ARA

5 Ekim 2018 Cuma

Super Show-Down 2018 Preview'i - Tahminleri - Şov Öncesi Analizleri



WWE SUPER SHOW-DOWN – 6 EKİM 2018
Geçtiğimiz Nisan ayında bu yıl ilk kez görmüş olduğumuz Suudi Arabistan, Cidde’de gerçekleşen Greatest Royal Rumble’ın ardından WWE, uluslar arası PPV’lerine kaldığı yerden devam ediyor. Bu seferki durak ise Melbourne, Avustralya. Yine dolu dolu bir match card varken şov öncesi analizlerden önce birkaç şeye de değinmek gerekiyor.
Bu sene WWE’nin global PPV’leri başlatmasının ardından PPV kaliteleri açısından bazı kuşkular duymaktayım. Smackdown ve Raw’a ayrı PPV sisteminin kaldırılması bence de doğru bir hamleydi. Ancak çok net belli ki takvime yeni PPV’ler olarak global PPV’lerin eklenmesi sebebiyle yapılmış bir hareketti bu. WWE açısından global PPV’lerin getirileri elbette ki çok büyük. Ancak karşılığında da güzel şeyler verebilme baskısına girdikleri için altında alt yapısı sağlam olmayan birçok maçın da olabildiğini görüyoruz.  Örneğin Greatest Royal Rumble PPV’in de Royal Rumble gibi nadide bir olayın senede ikinci kez ama bu sefer amaçsızca yapılmasına tanık olduk. Bununla birlikte seyircilerin genel olarak tepkileri de felaketti. Yapılan kemer maçları da house showların içerisinde yer alanlar gibiydi doğrusu. Şayet bu sefer Avustralya gibi biraz daha güreşe yakın bir coğrafyada şovun gerçekleşecek olması bu PPV açısından biraz daha ümit verici bir olay. Ancak yine de zorlama maçların da yer aldığını görmekteyiz.
Tüm bunlarla birlikte PPV takvimi de iyice şaşmış durumda. Zira bundan önce neredeyse her ayın sonunda bir PPV veya Smackdown-Raw’a özel PPV sisteminde biri ayın başında diğeri sonunda olmak üzere iki PPV’ye alışmışken şimdi ise kimi zaman ayın sonunda kimi zaman ortasında veya kimi zaman da başında PPV’ler görmekteyiz.
Bu durum WWE iyi gelir elde ettikçe devam edeceğe benziyor. Zira Kasım ayında her sene olduğu gibi salt Survivor Series izlemeyeceğiz. Onun öncesinde 2 Kasım’da Riyad, Suudi Arabistan’da Crown Jewel adlı PPV’yi izleyeceğiz. Öyle görünüyor ki 2019 senesinde global PPV’lerin sayısı daha da artacak. Umudum maç ve hikaye kalitesinin de bu derece de artması. Çünkü aslında global PPV fikri güreşi tüm dünyaya yeniden sunma açısından da güzel bir fikir olarak duruyor. Umarım bu fırsat doğru kullanılır.
Match Card’ımızı incelediğimizde karşımıza ilk olarak koskoca bir Undertaker vs Triple H maçını görüyoruz. “Son bir kez” sloganı ile karşımıza çıkacak olan bu maçta Taker’ın köşesinde kardeşi Kane yer alırken, Triple H’in köşesinde ise Shawn Michaels yer alacak. Öte yandan AJ Styles vs Samoa Joe arasında kemerin ortada olduğu bir NO DQ maçı izleyeceğiz. The Shield vs Strowman & McIntyre & Ziggler feudu da tam gaz devam ediyor ve bu iki takım üçerli maçta karşı karşıya geliyor. Ayrıca The Miz ve Daniel Bryan, WWE kemeri için #1 contender’ı belirleyecek olan maçta karşı karşıya gelecekler. Son olarak Cena’nın da uzun bir aradan sonra geri dönüş yapacağını söyleyelim.




Singles Match for the WWE Cruiserweight Championship
Cedric Alexander(c) vs Buddy Murphy
Kemerini en son 19 Eylül tarihli 205 Live’da Drew Gulak’a karşı koruyan Cedric, WM’den bu yana hafif sıklet kemeri şampiyonu olarak karşımıza çıkıyor. Karşısına çıkan birçok ismi yenen Cedric, bu sefer daha önce karşılaştığı isimlerden biri olan Buddy Murphy ile bir kez daha karşı karşıya geliyor.
Sadece göz ucu ile takip ettiğim 205 Live hakkında ciddi bir yorum yapamayacağım. Genel olarak çok fazla kemer değişimi beklemediğim bu PPV’de bir ihtimal burada bir kemer değişimi olabileceği düşüncesindeyim. O nedenle tahminim Buddy Murhpy’den yana olacak.
Tahmin: Buddy Murphy




Six-woman Tag Team Match
Ronda Rousey & The Bella Twins (Brie Bella & Nikki Bella) vs The Riott Squad (Liv Morgan & Ruby Riott & Sarah Logan)
Kadınlar Raw kemerinde bu şov içerisinde herhangi bir kemer koruması izlemeyeceğiz. Bunun yerine geçtiğimiz ay Hell in a Cell’de Alexa’yı yenerek feudu sonlandıran şampiyon Ronda Rousey ile birlikte takım olan Bella ikizlerinin, Ruby Riott’ın takımına karşı mücadelelerine tanık olacağız. Biraz üstte bahsettiğim zorlama sayılabilecek maçlardan bir tanesi de bu aslında. Zira bu üçerli takımların birbirleriyle feuda girmeleri için hiçbir neden bulunmamakta. Belki bu vesileyle Brie veya Nikki’den bir tanesi Ronda’nın kemeri için bir atakta bulunabilir.
Face takım çok güçlü olduğu için maçı kaybetmelerini beklemiyorum. Tahminim Ronda ve Bella’lar yönünde.
Tahmin: Ronda Rousey & The Bella Twins (Brie Bella & Nikki Bella)




Singles Match to determine the #1 contender for the WWE Championship
Daniel Bryan vs The Miz
Şov içerisinde yer alan en ciddi karşılaşmalardan bir tanesi Daniel Bryan ve Miz arasında gerçekleşecek olan WWE şampiyonluğu için bir numaralı aday olma maçı. Zira bu ikili uzun bir süredir birbirleriyle feud içerisindeler. 2010 yılından bu yana devam eden bu sürtüşme çeşitli aşamaların ardından günümüze kadar ulaştı ve doğal olarak iki isim 2 aydır birçok kez birbirlerine meydan okudu.
İlk olarak Ağustos ayında Summerslam’de karşı karşıya geldiler. Maçı Miz, eşi Maryse’in yardımıyla da olsa kazanmayı başardı. Ardından bir ay sonra Hell in a Cell’de eşlerin de dahil olduğu bir Mixed Tag Team maçında karşı karşıya geldiler. Maryse’in Brie’yi sürpriz bir şekilde tuşlamasıyla Miz kendini yeniden avantajlı bir konumda bularak maçı eşiyle birlikte kazandı. Ben her iki maçta da Daniel Bryan’ın kazanacağını düşünmüştüm. Çünkü Daniel Bryan’ın gerçekten bu feudu kazanması gerekiyor. Biraz yukarıda ve daha önceki yazılarımda bahsettiğim gibi 2010 yılından bu yana süregelen bu feudun bir face isim tarafından kazanılması gerekiyor. Ayrıca bu sefer de işin ucunda WWE kemer maçı bulunuyor.
Daniel Bryan’ın daha önceki maçlarda Miz’e karşı üstünlük kuramaması çok net bir biçimde bu maçı kazanacağının, uzun yılların intikamını alacağının ve de doğal olarak WWE kemeri için bir numaralı aday olacağının bir işareti. Kafamdaki tek soru işareti olası bir AJ Styles kemer korumasında, Styles vs Bryan’ın WM gibi bir önemli zaman dilimi öncesi gerçekleşmesi yerine ondan çok önceden gerçekleşecek olması. Elbette ki feudun uzama ihtimali olabilir ama yine de henüz WM döneminde olmadığımız için böyle bir potansiyel yılın maçının önceden gerçekleşmesi ne kadar doğru olur bilemiyorum.
Daniel Bryan bu maçı kazanarak feudu bitirecek ve de ana kemerle olan feuduna bence başlayacaktır.
Tahmin: Daniel Bryan




Tag Team Match
John Cena & Bobby Lashley vs Elias & Kevin Owens
Şov içerisindeki en gereksiz maçlardan bir tanesi hiç şüphesiz bu maç. Çünkü kendisi bir PPV’ye yakışmayacak ve anca haftalık şovlarda izleyebileceğimiz türden bir maç. Çünkü Greatest Royal Rumble’dan bu yana piyasada gözükmeyen Cena’nın sadece popülaritesini kullanma amaçlı gerçekleştirilecek olan bir şey. Bu maç, yazının en başında söylediklerimi kanıtlar nitelikte. Zira bu şova kadar Cena, Raw’ların hiçbirinde gözükmedi. Sadece Lashley ve Owens; yani bu kalabalık Raw kadrosu içerisinde kendilerine en azından şimdilik pek yer bulamayan bu ikilinin feudları, yine uzun bir süredir tam etki gösteremeyen Elias’ın eklenmesi ile ortaya çıkmıştı.
Cena ve Lashley gibi iki güçlü ismin bu maçı kazanmalarını bekliyorum. WM dönemine doğru belki ikisini birbirleriyle feuda girerken görebiliriz. Şu bir gerçek ki Lashley geldiğinden bu yana yeni nesil seyircileri kendisine çekmekte zorlanıyor. Bunun farkında olan WWE’de Lashley’nin ilerlemesini şimdilik durdurmuş gözüküyor. Zira Temmuz ayında Extreme Rules’da Roman’ı yenip, ana kemere göz kırpsa da birden tam almaya başladığı push kesilmişti. Yine seyircileri çekememesinin göstergelerinden biri olarak da NXT’den Lio Rush’ın ana kadro debut’ı yapılmış ve de Rush, Lashley’nin menejeri olarak karşımıza çıkmıştı. Lashley için bir heel turn veya bir Heyman Guy senaryosu uzun vadede bence daha etkili olacaktır.
Tahmin: John Cena & Bobby Lashley




Tag Team Match for the WWE Smackdown Tag Team Championship
The New Day (Big E &/Kofi Kingston &/Xavier Woods)(c) vs Cesaro & Sheamus
Birbirleriyle daha önce geçmişleri olan bu iki takım gerçekten bizlere çok güzel maçlar çıkartmışlardı. 2015’den 2016’nın sonuna uzanan ve de rekor kıracak bir şekilde takım kemerlerinin sahibi olan New Day, 2016 Roadblock’da kemerlerini Cesaro & Sheamus’a kaptırmışlardı.  
New day, bu yıl Summerslam’de Bludgeon Brothers’dan kemerleri alarak 5.kez şampiyon olmuşlardı. Ardından geçtiğimiz ay kemerlerini Hell in a Cell’de Rusev ve Aiden English’e karşı korumayı başarmışlardı. 4 Eylül tarihinde ise Super Show-Down için rakipleri olarak Cesaro ve Sheamus ikilisi açıklanmıştı. New Day gibi güçlü ve de seyirciler üzerinde bir hayli etkisi olan bir takımın, kemerli bu kadar çabuk kaybetmesini beklemiyorum. Özellikle bir New Day vs Usos izlemeden takım kemerlerini kaybetmeyeceklerini de umut ediyorum.
O yüzden bence New Day kemerlerini koruyacaktır.
Tahmin: The New Day (Big E &/Kofi Kingston &/Xavier Woods)




Tag Team Match
Asuka & Naomi vs The IIconics (Billie Kay & Peyton Royce)
Lashley & Cena vs Elias & Owens maçı için söylediklerimin birçoğu bu maç için de geçerli olmakta. Yine bir PPV’ye yakışmayacak ve sadece hafta içi şovlarda olması daha uygun olacak bir maç. Ancak tabi bu maçın bir farklı özelliği daha bulunuyor. Zira Billie Kay ve Peyton Royce ikilisi Avustralyalı. Dolayısıyla bu ikilinin bu PPV içerisinde yer almaları kadar doğal bir şey yok. Dolayısıyla örneğine birçok kez rastladığımız üzere esasen face isimler, memleket seyircilerinin etkisiyle birden heel olarak algılanabilirler ki muhtemelen de burada IIconics aslında heel olmasına rağmen oldukça yüksek cheer alacaktır.
WWE’nin Avustralyalı isimleri maçı kaybettireceğini hiç zannetmiyorum. O yüzden tahminim The IIconics’den yana olacak.
Tahmin: The IIconics (Billie Kay & Peyton Royce)




Singles Match for the WWE Smackdown Women’s Championship
Becky Lynch(c) vs Charlotte Flair
2 ay önce Summerslam’e şampiyon olarak gelen Carmella kemerini, içerisinde Becky ve Charlotte’ın olduğu bir triple threat maçında korumak zorunda kalmıştı. En yakın arkadaşı Becky’i tuşlayarak maçı kazanan Charlotte, kadınlar kemerinin yeni sahibi olmuştu. Maçtan sonra herkes klasik arkadaşça bir sarılma beklerken, Becky bombayı patlatmış ve Charlotte’a saldırarak bir heel turn geçirmişti. Ancak seyircilerde hep pozitif bir etki bırakan Becky , Charlotte’ın sürekli kemer mücadeleleri içerisinde yer almasından sıkılan seyirciye ilaç gibi gelmiş ve de bu heel turn muazzam bir reaksiyon alarak 2018’in unutulmazları arasına girmişti.
Bu hype ile birlikte geçtiğimiz ay Hell in a Cell’de Charlotte’a meydan okuyan Becky, maçı kazanarak 2016’dan tam 2 yıl sonra kadınlar kemerini bir kez daha ele geçirmişti. Charlotte ise rövanş hakkını bu PPV’de kullanacağını açıklamıştı. Her ne kadar Charlotte bu hikayede face rolü oynasa da seyircilerin favori ismi Becky. Heel performansı belki face performansının en azından şimdilik bir tık altında kalsa da zamanla buna da alışacağını düşünüyorum. Bununla birlikte bence burada kemerini bir şekilde koruyacaktır. Bir küçük ihtimal olarak maçın tuş dışında, DQ veya count out ile bitme ihtimaline karşın feudun uzayabilme ihtimali de mevcut.
Tahmin: Becky Lynch




Six-man Tag Team Match
The Shield (Roman Reigns & Seth Rollins & Dean Ambrose) vs Braun Strowman & Drew McIntyre & Dolph Ziggler
Raw’ı adeta tek başına taşıyarak, erkeklerin kazanabileceği üç kategorideki kemerleri de içinde barındırarak tam gaz ve de olması gerektiği gibi güzel bir şekilde devam eden bir feudla karşı karşıyayız. Zira Seth Rollins ile Dolph Ziggler ve de bir nebze Drew odaklı Intercontinental kemeri mücadelesinin Dean’in gelmesiyle birlikte tag team alanına da sıçraması gerçekleşmişti. Bir de üzerine Strowman’ın cash in yapma düşüncesi ile şampiyonluk mücadelesi veren Shield’ın üçüncü elemanı olan Roman’ın da feuda dahil olmasıyla yap boz tamamlanmıştı.
Tüm bunlar olurken Hell in a Cell PPV’Yi iki takım içinde önem taşıyordu. Bir önceki PPV olan Summerslam’de Dean’in return’ü ile birlikte Drew faktörünü yok ederek IC kemerini Ziggler’dan geri alan Rollins, Dean ile takım olup bu sırada Raw takım kemerlerini kazanan Drew & Dolph ikisine meydan okumuşlardı. Oldukça güzel geçen maçta Drew ve Dolph ikilisi kemerlerini korumayı başarmışlardı.
Gecenin main eventinde ise Ağustos ayında Lesnar’ı yenerek ana kemeri ele geçiren Roman ile Strowman, bir Hell in a Cell maçında kemer için mücadele ediyorlardı. Bu maç aynı zamanda Strowman’ın Haziran ayında kazandığı Money in the Bank çantasını da kullanarak cash in yaptığı maç oluyordu. Maç ilerlerken birden Dolph & Drew ve Rollins & Ambrose’un da maça karıştığı görülüyordu. Ancak esas sürpriz sona saklanmıştı. Zira Ağustos ayında kemerini Roman’a kaybeden Lesnar, henüz rövanş hakkını kullanmayarak kemeri için doğru zamanı bekliyordu. Maçın sonlarına doğru bomba patlamış ve Lesnar, Heyman ile birlikte ringe gelerek kafesin kapısını ayağı ile kırıp maça müdahil olmuştu. Her iki ismi de yere sererek maçın no contest bir şekilde sonlanmasını sağlamıştı. Bu üçlünün arasındaki kemer mücadelesi de önümüzdeki ay gerçekleşecek olan Crown Jewel’a saklanmıştı. Tabi bu no contest ile de teorik olarak Strowman, tarihteki başarısız cash inlerden biri olarak yerini aldı.
Hell in a Cell’den sonra yine bu iki takım arasındaki mücadele tam gaz devam etti. Ancak takım kemerlerinin kazanılamaması sonrasında The Shield içerisinde kemersiz kalan tek isim Dean Ambrose olmuştu. Seyrekleşmesine rağmen uzun tuttuğu saçlarını keserek return gerçekleştiren ve de birden daha ağırbaşlı bir hale bürünen Dean, gerçekleştirmiş olduğu return’den bu yana bir heel turn sinyallerini vermekte. Zira ben bunu Summerslam için daha önce beklemiştim ama böyle bir olay gerçekleşmemişti. Ancak bu sefer bu PPV’ye gelene kadar bu sinyaller daha da artmış gözüküyor. Zira Strowman önderliğinde Drew ve Dolph; Dean üzerinden oynayarak onu yanına çekmeye çalışıyor. Özellikle son Raw’da buna şu anki geçici Raw GM’i olan Baron Corbin’in de katılması işleri iyice kızıştırdı. Zira Corbin, Ambrose’a IC kemerini veya Universal kemerini kazanma fırsatı vermişse de Dean bunları kabul etmemiş ve Strowman ile maç yapmak zorunda kalarak ona kaybetmişti. Ancak maçtan sonra arka alanda bu konu üzerinde hayıflandığı görülmüştü. Ayrıca Strowman’ın da Dolph üzerinden bir “zayıf karın” göndermesi yaptığını da yani onu takımın zayıf karnı olarak görüp yerine Dean’i düşündüğü de belli oluyor. Tabi bu da uzak bir ihtimal olsa da enteresan olaylara gebe olacak bir şey. Yine yeri gelmişken söylemek lazım ki; ben şu an WWE’nin Drew’ı kullanış biçiminden çok keyif alıyorum. Gerçekten hak ettiği gibi güçlü ve dominant bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. İleride tekrardan orta kemer seviyesinde kemer kazanıp hatrı sayılı bir süre elinde tutması veya Smackdown’da olup ana kemer mücadelesine girmesi muhtemel gözüküyor.
Şu çok belli ki Dean’in yeni tavırları ve de bu son olaylarla bir heel turn patlayacak ve bu WM’ye kadar sıçrayacak. Ancak bunun zamanını kestirmek zor gibi görünüyor. Bununla birlikte The Shield vs Strowman & Dolph & Drew feudu Kasım ayına kadar da sürmesi oldukça muhtemel. Yani bu maçın sonucu feudun sonu olarak karşımıza çıkmayacak. Ancak Dean’in bir hatası ile Strowman ve ekibinin maçı kazanması oldukça muhtemel gözüküyor. O nedenle tahminimi Strowman ve ekibi yönünde kullanacağım. Her ne olursa olsun bu feudu ve de mevcut maçları izlemenin oldukça keyifli olduğunu da vurgulamadan geçmeyeceğim.
Tahmin: Braun Strowman & Drew McIntyre & Dolph Ziggler




No Countout, No Disqualification Match for the WWE Championship
AJ Styles(c) vs Samoa Joe
Summerslam zamanı net bir şekilde beklediğim gibi Styles vs Joe feudu ortalama bir süreye yayılmış bir biçimde devam ediyor. Zira feudun başından beri “kişisel” oynayarak Styles ve ailesi hakkında akıl oyunları yapan Joe, Summerslam’de daha da ileri giderek maçı seyirciler arasında izleyen Styles ve Styles’ın küçük kızı hakkında ileri geri konuşmaya başlamıştı. Styles da buna dayanamamış ve en sonunda sandalye ile Joe’ya saldırarak DQ ile maçı kaybetmişti. Tabi şampiyon avantajı olarak adlandırılan kural sayesinde, DQ ile kaybettiği için kemer kendisinde kalmıştı.
Geçtiğimiz ay Hell in a Cell’e kadar olan süreç de benzer şekilde devam etmişti. Şov içerisinde gerçekleşen maç ise gerçekten çok güzeldi. Nitekim sonucunda ise bir hakem hatasıyla kazanan Styles olmuştu. Şöyle ki maçın sonlarına doğru Styles’a Coquina Clutch bağlayan Joe, Styles’ı bayıltıp maçı kazanmaya çok yaklaşmıştı. Styles ise son bir hamle yaparak onu ters çevirmiş ve de birden Joe’yu tuş pozisyonuna sokmuştu. Bu sırada hakem saymaya başlamış ve de hakemin göremeyeceği kör noktada, tam 2.saniyede Styles; Joe’nun beline vurarak pes işareti yapmış ancak hakemin 3’e kadar saymayı tamamlaması ve de pes etme işaretini görmemesi ile birlikte maçı kazanarak kemerini korumuştu. Tabi gong’dan sonra maçı kazandığını düşünen Joe ise öfkeden çıldırarak Paige’in yanına giderek durumu ona anlatmıştı. Nihayetinde de artık bu feudun son maçı olması beklenen bu maç ayarlanmış ve de sona yakışır bir biçimde No DQ ve de No count out olarak ayarlanmıştı.
Bu feudun ilerleme şekli face ismin kazanacağı yönünde ilerliyor bence. Zira Joe, Styles ve ailesi hakkında oldukça ileri gitti. Hatta Styles Smackdown’dayken, Styles’ın evine bile gitti. Elbette hikaye gereği olan bu olay sonrasında Stlyes’ın DQ’nun olmadığı bu maçta sağlam bir şekilde Joe’yu dövüp intikam alması gerekiyor. Ayrıca ufukta Bryan gibi bir isimle feuda girme ihtimali gözüktüğünden bence kemerini burada da koruyup artık bu feudu bitirip, tittle reigninin 2.yılına geçecektir.
Tahmin: AJ Styles



Singles Match
Triple H w/Shawn Michaels vs The Undertaker w/Kane
Ulus aşırı PPV’lerin getirilerinden biri de yıllardır senede bir kez WM’de görmeye alıştığımız isimlerin daha çok ekranda gözükmeleri oldu. Zira Triple H ve Taker gibi yaşını oldukça almış isimler artık sadece isimlerinin büyüklüklerini kullanarak WM’de kısa süreli heyecan yaratmaya odaklanmışlardı. Örneğin 2017’de emekli olduğu düşünülen Taker, 2018 WM’sinde sürpriz yaparak Cena’nın karşısına çıkmış ve de onu yenmeyi başarmıştı. Bir ay sonra Greatest Royal Rumble’da ise bir kez daha maça çıkmış ve kendisiyle özdeşleşen Casket maçında Rusev’i yenmeyi başarmıştı.
Benzer bir şekilde Triple H de WM dönemini Kurt Angle ve Ronda Rousey odaklı bir feud ile geçirmişti. Eşi Staphenie ile takım olup Kurt Angle ve Ronda’nın karşısına çıkmış ancak maçı kaybetmişlerdi. Bundan tam bir ay sonra bu sefer Greatest Royal Rumble da John Cena ile karşılaşmış ve bu sefer de ona kaybetmişti.
Şimdi ise bundan bir hatta iki önceki dönemin iki büyük simgesi olarak bu iki büyük dev isim, “son bir kez” daha karşı karşıya geliyorlar. Bu ikili zamanında birçok kez karşı karşıya geldiler ve de birçok kez unutulmayacak anlar yaşattılar bizlere. Örneğin ilk olarak akla gelen WM 27’de; yani 2011 senesinde gerçekleşen No Holds Barred maçı. Zira o dönem yine Taker’ın ve de Triple H’in belli bir yaş haddinde olduğunu da belirtmekte fayda. Ayrıca o maç tam da HBK’in Undertaker tarafından emekli edilmesinden tam bir yıl sonra gerçekleşmişti. Bu şartlarda daha o zamanlar serisi kırılmayan Taker, Triple H’i yenerek seriye devam etmişti.
Ama Taker vs HHH dendiğinde asıl akıllara gelen maç ise ondan tam bir yıl sonra, yani 2012’de, WM 28’de yaşanmıştı. Taker’ın serisini kırmaya çok yaklaşan Triple H, şansını bir kez daha denemek için Taker’a meydan okumuştu. Bu sefer maç türü Hell in a Cell’di. Hakem ise, Taker’ın serisini bitirme uğruna kariyerinden vazgeçen ve de yıllardır DX içerisinde Triple H’in yakın dostu olan(ki bu ikili gerçek hayatta da çok yakın birer dost. Zaten ilerleyen zamanlarda Triple H ve de Micheals’ın arkadaşlığına değinen bir yazı da yazmayı düşünüyordum) HBK’den başkası değildi. Tamı tamına yarım saat süren bu efsane maçı Taker bir kez daha kazanmayı başarmış ve de serisini devam ettirmişti. Ben de gerçekten o zamanlar o maçı izlerken Triple H’in seriyi bozacak isim olacağına çok inanmıştım ve de istemiştim. Ancak kısmet Lesnar’aymış…
Asıl hafızalara kazınan olay ise maçtan sonra gerçekleşmişti. Birlikte 90’lı ve hatta 2000’li yılların başını ve hatta sonlarını domine eden Shawn Michaels, Triple H ve Undertaker omuz omuza arka alanın yoluna tutarak, “bir dönemin sonu”na işaret etmişlerdi. Velhasıl o günden sonra zaten 2010’da Taker tarafından emekli edilen HBK, ara sıra konuk olarak gözükmüştü. Triple H ise daha çok arka alan işlerine soyunarak yine de hikayeler içerisinde yer almıştı. Her ne kadar yaşı ilerlese de yine de o günden sonra birçok önemli feudda da yer almış hatta 2016 yılında bir de kısa süreliğine ana kemeri kazanmıştı. Taker’a gelirsek artık neredeyse WM’den WM’ye gözükür hale gelmişti.
Bugün ise Taker 53, HHH ise 49 yaşında. Ancak her ikisi de isminin verdiği heyecanla bizlere yine de ellerinden geldiği şekilde en güzel maçları çıkartmaya çalışıyorlar. Ayrıca bu sefer iki isim de yıllardır bu yolda beraber yürüdükleri ve hatta kimi zaman feuda da girdikleri isimlerle geliyorlar. Undertaker’ın yanında Brothers of Destruction’ın Kane’i var. Triple H’in yanında ise DX’in Shawn Michaels’ı var. Taker vs HHH’in üstüne bir de bir nevi Brothers of Destruction vs DX izleyeceğiz.
Elbette ki her iki isimden de bu yaştan sonra muazzam performanslar beklemek (özellikle Taker’dan) haksızlık olur. Ve de bu maçın zaten gerçekleşmesi Avustralyalı kardeşlerimiz olmasa oldukça zordu. Ama bundan keyif almaya bakmak ve de dört efsanenin son bir kez de olsa aynı anda ringde olmalarını görmenin tadını çıkartmak gerekiyor.
Maç özelinde konuşacak olursak eğer ben Triple H’in galip geleceğini düşünüyorum. Çünkü HHH, 2016’nın başından bu yana WWE içerisinde bir maç kazanamıyor. 2016 WM’de Roman’a, 2017 WM’de Seth’e ve 2018 WM’de de Kurt Angle ve Ronda’ya kaybetti. Ayrıca geçtiğimiz aylarda Cena’ya da kaybetmişti. O yüzden tahminim Triple H üzerine olacak.
Bir de son zamanlarda HBK’i bu maç vesilesiyle daha çok Raw içerisinde görmeye başladık. Keza Taker ile de bir yüzleşmeleri oldu. HBK, belki de güreş dünyası içerisinde hikaye gereği bir emeklilik maçına çıkıp sonrasında buna sadık kalan nadir kişilerden biri. Hatta 2 sene önce WM’de Styles ile maç yapması gündeme gelmiş ancak kendisi bunu reddetmişti. Ancak Taker ile olan karşılıklı promolar da bir “son bir maç” kokusu da almadık değil. Bu maç ve belki de bu feud, tam 9 sene sonra Michaels’ın bir sonraki WM için ringlere bir kerelik geri dönüşünü sağlayabilir. O yüzden önümüzdeki süreci izlemekte fayda var.
Tahmin: Triple H

--

Beklentilerimin çok üzerinde geçen Hell in a Cell’in ardından yine fena olmayan bir match carda sahip olmayan ve arada çürük yumurta maçları da çıkarttığımızda izlenebilir olan bir ulus aşırı PPV beklemekteyiz. Bundan sonra Ekim ayının sonunda kadınlara özel Evolution PPV’yi izleyeceğiz. Kasım ayının başında ise yine Suudi Arabistan’da bu sefer Crown Jewel’ı izleyeceğiz. Bildiğimiz anlamıyla bir PPV izlemek için ise Kasım ayının sonunu; yani Survivor Series’i beklemek durumundayız.
Herkese iyi seyirler dilerim, umarım güzel bir PPV izleriz.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder