok sevip saygı duyduğum
Stephanie McMahon bile gelip o karanlık yerlere gitmem gerektiğini söylüyor
dedi. Kötü adam olmalıymışım dedi. İşin doğrusu bu şey nasıl yapılır bilmiyorum
artık, iki tane çocuğum var dedi. Burada hayalimdeki işi yapıyorum dedi. Pat'ı
buraya çıkış yolları için getiriyorsunuz, bense yıllardır rekordan rekora
koşuyorum dedi. Bunları yaparken Roman Reigns John Cena, hatta Rock'la
güreşiyordum dedi. Ama şunu unutmayın, onlar da benimle güreşiyorlardı dedi. Çok
basit, 20 yıllık bir geçmişe sahip bu işi en iyi yapan iki isim güreşecekler
dedi. Sonunda ben de kafamdaki sesleri duyuyorum, ama sen onları söylediklerini
duymak istemezsin dedi.
10 Nisan Smackdown’da Pat
McAfee'yi arenaya girerken gördük. Onu karşılayan Aldis aldı. Pat, onlara
söyledin mi dedi. Aldis de evet, WWE bünyesindeki kimse sana el bile sürmeyecek
dedi. Pat de teşekkür edip, onunla dalga geçti. Araba anahtarlarını attı, Aldis
almayınca cebine koydu. Sonra yolda onu Jelly Roll karşıladı. Jelly, Randy'e
bana RKO çekmesini sen mi söyledin dedi. Pat de hayır dedi. Ben herkesi
öldürmesini söyledim ama sen orada olmamalıydın dedi. Jelly haklısın, sen de
olmamalıydın ama dedi. Neden buradasın dedi. Pat de senin hayal edemeyeceğin
kadar büyük bir şey bu dedi. Sen dışarıdan birisin, burada olmamalısın dedi.
Jelly de Pat'e diklendi. Jelly sinirlenip onu duvara itince Aldis geldi ama ona
da sinirlendi. Jelly, ben burada çalışmıyourm derken Pat de biliyorum, eve git
dedi. Sonra da şu eski mahkumu evine götürün dedi ve arenaya girdi. Sonrasında
boo'lamalar eşliğinde ringe geldi. O da seyircilere orta parmak gösterdi. Beni
boo'lamanız çok saçma, ben esas kahramanım dedi. Siz omurgasız CM Punk'ları
destekliyorsunuz dedi. Pazartesi bana söylediklerinden keyif aldınız mı dedi.
Yetişkin biri olarak onu ciddiye almak çok zor dedi. Kendisinden daha ünlü,
daha güçlü isimleri sayarken üzerinde WWE lisanslı tişört ve ceket vardı dedi.
WWE Shop'ta lisanslı 200 küsür ürünü var, o para Wrestlemania'ya biletleri
yetmeyenlere mi gidiyor yoksa Suudi Arabistan'a teşekkür edenlere mi dedi. O
bir dolandırıcı, tam bir politikacı dedi. Her şeyi değiştirebilecek gücü var
ama sızlanıp duruyor dedi. Bense hareket ederim dedi. Özellikle bilet
fiyatlarından bahsederken ki Wrestlemania'nın main eventer'larından biri
kendisi, ona katılmadan edemedim dedi. Randy Orton varken neden Wrestlemania'yı
izleyemeseniz ki dedim. O yüzden siz şerefsizlerin kahramanı benim dedi. Sizin
gibi iğrençler bunu haketmeseler de bu iyiliği yaptım dedi. Wrestlemania'nın
sponsorlarından birini aradım ve yardım istedim dedi. Şu andan itibaren Raw'a
kadar alırsanız, Wrestlemania Cumartesi biletleri %25 indirimli geliyor, bana
teşekkür edebilirsiniz dedi. Wrestlemania Pazar günü umurumda değil, Cumartesi
gününü izleyin dedi. Randy Orton, bu işi kurtaracak, o kemeri 15.kez kazanırken
kurtaracak dedi. Sonra sözü Cody'e getirirken Cody geldi. Bence sen burada
değilsin diyip gideceğim dedi. Sana dokunamam biliyorum ama plastik bir kemer
al, pyro al, birilerini taklidini yap, Superstar hissiyatını yaşa, sonra onlara
gidip teşekkürler babacım de dedi. Play Wrestling tabiri vardır bizim işte,
bunun anlamını tam bilmezdim ama geçen hafta Randy Orton beni sandalyeyi
boğarken, sen de beni tekmelerken anladım dedi. Attitude Era'dan bahsediyorsun,
o 30 yıl önceydi, Randy lisedeyken onları izliyordu dedi. Geçen hafta şovunda
yine işi yeniden büyük yapmaktan bahsettin değil mi dedi. Sonra da seyircilerin
müşteri bakış açısından bahsedip buna katılmadığını, orada tırnaklarını
kazıyarak buraya gelenlerin, herkesin birer birer onun ailesi olduğunu söyledi.
Güreş tarihinde ilk kez, tek bir şeyde hem fikir; herkes Randy'i görmek istiyor
ama Pat McAfee'yi görmek istemiyor, bak işte bu da senin hediyen dedi. Evine
dön dedi. Sonra da gitmek isterken Pat sözü aldı, ben zaten evdeyim dedi. Ben
bu işte olmak için doğmuşum, sense ağzında gümüş kaşıkla doğdun dedi.
Gorillaların altın çocuğu, ama gördüğüm tek şey dünyanın en sahte insanı dedi.
Boyalı saç, boyalı vücüt, sahte dişler, on bin dolarlık takım elbise... bunlar
seni iyi mi gösterir sanıyorsun dedi. Sen cosplay bir şampiyonsun dedi. Biz,
Randy Orton'la beraber senden kurtulacağız dedi. Buradaki saçma ailene bir
mesajım var dedi. Eğer Randy Orton Wrestlemania'dan 15.şampiyon olarak
çıkmazsa, beni bir daha bu işte hiç görmeyeceksin dedi. Cody de ama buradan
keyif alıyordun, spiker masasında üç senedir yeet'liyordun, yoksa uykun mu
geldi, o zaman Gunther'i çağıralım da seni burada bayıltsın dedi. Sonra da arka
alana yöneldi. Pat de sen hep kaçan biri oldun değil mi Stardust dedi. Gidip
Triple H'in kıçını mı yalayacaksın dedi. Gel de buradaki çocuk için aptal bir
dans yap dedi. Cody sinirle ringe yönelirken dev ekrandan Randy ona seslendi.
Belki de bir şeyi unutuyorsundur dedi. Bak burada ne var dedi ve yerde yatan
Jelly Roll'u gösterdi. Bence buraya gelip adamını almalısın dedi. Ama yok ben
onu sana getireceğim dedi. Girişin oraya Jelly'i getirdi. Cody gelince de
gitti. Ama Pat de onunla gelip Cody'nin dikkatini dağıtınca Randy geri döndü ve
Cody'e saldırdı. Hatta Pat'e de vurdurdu. En son Jelly de ringe geldi. Pat'in
boğazını sıksa da Randy'den yumruk yedi. Ringde Cody dirense de Pat arkadan
yine ona saldırdı. Randy'den de DDT geldi. Sonra da kemerle Cody'nin kafasına
vurdu. 17 Nisan Smackdown’da Randy ringe promo kesmek için geldi. Arkadaşlık
böyledir, alırsın ve verirsin dedi. Cody de benim arkadaşım ama onun yaptığı
tek şey almak, benimkisiyse vermekti dedi. Yarın main event var ama sizi 2 sene
önceye götüreyim dedi. O zaman Cody vs Roman maçı vardı, Rock da vardı dedi. O
zamanlar yanına birini arıyordu ve Seth'i buldu dedi. Beni aramadı bile dedi.
Yaptığım tek şey almaktı dedi. Solo'nun Bloodline'ı Cody'e saldırdığında bir
arkadaş olarak onun arkasında oldum dedi. Karşılığında ne mi aldım, oradaki
masaya yatırıldım kariyer bitirici bir ameliyat geçirdim dedi. Yaptığı tek şey
almak dedi. O zamanlar arkadaşım olan Kevin Owens'a da gitti bir kemer maçı
verdi dedi. Ama işler tersine gidip Owens ona sırtını döndüğünde Cody'nin
arkadaşı olarak onun yanında oldum dedi. Owens'la mantık çerçevesinde konuşmaya
çalıştım ama sonra ne mi oldu, Piledriver yedim kafa üstü çakıldım dedi.
Sonsuza dek gidebilirdim dedi. Onun yaptığı tek şey almak dedi. Pat McAfee,
kariyerim ve mirasım için Cody'nin benim için yaptıklarından daha da çok şey
yaptı dedi. McAfee'yi buraya getirmek mirasımı etkileyeceğini düşünüyor ama
yanlışsın dedi. Son birkaç senedir sana yardımcı olmak kariyerimi o kadar çok
zedeledi ki dedi. Yarın, ilk gecede bunu düzelteceğim dedi. Mirasımı
düzelteceğim dedi. 15'i alıp eve gideceğim, ait olduğu yere dedi. Bunu spor
endüstri tarihinin en tehlikeli üç harfiyle yapacağım; RKO dedi. Gecenin
sonunda Cody ringe geldi. Ne hakkında konuşmak istiyoruz diyerek söze girdi.
İşte konuşmayacağımız şey şu ki, son 3 Wrestlemania main event'idir benimle
ilgili komple teorileri oluşturup benimle uğraşanları konuşmayacağız dedi.
Final Boss, Travis Scott veya ismini vermeyeceğim olan eve gidecek olan kişiden
bahsetmeyeceğiz dedi. Yarın çok basit dedi. Oyundaki en eski ve önemli kemer
için iki tane adam mücadele edecek dedi. Ben ve mentorüm, Legend Killer, Apex
Predator Randy Orton dedi. Günün başında buraya gelen Randy Orton...bana sadece
alıcı diyen kişi dedi. Randy için enteresan sözcükler, çünkü hayatı boyunca hiç
sorumluluk almamıştır dedi. Sürekli referans verdiğimiz 2009 Randy'sinde onun
yanındaydım dedi. Önündeki her şeyi yıktı, kemer için mücadele etti ama
kaybetti dedi. Sözlerini kesen ise CM Punk oldu. Cody, şampiyon şampiyona ve
arkadaş arkadaş soruyorum, el sıkışıp sarılsak sonrasında bana sırtını dönüp
vurur musun dedi. Punk da çoğu insan bunu hak ediyor ama sen onlardan değilsin
dedi. Sana buraya belki tavsiye vermeye, belki de adını geçirmeye hak etmeyen
birinden bahsetmeni durdurmak için geldim dedi. Bu işte turist olup zamanına
değmeyecek birisi, insanların ve enerjimizin de öyle dedi. Papyon mu taktın
dedi. Cody de Hall of Fame var bu gece, tıpkı senin gibi karizma giyinmeye
çalıştım dedi. Teddy Long evlendiğinden bu yana WWE TV'lerinde ilk kez takım
elbise giyiyorum dedi Punk. Bu konuyu açtım çünkü bizim geçmişimiz çok eskiye
dayanıyor, biz bu insanların önünde çalıştık dedi. Kariyerimiz boyunca kim kimi
takip ediyor onu konuştuk dedi. Kariyerinin başında beni takip ettiğini
söylüyordun dedi. Buraya geldikten sonra da tersini buldum dedi. İkimiz de bu
ringde, canlı yayında, Las Vegas'ta, Wrestlemania 42'ye giderken şampiyon
olarak duruyoruz dedi. Sen benim henüz başarmadığım şeyleri başardın dedi. Eğer
öğretmenin olsaydım, odaklanmanı isterdim dedi. Randy dışında kimseyi takma
dedi. Onun ne kadar tehlikeli olduğunu biliyorsun dedi. Sen en iyilerden öğrendin;
John Cena, baban dedi. Randy de bunların arasındaysa, artık değil dedi. Belki
yarın ne olur veya Pazar ne olur bilemem ama şunu biliyorum ki Pazartesi günü
ne olursa olsun burada olacağız dedi. Buradaki herkesi de bir sonraki maceraya
davet ediyorum Pazartesi günü dedi. Şampiyondan şampiyona, arkadaştan arkadaşa,
kardeşten kardeşe seninle gurur duyuyorum dedi. İşi bitir dedi. Gitmek isterken
Cody onu durdurdu. Seninle paylaşmak istediğim bir şey var dedi. Pazartesi günü
seni neyin beklediğini biliyorum dedi. İş o kadar iyidi diye terimler
uydurduğumuz kişiye karşı mücadele edeceksin dedi. Tarihin en domine edici Wrestlemania
main eventer'ına karşı olacaksın dedi. Sen bizim gibi bu işte doğmadın, sen bu
iştesin çünkü burayı seviyorsun dedi. Harley Rice'le çalıştın ve kendi yolunu
buldun dedi. Senin gibilerine bakmadıkları zamanlar seni çağırdılar dedi. Sonra
gittin ve 10 yıl yoktun dedi. Ama hala sana tezahüratta bulundular dedi. Buraya
gelip her şeyi alabilirdin ama öyle yapmadın dedi. Her zamankinden iyi döndün
dedi. Eğer bir tartışma varsa bu pazar günü sen de Mr.Wrestlemania olarak bu
tartışmaya dahil olacaksın dedi. Bana öğrettiğin her şey için çok teşekkür
ederim dedi. Eğer bir anlamı varsa, babam da seninle çok gurur duyardı dedi.
Sonra da iki isim sarıldılar. Punk'ın gözleri dolarken müziği kesin, buraya
ağlamaya gelmedim, Pazar günü Roman'ı yendikten sonra ağlayacağım dedi. Cody
beni sevdiğini söyledi, ben de hepinizi seviyorum, sizin için buradayız dedi.
Bu kemerler bizim olduğu kadar sizlerin de dedi. Biz halkla bunu kutlama geldik
dedi.
Bu feud için gerçekten ne
diyeceğimi hiç bilemiyorum. Pat McAfee’ler, Jelly Roll’ler… yani ne gereği var
ki? Hiçbir şey yapmayıp Wrestlemania’dan bir gece önce Cody Rhodes vs Randy
Orton maçını duyursanız bile sükse yapabilecek harika bir malzeme zaten elinizde
var. Koskoca Randy Orton’a akıl veren, onu yönlendiren, heel turn yapmasını
sağlayan, sesleri tekrardan duymasına vesile olan isim nasıl Pat McAfee
olabilir? Pat, Amerikan sporları için tanınan bilinen biri olabilir ama güreş
için ne ifade ediyor? Mesela o telefon konuşmalarını yaptığı kişi Rock olsa, o
kadar efsane bir hikaye ortaya çıkardı ki. Rock zaten son 2 Wrestlemania’dır
Cody ile uğraşırken üçüncü denemesinde de Randy’i deneyecek olması muazzam
olurdu. Diyelim ki Rock, Rock’lığını yapıp yine ortaya çıkmadı. Bu kez de elde
Arn Anderson gibi bir güreş efsanesi var. Ted Dibiase var mesela bu ikiliyle
ortak bir geçmişe sahip olan. Ama Pat McAfee ne alaka yani hiçbir mantığı yok.
Bir de Jelly Roll’u da her yerde çıkartıp duruyorlar. Ben Randy, çemberi
aldıktan sonra o kadar çok sevinmiştim ki. Zaten en başından beri bu feudu
istiyordum. Ama işte ne umdum ne buldum gibi bir durum ortaya çıktı. Maalesef
buradaki geçmiş, buradaki miras çok kötü bir şekilde savuruldu. Ortaya
insanların dalga geçtiği, TKO’ya sövdüğü, WCW’nun batış zamanlarına yaşı
yetmeyenlere nostalji hissiyatı yaşatacak şeyler çıktı. Yine de bu saçmalığı
saymazsak, bu kadar tantanadan sonra Randy’nin 15.kemeri almasını hala
istiyorum. Alacağını da düşünüyorum. Ama Pat ile yolunu kısa vadede bence
ayıracaktır. Çünkü bu olayın kurtarılır bir tarafı yok gibi duruyor. Geçen
seneki Travis Scott saçmalığının üzerine bu sene de main event’in içine
edebilecek farklı bir şeyler bulan WWE’ye de tebriklerimi iletiyorum. Cody
kazanırsa Pat, WWE ringlerinden sonsuza dek ayrılmış olacak. Bu durum, bence
yaşanmayacak ve Pat ileride yine spiker masasında kendine yer bulacaktır. O
yüzden Randy’nin kazanıp onu gönderecek esas ismin Randy olması, en mantıklı
yol gibi duruyor. Ruthless Depression tabiri TKO’nun politikaları sebebiyle
çokça kullanılan bir terim haline geldi. Bu maçın işleniş şekli de bunu
kanıtlar nitelikte. Biletlerin tükenemeyişi, daha çok sattırılmak için indirim
kovalanması da yine bununla ilintili bir konu. Drew’un kemeri kaybetmesine gerçekten
de değecek şeyler yaşanmadı maalesef. 2009 Randy Orton geri döndü diye
sevinirken Pat McAfee olayı tüm gazı aldı götürdü. Yoksa Randy’den sınırı
aşabilecek çok fazla şey beklemek hakkımızdı.
Tahmin: Randy Orton
Night 2 – 19 Nisan Pazar
Singles Match
Brock Lesnar w/Paul Heyman vs Oba Femi
Hem cüsse olarak hem de ring
içi olarak dominant olarak isimlerin kapışması, bu ringlerde her zaman işlenen
konulardan bir tanesi olmuştur. Her ne olursa olsun ring içi olarak genelde
beklenen şeyleri vermeseler de bu tarzda iki ismin buluşması tarihin her
döneminde ilgi çekici olmuştur. Undertaker, Big Show, Kane, Braun Strowman,
Omos, biraz daha geçmişe gidersek The Great Khali, daha da geçmişe gidersek
Yokozuna gibi isimlerin birbirleriyle karşılaşmaları hep işlenen konulardan
olmuştur. Bu sene de aslında bu tarz maçlar arasından belki de çıkabilecek
muhtemel en güzel maçlardan bir tanesinin ayarlandığını görmekteyiz. Bir
tarafta yıllardır WWE’yi domine eden, beraber karşılıklı olarak ringde
olduğunuzda muhtemelen yenileceğinizi bildiğiniz, tarihin en genç ana kemer
şampiyonu olan, Undertaker’ın Wrestlemania serisini bitiren Brock Lesnar var.
Diğer tarafta da NXT’den ana kadroya çok yakın bir zamanda yükselen, 2 metreye
yakın boya sahip, yeni neslin dominant ismi Oba Femi var. Bir halef selef maçı
vaat eden bu maç, direkt isme bu iki ismin ring içi korkutuculuğuna odaklanmış
durumda gibi gözüküyor. Keza Lesnar, Wrestlemania için Open Challenge
açıklarken seyirciler en başından bu yana Oba Femi’yi istemektelerdi. İkinci
gecenin ilk maçında, Heyman’a ve genel olarak seyircilere göre de gecenin
gerçek main event’ine geçelim.
Olayların nasıl geliştiğine
bakmadan önce çok kısa maç içerisindeki her iki ismin de durdukları
pozisyonlara bakalım. Lesnar, yaşadığı hukuki olayların ardından SummerSlam
2025’in sonunda ringlere dönerken ilk hedef olarak John Cena’yı almıştı. Cena
ile girdiği kısa feud sonrasında Wrestlepalooza’da Cena’yı oldukça rahat bir
şekilde yenmeyi başarmıştı. Ancak buradaki en önemli şey Lesnar’ın Cena’yı
yenmesi değildi. Maç öncesinde her iki isim anons edilirken Paul Heyman gelmiş
ve tıpkı geçmişteki gibi Brock Lesnar’ı kendisi anons etmişti. Lesnar ve Heyman
arasındaki gel gitli ilişkiyi hepimiz çok yakından biliyoruz. Lesnar’ın
WWE’deki ilk dönemi olan 2000’li yılların başında bir Paul Heyman Guy olarak
karşımıza çıktığını görmüştük. Sonrasında WWE’ye döndüğü ikinci dönemi olan
2010’lu yılların ortalarında da yine Heyman’ın bir müşterisi olarak karşımıza
çıkmıştı. 2020 yılında WWE’den ayrılıp emekli olmaya karar veren Lesnar, 2021
yılına kadar da öyle kalmıştı. Heyman ise o dönemde Roman Reigns ile Wiseman gimmick’ine
dönüşürken artık Roman’ı kendi kanatları altına almıştı. Lesnar geri döndüğünde
ana kemerler için de geri dönerken Roman ile uzun süren feudlar silsilesine
girmişti. Bu dönemde de doğal olarak eski dostu Heyman ile de olayları
yaşamıştı. Dolayısıyla aradaki dostluğu bitirecek fazlaca olay yaşanırken
Heyman’ın Wrestlepalooza’daki davranışı da birçok soru işaretini gündeme
getirmişti. Brock, 2023 yılında yine WWE’den ayrılırken Heyman bir süre daha
Roman’ın yanında yer almıştı. Ancak geçtiğimiz sene Punk – Roman – Seth
üçlünüsünde yaşananlardan ötürü Heyman’ın arası Roman ile de bozulmuştu.
Wrestlepalooza zamanında da “Oracle” gimmick’iyle Seth Rollins’in
önderliğindeki Vision’ın yanındaydı. Bu yaşananlar hem ikilinin ilişkisini
sorgulatmış hem de Vision’daki otoritenin kim olduğu sorusunu da gündeme
getirmişti. Crown Jewel sonrasında Bron Breakker önderliğindeki Vision, Seth’e
ihanet edip onu sakatlarlarken Heyman da tarafını seçmişti. Bir yandan Brock
ile de ikili ilişkisini iyi tutarken Survivor Series’teki War Games maçı için
Vision’a ek olarak Lesnar’ı da takıma katmıştı. Zaten heel ekip, Roman, Cody,
Punk ve Uso’ları sonradan Theory olduğunu anladığımız maskeli bir adam
sayesinde yenmeyi başarmıştı. Brock, Survivor Series sonrasında Rumble’a kadar
ekranlarda gözükmezken Rumble maçına girmiş ancak nasıl olduğunu
anlayamadığımız bir şekilde Cody tarafından elenmişti. Nasıl olduğunu
anlayamadığımız diyorum çünkü o esnada kameramanlar Jey’in ringe gelişini
çekmektelerdi.
1998 doğumlu Oba Femi ise 5
senedir WWE bünyesinde yer alıyor. Bu dönemde NXT’te ciddi etkiler yaratırken 2
kez de NXT ana kemer şampiyonluğunu kazanmayı başardı. İlk reign’inde 263 gün
kemeri elinde tutarken ikinci reign’inde 32 gün kadar elinde tutmuş ancak
sonrasında kemeri kendisi boşa çıkarmıştı. İlk ana kadro maçını da Saturday Night's Main Event XLII’de Champion
vs Champion maçında Cody Rhodes’a karşı çıkmış ancak maça Drew McIntyre’ın
karışmasıyla maç no contest bitmişti. Zaten bundan çok kısa bir süre sonra ana
kadroya yükselen Oba, haftalar boyunca Raw ve Smackdown’lara gitmiş ve oradaki
güreşçileri fazlasıyla tedirgin etmişti. Görünüş olarak tam bir dev olan Oba,
boyuna göre de fazlasıyla hızlı bir isim. Ek olarak da seyircilerle etkileşimi
de şimdiye kadar çok iyi. Özellikle ring girişi baya bir ilgi çekerken ringe
geldiği esnadaki dansı da baya bir sevilmekte. Bu süre zarfında herhalde en çok
kayde değer olarak Rusev ile feuda girdiğini gördük ama onunla yaptığı maçı da
çok kısa bir sürede rahatça da kazandı. Royal Rumble maçına katılıp orada da
ciddi bir etki yarattı ama Brock Lesnar tarafından elendi. Tabi böylesine
dominant bir gimmick sahibi olmanın önemli avantajlarını da kullanıyor gibi
görülüyor. Ama buradaki esas konu bunun sürdürülebilirliği olacak. Keza Khali,
Omos, Braun Strowman, Lars Sullivan gibi isimlerin kariyer başlarıyla sonraki
gidişatlarına iyi bakmak gerekiyor. Bu sebeple Oba gibi bir ismi her zaman ilgi
çekici kılmak biraz zor bir unsur. Ama şu da bir gerçek ki şuanda WWE’de bir
dev adam eksikliği de var. Oba’nın bunu ne kadar ve nasıl dolduracağını da
zaman gösterecek. Keza bu tarz isimlerin book’lanmaları gerçekten çok zor
oluyor. Fazla güçlü gözüktükleri için her feudun başlıca favorileri olurlarken
her zaman kazanabilecek olmaları da izlenebilirliği düşürüyor. Bu sebeple bunu
iyi ayarlamak ilgili güreşçinin kariyer gidişatı için de oldukça önemli bir
unsur haline geliyor.
Bu maçın oluşma şartlarına
bakarsak da 23 Şubat Raw’da Lesnar ringe Heyman'la beraber geldi. Heyman size
bir tarih dersi vereyim dedi. Wrestlemania'ların eskiden iki Main Event'i
olurdu; kemer maçı ve Undertaker'ın yenilmezlik serisi dedi. Size şunu hatırlatmalıyım
ki müvekkilim Brock Lesnar; Undertaker'ın yenilmezlik serisini fethetti dedi.
Bunun anlamı bu main event'in artık sahibi Brock Lesnar'dır dedi. WWE'deki tek
yürüyen ölü adam, Brock Lesnar ile mücadele edecek o kişidir dedi. Soru şu,
Wrestlemania'da kim Lesnar ile mücadele edecek dedi. Bir tahminim yok,
spoiler'ım da dedi. Çünkü ben ve Lesnar içeri girdiğimizde hiç kimse onunla
karşılaşacak kadar adam olmadığını gösterdi dedi. Daha derine ineyim dedi. Tüm
şeffaflığımla bunlar Wrestlemania'ya kadar Brock'un olacağı yerler dedi ve
ekranlara Lesnar'ın Raw takvimi geldi. Her zaman, kim isterse, tüm dünyanın
önünde olabilecek en vahşi bir şekilde katledilerek tarihin derinlerine
gömülebilir dedi. O adamın yapması gereken tek şey buraya gelip, Brock Lesnar'la
yüzleşmeyi kabul etmesi dedi. Ama bunun olacağını sanmıyorum, bence kimse Brock
Lesnar'ın Wrestlemania Open Challenge'ını kabul edemez dedi. Çünkü soyunma
odasına baktığınızda, dürüst olalım, istediğiniz kadar kemer maçı yapın, dayak
yiyecek olan kişiye karşı Brock Lesnar'dır dedi. O soyunma odasında kimsenin
Wrestlemania'da Brock Lesnar'dan o dayağı yeme cesareti yoktur dedi. Aradan
geçen süre de Seth Rollins geri dönüp Heyman’ın başına bela olurken 16 Mart
Raw’da Seth yine maskelilerle ringe geldi. Maskeliler ring dışında ringin
kenarını sararlarken Seth, en son maskesini çıkardı ve ringde dolaşmaya
başladı. Vision'ı ben yarattım, bitiren de ben olacağım dedi. Bron Breakker
veya Reed uygun değillerse umurumda değil dedi. O piyonununuz Theory ve Logan
da olabilir dedi. Eğer Heyman'ın yanında durursanız ölüm fermanınız verilmiş
sayın dedi. 2 hafta önce Paul Heyman'a sandalyeyle vurma ve Stomp'lama keyfini
yaşadım dedi. Seth konuşurken boo'lamalar yükseldi ve girişin oradan tamamen
bitkin bir halde gelen Heyman'ı gördük. Gözleri kan çanağına dönen ve şişkin
gözüken, bitkin Heyman bilinçsizce Seth'e baktı. Seth de ona nefretini kustu.
Heyman da çok yavaşça ringe doğru yöneldi. Seth de umarım yaptıklarına
değmiştir dedi. Hayatımda çok yanlış yaptım ama en fenası seninle olmaktı dedi.
Bunu sana ödeteceğim dedi. Sen bu işten kaybolup gidene kadar seninle
uğraşacağım dedi. Heyman sözü aldı. Senin nefret dolu promo'nu böldüğüm için
özür dilerim. Ama herkes bunu bilir ki F.A - F.O dedi ve bunu tekrarladı. Sonrasında
F5 dedi ve Brock Lesnar geldi. Maskeliler de ringe girip Seth'in etrafını
kapadılar. Dışarıdakiler de Lesnar'a hamle yaptılar ama Lesnar neredeyse
hepsine Suplex çekip hepsini uzaklaştırdı. Karşılık verenlere de cevabını
verdi. Ringe girdiğinde diğer maskeliler de üstüne çullandılar ama Lesnar
onları da yere serdi. Seth hala sağlık olarak uygun olmadığı için hiçbir şey
yapamadı. Brock en sonuncusunu da Suplex'leyince ringde birebir kaldılar. Ama
sonra arena karardı ve Oba Femi'nin müziği çaldı. Oba ringe gelirken Lesnar ile
yüzleşti. Seth ringden kaçarken Oba, seyircilerin çılgına döndükleri bir anda
Lesnar'ı Fall From Grace'ledi. Ayağını Lesnar'ın üstüne koyup Wrestlemania'yı
gösterdi.
23 Mart Raw’da Heyman;
Undertaker, Brock Lesnar'dan öcünü alabilmiş miydi, hayır dedi. Geri kalanlara
gelirsek de 21-1'i kimse geçemeyecek dedi. Listeye bakalım dedi. Goldberg
miydi, yok değildi dedi. Braun Strowman da değildi dedi. Dean Ambrose'muydu hayır
dedi. Bobby Lashley de değildi dedi. AJ Styles da John Cena da değildi dedi.
Oba Femi de olmayacak dedi. Brock Lesnar'ın üstüne ayağını koyup
Wrestlemania'ya poz vermekle bu işler olmaz dedi. Bu senin Wrestlemania anındı,
kariyerinin en büyük anıydı, çünkü Wrestlemania'da dayağı yiyeceksin dedi.
Suplex City'e gideceksin, F5'lanacaksın dedi. Brock Lesnar tarafından
fethedileceksin dedi. Sonra mikrofonu yere bıraktı ama o esnada ışıklar söndü
ve Oba Femi'nin müziği duyuldu. Sonra da ringe geldi. Brock ilk hamleyi yapıp
F5'lamak isterken Oba karşılık verdi ve Clothesline ile Brock'u dışarı yolladı.
30 Mart Raw’da Heyman ve Lesnar'ı ringde gördük. Heyman, eğer fark ettiyseniz
Brock Lesnar bu gece kavga etmeye giyindi dedi. Beni, 25 yıldır bu şeyi
gördüğümü söylemem konusunda yetkilendirdi dedi. WWE'de, UFC'de…eğer birisi
Brock Lesnar ile kavga etmeye karar verirse altına yapar, ringin ortasında
bırakır dedi. Oba Femi'ninkiler olabilir bunlar dedi. Lesnar mikrofonu aldı ve
yeter artık, Oba Femi buraya gel dedi. Oba da ringe doğru geldi. Görevliler
Oba'yı durdurmak isterlerken Oba hepsini yere serdi. Pearce araya girmek istedi
ama onu da boğazından tutup seyirci bariyerlerine yolladı. Ardından da ringe
girdi. İki isim birbirleriyle yüzleşirlerken bu kez Triple H geldi. İki ismi
zorla ayırdı. Brock ring dışına çıkarken çelik basamağı alıp atar gibi yaptı
ama yere fırlattı.
6 Nisan Raw’da Heyman, ruler'ı
fethedecek kişiyi çağırmak benim için bir onurdur dedi. Çünkü sadece boy
ölçüşülemez tek bir ruler vardır dedi. Wrestlemania'nın gerçek main event'inin
parçası Brock Lesnar geliyor dedi. Lesnar kontrat imzalamak için ringde Pearce
ve Triple H'e katıldı. Pearce da Oba Femi'yi çağırdı. Oba ringe girmeye çalışır
çalışmaz Brock ona saldırdı. Ama sonra Oba karşılık verip üstünlüğü aldı.
Masaya doğru birbirlerine girerlerken bir sürü görevli ikiliyi ayırmaya
çalıştılar. Lesnar boşluk bulup yine Oba'ya atladı. Bir ara ayrılsalar da Oba
bu kez Lesnar'a atladı. Hatta birbirlerine büyük sandalyeleri bile fırlattılar.
En sonunda müthiş bir öfkeyle ayrıldılar. Lesnar ringi ilk terk eden taraf olsa
da çeliv merdivenleri alıp ringe fırlattı. Oba da alıp dışarı geri yolladı.
Brock da spiker masasındaki monitörü yolladı. Sonra da bir görevliyi alıp Fall
from Grace çekti. 13 Nisan Raw’da Brock Lesnar, Heyman'ın ardından ringe geldi.
Sonra da kontratı imzaladı. Heyman sözü aldı, kontrat imzalandı, tarih yazıldı
ve önden adı gelen Nijeryalı'nın da sonu geldi dedi. Brock, Heyman'dan
mikrofonu aldı, bu hafta sonundan sonra adını bile unutacaksınız dedi. Heyman
devam etti, Pazar günü, Wrestlemania'nın gerçek main event'inde bir spoiler
vereyim, bir galip ve bir kaybeden olacak dedi. Bu Pazar günü kaybedenin ismi
Oba Femi dedi. Bir kazanan olacak, endüstrinin en büyük atleti, fatih Brock
Lesnar dedi. İlerleyen anlarda da Oba, kontratı imzalamak için geldi. Ama sonra
Heyman girişin orada belirdi. Şiddeti seven bir adam olman senin en sevdiğim
özelliğin dedi. Sen WWE'ye Brock Lesnar'dan sonra gelmiş en çok şiddeti seven
kişisin dedi. Çok hızlı yükseldin, Lesnar'dan sonra dedi. Etkileyici bir
savaşçısın, atletsin dedi. Pazar günü yarattığın her şey yerle bir olacak dedi.
F5, Suplex City'lerle olacak dedi. Lesnar seni fethedecek dedi. Kaybetmekte
utanç yok, gurur vardır dedi. Sen Wrestlemania'nın gerçek main event'indesin,
fethedildiğinde de sana söz, kariyerini yeniden toparlamak istersen kapım sana
hep açık olacak dedi. Oba sözü aldı. Eğer dürüst olsaydın, buraya gelip
bayanlar ve baylar benim adım Paul Heyman, müşterim Brock Lesnar Oba Femi'den
korkuyor derdin dedi. Ben fethedemeyeceğin, tırmanamayacağın bir dağım dedi.
Wrestlemania'da da kazanacağım dedi. Sonuyla karşılaşacak, çünkü ben o kişiyim,
hep öyleydim dedi. Bunu herkes biliyor, Wrestlemania'da sen de öğreneceksin
dedi.
Wrestlemania’nın en çok
beklenen maçı sanıyorum ki bu maç. Ben Brock Lesnar’ın rakibinin Gunther
olacağını düşünüyordum. Keza Oba, her ne kadar NXT’de önemli işler başarsa da
böylesine bir ortam için nasıl hareket ederdi, çok kestiremiyordum. Ama
seyirciler de en başından beri bu iki ismin kapışmalarını gerçekten de
istiyorlardı. Oba da buralara fazlasıyla uyum sağlayabileceğini gösterdi.
Kesinlikle çok büyük bir maç. Umuyorum ki maçın dakikası da uzun olur ve
doyasıya bu iki canavarın kapışmasını izliyor oluruz. Brock, geldiğinden beri
önce Cena’yı ezerken sonrasında da Survivor Series’te kazanan tarafta yer aldı.
Gerektiğinde push’lanan isimlere destek vermesiyle de bilindiği için burada
Oba’ya gerekli imkanı sağlaması gerektiğini düşünüyorum. O yüzden de tahminimi
Oba’dan yana yapacağım.
Tahmin: Oba Femi
Six Pack Ladder Match for
the WWE Intercontinental Championship
Penta(c) vs JD McDonagh vs Dragon Lee vs Je’Von Evans
vs Rusev vs Rey Mysterio
Her yıl Wrestlemania’da belirli
kemer maçları genelde yukarı asılı oluyor. Bu sayede de birçok güreşçinin yer
alabileceği bir maç da ortaya çıkmış oluyor. Bu seneki piyango,
Intercontinental kemerine vurmuş durumda. Dominik’in geçtiğimiz
Wrestlemania’dan bu yana çok kısa bir süre John Cena’ya karşı gerçekleştirdiği
kaybı saymazsak elinde tuttuğu bu kemer, nihayet 2 Mart Raw’da Penta’ya
geçmişti. Penta da 30 Mart Raw’da Pearce’la konuştuğunu söyleyerek bu maçı
duyurmuştu. Maçı duyurmasının ardından WWE tarafından yapılan açıklamayla
beraber katılımcıların JD McDonagh, Dragon Lee, Je’Von Evans ve Rusev olduğunu
gördük. Hiç detaya inmeden çok uzaktan bir bakış attığımızda maç içerisinde
fantastik şeyler yapabilecek isimlerin varlığını görüyoruz. Penta zaten hem
highfly hem de teknik anlamda oldukça iyi bir isim. JD de bence kesinlikle çok
underrated. Her şeyden önemlisi de kendisini hiç sakınmaması sebebiyle riskli
hareketler yapma konusunda her zaman öne çıkıyor. Dragon Lee, zaten tam bir
luchador’ken Je’Von’u da pek konuşmaya gerek görmüyorum bu konuda. Onun olayı
zaten bounce-yani zıplamak olduğu için bu maçta yapabileceklerinin sınırı yok
gibi duruyor. Rusev de bu maç içerisindeki Powerhouse konumundaki dengeleyici
rolü üstlenecek tek isim gibi gözüküyor. Üzerinde pek bir hikayenin olmadığı,
bir Wrestlemania eğlence şovuna tekabül edecek bu maç için katılımcıların
üzerinde tek tek durmaya başlayalım. İsimlere geçmeden önce burada mücadele
edecek güreşçilerin 2 Nisan tarihindeki Main Event şovunda belirlendiğini
söylemek gerekiyor.
İlk olarak şampiyon Penta ile
giriş yaparsak WWE’ye geldiğinde bu yana birkaç kez Intercontinental mücadelesi
içerisine girdiğini görmüştük. Zaten geldiği günden bu yana Dominik kemere
sahipken, ilk olarak Backlash döneminde karşısına rakip olarak çıkmıştı. O
zamanlar başarısız olduktan sonra Satuday Night’s Main Event XLI’de şansını
denerken, burada da Rusev’in de olduğu Triple Threat maçından yine Dominik
galip ayrılmıştı. En sonunda 2 Mart Raw’da Judgment Day’in iç olaylarının da
etkisiyle kemere ulaşmayı başardı. 9 Mart Raw’da yeni şampiyon olarak ringe
geldi. Öncelikle teşekkür etmek istiyorum dedi. Aileme, arkadaşlarıma,
şirketime ve tüm dünyadaki hayranlarıma teşekkür ederim dedi. Bana inanan
herkese teşekkür ediyorum dedi. Kendime teşekkür ederim çünkü kendime her gün
inandım ve bu kemeri aldım dedi. Bu kemer sadece Penta'nın değil dedi. Bu kemer
hiç pes etmeyenlerin kemeri çünkü Penta o insanları temsil eder dedi. Penta
hayal kuranları ve gerçek hayattaki savaşçıları temsil eder dedi. Bu kemer çok
çalışmanın sonucu dedi. Bu kemer çok fazla fedakarlığın sonucu dedi. Bu kemer
her gün kendine inanmanın sonucudur dedi. Tam şimdi hep birlikte tarih
yazıyoruz dedi. Çünkü ben yeni Intercontinental şampiyonuyum dedi. Sonra da
İspanyolca devam etti. Zero Miedo ile de promoyu bitirdi. Arka alandaysa maç
için gelen Original El Grande Americano'yu gördük. Danhausen önünü kesti. Sen
maske takıyorsun, ben de öyle, maskeleri beraber takıp parayı ikiye katlarız
dedi. Sonra da ondan maskesini istedi ama Original izin vermedi. Kural bir, bir
luchador'un maskesine dokunulmaz dedi. Sen iyi bir adama benziyorsun, iyi
fikirlerin var ama zamanım yok dedi. Şu an Intercontinental maçına
odaklanmalıyım, lütfen git dedi. Danhausen da madem benim güçlerini
birleştirmek istemiyorsun o zaman lanetlendin dedi. Original da Gracias dedi,
ara ara İspanyolca konuşmaya çalıştı. Maça geldiğimizdeyse Penta kemerini
korudu. 16 Mart Raw’da da bu kez Dragon Lee’ye karşı kemerini korudu. 23 Mart
Raw’daysa Dominik ile rövanş maçına çıkarlarken yine Judgment Day’in iç
olaylarından faydalandı ve kemerini korudu. 30 Mart’ta da bu kez Kofi Kingston
ile kemer maçına çıktı. Bu arada Waller da maçı kenardan izlerken hakemin
görmediği bir esnada Penta'ya saldıracakken vazgeçti. Kofi de ona geri durmasını
söyledi. Ring dışında aksiyon sürerken Waller, Kofi yerde olduğu esnada bana
ihtiyacın vardı dedi. Ama Penta'dan Mexican Destroyer yedi. Sonra da kemerini
korudu. Maçtan sonra Jackie kendisiyle röportaj yaptı. Ona Wrestlemania
planları soruldu. Penta da acı, sadece bana değil isteyen herkese lazım dedi.
Pearce ile konuştum bile dedi. Wrestlemania'da kemerim yukarıda asılı olacak
dedi. İstiyor musunuz, o zaman tırmanıp düşün dedi. Çünkü burası sizin
savaşınız değil, benim krallığım dedi ve Ladder maçını duyurdu. 6 Nisan Raw’da
Penta & Je'Von Evans & Dragon Lee vs Los Americanos. Evans'ın pini
almasıyla face ekip maçı kazandı. Maçtan sonra Rey'in sakatlıktan dönerek
return yaptığını gördük. Maçı kazanan face isimlerle de sarıldı. Buraya gelip,
seni bizzat tebrik etmek istedim dedi Penta'ya. Sonra konuyu Ladder maçına
getirdi. Bu maçın tarihin en iyi Ladder maçlarından biri olabileceğini
düşünüyorum dedi. Geçen sene, Wrestlemania'yı sakatlığımdan ötürü kaçırdım, bu
sene içinse Pearce'la az önce konuştum dedi. Bir konu hakkında anlaştık, bu
Ladder maçının bir kişi eksikliği var dedi. Rey Mysterio eksik sanki dedi.
Penta da beraber tarih yazalım dedi. 13 Nisan Raw’da Rusev & JD McDonagh vs
Je'Von Evans & Dragon Lee. Lee'nin JD'yi Styles Clash ile tuşlamasıyla face
ekip maçı aldı. Maçtan sonra Rusev ikisine de saldırdı. Lee'ye Accolade
bağlamak isterken Rey geldi. Rusev'i 619'a aldı ama Rusev bir Clothesline ile
karşılık verdi. Bu kez de şampiyon Penta geldi. Ama o da Machka Kick yedi.
Evans OG Cutter'a gitse de Rusev onu da yere serdi. En son JD yanına gelip
kutlamak isterken Rusev onu da indirdi. Sonra herkesi tekmeledi. En son da
Lee'ye Accolade bağladı.
JD’ye geçersek, Judgment Day’in
en underrated ismi olan JD, geçtiğimiz dönemlerde birkaç kez Tag Team kemerinin
sahibi olmayı başardı. Genel olarak ufak bir yapıya sahip olması sebebiyle
ekipte pin’leri yiyen isim olsa da güreş yeteneği bence çok geri planda
kalıyor. Biraz üstte de dediğim gibi korkusuz olduğu için de riskli hareketler
yapma konusunda oldukça hevesli. Son dönemde Judgment Day’in içsel olaylarında
Dominik’in tarafında konumlanırken ileride Balor’ın tarafına geçebileceğini de
düşünüyorum. Buraya Akira Tozawa’yı yenerek gelmeyi başardığını da söyleyelim.
Dragon Lee ise geçtiğimiz yılın
sonlarında AJ Styles ile çok güzel bir birliktelik oluşturarak kısa süreli bir
Tag Team şampiyonluğu elde etmişti. İki isim Tag Team kemerlerini Uso’lara
kaybederlerken sonrasında AJ’in emeklilk sürecine geçmesiyle de Lee, boşta
kalmıştı. Bu dönemde yakın arkadaşı Styles’ı emekli edip ona saygısızlık yapan
Gunther’e karşı da cesurca mücadele etmişti. Bu mücadelesinden yenik ayrılsa da
tüm takdirleri toplamıştı. Styles ile olduğu dönemde çok fazla ekranlara gelen
Lee, bu maçta da bence yine kendine hayran bıraktıracak hareketlerde
bulunacaktır. Bu maça Grayson Waller’ı yenerek gelmeye hak kazandı.
WWE’nin yeni gözdelerinden
Je’Von, 2026 yılının başlarından bu yana fazlasıyla karşımıza çıkıyor. Geldiği
dönemde El Grande Americano, New Day gibi feudlara girerken özellikle
Elimination Chamber’a girmesiyle de önemli bir PPV’da kendisini göstermişti. Şu
sıralar biraz kendisine bir yer aranmaya çalışılıyor gibi duruyor. Kofi,
kendisine olan hayranlığını dile getirip onu New Day’e almaya çalışırken,
burada da bence hepimizin gözlerini bayram edecek hareketlerde bulunacaktır. O
yüzden bu maçta olmasını fazlasıyla doğru buluyorum. Öte yandan Evans,
gerçekten de çok genç bir isim. Önünde yıllar var. Belki main eventer olmayacak
ama mid carder seviye için önemli isimlerden biri olacak gibi duruyor. Aslında
Kofi ile yakınlaşmaları fena bir fikir olmayabilir. Keza gerçekten de Kofi’nin
ilk yıllarını hatırlatacak hareketlerde bulunuyor. Rayo Americano’yu yenerek
maça giren Evans, maç içerisinde en dikkatle izleyeceğimiz isim olacak.
Rusev’den bahsedersek, WWE’ye
döndüğünden bu yana eskisi gibi ekranlarda çok fazla yer almadığını görüyoruz.
İlk geri döndüğü dönemde Sheamus ile gerçekten çok güzel bir feuda girmiş ve
hatta onu geçmeyi başarmıştı. Daha sonrasında Intercontinental kemerine göz
dikerken oradan başarısızlıkla ayrılmıştı. Son dönemdeyse Oba Femi ile kısa bir
feuda girdiğini gördük. Birkaç hafta Oba ile yüzleşip onunla maça çıksa da çok
fazla etki gösterememişti. Bu maçta da atletizmden ziyade biraz da güç unsuru
olacak gibi duruyor. Son olarak buraya Otis’i yenerek geldiğini söyleyelim.
Rey ise bu maçın gerçek
sürprizi oldu gerçekten. Son dönemlerde sakatlıkları sebebiyle ciddi anlamda
şovları kaçıran Rey, yine bir süredir ringlerden uzaktı. Hatta emekliliği bile
konuşulurken ve Wrestlemania’da dönebilirse Gunther ile maç yapması
planlanırken, birden Ladder maçına girmesi onun kalbinin ne kadar büyük
olduğunu gösteriyor. Onlarca sakatlık, ilerlemiş yaş derken Wrestlemania’da
6’lı merdiven maçının içerisinde, 2000’li yıllardaymışçasına mücadele verecek.
Kendisine inanılmaz saygı duyuyorum ve ek olarak da kendisini çok seviyorum.
Gerçekten de neden tarihin en iyi luchador’u olduğunu bizlere her fırsatta
gösteriyor.
İsimleri toparlayıp tahmine
geçersek Penta ve Rey’in öne çıktığını görüyoruz. Diğer isimler sanki biraz
daha bu maçı güzelleştirmek için varlar gibi. Bir kere JD ve Lee, zaten biraz
figüran rolünde olacaklar gibi duruyor. Rusev de yakın bir zamanda kemere göz
kırpan bir performans ortaya koymuyor. Evans ise ciddi adaylardan biri ama
Penta kemeri bu kadar çok yakın bir zamanda kazanmışken Evans gibi ileride
üzerinde önemle durulacak birine böyle bir ortamda kemer verilir mi şu an için
pek emin değilim. Rey ve Penta ise arada kaldığım isimler. Dediğim gibi Penta
kemeri çok yakın bir zamanda kazandı. Böylesine önemli bir ismin yakın bir
zamanda kemer kazanıyor olması, hızlıca kaybetmeyeceği anlamına da geliyor
bence. Öte yandan bu kemer için de fazlasıyla bir mücadele vermiş durumda. Rey
ise, bu maça sürpriz bir şekilde geldiği için acaba buradan bir Wrestlemania
moment yaratılır mı diye de düşünmüyor değilim. Keza son dönemde ciddi
sakatlıklar yaşamasına ve kariyeri bitti diye düşünülmesine rağmen böyle bir
maça girmeyi tercih etti. O yüzden beni de arada bıraktı. Yoksa maçın ilk
açıldığı fatal five way haliyle ben her türlü Penta’nın koruyacağını
düşünüyordum. Şimdiyse Rey’in buradan kariyerinde son bir unutulmaz an
yaşayacağına ve sonrasında Penta ile rövanş feuduna girip kemeri kısa vadede
kaybetmesini düşünüyorum. Bu sebeple Rey’den yana tahminimi yapacağım.
Tahmin: Rey Mysterio
Singles Match for the WWE
Women’s Championship
Jade Cargill(c) vs Rhea Ripley
İşin her iki brand’inde de
kadınlar ve erkeklerde aynı senaryoların olduğunu görüyoruz. Erkekler
tarafındaki ana kemerlere ait şampiyonluk maçlarının altında daha derin
hikayeler bulunurken kadınlar kısmında biraz daha Royal Rumble ve Elimination
Chamber sonuçları doğrultusunda bir şeyler oluşturulduğunu görüyoruz. Her iki
brand’in kadınlar ana kemerinde derin hikayeler yok. Ancak ring içi olarak
kağıt üzerinde gerçekten güzel maçlar var. İşin Smackdown tarafında da bu
şekilde bir yorumlama yapmak gerekir diye düşünüyorum. Zaten Smackdown
tarafında oldukça uzun bir süredir nitelikli bir kadınlar kemer mücadelesi
izleyememekteyiz. Raw tarafındaki kadınlar kadrosu daha baskında çıkarken (keza
Rhea, Iyo, Raquel, Liv, Stephanie Vaquer, Bayley, Lyra Valkyria, Becky Lynch,
AJ Lee, Asuka gibi isimlerin hepsi Raw’dan) işin Smackdown tarafı biraz sönük
kaldı. Smackdown’da yer alan main eventer kadın isimlere baktığımızda, örnek
olarak ilk Charlotte’ı alırsak, Charlotte’ın ana kemer mücadelelerinden o kadar
sıkılındı ki geçen sene Wrestlemania’da kemer mücadelesi verirken tam bir
nefret objesi haline geldi. Alexa ile olan Tag Team olayları durumu kurtarırken
Alexa ise hala daha main eventer seviyelerine dönebilmiş değil. Nia da zaten
müzmin bir heel olarak hareket ettiği ve de main eventer potasına dönem dönem
çıkabildiği için bu seneki Wrestlemania senaryosunda ana kemer içerisinde yer
almadı. Tiffany Stratton da Kasım ayında kemerini Jade Cargill’e kaybettiğinden
bu yana Royal Rumble’a kadar ekranlarda gözükmezken geçen sene birçok kez izlediğimiz
maçın bir kez daha yapılmaması adına bu seneki kemer mücadelesini pas geçti.
Ben esasen Jade’in kemer alışının Bianca’nın olası dönüşüyle beraber
planlandığını da düşünüyordum. Hatta bu sebeple Royal Rumble’da return
yapacağını ve maçı kazanacağını düşünüyordum. Ancak sakatlığı beklenenden daha
uzun süreceği netleşince Rhea Ripley de biraz burada devreye girmiş gibi
gözüküyor. Raw’dan bir transfer şeklinde ana kemer mücadelesine Smackdown için
giren Rhea, mevcut kadro içerisinde buraya zaten en uygun isim olarak
gözüküyordu. Dolayısıyla altında iyi bir hikaye olmasa da gerçekten güçlü,
Powerhouse olarak nitelendirebileceğimiz iki dominant ismin mücadelesiyle bence
burası fazlasıyla kurtulmuş durumda. Şahsen bu maç ve maçın sonucu, benim
ilgimi fazlasıyla çekiyor.
Bu maçın öncesinde olanlara çok
kısa bir bakmak gerekirse Jade, uzun bir süredir peşinden koştuğu, uğruna heel
olduğu ana kemeri en sonunda Saturday Night's Main Event XLI’de Tiffany
Stratton’ı yenerek onun neredeys 1 yıl süren reign’ini bitirmiş ve yeni
şampiyon olmuştu. Şampiyon olduğu Kasım ayı başından bu Wrestlemania dönemine
kadar da neredeyse hiçbir feuda girmeden şampiyon olarak gelmeyi başardı.
Sadece NXT’den ana kadroya geçen Jorydnne Grace ile Royal Rumble dönemi bir
feuda girerken, ara ara da Michin ve B-Fab ile kısa süreli feudlara girdi. Hem
Smackdown’ın mevcut kadın roster’ının yetersizliği hem de biraz dominant bir
karakter olmasından kaynaklı olarak yoğun bir şekilde kemer koruma süreci
içerisine girmesine gerek görülmedi. İşin Rhea tarafındaysa 2025 yılının ilk
yarısında yoğun bir şekilde Iyo ile feud içerisinde geçirmişti. Rhea, Iyo ile
olan mücadelesi sonrasında onunla arkadaş olurken beraber Kabuki Warriors’a
karşı mücadele etmişler ve Women’s Tag Team kemerlerini onlardan almışlardı.
Rhyio ikilisi kemerlerini 53 gün ellerinde tutarlarken 27 Şubat Smackdown’da,
yani Elimination Chamber’dan önce The Irresistible Forces’a karşı
kaybetmişlerdi. Böylelikle Tag Team mücadelelerinden sıyrılan Rhea,
SummerSlam’in ardından bir kez daha ana kemer mücadelesinin içerisine girme
fırsatı edinmişti.
Royal Rumble’ı kazanan Liv
Morgan, uzun bir süre tercihini açıklama konusunda beklerken en sonunda Raw
şampiyonu Stephanie Vaquer’i seçtiğini duyurmuştu. Böylelikle Elimination
Chamber’dan galip çıkacak isim, Wrestlemania 42’de Jade Cargill’in rakibi olacaktı.
Elimination Chamber maçından galip ayrılan Rhea, Cargill’in rakibi olurken
böylelikle bu maçı da resmileştirmiş oldu. 2 Mart Raw’da Rhea ve Iyo ile
röportaj yapıldı. Rhea'ya Elmination Chamber soruldu. Son birkaç gündür
karmaşık duygular yaşadım dedi. Tag Team kemerini kaybetmek beni mahvetti dedi.
Çünkü Iyo benim için birçok farklı şeyi ifade ediyor dedi. Benim rakibim,
partnerim oldu ama en önemlisi en yakın arkadaşım oldu dedi. İki isim
sarılırlarken Rhea, Iyo'ya teşekkür etti. Hep arkamda durduğun ve beni en
karanlık zamanlarımdan kurtardığın için teşekkür ederim dedi. Iyo sen de bana
aynı şeyi yaptın dedi. Ama sen çemberi kazanıp Mommy'nin neden her zaman en
yukarıda olduğunu gösterdin dedi. Ben iyi olacağım, Raw'ı halledeceğim, sen
işini hallet ve Wrestlemania'da kemeri kazan dedi. Rhea da bunu senin için
yapacağım dedi. Raw sende kalsın çünkü bu cuma günü Jade Cargill ile
yüzleşeceğim dedi. Wrestlemania'ya gelince de yeni şampiyonunuz olacağım dedi.
6 Mart Smackdown’da iki isim ilk yüzleşmelerini gerçekleştirdiler. Jade el
uzatırken Rhea da karşılık verdi. Jade sözü aldı, sana el uzattım çünkü sana
saygı duyuyorum dedi. Tüm başarılarına ve insanların seni sevmesine de dedi.
Benimle Wrestlemania'da yüzleşmek için girdiğin yola saygı duyuyorum dedi. Spor
salonunda çok vakit geçiren biri olarak inşaa ettiğin vücüda da öyle dedi. Ama
yine de etkilenmiş değilim dedi. Kolların büyük olabilir ama benimkiler daha
büyük dedi. Bacakların kaslı ve güçlü olabilir ama benimkiler daha güçlüler
dedi. Ben senden daha çok bu kemere layiğim dedi. Wrestlemania'da da seni fena
döveceğim dedi. Senin de bu konuda yapabilecek hiçbir şeyin yok dedi. Çünkü ben
o kişiyim dedi. Sonra da mikrofonu attı ama Rhea bu kez konuşmaya başladı. Sen
ve benim aramdaki fark bu işte; senin vücudun şov için yaratılmış dedi.
Benimkisiyse savaşmak için dedi. sen estetik olarak güzel gözükmek için çok
çalışıyorsun dedi. Bense bu işte söz sahibi olmak ve hayatta kalmak için
yapıyorum dedi. O zil çaldığında istediğin kadar esne önemsiz, çünkü ben
savaşacağım ve o kemeri senden zorla alacağım dedi. Senin de bu konuda
yapabilecek hiçbir şeyin yok dedi. Çünkü ben o kişiyim dedi. O da mikrofonu
Jade gibi yere attı.
13 Mart Smackdown’da Jade
Cargill vs Michin maçını izledik. Cargill ezerek maçı aldı. Maçtan sonra Cathy
Kelley kendisiyle röportaj yapmak için ringe gelse de Jade mikrofonu
kendisinden alıp onu ringden kovdu. Olanları gördünüz mü, güreşçiler
kendilerine inandıklarında böyle şeyler oluyor dedi. Arka alandaki tüm kadınlar
bunu anladılar dedi. Beni koridorlarda gördüklerinde sessizleşiyorlar dedi. Ama
her nedense tüm dünya bir kadından korkmam gerektiğini söylüyor dedi. O da Rhea
Ripley dedi. Ben de her nedense neyden, kimden ne için korkacakmışım diye
düşünüyorum dedi. Neyden korkacakmışım ki, bir tehdit görmüyorum dedi. Hayatım
boyunca hiçbir şeyden korkmadım, bundan sonra da korkmam dedi. Wrestlemania'da
seni yenip neden hep en yukarıda olduğumu göstereceğim dedi. Mikrofonu bıraktı
ama bu kez Rhea geldi. Rhea gelince Jade ringi terketti. Rhea da sürekli
konuşup duruyordun dedi. Şimdi de benden kaçıyorsun dedi. Sen kadın gücünün
vücut bulmuş hali değilsin dedi. Wrestlemania'ndan sonra benim karım olacaksın
dedi. 20 Mart Smackdown’da Jade ve Rhea'yı ringde gördük. Rhea, eğer bu kemere
ihtiyacım olduğunu düşünüyorsan bu işe dair hiçbir şey bilmediğini anlarım
dedi. Bu kemer sende olduğundan beri bana ihtiyacı var dedi. Bu işi senin
anlayacağın şekilde anlatıyım dedi. Ben o kemeri istiyorum, o yüzden de
alacağım dedi. O yüzden sana Wrestlemania maçı veriyorum, büyüklerin ligine hoş
geldin dedi. Konuşmaya devam mı edeceğiz yoksa bir şeyler yapacak mıyız dedi.
İlk atış senin olsun, vur bana dedi. Jade de olmaz, benim zamanımda yapacağım
dedi. Sonra da ringden ayrıldı. Ama giderken arkadan Michin ve B-Fab onu
engellediler. Michin'in elinde Kendo Stick olduğunu gördük. Ama Michin ve B-Fab
heel turn yapıp Jade'in yanında oldular. Rhea'yı hedef alıp ringe girdiler. Rhea
dirense de Michin Kendo ile ona vurdu. Sonra da beraber Rhea'ya saldırdılar.
Jade'in de baya keyifli olduğunu gördük. O da önce Superkick sonra da Jaded
çekti. 27 Mart Smackdown’da Rhea ringe gelirken, Jade seslendi. Ondan zaten bir
haysiyet beklemiyordum dedi. Elini kirletmemek için bir baskı altında olduğunu
da biliyordum dedi. Ama beklemediğim şey B-Fab ve Michin'in Jade'in seviyesine
inecek kadar çaresiz olmaları dedi. Eğer oynamak istediğiniz oyun buysa
tamamdır dedi. Çünkü Wrestlemania dönemindeyiz o yüzden ne yaptığım veya neleri
aşacağım umurumda değil dedi. O yüzden ringimdeyim, her şeye hazırlıklı
giyindim dedi. O yüzden gelin dedi. Jade, yanında B-Fab ve Michin ile geldi.
İlk olarak sözü B-Fab alırken, sen istediğin şeyi alana kadar her şeyi ve herkesi
indireceğini söylemiştin dedi. Sen bencil bir ihanetçisin dedi. Sen kendin
kazandığın sürece kimin neleri feda ettiğini, kimin çok çalıştığını
umursamıyorsun dedi. Rhea bir şeyler söylemek istese de Michin, çeneni kapat
burası senin şovun değil dedi. Hepimiz senin gibi yıllardır uğraşıyoruz dedi.
Ama biz unutulanlardanız sense tüm ilgiyi çekiyorsun dedi. Biz henüz
değillerden sıkıldık artık dedi. Biz, bizim olanı almaya geldik dedi. B-Fab
sözü aldı, Jade'in bir planı vardı, biz de buna dahil olduk dedi. Neden dahil
olmayalım ki, onda kemer ve güç var, ayrıca onunla beraber gördüğünü
alabiliyorsun dedi. Jade sözü aldı, bu gece dayak yemek istiyorsan öyle olsun
dedi. Sen Smackdown'a ait bile değilsin dedi. Sen bir konuksun dedi. Ama sorun
değil, Aldis'le konuştuk dedi. B-Fab bu gece ringe çıkıyor, sen de dersini
alıyorsun dedi. Rhea da güldü. Rhea ne öğrenecekmişim, asıl sona öğreteceğim
şey derken Jade de bu gece dayak yemen dedi. Rhea da sana Wrestlemania'da
öğreteceklerimi ona öğreteceğim dedi. O da davranışların sonuçları vardır dedi.
Sen onu her şeyden koruyamazsın dedi. O da hızlı bir şekilde benden
sakınamayacağını anlayacak dedi. Sonra da hakemi ringe çağırdı. Ardından iki
ismin maçları başladı. Jade ve Michin, maça karışırlarken Rhea da onlara karşılık
vermeye çalıştı. Ama en son Jade, Rhea'ya saldırınca maç DQ ile bitti. Rhea da
Jade'e karşılık verip Headbutt attı. Rip Tight'a giderken Michin ve B-Fab ona
engel oldular. Üçe bir Rhea'ya saldırdılar. En son Jade'den Jaded geldi.
3 Nisan Smackdown’da Rhea
Ripley vs Michin maçı izledik. B-Fab kenardayken Jade Cargill de geldi. Rhea,
Prison Trap ile Michin'i pes ettirdi. Maçtan sonra hareketi bırakmayınca B-Fab
arkadan saldırdı ama Rhea onu engelledi. En son Jade kendini gösterirken Rhea,
üçe bir dayanamadı. Tam Jaded gelecekken Iyo yardıma geldi. Jade ringden
kaçarken Rhea ve Iyo, B-Fab ve Michin'i ring dışına yolladılar. 6 Nisan Raw’da
Rhyio vs B-Fab & Michin maçı yapıldı. Cargill, hakemin görmediği bir anda
Rhea'yı ayaklarından çekip çelik merdivenlere düşürdü. Ama ringde Iyo, ani bir
tuşla maçı takımına kazandırdı. Sonra da Jade, arkadan ona saldırdı. Ardından
üçü birden Iyo'ya saldırdılar. Michin, ring altından Kendo'yu çıkardı. O esnada
Rhea ringe döndü. Üç isme de saldırdı ama en son Cargill onu indirdi. B-Fab ve
Michin, Rhea'yı tutarlarken Jade, Rhea'nın gözü önünde Iyo'yu kendo ile dövdü.
En sonunda da Jaded çekti. 10 Nisan Smackdown’da Rhea ringe geldi. Jade'e
seslendi. Beynini çalıştırdın ve sonunda benim tek zayıflığımı buldun, tebrik
ederim dedi. Konu artık fizikler, kemerler değil, çünkü bu işi kişisele
çevirdin dedi. Başardın dedi. Iyo'ma saldırdın, o yüzden buraya gel ve seni
döveyim dedi. Gelen kişiyse Iyo oldu. Rhea ona burada ne arıyorsun dedi. Iyo da
kızgınsın biliyorum, ben de öyle dedi. Jade bana saldırdı dedi. Jade'i
Wrestlemania'da alacaksın biliyorum ama ben de onunla bu gece karşılaşmak
istiyorum dedi. Rhea da sana güveniyorum ama Pazartesi'den beri %100 değilsin,
gerçekten hazır mısın buna dedi. Iyo da eminim dedi. Aldis'le de konuşabilirim
gerekirse, Jade'i bu gece istiyorum dedi. O esnada Aldis geldi. Seni
kurtarayım, aklımda başka şeyler vardı ama iyi fikirleri pas geçemem, bu
gecenin main event'ini belirledin dedi. Sonra arka alanda R-Truth'un
Danhausen'a ESPN reklamı yaptığını gördük. Danhausen, bu akşam Wilson'ı da
yenip Wrestlemania'ya güçlü gideceğiz derken Priest yanlarına geldi. Artık onu
Asuka sanmıyorsun demek dedi. Truth da öyle sanmıyorum dedi. İkili aralarında
kimin söylediğini tartışırlarken Danhausen ortadan kayboldu. Sonra tam o esnada
arkalarından Rhea'nın B-Fab'i indirdiğini gördük. Rhea, biri indi, biri kaldı
dedi ve gitti. Truth da sanırım onu Judgment Day'de istemiyordu dedi. Birkaç
dakika sonra Jade'in Michin'i aradığını gördük. Jade, Michin'i ararken üstünde
Kendo Stick'le yaralı bir şekilde buldu. Michin, Rhea'nın yaptığını söyledi.
Gecenin sonunda da Iyo Sky vs Jade Cargill maçını izledik. Jade maçı kazandı.
Maçtan sonra da Rhea ile yüzleştiler. 17 Nisan Smackdown’da Jade, ekibiyle
ringe girdi. Konuşamadan Rhea geldi. Rhea, oraya gelip seni dövmediğim için
şanslısın dedi. Sana Wrestlemania'ya gelemeyeceğin bir bahane vermek
istemiyorum dedi. Sen de bana yüz yüze konuşma şansı vermedin, bence
korkuyorsun dedi. Wrestlemania'da seni utandırmak için sabırsızlanıyorum dedi. Jade
de ben mi korkuyorum dedi. Michin ve B-Fab ringden ayrılırlarken, gotik taklidi
yapan bir çocuktan mı korkacağım dedi. Senin umacağın tüm şeylerim ben dedi.
Buralara kadar geldin ama bunun sorumlusu arka alandaki zayıflar dedi. Dersini
almadığın için Wrestlemania'da o dersi vereceğim, hem de çabucak dedi. Rhea da
sen olmaya mı çalışıyorum dedi ve güldü. Ben hayatım boyunca senin gibilerle
savaştım dedi. Sence benim güvensizliklerim beni geri mi itiyor, hayır onlar
beni bugünkü kişi yapıyorlar dedi. İşte onlar beni şampiyon yapıyorlar dedi.
Wrestlemania'da hızlıca yapmak istiyorsan yap, ama bu senin yararına olmaz narsist
şey dedi. İki isim son kez yüzleşirlerken Jade kemerini kaldırdı.
İsmen baktığımızda oldukça
güçlü bir ikili görüyoruz. Bence çok da sağlam da bir maç bizi bekliyor. Ben en
başından beri Bianca’nın dönüp Jade ile olan geçmişiyle beraber kemer feuduna
gireceğini düşünüyordum. Ancak Bianca ihtimali ortadan kalkınca, Rhea tek
seçenek olarak karşımıza çıkmış oldu. Burada da olan maalesef Iyo’ya oldu. Bir
anda Wrestlemania senaryolarının dışında kaldı. Şimdi burada da Michin ve
B-Fab’in oldukça anlamsız bir heel turn yaptıklarını görüyoruz. Jade’in onlara
yaptığı onca şeyden sonra onun yanında yer almaları fazlasıyla anlamsız. Hani
bu olaylar yaşanmasa, ben Jade’in kemeri koruyacağını düşünebilirdim. Ancak
feudda Rhea bu sebeple fazlasıyla eziliyor oldu. Üstüne Iyo’yu da işin içine
kattılar ve Rhea için bir intikam meselesine çevirdiler. Bu da okları tekrardan
Rhea’ya çevirmiş oldu. Bu sebeple Iyo’nun yardım edip Rhea’nın kemeri kazandığı
bir an görmekteyim. Olur da Bianca dönerse de Jade’le kemersiz bir feuda girip
burada da Rhea’nın kemeri kazanmasına yardımcı olabilir bence. Rhea de bir
süredir ara verdiği ana kemer potasına da kemerle dönmüş olur.
Tahmin: Rhea Ripley
Singles Match for the WWE
United States Championship
Sami Zayn(c) vs Trick Williams
Bu maçı veya başka bir değişle
bu saçmalığı yazmak için son günlere kadar bekledim. Bekledim çünkü böyle bir
karar alıp bu maçı dümdüz bu şekilde bizlere sunabileceklerine gerçekten de hiç
ihtimal vermiyordum. Bir şeyler değişir diye de umuyordum. Bu Wrestlemania
döneminde Pat McAfee saçmalığından sonra en büyük saçmalık burada yaşandı.
Trick, zaten son dönemin parlayan yıldızıyken bir şekilde Wrestlemania’da
olmasını ve hatta kemer mücadeleleri içerisinde olmasını bekliyordum. Ancak bu
ismin, Sami Zayn olması inanılmaz bir hayal kırıklığı yaratmış durumda bende.
İlla Sami’yi Wrestlemania içerisine almak istiyorsanız Carmelo Hayes’in ve
hatta Ilja Dragunov’un ne suçu vardı ki? İki tane inanılmaz yetenekli isim uzun
bir süredir United States gündemindeyken bir anda resim dışına çıkmalarına
anlam veremiyorum. Hele Carmelo için, Wrestlemania’dan birkaç hafta önce zaten
şampiyonken birden kemeri kaybetmesi sonrasında da birden sakatlık uydurmasıyla
bu maçın dışında bırakılmasını gerçekten sindiremiyorum. Melo ve Trick’in
geçmişini bildiğimiz için zaten ortada bir şeyler varken Sami’nin anlamsız
şampiyonluğu ve oradan Trick ile maça çıkması Wrestlemania biletlerinin neden
bir türlü tükenmediğinin cevaplarından bir tanesi bence. Şurada mesela tıpkı
Intercontinental’da yapıldığı gibi bir çoklu maç olsa; Hayes ve Dragunov da
maça katılsa ve Fatal four way’e gitsek ne olurdu ki? Ne olacağını söyleyeyim,
muazzam bir maç izleyecek olurduk. Ama bunun yerine Sami Zayn’in bilmem kaçıncı
mid carder şampiyonluğuyla Wrestlemania’ya gidişini izleyeceğiz.
Bu maçın ne kadar anlamsız ve
ilgi çekici olmadığına dair bir yorumlama yaptıktan sonra yine de arka
planındaki hikayeye odaklanıp tahmine doğru yol alalım. Sami Zayn yaz aylarının
sonunda Solo Sikoa’yı yenerek United States kemerini kazanmayı bilmişti. Sami
kazandıktan bu yana da her hafta neredeyse Smackdown’da Open Challenger’lar
izlemeye başladık. Özellikle 2010’lu yılların ortalarında Cena’nın yaptığı gibi
ilerlemek isteyen Sami, her hafta başka bir isme karşı mücadele etti. Sami bu
süre zarfında kemerini John Cena, Rey Fenix, Carmelo Hayes, Je’Von Evans,
Aleister Black ve Shinsuke Nakamura gibi isimlere karşı korudu. Ancak 17 Ekim
Smackdown’da kemerini Ilja Dragunov’a karşı kaybetti. Kemeri kazanan Ilja da Sami’in başlattığı
geleneği sürdürürken o da Aleister Black, Nathan Frazer, Johnny Gargano, Axiom,
Carmelo Hayes, Tommaso Ciampa ve JD gibi isimlere karşı kemerini korudu. Ancak
26 Aralık Smackdown’da Carmelo Hayes ile tekrar maç yaptı ve kemerini ona karşı
kaybetti. 2 Ocak Smackdown’daysa Ilja’ya kemeri kaybettikten sonra ekranlarda
gözükmeyen Sami ringe geldi. Son birkaç haftadır yoktum, o yüzden geri dönmek
iyi geldi dedi. Beni en son TV'de gördüğünüzde ringde bile değildim,
seyircilerin arasındaydım dedi. Her biriniz gibi oturup şovun tadını çıkarmam
gerekliydi dedi. John Cena'nın son maçını oturup oğlumla beraber izledim dedi.
Sizinle dürüst olmalıyım, beklemediğim bir şekilde bana vurdu dedi. Bir şeyler
oldu ve bana vurdu dedi. Cena'yı tanıttılar, maç başladı ve oğlum bana dönüp,
"baba onu neden hiç görülmemiş 17 olarak tanıtıyorlar?" diye sordu
dedi. Ben de "çünkü Cena Dünya kemerini 17 kez kazandı da ondan"
dedim dedi. Sonra bana "sen kaç kazandın?" diye sordu. Ona sıfır
demek zorunda kaldım dedi. Sonra nedenini sordu. Ben de cevap veremedim dedi.
Bu durumun onun için neden kafa karıştırıcı olduğunu anlıyorum çünkü son birkaç
yıldır güreşi izliyor ve beni de her hafta izliyor dedi. Drew McIntyre, Seth
Rollins, Gunther, Randy Orton, John Cena gibi adamlarla beni izliyor ve tüm bu
adamların ana kemerleri var ve bu durum ona mantıklı gelmiyor dedi. Eve
kemerlerle geldiğimiz görüyor, beni Intercontinental kemeri, Tag Team kemeri,
United States kemeri gibi kemerler hayal edebiliyor ama neden tek bir şey
eksik, onu bilemiyor dedi. Geçen sene çok konuştum dedi. Dünya şampiyonu
olmamla alakalı çok konuştum ve bu durum beni deli ediyor dedi. Artık
konuşmayacağım, bunu yapacağım dedi. 2026 geldi ve ben de ana kemer için
geliyorum dedi. Onu bölen Trick Williams oldu. Yaşayan en seksi, en eğlenceli
superstar, Trick Williams sonunda geldi, canlı bildiriyorum dedi. Seninle daha
önce tanışmadık dedi. Bazıları Tricky iki kez, bazıları Mr.Whoop That, bazıları
Hollywood Trick derler ama sen bana Trick Willie diyebilirsin dedi. Ben bu işin
en eğlenceli, en atletik, en tehlikeli insanıyım dedi. Ben Michael Jordan,
Michael Jackson ve Mike Tyson'ın aynı yerde aynı zamanda olması gibi bir şeyim
dedi. Buraya tek bir sebeple geldiğini, Nick Aldis'in kendisini aradığını ve
sana Smackdown'da ihtiyacımız var dediğini söyledi. Smackdown'ın bir şeyleri
eksikmiş, biraz lezzet belki... bunu benim getirebileceğimi söyledi dedi. Uzun,
karanlık ve yakışıklı birileri lazımmış burada dedi. Sami araya girmek istedi
ama Trick daha bitirmedim dedi. Bu kürkü, bu gözlüğü çıkarabilirim, ama hala
uzun ve ağır bir adam olurum, başka bir değişle ben koca bir adamım dedi. Nick
Aldis de tam bunu söylemeye çalışıyordu dedi. O kemer için meydan okuyabilecek,
güzel görünen, bir şampiyon gibi görünebilen birileri lazımmış dedi. Ben buraya
ana kemeri almaya geldim dedi. Biz birbirimize benzemiyoruz, aynı değiliz dedi.
Bu fırsatı yakalamam için 20 yıl beklememe gerek yok dedi. Ben
"neredeyse" işi bitiriyordu denilebilecek bir adam değilim, yani
senin gibi değilim dedi. Sami sözü aldı, söylediklerini karşılıyorsun dedi.
Senin sorunun, henüz eğitilmemen dedi. Güzel görünen ilk adamın sen olduğunu mu
düşünüyorsun dedi. Buraya gelip her şeyi tekte geçip WWE kemerini almayı
düşünen tek adamın sen olduğunu mu düşünüyorsun dedi. Değilsin, aynı zamanda
buraya gelip bana büyüklük taslayan ilk kişi de sen değilsin dedi. Madem benim
konuşmamı bölmeye geldin, sana ders vermekte hiçbir problemim olmaz dedi.
Trick’in Smackdown debut’unda
kendisiyle olaylar yaşayan Sami, bir yandan da gözünü uzun bir zamandır
hayalini kurduğu ana kemere çevirdi. Sami ile beraber Trick de kemer için
mücadele ederken her iki isim de Saturday Night’s Main Event XLIII’ün main eventinde
yapılacak #1 contender’s maçı için isimlerini yazdırdılar. 23 Ocak Smackdown’da
Sami ringe gelirken Trick onu böldü. Trick, main eventte Damian Priest ile
maçım var dedi. Sen ve ben mi, biz de işimizi yarın hallederiz dedi. Onları
bölen Priest oldu. Gelir gelmez Trick'le konuştu. Sana geçen hafta bu tarz
şeyleri çok yapan biri olduğunu söylemiştim dedi. Bir aydır falan buradasın
değil mi dedi. Çıkıp herkesle de ağız dalaşına giriyorsun, tam şu anda Sami'ye
yaptığın gibi dedi. Geçen hafta seninle yüz yüze geldim ama bana bir kelime
bile etmedin dedi. O yüzden bir teorim var, bence sen benden korkuyorsun dedi.
Bence sen bana yanlış bir şey söylersen bana, seni indireceğimi düşünüyorsun
dedi. Korkuyor musun diye sordu. Söyle hadi bir şeyler, buradayım dedi. Eğer
bir şey söylemek istemiyorsan da bir şeyler yapabilirsin dedi. Trick sözü aldı.
Korktuğumu mu düşünüyorsun, ne söyleyeceğimi bilmiyor muyum sanıyorsun dedi. O
zaman bunu izle dedi ve mikrofonla Sami'ye vurdu. Sonra Damian'a saldırdı ama
Damian onu durdurup karşılık verdi. Sami de kalktı o da Trick'e saldırdı. Ama
Damian ve Sami aralarında kim Trick'i dövecek diye tartışırlarken Trick,
Damian'ı Sami'ye doğru itip ringden kaçtı. Gecenin sonunda Damian Priest vs
Trick Williams maçını izledik. Sami de maçı kenardan izledi. Trick bir ara
Damian'ı alıp Sami'ye doğru fırlattı. Sami de dayanamayıp ringe girdi ve
Trick'e saldırıp maçı DQ etti. Bu kargaşadan Trick üstün çıkarken Randy
arkasından belirip ona RKO çekti. Sonra Sami ile yüzleşti. Ona da bir RKO çekti.
Saturday Night’s Main Event XLIII’ün main eventinde yapılan fatal four way
maçını kazanan Sami, o zamanki şampiyonu Drew McIntyre’ın Royal Rumble’daki
rakibi oldu. Ancak Royal Rumble’da kemeri almayı başaramadı.
Sami’nin kemeri kazanamamasıyla
dalga geçen Trick, Elimination Chamber’a girme hakkı kazandı. 20 Şubat
Smackdown’da Trick çembere girmeye çalışırken maçtan öncesinde Cody arka alanda
Sami ile karşılaştı. Sami iyi olmadığını söyledi. Cody de Rumble'da veya geçen
hafta işlerin iyi gitmediği bildiğini ancak utanılacak bir şey olmadığını
söyledi. Sami de biliyorum dedi. Burada utanması gereken biri varsa sensin
dedi. Cody de şaşırdı. Sami devam etti. Drew çember için eleme maçımıza
karıştı, sana hamle yaptı, ben de sana yardım ettim dedi. Ben yanında dururum
ama sen ne yaparsın, beni Cross Rhodes'layıp çembere mi gidersin dedi. Beni
sırtımdan bıçakladın dedi. Cody de her şey bir kaostu, bunlar senin bakış açın
dedi. Maç bitmemişti, zil çalmamıştı, bu kullanmam gereken bir avantajdı dedi.
Böyle fırsatlar her zaman kucağına gelmez, sen bunları hiç kullanmadın ve işte
bu yüzden de henüz ana kemere ulaşamadın dedi. Sami de altın çocuk olduğunda
böyle şeyleri söylemek kolay oluyor tabi dedi. Sen hikayeni tamamlamalıydın,
sen seçilmiştin, beni ise kimse seçmedi dedi. Ben 10 yıldır hikayemi bitirmek
için uğraşıyorum dedi. Anlıyor musun ama asla dedi. Çünkü sen her seferinde
oraya gidip doğru olanı yapmaya çalışıp elini gözüne bulaştırmayı bilmezsin
dedi. Cody de ben Almanya'da tam olarak bunları yaparken neredeydin dedi. Three
Stages of Hell'de Jacob geldi, doğru olanı yapmaya çalıştım ve her şeyi
kaybettim dedi. Burada herkesi suçlayabilirsin ama konu ben veya sistem değil,
senin yolunda sana karşı çıkan tek şey sensin dedi. Cody giderken Sami de
sinirlenip masaya vurdu. Sonra Trick geldi. Trick baya keyifli görünürken, Cody
gibi arkadaşın varken kim düşmana ihtiyaç duyar ki dedi. Ben bu gece senin hiç
yapamadığın bir şeyi yapacağım, o da işi tamamlamak dedi. Trick de gidince Sami
yine Cody'nin peşinden koştu. Ondan özür diledi, iyi değilim dedi. Ama
söylediklerinde haklıydın dedi. Sen yine WWE şampiyonu olacaksın, herkes bunu
biliyor sadece zamanını bilmiyor dedi. Ama şunu unutma, bu yolda ufak bir
yardım aldın dedi. Cody de unutmam dedi. Çember öncesi 23 Şubat Raw’da gözüken
Trick, bu gece burada olmamalıydım dedi Trick. Ama birisi bana Atlanta'nın
dünyanın en iyi tavuk kanadına sahip olduğunu söyledi dedi. Ben de şu işe bakın
dedim dedi. Madem öyle o zaman lemon pepper steppers'ımla gelmem doğru
olmalıydı dedi. Bana Mr. Get the Job Done derler, ben de tam olarak bunu
yapacağım dedi. Kim neyi kazanmış umurumda değil, yeet yapanlar da dedi. RKO da
olmayacak dedi. American Nightmare de olmayacak dedi. Kimse "Yeah" de
demeyecek, zıplayan da olmayacak dedi. Şu an burada yeni bir yıldız var dedi.
Kutsanmış birinden bahsediyorum, Bay Hollywood dedi. Mr.Lemon Pepper
Stepper'dan bahsediyorum dedi. Onlara ne yapacağımızı söyleyin dedi; seyirciler
de Whoop that Trick tezahüratı yaptılar. 27 Şubat Smackdown’a geldiğimizdeyse
çember öncesinde Jey saldırıya uğrayınca bir kişilik boşluk oluştu. Sami arka
alanda Jacob'a Jey'i sordu. Jacob da iyi değil dedi. Sami de benim
yapmadığımdan eminim ancak aynı şeyi senin için söyleyebilir miyim bilmiyorum
dedi. Fatu da bunun anlamını sordu. Sami de Jey yerdeyken sen oradaydın, Jey
ambulansa bindi, maçtan çıktı ve senin ilk yaptığın şey Aldis ile konuşup onun
yerini almaya çalışmak oldu dedi. Geri döndüğünden beri Drew'un peşinden koştun
ve tüm bu çaba kaosla yıkım dışında bir şey getirmedi dedi. Jey gidiyor, onun
yeri seninle doldurulmaya çalışılıyor, o zaman ne düşünmeliyim dedi. Jacob da
bir sonraki söylediğine dikkat etsen iyi olur dedi. Sami de yoksa ne olur,
Jey'in yanına mı gönderirsin beni dedi. Drew'u eline geçirmek istiyorsun ama
tek sen yoksun dedi. Ben de elime geçirmek istiyorum çünkü çember için girdiğin
eleme maçını sırf sen kaybetmedin, ben de kaybettim dedi. Sırf seni değil, beni
de baltaladı dedi. Fatu da kimi baltaladı diye bağırdı. Seni mi baltaladı,
hayır beni dedi Fatu. Drew beni ve Cody'i Cleymore'ladı, bir tek sana Cleymore
çekmedi dedi. O yüzden seni baltalamadı dedi. Drew'un yapmaya çalıştığı tek şey
sana yardım etmekti dedi. Eğer suçlanacak birisi varsa da belki seni izlemem gerekir
dedi. Sami de hak verdi. Sonra özür diledi. Tamam sen ikinci şansı hak
ediyorsun ben Cleymore'lanmadım, git Jey için maçı kazan dedi. Jacob gidince de
masayı devirdi ve düşünceli gözüktü.
Sami’nin üst üste gelen
başarısızlıklar sonrasında psikolojik olarak kötü durumda olduğu görüldü. Bunun
da etkisiyle önce Cody’e sonra da Fatu’ya normal söylemeyeceği şeyleri söyledi.
Elimination Chamber’a geldiğimizdeyse Trick Williams, çemberden galibiyeti
alamadan ayrıldı. Sami de Trick’le dalga geçmeden edemedi. 20 Mart Smackdown’da
Sami Zayn vs Aleister Black maçı yapıldı. Trick Williams da maçı kenardan
izledi. Trick maçı spiker masasına ayağını uzatıp izlerken aksiyon aşağı
taşınca Sami, Trick'in ayağını sertçe yere indirdi. Trick de suyu alıp Sami'ye
fışkırttı. Sami de bir an ne yapacağını düşünüp kararsız kalırken Trick'e
saldırdı. Tam count out olacakken ringe döndü ama Black'ten Black Mass yedi.
Tuşa giden Black maçı aldı. 27 Mart Smackdown’da arka alanda Aldis'i Trick
Williams ile konuşurken gördük. Söyleyecek bir şeyin varmış, söyle dedi Trick.
Aldis de senden etkilendiğimi söyleyebilirim, bunu sırf ben değil insanlar da
söylüyor dedi. Burada önemli işler yapabilirsin dedi. Sana Wrestlemania'da bir
maç veriyorum dedi. Trick de buna çok sevinirkenbazı aramalar yapmam gerek
dedi. O esnada Sami geldi. Trick de onu kışkırtarak Wrestlemania'ya gidiyorum
dedi. Sami de ciddi mi bu diyerek Aldis'e sordu, sonra Trick'i tebrik edip el
uzattı ama Trick karşılık vermeden teşekkür etti. Sami sonra da Aldis'e döndü
ve Wrestlemania'da ben ne yapacağım dedi. Aldis de bu konuşmayı burada yapmak
istemiyordum ama yapalım dedi. Sen Smackdown için önemli bir parçasın ama işler
son zamanlarda senin için iyi gitmiyor dedi. Wrestlemania'dan bahsediyorsak,
şampiyonlukların ortada olması gerek dedi. Momentuma sahip kişiler olmalı dedi.
Üzgünüm ama son dakikalarda bir şey değişmezse, senin için yerim yok dedi.
Trick de seneye denersin dedi. Sami oldukça üzgün görünürken Trick de görüşürüz
dedi. Aldis'e döndü ve ekibim için ne kadarlık biletim var dedi. Sami oldukça
üzgün bir şekilde uzaklaştı. Sonra da geri dönerken Trick de yemek yeri o
tarafta dedi. Sami de öyle mi deyip Trick'e yumruk attı. Aldis fazlasını
engellemek isterken Sami de Wrestlemania'da maça çıkıyorum, sadece izle dedi ve
gitti. İlerleyen anlarda da Carmelo Hayes ile United States kemer maçına çıktı.
Trick de maçı kenardan izledi. Kemeri aldı ve iki isim yerdeyken tam ortalarına
yolladı. Sami kemeri alırken hakem de ondan aldı ve görevlilere vermeye
çalıştı. O esnada Trick, ring kenarına çıktı. Melo, Sami'yi ona doğru iterken
Sami eğildi. Trick de elindeki cisimle Melo'ya vurdu. Sonra Sami, bir tekmeyle
Trick'i uzaklaştırdı. Melo'ya da Helluva Kick çekip kemeri aldı. Böylece Melo,
26 Aralık’ta aldığı kemerini Johnny Gargano, Nakamura, Dragunov(iki kere), Leon
Slater, Rey Fenix, Matt Cardona, El Hijo Dr.Wagner Jr gibi rakiplere karşı open
challenge yapıp korurken en sonunda Sami Zayn’e kaybetti.
3 Nisan Smackdown’daysa Trick
Williams, Lil Yachty ile ringe geldi. Trick, buraya ilk Wrestlemania maçımı
kutlamak için geldim dedi. Madem Wrestlemania dönemindeyiz ve tüm yıldızları
getiriyoruz, örneğin Jelly Roll, Pat McAfee falan buradayken adamım Lil
Yachty'i getirmek istedim dedi. Lil de hem teşekkür etti hem de onu
Wrestlemania için tebrik etti. Orası küçükler için değil, efsaneler için ve sen
de tam olarak öylesin dedi. Trick de teşekkür etti ve seni buraya sadece
kutlama içi getirmedim dedi. Sonra da onu Wrestlemania'ya çağırdı. Lil de hiç
sormayacaksın sandım dedi. Çünkü biliyorsun, o kemeri almak için yapamayacağım
bir şey yok dedi. Sonra da Sami ve kızıl sakalıyla dalga geçti. Sonra da ringe
Sami ve Hayes geldi. Hayes, Sami'ye seslendi. Geçen hafta yaptığın bana doğru
gelmedi dedi. Kimseye de öyle dedi. Aylardır Smackdown'ı sırtımda taşıyorum
dedi. O kemeri de öyle dedi. O kemeri öylesine almana izin veremem, bana bir
iyilik yap dedi. O insanları dinle, onlar Sami Zayn'i istemediklerini, Carmelo
Hayes'i istediklerini söylüyorlar dedi. İnsanlara istediklerini ver, senden
rica etmiyorum, sana söylüyorum, rövanş maçımı ver dedi. Sami de kabul etti. Bu
gece yapıyoruz dedi. Sen kazanırsan Trick'le Wrestlemania'da sen güreş ama ben
kazanırsam ben güreşeceğim dedi. Bu işi seninle son kez konuşuyoruz anlaştık mı
dedi ve el uzattı. Hayes de elini sıkmadı ama anlaştık diyip gitti. Trick de
senin yüzünden beş dakika kaybettik, daha hızlı kabul edebilirdin dedi Sami'ye.
Sami de bir Clothesline ile Trick'i ring dışına yolladı. Gecenin sonunda da
Sami ve Carmelo arasındaki kemer maçını izledik. Hayes maçta bacağını
sakatlarken hakem onu kontrol etmeye gitti. Fırsatı bulan Sami, Helluva çekip
kemerini korudu. Maçtan sonra Lil Yachty ve Trick ringe girdiler. Lil, tebrik
ederim, Wrestlemania'ya gidiyorsun dedi. 2 hafta sonra da bu yanımdaki fena
adam yani Trick Willy Williams ile maçın var dedi. Kızıl sakala karşı maça
çıkıyor Trick dedi. Sami, Lil'e doğru hareket ederken Trick arkadan ona
saldırdı. Sonra da Lil'in yardımıyla Trick Shot çekti. Sonra da kemeri alıp
pozunu verdi. 10 Nisan Smackdown’da Trick yanında Lil ile gelirken Sami ile
ringde atıştı. Lil'e ne düşünüyorum biliyor musun dedi. Bence insanlar Sami
Zayn'i görmekten bıktılar dedi. Sanki Bay Hep Ağlayan'dan bahsediyoruz, Boşa
Nefes tüketen, İş Bitiremeyen Zayn'den bahsediyoruz dedi. Wrestlemania'da ilk
maçımı seninle yapacağıma göre, seni de yenmeliyim dedi. Çünkü ikimiz de
doğrusunu biliyoruz, doğrusu sen Trick'ten nefret ediyorsun dedi. Sen bu
sostan, bu lezzetten, Trick'ten nefret ediyorsun dedi. Bu fırsatları hak
etmediğimi düşünüyorsun dedi. Ben buralara gelmek için diğerleri gibi yirmi yıl
harcamadım dedi. Bu bir gerçek, tıpkı bana inovatif biri demeleri gibi dedi.
İster sev, ister sevme, umurumda değil, seni orada yeneceğim dedi. Çünkü herkes
Trick Williams'a bayılır dedi. Sami söze girdi. Bak işte buna katılmıyorum
dedi. Seni sevdiklerini düşünmüyorum, böyle bir şey 6 ayda mı inşaa edilir
dedi. Eğer öyleyse, senden hoşlanıyor olabilirler dedi. Anlıyorum ama
çekicisin, Lil Yachty de yanında, 70'lerin New York kadın satıcıları gibi
giyiniyorsun dedi. Seni sevmemek için ne olabilir ki dedi. Sonra da seninle
konuşurken o lanet gözlükleri çıkart dedi. İstediğin kadar benimle dalga geç
ama şu anda karşında bir Wrestlemania main eventer'ı var ve seni derin sulara
götürüyorum dedi. Herkes senin gelecek olduğunu söylüyor ama sen bana hiçbir
şey göstermedin dedi. Wrestlemania'da konuşmaktan başka hiçbir şeye yaramayan
biri misin göreceğiz dedi. Lil söze girdi, her şeyi çalabilirsin ama Trick
Williams olamazsın dedi. Önümüzdeki hafta yeni bir United States şampiyonumuz
olacak dedi. Ardından Matt Cardona'nın gelişiyle Trick Williams ile Matt
Cardona maçı başladı. Maç devam ederken Trick, dışarıdaki Sami'yi itti. Sami
dayanamayıp ring kenarına çıktı ama Lil Yachty onu düşürdü. Sami de ona Helluva
Kick çekti. Trick şoka girerken Cardona onu roll-up'a aldı. Son anda kurtulan
Trick, Trick Shot ile maçı aldı. Sonra da gidip Lil'i kaldırdı. 17 Nisan Smackdown’da Trick ringe geldi.
Geçen hafta arkadaşımı Helluva Kick'ledin ve ona zarar verdin dedi. Lil Yachty
yarın gelecek mi bilmiyorum dedi. Pazarı da bilmiyorum dedi. Arkadaşıma zarar
vermekten daha beteri, benim girişimi de mahvettin dedi. Yetişkinlerin
konuşması için Pazar'ı beklemiyoruz, Gingerbread adam buraya gel dedi. Sonra da
Sami'nin müziği çaldı. Ama gelen Gingerbread kıyafetli biri oldu. İşte
karşınızda Sami Zayn, Gingerbread adam dedi Trick. Şu an yüzüne bakarken, kendine
üzüldüğünü görüyorum dedi. Sorun ne, geçen haftaki ölümüne seyirciler burada
yok mu dedi. Tüm ölümüne Sami Zayn hayranları belki Drury Lane'dedir dedi. Ama
hep ne derler bilirsin, hayat sana limon verdiğinde yetişkinler konuşurken
işine bak derler dedi. Pazar günü Trick Williams'dır dedi. Benim ilk Wrestlemania'm
ve kemeri alışım dedi. O kemeri almak için her şeyi yaparım dedi. Çok geçmeden
Sami geldi. 4 ay önce buraya geldin ve herkes sana buranın geleceğisin gibi
davrandı, ben de onlara ilk katılanlardandım dedi. Ama 4 aydır hiçbir şey
göstermedin dedi. Diss'ler attın, güzel girişler yaptın, iyi laflar
söyledin...tebrik ediyorum dedi. Ama ne göstermedin biliyor musun, bu ringde
önemli hiçbir şey göstermedin dedi. Sana baktığımda şu an, bu işin geleceğini
görmüyorum, sana baktığımda gördüğüm tek şey serseri bir çaylak dedi. Serseri
çaylak, bu işi en iyi yapanlardan biriyle Wrestlemania'ya ilk kez gidiyor dedi.
Wrestlemania'da çiğneyemediğinden fazlasını almış birini görüyorum dedi. İşleri
ciddiye almaktansa, kariyerinin maçına plansız giden birini görüyorum dedi.
Trick de arka alanın en saygı değer kişilerinden birisin dedi. Kemerleri
almışsın, Tag Team vs... ama hepsi bitti çünkü bu çaylak oyuna girdi dedi.
Kimin planı yokmuş dedi. Seninle konuşurken bana bak dedi. Doğrusu, işi
bitirecek kişi benim dedi. Sami de kafama girdiğini mi düşünüyorsun, planın bu
mu dedi. Wrestlemania'dan iki gün önce Gingerbread adamla ringde duruyorsun
dedi. Trick de iki tane Gingerbread adamla duruyorum aslında dedi. Öyle diyince
Sami de yumrukla cevap verdi. İki isim birbirlerine girerlerken Sami, Trick'i
dışarı yolladı. Ringde kalan Gingerbread adama da Helluva Kick çekti. Ama
arkasını dönünce Trick'ten Trick Shot yedi. Trick de kemeri alıp havaya
kaldırdı.
Bu maç eğer dümdüz, aksiyonsuz
bir maç olarak geçecekse gerçekten de dünyanın en heyecansız maçı olmaya aday
maçı olacak. Sami Zayn’in mid carder bir kemeri alması ve bununla
Wrestlemania’ya gidiyor olması artık gerçekten de fazlasıyla sıktı. İnanılmaz baydı
hatta. Trick ise şu anda benim favori güreşçilerim sıralamasında gerçekten de
üst noktalara oynuyor. Karizma, mikrofon yeteneği, seyirciyle etkileşim, ring
içi yetenek derken yepyeni bir regen Booker T geliyor. Heel olup seyirciyle
etkileşime girmek, theme müziğini tüm arenaya söyletmek bence muazzam bir olay.
Yanında bir de Lil Yachty varken ben özel de bir giriş bekliyorum kendisinden.
Burada da bu yükselişinde hak ettiği noktaya ulaşacak gibi duruyor. Şimdi bu
zaten benim beklediğim ve istediğim bir olaydı. Ama bir de bu maçta Carmelo
Hayes’in olduğunu düşünsenize. Hayes ve Trick’in NXT’de gerçekten güzel bir
geçmişleri var. Bir de kemeri çok da güzel bir şekilde koruyordu zaten. Bir ek
isim de Ilja Dragunov. Ilja’nın içinde olup da güzelleştirmediği bir maçı
gerçekten hatırlayamıyorum. O yüzden burada uzun yıllar konuşulabilecek bir
maçı kaçırmış oldular. Bunu kurtarabilecek tek şey, Sami Zayn’in heel turn
yapıp Trick’in de face turn yapması; yani bir double turn’e şahit olmamız.
Sami, son dönemde kariyerindeki eksik parçayı tamamlayamaması sebebiyle
psikolojik sorunlar yaşarken zaten bunun olabileceğinin sinyallerini vermişti.
Şu anki haliyle de zaten heel turn dışında izlenebilir şeyler yapması zor gibi
duruyor. Kısacası, Trick bence buradan her türlü kemerle çıkacak ama umarım
Carmelo Hayes’in ve Ilja Dragunov’un olmadığına değecek şeyler izliyor oluruz.
Tahmin: Trick Williams
Singles Match
“The Demon” Finn Balor vs Dominik Mysterio
Bu maçı ne kadar uzun zamandır
merakla beklediğim herkesin malumu. Senelerdir şimdi olacak, çok az kaldı vs
derken en sonunda Judgment Day’in kırıldığını bu Wrestlemania döneminde gördük.
Dile kolay 4 senedir birçok badire atlatan, birçok kişinin gelip geçtiği bir
grup olan Judgment Day, bir şekilde Raw’da önemli hikayelerde kendine yer
bulmayı başardı. Burada da bu kez birbirleriyle ortak hareket etmeyip en
sonunda birbirerine karşı mücadele ediyorlar. Judgment Day’in iki iktidar
mücadelesindeki erkeği Balor ve Dominik, yıllar süren anlaşmazlık sonucunda
artık ipleri kopardılar ve bu maçla beraber aralarındaki husumeti bitirmeyi
hedefliyorlar.
Judgment Day’in ilk
dönemlerine, yani bundan 4 sene önceye gittiğimizde şu anda grupla hiçbir
alakası olmayan iki ismi görüyoruz. Yani o zaman Edge, WWE bünyesindeydi.
Wrestlemania 38’de de AJ Styles ile maç yaparken Damian Priest’in kendisine
yardım etmesiyle Judgment Day’in temelleri atılmıştı. Sonrasında Rhea, Liv
Morgan’a ihanet edip Judment Day’e katılmıştı. Bu duruma karşı çıkan Finn Balor
ise önce AJ Styles’ın yanında durup Judgment Day’l kapışmış, sonrasında da
ekibe katılmıştı. Ekibe katıldığı gün ekibin diğer üyelerini de kendi
himayesine çekerek Edge’e ihanet etmiş ve Wrestlemania 39’a kadar sürecek olan
oldukça uzun bir feudun başlangıcını yapmıştı. Wrestlemania 39’a
geldiğimizdeyse Edge, Balor’ı (ki Balor bu maça Demon olarak gelmişti) yenerek
feudu noktalamıştı. Bu süre içerisinde Rey, eski dostu Edge’in yanında oğlu
Dominik ile beraber yer alırken Dominik, Rhea Ripley’in etkisiyle babasına ve
Edge’e ihanet etmiş ve Judgment Day’e katılmıştı. Bu dönüşüm sonrasında
babasından tamamen nefret eden bir karaktere bürünen Dom, WWE evrenindeki
babası Eddie Guerrero gibi giyinip onun gibi davranmaya başlamıştı. Zamanında
Dominik ve Eddie, Dominik’in velayeti için birbirlerine karşı maça çıkarlarken
Rey, Eddie’yi yenmeyi başarmıştı. Aslında WWE evrenine göre Eddie’nin oğlu olan
Dominik, Rey tarafından büyütülmüştü. Rey de Eddie ile yakın arkadaş olduğu
için bu sırrı saklamıştı. Ancak en sonunda Eddie bir hak iddia edince de çocuk
haliyle Dominik’i ekranlarda görmüştük. Şimdiyse Rey ile sorunlar yaşayan Dom,
stil değişikliğine giderken oldukça silik bir karakterden bambaşka bir noktaya
evirildi. Sonralarında kemerler kazandı ve Wrestlemania’da bireysel maça
çıkacak hale geldi. O yüzden Judgment Day’in Dominik’in kariyerinde fazlasıyla
bir etkisi mevcut.
Wrestlemania 39 sonrasında ekip
yoluna devam ederken özellikle Rhea Ripley’in ekibe doğal liderlik yaptığı bir
dönemi gözlemledik. Rhea, aynı şovda Charlotte’ı yenerek kemeri de alırken
gruptaki erkeklerin hepsinden daha gözde bir isim haline gelmişti. Öte yandan
yaz aylarına geldiğimizde ekip de büyümeye devam ederken Balor, ekibe JD
McDonagh’ı getirmişti. Grup üyeleri genel olarak JD’ye karşı çıkarlarken Balor,
onu varisi olarak görmüş ve ona sahip çıkmıştı. Özellikle Priest, JD’ye karşı
çıkarken JD ekibe girmek için o kadar çok kendini feda etmişti ki en sonunda
Priest de kabul etmişti. Yine 2023’ün sonlarında Priest ve Balor ikilisi Tag
Team kemerlerini de Sami ve Owens’tan almışlardı. Judgment Day için her şey iyi
gitmekteydi. Balor ve Priest ikilisi bir ara kemerlerini Cody ve Jey’e
kaybetseler de çok geçmeden onlardan geri almayı başarmışlardı. Ek olarak
Priest, Money in the Bank’te kazandığı çantasını da hala cash-in yapmak için
elinde tutmaktaydı. Survivor Series 2023’ü kaybetseler dahi ekip olarak main
event’e çıkarlarken Wrestlemania dönemine Dominik babası Rey ile feuda girmiş
ancak LWO’ya kaybetmişti. Balor ve Priest ise kemerlerinin birini Waller ve
Theory’e diğerini de Truth ve Miz’e kaybetmişlerdi. O dönem Truth’un kendisini
Judgment Day üyesi sandığını ve sonrasında gruptan fazlasıyla kötü dönüşler
aldığını hatırlıyoruz. İşler bu şekilde kötü giderken Wrestlemania’nın ikinci
gecesinde Priest; Seth Rollins’i yenen Drew McIntyre’a karşı cash-in yapınca
ekip, bir de ana kemere sahip olmuş oldu. Rhea ise aynı dönemdeki şovda
kemerini Becky’e karşı korudu. Ancak tüm bunlar gruptaki ilk çatırdamalara yol
açacak olayların başlangıcına denk gelen konuları da içeriyordu. 2024 yılına
denk gelen bu dönemde Rhea, Wrestlemania’dan sonra kemerini Liv’in kendisine
yaptığı saldırıdan sonra sakatlığı sebebiyle bırkamak durumunda kalmıştı.
Priest’in ana kemeriyse ekipte sorunlar çıkarmaya başlamış, Priest’in kendi
başına kemer koruma uğraşları ön plana çıkmaya başlamıştı. O dönemde Carlito da
LWO’dan ayrılarak kendini Judgment Day’e kabul ettirmeye çalışmıştı. İşte tam
da bu dönemlerde Liv Morgan ve Dominik arasındaki meşhur olaylar başlamış ve
ekip adına farklı bir dönemin başlangıcına adım atılmıştı.
Rhea’nın sakatlanıp ekranlardan
uzak kalmasının ardından Liv Morgan, Domink’in aklını çelmek için haftalarca
uğraşmıştı. Dom, başta Liv’den uzak durmak istese de en son ona dayanamamış ve
ikili sevgili olmuşlardı. Bu duruma özellikle Priest ciddi bir şekilde karşı
çıkarken Balor da başta çıkmış ancak sonrasında Balor da Liv’e ısındı. Hatta
Priest bir ara Balor’ın da Liv ile bir şeyler yaşadığını düşündü. Keza Liv,
Dominik’i kandırmak için otel odasının anahtarını bırakırken Finn, anahtarı
alıp Dominik yerine onu yok etme sözü vermişti. Sonrasındaki haftalar Liv,
arabadan inip arenaya doğru gelirken arkada Finn’i de görmüştük. Ancak bu durum
aşk üçgenine dönüşmeyip bu yoldan bir şeyler işlenmediğini görüyoruz. En
azından henüz gündeme gelmedi. Bu olayların üzerinden çokça da zaman geçtiği
için de muhtemelen gelmeyeceğini düşünüyorum. Ancak sonuç olarak Liv, JD ve
Balor’a Tag Team kemerlerini de Miz ve Truth’tan almalarını sağlayınca da Liv
iyice ekibin içerisine girmiş oldu. Tüm bu yaşananlar Dominik’in kariyerini
parlatırken, Eddie’nin farklı bir versiyonu gibi görünmesine de yardımcı oldu.
Ek olarak babasıyla yaşadığı tartışmalar sonucunda kısa bir süre hapishanede
kalması da “Dirty” lakabını kalmasını sağladı. Bu süreçte istemeden de olsa
Liv’in kemer almasını da sağladı. Ancak Rhea’nın dönüşüyle işler iyice
karışmaya başladı. Rhea, Liv’in ondan aldıklarını almak için uğraşırken hem
kemer hem de Dom’un peşinden koştu. SummerSlam 2024’e geldiğimizdeyse Dominik,
Liv ve Rhea’nın maçı öncesinde Rhea’nın yanında olacağını açıklarken maç
içerisinde Rhea’ya ihanet etti ve Liv’in kemeri korumasını sağladı. Aynı gece
Balor da Priest ile yaşadığı anlaşmazlıkların etkisiyle ona ihanet etti ve
Gunther’e ana kemeri kaybetmesini sağladı. Carlito’nun da Judgment Day’de olduğu
o dönemde Liv ve Dominik önderliğinde yeni bir Judgment Day kurulmuş oldu.
Rhea ve Damian, yeni Judgment
Day’in peşinden giderken özellikle Rhea, kemerini de yeniden almaya çalıştı. Bu
noktada Raquel, Live’e yardım etmek için geri dönerken o da sonrasında
Judgement Day’e katıldı. Survivor Series 2024’te Rhea’nın ekibi Liv’nin olduğu
ekibi yenerken Aralık 2024’te de War Raiders, Balor ve JD’yi yenerek Tag Team
kemerlerini ele geçirdi. Ocak 2025’teki ilk Netflix Raw şovunda Rhea, Liv’i
yenerek en sonunda kemerini ondan almayı başardı. Şubat 2025’e geldiğimizdeyse
Liv ve Raquel, Women’s Tag Team kemerlerini aldılar. Tam da o dönemlerde, yani
Wrestlemania 41’e gittiğimiz dönemde Balor ve Dominik’in arası yavaş yavaş
gerginleşmeye başladı. Özellikle AJ
Styles ile feudlar yaşanırken Balor, Dominik’le zıtlaşmaya başladı. Dom, her
şeye daha pozitif bakarken Balor ise işlerin iyi gitmediğini savundu. Dominik
de AJ’i halledeceğini söylerken Balor da o işi sen başlattın sen bitir dedi.
Dominik de bunu kabul ederken sonrasında da ekibe yeni bir üye ekleme fikrini
ortaya arttı. O dönem JD de bir sakatlık yaşayıp ekibe yardım edemezken Balor
da JD’nin sakatlığı için Dominik’i suçladı. Liv de Dominik’e hak verirken Balor
da kabul etmeyip işleri düzelteceğini söyledi. Şubat 2025’in sonlarında yaşanan
bu olaylarda Dom, AJ’e kaybederken Dom’un ayarladığı Elimination Chamber eleme
maçındaysa Balor, Seth’e kaybetti. İkili birbirlerini sürekli suçlamaya devam
ettiler. Mart ayına geldiğimizdeyse 17 Mart 2025 Raw’da Dominik, Finn için
Intercontinental şampiyonu Bron Breakker ile bir maç ayarladı. Sonra da ekibe
Penta’yı eklemek istediğini söyledi. Balor yine sinirlendi ve arkasından iş
çevirdiğini düşünerek Dominik’e bağırdı. O dönem Penta da kemer mücadelesi
verirken Balor, Dominik’e “yılan” dedi. 24 Mart 2025 Raw’daysa Balor, kemeri
alamazken Dominik, Penta’nın eline sandalye verip Bron Breakker’a vurmasını
söylerken Penta bunu reddetti. Dominik’in kemer maçı ayarlamasıysa tam olarak
Bron Breakker’ın Balor’ı yeneceğini bilmesindendi. Zaten bu anları da keyifle
beklediği görülüyordu. Velhasıl Wrestlemania 41’e giderken Dominik, kendini de
Intercontinental mücadelesine atarken Wrestlemania 41’de de bir Fatal Four Way
maçı yapıldı. Dominik fırsatı kullanıp Balor üzerinden tuşa giderek
Intercontinental kemerini aldı. Kemeri aldıktan sonra da müthiş bir cheer
alırken, kendisine kağıt üzerinde hiç şans verilmediği bir ortamda şampiyonluğu
aldı. Bunu da Balor’ı tuş ederek yaptı. Ben zaten bu olaylardan sonra sürekli
olarak Balor’ın bir face turn yapıp Dominik’in ayağını kaydıracağını
düşünüyordum. Veya Dominik bu kadar çok sevilmeye başlamışken face olup Balor’a
karşı çıkabileceğini düşünüyordum. Ama nihayetinde SummerSlam 2025’te iki ismin
karşılaşacağını düşünmeye başlamıştım. Bu arada Liv ve Raquel, kemerlerini
Wrestlemania’da Lyra ve Becky’e kaybederlerken Wrestlemania sonrası Raw’da geri
almayı başarmışlardı.
Wrestlemania sonrasında
geldiğimizdeyse 21 Nisan 2025’te arka alanda iki isim arasında bir yüzleşme
gördük. Finn, konuyu uzatmayıp Dominik’i tebrik etti. JD de sakatlığını atlatıp
ekibe geri döndü. Balor, JD’nin geri döneceği haberini JD’den alamadığı için
ona sitem etti. JD de Dominik’e söylediğini ama ona söylemeye fırsat
bulamadığından bahsetti. Balor’ın hala bir şeylerden rahatsızlık duyduğu
belliydi. Backlash’te Dom, kemerini Penta’ya karşı korurken Balor’ın Dominik’e
yardım etmekte geç kaldığını gördük. Zaten Dom’un kemeri koruması da El Grande
Americano sayesinde olmuştu. Backlash sonrasında iki isim bu konuda bazı kafa
karışıklığı yaşadılar. Dom, Finn’in ona yardım etmekte tereddüt ettiğini
söylerken Balor da bunu reddetti. Damian ve Rhea gibi paranoyak davrandığını
söyledi. 19 Mayıs Raw’da Balor bir hamle daha yaparak ekibe Roxanne Perez’i
getirdiğini söyledi. Birkaç ay önce Dominik’in ekibe yeni birilerini ekleme
fikrini reddeden Balor, bu kez ters bir hamle yaparak ekipteki kadın sayısını
arttırmayı ve Liv’e karşı daha güçlü olmayı düşündü. O esnada film çekimleri
için bir süre ringlerden uzak kalan Liv’in yokluğunda da bunun doğru zaman
olduğunu gördü. Dom da Liv’le konuşalım derken Finn de Liv de bu işi sevecektir
dedi. Roxanne da Dominik’in üzerine oynayarak kendini sevdirmeye çalıştı. Ancak
Liv en geri döndüğünde olanlardan pek de memnun olmadı. Yaşanan bu karmaşadan
en çok mutlu olanın da Fin olduğunu gördük. Liv de bunun farkında olarak
Balor’a her şeyin farkında olduğunu söyledi. Balor da bilmezlikten gelip
Roxanne sadece yardım için burada dedi. Balor da bir yandan Dominik’in kemerine
yine göz attı. 2025’in yaz aylarına denk gelen bu dönemde Finn, Money in the
Bank için şansını denerken başarısız oldu. Roxanne ise Money in the Bank’e
girerken Liv giremedi ve bu durum kendisini oldukça sinirlendirdi. King of the
Ring turnuvası yaklaşırken Dominik’in olup Balor’ın olmaması yine Balor’ın
canını sıkan durumlardan biri oldu. Ama yine de Roxanne’ın MITB’e gidip Liv’in
gidememesinden oldukça mutlu olduğu görüldü. 30 Haziran 2025’te de New Day’i
yenen JD ve Balor, Tag Team kemerlerini yeniden ele geçirdiler. Carlito da bu
dönemlerde WWE’den ayrılarak ekibin eski üyelerinden biri haline geldi.
Tam o dönemlerde belki de Balor
ve Dominik arasındaki bu yaşananları biraz erteleyecek bir olay yaşandı. Li
Morgan sakatlanarak Kasım ayına kadar ringlerden uzak kaldı. Bu uzak kaldığı
dönemde Tag Team kemerleri için Roxanne, Liv’in yerini aldı. Dominik ise kemer
korumalarına devam etti. Roxanne ve Raquel kemerleri SummerSlam’e kadar
götürürlerken Alexa ve Charlotte’a kaybettiler. 20 Ekim Raw’a geldiğimizde arka
alanda Balor ve Dom’un yine tartıştığını gördük. Balor, Dom’un Pearce ile ne
konuştuğunu sorup AJ Styles ve Dragon Lee’ye karşı yapacakları kemer koruma
maçı için Dominik’i suçladılar. Dominik ise bir şey söylemediğini her hafta
kemer koruyan kişi olmaktan sıkıldığını söyledi. Yoksa onları yenemez misiniz
diyince Balor da ona sert çıktı. O esnada Dom, AAA Mega kemerini de alırken iki
kemerle birlikte ekranlarda gözüktü. Aynı akşam yapılan kemer maçındaysa AJ ve
Lee ikilisi, Balor ve JD’yi yenerek Tag Team kemerlerini aldılar. Bir sonraki
hafta ekip genel olarak üzgünken Dom’un kendi kemeri için mücadele eden Penta
ve Rusev’e karşı endişelendiğini gördük. Balor yine sinirlenirken kendi kemer
kayıpları için de Dominik’i suçladı. Satuday Night’s Main Event XLI’de kemerini
bir şekilde Penta ve Rusev’e karşı koruyan Dom, kendisini bekleyen büyük
tehlikeden bihaberdi. Bu esnada 3 Kasım Raw’da Dominik yine babası Rey’e karşı
gelemezken arka alanda Balor ve JD’yi kendisine yardım etmedikleri için
suçladı. Balor da kutlamana bizi çağırmadığın için yokuzdur belki dedi. Aynı
gece Tag Team kemerleri için yapılan rövanş maçında Balor’ın Finn ve JD’ye
yardım edemediğini gördük. Sheamus kendisine engel olurken AJ ve Lee
kemerlerini korumayı başardılar. Bir sonraki hafta Dom da kemerini John Cena’ya
kaybederken Survivor Series’teyse Liv’in return yapmasıyla kemerini geri almayı
başardı.
Liv geri döner dönmez ekibi
kendine getirmeye çalışıp Judgment Day’i yeniden kemer mücadeleleri içerisine
almaya çalıştı. Balor ise o dönemde WWE’nin Avrupa turuna çıkmasının ve de
kendi evi Belfast’te Raw yapılacak olmasının da etkisiyle ana kemer için CM
Punk ile feuda girmeyi başardı. 12 Ocak Raw’da Punk, Balor’ı motive edip JD ve
Dominik’in onun üzerinde bir yük olduğunu belirtirken Balor ise onları
düşünmene gerek yok, orada yalnız olmayacağım kendi evime olacağım dedi. 19
Ocak Raw’da yapılan kemer maçını Punk kazanırken Balor ise oldukça iyi bir
mücadele verdi ve maçtan sonra da Punk ile el sıkıştı. Heel bir gimmick’e sahip
olan Balor’ın bu davranışı bazı soru işaretlerine yol açtı. Bu arada Saturday
Night’s Main Event XLIII’te Liv de Raquel ile takım olup Rhyio’dan Women’s Tag
Team’i almayı başaramadı. 26 Ocak Raw’da arka alanda Punk ve Balor'ı gördük.
Balor onu durdurdu ve geçen hafta olanları düşünüp duruyorum dedi. Şampiyon
olmak istedim, işler yolunda gitmedi dedi. Kazanamasam da sen benim kariyerimin
en unutulmaz gecesinin bir parçasıydın dedi. Maçtan sonra beni kaldırdın ve
beni seyircilere sundun dedi. Tüm bunların karşılığını veremedim, ama şu an
vereceğim dedi ve teşekkür etti. Punk da ona teşekkür etti. Ben dünyanın en
iyisini yenemezsem dünyanın en iyisi olamam dedi. Sen bence en iyilerden
birisin dedi. Ben kemer maçı haklarını hakkedenlere veririm dedi. John yeni
emekli oldu, AJ de kariyerini ortaya koyuyor dedi. Sen ve benim gibi adamların
sayısı burada azalıyor dedi. Mirasının nasıl olmasını istediğini bir düşün
dedi. Şampiyon olmak mı istiyorsun, belki de Judgment Day'den kurtulmalısın
dedi. Çünkü yanında Dominik Mysterio gibi çöpler varken şampiyon olamazsın
dedi. Başka bir şans daha mı istiyorsun, Rumble'ı kazan ve Vegas'ta görüşelim
dedi. Balor da oldukça düşünceli kaldı. Başka bir sekansta da Balor'ı kafası
dağınık gördük. Yürürken Liv'e rastladı. Liv ona Punk'ı sordu. Sana gerçekten
saygı duyduğunu düşünmüyorsun değil mi dedi. Geçen hafta elini kaldırması
sadece bir katılımcı tesellisi gibiydi dedi. Sen de ona teşekkür ediyorsun
dedi. Punk'ın sana Judgment Day'e dair dediklerini de duydum dedi. Senin
yeniden şampiyon olmanı isteyeceğine inanmıyorsun değil mi dedi. Ama kim ister
biliyor musun, Judgment Day dedi. Çünkü burası senin ailen dedi. Balor araya
girdi. Her şey bu kadar apaçık değil, bırak bu işi çözeyim dedi. Gecenin
sonunda da AJ ve Punk’ın kemer maçına kaışıp Punk’a saldırarak maçın DQ ile
sonlanmasına neden oldu.
Judgment Day’in iç mücadeleleri
bir süre daha ertelenirken Balor bu davranışının Royal Rumble’da kendisine yer
bulamamasına bağladı. Bu arada Liv de Rumble’da Raquel’i de eleyerek Rumble
maçını kazanmayı başardı. Elimination Chamber döneminde Balor, Punk ile feuduna
devam ederken Eliminaton Chamber’daki maçlarında Balor yine Judgment Day’in
yardımı olmadan iyi bir maç çıkardı ancak kemeri almayı yine başaramadı. Maçtan
sonra da Punk’a yine elini uzattı. 2 Mart Raw’a geldiğimizdeyse Dominik’in
Intercontinental kemerini kaybettiğini gördük. İlk olarak arka alanda Pearce'ın
telefonla Aldis ile konuştuğunu gördük. Pearce, onu burada bekliyordum ama
bulamadım, bulunca haber veririm dedi. Sonra Danhausen birden çıktı. Geçen
günkü şaşalı debut'tan sonra birkaç taleple geldim dedi. Bir zepline ihtiyacım
var dedi. Hall of Fame takdimi, kişisel asistan, kişisel kemaraman ve tüm
kamyonlarda yüzümü istiyorum dedi. Bunları unutma dedi. Pearce kağıdı tutarken
neden ıslak diye sordu, Danhausen da tuvalete düştü dedi. O esnada Judgment Day
oradan geçerken Pearce onları durdurdu ve Danhausen ile tanışmış mıydınız diye
sordu. Dominik de maçım var derken Pearce sorun değil onun da talepleri var,
benim de içkiye ihtiyacım var dedi ve gitti. Danhausen Dom ve Balor'a selam
verip JD'nin adını unuturken JD de şimdiden ondan nefret ettim dedi, Balor da
kibar ol yeni geldi dedi. Danhausen, Dominik'in kemerlerine dokunmak isterken
Dominik izin vermedi, bunlara en yakın olduğun bu andır, seninle tanışmak güzel
değildi dedi. Sana kötü şeyler olmadan kaybol dedi. Danhausen de kötü şeyler mi
olacak bana, esas sen lanetlendin dedi. Ekip gülerken Danhausen ortadan
kayboldu. Ekip de şaşkına döndü. Gecenin sonlarında Penta vs Dominik kemer maçı
yapıldı. Balor ve JD de maçı kenardan izlediler. Maçın bir anında Penta, omzunu
ring postuna vururken Dominik de Balor ve JD'den ring tokmağını istedi. JD
vermek isterken Balor ona engel oldu. Kendi başına yapmak istedi, bırak öyle
yapmasına izin ver dedi. Penta da her ikisine birden uçtu. Ringde de 619'u engelleyip
Mexican Destroyer çekti ve kemeri aldı.
9 Mart Raw’daysa Judgment
Day’den Balor’ın atıldığını resmen gördük. Balor, Dominik'e; seni her ne kadar
doğru yola sokmaya çalışsam da her seferinde babanın daha haklı olduğunu gördüm
dedi. Sen belki de şımarık bir veletsindir dedi. Dominik de onu itti. Finn de
Pele Kick ile cevap verdi ve face turn yaptı. Müthiş de bir destek aldı.
Dominik'e daha çok vurmak istese de JD onu engelleyip ortalığı toplamaya
çalıştı. Dominik yine saldırmaya yeltenince Balor ona Slingblade çekti. Finn
bir de Dropkick çekmek isterken JD araya girdi ve Clothesline çekip Balor'ı
düşürdü. Liv ve Raquel de Balor'a vurmaya başlarlarken JD ve Dominik de onlara
katıldı ve dörde bir Balor'a saldırdılar. Dominik bir de ring çekicini ve
sandalyeyi aldı. Balor dirense de Dom, çekiçle ona vurdu. Sonra da saldırmaya
devam edip en sonunda Dom, Frog Splash çekti. JD de sandalyeyle vurmaya devam
ederken, sandalyeyi Balor'ın karnına koydu, Dom'dan da bir Frog Splash daha
geldi. İşin en kötü tarafı Finn’in ekibe getirdiği JD ve Roxanne’ın da kendisine
düşman olmasıydı. 23 Mart Raw’da Dominik rövanş maçına çıkarken JD de maçı
kenardan izleyip Dominik'e yardımcı oldu. Dom bu sayede 619 çekip Splash'e
giderken tam turnbackle'dayken Balor'ın müziği çaldı. Eski müziğiyle gelen
Balor, önce kendisini karşılayan JD'ye koridorda saldırdı. Ringde de Dominik
toparlanmak isteyip Splash'e giderken Penta hareketi terse çevirip ani bir
tuşla kemerini korudu. Finn de ringe girdi, o esnada Dom kaçmak istese de onu
yakaladı ve yumruklamaya başladı. Slingblade ve Running Dropkick çekti. Coup de
Grace'a gitmek isterken JD geldi ve Dominik'i aşağı çekti. Ama Balor geri
durmayı her ikisine birden uçtu. Dominik'i ringe soksa da JD de arkadan geldi.
JD gelince Dominik kaçtı, Balor da JD'yi hedef aldı. Ona da Running Dropkick
çekerken en son Coup de Grace ile bitirişi yaptı.
30 Mart Raw’da Balor'ın bir
videosu yayımlandı. Bana göre Judgment Day, aile demekti dedi. Raw'ı 4 yıl
boyuncu yönettik dedi. Gurur duymayacağım şeyler yaptım, düşmanlar edindim ve
kötü kararlar verdim dedi. En kötü kararım ise Dominik Mysterio'dan bir adam
çıkarma düşünesiydi dedi. Hakkını vereyim, benden bir şeyler öğrenmişsin,
taktiklerimi almışsın dedi. Ama hatırlamıyor musun, babana sırtını döndüğünde,
kaybolduğunda, orada ben vardım dedi. Senin için öne çıkan bendim dedi. Sen
kemerini benim yüzümden kaybetmedin, şerefsiz biri olduğun için kaybettin dedi.
Evet ben suçluyum, o şerefsizi ben yarattım dedi. Bunun sorumlusu benim. Şimdi
de seni mahvetmenin sorumluluğu bende, hem de Wrestlemania'da olacak bu dedi. 6
Nisan Raw’da Balor, JD ile yapacağı maç için ringe gelirken Dominik arkadan ona
saldırdı. Balor karşılık verince JD de karıştı. Ama Balor onu da ring postuna
yolladı. Sonra da ringde Dominik'e
saldırmaya devam etti. JD gelince yine dışarı yolladı ama Dominik o esnada AAA
kemeriyle Balor'a vurdu. JD de Dominik'e sandalye verdi. Dom da o sandalyeyle
Balor'a vurmaya başladı. Sonra da Balor'ın üstüne sandalyeyle oturdu.
Bu maçı ve bu düşmanlığı uzun
bir zamandır bekliyorduk. Uzunca bir süredir de ilmik ilmik işlendi ve buralara
kadar da geldik. Doğrusu face Balor’ı, eski theme müziğini, Demon halini
fazlasıyla özlemiştik doğrusu. Dominik’e karşı uzun bir süredir dezavantajlı
konumdayken ve hala da o duruma sahip olmaya devam ederken burada bence önemli
bir galibiyet kazanmalı. JD’yi ve Roxanne’ı kendisi Judgment Day’e sokarken,
Raquel’in Liv ile yaşaması gereken anlaşmazlıklar varken Balor’ın hala tek
olmasına da anlam veremiyorum. Bence bu feud Wrestlemania sonrasına da
taşabilir. Orada da içsel Judgment Day mevzuları biraz daha farklı boyutlarla
devam edebilir. Ama sonuç olarak Balor buradan galibiyeti alacaktır.
Tahmin: “The Demon” Finn
Balor
Singles Match for the
World Heavyweight Championship
CM Punk(c) vs Roman Reigns
Geçtiğimiz senenin ilk geceki
main event’inin üç öğesinden ikisi, bu seneki Wrestlemania’da kemer maçına,
şovun bu kez esas main event’ine çıkıyorlar. Punk ve Roman Reigns, WWE’nin son
20 yılda çıkardığı en büyük isimlerden biri olurlarken bu seneki main event’te
de kağıt üzerinde gerçekten sağlam bir maç vaat ediyorlar. Hem geçen seneki
Wrestlemania mücadeleleri hem son iki Survivor Series’te aynı sayfada yer
almaları, bundan 14 sene önce Roman Reigns ve The Shield WWE ana kadrosuna
debut yaparken yine aynı sayfada yer alıp sonrasında düşman olmaları derken
gerçekten de kendi aralarında fazlasıyla bir geçmiş var. O yüzden hem isim
olarak, hem hikaye olarak büyük bir şekilde buraya gelmeleri bence maç
içerisindeki heyecanı da arttırmış olacak. Şahsen sonucu tahmin etmek de bence
fazlasıyla zor. Bu yüzden adına yaraşır bir mücadele izleyeceğimizi
düşünüyorum.
İşlerin buraya nasıl geldiğini
baya bir geçmişe dönerek bağlamaya çalışalım. Aslında geçtiğimiz
Wrestlemania’da bu ikili arasındaki geçmişe baya bir değinmiştim. O yüzden
biraz özet geçerek Punk’ın ikinci dönem WWE macerasına konuyu bağlayıp günümüze
geleceğim. Her şeyden önce hikaye olarak Roman Reigns’in, Seth Rollins’in ve
Dean Ambrose’un; yani efsanevi Shield stable’ının WWE ana kadrosuna çıkmalarını
sağlayan unsur CM Punk’ın ta kendisi. Takvimleri 2011 yılına çevirdiğimizde,
yani Survivor Series 2011’e geldiğimizde CM Punk, Heavyweight kemerini Alberto
Del Rio’dan alırken tam 434 gün sürecek reign’ine de başlamıştı. WWE tarihinin
en uzun süreli 10.reign’i olan reign’ini yaparken kemerini Royal Rumble 2013’e
kadar, yani The Rock’a kaybeden kadar da korumayı başarmıştı. Bu reign
döneminin en ikonik anlarından birini Survivor Series 2012’de yaşamıştık. O
dönem ECW’dan beri dostu olan menejeri Paul Heyman ile beraber kariyerini
ilerleten CM Punk, gecenin sonunda kemerini John Cena ve Ryback’e karşı korumak
durumunda kalmıştı. Cena ile çok uzun bir süredir feud içerisindeyken Hell in a
Cell döneminde Cena sakatlanıp yerini Ryback alınca ve Ryback de yine
tartışmalı bir şekilde Punk’a kaybedince, Survivor Series’teki maç Triple
Threat’e dönmüştü. Survivor Series’e geldiğimizdeyse Roman Reigns, Seth Rollins
ve Dean Ambrose; yani The Shield üçlüsü WWE debut’unu yapmış ve Punk’a yardım
ederek onun kemerini korumasını sağlamışlardı. 26 Kasım 2012 Raw’da kendilerini
tanıtan Shield, haksızlıklara karşı duracaklarını söylerlerken aksiyonlarının
herhangi bir şekilde CM Punk veya Paul Heyman tarafından yönlendirilmediğini de
belirtmişlerdi. Tabii ki bu söylemlerinin aksine yine Punk’a yardım etmeye
devam ederlerken, ring içi debut’larını da TLC 2012’de Ryback, Kane ve Daniel
Bryan’a karşı bir Six-man TLC maçıyla yapmışlar ve maçı da almayı başarmışlardı. Shield ekibi bu
dönemlerde Punk’ın yararına işler yaparlarken 7 Ocak 2013 Raw’da Punk’ın
kemerini Ryback’e karşı koruduğu TLC maçında yine Punk’a yardım etmişlerdi.
Sonrasında hedef olarak CM Punk’ın rakibi Rock’ı gösterirlerken Royal
Rumble’daki maçta Vince McMahon herhangi bir müdahale istemediğini söylemiş,
Punk da kendini ekipten ayırmıştı. Ancak Royal Rumble 2013’teki maçta Rock,
People’s Elbow’a giderken ekran kararmış ve Shield Rock’a saldırmıştı.
Üstünlüğü alan da Punk, kemerini korumayı başarmıştı. Punk ve Heyman
sevinirlerken McMahon’ın da desteğiyle maç yeniden başlamış ve Punk’ı yenen
Rock, Punk’ın 434 günlük reign’inin bitmesini sağlamıştı. Sonraki Raw’da da Shield’ın
zaten komple Heyman tarafından yönetilen bir grup olduğu da ortaya çıkmıştı.
Punk da bir sonraki PPV Elimination Chamber’da Rock’la rövanş maçına çıkmış ama
Heyman ile yaşadığı iletişimsizlik sebebiyle kemerini geri alamamıştı.
Sonrasında da Undertaker ile bir Wrestlemania hikayesine girmiş ama onu yenmeyi
başaramamıştı. Shield da kendi yolunda gitmeye başlamıştı. 2013 yılında Punk
face olup Heyman’la da arası açılırken 2014 yılının başlarında da WWE’den
ayrılmıştı. Shield üçlüsü ise o dönemlerde şirketin esas hikayesi konumuna
doğru yükselmişlerdi. Başta Triple H’in yanında olurlarken sonrasında otoriteye
karşı mücadele etmişlerdi. Gün sonunda büyük zaferler elde ederlerken Seth
Rollins’in gruba ihanetiyle beraber de Shield, dağılmıştı. Ancak Seth, Roman ve
Dean üçlüsü WWE’nin yeni main eventer’ları olarak 2010’lu yılların ortalarından
itibaren karşımıza çıkmaya başlamışlardı. Dean, 2020’lere gelemeden WWE’den
ayrılırken Roman ve Seth ikilisiyse gerçekten müthiş başarılar elde etmişlerdi.
Punk’ın Survivor Series
2023’teki dönüşüne kadar Roman Reigns; Seth Rollins’ten de ön plana çıkarak
gerçekten şirketin esas adamı rolünü almaya çalışmıştı. Özellikle Cena’nın 2015
yılında part timer’lığa geçtiği dönemde çok ciddi bir şekilde push’lanan Roman,
face olarak WWE’nin resmen en nefret edilen ismi haline gelmişti. Hala bir
Shield kırıntısı olarak hareket eden Roman; Shield gibi seyircilerin arasından
gelmeye devam etmiş, theme müziğini neredeyse hiç değiştirmemiş ve attire
olarak da yine Shield’dan kalma giyinmeye devam etmişti. Rock’la olan
akrabalığı da göz önünde bulundurulduğunda tam bir nefret objesi haline
gelmişti. Royal Rumble 2015’i kazanırken son ikiye anti Amerikan bir karakter
Rusev’le kalmış, Rusev buna rağmen inanılmaz bir cheer almıştı. Roman 2010’lu
yılların ortalarını face olarak kendini kabul ettirme çabası içerisinde
geçirirken sahip olduğu kanserin yeniden nüksetmesi ve ara vermesiyle bir nebze
olsun seyirciler tarafından kabul edilmeye de başlanmıştı. Ancak tüm bunlara
rağmen şirketin tepesine olan çıkışını ise 2020 yılında, yani tam da pandeminin
göbeğinde heel olarak yapmıştı. Yanına CM Punk’ın yıllar yılı dostu olan
Heyman’ı da alarak Paul Heyman Guy olan Roman, bir Shield kırıntısından Tribal
Chief’liğe yükseldiği yolculuğunda modern dönemin en büyük reign’lerinden
birini yapmıştı. 2020 yılından Wrestlemania 40’a kadar ana kemeri elinde tam
3.5 sene tutan Roman, kemerini Cody Rhodes’a kaybetmiş ve o günden bu yana da
ana kemer mücadeleleri için sırasını beklemişti. CM Punk ise Survivor Series
2023’ün sonunda WWE’ye 10 senenin ardından geri dönerken, kısa bir süre sonra
sakatlanmış ve 2024 yılının büyük bir çoğunluğunu da Drew McIntyre ile feud’a
girerek geçirmişti. Survivor Series 2024’e geldiğimizdeyse kader, bu iki ismi
bir kez daha bir araya getirmişti.
Wrestlemania 40 sonrasında
kemerini kaybeden Roman, sadece kemerini kaybetmekle kalmamış ailesini de
kaybetmişti. Solo Sikoa kendini yeni Tribal Chief ilan ederken Heyman dahil tüm
eski Bloodline öğelerini defetmiş ve kendi adamlarını getirerek yeni bir Bloodline
kurmuştu. Roman SummerSlam 2024’te geri dönüp Solo’nun ana kemeri almasını
engellerken tüm bunlar Survivor Series 2024’te eski Bloodline vs yeni Bloodline
mücadelesine bizi götürmüştü. Yeni Bloodline ekibine Bronson Reed’i de alarak
5’li takımını kurarken eski Bloodline ise 5.üyeyi bir türlü bulamamıştı. Ekip
üyeleri Shield’ın yegane üyesi Seth’in yanına gidip beşinci üye olmasını
isterlerken Seth ise bir daha Roman’la asla takım olmayacağını söyleyerek
birkaç kez reddetmişti. Yardıma gelense Paul Heyman olmuştu. Heyman, eski dostu
CM Punk’ı ikna ederek Punk’ın ekibin beşinci üyesi olmasını sağlamıştı. O
dönemler Drew McIntyre ile olan feudundan galip çıkan Punk da bunu kabul
etmişti. Bunu kabul ederken Heyman’dan bir iyilik isteyeceğini söyleyerek kabul
etmişti. O zamanlar Roman konuyu Heyman’a sorarken Heyman ise önemsiz bir şey
olduğunu söylemişti. Survivor Series 2024’te de Roman ve Punk’ın olduğu eski
Bloodline, Solo önderliğindeki yeni Bloodline’ı yenmeyi başarmışlardı. Böylece
iki isim aynı amaçta mücadele ederek başarıya ulaşmışlardı. Fakat bir de bu
hikayenin üçüncü bir aktörü daha vardı. O da Seth Rollins’ten başkası değildi.
Seth; hem Roman hem de Punk ile nefret dolu bir geçmişe sahipken Roman’la zaten
iyi ilişkiye çoktan kapalı gözükmüştü. Ancak Punk WWE’ye döndüğünden bu yana da
net bir şekilde Punk’a olan nefretini de hiç saklamamış ve Drew ile olan
feudunda da birçok kez Punk’la karşı karşıya gelmişti. Punk’ın Drew ile feudu
bittikten sonra Seth de odağını Punk’a verirken iki isim Netlflix’in ilk Raw
şovunda yani 2025’in ilk Raw’ında karşı karşıya gelmişlerdi. Punk, Seth’i
yenerken Roman da aynı şovda Solo’yu yenerek tek Tribal Chief olmayı
başarmıştı. Bu şartlarda Royal Rumble’a giderken bu üç isim de Royal Rumble’a
girerek Wrestlemania’da bir kemer maçı hakkı elde etmek istemişlerdi. Ancak
Seth ve Roman birbirleriyle mücadele ederlerken Punk ikisini de elemiş,
sonrasında da Logan Punk’ı elemişti. Bunun üzerine Seth çılgına dönerken hem
Roman’a hem de Punk’a saldırmıştı. Roman bir süreliğine ekranlarda gözükmezken
10 Mart 2025 Raw’da Punk ve Seth, Steel Cage maçında karşı karşıya gelmişlerdi.
Maça karışan Roman, Seth’i dışarı çıkararak maçı kazanmasını sağlamış ve
sonrasında da iki isme birden saldırmıştı. Heyman’ın Punk’a üzülmesini gören
Roman, inadına Heyman’ın gözü önünde de Punk’a saldırmaya devam etmişti. Tüm
bunlar bu üç ismin karışık geçmişini de düşündüğümüzde bizi Wrestlemania 41’in
ilk geceki main event’ine götürmüştü.
Maçın main event olarak
açıklanacağı duyurulduğunda bundan en çok mutlu olan isim CM Punk olurken en
çok üzülen isimse Seth Rollins olmuşu. CM Punk, daha öncesinde Wrestlemania’da
main event’e çıkma başarısını gerçekleştiremezken, Roman bunun olmasını sağlamış
ve böylece Survivor Series’teki borcun ödendiğini düşünmüştü. Seth Rollins ise
Punk, main event’e çıkacak diye resmen kahrolmuştu. Ancak Punk, esas iyiliğin
bu olmadığını söyleyerek Roman’ı da şok etmiş ve ağzındaki esas baklayı
çıkarmıştı. Yıllar önce, yani 2013’teki rastgele bir Raw’da Punk ve Heyman
konuşurlarken Punk, Heyman’a bir gün Wrestlemania’da main event’e çıkarsam
yanımda seni istiyorum demiş ve bunun sözünü Heyman’dan almıştı. Punk da o
günleri hatırlatarak Heyman’ı Wrestlemania’daki maçta köşesinde görmek
istediğini söylemişti. Roman kendinden emin bir şekilde Heyman’ın hayır
cevabını vereceğini düşürken Heyman ise bir türlü hayır diyememişti. Tüm bu
süreçte fazlasıyla yıpranan Heyman hem Roman’ı hem de Punk’ı üzmek istememiş ve
her seferinde kendisini arada kalmış hissetmişti. En sonunda Punk’ı seçen
Heyman, böylece Roman ile olan birlikteliğini bitirmişti. Ancak Wrestlemania’ya
geldiğimizde Heyman’ın asıl tercihinin Punk olmadığını ve aynı zamanda Roman
Reigns de olmadığını görmüştük. Bu süreçte oldukça sıkıntılı bir pozisyona
giren Heyman, Wrestlemania’da bunun acısını çıkarmış, aynı anda hem Punk’a hem
de Roman’a ihanet ederek Seth Rollins’in yolunu seçmiş ve maçı da onun
kazanmasını sağlamıştı. Böylece Punk ve Roman; bir kez daha ortak bir çıkar
yolunda birleşmeyi başarmışlardı. Seth ise yanına Heyman’ı alarak Vision’ı
kurmuş ve 2025’in ana hikayesini belirlemişti.
Wrestlemania 41’den Crown Jewel
sonrasına kadarki dönemde CM Punk ve Roman’ın ayrı kollardan Vision ile
mücadelesini izlemiştik. Punk daha çok birebirde Seth Rollins’i hedef almaya
çalışırken Roman ise ekibin diğer üyeleri Bronson Reed ve Bron Breakker ile
mücadele etmişti. Seth bu süre zarfında Money in the Bank’i de kazanmış ve
cash-in yapmak için fırsat kollamaya başlamıştı. SummerSlam öncesinde
sakatlanmış numarası yapmış ancak SummerSlam’de Punk; Gunther’i yenip kemeri
aldığında onun üstünden cash-in yapıp yeni şampiyon olmuştu. Roman ise ekibin
Powerhouse’ları ile mücadele etmeye devam etmişti. Bu süre zarfında zaten
geçtiğimiz sene barıştığı Uso’larla yine dostane bir şekilde hareket etmişti.
Seth ve Punk’ın feudunda ise işin içerisine eşler de dahil olmuşlar ve Becky
ile AJ Lee de kendi aralarında feuda girişmişlerdi. İşler bu şekilde ilerlerken
Crown Jewel’da Seth Rollins, Cody’i yenerek Crown Jewel şampiyonu olmuş, aynı
şovda da Reed Roman’ı yenmeyi başarmıştı. Ertesi Raw’daysa Vision üyeleri
Seth’e ihanet edip onu sakatlamışlar ve böylece de kemerin boşa çıkmasını
sağlamışlardı. Boşa çıkan kemeriyse Saturday Night’s Main Event’te Jey’i yenen
CM Punk ele geçirmişti. İşin bu kısımlarını burada daha çok Punk ve Roman
ekseninde ilerlediğim için detaylandırmıyorum. Zaten yukarıda bu konuyu daha
derinlemesine aktarmıştım. Velhasıl tüm bunlar bizi Survivor Series’e
götürmüştü. Survivor Series’e götürürken de Vision ikilisinin başı çektiği heel
ekipte Drew McIntyre, Logan Paul ve Brock Lesnar’ın olduğunu görmüştük. Face
ekipteyse Cody; Drew ile feudda olduğu için ekipte yer alırken Roman, Punk ve
Uso’lar da Vision ile olan feudlarının etkisiyle maç içerisindeki face ekibi
oluşturmuşlardı. Survivor Series’e giderken Heyman ve Lesnar’ın arası da
düzelirken face tarafta Roman-Cody-Punk üçlüsünün de bir ego savaşı
verdiklerini görmüştük. Roman; her iki şampiyonun da kemerlerine göz dikerken,
o kemer ben de daha güzel durur demiş ve Punk ve Cody’nin de kafasında soru
işareti yaratmıştı. Her şeye rağmen Roman ve Punk ikilisi üst üste ikinci kez Survivor
Series’te aynı takımda yer alırlarken bu kez işler istedikleri gibi gitmemiş ve
heel ekip maskeli bir adamın da maça karışmasıyla (sonradan Austin Theory
olduğunu anlamıştık) galibiyetle ayrılmışlardı.
Survivor Series sonrası Roman
yine ekranlardan uzak kalırken Punk ise kemerini Bron Breakker ile korumak için
mücadele etmiş ve en son yılın ilk Raw’ında onu yenerek feudu bitirmişti.
Böylece Punk, uzun bir süredir devam eden Vision ile olan feudunu da bitirmişti.
Vision üyeleri artık Seth’in dönüşüne odaklanırlarken burada çok net bir hikaye
ayrımı da yaşanmıştı. Keza Seth, kaybetmediği kemerinin peşinden koşmadan önce
Vision’ın peşinden gidecekti. Punk da böylece feudsuz kalırken artık
Wrestlemania’ya odaklanma zamanı gelmişti. Royal Rumble’a geldiğimizdeyse maçı
kazanan Roman Reigns, Wrestlemania main event’inde kemer maçına çıkmayı
garantilemişti. Bir tarafta Smackdown’da Drew McIntyre o zamanlar şampiyonken
bir tarafta da Raw’da CM Punk vardı. İki ismin geçmişlerinde çok fazla git gel
vardı. Hikaye gereği Roman, Punk sayesinde ana kadroya yükselmişti. Punk da
Roman sayesinde WWE’ye dönmüş ve main event’e çıkmıştı. Ortak düşmanları Heyman
ikisine de ihanet etmişti. Vision ikisine de zarar vermişti. Survivor
Series’lerde de aynı takımda yer almışlardı. Dolayısıyla her şey net gibiydi.
Roman’ın Punk’ı seçmesi bekleniyordu. Keza 2 Şubat Raw’a geldiğimizdeyse tam
olarak bu yaşanmıştı.Gecenin sonunda CM Punk ve Roman Reigns'in yüzleşmesini
izledik. CM Punk, ben savaşan bir şampiyon olmayı seçtim, tıpkı seni diğer
Shield üyeleri gib ibu şirkete getirmek için seçtiğim gibi dedi. Sen de benim
adımlarımı takip etmeyi seçtin dedi. Sana şunu söyleyeyim Tribal Chief, işi en
iyisinden öğrendin dedi. Seninle gurur duyuyorum dedi. Şimdi de iki tane seçim
hakkın var dedi. Birincisi kolay bir yol çünkü yenebileceğini biliyorsun ama
diğerine en iyi gününde bile yaklaşamazsın çünkü o dünyanın en iyisi dedi.
Birinci kapıyı seçersen Drew McIntyre denen bir adamla karşılaşırsan,
ikincisini seçersen yokluğunda bu kemeri adam eden adamla karşı karşıya
gelirsin dedi. Roman sözü aldı, bir şeyi netleştirelim dedi. Tüm bu yerlerde
destek görüyorsun çünkü 10 yıllık bir tatile çıktın dedi. İkincisi senden mi
öğrendim dedi ve güldü. Senden öğrendiğim tek şey neyi yapmamam gerektiği dedi.
Bensiz burada olamazdın dedi. Sen 2 sene önce geri döneceğin zaman bunu kimse
sordular sanıyorsun, benim için uygun olup olmadığının onayı alınmadı mı
sanıyorsun dedi. Paul'a bir söz vermiştim ve bunu tuttum dedi. Ama 10 sene
boyunca yaptıklarını unutmadım dedi. En yakın arkadaşının podcast'ine gidip boş
konuşmalarını, hayatımı hiç olmadığı kadar zorlaştırmalarını unutmadım dedi.
Buraya gelmene izin verdim ve sen ne yaptın dedi. Beni kazıkladın, Wiseman'imi aldın,
kuzenlerimin beynini yıkamaya çalıştın, neredeyse benim de beynimi yıkıyordun
dedi. Çünkü WarGames'te elini bir adam gibi sıktım dedi. Zebros (beraber
seslendirme yaptıkları Zootopia 2 filmine gönderme yaptı) gibi bir şey mi
söylemeliydim yoksa dedi. Yok elini sıktım ve sana doğru dürüst baktım, sense
ne yaptın dedi. Ben dünkü çocukmuşum gibi arkada benimle alay ettin dedi.
Kararı verdim, seni seçebilirim evet, sen şu an en büyük yıldızsın doğru dedi.
Netflix'tesin ve en büyük şovdasın evet dedi. Ama hayır, seni seçiyorum çünkü
senden nefret ediyorum dedi. Senden hep nefret ettim dedi. Wrestlemania
hayatımın en güzel günü olacak çünkü Main Event'te beni acknowledge edeceksin
dedi.
2 Şubat’tan sonra maalesef bir
part timer olduğu için Roman yine ekranlarda olmazken Punk ise bu süre zarfında
Elimination Chamber’ı boş geçmemek için Finn Balor ile feuda girdi. Balor’ı
Elimination Chamber’da yenerek kemerini Belfast sonrasında ikinci kez ona karşı
korudu. 2 Mart Raw’a geldiğimizdeyse Roman ve Punk bir kez daha yüzleştiler ve
iş gerçekten de oldukça sert bir hal almaya başladı. Roman haklısın, senden
nefret ediyorum dedi. Ama şunu kaçırıyorsun, o kemere sahip olmasaydın, sana
farklı davranırdım dedi. Sen benim için yok olurdun dedi. Radarımda bile
olmazdın dedi. Punk'a da sürekli Phil diye hitap etti. Sana bir şey
hatırlatayım hızlıca dedi. Biz seni buraya 30-40 yaşında hala anne-babalarıyla
yaşayan bakirleri eğlendir diye geri getirdik dedi. Buraya birkaç t-shirt sat
diye geri getirdik dedi. Chicago'da bir şeyler olsun diye geri getirdik dedi.
Buraya şampiyon ol diye geri getirmedik, bu senin sorumluluğunu aşar, seviyeni
aşar dedi. Sana güvenemeyiz dedi. Sen bir yalancısın dedi. Sen tüm insanlara
yalanlar söyledin ve ne yazık ki sana inanıyorlar dedi. Burada iyi bir zaman
geçirdiğine onları ikna ediyorsun dedi. Soyunma odası veteranı ve liderisin
gibi düşünüyorlar, tüm bu yerlere mutlulukla geliyorsun, turlara güler yüzle
geliyorsun sanıyorlar dedi. Röportajlara katılıp öyle davranabilirsin, tweet
atabilirsin, kuzenimle Instagram'da fotoğraflar atabilirsin dedi. Ama biz
gerçeği biliriz dedi. Buradaki her saniyende ağlanıp sızlandığında, bana bunu
anlatmak için sabırsızlanıyorlar dedi. İşte sen bu yüzden şampiyon olmak için
uygun değilsin dedi. Sen benim için CM Punk değil, serserinin tekisin dedi.
Wrestlemania'da bu yedek plan bitecek dedi. O kemeri aldığımda yapacağım ilk
şey o koça kıçını John Cena'nın emeklilik turuna götüreceğim dedi. Senden
kazanabileceğimiz kadar para kazanacağız sonra ne olacak biliyor musun dedi.
Seni NXT'ye gidip genç nesillere bu işi nasıl yaptığımızı öğreteceksin dedi.
Orada işin bittiğinde bana gönderilecekler ve Tribal Chief hepsini yerle bir
edecek dedi. Sonra da mikrofonu atıp gitmek istedi Punk bu kez sözü aldı. Onu
kolundan çekti. Punk benden kaçıp gidebileceğini mi düşündün dedi. Bitirdin mi,
ama ben bitirmedim, burada durup her şeyi dinleyeceksin dedi. Bir sürü saçmalık
saçtın ve şimdi hepsini temizlemek zorundayız dedi. Birincisi, biz mi dedin,
biz kimiz dedi. Bizim göremediğimiz Samoalı goblinler mi var yoksa cebinde
dedi. Sen yapayalnızsın dedi. Odanda, otobüsünde yalnızsın dedi. Kuzenlerin
artık seninle değiller dedi. Sana yardım edebilecek bir kalkanın (shield) yok
dedi. Artık yanında wise man de yok dedi. Şimdi bana bak, onu senden ben aldım
dedi. Yapayalnızsın, böyle anlara bayılıyorum çünkü bu senin kariyerini göz
önüne çıkarıyor dedi. Sen her zaman beni kovaladın dedi. Şampiyon benim, Royal
Rumble'ı kazandığın için Main Event'te değilsin, ben oradayım diye oradasın
dedi. Netflix'de ben varım, burası benim şovum dedi. Burada işleri ben
yürütürüm dedi. Sen yapayalnızken soyunma odasında kuzenlerinle ben takılıyorum
dedi. Ama sen tek başına işleri tamamlayamazsın değil mi dedi. Benden nefret mi
ediyorsun, hadi yap istediğin kadar yap dedi. Umurumda da değil dedi. Yapmana
izin vermeyeceğim tek şey bana saygısızlık dedi. Beni emekli mi edeceksin, seni
Wrestlemania'da sadece yenmeyeceğim, seni oraya gömeceğim dedi. Sonrasında da
artık yapayalnız olmayacaksın, çünkü seni babanın yanına gömeceğim dedi.
Roman’ın babası Sika’nın 2 sene önce vefat ettiğini hatırladığımızda Punk’ın
oldukça sert konuştuğunu anlayabilmekteyiz. Keza Roman da çok sert konuşurken
tam da personasına uygun davrandığını görüyoruz. Roman 2020’den bu yana
yaşadığı güç zehirlenmesinin etkisindeyken hiçbir şeyi olmamasına rağmen hala
her şeye sahipmiş gibi bir sarsılmaz bir egoya sahip. Bunu da konuşmalarından
net bir şekilde anlamaktayız.
9 Mart Raw’a gelirken bu kez
Uso’ların da bir söz hakkı almak istediklerini gördük. Punk geçen hafta
olanları açıklarken ailenizdeki herkese saygı duyuyorum, herkesten de saygı
gördüm, tek hergele dışında dedi. Jey sinirle ringi turlarken Jimmy, Punk'ı dikkatle
dinledi. Sika'nın söylediğim şeyi duyduğuna ve gördüğüne inanıyorsan, ki bence
o da benim gördüğümü görüyor dedi. Gördüğü şey de Roman'ın ne kadar yalancı,
manipülatif, egoist, narsisti plastik politikacı olduğudur dedi. Jey sinirle
lafa girdi, konu Roman Reigns değil dedi. Özür dilemeni bekliyoruz dedi. Punk
da elini Jimmy'e uzattı, Jimmy de karşılık verdi. Ona bakarak özür dilerim
dedi. Aynısını Jey'e de yaptı. Uso'lar rahatlarken Punk devam etti. Roman
Reigns'in size ve ailenizin geri kalanına yıllarca bir çöp muamelesi
yapmasından ve sevdiği insanlara bu tavrı sergilemesinden dolayı hiç özür
dilemediği için özür dilerim dedi. Roman Reigns, benim mentörlerimden American
Dream, arkadaşım Cody Rhodes'un babası Dusty Rhodes'a önemsiz diyip, saygısızlık
yaptığı için özür dilerim dedi. O özür dilemiyor ama ben mi diliyorum dedi.
Üzgünüm Uso'lar dedi. Roman Reigns sizi ve ailenizi kandırıp, sizi çok
önemsiyormuş gibi davranıp önemsememesinden özür dilerim dedi. Eğer
önemseseydi, şu anda ringde onunla olup, onun gençleriyle konuşmazdım dedi.
Mikrofonu sertçe Jey'e bırakırken Jey de onu sertçe itti. Jimmy de yumrukla
Punk'ı yere serdi.
16 Mart Raw’da iki isim yine
yüzleştiler. Roman ben zaten herkesin aklındayım dedi. Her zaman dedi. Sense
hiçbir şey söylemiyorsun değil mi dedi. Beni sen main event'e soktun gibi değil
mi dedi. Bu sene hiçbir şeyin main event'inde yoktun Phil dedi. Avrupa'daki
canlı şovlarda main event'te yok dedi. Bırak Wrestlemania'yı yani dedi. Bak
seni destekliyorlar seni, özel bir şeyler söyle dedi. Punk sözü aldı. Seni
geçen hafta ringe çağırmıştım ama sen o kadar korktun ki kuzenlerini gönderdin
dedi. Ben müzmin bir çizgiye basanım dedi. Söylerim ve avantajıma gelen şeyi de
yaparım dedi. O yüzden beni seviyorlar, sen de bu yüzden sevmiyorsun dedi.
Jimmy ve Jey'le bu işte karşılaşmak istemezdim ama buraya gelip aile işlerini
konuşmak istediler dedi. Ben geçen haftaki şeyi hak ettim, mesaj doğruydu ve
mesajı ileten yanlıştı dedi. Gerçek Tribal Chief kim dedi. Roman da bu
saçmalığı beş yıldır duyuyorum dedi. Sen yıpranmışsın artık dedi. Artık
eskidin, sürekli aynı şeyleri tekrarlayıp duruyorsun dedi. Sürekli bana part timer
diyorsun, belki de üst seviye oyuncuların neler yaptıklarını öğrenmelisin dedi.
Neden bunu eşine sormuyorsun dedi. Beni içeren herhangi bir şeyle geleceksen,
zamanımı boşa harcama Phil dedi. Sonra da gitmek istedi ama Punk onu durdurdu.
Benim ringim, benim şovum, benim kemerim dedi. Sana ben ne zaman gidip ne zaman
geleceğini söylerim dedi. Roman da ringe döndü. Punk da görüyorum ve
hissediyorum dedi. Ben şu an kafandayım ve derinin içindeyim dedi. Hadi
buradaki Wrestlemania simgesine bir bak dedi. Bu main event'in son main
event'in olacak dedi. Seni tuş edeceğim dedi. Seni tüm hayranlarım CM Punk diye
bağırırken omuzlarıma alacağım, sonra da yüzünü dizimde patlatıp yere
indireceğim dedi. Egonu ikiye bölüp seni en büyük yerde yeneceğim dedi. Roman
da işleri buraya getirmek istemedim ama artık yetti dedi. Sen hayalcinin
tekisin dedi. Bu mikrofonda ne kadar iyi olduğunu biliyoruz, akıl oyunlarını da
iyi yapıyorsun dedi. Ama benimle aşık atamazsın dedi. Ben karşılaşacağın en
büyük yıldızım dedi. Ben senin Tribal Chief'inim, her şeyi başardım dedi.
Konuşma işi bittiğinde, yürüme işini yapamayacağını biliyoruz dedi. Çünkü günün
sonunda gerçek şu ki Phil, sen benden hızlı değilsin, güçlü değilsin ve benim
bu ringde yapabileceklerimi sen yapamazsın dedi. Sen benden iyi gözükemezsin
dedi. Sen benim için bir hiçsin dedi. O kemerin bir utanç dedi. Hepimiz iğrenç
gözükelim diye çok uğraşıyorsun çünkü günün sonunda sen yaşlı birisin dedi.
Punk da dayanamadı ve bir yumrukla Roman'ı yere serdi. Sonra da Pearce ve görevliler
işler büyümesin diye araya girdiler. 23 Mart Raw’da bu kez yüzleşme Uso'larla
beraber gerçekleşti. Roman, en son baktığımda Tag maçınız vardı değil mi dedi
Uso'lara. Jimmy de doğru dedi. O da bitti değil mi dedi, Jimmy yine onayladı. O
yüzden saygılı bir şekilde söyleyeceğim, kardeşini al ve ringimden çık dedi.
Jimmy de kabul ederken Punk, bence kalmalı çünkü yardıma ihtiyacın var dedi.
Jey bu konuya sinirlenirken direkt Punk'a saldırmak istedi ama Punk mikrofonla
onun yüzüne vurdu. Sonra Jimmy de gelirken Roman da olaya müdahil oldu ve
Punk'a Superman Punch çekti. Pearce ve görevliler gelip durumu toparlamak
istediler. Jey ve Jimmy ringin dışına çıkarlarken Jey, Roman'a yapman gerekeni
biliyorsun Joe dedi. Roman da gazı alıp Punk'a Spear çekti. Jey de Roman'a
bağırıp onu motive etmeye devam etti. Roman da Punk dışarı çıkınca kafasını
ring postuna vurmaya başladı. Sonra da spiker masasına Powerbomb'ladı.
Görevliler durdurmak isteseler de Roman sözlerin şimdi ne işe yarayacak deyip
Punk'ı yumrukladı. Seyirciler de "bir kez daha" tezahüratı
yaparlarken Punk'ın da acıdan keyif aldığı görüldü. Yardıma ihtiyacı olan ben
değilim dedi. 30 Mart Raw’da Roman ringdeyken Punk sinirle ringe geldi. Direkt
ringe girdi ve ikili birbirlerine girmeye başladılar. İlk olarak Roman, Punk'ı
indirmeyi başardı. Ama Punk karşılık verip Roman'ı ring dışına yolladı. Pearce
ve görevliler gelse de Punk durmadı. Spiker masasına yöneldi. Ama Roman bu kez
yumruklamaya başladı. Hatta o karambolde Pearce dahil görevliler de nasibini
aldı. Roman yine Powerbomb'a giderken Punk direndi ve GTS'e aldı. Ama
görevliler ikiliyi ayırmayı başardılar. Anlık bir ayrım olsa da Roman bir
görevliye Spear çekti. Punk da boşluk bulup Roman'ı GTS'ledi. Punk bir ara
gidecekmiş gibi yaparken döndü ve Roman'ı yumruklamaya devam etti. Sonra da
spiker masasına Powerbomb'layıp geçen haftanın rövanşını aldı. Roman'ın yanına
bağdaş kurup ona tezahürat yaptı ve yumruklamaya devam etti. En sonunda da
Pearce onu oradan aldı.
6 Nisan Raw’da CM Punk gecenin
sonunda ringe geldi. Pipebomb'da yaptığı gibi bağdaş kurdu ancak bu kez ringin
ortasına oturdu. İlk olarak seyircilere
seslendi. Burada çok fazla tarih var dedi. Benim de anılarım var dedi. Eskileri
böyle zamanlarda konuşmadan edemezsiniz dedi. Harley Race ne yapardı diye
düşünürüm bazen dedi. Ama uyurken hayal kurarız, önemli şeyler biz uyanıkken
olur dedi. Sonra ayağa kalktı. Ama uyanığım dedi. Roman Reigns bu gece burada
değil dedi. İki hafta kuzenleriyle ringe gelip beni Powerbombladı spiker
masasına dedi. Dünyanın kralıymış gibi hissetti, geçen hafta da kuzensiz bir
şekilde, kemerimle karşısına çıktım ve intikamımı aldım dedi. Ben de onu spiker
masasına koydum, hem de yalnız dedi. Roman Reigns benden nefret ediyormuş dedi.
Ben de iyi diyorum buna dedi. Onun gibi bir ahmak benden nefret ediyorsa, doğru
yoldayımdır dedi. Çünkü ben, herhangi bir onaylanmaya ihtiyaç duymam dedi.
Loser'lar tarafından nefret edilmek, onlardan biri olmamamın ödülüdür dedi. Sonra kemerini spiker masasına bıraktı.
Seyirciler de OTC diye bağırdılar, o da bağırın belki gelir dedi. Burada
olmadığı için bana kızmayın, ben buradayım ve ben yaşlı bir adamım dedi. Yaşlı
ama zayıf değil dedi. Seyirciler bu kez de Punk' lehine tezahürat yaptılar.
Benden neden nefret ettiğini biliyorum dedi. Ama şimdi ben ondan neden nefret
ettiğimi açıklayayım dedi ve spiker masasına çıktı. Sonra da ceketini çıkardı.
İkimizin de en yukarı çıkabilecek yetenekleri var ama aradaki fark benimkisi
doğuştan gelme dedi. Yıllarca kendine inanmak ve çalışmakla edinildi dedi.
Seninkiler ise mağazadan alınma ve çakma, tıpkı senin gibi dedi. Plastik onlar
dedi. Eskiden çok genç ve aptaldım, ama artık zengin ve yaşlıyım dedi. Bu
şirketin, TKO'nun, seni neden Jimmy Fallon'a yolladıklarını anlıyorum çünkü sen
sıkıcı ve plastiksin dedi. Bense tehlikeyim, çünkü ne yapacağımı ve diyeceğimi
bilemezsiniz dedi. Ben onca şeyin arasında bir gün bile kaçırmazken nasıl
oluyor da sen bunu bir bahane olarak kullanıyorsun dedi. Ben buradayken senin olmadığının
haberini verirken de beni boo'luyorlar dedi. Geldiğinde de geç gelip erken
ayrılıyorsun, tıpkı Rock gibi dedi. Rock en azından bir Hollywood yıldızı, çok
pardon eskiden öyleydi dedi. Tıpkı senin eskiden şampiyon olduğun gibi ama o
peri masalının biteli çok oldu, çünkü burası pro güreş, sinema değil dedi.
Benim kuzenlerim yönetici değil bak dedi. Wiseman'lerle falan da sarılı değilim
dedi. Benim babam futbolda berbat olduğum için bana iş ayarlayan eski bir
güreşçi de değil dedi. Ben bedelini ödedim ve her şeyi hak ettim dedi. Sense
torpillinin tekisin dedi. Sürekli o yaşlı adamın yanındasın dedi. O yaşlı adam
beni de yanına çekmek istedi ama o kadar çok para kazandım ki şerefimle buradan
ayrıldım, işte bu yüzden benden nefret ediyorsun dedi. Kuzenlerin, ailen ve
diğerleri gibi beni kontrol edemediğin için benden nefret ediyorsun dedi.
Wrestlemania'da kaç kere main event'e kaldığından bahsedebilirsin, ilk
sekizinde ne kadar kötü olduğunu söyleyip durursun belki, biz olsak kovulurduk
ama sen beni kovamazsın dedi. Sen beni ben köprüdeyken yıkamazsın çünkü ben
yüzme bilirim dedi. Sonra sözü Pat McAfee'ye getirdi. Seni beyinsiz mal dedi.
Buraya gelip, işime gelip konuşabileceğini mi düşünüyorsun, ama o kıçının
bozamayacağı çeki yazmış durumdasın dedi. Eğer biletlerden bahsediyorsan seni
buraya getiren ahmaklara söyle de biletlerin fiyatlarını düşürsünler dedi.
Futbolcu olup buraya gelip bilet satmaktan mı bahsediyorsun, sana da sıra
gelecek dedi. Bilet fiyatlarını düşürün de Roman Reigns'i nasıl indirdiğimi herkes
görsün dedi. 13 Nisan Raw’daki son yüzleşmede CM Punk ayın 19'unda tıpkı
bugünkü gibi kemerle olacağım dedi. Pazar gününün sonunda, savaştan çıkmış
halimle de kemerle olacağım dedi. Las Vegas CM Punk tezahüratı yaparken bana
"hala" şampiyon diyecekler dedi. Yalan söylediğimde beni durdur dedi.
Roman sözü aldı. Söylediğin en doğru şey buydu galiba, ama sonunda öyle olmadı
dedi. Sana doğru bir şey söyleyeyim, ben de senden nefret ediyorum dedi. Senden
uzun zamandır nefret ediyorum dedi. Ama esas neden, onların sana olan sevgisi
dedi. Umarım ben gittiğimde de seni özledikleri gibi beni özlerler dedi. Bir
gün gittiğimde, 10 yıldır benim için tezahürat yaparlar dedi. Bunu kimse senden
alamaz, sana dair en hakiki gerçek şu ki seyircilerimiz arasında ciddi bir
kitle yarattın dedi. Ama Pazar günkü gerçeğin ise zamanının dolması dedi. Sana
bu bu ayrıcalığı iki aylığına verdim ve sense hiçbir şey yapmadın dedi. Pazar
günü "hala" olmayacak, "yeni" olacak dedi. Bu bir nostaljik
hareket değil, o deneyler yapıldı dedi. Pazar günü başlattığın pisliği
temizleyeceğiz dedi. Pazar günü bu işi bulduğumuz seviyeye, en üste
taşıyacağız, paraların hakkını vereceğiz dedi. Pazar günü Tribal Chief geri
dönecek ve sen ve tüm dünya beni Acknowledge edeceksiniz dedi.
Ben bir güreş maçını
değerlendirirken temel olarak kritere göre değerlendiriyorum. Birincisi bir
maçın sonucu ne kadar tahmin edilemez olması, ikincisiyse ring içi olan
aksiyonlar. Birinci kısım senaryoyu ilgilendirirken ikinci kısım biraz daha
güreşçi yeteneğiyle alakalı olan bir konu. Şimdi burada bence ilk kısım o kadar
çok baskın ki, ikinci kısmı biraz gölgede bırakıyor. İşte gerçek bir main
event, tam olarak da bu şekilde olmalı bence. Hele böylesine büyük bir şovun
main event’ini önden tahmin etmek çok zor olmalı. Mesela son iki
Wrestlemania’nın main event’i daha tahmin edilebilirdi bence. Ama Wrestlemania
39’da, yani Roman vs Cody’nin ilk maçı yaşanırken baya bir bölünme vardı bence.
Bir önceki Wrestlemania’da da yine öyleydi. Geçen senekinde de Cena heel turn
yapmışken ve 17’nin peşindeyken onu alacağını biliyor gibiydik. Onun öncesinde
de tam olarak zaten her şey Cody için yazılmıştı. Ama burada her şey çok
dengede. Yani buraya gelene kadar da karşılıklı sert atışmalar ve yine karşılık
birbirlerini indirmeler dışında bir tarafın ağır bastığı bir şey görmedik. İşte
bunu gerçekten çok güzel ayarladılar bence. Tek eksisi, CM Punk biraz daha
feudu taşıyan taraf oldu. Çünkü Roman maalesef ki her şovda yer almadı. Bir de
Uso’lar bir ara hikayeye girdiler ama orada da aileye yapılan terbiyesizlik
sebebiyle dahil oldular, yani 1-2 seferlik bir şey gibi duruyordu. Öte yandan
birbirlerine de fazlasıyla sert ithamlarda bulundular. Tüm bunlar gerçekten
Wrestlemania main event’ine yakışan şeylerdi. Cody vs Randy de buna benzer
şeyler görmeliydik işte. Ama bunun yerine çok anlamsız şeyler izlemek durumunda
kaldık. Buradaysa o main event heyecanının çok güzel yansıtıldığını
düşünüyorum. Ring içi olarak belki çok muhteşem şeyler izleyemeyeceğiz. Her iki
isim de oldukları maçlarda maçları taşıyan kişiler olmadılar. Ama maçın heyecan
düzeyi bence çok yüksek olacak. Bu da maçı yine izlenebilir kılacak. Hala daha
bu satırları yazarken bile tam olarak kimin tarafına gitmem gerektiğini
kestiremiyorum. Bir tarafta Seth Rollins’ten boşa çıkan kemeri son 5-6 aydır
güzel bir şekilde taşıyan CM Punk var. Ki Punk, bu kemeri 12 sene sonra
kazanabildi. Diğer tarafta da daha 2 sene öncesine kadar 3.5 yıllık bir reign
yapmış bir Roman Reigns var. 2 senedir de hakikaten ana kemerin ucundan
kıyısından dahi geçmiyordu. Yine de mecburen bir tahmin yapmak gerekirse ben
biraz Seth Rollins kartını oynayacağım. Seth, geri döndüğünde kemeri için geri
dönecek. Karşısında CM Punk’ı bizlere göstermelerindense Roman’ın olmasını
tercih ederim. Ama Roman da yakın bir zamanda o kadar çok kendisini tüketti ki
yeniden ana kemere oynaması için hala zamanının dolmadığını da hissediyorum.
Yine ana kemeri aldığında yine belli başlı şovlarda olacak. Ama bu kez ana
kemeri alırsa gerçekten de yanında hiç kimse olmadan bunu yapabilecek. Hem face
hem de heel isimler kendisine rakip olabilecek. Çünkü Roman, bir tweener. Yani
Punk düz bir face ama Roman hem heel hem de face. Seyircilere oynamıyor, hala o
egolu tavrı duruyor. CM Punk’a gerçek ismi Phil diye seslenmesi mesela harika
bir detaydı. Hala kendini zirvede görüyor. Hala yaptıkları için özür dilemedi
çünkü kendini hep haklı gördü. Ama sonrasında yaşadıklarıyla da seyircilerle
arasında bağ kuruldu. O yüzden muhteşem oturmuş bir gimmick’e sahip. Hem face
hem de heel isimler ona meydan okuyabilecek durumda. Ben hem bu sebepten hem
Seth etkisiyle hem de Roman’a bir de yalnız başına bir reign vererek belki de
bu şekilde Hollywood’a uğurlanması düşüncesiyle Roman’a %51 daha yakınım. Çok
zorlanarak da olsa tahminimi bu şekilde yapacağım. SummerSlam’de de belki
rövanşını görebiliriz. Veya Seth Rollins vs Roman Reigns görebiliriz.
Tahmin: Roman Reigns
--
Şimdi maçlara dair tek tek
yorumlarımı ve bununla da toparlayıp genel Wrestlemania dönemini yorumlamak
istiyorum. Toplamda ilk gece 7, ikinci gece 6 olmak üzere 13 maç bizleri
bekliyor. İlk gece yapılacak olan Usos & LA Knight vs The Vision & IShowSpeed
maçı, tam bir eğlence maçı. Bron Breakker ve Bronson Reed’in sakatlanmasıyla
Vision ikilisi biraz gereksiz bir konuma düşünce, ekibin esas üyeleri dönene
kadar Speed soslu bir Wrestlemania kurgulanmış durumda. Speed’i ringde görmek
doğrusu eğlenceli olacak. Ben genel olarak çok sevmiyorum kendisini ama
eğlenceli biri. Ek olarak da çok iyi bir atlet, bizleri şaşırtacaktır. Fatu vs
Drew maçıysa beklendiği gibi fazlasıyla şiddetli ve kanlı geçecektir. Bu maçı
genel olarak iyi işlediler ama Ekim’den bu yana fazla fazla uzatıp gene bizlere
aynı maçı çıkardılar. Hem de hala Fatu’ya kimin saldırdığını bilmeden bu feuda
geliyoruz. Bu konunun üzerinde dahi durulmuyor. O kadar Randy ve Cody de
olaylara karışmışken farklı şeyler görebilirdik. Kısacası güzel maç, kötü hikaye.
Vaquer vs Morgan yani Women’s World maçıysa bence oldukça güzel geçecek bir
maç. Buradaki tek şey, Raquel’in hala hiçbir şey olmamış gibi, yani Royal
Rumble’da Liv onu bile isteye elememiş gibi davranması saçmalığı. Ekip Balor’a
da ihanet etmişken bence uyanması gerekirdi. Hikayeye buradan puan kırsam da güzel
bir maç olacak bence. AJ Lee vs Becky maçını da Elimination Chamber’da gereksiz
yere eskittiklerini düşünüyorum. Sırf şov Chicago’da diye Lee’ye kemer verildi.
Lee kemeri burada alsaydı bence güzel bir moment yakalanabilirdi. Lee’nin WWE
kariyerinin devam edip etmeyeceği bence bu maçın galibini de belli edecek.
Women’s Tag Team’deyse açıkçası çok söylenecek bir şey yok. Women’s Division’da
bu kadar çok kadın Tag Team varken doğal bir sonuç. Güzel bir maç ortaya
çıkacak bence. Bella’ların maçta olmasını diliyoruz tabii. Seth Rollins vs
Gunther ise hiç ortada olmayan, plansız hareket edilmek durumunda bırakılan bir
feud. Bu iki büyük isim kısıtlı zamanda bence güzel işler başardılar. Maç
kesinlikle çok güzel geçecek. İleride daha güzel bir Wrestlemania feudunda bu
ikilinin rövanş maçını izlemek isterim doğrusu. Gecenin main event’iyse harika
başlayıp rezalet sonlanan bir film gibi. Pat McAfee ve Jelly Roll
saçmalıklarıyla WCW’nun eski günlerine selam çakan, Ruhtless Depression
söylemlerini haklı çıkaran bir feud haline getirildi. Randy Orton ve Cody’nin
geçmişinde koca bir 20 yıl varken bu anlamsız eklemelere ne gerek vardı ki? Ben
uzun zamandır bu feudu görmeyi bekleyen, Randy’nin heel olup Cody sıkkınlığına
son verecek kişi olmasını dileyen biriyken bu feudu şu an izlemekte inanılmaz
zorlanıyorum.
İkinci gecenin ilk
maçındaysa kimilerine göre şovun gerçek main event’i var. Brock ve Oba, bence
klasikler içerisine girebilecek bir maç çıkarabilirler. Herhalde beni en çok heyecanlandıran
maç bu maç diyebilirim. Merdiven maçı için ise muhteşem ötesi demekten başka
bir şey diyemiyorum. Acaip bir görsel şölen bizi bekliyor orada. Women’s
kemerindeyse tam bir isme oynanmış bir maç var. Bianca’nın yokluğunda Jade’in
mevcut gidişatında Rhea başka bir isim yakışmazdı zaten. Burada olan maalesef
Iyo’ya oldu ve Iyo hikayelerin dışında kalmış oldu. United States’teyse
gerçekten çok ama çok kötü bir tercih var. Hayes ve Dragunov eklemesiyle yine
klasiklere girebilecek bir maç izleyebilirdik. Bu maçı kurtarabilecek tek şey
bir double turn olacaktır. Balor vs Dominik’i de yine çok uzun bir süredir bekliyordum.
İşin doğrusu face ve demon Balor’ı gerçekten çok özlemiştik. Esas main
event’teyse kesinlikle ama kesinlikle çok büyük bir maç var. Her ne kadar
Roman’ın olmadığı haftalarda Punk feudu taşımaya çalışsa da yine de büyük bir
olay var burada. Tahmini çok zor olan bu tarz maçlar bence ring içini de arka
plana atıyor. O yüzden ring içi eğlenceden çok ring içi heyecana odaklanmak
gerek.
Her Wrestlemania döneminde
olduğu gibi burada da keyiflendiren ve üzen şeyler mevcut. Kadınlar maçları,
Oba-Brock, CM Punk-Roman, merdiven maçı bu şovun kurtarıcıları olacak gibi. İlk
gecenin esas olayı Pat McAfee ve Jelly Roll ile bulanıklaşırken WWE’nin geçen
seneki Travis Scott olayından da ders almadığını görüyoruz. United States de bir
de Lil Yachty var onu da atlamayalım. Saçmalıklar fazlasıyla saçmalık olduğu
için iyi şeyler de maalesef görünmez kalabiliyor. Bir de Kabuki Warriors eğer
son anda Women’s Tag Team’e eklenmezse büyük ihtimalle Iyo vs Asuka maçı da
boşu boşuna taca çıkmış olacak. Neyse, iyisiyle kötüsüyle bir Wrestlemania
dönemini daha geride bırakıyoruz. Umarım güzel bir şov izleriz. Herkese iyi
seyirler dilerim.














Hiç yorum yok:
Yorum Gönder