ARA

28 Şubat 2026 Cumartesi

Elimination Chamber 2026 Preview'i - Tahminleri - Şov Öncesi Analizleri

 


WWE ELIMINATION CHAMBER 2026 – 28 ŞUBAT CUMARTESİ
Chicago, Illinois – United Center

Road to Wrestlemania’nın ikinci durağında klasikleşmiş Elimination Chamber’la birlikteyiz. Royal Rumble sonrasında taşlar ana kemerlerin yarısı için yerlerine otururken şimdi diğer yarıları için de karar verici noktaya gelmiş durumdayız. Artık son birkaç senedir olduğu gibi güreşçiler çemberlere, Wrestlemania’ya ana kemerlerin #1 Contender’ı olabilmek için giriyorlar. Şahsen ben kemerlerin korunduğu çember maçlarını da özlediğimi söylemem gerekiyor. Bence 1-2 seneye de bir değişiklik yapmak amacıyla tekrardan bu yapıya geri dönüş yapabilirler.

Hem kadınlarda hem de erkeklerde çember maçları #1 Contender’lık için yapılacakken çember maçları dışında da iki tane kemer mücadelesi göze çarpıyor. AJ Lee, 10 yıllık bir aranın ardından ilk kez bir birebir maça çıkarken Women’s Intercontinental kemerini Becky Lynch’ten almaya çalışacak. Öte yandan memleketi Chicago’da yapılan şovu boş geçmeyecek olan CM Punk ise kemerini Finn Balor’a karşı korumak için ringe çıkıyor.

 


Singles Match for the WWE Women's Intercontinental Championship
Becky Lynch(c) vs AJ Lee

AJ Lee’nin WWE’ye dönüşünden bu yana bu maçın bir şekilde gerçekleşeceğini hepimiz biliyorduk. Yaklaşık 10 senelik bir aranın ardından ringlere dönüşünü yapan AJ Lee’nin zaten temel geri dönüş amacı eşi CM Punk’a, Becky ve Seth Rollins’e karşı yardımcı olmaktı. Nitekim eşi Seth Rollins ile mücadele ederken AJ de Seth’in eşi Becky ile mücadele edecekti. Gün sonunda tabi Seth’in sakatlığı işleri değiştirip hikayeleri birbirinden ayırırken en sonunda Lee ve Becky ikilisinin yolları burada yeniden kesişmiş oldu.

Women’s Intercontinental kemerini heel turn yapıp Money in the Bank’te Lyra Valkyria’dan alan Becky, ilk reign döneminde iyice küstah bir halde takılmaya başlamıştı. Öte yandan eşi Seth Rollins de aynı şovda Money in the Bank çantasını alırken tüm WWE için ciddi bir tehdit haline gelmişti. Keza Seth, Wrestlemania’da Paul Heyman ile iş birliği yapıp CM Punk ve Roman Reigns ile girdiği mücadeleden galip ayrılırken Vision adında yeni bir stable kurarak WWE’ye hükmetmeyi hedeflemişti. Bu uğurda uzun bir süredir feud içerisinde bulunduğu CM Punk ile uğraşmaya da devam ederken onun yoluna sürekli taş koymuştu. Nitekim SummerSlam döneminde sakatlık numarası yapan Seth Rollins, bir süre ekranlardan uzak kalırken SummerSlam’in ilk gecesinde ortaya çıkmış ve main event’e damga vurmuştu. CM Punk’ın Gunther’i yenerek 11-12 yıl aradan sonra ana kemere ulaştığı anda geri dönen Seth, Punk üzerinden cash-in yapmış ve bu sayede Punk’ın ana kemer zaferinin sadece birkaç dakika sürmesini sağlamıştı. Böylece WWE’nin en ünlü çifti olan Seth ve Becky ikilisi, kendi division’larında üst noktalarda aynı anda bulunmaya başlamışlardı. Keza Becky de aynı şovda kemerini Lyra Valkyria’ya karşı koruyarak onunla olan feudundan başarıyla ayrılmıştı.

SummerSlam’den bir ay sonra Clash in Paris’e geldiğimizdeyse Seth, tüm bu yaptıklarının sonucunda kemerini Jey Uso, LA Knight ve CM Punk’ın olduğu Fatal four way maçında korumak durumunda kalmıştı. Gecenin ilk maçında Roman Reigns, Bronson Reed’i yenerken maçtan sonra Reed ve Breakker, Roman’a saldırırlarken bunun sonucunda GM Pearce her ikisini de şovun geri kalanından def etmişti. Böylece main eventte bu zamana kadar birçok kez yardımlarına koşan Vision’ın diğer iki üyesinden yoksun kalan Seth, kemerini korumak için kimseye ihtiyaç duymadığını söylemişti. Ancak gecenin main event’ine geldiğimizde Seth, eşi Becky’den yardım almış ve bu sayede kemerini korumayı başarmıştı. Maçın sonunda yüzünü saklayarak maça karışan Becky, Punk’a low blow çekmiş ve üstünlüğü alan Seth de Punk üzerinden kemerini korumayı başarmıştı. Aynı gece Becky, Nikki Bella’yı da yenerek Women’s Intercontinental kemerini korumayı bilmişti.

Bu olaylardan sonra Becky, Seth’in yanında daha çok gözükmeye başlarken Punk da Seth’in peşini bırakmamıştı. Haftalar boyunca Becky, Punk’ı kışkırtırken ona tokat dahi atmıştı. Seth de Punk’ın bir kadına dokunmayacağını bildiği için bu durumdan fazlasıyla yararlanmayı bilmişti. Tüm bunların sonucunda 5 Eylül Smackdown’da AJ Lee, 10 yıllık bir aranın ardından WWE ringlerine dönerken eşi Punk’ın da yardımına koşmuştu. AJ'in return'ü ortalığı yıkarken ringde Becky ne yapacağını bilemedi. AJ de en sonunda Bekcky'e saldırdı. Becky kaçmak isterken AJ onu yakaladı ve dövmeye devam etti. Çok sağlam bir tokat atarak onu ring dışına yolladı. Becky de sürünerek çareyi kaçmakta buldu. Punk da ringe dönerken eşiyle kucaklaştı. Sonra da Becky'nin kemeriyle pozlar verdiler. Tüm bunlar bizleri Wrestlepalooza’da Mixed Tag Team maçına götürürken, AJ Lee’nin Becky’i pes ettirmesiyle Punk ve Lee ikilisi, Seth ve Becky ikilisini yenmeyi başarmışlardı. Bu maçtan sonra AJ 2 ay ekranlarda gözükmezken Seth de Crown Jewel’a odaklanmıştı. O esnada Punk bir kez daha #1 Contender olurken Seth, Cody’i Crown Jewel’da yenerek Crown Jewel şampiyonu da olmuştu. Ancak maçtan hemen sonraki Raw’da kendi ekibi Vision’ın saldırısına uğrarken sakatlanmış ve o tarihten bu yana da ekranlarda gözükmemeye başlamıştı. Esasında Crown Jewel’da gerçek bir sakatlık yaşayan Seth, gerçekten de bir süreliğine güreşemeyeceği bir sağlık durumu içerisinde kalmıştı. Bunun sonucunda da kemerini bırakmak durumunda kalırken boşa çıkan kemeri Saturday Night's Main Event XLI’da CM Punk, Jey Uso’yu yenerek almayı başarmıştı. Punk reign’ine devam ederken Seth de ringlerden uzak kalmaya devam ediyor.

İşin Becky tarafındaysa Wrestlepalooza sonrasında Becky’nin Maxxne Dupri ile feuda girdiğini gördük. Maxxine bu iş içerisine sonradan dahil olan bir isimdi. Zaten ekranlarda bire bir maçlara çıkması da yavaş gelişen bir süreçle ortaya çıkan Maxxine, ring içi olarak son dönemde ne kadar gelişse de bence hala istenen seviyenin oldukça uzağında duruyor. Bazı noktalarda da eğreti görüntüler içerisinde. Dolayısıyla bir underdog hikayesi için oldukça iyi bir altyapıya sahip olan Maxxine, Women’s Intercontinental kemeri için bir şans elde etti. Öncelikle iki isim arasında 6 Ekim Raw’da bir non title maç yapılırken Maxxine maç içerisinde oldukça iyi direndi. Maçı da count out ile kazandı. Hakemin de çok hızlı saydığını gördük tabii, ufak bir botch oldu gibi. Bu kez 20 Ekim Raw’da kemer maçı yapılırken  Maxxine, Becky'i fazlasıyla zorlayınca Becky kemerini alıp arka alana gitmeye yeltendi. Ama Maxxine onu ringe geri soktu. Becky, kemerle Maxxine'e vurmak istese de Maxxine kurtulup rollup'a aldı. Becky zar zor kurtulurken en son kemerle Maxxine'e vurdu ve maçı DQ etti. Ardından da Maxxine'e saldırmaya devam etti. Turnbackle'dayken Maxxine, kendi dizliğini çıkarıp diziyle vurdu. Sonra da Man Handle Slam çekti. 3 Kasım Raw’da Becky spiker masasına çıktı ve promo kesti. The Man geldi, çeneni kapat Joe dedi. Üzerimden atmak istediğim çok şey var, çok biriktim dedi. Zor zamanlardan geçiyorum son haftalarda dedi. Evde sakatlanmış ateşli bir kocam var dedi. Vision, aklını kaçırdı ve her şeyi mahvetti dedi. Benimle problemi olan bir hakemle uğraştım dedi. Tüm bunların üzerine Adam Pearce beni sakinleşmem için eve yolladı dedi. Ben sakinim dedi. Ben sakinliğin tanımıyım dedi.  Siz sakinlik nedir bilmezsiniz dedi. Kim sakin değil biliyor musunuz, Maxxine Dupri dedi. Ama baya şanslı dedi. Çünkü benimle ringe çıkma şansı buldu, bunu yaşadı ve sürekli bunu konuşup duruyor dedi. Çünkü siz onu buraya aitmiş gibi hissettiriyorsunuz ama aslında değil dedi. Sana bir şey söyleyeyim Maxxine, bu işte şanslı olarak hayatta kalamazsın, iyi olarak kalırsın dedi. Şansa bak ki ben sadece iyi değilim, ben gelmiş geçmiş en iyi kadın güreşçiyim dedi. Bunu sadece ben söylemiyorum, herkes söylüyor dedi. Sports Illustrated, The Bleacher Reports söylüyor dedi. Çünkü ben bu oyunun hayat boyu öğrencisiyim, bu test senin geçemeyeceğin bir test Maxxine dedi. Deneyebildiğin kadar dene, en iyilerle antrenman yap, bir şey fark etmeyecek dedi. Çünkü benimle aynı ringe adım attığın bir sonraki seferdeki tek bir yanlış hareketin, kariyerinin en büyük fırsatını son fırsatın haline getirecek dedi. Big Time'a hoş geldin dedi. 10 Kasım Raw’da bu kez Maxxine ve Pearce’ı konuşurlarken gördük. Pearce sana iki sorum var dedi. Antrenmanın nasıldı ve Becky'e karşı hazır mısın dedi. Maxxine de evet ve hayır dedi. Antrenman iyiydi ama hazır hissetmek için sonsuza dek çalışacakmışım gibi geliyor dedi. Hazır olmak bir his değil, bir seçenektir dedi. Ben de kararımı verdim, Becky'i bana ver dedi. Pearce daha önümüzdeki hafta MSG Arena'da kemer maçını ayarladı. Sonra da gitti. O gidince Becky geldi ve Maxxine'i yumrukla yere serdi. Hazır mı hissediyorsun, Big Time'a hoş geldin, hiç şansın yok dedi. 17 Kasım Raw’da iki isim bir kez daha kemer için karşı karşıya gelirlerken Becky maç içinde Man Handle çekip tuşa giderken Maxxine, Rope Break ile kurtuldu. Bunun üzerine Becky hakem ile sorun yaşarken, Maxxine'i dışarı attı ve saymasını istedi. Hakem sayarken Becky, turnbackle korumasını çıkarmak istedi ama AJ Lee'nin müziği çaldı ve AJ Lee geldi. Becky'nin dikkati dağılırken Highflying Crossbody çeken Maxxine hızlı bir tuşla kemeri almayı başardı. Böylece Becky, kemerini AJ Lee yüzünden kaybetmiş oldu. İkili arasındaki bu mücadele Survivor Series’teki War Games maçına da taşınırken AJ bir kez daha Becky’i pes ettirerek takımının maçı kazanmasını sağladı.

Bu olaydan sonra AJ Lee bir kez daha ekranlardan uzak kalırken Becky de kaybettiği Women’s Intercontinental kemerinin peşinden koştu. 22 Aralık Raw’da Maxxine ve Becky'i ringde gördük. Maxxine, kabul ediyorum dedi. Sports Illustrated haklıydı, sen en iyisisin bense bir çaylağım dedi. Ama bu çaylak, gelmiş geçmiş en iyisini yendi, bunu unutmayalım dedi. Ben onu bir kere mi yendim, iki kere mi yok hayır üç kere yendim dedi. Yine kemer maçı istiyorsun, sorun değil istediğin yerde istediğin zamanda dedi. Ama seni uyarmalıyım, seni yeniden yeneceğim dedi. Çünkü ben, kanımı, terimi buraya akıttım dedi. Ben sadece onların değil, senin de Intercontinental şampiyonunum dedi. Tek istediğim bunu kabul etmen dedi. Söylediğin kadar adamsan bunu yap ama yapmayacaksın değil mi dedi. Hakemler hakkında şikatet etmekle meşgulsün biliyorum dedi. Böyle anlarda gelmiş geçmiş en iyisi gibi durmuyorsun, sen en iyi zamanları arkadan kalmış olmasından korkan biri olarak duruyorsun dedi. Becky de ona yumrukla karşılık verip saldırdı. Sonra da kemeri kaldırdı. Sonra saldırmaya devam ederken Maxxine onu ayağından yakalayıp Ankle Lock'a aldı.  Hatta Becky pes işareti bile yaptı. 29 Aralık Raw’da Becky buraya kavgaya gelmedim dedi. Buraya sana hakkını vermeye geldim dedi ama bunu zorla söyledi. Seyirciler de sen pes ettin tezahüratı yaptılar. Becky de kaybetmek zordur siz de beni kaybettiniz dedi. Sonra Maxxine'e, seni ilk gördüğümde senin berbat olduğunu düşündüm dedi. Maxxine de hak verdi. Becky devam etti. Son birkaç ay, biraz daha iyi oldun ve kemeri çalabildin dedi. Maxxine de benim sende gördüğüm tek şey spotlight'tı, onu çaldım dedi. Ben bu kemeri hak ettim dedi. Haftaya da bunu fark etmeni sağlayacağım dedi. Hakemi suçlayabilirsin v.s. ama suçlayacağın tek kişi ben olmalıyım, bunu söyleyen tek kişi ben değilim, herkes bunu söylüyor dedi. Sports Illustrated bile söyleyebilir dedi. Sen de söyleyeceksin, Maxxine Dupri, Intercontinental şampiyonudur dedi. Becky sinirlendi. Beni dinle serseri dedi. Buraya kibar olmaya geldim dedi. Ben kibar bir insanım dedi. Zindanda 4 haftalık bir antrenmanın benim hayatımı koyduğum bu işle eş değer olduğunu mu düşünüyorsun dedi. Ben Royal Rumble kazananıyım, Grand Slam şampiyonuyum, Wrestlemania Main Eventer kazananıyım, ben gelmiş geçmiş en iyi kadın güreşçiyim dedi. Bunu sadece ben değil, Sports Illustrated da söylüyor, herkes söylüyor dedi. Bleacher Report da öyle dedi. Her şey yolunda gitti diye buralara gelmedim dedi. Ben her dağı tırmandım dedi. Her türlü yozlaşmayı aştım dedi. Bu şeyler de bitmemiş, ben kazanana kadar da bitmeyecek ve ben hep kazanmanın bir yolunu bulurum dedi. Spotlight'ı çaldığını düşünüyorsun ama bir hafta içerisinde hepsi gidecek ve kendine şunu soracaksın dedi. Sen onların düşündüğü her şey misin yoksa senin ne olduğunu bildiğim kişi mi olacaksın dedi. Big Time'a hoş geldin dedi ve gitti. 5 Ocak Raw’daki rövanş maçındaysa Becky Ankle' Lock'u ani bir tuşa çevirip iplerin de yardımıyla kemerini geri almayı başardı.

12 Ocak Raw’da Becky'nin bir videosu yayımlandı. Becky, tertemiz bir şekilde, tartışma yaratmadan kemeri almamın üzerinden bir hafta geçti dedi. Benden çalınan kemeri geri almam 2 ay sürmüşken, Maxxine ise çoktan rövanş maçını aldı bile dedi. AJ'in menejer olarak bir işi yoktu, ben tuşa giderken Jessica Carr saymıyordu bile, işte ben böyle şeylerle uğraşıyorum dedi. Ben her zaman yaptığımı yapıp o limonları alıp limonataya çevireceğim dedi. Çünkü evim Belfast İrlanda'da herkese neden gelmiş geçmiş en büyük kadın güreşçi olduğumu kanıtlayacağım dedi. Bunu sırf ben söylemiyorum, herkes söylüyor, Sports Illustrated, Bleacher Report da söylüyor dedi. Şimdi de bu söylüyor dedi ve kemerini gösterdi. Sonra Maxxine'e seslendi, umarım spotlight'ta geçirdiğin zamanı sevmişsindir, çünkü önümüzdeki hafta zaman doluyor dedi. Big Time'a hoş çakal demek zorunda kalacaksın dedi. 19 Ocak Raw’da iki isim kemer için son kez karşı karşıya gelirlerken Natalya da yardım için Maxxine'in köşesinde durdu. Ancak Maxxine Becky'i tuş etmek istediği esnada Natalya, Becky'nin ayaklarını ipe koydu ve Maxxine'e ihanet etti. Maxxine büyük bir hayal kırıklığı ve dikkat dağınıklığı yaşarken Becky, Man Handle Slam ile kemerini korudu. Maçtan sonra da Natalya, Maxxine'e saldırdı. Maxxine karşılık vermek istese de Natalya ona Clothesline çekti. Sonra da Sharpshooter bağladı. Hakem araya girse de Natalya yumruklamaya devam etti. Böylece Becky, Maxxine tehdidinden kurtulmayı başardı.

Royal Rumble’a geldiğimizde kötü bir performans gösteren Becky, artık yeni adıyla güreşen Natalya’ya yani Nattie’ye dayanamamış ve onun tarafından elenmişti. 9 Şubat Raw’a geldiğimizdeyse AJ’in Survivor Series sonrasında yeniden ekranlara geldiğini gördük. Becky senden kurtulmam için ne yapmalıyım dedi. Sinir krizi geçirdi, biliyorum dedi. Elimination Chamber senin evinde, Chicago'da dedi. Elimination Chamber'da birebir gelmiş geçmiş en iyisiyle ki bunu sadece ben söylemiyorum diğer insanlar da söylüyor dedi. Sports Illustrated ve Bleacher Reports da söylüyor dedi. Bunu mu istiyorsun dedi. Seni oraya gömüp kanını akıtıp tüm arkadaşlarının önünde rezil mi edeyim dedi. Hayatımı mahvettiğin gibi hayatını mahvetmemi mi istiyorsun dedi. AJ de tüm bunlara baktığımda bir sinir krizi mi yaşıyorsun yoksa benimle birebir maç mı dedi. AJ de teşekkür etti, beni sevdiğini biliyordum ruhum okşandı dedi. Neredeyse 10 senedir birebir maça çıkmıyorum, bu yüzden özel bir şeyler olmalı dedi. Buna değmeli dedi. Dediğin gibi sen gelmiş geçmiş en iyilerdensin dedi. Seni yenersem ben ne olurum peki dedi. Şanslı mı yoksa senden daha iyi mi dedi. Beni o omuzundaki ufak şey için #1 Contender yapar belki dedi. Becky şiddetle hayır dedi ve bunu kabul etmedi. Sen kemer maçı hak etmiyorsun, aktif Raw kadrosunda bile yoksun dedi. AJ de kemer yoksa maç da yoktur, o zaman ben Chicago'ya gideyim dedi. Becky de onu durdurdu ve kabul etti. Ama beni iyi dinle, eğer benimle aşık atabileceğini düşünüyorsan, seni neyin beklediğinden haberin yoktur dedi. Big Time'a hoş geldin dedi. Gecenin ilerleyen anlarında Maxxine Dupri vs Nattie maçını izledik. Nattie, spiker masasında sürekli Maxxine'e saldırırken maçta double count out ile bitti. Nattie bununla yetinmeyip spiker masasında Sharpshooter bağladı. Maxxine'in yardımına AJ Lee geldi. Lee gelince Nattie hareketi bırakıp geri çekildi. Lee, Maxxine'i götürürken Becky arkadan Lee'ye saldırdı. Onu ring postuna doğru itti. 16 Şubat Raw’da AJ ringdeyken Becky koridora geldi. Bunun gerçekten AJ için bir kemer şansı olduğunu mu düşünüyorsun dedi. Bu aslında tüm arkadaşlarının, ailenin, senin gibi Chicago'lu tüm salakların toplanıp sana bir emeklilik maçı vermeleriyle alakalı dedi. Ki bu emeklilik maçını hiç hak etmedin dedi. Seni tartaklarken ağlamalarına izin ver olur mu dedi. Çünkü haklısın, senden önce de bir division vardı, senden sonra da olacak, senin hediyen ise gitmek olacak dedi. Sen son on yılda çizgi romanlarla uğraşırken bense tarih yazıyordum dedi. Ama eğer Elimination Chamber'a mucizevi bir şekilde gelirsen, bilgisayarına git ve şunu yaz; gelmiş geçmiş en iyisiyle bire bir maç yapma şansı buldum yaz dedi. Bunu sırf ben değil, herkes söylüyor, Sports Illustrated, The Bleacher Report da söylüyor dedi. Belki böylece çizgi romanların gerçekten de satar dedi. AJ de Becky'i ringe çağırdı. Becky sinirle ringe geldi. AJ, hadi vur dedi. Ellerim arkamda olacak hadi vur karşındayım dedi. Becky bir türlü vuramazken oynadığın oyunu bilmiyor muyum sanıyorsun dedi. Şimdi seni döveyim ve Elimination Chamber'ı kazanamamanın bahanesi olsun değil mi dedi. Ama sen oraya bile gelemeyeceksin dedi. En sonunda da olmaz diyip ringden ayrıldı. Burada güreşmem ben dedi.

Gerçekten bu maçın her şeyden önce oldukça büyük ve güzel bir maç olduğunu söylemek gerekiyor. Ben Wrestlemania’da bu maçı bekliyordum ancak sonuç ne olursa olsun rövanşını Wrestlemania’da izleriz gibi geliyor bana. Bu kadar olayın üzerine böylesine iki büyük ismin yolu kesişmişken Wrestlemania’yı atlamak olmaz bence. Wrestlemania’ya gidecek en temiz yol da sanki Becky’nin kemerini burada dolaylı yollarla korumasıyla olacak. Maç her ne kadar AJ’in kendi memleketi sayılabilecek Chicago’da yapılsa da kemeri yeni kazanmış olan Becky’nin hemen kaybetmesindense Wrestlemania’da kaybetmesi bence daha sağlıklı olacaktır. Burada alacağı hileli bir galibiyet hem AJ’e karşı haksız böbürlenmesini sağlayacak hem de bu sayede Wrestlemania için AJ’e bir rövanş hakkı verecektir. Ek olarak da Becky’nin üst üste iki kez AJ’e pes ettiğini biliyoruz. Üçüncü kez olmadan önce bir Becky galibiyeti durumu biraz eşitleyebilir. Sonra Wrestlemania’da da AJ, kemeri kazanacaktır.

Tahmin: Becky Lynch


Singles Match for the World Heavyweight Championship
CM Punk(c) vs Finn Balor

Chicago’da bir şov olur da orada Punk’ın olmama ihtimali olmazdı diye düşüyorum. Roman Reigns’in Royal Rumble’ı kazanıp kendisini seçmesiyle Wrestlemania yolu da belli olan Punk, bu süreçte Roman’ın part timer olarak devam etmesiyle aradaki boşluğu doldurmakla meşgul. Geçiş rakibi denince de akla gelen ilk isimlerden biri olan Finn Balor, burada Punk’ın imdadına yetişiyor gibi gözüküyor. Üzerinde çok fazla durmanın pek anlamlı olmadığını düşünsem de yine de bu feudun başlangıç noktasına gitmemiz gerekiyor.

İlk olarak 12 Ocak Raw’da CM Punk ve Balor’ı ringde gördük. Bir önceki hafta kemerini uzun bir süredir feudda olduğu Bron Breakker’a karşı koruyup feud’u bitiren Punk, eğer kemer maçı hakkı kazanırsan sadece Balor ile mi maç yapacağım yoksa Judgment Day ile mi dedi. Çünkü ben benzer mücadeleyi Vision ile yaptım, yine yapabileceğimi biliyorsun dedi. Ben sözümün eriyim, ismini verdim çünkü sen yeteneklisin dedi. Ben bir Balor hayranıyım dedi. Eğer dün savaşan bir şampiyon olacağımı söylediysem, bugün de öyle olacağım dedi. O yüzden arkaya gidip giyineceğim ve bu işi burada yapacağız dedi. Balor sözü aldı. Zamanlamanın her şey olduğunu bilecek kadar buradayım dedi. Seninle yüzleşmek için sırada kaynak yapmıyorum dedi. Avrupa'dan Japonya'ya, NXT'den Raw'a beni izleyen herkes zaten sıranın benden başladığını bilir dedi. Dominik'i, JD'yi düşünmene gerek yok, ama yine de yalnız olmayacağım dedi. Kariyerinde defalarca kez ev sahibi avantajını Chicago'da kullandığına şahit oldum dedi. Takvimini kontrol et, çünkü önümüzdeki hafta Belfast İrlanda'dayız dedi. Punk vs Prince, Irish kemer maçı olacak dedi. Punk da kabul etti. Buradaki seyircileri hayal kırıklığına uğrattığın için özür dilerim çünkü onlar şampiyonlarının işinin başında olduğunu görmek istiyorlardı dedi. Şimdi de Belfast'teki seyircilerden özür diliyorum çünkü onların memleketlilerini GTS ile uykuya göndereceğim dedi. Çünkü gecenin sonunda, ring anonsörünün "hala" şampiyon olarak duyuracağı kişi benim dedi. 19 Ocak’ta İrlanda Belfast’te, yani Balor’ın memleketinde kemer maçını izledik. Finn, kendi memleketinde yapılan şova eski girişiyle yaptı ve oldukça da iyi bir tepki aldı. Ancak Punk kemerini korudu. Maçtan sonra da Finn'e el uzattı ve Finn de karşılık verdi. Punk da onun elini havaya kaldırdı. Hatta iki isim sarıldılar bile. Şovdan sonra da Balor, Punk'ı seyircilere alkışlattı. Kendi evinde oldukça duygusal da bir konuşma yaptı. Kariyerimin en unutulmaz gecesiydi dedi. Tam 15 yıl sonra annemin doğum gününü yanında kutlama şansı edindim dedi. Herkese de teşekkür etti.

26 Ocak Raw’a geldiğimizde arka alanda Punk ve Balor'ı gördük. Balor onu durdurdu ve geçen hafta olanları düşünüp duruyorum dedi. Şampiyon olmak istedim, işler yolunda gitmedi dedi. Kazanamasam da sen benim kariyerimin en unutulmaz gecesinin bir parçasıydın dedi. Maçtan sonra beni kaldırdın ve beni seyircilere sundun dedi. Tüm bunların karşılığını veremedim, ama şu an vereceğim dedi ve teşekkür etti. Punk da ona teşekkür etti. Ben dünyanın en iyisini yenemezsem dünyanın en iyisi olamam dedi. Sen bence en iyilerden birisin dedi. Ben kemer maçı haklarını hakkedenlere veririm dedi. John yeni emekli oldu, AJ de kariyerini ortaya koyuyor dedi. Sen ve benim gibi adamların sayısı burada azalıyor dedi. Mirasının nasıl olmasını istediğini bir düşün dedi. Şampiyon olmak mı istiyorsun, belki de Judgment Day'den kurtulmalısın dedi. Çünkü yanında Dominik Mysterio gibi çöpler varken şampiyon olamazsın dedi. Başka bir şans daha mı istiyorsun, Rumble'ı kazan ve Vegas'ta görüşelim dedi. Balor da oldukça düşünceli kaldı. Başka bir sekansta da Balor'ı kafası dağınık gördük. Yürürken Liv'e rastladı. Liv ona Punk'ı sordu. Sana gerçekten saygı duyduğunu düşünmüyorsun değil mi dedi. Geçen hafta elini kaldırması sadece bir katılımcı tesellisi gibiydi dedi. Sen de ona teşekkür ediyorsun dedi. Punk'ın sana Judgment Day'e dair dediklerini de duydum dedi. Senin yeniden şampiyon olmanı isteyeceğine inanmıyorsun değil mi dedi. Ama kim ister biliyor musun, Judgment Day dedi. Çünkü burası senin ailen dedi. Balor araya girdi. Her şey bu kadar apaçık değil, bırak bu işi çözeyim dedi. Finn, yavaş yavaş face turn sinyalleri verirken gecenin sonundaysa bunun tam zıttı bir iş yaptı. Gecenin sonunda Punk, AJ Styles’a bir kemer maçı şansı verirken Gecenin sonunda da iki ismin kemer mücadelelerini izlerken maç devam ederken aynı gece Punk ile duygusal bir konuşma yapan Finn, maça karıştı ve Punk'a Running Dropkick çekerek maçı DQ etti. Sonra da Punk'a saldırmaya devam etti. Aynı hareketi bu kez dışarıda bariyerlere doğru iki kere daha yaptı. En sonunda da ringe sokup Coup de Grace çekti.

2 Şubat Raw’da Finn Balor, geçen hafta Punk'a karşı yaptığı saldırıyı bir video ile açıkladı. Bu işte saygıyla yükselirsiniz, ben de tüm kariyerim boyunca bunu yaptım dedi. Bağımsız yerlerde de ana kadroda da saygı duydum hep dedi. Ama burada durduğum süre arttıkça, gösterdiğim saygının karşılığı hiç gelmedi dedi. Sürekli aşağı çekildim dedi. Belfast'ta olanlar bir istisnaydı dedi. Ama yine de Pearce bana Royal Rumble kadrosunun dolduğunu söyledi dedi. Saygı sizi bu işte bir yerlere getiriyormuş demek, ama ben daha fazlasını istiyorum dedi. Hepsini istiyorum, kemeri istiyorum dedi. Bence ben kötü adam değilim ama Punk, bu süreçte kötü şeyler yapmak istiyorum dedi. 9 Şubat Raw’a geldiğimizde Punk ringde röportaj verirken Balor'ın geldiğini gördük gördük. Punk oldukça sinirli gözüktü. Sen ilk akla gelenlerdensin ama bir kemer maçı hak etmiyorsun, dayak hak ediyorsun dedi. O yüzden o spiker masasından in, erkek ol ve ringe geli dedi. Balor da böyle olmaz, seninle boşa kavga etmem, kemeri ortaya koy, ben de iki hafta önce başladığım işi bitireyim dedi. Bu esnada görevliler de iki isim arasına girdiler. Punk da buradakiler denemeni görmeyi isterler gel buraya dedi. Belfast'ta seni yendim, burada da yenerim, Chicago'da yenmemi istersen orada da yenerim dedi. Pearce'tan da maçı istedi ama Pearce kabul etmedi. Wrestlemania main event'ini riske edemem dedi. Punk da şampiyon benim, bir şeyleri söylemeye hakkım var dedi. Ya bana istediğimi verirsin ya da şovun geri kalanını onu kovalamakla ve dişlerini ağzından çıkarmakla geçiririm dedi. Pearce da maçı Elimination Chamber için resmileştirdi. 16 Şubat Raw’da Punk ringdeyken Balor, Dominik ve JD geldi. Balor sözü aldı. Dünyanın en iyisi olabilmek için Avrupa'nın en iyi güreşçilerinden ders almak gerekir dedi. Dünyanın en iyisi olabilmek için dünyanın en iyi luchador'larından Meksika'da bir şeyler kapmak gerekir dedi. Dünyanın en iyisi olabilmek için Japonya'da sağ kalabilmen gerek dedi. Dünyanın en iyisi olabilmen için ilk Raw'ında Roman'ın karşısına çıkıp onu yenmen gerek dedi. Bu sebeple dünyanın en iyisi karşında duruyor dedi. Elimination Chamber'da seni yendiğimde, Wrestlemania Main Event'ini tehlikeye atmamış olacağım, dünyanın gerçek en iyisi Main Event'i daha iyi hale getirecek dedi. Punk da kim olduğunu biliyorum dedi. Pardon, kim olduğunu biliyordum dedi. Belfast'te sana bir şans vermemin sebebi işte tüm bu saydığın şeylerdi dedi. Ama sen sayarken şunu fark ettim, tüm bunları tek başına yapmışsın dedi. Ne Japonya'da ne Avrupa'da yanınd Judgment Day'i göremedim dedi. Meksika'da luchador'larla kapışırken de öyle dedi. Eskiden bir şeydin dostum dedi. Bence herkes bana katılır dedi. Judgment Day, çok uzun bir süredir sırtındaki bir yük dedi. Senin gibi yetenekli bir onları kendi seviyesine çıkarmak için uğraşsa da onları seni kendi seviyelerine indiriyorlar dedi. Şu salağa bak dedi Dominik'i göstererek. İki kemeri var ama hiçbir zaman korumaya çıkmıyor dedi. Bir de şuna bak dedi JD'yi de göstererek, ringe girmek için yardımına ihtiyacı var çünkü kafası çok büyük dedi. 23 Şubat Raw’da İlerleyen anlarda Punk ringe geldi. Balor'ın ya ben şampiyon olursam dediğini duydum dedi. Peki ya bana hiç saldırmasaydın dedi. Ne yazık ki AJ Styles ile ringi son kez paylaşımımı neden mahvettin ki dedi. Bunun cevabı basit; böyle yapmasaydın Elimination Chamber'da kemer maçı hakkı elde edemezdin dedi. Ama savaşan bir şampiyon olmak riskli bir şeydir dedi. Arkadaki insanlar bana ne yapıyorsun diye soruyorlar dedi. Cevabım basit, yapabileceğimin en iyisini yapıyorum dedi. Ben insanlara onların hak ettiği savaşan şampiyonu veriyorum dedi. Çocukken izlediğim büyüklerin ayak izini takip ediyorum dedi. Terry Funk, Harley Race, Bret Hart, Shawn Michaels, Undertaker, Triple H gibilerinin dedi. Yapabileceğimin en iyilerini yapmaya çalışıyorum, ben ya öyle olmasaydılarla uğraşmak istemiyorum dedi. Bunun bir sebebi var, örneklendireyim dedi. Ya Roman Reigns burada olsaydı dedi. İşte bu yüzden bunlarla uğraşmak istemiyorum çünkü herhangi bir gerçekliği yok, burada değil kendisi dedi. Beni boo'lamayın, ben buradayım dedi. Her şehirdeyim, her şovdayım, her ülkedeyim, her turdayım dedi. Ya Balor beni yenerse, ya kaybedersem dedi. Risk yoksa ödül de yoktu dedi. Roman önümüzdeki hafta Raw'da olacak dedi. Ya ben Wrestlemania'ya kadar beklemez ve önümüzdeki hafta onun aptal suratına bir yumruk atarsam dedi. Ben ya öyle olsaydılarla uğraşmam, gerçeklikle bağları yoktur dedi. Ben gerçeklerle uğraşırım dedi. Balor'a ya öyle olsaydıyı bırakırım, Roman'a da dedi. Benim ya ben şampiyon olsaydım dememe gerek bile yok dedi. Çünkü ben şampiyonum zaten dedi. Ya iyi olsaydım dememe gerek yok çünkü ben zaten en iyisiyim dedi. Kendime Wrestlemania'nın main eventer'ı olsam ne olurdu diye sormama gerek yok, çünkü zaten öyleyim dedi. Ben şampiyonum, en iyisiyim, benim adım CM Punk dedi.

Konunun başında da belirttiğim gibi bu maç tam bir Wrestlemania’ya giderken Punk için bir geçiş maçı özelliğinde. Şov Chicago’da olmasaydı belki de Punk’ı burada kemerini korurken dahi görmezdik. Ancak Roman’ın ekranlarda olmadığı bu zamanlarda Punk’ın da aksiyona devam edebilmesi için böylesine bir rakip de gerekliydi. Şimdi burada Wrestlemania’nın da main event’inin Roman Reigns vs CM Punk gibi büyük bir maç olması sebebiyle bir şeylerin bunu değiştirmeyeceği çok açık gözüküyor. Dolayısıyla Punk kemerini koruyacaktır. Ancak benim buradan çıkması istediğim tek şey Punk’ın kemerini öylesine bir şekilde koruması değil. Burada artık Balor’ın gerçekten bir face turn yapmasına yol açacak olayların yaşanması ve hatta Wrestlemania için Dominik ile feuda girerek Intercontinental kemerini Dominik’ten alması. Hatta belki de Demon personasına, eski girişlerine geri dönmesi. Yani artık Judgment Day hikayesi fazlasıyla uzatmalara oynadı bence. Her seferinde tam dağılacaklarken bir şekilde zorlama yollarla devam ettirdiler. Birkaç hafta önce de Balor’ın face turn’ü için yükselmiştik ancak maalesef gerçekleşmemişti. Bari burada buna dair bir şeyler görelim diye düşünüyorum. Wrestlemania’ya çok kalmadı. Dominik’in önünde Penta tehlikesi var. Ancak bir şekilde Balor ile de feuda girmelerini ben uzun bir süredir bekliyorum. Bir de Raquel – Liv mevzuları var ki Liv, Rumble’da Raquel’i bile isteye elerken bunun bir sonucunun olmama ihtimali yok gibi görünüyor. Kadınlar kısmında Liv – Raquel hattı, burada da Balor – Dominik hattından çıkacak face turn’lerle Judgment Day’in artık parçalanması şart gibi duruyor. O yüzden burada Balor, kemeri JD veya Dominik’in hatası sebebiyle kazanamayacak duruma gelebilir. Bu da Balor’ın Punk’ın söylediklerini daha fazla sorgulamasını ve farklı yönde bir hamle yapmasını sağlayabilir diye düşünüyorum. Bir geçiş feudundan çıkabilecek en verimli sonuçlar bence bunlar olacaktır.

Tahmin: CM Punk


Women's Elimination Chamber Match for a WWE Women’s Championship Match at WrestleMania 42
Tiffany Stratton vs Rhea Ripley vs Alexa Bliss vs Asuka vs Kiana James vs Raquel Rodriguez

Geçtiğimiz Royal Rumble’ı yorumlarken kadınlar maçının erkekler maçına göre çok daha fazla şey vaat ettiğini söylemiştim. Hakikaten isim bazından baktığımızda kadınlar maçı bir All-Star maçını andıracak seviyedeydi. Maç içerisinde yer alabilecek AJ Lee’nin maçta olmadığını ve ek olarak Bianca’nın da sakatlığının uzaması sebebiyle olmadığını görmemize rağmen durum böyleydi. Brie Bella da return yaparken gerçekten de beklendiği şekilde bir maç örgüsü izledik. Tag Team’ler arasında anlaşmazlıklar yaşanırken oradan farklı şeylerin çıkması bariz gibi gözüküyor. Örneğin Liv, Raquel’i bilerek eledi. Charlotte da istemeden Alexa’yı eledi. Ayrıca Kairi Sane de Asuka’yı istemeden elerken Asuka da buna fazlasıyla sinirlendi. Becky’nin maçta az yer alması dışında bence çok bir falsosu olmayan iyi bir Rumble maçı izledik. Şimdi Elimination Chamber’a bakıyorum ve yine erkeklere nazaran kadınlar maçının çok daha fazla şeyler bizlere sunabileceğini düşünüyorum. İsim bazında yine erkeklerin çok önünde isimler var burada. Tek hayal kırıklığım Bianca’nın sakatlığı sebebiyle feud’lara dahil olamaması. Bunun dışında Kiana James sürprizi dışında direkt main eventer isimlerin burada mücadele edeceklerini görüyoruz. Kiana da yavaştan push’lanmaya çalışılan bir isim olacağı için onu da o şekilde değerlendirmek gerek.

Kişileri tek tek yorumlamadan önce biraz mevcut şampiyonun durumuna da göz atmak gerekiyor. Royal Rumble’ı kazanan isim olan Liv, benim ikincil tahminimi oluşturuyordu. İşin doğrusu bence Bianca güreşebilecek durumda olsaydı çok net bir şekilde Rumble’ı kazanırdı diye düşünüyorum. Fakat bir diğer kazanma ihtimali olan isim olan Liv, 2025 yılının bir döneminde sakatlık geçirmiş ve ringlerden uzak kalmıştı. Dönüşüyle birlikte Judgment Day’i toparlama çabalarına girerken Royal Rumble’ı da kardeşim dediği Raquel’i bile isteye eleyerek almayı bilmişti. Henüz işin o tarafının Liv için sonuçlarını görmedik ancak bir şeyler olacağı kesin. Öte yandan Rumble’ı kazanmasının ardından 23 Şubat Raw’a kadar kimi seçeceğini resmen duyurmayan Liv, en sonunda Women’s World şampiyonu Stephanie Vaquer’i seçerek oradaki belirsizliği bitirdi. Dolayısıyla şu anda bu maçın yapılış amacı Smackdown tarafının şampiyonu Jade Cargill’in Wrestlemania’daki rakibini belirlemek olacak. Kasım ayındaki Saturday Night’s Main Event XLI’de Tiffany Stratton’ı yenerek kemer sahibi olan ve aynı dönemlerde kemer öncesinde heel turn geçiren Jade, fazlaısyla dominant bir performans ortaya koymakta. Kemeri aldığı 2025 sonbaharından bu yana son dönemdeki Jordynne Grace’i saymazsak pek de bir feuda girdiğini söyleyemeyiz. Karakter olarak oldukça güçlü bir isim olan Jade, biraz Brock Lesnar’vari bir şampiyon olarak takılmakta. Savaşan bir şampiyon olmaktansa biraz daha ekonomik kullanılan bir isim olarak öne çıkıyor. Bir yandan Jade gibi isimlerin az ama öz maça çıkmaları bence daha iyi. Çünkü genellikle kağıt üzerinde favori isimler oldukları için sürekli maç yapmaları ve yenmelerini izlememiz sıkıcı olacaktır. Hali hazırda herhangi bir Wrestlemania hazırlığı olmadığı için de rakibi konusunda serbest atış yapmak serbest gözüküyor. İşin doğrusu Bianca eğer güreşebilecek durumda olsaydı ve bir şekilde Wresltemania’ya yetişseydi bence hem altyapı olarak hem de ring içi olarak muhteşem bir maç izliyor olurduk. O yüzden biraz hype’sız bir Wrestlemania yolu olacak gibi duruyor şampiyon için.

Tiffany Stratton: Ocak 2025’te aldığı kemeri tam 11 ay tutup Kasım 2025’te Jade Cargill’e kaybeden Tiffany, kemeri kaybettiği Saturday Night’s Main Event XLI’den Royal Rumble’a kadar ekranlardan uzak kalmıştı. Royal Rumble’da 30 numaradan geri dönüşünü yaparak son ikiye de kalmayı başarmış ancak maçın galibi Liv Morgan tarafından elenmekten kurtulamamıştı. 6 Şubat Smackdown’da Chelsea Green ve Lash Legend’ın olduğu Triple Threat maçını kazanarak buraya gelen Tiffany, bence maçın en net favorisi konumunda. Smackdown’da genel olarak bir kadın main eventer eksikliği çok bariz gözükmekte. Özellikle heel olarak Nia Jax ve Lash Legend gibi isimler varken face tarafta Charlotte ve Alexa’nın beraber hareket etmeleri bu tarafı fazlasıyla kısıtlamış durumda. Bianca’nın sakatlığını düşünürsek Tiffany’nin dönüşü biraz buraları hareketlendirebilir gibi. Öte yandan maç içerisindeki isimleri düşünürsek Jade ile geçmiş anlamında bir şeyler yaşamış olan tek isim kendisi. Kasım ayındaki kemer maçlarını saymazsak SummerSlam döneminde de yine feuda girmişlerdi. Tiffany o dönemde kemerle çıkarken Kasım ayındaki maçtaysa hiç varlık gösterememişti. Şimdi bir rövanş anlamında burada ön plana çıkabilir diye düşünüyorum. Zaten Tiffany de şu anda feudsuz, yani buraya fazlasıyla hazır durumda gözüküyor. Aslında ben yüzü biraz fazla eskidiği için Wrestlemania sonrasında döner diye bekliyordum ama şu anki görüntü bu seneki Wrestlemania’yı da es geçmeyeceği yönünde. O yüzden hem Jade ile geçen sene hatırı sayılır bir süre feud yaşaması, hem kemerini ona ezici bir şekilde kaybetmesi, hem Smackdown’dan olması, hem Main Eventer olması hem de face olması gibi sebeplerle benim kazanma ihtimalini yüksek gördüğüm isimlerden olacak. Jade ile aralarındaki maçlar bence çok tatmin edici seviyelerde değildi. Ek olarak da fazlasıyla tüketilmiş durumda. Fakat bu şartlarda her şeye rağmen şu an mantığa en yatkın isim gibi duruyor.

Rhea Ripley: İşin içerisinde olduğu her yerin doğal favorisi konumunda olan Rhea, burada da yine ister istemez ön plana çıkan isimlerden biri olmakta. Tabii şu anda zaten bir Tag Team mücadelesinde olması, oldukça uzun bir süredir zaten ana kemer mücadelelerinin içinde olması ve de Raw’dan bir isim olması sebebiyle biraz bu favoriliği azalıyor. Fakat yine de ismen baktığımızda Jade Cargill vs Rhea Ripley, en azından kağıt üzerinde tüm herkesin izlemek isteyebileceği bir maç bence. Her ne kadar şartlar ve ortam uygun olmasa da bu maçın gerçekleşme ihtimali şahsen beni heyecanlandırıyor. Buraya 9 Şubat Raw’da Ivy Nile ve Lyra Valkryia’nın olduğu Triple Threat maçını kazanarak gelen Rhea, son ikiye kalması oldukça muhtemel gözüküyor. Irrisistible Forces ile şu anda Iyo ile beraber feudda oldukları için hem Tag Team’i hem de böylesine ana kemer mücadelesini beraber götürme ihtimali zor gibiydi. Fakat 27 Şubat Smackdown’da kemeri heel ekibe kaybetmeleri bence bu ihtimali fazlasıyla güçlendirmiş durumda. Eğer Rhea kazanamazsa, Jade vs Rhea ihtimalinin boşa gitmesine doğrusu üzüleceğim. Ama Iyo ile beraber hareket ettikleri bir ortamda gerçekten de Rhea’nın kazanması çok fazla şeyi değiştirecektir. Ben hep Iyo’nun kendisine ihanet ederek Kabuki Warriors’a katılmasını ve bu düzlemde bir feud başlamasının güzel olacağını söylüyorum. Ancak sanki bu da olmayacak ve Women’s Tag Team mücadelesinden de çıkacak gibi duruyor. Son Smackdown, her ne kadar birçok şeyi hikaye açısından oynatsa da Rhea’nın kazanma ihtimalini oldukça arttırmış durumda.

Alexa Bliss: Royal Rumble’da Charlotte ile beraber ilk iki sıradan Rumble’a giren Alexa, maç içerisinde Charlotte tarafından yine istemsiz bir şekilde elenmişti. Charlotte ile bu kadar koca yılı geçirip 2026’nın başına gelmeleriyle birlikte birden ondan bağımsız bir feuda girip kemer mücadelesine girmesini pek beklemiyorum doğrusu. Ben geçen Rumble döneminde işin kadınlar tarafında çok fazla Tag Team’in olduğunu ve orada bazı çatırdamaların yaşanmasını beklediğimi söylemiştim. Şu an radikal sonuçlar doğurmasa da Liv & Raquel, Asuka & Sane ve Alexa & Charlotte arasında yaşananlar bunu doğruladı. Buraya 13 Şubat Smackdown’da Zelina Vega ve Giulia’nın olduğu Triple Threat maçını kazanarak giren Alexa, bence eski main eventer pozisyonunu da biraz kaybetmiş durumda. Fazlasıyla dengesiz bir gimmick’e sahip olmasından ötürü ben bir yerde Charlotte’a ihanet edip heel olacağını ve ikilinin Wrestlemania’ya birbirleriyle karşı karşıya gelebilecekleri bir senaryoda gideceklerini düşünüyorum. Bu kadar beraber hareket etmenin sonucu bence olaylı bir ayrılık olmalı. Tag Team mücadelelerine de yeniden giremeyecekleri açık gibi duruyor. İkilinin maçı da bence oldukça ilgi çekici olacaktır. Bu sebeple Alexa ihtimalini biraz pas geçeceğim. Kendisini sürpriz bir şekilde Kiana James eleyebilir. Orta vade de Wyatt Sicks’e katılması işleri iyice farklı noktaya götürebilir.

Asuka: Tag Team kemerlerini Rhyio’ya kaybetmelerinin ardından Sane ile beraber bir süre mücadeleye devam etseler de son dönemde Asuka, biraz daha singles mücadelelere odaklanmış durumda. Son Rumble’da Sane’in hatası yüzünden Iyo tarafından elenirlerken, Sane’e oldukça kızmış ve hatta ona saldırır gibi durmuştu. Ancak yukarıda da bahsettiğim gibi Rumble bir türlü radikal sonuçlar doğurmazken şu an bu tarafta da neler olacağına dair beklemek durumundayız. Hem Raw’da olması hem de heel bir karakter olması sebebiyle ben Asuka’nın maçı alabileceğini düşünmüyorum. Bence Rhea tarafından elenecek ve yine Sane ile beraber Tag Team mücadelelerine devam edecekler gibi duruyor. Zaten Iyo Tag Team’in içindeyken bu ikilinin pek o kısmı boşlayacaklarını düşünmüyorum. Buraya 16 Şubat Raw’da Nattie ve Bayley’in olduğu Triple Threat maçını kazanarak giren Asuka bence Tiffany Stratton tarafından elenecek.

Kiana James: Maçın esas sürprizi kesinlikle burada. Diğer tüm isimlere baktığımız zaman neredeyse hepsi kemerler kazanmış ve uzun bir süredir WWE bünyesinde main eventer olarak gözükürlerken James, sadece bir menejer rolünden Wrestlemania Main Eventer adayı konumuna gelmiş durumda. Bildiğiniz üzere şu an Women’s United States şampiyonu Giulia’nın yanında yardımcısı olarak duran Kiana, buraya 20 Şubat Smackdown’da Nia Jax ve Charlotte Flair gibi iki dev ismi geçerek gelmeyi başardı. İşin doğrusu Royal Rumble’a üçüncü sıradan gelmesine rağmen tam 27 dakika 30 saniye kadar kalması ve Raquel tarafından anca elenmesi, sanki James adına planlanan bazı şeylerin varlığını da kanıtlar nitelikteydi. Buradaki esas plan elbette ki ana kemer mücadelesi olmayacaktır ancak Giulia ile alakalı bir şeyler olma ihtimali çok daha kuvvetli duruyor. Sanki Giulia’nın ona ihaneti veya James’in Giulia’ya ihaneti gibi bir şey Wrestlemania öncesi izleyebiliriz. Bu sebeple maçta da bazı etkiler yaratabileceğini düşünüyorum, Alexa’yı veya Asuka’yı da eleyebileceğini düşünüyorum ancak fazlası gelmeyecektir. Bence Raquel, onu eleyecek isim olacak.

Raquel Rodriguez: Royal Rumble’ın esas mağduru olan Raquel, daha önce birkaç kez söylediğim gibi iyi bir Rumble çıkarmasına rağmen uzun yıllardır dost olarak bildiği, beraber Tag Team şampiyonlukları kazandığı Liv Morgan tarafından elenmişti. Liv bunu oldukça keyif alarak yaparken, aynı zamanda Rumble’dan da galip çıkmıştı. O dönemde Raquel de ana kemer mücadelesi için Stephanie Vaquer ile feud içerisindeyken Rumble sonrasında Liv ile olan yüzleşmesinde ona neden kendisini elediğini sormuş ancak Liv’in genel geçer açıklaması sonrasında konunun çok fazla üzerinde durmamıştı. Aynı gece Vaquer’e karşı kemer mücadelesini de kaybetmişti. Rumble’dan önce yine Judgment Day’den ekip arkadaşları Liv ve Roxanne ile yine sorunlar yaşamıştı. Bu sebeple tüm bunların sonucunda Liv’in aleyhine bir şeyler olmama ihtimali yok gibi duruyor. Sadece bunun zamanını bilmiyoruz. Dolayısıyla şu anda Raquel’in kazanması için doğru bir ortam yok gibi duruyor. Buraya 23 Şubat Raw’da Iyo Sky ve Kairi Sane’i yenerek gelen Raquel, bence son üçe kalacaktır ancak Rhea veya Tiffany tarafından elenecektir. Aslında ismen Jade ile karşılaşmaları güzel olabilirdi ama Wrestlemania için biraz alt sınıf kalırdı doğrusu.

Genel olarak baktığımızda gerçekten James dışında ismen Wrestlemania olmasa ve başka bir PPV olsa kemer adayı olabilir diyemeyeceğimiz bir isim yok gibi. Ancak Jade’in mevcut şampiyonluk ortamı birçok kişinin kazanmasına da set çekiyor bence. Ek olarak Tag Team’lerin de çok fazla iç içe geçmesi ve bazılarında patlamalar yaşanacak olması da fırtına öncesi sessizlik gibi duruyor. Ben bu sebeplerle Tiffany Stratton ve Rhea Ripley’i ön plana çıkarıyorum. Tiffany ve Jade feudunun altyapısı hazır olsa da geçen sene bence bekleneni veremeyen bir maç silsilesi izledik. Hazır Rhea Tag Team kemerini de kaybetmişken buradan galip olarak ayrılabilir. Raw’dan olması, Tag Team mücadelelerinde olması, Iyo konuları vs derken aslında birçok şey buraya uymuyor ama biraz isme yönelik bir hamle yapılmak zorunda olunmasından kaynaklı ve de Jade gibi bir isme yakışır bir Wrestlemania rakibi gerektiğinden, Rhea bence Tiffany’e göre daha fazla ön plana çıkıyor. Son ikiye Tiffany ve Rhea kalırsa bence çok güzel bir son olur. Hem de böylece Tiffany de Rumble’dan sonra ikinci kez son anda Wrestlemania fırsatını kaçırmış olur. İleride buradan da güzel bir hikaye çıkarılabilir kendisi için. Bu arada eğer Rhea, Tag Team kemerini dün Smackdown’da kaybetmeseydi ben bu maçın tahminini Tiffany’den yana yapardım.

Tahmin: Rhea Ripley


Men's Elimination Chamber Match for an Undisputed WWE Championship Match at WrestleMania 42
Randy Orton vs LA Knight vs Cody Rhodes vs Je’Von Evans vs Trick Williams vs Logan Paul

Erkekler Royal Rumble’ının geçen seneye ve bu seneki kadınlar Rumble maçına göre oldukça düşük seyirci olduğunu söylemiştim. Herhangi bir return veya insanların modunu değiştirebilecek bir giriş göremediğimiz bir maç izledik. Bunun dışında Brock Lesnar’ın Cody tarafından Jey’in entrance’ı esnasında elenmesi faciasını da sayarsak bence kötü bir Rumble oldu. Gunther’in 30’dan girmesi ve kazanamayacağının bariz olması da bence buna tüy dikti. Maalesef kötü bir Rumble izledik. Sonucu beni şaşırtmadı, Roman kazandı. Ben Randy ve Roman arasında çok gidip gelmiştim ama biraz duygusal yaklaştığım için Randy demiştim. Roman’ın kazanıp Punk’ı seçmesiyle beraber şu anda Drew McIntyre’ın sahip olduğu WWE kemeri için bu maçın yapılacağını görüyoruz. Bu maçı kazanan isim Drew ile Wrestlemania’da maça çıkacakken orada işlerin oldukça karışık olduğunu da gözlemliyoruz. Tek tek isimlere geçmeden önce biraz mevcuttaki karışık duruma bakalım istiyorum. Ama öncesinde yine erkekler maçının kadınlar maçına göre düşük kalibrede ilerlediğini görmekteyiz. Je’Von Evans ve Trick Williams gibi oldukça yeni isimler söz konusu. LA Knight da tam bir main eventer değil maalesef. Logan de biraz zorunluluktan buraya gelmiş durumda. Bir de fazlasıyla face baskın bir ortam olduğunu da görmekteyiz. Trick ve Logan dışında herkes face. Zaten Trick de seyirciyle “Whoop that Trick” baya bir iletişimde. O yüzden tıpkı Rumble’da olduğu gibi beklentiyi buna göre ayarlamamız gerekiyor.

Mevcut şampiyona geçersek, Drew hatırlarsanız yılın başında Jacob Fatu’nun return yaptığı 9 Ocak Smackdown gecesinde, şansının da yaver gitmesiyle o karambolden kafesten kemerle ayrılmayı bilmişti. 1.5 aydır kemerini elinde tutan Drew, bu süre zarfında ilk kemer korumasını da geçtiğimiz Royal Rumble’da Sami Zayn’e karşı yapmıştı. Ancak şu anda ayağını uzatmış ve rakibini bekliyor durumda olduğunu söylemek gerçekten çok zor. Jacob Fatu, Cody Rhodes ve Randy Orton gibi ensesinde olan düşmanlara sahip. Bu düşmanlıkların hepsini de kendi yaratmış durumda. Takıntılı bir gimmick’e sahip olan Drew, tam da karakterine uygun bir şekilde hareket ederken, şampiyonolmasına rağmen zamanında sorunlar yaşadığı bu isimlerle uğraşmaktan vazgeçmedi. Daha yaz aylarında başladığı Cody ile olan feudunda defalarca kez kemer için mücadele verirken en sonunda Three Stages of Hell maçında Jacob Fatu’nun yardımıyla kemeri aldı. Yardımı diyorum ancak düşmanlık yaşadığı Jacob Fatu ile de yine sonbahar döneminde feuda girmiş, hatta Crown Jewel sonrasında Cody’nin rakibi olabilmek için Fatu ile maç yapacaklarken Drew, Fatu’nun arka alanda saldırıya uğramasından sorumlu tutulmuştu. Konunun faili hala belirsizliğini korurken Fatu, en başından beri Drew’un peşinden olduğunu ancak istemeden Cody’e zarar verdiğini kabul etmişti. Tüm bunlara rağmen Drew kemerle çıksa da her fırsatta iki isme de saldırmıştı. Saturday Night's Main Event XLIII’de iki isim maç yapmadan birbirlerine saldırırlarken Drew gelmiş ve her ikisine de saldırmıştı. Royal Rumble’da da Cody’nin yine elenmesini sağlamıştı. Öte yandan yaz aylarında da Randy ile feuda girerken 20 Şubat Smackdown’da bu kez onu da hedef alarak kemerle saldırmış ve Aleister Black’e yenilmesine sebep olmuştu. Son Smackdown’da da bir kez daha Jacob Fatu’nun çembere girmesine engel oldu. Dolayısıyla Drew’un peşinde şu anda Cody Rhodes, Jacob Fatu ve Randy Orton var. Bu isimlerden ikisi şu anda çember içerisinde yer alıyor. Keşke Jacob Fatu da yer alsaydı, kesinlikle işler daha ilginç bir hale gelirdi diye düşünüyorum. Ama onun da burada yer almamasının temel sebebi elbette ki Drew McIntyre. Dolayısıyla işler biraz karışık. Şu anda 3 önemli isim kemerin sahibini istiyorlar. Buradan bir şekilde Fatal four way’e gidebileceğimiz bir ortam çıkabilir gibi. En iyisi şimdi tek tek isimlerin üzerinde duralım.

Randy Orton: Maçın favori isimlerinden olan Randy Orton, şu anda önünde net bir Wrestlemania rakibi yok gibi duruyor. 20 Şubat Smackdown’da Aleister Black ile yaptığı maçta Drew McIntyre kendisine kemer ile saldırırken Randy de doğal olarak Drew’un peşine düşen isimlerden biri haline geldi. Zaten geçtiğimiz yaz döneminde Drew ile içerisinde Logan Paul ve Jelly Roll’un da olduğu bir feudda karşı karşıya gelirlerken daha önceleri de yine bir kemer feudu içerisinde yer almışlardı. Dolayısıyla Randy, tıpkı Cody ve Jacob gibi Drew’u yakalamaya çalışacak. Burada da favorilerden biri. Ben aslında Rumble’ı kazanıp Cody’nin şampiyon olduğu bir senaryoda kendisini umuyordum ancak biraz dolaylı bir yoldan kemer feuduna girebilir gibi duruyor. Buraya 6 Şubat Smackdown’da Solo Sikoa ve Aleister Black’i yenerek giren Randy, kazanma ihtimali yüksek olarak duruyor. Kazanamasa bile kemerli bir feudu da bence fazlasıyla hak ediyor. Hele bir de Jacob Fatu’ya saldıran esas kişi kendisi çıkarsa ve de bir heel turn yaparsa, o zaman bambaşka şeyler izleriz.

LA Knight: Vision ile girdiği mücadele sonrasında bir süre ringlerde gözükmeyen LA Knight, Royal Rumble’da ringlere geri dönmüştü. Geri döndüğünden bu yana Vision ile mücadele ederken buraya yine seyircilerin belki de kazanmasını en çok istediği isim olarak geliyor. 9 Şubat Raw’da Theory ve Penta’nın olduğu Triple Threat maçını da biraz karambole ve Masked Man sayesinde kazandı. Maç ilerlerken Logan ve Reed gelip Knight'a saldırmak istediler ama Knight bir süre direndi. En son Reed, Knight'ı indirmeyi başardı. Logan hakemin dikkatini dağıtırken Reed, o karambolde Knight'a Tsunami yaptı. Bu kez Pearce geldi ve görevlilerle beraber Reed'i ve Logan'ı arka alana götürdü. Theory de Knight'a Stomp çekti. Maçı kazanacakken Penta engelledi ve dışarıda Theory'e Superkick çekti. Ama Theory onu spiker massına uçurdu. Bu kez de maskeli hoodie giyinimli gizemli kişi yine geldi. Theory'e saldırıp ona Stomp çekti ve ringe yolladı. Logan ve Reed onu kovalamaya giderlerken gizemli kişi maçmayı bildi. Ringde de Knight ve Theory birebir kaldılar. Knight bir BFT çekip maçı aldı ve çembere girdi. Heyman tüm bu olanları büyük bir şokla izledi. Ben normal şartlarda Knight’ın hakikaten main eventer potasına gelmesini istiyorum ancak işin WWE kemeri tarafında o kadar karmaşık hikayeler var ki Drew, Randy, Fatu ve Cody dışında bir ihtimal pek fazla öne çıkamıyor maalesef. Bu sebeple Knight da bence çok fazla ilerleyemeyecek gibi duruyor. Bir ihtimal Trick Williams tarafından elenebilir. Wrestlemania yolu da Vision ile bağlantılı olabilir veya Trick ile son Smackdown’da atıştığı ve de burada da olası bir şekilde mücadeleye girecekleri için Trick ile feuda girebilir.

Cody Rhodes: Maçın bir diğer doğal favorisi Cody; yılın başında kaybettiği kemerinin peşinden koşmaya devam ediyor. Drew ile girdiği uzun feudun sonucunda talihsiz bir şekilde, biraz da Jacob Fatu’nun etkisiyle olsa da kemerini kaybetmiş durumda. Kemer kaybı sonrasında bir süre Jacob ile birbirlerini yeseler de şu anda onun da odak noktası Drew McIntyre gibi duruyor. Keza Drew ile yaptığı anlaşma sonucunda doğrudan bir rövanş hakkı edinemezken bunun için Royal Rumble’a girmişti. Ancak Drew, onun Rumble’ı kazanmasına engel olmuş ve maça dahil olmamasına rağmen sırf Cody’i elemek için Suudi Arabistan’a gelmiş ve elemeyi de başarmıştı. Bu kez odağını Elimination Chamber’a verirken buraya da 13 Şubat Smackdown’da Sami Zayn ve Jacob Fatu’nun olduğu Triple Threat maçını kazanarak girmişti. Maçın sonunda Fatu, Cody'nin Sami'ye Cody Cutter çektiği esnada Cody'i dışarı yolladı. Sonra Moonsault çekip Sami üstünden tuşa gitti ama Drew, Jacob'a Cleymore çekip tuşu bozdu. Sonra da dışarı düşen Fatu'yu dövmeye devam etti. Kafasını ring postuna vurup onu spiker masasına fırlattı. O esnada Cody, Drew'a Suicide Dive ile uçtu. Ama Cody onun da kafasını ring postuna vurdu. Jacob ayaklanırken onu da spiker masasına Powerbomb'ladı. Sonra da ringde Cody'e Cleymore çekti. Sami'yi Cody'nin üstüne koyup tuşa gitmesini sağladı. Hakem o esnada dışarıda Fatu'ya bakarken ringe dönüp tuşu saydı. Ancak Cody üç olmadan kalktı. Drew da ringe dönüp Cody'e saldırmaya devam etti. Ancak bu kez Sami geldi ve Drew'a Helluva Kick çekti. Cody de Sami üzerinden Cross Rhodes çekip maçı aldı. Böylece Cody, en yakın arkadaşlarından biri olan Sami’yi oradaki kaos sonucu yenerek bu maça girdi. Drew da yine hem Jacob’ı hem de Cody’i baltalamadan geçmek istemedi. Tabii bu hikayenin çözüm noktalarından biri Jacob’a asıl saldıranın kişinin kimliği de belli edecek. O konu şu anda nadasta duruyor ancak WM’ye yakın ortaya çıkacaktır. Eğer Drew bu maça karışmazsa -ki bence karışma ihtimali fazlasıyla yüksek- Cody bu maçın yine favorileri arasında yer alıyor.

Je’Von Evans: Young OG, Evans maçın en sempatik en izlenebilir karakterleri arasında başı çekiyor. Ana kadroya yükselmesinin üzerinden sadece birkaç ay geçmesine rağmen yeteneğini sergileyen genç isim, buraya Gunter ve Dominik’in olduğu Triple Threat maçında, biraz da Lee’nin Gunther’e saldırmasının da etkisiyle maçı kazanarak gelmeyi başardı. Böylesine genç bir isim için şu aşamada muazzam bir başarı sağladı kesinlikle. Ancak bunun devamının gelebileceğini şu an için düşünmüyorum. Bu seviyeler için çok ama çok erken. Knight ve Trick kendisini eleyebilir. Ama her ne olursa olsun çember atmosferinde fazlasıyla yaratıcı hareketler yapacaktır. Bu anlamda eğlenceli şeyler izleme ihtimalimiz çok yüksek. Son dönemde Los Americanos ile feuda girerken Wrestlemania yolu ise biraz belirsiz gözüküyor.

Trick Williams: Smackdown’ın yeni yüzlerinden olan Trick, NXT’deki enerjisini direkt buraya da getirmiş gibi gözüküyor. Tıpkı Evans gibi, tıpkı Oba Femi gibi üst perdeden giriş yapan Trick, Royal Rumble’daki iyi performansının ardından şimdi de Elimination Chamber’a girmiş durumda. Son dönemde çok fazla isim mid carder seviyesine gelirken tam Wrestlemania öncesinde roster bu anlamda genişlemiş duruma geldi. Buradan bu kadar çok isim varken nasıl bir planlama yapacaklar merak konusu. Ancak Trick’in de kesinlikle müthiş bir karizmaya sahip olduğunu söylemeliyim. Ring içi yeteneğinin dışında çok iyi bir şekilde taşıdığı harika bir gimmick’i var. Ben bu yıl içerisinde en azından bir mid carder kemeri alabileceğini düşünüyorum. Son dönemde net bir feuda girebilmiş değil ancak ben Carmelo Hayes ile muazzam bir ring uyumu yakalayabileceklerini düşünüyorum. Bu yüzden Wrestlemania için bir United States feudu söz konusu olabilir. Zaten Carmelo’nun da Solo hariç -ki Solo’nun da başı Wyatt Sicks ile dolu- önünde bir rakip gözükmüyor. Belki Ilja Dragunov’un da olabileceği bir Triple Threat maç, bizlerin seyir zevkini arşa çıkarabilir. Öte yandan Knight ile de son Smackdown’da bazı mevzular yaşarken seyircileri fazlasıyla etkileyen bu iki ismin Wrestlemania’daki maçları da enteresan olabilir. 20 Şubat Smackdown’da Carmelo Hayes ve Damian Priest’in olduğu Triple Threat maçını kazanarak buraya gelen Trick’in maçı kazanma ihtimali bulunmuyor. Ancak ben yine de iyi bir performans göstereceğini, 1-2 kişiyi eleyebileceğini düşünüyorum. Bence Randy veya Cody kendisini eleyecektir. Cody’nin durumuna göre son ikiye bile kalabilir bence.

Logan Paul: 23 Şubat Raw’da Bronson Reed vs Jey Uso vs The Original El Grande Americano maçı yapılırken Reed’in sakatlanması tüm planları değiştirmiş oldu. Jey, El Grande Americano’yu tuşlayarak maça zoraki bir şekilde girerken 27 Şubat Smackdown’daysa kimliği belirsiz kişiler tarafından saldırıya uğradı ve maçtan çıkarılmak zorunda kaldı. Gecenin sonunda Jacob Fatu vs Logan Paul maçı yapılırken, maçı kazanan ismin çembere girmesine karar verildi. Theory maç içinde bir yandan ring kenarına çıkarken Fatu onu Superkick'ledi. Sonra Heyman çıktı. Jacob ona da saldırmak istedi. Ama karambolde Logan'dan Low Blow geldi. Sonra da yumruk atıp Five Star Splash çekti ama Fatu tuşu attı. O esnada maskeli adam yine karşımıza çıktı ve kenarda Theory'e Superkick çekti. Sonra Stomp'a odaklanırken Logan yumrukla onu yere serdi. Sonra da maskeyi çıkardı. Ancak maskenin altından hiç tanımadığımız biri çıktı. Herkes onun kim olduğunu sorgularken görevliler ayakta zor duran maskeli adamı arkaya gönderdiler. Ringde de Fatu, Pop up Samoan Drop çekti. Moonsault için turnbackle'a çıkarken Drew kemeriyle Fatu'nun kafasına vurdu. Logan da rollup'a alırken hakemin ringe dönmesiyle maçı aldı. Logan böylece Vision ekibinden çembere girmeyi başaran tek isim olurken, yakaladığı ikinci şansı da değerlendirmiş oldu. Öte yandan maskeli adam konusu iyice bir çıkmaza girerken son Smackdown’da altından çıkan kişinin esas maskeli adam olmadığı da bariz duruyor. Bu maç için şansını konuşursak da Logan’ın pek bir kazanma ihtimali yok gibi. Vision ile bambaşka feudlar içerisinde yer alırken sadece maçın heel eksikliğini kapatacak gibi duruyor. Maçın seyir zevki açısından da özellikle Evans ile beraber bizlere güzel şeyler izletecektir. Bence Randy Orton tarafından da elenmekten kurtulamayacaktır. Bir ihtimal maskeli adamın yine gelip ona saldırma ihtimali var gibi de duruyor.

Tahmine geçmeden önce son Smackdown’a bakarsak Jey’e yapılan saldırı sonrasında Drew’u ringde gördük. Ben şampiyonum, istediğimi istediğim zaman yaparım ki yapıyorum dedi. Aldis görevlilerle gelirken sana işlere dahil olmamanı söylemiştim dedi. Sana defalarca kez uzak durmanı söyledim, hele ki Elimination Chamber'a 24 saat kalmışken dedi. Şu anda da ofisime gitmeni söylüyorum dedi. Şu an arkada 20 adam seni parçalamak istiyor, bunun için gitmeni istiyorum dedi. Onlara yapın dememe ramak kaldı dedi. Drew da rekabeti gözlemleme hakkım var dedi. Orada 6.. pardon 5 adam kemerim için savaşıyorlar dedi. O esnada Cody geldi. Yeter diye bağırdı. Hadi şu an kapışalım dedi. Drew da ringden uzaklaştı. Drew da kavga etmemizi istiyor musunuz dedi sonra da hayır dedi. Bana bunun ne faydası var ben zaten şampiyonum dedi. Seyircilerin arasına iyice uzaklaştı. Ben senin gibi değilim, kuralları takip ederim dedi. Nick'e gideceğimi söyledim, o yüzden de gidiyorum dedi. Cody de tam bir şerefsiz gibi bu şampiyonluk reign'in kaçarak geçiyor dedi. Rövanş yoksa yoktur dedi. Yarından sonra onu alacağım derken bu kez Randy geldi Randy, Jey'e olanlar berbat bir şey ama beni tek ilgilendiren şey yarınki çember maçını kazanmak, Wrestlemania'ya gidip Drew'u tekmelemek ve 15.kez dünya şampiyonu olmak dedi. Ringe girdiği anda Trick Williams geldi. Bunu yapmaktan nefret ediyorum ama şunu anlamalısınız ki ben şu anda bu işin en acayip şeyiyim dedi. O yüzden Bruno Mars da yeni albümünü bana iletti dedi. Madem şu an KFC Center'dayız, menuye bir şey ekleyelim dedi ama bu kez de Je'Von Evans geldi. Evans, koridorda duran Trick'in kafasına vurarak ringe girdi. Trick de sinirle onunla geldi. Evans benim hatam kusura bakma dedi. Ama madem çılgınca konuşmalar yapıyoruz, öyle devam edelim dedi. Aramızda bir geçmiş var biliyorum ama buraya bazı şeyleri netleştirmeye geldim dedi. Çemberi kazanacağım ve tarihin en genç şampiyonu olacağım dedi. Randy'nin olan tarihi geçeceğim dedi. Bu kez de LA Knight geldi. O da ringe geldi ve konuşmayı bitirdiniz mi dedi. Çok fazla boş söz duydum, yoksa nightmare yoksa bouncy yok Viper, yok lemon pepper moron idiot dedi. Yarına 24 saat kalmışken her birinizin ruhu Megastar olarak adlandırılan birine ait dedi. Drew sana gelince eğer ikimiz bire bire kalırsak, o kemer de bana aittir demek dedi. With everybody saying derken Trick araya girdi ve Whoop That Trick dedi. LA de Whoop That Trick mi dedin dedi. Trick de Yeah dedi. Knight tamam o zaman dedi ve bir yumrukla Trick'i yere serdi. Ama Trick de onu yere çekti ve ikili dışarıda kapışmaya başladılar. Ringde de Randy, Evans'a ani bir RKO çekti. En son Cody ile yüzleştiler.

Görüldüğü gibi erkekler çember maçında gerçekten de bir heyecan yakalamak zor gibi duruyor. Trick ve Evans’ın bu seviyeler için çok yeni olduğu ve de Logan’ın da mecburi olarak bulunduğu bir ortamda zaten bu isimleri kafadan eliyoruz. Knight’ın da şu anda ana kemer senaryosuna dahil olabilecek bir Wrestlemania main eventer’ı ağırlığı yok. Onu da eliyoruz. Elimizde sadece Cody ve Randy kalmış oluyor. Ben bu sebeple Jacob Fatu’nun da bu maçta yer alması gerektiğini düşünüyordum ancak onu da kazanamayacağı bir maçın içerisine sokmak istemiyorlar gibi. Keza Oba Femi için de durum benzer. Öte yandan Cena ve AJ Styles emekli oldular. Gunther’in biraz daha farklı bir yol haritası olacak gibi duruyor. Keza Lesnar’ı da kemer için değerlendirmiyorlar. Seth, Bron Breakker, Sheamus ve Bronson Reed sakat. Bu sebeple bu ortamda tıpkı Royal Rumble gibi düşük seviyede bir maç izleyeceğimizi düşünüyorum. Daha öncesinde bu kadar face bir ismi bir arada izlediğimiz bir çember maçı olmuş muydu onu da hatırlamıyorum. Cody ve Randy mücadelesindeyse ben açıkçası Drew’un yine Cody’i rahat bırakacağını düşünmüyorum. Bence bir şekilde yine çemberin içine girip Cody’nin elenmesi için bir şeyler yapacaktır. Buradan da avantajı Randy’nin alabileceğini düşünüyorum. Bir de bahsettiğim gibi eğer Fatu’ya saldıran esas isim Randy çıkarsa, heel bir Randy kemer için çok tehlikeli bir hale gelir. Bu sebeple dümdüz Cody’nin kazanmasındansa Randy’nin kazanıp, Jacob ve Cody’nin mücadelesine ortak olmasını bekliyorum. Bu sebeple de Wrestlemania için Fatal four way’in de yolu açılacaktır. Yani Randy bu maçı kazanıp #1 Contender olurken bir yandan da Fatu’ya saldırdığı için cezalandırılıp Cody ve Fatu’nun da dahil edildiği bir ortam oluşabilir. Ben bir kez daha Royal Rumble’da olduğu gibi Randy’den taraf olacağım. Umarım bu kez yanılmam. Sadece son Smackdown’da Jey de saldırıya uğradığı için hem Jacob’a hem de Jey’e saldıran kişiyi aynı kişi yapabilirler. Bu da ihtimal olarak Sami Zayn’i gündeme getiriyor. Keza ana kemeri bir türlü alamamasından ötürü psikolojisi bozulan Sami son iki Smackdown’da da dengesiz hareketlerde bulunup Cody ve Jacob Fatu ile tartışmalar yaşıyor. Bir heel turn geçirip Jacob Fatu ile feuda da girebilir. Sami’nin yolu belirsiz olduğu için Fatu’yu buradan ayırıp bir şekilde Cody’i dahil ettikleri bir Triple Threat de izleyebiliriz. Cody’nin dümdüz bu maçı alıp Drew’a rakip olmasındansa ben bu keşmekeşten şaşırarak çıkmak istiyorum doğrusu. Bu sebeple Randy’nin Jacob’a saldıran kişi olması teorisinde kalacağım.

Tahmin: Randy Orton


--

Royal Rumble sonrasında Road to Wrestlemania’ya giden ikinci durağımız Elimination Chamber’da artık Wrestlemania’nın ana kemer feudlarını tam olarak netleştireceğiz gibi duruyor. Erkekler maçı biraz zayıf dururken orada da bir şekilde toplu bir Wrestlemania feuduna gidebiliriz gibi geliyor. Maçın içeriği bence o kadar zayıf ki şovun başında erkekler maçını izleyip sonunda main event olarak kadınlar maçını izleyebiliriz gibi geliyor. Keza kadınlar maçındaki isimlerin varlığı daha ağır ve tahmini biraz daha zor. Bu sebeple böyle bir hamle gelebilir. Öte yandan Ana kemer feudları dışında Wrestlemania’daki diğer kemerler veya diğer feudlar için de artık yavaştan bazı sinyalleri alırız gibi. Bundan sonrasında her şov bu açıdan önemli bir değer kazanıyor.

Özellikle AJ Lee vs Becky maçı dikkatleri üzerine çekerken ana kemer maçındaysa en önemli beklentim Finn Balor’ın face turn’üne yönelik bazı sinyalleri görmek.

Herkese iyi seyirler dilerim.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder