Road to Wrestlemania’nın ikinci durağında klasikleşmiş Elimination
Chamber’la birlikteyiz. Royal Rumble sonrasında taşlar ana kemerlerin yarısı
için yerlerine otururken şimdi diğer yarıları için de karar verici noktaya
gelmiş durumdayız. Artık son birkaç senedir olduğu gibi güreşçiler çemberlere,
Wrestlemania’ya ana kemerlerin #1 Contender’ı olabilmek için giriyorlar. Şahsen
ben kemerlerin korunduğu çember maçlarını da özlediğimi söylemem gerekiyor.
Bence 1-2 seneye de bir değişiklik yapmak amacıyla tekrardan bu yapıya geri
dönüş yapabilirler.
Hem kadınlarda hem de erkeklerde çember maçları #1 Contender’lık için
yapılacakken çember maçları dışında da iki tane kemer mücadelesi göze çarpıyor.
AJ Lee, 10 yıllık bir aranın ardından ilk kez bir birebir maça çıkarken Women’s
Intercontinental kemerini Becky Lynch’ten almaya çalışacak. Öte yandan
memleketi Chicago’da yapılan şovu boş geçmeyecek olan CM Punk ise kemerini Finn
Balor’a karşı korumak için ringe çıkıyor.
Singles Match for the WWE
Women's Intercontinental Championship
Becky Lynch(c) vs AJ Lee
AJ Lee’nin WWE’ye dönüşünden bu
yana bu maçın bir şekilde gerçekleşeceğini hepimiz biliyorduk. Yaklaşık 10
senelik bir aranın ardından ringlere dönüşünü yapan AJ Lee’nin zaten temel geri
dönüş amacı eşi CM Punk’a, Becky ve Seth Rollins’e karşı yardımcı olmaktı.
Nitekim eşi Seth Rollins ile mücadele ederken AJ de Seth’in eşi Becky ile
mücadele edecekti. Gün sonunda tabi Seth’in sakatlığı işleri değiştirip
hikayeleri birbirinden ayırırken en sonunda Lee ve Becky ikilisinin yolları
burada yeniden kesişmiş oldu.
Women’s Intercontinental
kemerini heel turn yapıp Money in the Bank’te Lyra Valkyria’dan alan Becky, ilk
reign döneminde iyice küstah bir halde takılmaya başlamıştı. Öte yandan eşi
Seth Rollins de aynı şovda Money in the Bank çantasını alırken tüm WWE için
ciddi bir tehdit haline gelmişti. Keza Seth, Wrestlemania’da Paul Heyman ile iş
birliği yapıp CM Punk ve Roman Reigns ile girdiği mücadeleden galip ayrılırken
Vision adında yeni bir stable kurarak WWE’ye hükmetmeyi hedeflemişti. Bu uğurda
uzun bir süredir feud içerisinde bulunduğu CM Punk ile uğraşmaya da devam
ederken onun yoluna sürekli taş koymuştu. Nitekim SummerSlam döneminde sakatlık
numarası yapan Seth Rollins, bir süre ekranlardan uzak kalırken SummerSlam’in
ilk gecesinde ortaya çıkmış ve main event’e damga vurmuştu. CM Punk’ın
Gunther’i yenerek 11-12 yıl aradan sonra ana kemere ulaştığı anda geri dönen
Seth, Punk üzerinden cash-in yapmış ve bu sayede Punk’ın ana kemer zaferinin
sadece birkaç dakika sürmesini sağlamıştı. Böylece WWE’nin en ünlü çifti olan
Seth ve Becky ikilisi, kendi division’larında üst noktalarda aynı anda
bulunmaya başlamışlardı. Keza Becky de aynı şovda kemerini Lyra Valkyria’ya
karşı koruyarak onunla olan feudundan başarıyla ayrılmıştı.
SummerSlam’den bir ay sonra
Clash in Paris’e geldiğimizdeyse Seth, tüm bu yaptıklarının sonucunda kemerini
Jey Uso, LA Knight ve CM Punk’ın olduğu Fatal four way maçında korumak
durumunda kalmıştı. Gecenin ilk maçında Roman Reigns, Bronson Reed’i yenerken
maçtan sonra Reed ve Breakker, Roman’a saldırırlarken bunun sonucunda GM Pearce
her ikisini de şovun geri kalanından def etmişti. Böylece main eventte bu
zamana kadar birçok kez yardımlarına koşan Vision’ın diğer iki üyesinden yoksun
kalan Seth, kemerini korumak için kimseye ihtiyaç duymadığını söylemişti. Ancak
gecenin main event’ine geldiğimizde Seth, eşi Becky’den yardım almış ve bu
sayede kemerini korumayı başarmıştı. Maçın sonunda yüzünü saklayarak maça
karışan Becky, Punk’a low blow çekmiş ve üstünlüğü alan Seth de Punk üzerinden
kemerini korumayı başarmıştı. Aynı gece Becky, Nikki Bella’yı da yenerek
Women’s Intercontinental kemerini korumayı bilmişti.
Bu olaylardan sonra Becky,
Seth’in yanında daha çok gözükmeye başlarken Punk da Seth’in peşini
bırakmamıştı. Haftalar boyunca Becky, Punk’ı kışkırtırken ona tokat dahi
atmıştı. Seth de Punk’ın bir kadına dokunmayacağını bildiği için bu durumdan
fazlasıyla yararlanmayı bilmişti. Tüm bunların sonucunda 5 Eylül Smackdown’da
AJ Lee, 10 yıllık bir aranın ardından WWE ringlerine dönerken eşi Punk’ın da
yardımına koşmuştu. AJ'in return'ü ortalığı yıkarken ringde Becky ne yapacağını
bilemedi. AJ de en sonunda Bekcky'e saldırdı. Becky kaçmak isterken AJ onu
yakaladı ve dövmeye devam etti. Çok sağlam bir tokat atarak onu ring dışına
yolladı. Becky de sürünerek çareyi kaçmakta buldu. Punk da ringe dönerken
eşiyle kucaklaştı. Sonra da Becky'nin kemeriyle pozlar verdiler. Tüm bunlar
bizleri Wrestlepalooza’da Mixed Tag Team maçına götürürken, AJ Lee’nin Becky’i
pes ettirmesiyle Punk ve Lee ikilisi, Seth ve Becky ikilisini yenmeyi
başarmışlardı. Bu maçtan sonra AJ 2 ay ekranlarda gözükmezken Seth de Crown
Jewel’a odaklanmıştı. O esnada Punk bir kez daha #1 Contender olurken Seth,
Cody’i Crown Jewel’da yenerek Crown Jewel şampiyonu da olmuştu. Ancak maçtan
hemen sonraki Raw’da kendi ekibi Vision’ın saldırısına uğrarken sakatlanmış ve
o tarihten bu yana da ekranlarda gözükmemeye başlamıştı. Esasında Crown
Jewel’da gerçek bir sakatlık yaşayan Seth, gerçekten de bir süreliğine
güreşemeyeceği bir sağlık durumu içerisinde kalmıştı. Bunun sonucunda da
kemerini bırakmak durumunda kalırken boşa çıkan kemeri Saturday Night's Main
Event XLI’da CM Punk, Jey Uso’yu yenerek almayı başarmıştı. Punk reign’ine
devam ederken Seth de ringlerden uzak kalmaya devam ediyor.
İşin Becky tarafındaysa Wrestlepalooza
sonrasında Becky’nin Maxxne Dupri ile feuda girdiğini gördük. Maxxine bu iş
içerisine sonradan dahil olan bir isimdi. Zaten ekranlarda bire bir maçlara
çıkması da yavaş gelişen bir süreçle ortaya çıkan Maxxine, ring içi olarak son
dönemde ne kadar gelişse de bence hala istenen seviyenin oldukça uzağında
duruyor. Bazı noktalarda da eğreti görüntüler içerisinde. Dolayısıyla bir
underdog hikayesi için oldukça iyi bir altyapıya sahip olan Maxxine, Women’s
Intercontinental kemeri için bir şans elde etti. Öncelikle iki isim arasında 6
Ekim Raw’da bir non title maç yapılırken Maxxine maç içerisinde oldukça iyi
direndi. Maçı da count out ile kazandı. Hakemin de çok hızlı saydığını gördük
tabii, ufak bir botch oldu gibi. Bu kez 20 Ekim Raw’da kemer maçı
yapılırken Maxxine, Becky'i fazlasıyla
zorlayınca Becky kemerini alıp arka alana gitmeye yeltendi. Ama Maxxine onu
ringe geri soktu. Becky, kemerle Maxxine'e vurmak istese de Maxxine kurtulup
rollup'a aldı. Becky zar zor kurtulurken en son kemerle Maxxine'e vurdu ve maçı
DQ etti. Ardından da Maxxine'e saldırmaya devam etti. Turnbackle'dayken
Maxxine, kendi dizliğini çıkarıp diziyle vurdu. Sonra da Man Handle Slam çekti.
3 Kasım Raw’da Becky spiker masasına çıktı ve promo kesti. The Man geldi,
çeneni kapat Joe dedi. Üzerimden atmak istediğim çok şey var, çok biriktim
dedi. Zor zamanlardan geçiyorum son haftalarda dedi. Evde sakatlanmış ateşli
bir kocam var dedi. Vision, aklını kaçırdı ve her şeyi mahvetti dedi. Benimle
problemi olan bir hakemle uğraştım dedi. Tüm bunların üzerine Adam Pearce beni
sakinleşmem için eve yolladı dedi. Ben sakinim dedi. Ben sakinliğin tanımıyım
dedi. Siz sakinlik nedir bilmezsiniz
dedi. Kim sakin değil biliyor musunuz, Maxxine Dupri dedi. Ama baya şanslı
dedi. Çünkü benimle ringe çıkma şansı buldu, bunu yaşadı ve sürekli bunu
konuşup duruyor dedi. Çünkü siz onu buraya aitmiş gibi hissettiriyorsunuz ama
aslında değil dedi. Sana bir şey söyleyeyim Maxxine, bu işte şanslı olarak
hayatta kalamazsın, iyi olarak kalırsın dedi. Şansa bak ki ben sadece iyi
değilim, ben gelmiş geçmiş en iyi kadın güreşçiyim dedi. Bunu sadece ben
söylemiyorum, herkes söylüyor dedi. Sports Illustrated, The Bleacher Reports
söylüyor dedi. Çünkü ben bu oyunun hayat boyu öğrencisiyim, bu test senin
geçemeyeceğin bir test Maxxine dedi. Deneyebildiğin kadar dene, en iyilerle
antrenman yap, bir şey fark etmeyecek dedi. Çünkü benimle aynı ringe adım
attığın bir sonraki seferdeki tek bir yanlış hareketin, kariyerinin en büyük
fırsatını son fırsatın haline getirecek dedi. Big Time'a hoş geldin dedi. 10
Kasım Raw’da bu kez Maxxine ve Pearce’ı konuşurlarken gördük. Pearce sana iki
sorum var dedi. Antrenmanın nasıldı ve Becky'e karşı hazır mısın dedi. Maxxine
de evet ve hayır dedi. Antrenman iyiydi ama hazır hissetmek için sonsuza dek
çalışacakmışım gibi geliyor dedi. Hazır olmak bir his değil, bir seçenektir
dedi. Ben de kararımı verdim, Becky'i bana ver dedi. Pearce daha önümüzdeki
hafta MSG Arena'da kemer maçını ayarladı. Sonra da gitti. O gidince Becky geldi
ve Maxxine'i yumrukla yere serdi. Hazır mı hissediyorsun, Big Time'a hoş
geldin, hiç şansın yok dedi. 17 Kasım Raw’da iki isim bir kez daha kemer için
karşı karşıya gelirlerken Becky maç içinde Man Handle çekip tuşa giderken
Maxxine, Rope Break ile kurtuldu. Bunun üzerine Becky hakem ile sorun yaşarken,
Maxxine'i dışarı attı ve saymasını istedi. Hakem sayarken Becky, turnbackle
korumasını çıkarmak istedi ama AJ Lee'nin müziği çaldı ve AJ Lee geldi.
Becky'nin dikkati dağılırken Highflying Crossbody çeken Maxxine hızlı bir tuşla
kemeri almayı başardı. Böylece Becky, kemerini AJ Lee yüzünden kaybetmiş oldu.
İkili arasındaki bu mücadele Survivor Series’teki War Games maçına da
taşınırken AJ bir kez daha Becky’i pes ettirerek takımının maçı kazanmasını
sağladı.
Bu olaydan sonra AJ Lee bir kez
daha ekranlardan uzak kalırken Becky de kaybettiği Women’s Intercontinental
kemerinin peşinden koştu. 22 Aralık Raw’da Maxxine ve Becky'i ringde gördük.
Maxxine, kabul ediyorum dedi. Sports Illustrated haklıydı, sen en iyisisin
bense bir çaylağım dedi. Ama bu çaylak, gelmiş geçmiş en iyisini yendi, bunu
unutmayalım dedi. Ben onu bir kere mi yendim, iki kere mi yok hayır üç kere
yendim dedi. Yine kemer maçı istiyorsun, sorun değil istediğin yerde istediğin
zamanda dedi. Ama seni uyarmalıyım, seni yeniden yeneceğim dedi. Çünkü ben,
kanımı, terimi buraya akıttım dedi. Ben sadece onların değil, senin de
Intercontinental şampiyonunum dedi. Tek istediğim bunu kabul etmen dedi.
Söylediğin kadar adamsan bunu yap ama yapmayacaksın değil mi dedi. Hakemler
hakkında şikatet etmekle meşgulsün biliyorum dedi. Böyle anlarda gelmiş geçmiş
en iyisi gibi durmuyorsun, sen en iyi zamanları arkadan kalmış olmasından
korkan biri olarak duruyorsun dedi. Becky de ona yumrukla karşılık verip saldırdı.
Sonra da kemeri kaldırdı. Sonra saldırmaya devam ederken Maxxine onu ayağından
yakalayıp Ankle Lock'a aldı. Hatta Becky
pes işareti bile yaptı. 29 Aralık Raw’da Becky buraya kavgaya gelmedim dedi.
Buraya sana hakkını vermeye geldim dedi ama bunu zorla söyledi. Seyirciler de
sen pes ettin tezahüratı yaptılar. Becky de kaybetmek zordur siz de beni
kaybettiniz dedi. Sonra Maxxine'e, seni ilk gördüğümde senin berbat olduğunu
düşündüm dedi. Maxxine de hak verdi. Becky devam etti. Son birkaç ay, biraz
daha iyi oldun ve kemeri çalabildin dedi. Maxxine de benim sende gördüğüm tek
şey spotlight'tı, onu çaldım dedi. Ben bu kemeri hak ettim dedi. Haftaya da
bunu fark etmeni sağlayacağım dedi. Hakemi suçlayabilirsin v.s. ama
suçlayacağın tek kişi ben olmalıyım, bunu söyleyen tek kişi ben değilim, herkes
bunu söylüyor dedi. Sports Illustrated bile söyleyebilir dedi. Sen de
söyleyeceksin, Maxxine Dupri, Intercontinental şampiyonudur dedi. Becky
sinirlendi. Beni dinle serseri dedi. Buraya kibar olmaya geldim dedi. Ben kibar
bir insanım dedi. Zindanda 4 haftalık bir antrenmanın benim hayatımı koyduğum
bu işle eş değer olduğunu mu düşünüyorsun dedi. Ben Royal Rumble kazananıyım,
Grand Slam şampiyonuyum, Wrestlemania Main Eventer kazananıyım, ben gelmiş
geçmiş en iyi kadın güreşçiyim dedi. Bunu sadece ben değil, Sports Illustrated
da söylüyor, herkes söylüyor dedi. Bleacher Report da öyle dedi. Her şey
yolunda gitti diye buralara gelmedim dedi. Ben her dağı tırmandım dedi. Her
türlü yozlaşmayı aştım dedi. Bu şeyler de bitmemiş, ben kazanana kadar da
bitmeyecek ve ben hep kazanmanın bir yolunu bulurum dedi. Spotlight'ı çaldığını
düşünüyorsun ama bir hafta içerisinde hepsi gidecek ve kendine şunu soracaksın
dedi. Sen onların düşündüğü her şey misin yoksa senin ne olduğunu bildiğim kişi
mi olacaksın dedi. Big Time'a hoş geldin dedi ve gitti. 5 Ocak Raw’daki rövanş
maçındaysa Becky Ankle' Lock'u ani bir tuşa çevirip iplerin de yardımıyla
kemerini geri almayı başardı.
12 Ocak Raw’da Becky'nin bir
videosu yayımlandı. Becky, tertemiz bir şekilde, tartışma yaratmadan kemeri
almamın üzerinden bir hafta geçti dedi. Benden çalınan kemeri geri almam 2 ay
sürmüşken, Maxxine ise çoktan rövanş maçını aldı bile dedi. AJ'in menejer
olarak bir işi yoktu, ben tuşa giderken Jessica Carr saymıyordu bile, işte ben
böyle şeylerle uğraşıyorum dedi. Ben her zaman yaptığımı yapıp o limonları alıp
limonataya çevireceğim dedi. Çünkü evim Belfast İrlanda'da herkese neden gelmiş
geçmiş en büyük kadın güreşçi olduğumu kanıtlayacağım dedi. Bunu sırf ben
söylemiyorum, herkes söylüyor, Sports Illustrated, Bleacher Report da söylüyor
dedi. Şimdi de bu söylüyor dedi ve kemerini gösterdi. Sonra Maxxine'e seslendi,
umarım spotlight'ta geçirdiğin zamanı sevmişsindir, çünkü önümüzdeki hafta
zaman doluyor dedi. Big Time'a hoş çakal demek zorunda kalacaksın dedi. 19 Ocak
Raw’da iki isim kemer için son kez karşı karşıya gelirlerken Natalya da yardım
için Maxxine'in köşesinde durdu. Ancak Maxxine Becky'i tuş etmek istediği
esnada Natalya, Becky'nin ayaklarını ipe koydu ve Maxxine'e ihanet etti.
Maxxine büyük bir hayal kırıklığı ve dikkat dağınıklığı yaşarken Becky, Man
Handle Slam ile kemerini korudu. Maçtan sonra da Natalya, Maxxine'e saldırdı.
Maxxine karşılık vermek istese de Natalya ona Clothesline çekti. Sonra da
Sharpshooter bağladı. Hakem araya girse de Natalya yumruklamaya devam etti.
Böylece Becky, Maxxine tehdidinden kurtulmayı başardı.
Royal Rumble’a geldiğimizde
kötü bir performans gösteren Becky, artık yeni adıyla güreşen Natalya’ya yani
Nattie’ye dayanamamış ve onun tarafından elenmişti. 9 Şubat Raw’a
geldiğimizdeyse AJ’in Survivor Series sonrasında yeniden ekranlara geldiğini
gördük. Becky senden kurtulmam için ne yapmalıyım dedi. Sinir krizi geçirdi,
biliyorum dedi. Elimination Chamber senin evinde, Chicago'da dedi. Elimination
Chamber'da birebir gelmiş geçmiş en iyisiyle ki bunu sadece ben söylemiyorum
diğer insanlar da söylüyor dedi. Sports Illustrated ve Bleacher Reports da
söylüyor dedi. Bunu mu istiyorsun dedi. Seni oraya gömüp kanını akıtıp tüm
arkadaşlarının önünde rezil mi edeyim dedi. Hayatımı mahvettiğin gibi hayatını
mahvetmemi mi istiyorsun dedi. AJ de tüm bunlara baktığımda bir sinir krizi mi
yaşıyorsun yoksa benimle birebir maç mı dedi. AJ de teşekkür etti, beni
sevdiğini biliyordum ruhum okşandı dedi. Neredeyse 10 senedir birebir maça
çıkmıyorum, bu yüzden özel bir şeyler olmalı dedi. Buna değmeli dedi. Dediğin
gibi sen gelmiş geçmiş en iyilerdensin dedi. Seni yenersem ben ne olurum peki
dedi. Şanslı mı yoksa senden daha iyi mi dedi. Beni o omuzundaki ufak şey için
#1 Contender yapar belki dedi. Becky şiddetle hayır dedi ve bunu kabul etmedi.
Sen kemer maçı hak etmiyorsun, aktif Raw kadrosunda bile yoksun dedi. AJ de
kemer yoksa maç da yoktur, o zaman ben Chicago'ya gideyim dedi. Becky de onu
durdurdu ve kabul etti. Ama beni iyi dinle, eğer benimle aşık atabileceğini
düşünüyorsan, seni neyin beklediğinden haberin yoktur dedi. Big Time'a hoş
geldin dedi. Gecenin ilerleyen anlarında Maxxine Dupri vs Nattie maçını
izledik. Nattie, spiker masasında sürekli Maxxine'e saldırırken maçta double
count out ile bitti. Nattie bununla yetinmeyip spiker masasında Sharpshooter
bağladı. Maxxine'in yardımına AJ Lee geldi. Lee gelince Nattie hareketi bırakıp
geri çekildi. Lee, Maxxine'i götürürken Becky arkadan Lee'ye saldırdı. Onu ring
postuna doğru itti. 16 Şubat Raw’da AJ ringdeyken Becky koridora geldi. Bunun
gerçekten AJ için bir kemer şansı olduğunu mu düşünüyorsun dedi. Bu aslında tüm
arkadaşlarının, ailenin, senin gibi Chicago'lu tüm salakların toplanıp sana bir
emeklilik maçı vermeleriyle alakalı dedi. Ki bu emeklilik maçını hiç hak
etmedin dedi. Seni tartaklarken ağlamalarına izin ver olur mu dedi. Çünkü
haklısın, senden önce de bir division vardı, senden sonra da olacak, senin
hediyen ise gitmek olacak dedi. Sen son on yılda çizgi romanlarla uğraşırken
bense tarih yazıyordum dedi. Ama eğer Elimination Chamber'a mucizevi bir
şekilde gelirsen, bilgisayarına git ve şunu yaz; gelmiş geçmiş en iyisiyle bire
bir maç yapma şansı buldum yaz dedi. Bunu sırf ben değil, herkes söylüyor,
Sports Illustrated, The Bleacher Report da söylüyor dedi. Belki böylece çizgi
romanların gerçekten de satar dedi. AJ de Becky'i ringe çağırdı. Becky sinirle
ringe geldi. AJ, hadi vur dedi. Ellerim arkamda olacak hadi vur karşındayım
dedi. Becky bir türlü vuramazken oynadığın oyunu bilmiyor muyum sanıyorsun
dedi. Şimdi seni döveyim ve Elimination Chamber'ı kazanamamanın bahanesi olsun
değil mi dedi. Ama sen oraya bile gelemeyeceksin dedi. En sonunda da olmaz
diyip ringden ayrıldı. Burada güreşmem ben dedi.
Gerçekten bu maçın her şeyden
önce oldukça büyük ve güzel bir maç olduğunu söylemek gerekiyor. Ben
Wrestlemania’da bu maçı bekliyordum ancak sonuç ne olursa olsun rövanşını
Wrestlemania’da izleriz gibi geliyor bana. Bu kadar olayın üzerine böylesine
iki büyük ismin yolu kesişmişken Wrestlemania’yı atlamak olmaz bence.
Wrestlemania’ya gidecek en temiz yol da sanki Becky’nin kemerini burada dolaylı
yollarla korumasıyla olacak. Maç her ne kadar AJ’in kendi memleketi
sayılabilecek Chicago’da yapılsa da kemeri yeni kazanmış olan Becky’nin hemen
kaybetmesindense Wrestlemania’da kaybetmesi bence daha sağlıklı olacaktır.
Burada alacağı hileli bir galibiyet hem AJ’e karşı haksız böbürlenmesini
sağlayacak hem de bu sayede Wrestlemania için AJ’e bir rövanş hakkı verecektir.
Ek olarak da Becky’nin üst üste iki kez AJ’e pes ettiğini biliyoruz. Üçüncü kez
olmadan önce bir Becky galibiyeti durumu biraz eşitleyebilir. Sonra
Wrestlemania’da da AJ, kemeri kazanacaktır.
Tahmin: Becky Lynch
Singles Match for the
World Heavyweight Championship
CM Punk(c) vs Finn Balor
Chicago’da bir şov olur da
orada Punk’ın olmama ihtimali olmazdı diye düşüyorum. Roman Reigns’in Royal
Rumble’ı kazanıp kendisini seçmesiyle Wrestlemania yolu da belli olan Punk, bu
süreçte Roman’ın part timer olarak devam etmesiyle aradaki boşluğu doldurmakla
meşgul. Geçiş rakibi denince de akla gelen ilk isimlerden biri olan Finn Balor,
burada Punk’ın imdadına yetişiyor gibi gözüküyor. Üzerinde çok fazla durmanın
pek anlamlı olmadığını düşünsem de yine de bu feudun başlangıç noktasına
gitmemiz gerekiyor.
İlk olarak 12 Ocak Raw’da CM
Punk ve Balor’ı ringde gördük. Bir önceki hafta kemerini uzun bir süredir
feudda olduğu Bron Breakker’a karşı koruyup feud’u bitiren Punk, eğer kemer
maçı hakkı kazanırsan sadece Balor ile mi maç yapacağım yoksa Judgment Day ile
mi dedi. Çünkü ben benzer mücadeleyi Vision ile yaptım, yine yapabileceğimi
biliyorsun dedi. Ben sözümün eriyim, ismini verdim çünkü sen yeteneklisin dedi.
Ben bir Balor hayranıyım dedi. Eğer dün savaşan bir şampiyon olacağımı
söylediysem, bugün de öyle olacağım dedi. O yüzden arkaya gidip giyineceğim ve
bu işi burada yapacağız dedi. Balor sözü aldı. Zamanlamanın her şey olduğunu
bilecek kadar buradayım dedi. Seninle yüzleşmek için sırada kaynak yapmıyorum
dedi. Avrupa'dan Japonya'ya, NXT'den Raw'a beni izleyen herkes zaten sıranın
benden başladığını bilir dedi. Dominik'i, JD'yi düşünmene gerek yok, ama yine
de yalnız olmayacağım dedi. Kariyerinde defalarca kez ev sahibi avantajını
Chicago'da kullandığına şahit oldum dedi. Takvimini kontrol et, çünkü önümüzdeki
hafta Belfast İrlanda'dayız dedi. Punk vs Prince, Irish kemer maçı olacak dedi.
Punk da kabul etti. Buradaki seyircileri hayal kırıklığına uğrattığın için özür
dilerim çünkü onlar şampiyonlarının işinin başında olduğunu görmek istiyorlardı
dedi. Şimdi de Belfast'teki seyircilerden özür diliyorum çünkü onların
memleketlilerini GTS ile uykuya göndereceğim dedi. Çünkü gecenin sonunda, ring
anonsörünün "hala" şampiyon olarak duyuracağı kişi benim dedi. 19
Ocak’ta İrlanda Belfast’te, yani Balor’ın memleketinde kemer maçını izledik.
Finn, kendi memleketinde yapılan şova eski girişiyle yaptı ve oldukça da iyi
bir tepki aldı. Ancak Punk kemerini korudu. Maçtan sonra da Finn'e el uzattı ve
Finn de karşılık verdi. Punk da onun elini havaya kaldırdı. Hatta iki isim
sarıldılar bile. Şovdan sonra da Balor, Punk'ı seyircilere alkışlattı. Kendi
evinde oldukça duygusal da bir konuşma yaptı. Kariyerimin en unutulmaz
gecesiydi dedi. Tam 15 yıl sonra annemin doğum gününü yanında kutlama şansı
edindim dedi. Herkese de teşekkür etti.
26 Ocak Raw’a geldiğimizde arka
alanda Punk ve Balor'ı gördük. Balor onu durdurdu ve geçen hafta olanları
düşünüp duruyorum dedi. Şampiyon olmak istedim, işler yolunda gitmedi dedi.
Kazanamasam da sen benim kariyerimin en unutulmaz gecesinin bir parçasıydın
dedi. Maçtan sonra beni kaldırdın ve beni seyircilere sundun dedi. Tüm bunların
karşılığını veremedim, ama şu an vereceğim dedi ve teşekkür etti. Punk da ona
teşekkür etti. Ben dünyanın en iyisini yenemezsem dünyanın en iyisi olamam
dedi. Sen bence en iyilerden birisin dedi. Ben kemer maçı haklarını
hakkedenlere veririm dedi. John yeni emekli oldu, AJ de kariyerini ortaya
koyuyor dedi. Sen ve benim gibi adamların sayısı burada azalıyor dedi.
Mirasının nasıl olmasını istediğini bir düşün dedi. Şampiyon olmak mı
istiyorsun, belki de Judgment Day'den kurtulmalısın dedi. Çünkü yanında Dominik
Mysterio gibi çöpler varken şampiyon olamazsın dedi. Başka bir şans daha mı
istiyorsun, Rumble'ı kazan ve Vegas'ta görüşelim dedi. Balor da oldukça
düşünceli kaldı. Başka bir sekansta da Balor'ı kafası dağınık gördük. Yürürken
Liv'e rastladı. Liv ona Punk'ı sordu. Sana gerçekten saygı duyduğunu
düşünmüyorsun değil mi dedi. Geçen hafta elini kaldırması sadece bir katılımcı
tesellisi gibiydi dedi. Sen de ona teşekkür ediyorsun dedi. Punk'ın sana
Judgment Day'e dair dediklerini de duydum dedi. Senin yeniden şampiyon olmanı
isteyeceğine inanmıyorsun değil mi dedi. Ama kim ister biliyor musun, Judgment
Day dedi. Çünkü burası senin ailen dedi. Balor araya girdi. Her şey bu kadar apaçık
değil, bırak bu işi çözeyim dedi. Finn, yavaş yavaş face turn sinyalleri
verirken gecenin sonundaysa bunun tam zıttı bir iş yaptı. Gecenin sonunda Punk,
AJ Styles’a bir kemer maçı şansı verirken Gecenin sonunda da iki ismin kemer
mücadelelerini izlerken maç devam ederken aynı gece Punk ile duygusal bir
konuşma yapan Finn, maça karıştı ve Punk'a Running Dropkick çekerek maçı DQ
etti. Sonra da Punk'a saldırmaya devam etti. Aynı hareketi bu kez dışarıda
bariyerlere doğru iki kere daha yaptı. En sonunda da ringe sokup Coup de Grace
çekti.
2 Şubat Raw’da Finn Balor,
geçen hafta Punk'a karşı yaptığı saldırıyı bir video ile açıkladı. Bu işte
saygıyla yükselirsiniz, ben de tüm kariyerim boyunca bunu yaptım dedi. Bağımsız
yerlerde de ana kadroda da saygı duydum hep dedi. Ama burada durduğum süre
arttıkça, gösterdiğim saygının karşılığı hiç gelmedi dedi. Sürekli aşağı
çekildim dedi. Belfast'ta olanlar bir istisnaydı dedi. Ama yine de Pearce bana
Royal Rumble kadrosunun dolduğunu söyledi dedi. Saygı sizi bu işte bir yerlere
getiriyormuş demek, ama ben daha fazlasını istiyorum dedi. Hepsini istiyorum,
kemeri istiyorum dedi. Bence ben kötü adam değilim ama Punk, bu süreçte kötü
şeyler yapmak istiyorum dedi. 9 Şubat Raw’a geldiğimizde Punk ringde röportaj
verirken Balor'ın geldiğini gördük gördük. Punk oldukça sinirli gözüktü. Sen
ilk akla gelenlerdensin ama bir kemer maçı hak etmiyorsun, dayak hak ediyorsun
dedi. O yüzden o spiker masasından in, erkek ol ve ringe geli dedi. Balor da
böyle olmaz, seninle boşa kavga etmem, kemeri ortaya koy, ben de iki hafta önce
başladığım işi bitireyim dedi. Bu esnada görevliler de iki isim arasına
girdiler. Punk da buradakiler denemeni görmeyi isterler gel buraya dedi.
Belfast'ta seni yendim, burada da yenerim, Chicago'da yenmemi istersen orada da
yenerim dedi. Pearce'tan da maçı istedi ama Pearce kabul etmedi. Wrestlemania
main event'ini riske edemem dedi. Punk da şampiyon benim, bir şeyleri söylemeye
hakkım var dedi. Ya bana istediğimi verirsin ya da şovun geri kalanını onu
kovalamakla ve dişlerini ağzından çıkarmakla geçiririm dedi. Pearce da maçı
Elimination Chamber için resmileştirdi. 16 Şubat Raw’da Punk ringdeyken Balor,
Dominik ve JD geldi. Balor sözü aldı. Dünyanın en iyisi olabilmek için
Avrupa'nın en iyi güreşçilerinden ders almak gerekir dedi. Dünyanın en iyisi
olabilmek için dünyanın en iyi luchador'larından Meksika'da bir şeyler kapmak
gerekir dedi. Dünyanın en iyisi olabilmek için Japonya'da sağ kalabilmen gerek
dedi. Dünyanın en iyisi olabilmen için ilk Raw'ında Roman'ın karşısına çıkıp
onu yenmen gerek dedi. Bu sebeple dünyanın en iyisi karşında duruyor dedi.
Elimination Chamber'da seni yendiğimde, Wrestlemania Main Event'ini tehlikeye
atmamış olacağım, dünyanın gerçek en iyisi Main Event'i daha iyi hale getirecek
dedi. Punk da kim olduğunu biliyorum dedi. Pardon, kim olduğunu biliyordum
dedi. Belfast'te sana bir şans vermemin sebebi işte tüm bu saydığın şeylerdi
dedi. Ama sen sayarken şunu fark ettim, tüm bunları tek başına yapmışsın dedi.
Ne Japonya'da ne Avrupa'da yanınd Judgment Day'i göremedim dedi. Meksika'da
luchador'larla kapışırken de öyle dedi. Eskiden bir şeydin dostum dedi. Bence
herkes bana katılır dedi. Judgment Day, çok uzun bir süredir sırtındaki bir yük
dedi. Senin gibi yetenekli bir onları kendi seviyesine çıkarmak için uğraşsa da
onları seni kendi seviyelerine indiriyorlar dedi. Şu salağa bak dedi Dominik'i
göstererek. İki kemeri var ama hiçbir zaman korumaya çıkmıyor dedi. Bir de şuna
bak dedi JD'yi de göstererek, ringe girmek için yardımına ihtiyacı var çünkü
kafası çok büyük dedi. 23 Şubat Raw’da İlerleyen anlarda Punk ringe geldi.
Balor'ın ya ben şampiyon olursam dediğini duydum dedi. Peki ya bana hiç
saldırmasaydın dedi. Ne yazık ki AJ Styles ile ringi son kez paylaşımımı neden
mahvettin ki dedi. Bunun cevabı basit; böyle yapmasaydın Elimination Chamber'da
kemer maçı hakkı elde edemezdin dedi. Ama savaşan bir şampiyon olmak riskli bir
şeydir dedi. Arkadaki insanlar bana ne yapıyorsun diye soruyorlar dedi. Cevabım
basit, yapabileceğimin en iyisini yapıyorum dedi. Ben insanlara onların hak
ettiği savaşan şampiyonu veriyorum dedi. Çocukken izlediğim büyüklerin ayak
izini takip ediyorum dedi. Terry Funk, Harley Race, Bret Hart, Shawn Michaels,
Undertaker, Triple H gibilerinin dedi. Yapabileceğimin en iyilerini yapmaya
çalışıyorum, ben ya öyle olmasaydılarla uğraşmak istemiyorum dedi. Bunun bir
sebebi var, örneklendireyim dedi. Ya Roman Reigns burada olsaydı dedi. İşte bu
yüzden bunlarla uğraşmak istemiyorum çünkü herhangi bir gerçekliği yok, burada
değil kendisi dedi. Beni boo'lamayın, ben buradayım dedi. Her şehirdeyim, her
şovdayım, her ülkedeyim, her turdayım dedi. Ya Balor beni yenerse, ya
kaybedersem dedi. Risk yoksa ödül de yoktu dedi. Roman önümüzdeki hafta Raw'da
olacak dedi. Ya ben Wrestlemania'ya kadar beklemez ve önümüzdeki hafta onun
aptal suratına bir yumruk atarsam dedi. Ben ya öyle olsaydılarla uğraşmam,
gerçeklikle bağları yoktur dedi. Ben gerçeklerle uğraşırım dedi. Balor'a ya
öyle olsaydıyı bırakırım, Roman'a da dedi. Benim ya ben şampiyon olsaydım
dememe gerek bile yok dedi. Çünkü ben şampiyonum zaten dedi. Ya iyi olsaydım
dememe gerek yok çünkü ben zaten en iyisiyim dedi. Kendime Wrestlemania'nın
main eventer'ı olsam ne olurdu diye sormama gerek yok, çünkü zaten öyleyim
dedi. Ben şampiyonum, en iyisiyim, benim adım CM Punk dedi.
Konunun başında da belirttiğim
gibi bu maç tam bir Wrestlemania’ya giderken Punk için bir geçiş maçı
özelliğinde. Şov Chicago’da olmasaydı belki de Punk’ı burada kemerini korurken
dahi görmezdik. Ancak Roman’ın ekranlarda olmadığı bu zamanlarda Punk’ın da
aksiyona devam edebilmesi için böylesine bir rakip de gerekliydi. Şimdi burada
Wrestlemania’nın da main event’inin Roman Reigns vs CM Punk gibi büyük bir maç
olması sebebiyle bir şeylerin bunu değiştirmeyeceği çok açık gözüküyor.
Dolayısıyla Punk kemerini koruyacaktır. Ancak benim buradan çıkması istediğim
tek şey Punk’ın kemerini öylesine bir şekilde koruması değil. Burada artık
Balor’ın gerçekten bir face turn yapmasına yol açacak olayların yaşanması ve
hatta Wrestlemania için Dominik ile feuda girerek Intercontinental kemerini
Dominik’ten alması. Hatta belki de Demon personasına, eski girişlerine geri
dönmesi. Yani artık Judgment Day hikayesi fazlasıyla uzatmalara oynadı bence.
Her seferinde tam dağılacaklarken bir şekilde zorlama yollarla devam ettirdiler.
Birkaç hafta önce de Balor’ın face turn’ü için yükselmiştik ancak maalesef
gerçekleşmemişti. Bari burada buna dair bir şeyler görelim diye düşünüyorum.
Wrestlemania’ya çok kalmadı. Dominik’in önünde Penta tehlikesi var. Ancak bir
şekilde Balor ile de feuda girmelerini ben uzun bir süredir bekliyorum. Bir de
Raquel – Liv mevzuları var ki Liv, Rumble’da Raquel’i bile isteye elerken bunun
bir sonucunun olmama ihtimali yok gibi görünüyor. Kadınlar kısmında Liv –
Raquel hattı, burada da Balor – Dominik hattından çıkacak face turn’lerle
Judgment Day’in artık parçalanması şart gibi duruyor. O yüzden burada Balor,
kemeri JD veya Dominik’in hatası sebebiyle kazanamayacak duruma gelebilir. Bu
da Balor’ın Punk’ın söylediklerini daha fazla sorgulamasını ve farklı yönde bir
hamle yapmasını sağlayabilir diye düşünüyorum. Bir geçiş feudundan çıkabilecek
en verimli sonuçlar bence bunlar olacaktır.
Tahmin: CM Punk
Women's Elimination
Chamber Match for a WWE Women’s Championship Match at WrestleMania 42
Tiffany Stratton vs Rhea Ripley vs Alexa Bliss vs
Asuka vs Kiana James vs Raquel Rodriguez
Geçtiğimiz Royal Rumble’ı
yorumlarken kadınlar maçının erkekler maçına göre çok daha fazla şey vaat
ettiğini söylemiştim. Hakikaten isim bazından baktığımızda kadınlar maçı bir
All-Star maçını andıracak seviyedeydi. Maç içerisinde yer alabilecek AJ Lee’nin
maçta olmadığını ve ek olarak Bianca’nın da sakatlığının uzaması sebebiyle
olmadığını görmemize rağmen durum böyleydi. Brie Bella da return yaparken
gerçekten de beklendiği şekilde bir maç örgüsü izledik. Tag Team’ler arasında
anlaşmazlıklar yaşanırken oradan farklı şeylerin çıkması bariz gibi gözüküyor.
Örneğin Liv, Raquel’i bilerek eledi. Charlotte da istemeden Alexa’yı eledi.
Ayrıca Kairi Sane de Asuka’yı istemeden elerken Asuka da buna fazlasıyla
sinirlendi. Becky’nin maçta az yer alması dışında bence çok bir falsosu olmayan
iyi bir Rumble maçı izledik. Şimdi Elimination Chamber’a bakıyorum ve yine
erkeklere nazaran kadınlar maçının çok daha fazla şeyler bizlere sunabileceğini
düşünüyorum. İsim bazında yine erkeklerin çok önünde isimler var burada. Tek hayal
kırıklığım Bianca’nın sakatlığı sebebiyle feud’lara dahil olamaması. Bunun
dışında Kiana James sürprizi dışında direkt main eventer isimlerin burada
mücadele edeceklerini görüyoruz. Kiana da yavaştan push’lanmaya çalışılan bir
isim olacağı için onu da o şekilde değerlendirmek gerek.
Kişileri tek tek yorumlamadan
önce biraz mevcut şampiyonun durumuna da göz atmak gerekiyor. Royal Rumble’ı
kazanan isim olan Liv, benim ikincil tahminimi oluşturuyordu. İşin doğrusu
bence Bianca güreşebilecek durumda olsaydı çok net bir şekilde Rumble’ı
kazanırdı diye düşünüyorum. Fakat bir diğer kazanma ihtimali olan isim olan
Liv, 2025 yılının bir döneminde sakatlık geçirmiş ve ringlerden uzak kalmıştı.
Dönüşüyle birlikte Judgment Day’i toparlama çabalarına girerken Royal Rumble’ı
da kardeşim dediği Raquel’i bile isteye eleyerek almayı bilmişti. Henüz işin o
tarafının Liv için sonuçlarını görmedik ancak bir şeyler olacağı kesin. Öte
yandan Rumble’ı kazanmasının ardından 23 Şubat Raw’a kadar kimi seçeceğini
resmen duyurmayan Liv, en sonunda Women’s World şampiyonu Stephanie Vaquer’i
seçerek oradaki belirsizliği bitirdi. Dolayısıyla şu anda bu maçın yapılış
amacı Smackdown tarafının şampiyonu Jade Cargill’in Wrestlemania’daki rakibini
belirlemek olacak. Kasım ayındaki Saturday Night’s Main Event XLI’de Tiffany
Stratton’ı yenerek kemer sahibi olan ve aynı dönemlerde kemer öncesinde heel
turn geçiren Jade, fazlaısyla dominant bir performans ortaya koymakta. Kemeri
aldığı 2025 sonbaharından bu yana son dönemdeki Jordynne Grace’i saymazsak pek
de bir feuda girdiğini söyleyemeyiz. Karakter olarak oldukça güçlü bir isim
olan Jade, biraz Brock Lesnar’vari bir şampiyon olarak takılmakta. Savaşan bir
şampiyon olmaktansa biraz daha ekonomik kullanılan bir isim olarak öne çıkıyor.
Bir yandan Jade gibi isimlerin az ama öz maça çıkmaları bence daha iyi. Çünkü
genellikle kağıt üzerinde favori isimler oldukları için sürekli maç yapmaları
ve yenmelerini izlememiz sıkıcı olacaktır. Hali hazırda herhangi bir
Wrestlemania hazırlığı olmadığı için de rakibi konusunda serbest atış yapmak
serbest gözüküyor. İşin doğrusu Bianca eğer güreşebilecek durumda olsaydı ve
bir şekilde Wresltemania’ya yetişseydi bence hem altyapı olarak hem de ring içi
olarak muhteşem bir maç izliyor olurduk. O yüzden biraz hype’sız bir
Wrestlemania yolu olacak gibi duruyor şampiyon için.
Tiffany Stratton: Ocak 2025’te aldığı kemeri tam 11 ay tutup Kasım 2025’te Jade Cargill’e
kaybeden Tiffany, kemeri kaybettiği Saturday Night’s Main Event XLI’den Royal
Rumble’a kadar ekranlardan uzak kalmıştı. Royal Rumble’da 30 numaradan geri
dönüşünü yaparak son ikiye de kalmayı başarmış ancak maçın galibi Liv Morgan
tarafından elenmekten kurtulamamıştı. 6 Şubat Smackdown’da Chelsea Green ve
Lash Legend’ın olduğu Triple Threat maçını kazanarak buraya gelen Tiffany,
bence maçın en net favorisi konumunda. Smackdown’da genel olarak bir kadın main
eventer eksikliği çok bariz gözükmekte. Özellikle heel olarak Nia Jax ve Lash
Legend gibi isimler varken face tarafta Charlotte ve Alexa’nın beraber hareket
etmeleri bu tarafı fazlasıyla kısıtlamış durumda. Bianca’nın sakatlığını
düşünürsek Tiffany’nin dönüşü biraz buraları hareketlendirebilir gibi. Öte
yandan maç içerisindeki isimleri düşünürsek Jade ile geçmiş anlamında bir
şeyler yaşamış olan tek isim kendisi. Kasım ayındaki kemer maçlarını saymazsak
SummerSlam döneminde de yine feuda girmişlerdi. Tiffany o dönemde kemerle
çıkarken Kasım ayındaki maçtaysa hiç varlık gösterememişti. Şimdi bir rövanş
anlamında burada ön plana çıkabilir diye düşünüyorum. Zaten Tiffany de şu anda
feudsuz, yani buraya fazlasıyla hazır durumda gözüküyor. Aslında ben yüzü biraz
fazla eskidiği için Wrestlemania sonrasında döner diye bekliyordum ama şu anki
görüntü bu seneki Wrestlemania’yı da es geçmeyeceği yönünde. O yüzden hem Jade
ile geçen sene hatırı sayılır bir süre feud yaşaması, hem kemerini ona ezici
bir şekilde kaybetmesi, hem Smackdown’dan olması, hem Main Eventer olması hem
de face olması gibi sebeplerle benim kazanma ihtimalini yüksek gördüğüm
isimlerden olacak. Jade ile aralarındaki maçlar bence çok tatmin edici
seviyelerde değildi. Ek olarak da fazlasıyla tüketilmiş durumda. Fakat bu
şartlarda her şeye rağmen şu an mantığa en yatkın isim gibi duruyor.
Rhea Ripley: İşin içerisinde olduğu her yerin doğal favorisi konumunda olan Rhea,
burada da yine ister istemez ön plana çıkan isimlerden biri olmakta. Tabii şu
anda zaten bir Tag Team mücadelesinde olması, oldukça uzun bir süredir zaten
ana kemer mücadelelerinin içinde olması ve de Raw’dan bir isim olması sebebiyle
biraz bu favoriliği azalıyor. Fakat yine de ismen baktığımızda Jade Cargill vs
Rhea Ripley, en azından kağıt üzerinde tüm herkesin izlemek isteyebileceği bir
maç bence. Her ne kadar şartlar ve ortam uygun olmasa da bu maçın gerçekleşme
ihtimali şahsen beni heyecanlandırıyor. Buraya 9 Şubat Raw’da Ivy Nile ve Lyra
Valkryia’nın olduğu Triple Threat maçını kazanarak gelen Rhea, son ikiye kalması
oldukça muhtemel gözüküyor. Irrisistible Forces ile şu anda Iyo ile beraber
feudda oldukları için hem Tag Team’i hem de böylesine ana kemer mücadelesini
beraber götürme ihtimali zor gibiydi. Fakat 27 Şubat Smackdown’da kemeri heel
ekibe kaybetmeleri bence bu ihtimali fazlasıyla güçlendirmiş durumda. Eğer Rhea
kazanamazsa, Jade vs Rhea ihtimalinin boşa gitmesine doğrusu üzüleceğim. Ama
Iyo ile beraber hareket ettikleri bir ortamda gerçekten de Rhea’nın kazanması
çok fazla şeyi değiştirecektir. Ben hep Iyo’nun kendisine ihanet ederek Kabuki
Warriors’a katılmasını ve bu düzlemde bir feud başlamasının güzel olacağını
söylüyorum. Ancak sanki bu da olmayacak ve Women’s Tag Team mücadelesinden de
çıkacak gibi duruyor. Son Smackdown, her ne kadar birçok şeyi hikaye açısından
oynatsa da Rhea’nın kazanma ihtimalini oldukça arttırmış durumda.
Alexa Bliss: Royal Rumble’da Charlotte ile beraber ilk iki sıradan Rumble’a giren
Alexa, maç içerisinde Charlotte tarafından yine istemsiz bir şekilde elenmişti.
Charlotte ile bu kadar koca yılı geçirip 2026’nın başına gelmeleriyle birlikte
birden ondan bağımsız bir feuda girip kemer mücadelesine girmesini pek
beklemiyorum doğrusu. Ben geçen Rumble döneminde işin kadınlar tarafında çok
fazla Tag Team’in olduğunu ve orada bazı çatırdamaların yaşanmasını beklediğimi
söylemiştim. Şu an radikal sonuçlar doğurmasa da Liv & Raquel, Asuka &
Sane ve Alexa & Charlotte arasında yaşananlar bunu doğruladı. Buraya 13
Şubat Smackdown’da Zelina Vega ve Giulia’nın olduğu Triple Threat maçını
kazanarak giren Alexa, bence eski main eventer pozisyonunu da biraz kaybetmiş
durumda. Fazlasıyla dengesiz bir gimmick’e sahip olmasından ötürü ben bir yerde
Charlotte’a ihanet edip heel olacağını ve ikilinin Wrestlemania’ya
birbirleriyle karşı karşıya gelebilecekleri bir senaryoda gideceklerini
düşünüyorum. Bu kadar beraber hareket etmenin sonucu bence olaylı bir ayrılık
olmalı. Tag Team mücadelelerine de yeniden giremeyecekleri açık gibi duruyor. İkilinin
maçı da bence oldukça ilgi çekici olacaktır. Bu sebeple Alexa ihtimalini biraz
pas geçeceğim. Kendisini sürpriz bir şekilde Kiana James eleyebilir. Orta vade
de Wyatt Sicks’e katılması işleri iyice farklı noktaya götürebilir.
Asuka: Tag Team kemerlerini Rhyio’ya kaybetmelerinin ardından Sane ile beraber
bir süre mücadeleye devam etseler de son dönemde Asuka, biraz daha singles
mücadelelere odaklanmış durumda. Son Rumble’da Sane’in hatası yüzünden Iyo
tarafından elenirlerken, Sane’e oldukça kızmış ve hatta ona saldırır gibi
durmuştu. Ancak yukarıda da bahsettiğim gibi Rumble bir türlü radikal sonuçlar
doğurmazken şu an bu tarafta da neler olacağına dair beklemek durumundayız. Hem
Raw’da olması hem de heel bir karakter olması sebebiyle ben Asuka’nın maçı
alabileceğini düşünmüyorum. Bence Rhea tarafından elenecek ve yine Sane ile
beraber Tag Team mücadelelerine devam edecekler gibi duruyor. Zaten Iyo Tag
Team’in içindeyken bu ikilinin pek o kısmı boşlayacaklarını düşünmüyorum. Buraya
16 Şubat Raw’da Nattie ve Bayley’in olduğu Triple Threat maçını kazanarak giren
Asuka bence Tiffany Stratton tarafından elenecek.
Kiana James: Maçın esas sürprizi kesinlikle burada. Diğer tüm isimlere baktığımız
zaman neredeyse hepsi kemerler kazanmış ve uzun bir süredir WWE bünyesinde main
eventer olarak gözükürlerken James, sadece bir menejer rolünden Wrestlemania
Main Eventer adayı konumuna gelmiş durumda. Bildiğiniz üzere şu an Women’s
United States şampiyonu Giulia’nın yanında yardımcısı olarak duran Kiana, buraya
20 Şubat Smackdown’da Nia Jax ve Charlotte Flair gibi iki dev ismi geçerek
gelmeyi başardı. İşin doğrusu Royal Rumble’a üçüncü sıradan gelmesine rağmen
tam 27 dakika 30 saniye kadar kalması ve Raquel tarafından anca elenmesi, sanki
James adına planlanan bazı şeylerin varlığını da kanıtlar nitelikteydi. Buradaki
esas plan elbette ki ana kemer mücadelesi olmayacaktır ancak Giulia ile alakalı
bir şeyler olma ihtimali çok daha kuvvetli duruyor. Sanki Giulia’nın ona
ihaneti veya James’in Giulia’ya ihaneti gibi bir şey Wrestlemania öncesi
izleyebiliriz. Bu sebeple maçta da bazı etkiler yaratabileceğini düşünüyorum,
Alexa’yı veya Asuka’yı da eleyebileceğini düşünüyorum ancak fazlası
gelmeyecektir. Bence Raquel, onu eleyecek isim olacak.
Raquel Rodriguez: Royal Rumble’ın esas mağduru olan Raquel, daha önce birkaç kez
söylediğim gibi iyi bir Rumble çıkarmasına rağmen uzun yıllardır dost olarak
bildiği, beraber Tag Team şampiyonlukları kazandığı Liv Morgan tarafından
elenmişti. Liv bunu oldukça keyif alarak yaparken, aynı zamanda Rumble’dan da
galip çıkmıştı. O dönemde Raquel de ana kemer mücadelesi için Stephanie Vaquer
ile feud içerisindeyken Rumble sonrasında Liv ile olan yüzleşmesinde ona neden
kendisini elediğini sormuş ancak Liv’in genel geçer açıklaması sonrasında
konunun çok fazla üzerinde durmamıştı. Aynı gece Vaquer’e karşı kemer
mücadelesini de kaybetmişti. Rumble’dan önce yine Judgment Day’den ekip
arkadaşları Liv ve Roxanne ile yine sorunlar yaşamıştı. Bu sebeple tüm bunların
sonucunda Liv’in aleyhine bir şeyler olmama ihtimali yok gibi duruyor. Sadece
bunun zamanını bilmiyoruz. Dolayısıyla şu anda Raquel’in kazanması için doğru
bir ortam yok gibi duruyor. Buraya 23 Şubat Raw’da Iyo Sky ve Kairi Sane’i
yenerek gelen Raquel, bence son üçe kalacaktır ancak Rhea veya Tiffany tarafından
elenecektir. Aslında ismen Jade ile karşılaşmaları güzel olabilirdi ama
Wrestlemania için biraz alt sınıf kalırdı doğrusu.
Genel olarak baktığımızda
gerçekten James dışında ismen Wrestlemania olmasa ve başka bir PPV olsa kemer
adayı olabilir diyemeyeceğimiz bir isim yok gibi. Ancak Jade’in mevcut
şampiyonluk ortamı birçok kişinin kazanmasına da set çekiyor bence. Ek olarak Tag
Team’lerin de çok fazla iç içe geçmesi ve bazılarında patlamalar yaşanacak
olması da fırtına öncesi sessizlik gibi duruyor. Ben bu sebeplerle Tiffany
Stratton ve Rhea Ripley’i ön plana çıkarıyorum. Tiffany ve Jade feudunun
altyapısı hazır olsa da geçen sene bence bekleneni veremeyen bir maç silsilesi
izledik. Hazır Rhea Tag Team kemerini de kaybetmişken buradan galip olarak
ayrılabilir. Raw’dan olması, Tag Team mücadelelerinde olması, Iyo konuları vs
derken aslında birçok şey buraya uymuyor ama biraz isme yönelik bir hamle
yapılmak zorunda olunmasından kaynaklı ve de Jade gibi bir isme yakışır bir
Wrestlemania rakibi gerektiğinden, Rhea bence Tiffany’e göre daha fazla ön
plana çıkıyor. Son ikiye Tiffany ve Rhea kalırsa bence çok güzel bir son olur.
Hem de böylece Tiffany de Rumble’dan sonra ikinci kez son anda Wrestlemania
fırsatını kaçırmış olur. İleride buradan da güzel bir hikaye çıkarılabilir
kendisi için. Bu arada eğer Rhea, Tag Team kemerini dün Smackdown’da
kaybetmeseydi ben bu maçın tahminini Tiffany’den yana yapardım.
Tahmin: Rhea Ripley
Men's Elimination Chamber
Match for an Undisputed WWE Championship Match at WrestleMania 42
Randy Orton vs LA Knight vs Cody Rhodes vs Je’Von
Evans vs Trick Williams vs Logan Paul
Erkekler Royal Rumble’ının
geçen seneye ve bu seneki kadınlar Rumble maçına göre oldukça düşük seyirci
olduğunu söylemiştim. Herhangi bir return veya insanların modunu
değiştirebilecek bir giriş göremediğimiz bir maç izledik. Bunun dışında Brock
Lesnar’ın Cody tarafından Jey’in entrance’ı esnasında elenmesi faciasını da
sayarsak bence kötü bir Rumble oldu. Gunther’in 30’dan girmesi ve
kazanamayacağının bariz olması da bence buna tüy dikti. Maalesef kötü bir
Rumble izledik. Sonucu beni şaşırtmadı, Roman kazandı. Ben Randy ve Roman
arasında çok gidip gelmiştim ama biraz duygusal yaklaştığım için Randy
demiştim. Roman’ın kazanıp Punk’ı seçmesiyle beraber şu anda Drew McIntyre’ın
sahip olduğu WWE kemeri için bu maçın yapılacağını görüyoruz. Bu maçı kazanan
isim Drew ile Wrestlemania’da maça çıkacakken orada işlerin oldukça karışık
olduğunu da gözlemliyoruz. Tek tek isimlere geçmeden önce biraz mevcuttaki
karışık duruma bakalım istiyorum. Ama öncesinde yine erkekler maçının kadınlar
maçına göre düşük kalibrede ilerlediğini görmekteyiz. Je’Von Evans ve Trick
Williams gibi oldukça yeni isimler söz konusu. LA Knight da tam bir main
eventer değil maalesef. Logan de biraz zorunluluktan buraya gelmiş durumda. Bir
de fazlasıyla face baskın bir ortam olduğunu da görmekteyiz. Trick ve Logan
dışında herkes face. Zaten Trick de seyirciyle “Whoop that Trick” baya bir
iletişimde. O yüzden tıpkı Rumble’da olduğu gibi beklentiyi buna göre
ayarlamamız gerekiyor.
Mevcut şampiyona geçersek, Drew
hatırlarsanız yılın başında Jacob Fatu’nun return yaptığı 9 Ocak Smackdown
gecesinde, şansının da yaver gitmesiyle o karambolden kafesten kemerle
ayrılmayı bilmişti. 1.5 aydır kemerini elinde tutan Drew, bu süre zarfında ilk
kemer korumasını da geçtiğimiz Royal Rumble’da Sami Zayn’e karşı yapmıştı. Ancak
şu anda ayağını uzatmış ve rakibini bekliyor durumda olduğunu söylemek
gerçekten çok zor. Jacob Fatu, Cody Rhodes ve Randy Orton gibi ensesinde olan
düşmanlara sahip. Bu düşmanlıkların hepsini de kendi yaratmış durumda. Takıntılı
bir gimmick’e sahip olan Drew, tam da karakterine uygun bir şekilde hareket
ederken, şampiyonolmasına rağmen zamanında sorunlar yaşadığı bu isimlerle
uğraşmaktan vazgeçmedi. Daha yaz aylarında başladığı Cody ile olan feudunda
defalarca kez kemer için mücadele verirken en sonunda Three Stages of Hell
maçında Jacob Fatu’nun yardımıyla kemeri aldı. Yardımı diyorum ancak düşmanlık
yaşadığı Jacob Fatu ile de yine sonbahar döneminde feuda girmiş, hatta Crown
Jewel sonrasında Cody’nin rakibi olabilmek için Fatu ile maç yapacaklarken
Drew, Fatu’nun arka alanda saldırıya uğramasından sorumlu tutulmuştu. Konunun
faili hala belirsizliğini korurken Fatu, en başından beri Drew’un peşinden
olduğunu ancak istemeden Cody’e zarar verdiğini kabul etmişti. Tüm bunlara
rağmen Drew kemerle çıksa da her fırsatta iki isme de saldırmıştı. Saturday
Night's Main Event XLIII’de iki isim maç yapmadan birbirlerine saldırırlarken
Drew gelmiş ve her ikisine de saldırmıştı. Royal Rumble’da da Cody’nin yine
elenmesini sağlamıştı. Öte yandan yaz aylarında da Randy ile feuda girerken 20
Şubat Smackdown’da bu kez onu da hedef alarak kemerle saldırmış ve Aleister
Black’e yenilmesine sebep olmuştu. Son Smackdown’da da bir kez daha Jacob Fatu’nun
çembere girmesine engel oldu. Dolayısıyla Drew’un peşinde şu anda Cody Rhodes,
Jacob Fatu ve Randy Orton var. Bu isimlerden ikisi şu anda çember içerisinde
yer alıyor. Keşke Jacob Fatu da yer alsaydı, kesinlikle işler daha ilginç bir
hale gelirdi diye düşünüyorum. Ama onun da burada yer almamasının temel sebebi
elbette ki Drew McIntyre. Dolayısıyla işler biraz karışık. Şu anda 3 önemli
isim kemerin sahibini istiyorlar. Buradan bir şekilde Fatal four way’e
gidebileceğimiz bir ortam çıkabilir gibi. En iyisi şimdi tek tek isimlerin
üzerinde duralım.
Randy Orton: Maçın favori isimlerinden olan Randy Orton, şu anda önünde net bir
Wrestlemania rakibi yok gibi duruyor. 20 Şubat Smackdown’da Aleister Black ile
yaptığı maçta Drew McIntyre kendisine kemer ile saldırırken Randy de doğal
olarak Drew’un peşine düşen isimlerden biri haline geldi. Zaten geçtiğimiz yaz
döneminde Drew ile içerisinde Logan Paul ve Jelly Roll’un da olduğu bir feudda
karşı karşıya gelirlerken daha önceleri de yine bir kemer feudu içerisinde yer
almışlardı. Dolayısıyla Randy, tıpkı Cody ve Jacob gibi Drew’u yakalamaya
çalışacak. Burada da favorilerden biri. Ben aslında Rumble’ı kazanıp Cody’nin
şampiyon olduğu bir senaryoda kendisini umuyordum ancak biraz dolaylı bir
yoldan kemer feuduna girebilir gibi duruyor. Buraya 6 Şubat Smackdown’da Solo
Sikoa ve Aleister Black’i yenerek giren Randy, kazanma ihtimali yüksek olarak
duruyor. Kazanamasa bile kemerli bir feudu da bence fazlasıyla hak ediyor. Hele
bir de Jacob Fatu’ya saldıran esas kişi kendisi çıkarsa ve de bir heel turn
yaparsa, o zaman bambaşka şeyler izleriz.
LA Knight: Vision ile girdiği mücadele sonrasında bir süre ringlerde gözükmeyen LA
Knight, Royal Rumble’da ringlere geri dönmüştü. Geri döndüğünden bu yana Vision
ile mücadele ederken buraya yine seyircilerin belki de kazanmasını en çok
istediği isim olarak geliyor. 9 Şubat Raw’da Theory ve Penta’nın olduğu Triple
Threat maçını da biraz karambole ve Masked Man sayesinde kazandı. Maç
ilerlerken Logan ve Reed gelip Knight'a saldırmak istediler ama Knight bir süre
direndi. En son Reed, Knight'ı indirmeyi başardı. Logan hakemin dikkatini
dağıtırken Reed, o karambolde Knight'a Tsunami yaptı. Bu kez Pearce geldi ve
görevlilerle beraber Reed'i ve Logan'ı arka alana götürdü. Theory de Knight'a
Stomp çekti. Maçı kazanacakken Penta engelledi ve dışarıda Theory'e Superkick
çekti. Ama Theory onu spiker massına uçurdu. Bu kez de maskeli hoodie giyinimli
gizemli kişi yine geldi. Theory'e saldırıp ona Stomp çekti ve ringe yolladı.
Logan ve Reed onu kovalamaya giderlerken gizemli kişi maçmayı bildi. Ringde de
Knight ve Theory birebir kaldılar. Knight bir BFT çekip maçı aldı ve çembere
girdi. Heyman tüm bu olanları büyük bir şokla izledi. Ben normal şartlarda
Knight’ın hakikaten main eventer potasına gelmesini istiyorum ancak işin WWE
kemeri tarafında o kadar karmaşık hikayeler var ki Drew, Randy, Fatu ve Cody
dışında bir ihtimal pek fazla öne çıkamıyor maalesef. Bu sebeple Knight da
bence çok fazla ilerleyemeyecek gibi duruyor. Bir ihtimal Trick Williams
tarafından elenebilir. Wrestlemania yolu da Vision ile bağlantılı olabilir veya
Trick ile son Smackdown’da atıştığı ve de burada da olası bir şekilde
mücadeleye girecekleri için Trick ile feuda girebilir.
Cody Rhodes: Maçın bir diğer doğal favorisi Cody; yılın başında kaybettiği kemerinin
peşinden koşmaya devam ediyor. Drew ile girdiği uzun feudun sonucunda talihsiz
bir şekilde, biraz da Jacob Fatu’nun etkisiyle olsa da kemerini kaybetmiş
durumda. Kemer kaybı sonrasında bir süre Jacob ile birbirlerini yeseler de şu
anda onun da odak noktası Drew McIntyre gibi duruyor. Keza Drew ile yaptığı
anlaşma sonucunda doğrudan bir rövanş hakkı edinemezken bunun için Royal
Rumble’a girmişti. Ancak Drew, onun Rumble’ı kazanmasına engel olmuş ve maça
dahil olmamasına rağmen sırf Cody’i elemek için Suudi Arabistan’a gelmiş ve
elemeyi de başarmıştı. Bu kez odağını Elimination Chamber’a verirken buraya da
13 Şubat Smackdown’da Sami Zayn ve Jacob Fatu’nun olduğu Triple Threat maçını
kazanarak girmişti. Maçın sonunda Fatu, Cody'nin Sami'ye Cody Cutter çektiği
esnada Cody'i dışarı yolladı. Sonra Moonsault çekip Sami üstünden tuşa gitti
ama Drew, Jacob'a Cleymore çekip tuşu bozdu. Sonra da dışarı düşen Fatu'yu
dövmeye devam etti. Kafasını ring postuna vurup onu spiker masasına fırlattı. O
esnada Cody, Drew'a Suicide Dive ile uçtu. Ama Cody onun da kafasını ring
postuna vurdu. Jacob ayaklanırken onu da spiker masasına Powerbomb'ladı. Sonra
da ringde Cody'e Cleymore çekti. Sami'yi Cody'nin üstüne koyup tuşa gitmesini
sağladı. Hakem o esnada dışarıda Fatu'ya bakarken ringe dönüp tuşu saydı. Ancak
Cody üç olmadan kalktı. Drew da ringe dönüp Cody'e saldırmaya devam etti. Ancak
bu kez Sami geldi ve Drew'a Helluva Kick çekti. Cody de Sami üzerinden Cross
Rhodes çekip maçı aldı. Böylece Cody, en yakın arkadaşlarından biri olan
Sami’yi oradaki kaos sonucu yenerek bu maça girdi. Drew da yine hem Jacob’ı hem
de Cody’i baltalamadan geçmek istemedi. Tabii bu hikayenin çözüm noktalarından
biri Jacob’a asıl saldıranın kişinin kimliği de belli edecek. O konu şu anda
nadasta duruyor ancak WM’ye yakın ortaya çıkacaktır. Eğer Drew bu maça
karışmazsa -ki bence karışma ihtimali fazlasıyla yüksek- Cody bu maçın yine
favorileri arasında yer alıyor.
Je’Von Evans: Young OG, Evans maçın en sempatik en izlenebilir karakterleri arasında
başı çekiyor. Ana kadroya yükselmesinin üzerinden sadece birkaç ay geçmesine
rağmen yeteneğini sergileyen genç isim, buraya Gunter ve Dominik’in olduğu
Triple Threat maçında, biraz da Lee’nin Gunther’e saldırmasının da etkisiyle
maçı kazanarak gelmeyi başardı. Böylesine genç bir isim için şu aşamada muazzam
bir başarı sağladı kesinlikle. Ancak bunun devamının gelebileceğini şu an için
düşünmüyorum. Bu seviyeler için çok ama çok erken. Knight ve Trick kendisini
eleyebilir. Ama her ne olursa olsun çember atmosferinde fazlasıyla yaratıcı
hareketler yapacaktır. Bu anlamda eğlenceli şeyler izleme ihtimalimiz çok
yüksek. Son dönemde Los Americanos ile feuda girerken Wrestlemania yolu ise
biraz belirsiz gözüküyor.
Trick Williams: Smackdown’ın yeni yüzlerinden olan Trick, NXT’deki enerjisini direkt
buraya da getirmiş gibi gözüküyor. Tıpkı Evans gibi, tıpkı Oba Femi gibi üst
perdeden giriş yapan Trick, Royal Rumble’daki iyi performansının ardından şimdi
de Elimination Chamber’a girmiş durumda. Son dönemde çok fazla isim mid carder
seviyesine gelirken tam Wrestlemania öncesinde roster bu anlamda genişlemiş
duruma geldi. Buradan bu kadar çok isim varken nasıl bir planlama yapacaklar
merak konusu. Ancak Trick’in de kesinlikle müthiş bir karizmaya sahip olduğunu
söylemeliyim. Ring içi yeteneğinin dışında çok iyi bir şekilde taşıdığı harika
bir gimmick’i var. Ben bu yıl içerisinde en azından bir mid carder kemeri
alabileceğini düşünüyorum. Son dönemde net bir feuda girebilmiş değil ancak ben
Carmelo Hayes ile muazzam bir ring uyumu yakalayabileceklerini düşünüyorum. Bu
yüzden Wrestlemania için bir United States feudu söz konusu olabilir. Zaten
Carmelo’nun da Solo hariç -ki Solo’nun da başı Wyatt Sicks ile dolu- önünde bir
rakip gözükmüyor. Belki Ilja Dragunov’un da olabileceği bir Triple Threat maç,
bizlerin seyir zevkini arşa çıkarabilir. Öte yandan Knight ile de son Smackdown’da
bazı mevzular yaşarken seyircileri fazlasıyla etkileyen bu iki ismin
Wrestlemania’daki maçları da enteresan olabilir. 20 Şubat Smackdown’da Carmelo
Hayes ve Damian Priest’in olduğu Triple Threat maçını kazanarak buraya gelen
Trick’in maçı kazanma ihtimali bulunmuyor. Ancak ben yine de iyi bir performans
göstereceğini, 1-2 kişiyi eleyebileceğini düşünüyorum. Bence Randy veya Cody
kendisini eleyecektir. Cody’nin durumuna göre son ikiye bile kalabilir bence.
Logan Paul: 23 Şubat Raw’da Bronson Reed vs Jey Uso vs The Original El Grande
Americano maçı yapılırken Reed’in sakatlanması tüm planları değiştirmiş oldu.
Jey, El Grande Americano’yu tuşlayarak maça zoraki bir şekilde girerken 27
Şubat Smackdown’daysa kimliği belirsiz kişiler tarafından saldırıya uğradı ve
maçtan çıkarılmak zorunda kaldı. Gecenin sonunda Jacob Fatu vs Logan Paul maçı
yapılırken, maçı kazanan ismin çembere girmesine karar verildi. Theory maç
içinde bir yandan ring kenarına çıkarken Fatu onu Superkick'ledi. Sonra Heyman
çıktı. Jacob ona da saldırmak istedi. Ama karambolde Logan'dan Low Blow geldi.
Sonra da yumruk atıp Five Star Splash çekti ama Fatu tuşu attı. O esnada
maskeli adam yine karşımıza çıktı ve kenarda Theory'e Superkick çekti. Sonra
Stomp'a odaklanırken Logan yumrukla onu yere serdi. Sonra da maskeyi çıkardı.
Ancak maskenin altından hiç tanımadığımız biri çıktı. Herkes onun kim olduğunu
sorgularken görevliler ayakta zor duran maskeli adamı arkaya gönderdiler.
Ringde de Fatu, Pop up Samoan Drop çekti. Moonsault için turnbackle'a çıkarken
Drew kemeriyle Fatu'nun kafasına vurdu. Logan da rollup'a alırken hakemin ringe
dönmesiyle maçı aldı. Logan böylece Vision ekibinden çembere girmeyi başaran
tek isim olurken, yakaladığı ikinci şansı da değerlendirmiş oldu. Öte yandan
maskeli adam konusu iyice bir çıkmaza girerken son Smackdown’da altından çıkan
kişinin esas maskeli adam olmadığı da bariz duruyor. Bu maç için şansını
konuşursak da Logan’ın pek bir kazanma ihtimali yok gibi. Vision ile bambaşka
feudlar içerisinde yer alırken sadece maçın heel eksikliğini kapatacak gibi
duruyor. Maçın seyir zevki açısından da özellikle Evans ile beraber bizlere
güzel şeyler izletecektir. Bence Randy Orton tarafından da elenmekten
kurtulamayacaktır. Bir ihtimal maskeli adamın yine gelip ona saldırma ihtimali
var gibi de duruyor.
Tahmine geçmeden önce son Smackdown’a
bakarsak Jey’e yapılan saldırı sonrasında Drew’u ringde gördük. Ben şampiyonum,
istediğimi istediğim zaman yaparım ki yapıyorum dedi. Aldis görevlilerle
gelirken sana işlere dahil olmamanı söylemiştim dedi. Sana defalarca kez uzak
durmanı söyledim, hele ki Elimination Chamber'a 24 saat kalmışken dedi. Şu anda
da ofisime gitmeni söylüyorum dedi. Şu an arkada 20 adam seni parçalamak
istiyor, bunun için gitmeni istiyorum dedi. Onlara yapın dememe ramak kaldı
dedi. Drew da rekabeti gözlemleme hakkım var dedi. Orada 6.. pardon 5 adam
kemerim için savaşıyorlar dedi. O esnada Cody geldi. Yeter diye bağırdı. Hadi
şu an kapışalım dedi. Drew da ringden uzaklaştı. Drew da kavga etmemizi istiyor
musunuz dedi sonra da hayır dedi. Bana bunun ne faydası var ben zaten
şampiyonum dedi. Seyircilerin arasına iyice uzaklaştı. Ben senin gibi değilim,
kuralları takip ederim dedi. Nick'e gideceğimi söyledim, o yüzden de gidiyorum
dedi. Cody de tam bir şerefsiz gibi bu şampiyonluk reign'in kaçarak geçiyor
dedi. Rövanş yoksa yoktur dedi. Yarından sonra onu alacağım derken bu kez Randy
geldi Randy, Jey'e olanlar berbat bir şey ama beni tek ilgilendiren şey yarınki
çember maçını kazanmak, Wrestlemania'ya gidip Drew'u tekmelemek ve 15.kez dünya
şampiyonu olmak dedi. Ringe girdiği anda Trick Williams geldi. Bunu yapmaktan
nefret ediyorum ama şunu anlamalısınız ki ben şu anda bu işin en acayip şeyiyim
dedi. O yüzden Bruno Mars da yeni albümünü bana iletti dedi. Madem şu an KFC
Center'dayız, menuye bir şey ekleyelim dedi ama bu kez de Je'Von Evans geldi.
Evans, koridorda duran Trick'in kafasına vurarak ringe girdi. Trick de sinirle
onunla geldi. Evans benim hatam kusura bakma dedi. Ama madem çılgınca
konuşmalar yapıyoruz, öyle devam edelim dedi. Aramızda bir geçmiş var biliyorum
ama buraya bazı şeyleri netleştirmeye geldim dedi. Çemberi kazanacağım ve
tarihin en genç şampiyonu olacağım dedi. Randy'nin olan tarihi geçeceğim dedi.
Bu kez de LA Knight geldi. O da ringe geldi ve konuşmayı bitirdiniz mi dedi.
Çok fazla boş söz duydum, yoksa nightmare yoksa bouncy yok Viper, yok lemon
pepper moron idiot dedi. Yarına 24 saat kalmışken her birinizin ruhu Megastar
olarak adlandırılan birine ait dedi. Drew sana gelince eğer ikimiz bire bire
kalırsak, o kemer de bana aittir demek dedi. With everybody saying derken Trick
araya girdi ve Whoop That Trick dedi. LA de Whoop That Trick mi dedin dedi.
Trick de Yeah dedi. Knight tamam o zaman dedi ve bir yumrukla Trick'i yere
serdi. Ama Trick de onu yere çekti ve ikili dışarıda kapışmaya başladılar.
Ringde de Randy, Evans'a ani bir RKO çekti. En son Cody ile yüzleştiler.
Görüldüğü gibi erkekler çember
maçında gerçekten de bir heyecan yakalamak zor gibi duruyor. Trick ve Evans’ın
bu seviyeler için çok yeni olduğu ve de Logan’ın da mecburi olarak bulunduğu
bir ortamda zaten bu isimleri kafadan eliyoruz. Knight’ın da şu anda ana kemer
senaryosuna dahil olabilecek bir Wrestlemania main eventer’ı ağırlığı yok. Onu
da eliyoruz. Elimizde sadece Cody ve Randy kalmış oluyor. Ben bu sebeple Jacob
Fatu’nun da bu maçta yer alması gerektiğini düşünüyordum ancak onu da kazanamayacağı
bir maçın içerisine sokmak istemiyorlar gibi. Keza Oba Femi için de durum
benzer. Öte yandan Cena ve AJ Styles emekli oldular. Gunther’in biraz daha
farklı bir yol haritası olacak gibi duruyor. Keza Lesnar’ı da kemer için
değerlendirmiyorlar. Seth, Bron Breakker, Sheamus ve Bronson Reed sakat. Bu
sebeple bu ortamda tıpkı Royal Rumble gibi düşük seviyede bir maç
izleyeceğimizi düşünüyorum. Daha öncesinde bu kadar face bir ismi bir arada
izlediğimiz bir çember maçı olmuş muydu onu da hatırlamıyorum. Cody ve Randy
mücadelesindeyse ben açıkçası Drew’un yine Cody’i rahat bırakacağını
düşünmüyorum. Bence bir şekilde yine çemberin içine girip Cody’nin elenmesi
için bir şeyler yapacaktır. Buradan da avantajı Randy’nin alabileceğini
düşünüyorum. Bir de bahsettiğim gibi eğer Fatu’ya saldıran esas isim Randy
çıkarsa, heel bir Randy kemer için çok tehlikeli bir hale gelir. Bu sebeple
dümdüz Cody’nin kazanmasındansa Randy’nin kazanıp, Jacob ve Cody’nin
mücadelesine ortak olmasını bekliyorum. Bu sebeple de Wrestlemania için Fatal
four way’in de yolu açılacaktır. Yani Randy bu maçı kazanıp #1 Contender
olurken bir yandan da Fatu’ya saldırdığı için cezalandırılıp Cody ve Fatu’nun
da dahil edildiği bir ortam oluşabilir. Ben bir kez daha Royal Rumble’da olduğu
gibi Randy’den taraf olacağım. Umarım bu kez yanılmam. Sadece son Smackdown’da
Jey de saldırıya uğradığı için hem Jacob’a hem de Jey’e saldıran kişiyi aynı
kişi yapabilirler. Bu da ihtimal olarak Sami Zayn’i gündeme getiriyor. Keza ana
kemeri bir türlü alamamasından ötürü psikolojisi bozulan Sami son iki Smackdown’da
da dengesiz hareketlerde bulunup Cody ve Jacob Fatu ile tartışmalar yaşıyor.
Bir heel turn geçirip Jacob Fatu ile feuda da girebilir. Sami’nin yolu belirsiz
olduğu için Fatu’yu buradan ayırıp bir şekilde Cody’i dahil ettikleri bir
Triple Threat de izleyebiliriz. Cody’nin dümdüz bu maçı alıp Drew’a rakip
olmasındansa ben bu keşmekeşten şaşırarak çıkmak istiyorum doğrusu. Bu sebeple
Randy’nin Jacob’a saldıran kişi olması teorisinde kalacağım.
Tahmin: Randy Orton
--
Royal Rumble sonrasında Road
to Wrestlemania’ya giden ikinci durağımız Elimination Chamber’da artık
Wrestlemania’nın ana kemer feudlarını tam olarak netleştireceğiz gibi duruyor.
Erkekler maçı biraz zayıf dururken orada da bir şekilde toplu bir Wrestlemania
feuduna gidebiliriz gibi geliyor. Maçın içeriği bence o kadar zayıf ki şovun
başında erkekler maçını izleyip sonunda main event olarak kadınlar maçını
izleyebiliriz gibi geliyor. Keza kadınlar maçındaki isimlerin varlığı daha ağır
ve tahmini biraz daha zor. Bu sebeple böyle bir hamle gelebilir. Öte yandan Ana
kemer feudları dışında Wrestlemania’daki diğer kemerler veya diğer feudlar için
de artık yavaştan bazı sinyalleri alırız gibi. Bundan sonrasında her şov bu
açıdan önemli bir değer kazanıyor.
Özellikle AJ Lee vs Becky
maçı dikkatleri üzerine çekerken ana kemer maçındaysa en önemli beklentim Finn
Balor’ın face turn’üne yönelik bazı sinyalleri görmek.
Herkese iyi seyirler dilerim.
_poster.jpg)
.jpg)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder