ARA

22 Kasım 2015 Pazar

Galatasaray'ın Teknik Direktör Adaylarına Bir Bakış

Galatasaray’ın Mevcut Teknik Direktör Adaylarının Bir İncelemesi-Kim Olmalı?

Bu sorunun aynısını Haziran ayı içinde Fenerbahçe için doğrultmuştum. Dürüst olmak gerekirse, her ne kadar objektif olmaya çalışsam da işin içine Galatasaray girince ister istemez duygularım, mantığımdan daha ön plana çıkıyor. O yüzden bu yazının, Fenerbahçe için yazdığım yazıdan daha az doygun olacağını düşünüyorum. Çünkü kişisel olarak hala Hamza Hoca’nın gidişini sindirebilmiş değilim.

Hamza Hoca’dan sonra Galatasaray’ın başına geçecek hocanın işi, öncekinden çok daha zor. Çünkü dünkü Antalya maçından sonra gördük ki Galatasaray’ın şu anki dönemde ciddi bir mental sıkıntısı var. Astana ve Rize maçlarına bir halka da bu şekilde Antalya maçında kendini göstermiş oldu. Kötü bir Antalya’ya, defans yardımı olmayan oyuncuları dolu olan Antalya’ya, deplasmana gelmiş bir Anadolu takımından farklı olarak açık oynayan Antalya’ya, Galatasaray adam akıllı baskı bile kuramadı. Savunma yapmaya çalıştı onu da hiç yapamadı. Düşük motivasyon, düşük verimlilikle doğru orantılıdır. Bu motivasyon sıkıntısının temel sebebi, bu kadar çabuk ve saçma bir şekilde hocanın gönderilmesi olduğu çok açık. Buradan yönetime, tekrardan bir selam yollayalım.

Evet buradan da anlaşılıyor ki Galatasaray’ı çok kısa sürede toparlayacak bir hoca gerekli. Bunu taktiksel problemlerin yanında mental olarak da yapabilecek bir hoca gerekli… Şimdi bu doğrultu da hem mevcut adayları değerlendirelim hem de hangisinin doğru hoca olabileceğine dair yorumlarda bulunalım…

Mustafa Denizli



Seveni olur sevmeyeni olur, tıpkı Fatih Terim gibi Mustafa Denizli’de Türk futbolu açısından efsane olarak adlandırabileceğimiz bir isimdir. Üç büyüklerin üçünü de şampiyon yapmış tek hocadır. Belki oynattığı futbol çok hücumu işaret etmez ama nasıl sonuç alması gerektiğini çok iyi bilen, tecrübeli bir hocadır.

Taraftarla arasının soğuk olması dışında Mustafa Denizli, Galatasaray için diğer büyük takımlara nazaran daha farklı bir öneme sahiptir. 66 yaşındaki tecrübeli hoca, “Beşiktaş’lıyım ama yuvam Galatasaray’dır.” açıklaması vardır. Nitekim 80’li yılların sonunda ve 90’lı yılların başında ligde, kupada, Avrupa’da hem Derwall’le beraber hem de bireysel olarak Galatasaray’da çok şey yaşadı.

Kendisini gerçekten anlatmaya gerek yok, kariyeri sayfalarca yazılabilir… Hatta ileride de yazmayı düşünüyorum. Dün her ne kadar bana gelen bir teklif yok dese de kısa vadede Galatasaray’ın ihtiyacı olan hocadır benim gözümde, ismi duyulduğun bir durulan bir isimdir. Ama uzun vadeli bir plan için uygun mu diye sorarsak, o konuda biraz kararsızım doğrusu. Onun için yanına alacağı önemli bir isimle (Tugay Kerimoğlu, Ümit Davala, Tayfun Korkut vs...) beraber gelmesi ve yeni sezona onu hazırlaması bence bu kaostan çıkmanın en doğru yoludur.


Ümit Davala



Hamza Hamzaoğlu’nun ayrılığının ilk günü ismi daha fazla geçiyordu Davala’nın. Futbolcu olarak burada çok şeyler başardığı doğrudur. Hoca olarak ise, ilk önce 2008-2009 sezonunda Skibbe’nin yanında yardımcı olarak görev yapmıştı. Daha sonra ise bilindiği gibi 2011 yılında Hasan Şaş ve Taffarel ile beraber Fatih Terim’in yardımcılığını yapmıştı. Hocalık için hala erken.  Zira hiç tecrübesi yok. Ama Denizli ile beraber tekrardan Galatasaray’a dönmesine sıcak bakmıyor değilim. Çünkü ayrıldıktan sonra Galatasaray ile alakalı hiçbir kötü söz etmemiştir. Hatta: “Galatasaray’da kolum kırıldı, ayağım kırıldı ama kalbim kırılmadı.” diyecek kadar Galatasaray’lıdır. Üstelik yabancı dili de, yurt dışında futbol oynama tecrübesi de bir hayli fazla. Yani yardımcılık için değerlendirilebilecek bir isim kesinlikle…


Tugay Kerimoğlu



Türk futbolunun gelmiş geçmiş en iyi orta sahalarından biri olan Tugay Kerimoğlu’nun da adı, simgeleştiği takım olan Galatasaray ile geçmekte. Aslında adı sadece Galatasaray ile değil, Trabzonspor ve hatta geçtiğimiz günlerde bir diğer simgeleştiği kulüp olan Blackburn Rovers için de geçti.

Tugay Kerimoğlu, daha önce yuvasında 2 defa yardımcılık görevi üstlenmişti.  İlki 2010-2011 sezonu başlarında, Hagi’nin yardımcılığıydı. Burada sezon sonuna doğru Hagi kovulunca eline teknik direktör olma fırsatı geçmiş ama Hagi gibi bir ismin kovulmasından sonra hemen bu göreve gelmeyi doğru bulmayarak reddetmişti. Bir diğeri ise, 2013-2014 sezonu başlarında kovulan Fatih Terim’in yerine göreve gelen Roberto Mancini’nin yardımcılığıydı. Fatih Terim’in ayrıldığı sezon olması dolayısıyla çalkantılı günler geçiren Galatasaray’da, Tugay Kerimoğlu kişisel görüşüm olarak bence Mancini’ye bu konuda pek yardımcı olamadı. Ama bu iki isim beraber kısa süre çalıştılar. Zaman belki daha iyi yerlere getirecekti, bunu bilemeyiz.

Geçtiğimiz Antalya maçında tribünde olması kafaları karıştırdı doğrusu… Tugay Kerimoğlu gibi bir ismi tabi ki de kulüpte görev almasını çok isterim. Ama teknik direktörlük için hazır mı değil mi o konuda pek emin değilim.



Ersun Yanal



Şu sıralar Lig TV’de yorumculuk yapan Ersun Yanal, Fenerbahçe kariyeri öncesinde de önemli şeyler başarmasına rağmen her zaman soru işaretleriyle doluydu. Ama Fenerbahçe’de taa Mart ayında kazandığı şampiyonluk ile birlikte kamuoyuna deyim yerindeyse kendini kanıtladı. Ama daha sonrasında başkan Aziz Yıldırım ile anlaşamadı ve görevinden ayrıldı. Son Trabzon kariyeri ise yine kısa sürdü.

Kadrodaki isimlerin bazılarıyla da çalışmış durumda olsa da ben bu adaylar arasında kimi istemezsin sorusuna direk Ersun Yanal’i söylerim. Bundan 1 sene önce “Mutluluk Fenerbahçe’de olmaktır.” diyen bir ismin Galatasaray teknik direktörü olmaması gerekir. Zira taraftarın çoğunluğu da böyle düşünüyor. Bu çok duygusal bir sebep belki ama şahsen istemem. Ki zaten yönetimde birçok defa Ersun Yanal ismini yalanladı.


Christoph Daum



Her zaman Türkiye’de çalışmaktan zevk aldığını belirten Daum’da bu listede. Türkiye tecrübesi çok fazla, Beşiktaş, Fenerbahçe, Bursaspor… Fenerbahçe’ye de 2 şampiyonluk kazandırdı, 2 tanesini de son maçta kaçırdı. Doğrusu, fena bir profili yok ama son zamanlarda kariyeri iyice düşüşte. Özellikle Bursaspor zamanları pek de iç açıcı değildi. Hem de taraftarın tepkisi düşünülünce gelmesi ve gelse bile pozitif etki yaratması zor gibi duruyor.


Lucien Favre



58 yaşındaki İsviçreli teknik adam, son yılların en dikkat çeken isimlerinden bir tanesi. Kesinlikle gittiği her takıma fark yaratacak kalitede bir isim. Zürich, Hertha Berlin ve de en son B’Mönchengladbach’da yaptıkları kesinlikle incelemeye değer ve yine yakında onun kariyeri ve taktik stratejisi hakkında bir şeyler karalamayı düşünüyorum.

Gittiği takımlarda kendi yıldızlarını yaratmayı başaran (Marco Reus, Ter Stegen, Kramer vs..), taktiksel anlamda gerçekten ciddi farklar yaratabilen bir teknik adam. Örneğin şu videoyu dikkatli bir şekilde izlemenizi öneririm. Bu video geçen seneden, Bayern maçından alınma bir video.


Gelirse kesinlikle çok büyük fark yaratır. Ama zamanı açısından kötü bir zamanlama olur. Ben yine de her şeye rağmen başarılı olabileceğini düşünsem de Türkiye’de bu tarz projelerin çok tutmadığını gördük. Bizim yapımızla bu tarz teknik adamların yapısı bir türlü uymuyor. The Manager kitabında taktiksel başarılı detaylı detaylı anlatılan Mancini’nin, İtalya Milli Takımı’nı yeniden ayağa kaldıran Prandelli’nin bu ülkede direk futbol cahili olarak anıldığını biliyoruz.

Son olarak, NTVSpor muhabiri Evren Göz’e göre, Favre bir numaralı aday konumunda şuan. Gelirse takip edilmeye değer bir Galatasaray görebiliriz. Ama bu beceriksiz yönetim için bu konuda pek ümitli değilim.


Herve Renard



Evet aslında benim için gerçekten sürpriz oldu Renard’ın isminin geçmesi. Ama özellikle dün Fransız medyasında bu olay çok fazla konuşuldu. Ama sosyal medyada gördüm ki Galatasaray taraftarı ismi daha önce pek duyulmamış Renard’ın  adını görünce haklı olarak tepki vermişler. Kişisel görüşüm burada bir süre sonra uyum sağlayabilir ama Lille onun için çok önemli bir şanstı. Ne yazık ki bunu iyi kullanamadı. Takımının gol yollarındaki problemini bir türlü çözemedi…

Bu arada mart ayında Renard hakkında çok uzun detaylı bir yazı yazmıştım. Şöyle buyurunuz:
http://www.lucadorr.blogspot.com.tr/2015/03/kara-ktann-yeni-efendisi-herve-renard.html

**

Genel olarak isimler bu şekilde olsa da başka isimler de konuşuluyor. Hagi, Seedorf, Hikmet Karaman, Tolunay Kafkas, AbdullahAvcı gibi… Bu isimlerin ihtimali çok düşük gözüküyor. Bakalım ileri ki günlerde hangi isimler gündeme gelecek veya bu sonsuz (!) bekleyiş ne zaman sona erecek?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder