ARA

1 Kasım 2025 Cumartesi

Saturday Night's Main Event XLI 2025 Preview'i - Tahminleri - Şov Öncesi Analizleri

 


WWE SATURDAY NIGHT’S MAIN EVENT XLI – 1 KASIM 2025 CUMARTESİ
Salt Lake City, Utah – Delta Center

NBC klasiği olan Saturday Night’s Main Event, yaz aylarının ardından yılı kaparken de karşımıza geliyor. Bir NBC klasiği diyorum ancak Peacock ve Netflix’te olacağını söylemem gerekiyor. 41.kez gerçekleşecek olan Saturday Night’s Main Event, geçtiğimiz yılla beraber bir geçiş PPV veya belki bir ara PPV gibi görünmekteydi. Haftalık şovlardan daha önemli ama marka bir isme sahip PPV/PLE kadar da önemli olmayan bir konumdaydı. Ancak genel olarak Match Card’lara baktığımızda şovlar genel olarak diğer PPV/PLE’lere göre kısa sürse de fena şeyler izlemedik diye düşünüyorum. Hikaye olarak da yine bence güzel olaylar oldu. Bu şovda da yine iki ana kemerin ortada olduğunu, hatta bir tanesinde yeni şampiyonu öğreneceğimizi görüyoruz.

Seth Rollins’in sakatlık sebebiyle kemeri bıraktığı ortamda iki #1 Contender; Jey Uso ve CM Punk, yeni şampiyonu belirlemek için ringe çıkacaklar. Smackdown’da Women’s kemerini yılın başından beri koruyan Tiffany Stratton, SummerSlam’in rövanşında bu kez heel bir Jade Cargill’e karşı kemerini koruyacak. Bir diğer rövanş maçında Wrestlepalooza’da kemerini Drew McIntyre’a karşı koruyan Cody, bir kez daha Drew’la karşı karşıya geliyor. Intercontinental tarafındaysa şampiyon Dominik, kemerini Rusev ve Penta’ya karşı Triple Threat bir maçta korumak durumunda kalıyor.


Singles Match for the WWE Women's Championship
Tiffany Stratton(c) vs Jade Cargill

SummerSlam döneminde feuda giren ikili bu kez rövanş maçında burada karşı karşıya geliyorlar. Kemeri Ocak ayının başında yaptığı Nia Jax üzerinden yaptığı cash-in ile almasından bu yana Tiffany Stratton, 11 aydır korumayı başarıyor. Bu süre zarfında Charlotte Flair ve Bayley gibi isimler feudunu saymazsak dönüp dolaşıp Nia Jax ve Jade Cargill ile feuda girdiği dönemleri gördük. Smackdown’ın kadınlar tarafı son dönemde o kadar çok tekrara bağladı ki bu maç da çok fazla sürpriz gelmiyor bana. Ben bu tekrarlar kırılmasını ve Bianca’nın da dönüş yapacağını umarak SummerSlam’de Jade’in kemeri Tiffany’den alacağını düşünmüştüm. Ancak SummerSlam sonrasında geçen 3 aylık süreçte yine pek bir şeyin değişmediğini görüyoruz.

SummerSlam dönemine doğru Queen of the Ring’i kazanarak kemere aday olan Jade, WWE’ye geldiğinden bu yana tartışmalı bir figür olmaya devam ediyor. İnanılmaz atletik bir isim olmasıyla beraber bir türlü oturmayan gimmick’i onu senaryolar içerisine almayı da zorlaştırmaktaydı. Biraz da dominant bir görüntüsü olması sebebiyle de ana kemer işlerine de oldukça geç girdi. Bir de üstüne maçlarında yaptığı botch’lar biraz da seyircileri kendisinden uzaklaştırdı diyebiliriz. Ancak ben yine de her şeye rağmen SummerSlam’de kemeri almasını bekliyordum. SummerSlam öncesinde de birkaç yüzleşme dışında ciddi bir feud içerisinde olmayan ikili sonrasında da yine bir şekilde yine “döngü” gereği yolları kesişti. Örneğin hemen SummerSlam sonrasında Cargill, 22 Ağustos Smackdown’da Tiffany’i Becky ve Nia’nın elinden kurtarırken aynı gece gerçekleşen Tag Team maçını da takımına kazandırmıştı. 29 Ağustos Smackdown’daysa Tiffany ve Jade'i arka alanda konuşurlarken gördük. Jade, haberleri duydun mu dedi. Tiffany de ne haberi dedi. Jade; Aldis'le konuştum, geçen hafta ben kazandığım için kemerim için #1 Contender'ım dedi. Tiffany de rica ederim, çünkü ben kazanmana izin vermesem şu an bu pozisyonda olmazdın dedi. Jade de burada çok acayip bir tehditmişsin gibi konuşuyorsun ama değilsin dedi. Tiffany ise SummerSlam'de insanlara gidip ayaklarım ipin altında olmasa kazanabilirdim diyebilirsin ama ben yine kazanırdım dedi. Ayrıca 2025'te yenilmeyen tek kişi benmişim dedi. Jade de sana birkaç şey öğreteyim, seni yendiğimde bu seri bitecek dedi. İkimizin aynı seviyede olduğu hayali de öyle dedi. Tüm bunların üzerine 12 Eylül Smackdown’da iki isim bir kez daha kemer için karşı karşıya geldiler. Cargill'in bariyerlere doğru Tiffany'e saldırmasıyla iki isim de kalkamadı ve maç Double Count out ile bitti. Maç bittikten sonra Nia geldi ve Cargill'i önce ring postuna sonra da çelik merdivenlere vurdu. Bir de Samoan Drop çekti. Ardından Tiffany'e odaklandı. Havada ona Headbut çekerken sonra Annihilator çekti. Böylece Nia Jax, sayısını artık saymayı bıraktığımız kez yine Tiffany’nin peşinden gitmeye başladı.

19 Eylül Smackdown’da Nia, ringde promo kesti. Jade'e seslendi. Eğer görünüşleri takas etme şansım olsaydı bu Jade'le olurdu dedi. Harika gözüküyor dedi. Ama ring içi yeteneği takas etmeyi gündeme getirirse, beni düşünür dedi. Dürüst olalım, bu işine yarar dedi. Harika gözüküyor, ta ki ringe gelene kadar dedi. Ringde de benden dayak yiyor dedi. Ben en dominant, en alfa güreşçiyim, herhangi bir Storm'u geçer, her türlü zamanda üstün çıkarım dedi. Sonra da Tiffany geldi. Tiffany, herkes neyden bıktı biliyor musun dedi. Benim hakkımda konuşmandan dedi. Bu division'ı yürütüyorsun gibi olmayı ve bana takıntı yapmayı bırak artık dedi. Kimse seni bu kemerin yanında görmek istemiyor dedi. Jade'e gelince o da bir super kahraman değil ve hiçbir şeyi kurtaramaz dedi. Siz bu kadar hayalci olmaya karar verirseniz ben de neden şampiyon olduğumu göstermeye karar veririm dedi. Bu konuda yapabileceğin veya söyleyebileceğin bir şey yok dedi. Ringe yönelmek istedi ama görevliler araya girdiler. Bu kez Jade geldi ve görevlileri dövüp ringe yöneldi. Tam girecekken görevliler yine araya girdiler. Bu kez Aldis sözü aldı. Üçünüzün birbirinizi parçalamak istediğinizi biliyorum ve bu yüzden önümüzdeki hafta Triple Threat maçını ayarlıyorum dedi. 26 Eylül Smackdown’da Triple Threat maçı yapılırken Tiffany kemerini bir kez daha korumayı başardı. Ancak maçın sonunda öyle bir botch oldu ki, Smackdown’ın özet görüntülerini her hafta kesit kesit WWE hesabında yayımlayan WWE, bu maçın tam halini yüklemesine rağmen yine de o kısmı kesmek zorunda kaldı. Öncelikle Jade ve Nia birbirleriyle kapışırlarken Jade, kaşını feci yardı. Sonrasında da ringde Jade, Nia üstünden tuşa giderken Tiffany onu Dropkick ile bozup Nia üstünden tuşa gitti. Nia atlamayı unuttu, hakem de tuşu Nia omzunu kaldırmamasına rağmen saymadı. Kimse ne olduğunu anlamazken muhtemelen orada Tiffany de yanlış bir hareketle tuşa gitti. Bu şekilde feci batırdılar.

Bu olaylardan sonra Crown Jewel’a Smackdown şampiyonu olarak giden Tiffany, Crown’s Jewel kemer maçında Raw şampiyonu Stephanie Vaquer’a kaybetti ve 2025 yılında ilk kez mağlubiyeti deneyimledi. Bu süreçte Women’s United States şampiyonu Giulia ve onun menejeri Kiana James ile anlamsız bir feuda girmeyi de ihmal etmedi. 24 Ekim Smackdown’da Tiffany Stratton, Kiana James'i yendikten sonra Giulia ve James'in saldırısına uğrarken, onu kurtarmaya Cargill geldi. Cargill, sonrasında Tiffany'nin kolunu kaldırıp onu kutlarken birden heel turn yaptı ve Tiffany'i Clothesline yere serdi. Sonra da saldırmaya devam etti. Çelik merdivenlere doğru itti. Sonra da spiker masasına yolladı. Orada da tekmeledi. En son görevliler geldi ama yine onlara rağmen Tiffany'e vurmaya devam etti. Çelik merdivenlerde olan Tiffany'nin bacağına son bir tekme daha attı. Ringe döndü ve eline kemeri alıp ona baktı. Sonra da bırakıp gitti. Bu olayların ardından da Saturday Night’s Main Event için kemer maçı kesinleşmiş oldu. 31 Ekim Smackdown’da Tiffany sinirli bir şekilde ringe geldi ve müziği kesin dedim dedi. Jade'le sorunlarım var, müziğin durmasını beklemek ve yarını beklemek istemiyorum, hemen buraya gel dedi. Gelen kişi Aldis oldu, lütfen bunu bir düşün dedi. İkimiz de biliyoruz ki maçtan önce fiziksel kontak istemiyoruz dedi. Yarınki kemer maçını riske edecek herhangi bir şey istemiyorum dedi. Tiffany de geçen haftadan sonra doktorun söylediklerini takacağımı mı düşündün dedi. Jade'i yine çağırdı. Jade'in bu kez müziği çalarken Aldis sözü aldı, Tiffany'e söylediklerimin aynısı senin için de geçerli dedi. Yarından önce fiziksel temas yok, orada kal dedi. Sonra da güvenliği çağırdı. Jade de zaten bir şey yapmayacaktım dedi. Geçen haftalarda kafam yarıldı ve kendi kanımın tadını aldım dedi. İstediğim şeyi biliyorum, o da kemer dedi. Yarın, Tiffy zamanının bitiyor dedi. Tiffany güvenlikleri yarıp Jade'e saldırmak isterken güvenlikler onu tuttular. Bu arada Tiffany'nin de geçen hafta yüzünden bacağının sarılı olduğunu gördük.

Jade Cargill’in bu heel turn’ü herhalde son dönemlerde en gerekli olan şeydi diyebilirim. Tiffany, bence harika başladığı şampiyonluk reign’inde özellikle SummerSlam sonrasında ciddi derecede sıkmaya başladı. Suç elbette ki kendisinde değil, ona bir türlü düzgün feud yaratamayan, Nia-Jade ekseninde dönüp dolaştıran senaristlerde yatıyor. SummerSlam’de bence her halükarda bir kemer değişimi olmalıydı ve Jade yeni şampiyon olarak Bianca’ya kadar güçlenmeliydi bence. Jade’in zaten görüntü ve tavır olarak heel’e oldukça yakışacağını düşünüyordum. Ben zaten Bianca ve Jade Women’s Tag Team’i taşırlarken bile bu ikili arasında bir feud bekliyordum. Orada da Jade’i hep heel olarak konumlandırmıştım. Kesinlikle bu haliyle daha agresif olabilecek ve seyirciyle doğrudan bağ kurabilmek için çaba sarfetmesine gerek kalmayacak. O yüzden de geç kalınmış olsa dahi en sonunda o yükselişi yakalayabileceğini düşünüyorum. Tiffany ise koca bir yıl, Smackdown Women’s Division’ını taşıdı. Hak ettiği ölçüde de büyük bir push aldı. Ancak her push’un bir sonu var elbette. SummerSlam sonrası Jade heel olmuşken, artık ben bir kez daha kendisine Tiffany’e karşı yenik duruma sokacaklarını düşünemiyorum. Hazır Tiffany, yakın bir zamanda kaybedip düşüşe geçeceğinin sinyalini vermişken burada da bir değişim bence kemerin gidişatı açısından oldukça sağlıklı olacaktır. Bu tarafta bir değişim gerçekten oldukça şart gözüküyor. Bu değişim için de şartlar fazlasıyla hazır. Bianca’nın dönüşüyle artık ya Jade Cargill vs Bianca Belair ya da Tiffany’nin de olduğu Triple Threat bir şeyler izleriz diye düşünüyorum. Zaten Jade kazanırsa da Bianca Royal Rumble’ın şimdiden en büyük favorisi olur.

Tahmin: Jade Cargill


Singles Match for the Undisputed WWE Championship
Cody Rhodes(c) vs Drew McInytre

Wrestlepalooza’nın rövanşında Cody Rhodes, kemerini bir kez daha Drew McIntyre’a karşı korumak için maça çıkıyor. İşin ucunda Drew McIntyre varsa zaten onun bir feudda ne kadar takıntılı bir hale gelebildiğini hepimiz biliyoruz. Özellikle Wrestlepalooza’nın sonunda yaşananlarla beraber bu feudun da devam edeceği oldukça belliydi. Araya giren bir Crown Jewel sonrasında da kaldığımız yerden devam etmekteyiz.

Çok kısa bir Wrestlepalooza öncesine bakmamız gerekirse, SummerSlam’de John Cena’dan kemerini geri almayı başaran Cody Rhodes, yeniden WWE şampiyonu olmayı başarmıştı. Bu esnada face olan John Cena ise hemen bir sonraki Smackdown olan 8 Ağustos Smackdown’da Cody ile takım olmuş ve gecenin başında yaşanan münakaşaya istinaden Drew ve Logan ile karşı karşıya gelmişti. Logan, Cena’ya Low Blow çekip maçı DQ ederken Drew ise Cody’nin kafasına kemerle vurmuş, sonrasında da spiker masasının aşağısına doğru Cleymore çekmişti. Zaten SummerSlam öncesinde Drew, Cody’nin Cena’dan kemeri almasını istediğini ve bu sayede Cody’den de kemeri alacak kişinin kendisi olacağını söylerken kemer için geleceğinin de mesajını çok önceden vermişti. Buradaysa bu feuda dair ilk fitili yakmıştı. Cody, bu tarihten 12 Eylül Smackdown’a kadar ortalıkta gözükmezken bu esnada Drew da Cody’nin yakın arkadaşı Randy Orton ile feuduna devam etti. Zaten SummerSlam döneminde feudda olduğu Randy ile Cody’nin de etkisiyle feuduna devam eden Drew, 12 Eylül Smackdown’da Randy ile maç yaptı. Drew, fırsatçılığını konuşturup maçı o şekilde kazanırken maçtan sonra Cody’e yaptığı hareketin aynısını Randy’e de yapmak istedi. Ancak bu kez return yapan Cody, Drew’a engel olurken Wrestlepalooza’yı işaret etti. Wrestlepalooza’nın main event’inde iki isim kemer için karşı karşıya gelirlerken maçın sonunda Drew üst turnbackle'ın korumasını çıkarıp dışarı attı. Sonra Cody, Drew'u Cross Rhodes'a alırken Drew onu iterek kurtuldu. Hakem koruması çıkmış iplere doğru giderken son anda kaçtı. Drew da rollup ile tuşa gitti ancak hakem ring dışına kaçtığı için tuşu geç saydı ve Cody kurtuldu. Sonra koruması çıkmış turnbackle'a Drew'u çarptıp Cross Rhodes çekti ama Drew tuşu attı. Hatta toparlayıp Cleymore çekti ama Cody bu kez attı. Dışarıdaysa Drew yine Cody'i spiker masasının önüne Cleymore'lamak istedi ama hakem önüne geçti. Drew anlık düşünürken hareketi yaptı ama Cody kaçınca hareket boşa gitti. Ringdeyse Cody, Cody Cutter'a gitti ama Drew'dan havada Glasgow Kiss geldi. Cleymore çekmek isteyen Drew ayağı sakatlandığı için gidemedi, Cody ise Super Cody Cutter ve Cross Rhodes ile kemerini korudu.

Wrestlepalooza sonrasında Cody, Crown Jewel kemeri için Seth Rollins’e odaklanırken Drew ise yine her zamanki gibi kemer başarısızlığı sonrasında suçlayıcı hareketlerde bulundu. 26 Eylül Smackdown’da Drew ringde promo keserken Fatu onu böldü. Drew konuşacakken Fatu ondan mikrofonu aldı ve çeneni kapat dedi. Ağlamayı da kes dedi. Her hafta buraya gelip ağlıyorsun, şikayet ediyorsun, kendi hataların için başkalarını suçluyorsun dedi. Neden artık geride durmuyorsun dedi. Drew da ondan mikrofonu aldı ve kim olduğunu sanıyorsun sen dedi. Geçen sene iyiydin ama ben Drew McIntyre'ım, gelip burada beni mi kesiyorsun dedi. Eğer sakat olmasaydım dedi ama Fatu da ondan mikrofonu aldı ve ne olurdu yoksa dedi. Sanırım sen Fatu'nun full gazda, hiç frende olmadığını unuttun dedi. Ama Drew'dan Glasgow Kiss geldi. Fatu da Superkick ile cevap verdi. Drew'un bacağındaki ateli alıp kafasına vurdu. İkili arasındaki feud’un ilk adımlarını yaşanırken Cody ise Seth ve henüz dağılmamış olan Vision ile feuduna devam etti. Crown Jewel’da da Seth Rollins, Cody’nin Wrestlemania 40 sonrasında bir teşekkür mahiyetinde ona hediye ettiği saatle Cody’nin kafasına vurup, onu mağlup etmeyi başardı.

17 Ekim Smackdown’da Cody ringde promo kesti. Geçen Cumartesi günü, Seth Rollins beni Crown Jewel kemer maçında yendi dedi. Son zamanlardaki karşılaşmalarımızdan sonra bir daha ringde olmamız gerektiğine inanmıyorum dedi. Ama burada işlerin bu şekilde yürümediğini biliyorsunuz dedi. Seth'in kendince sorunları olduğu ortada, bunun için 20'de 20'lik bir vizyona gerek yok dedi. Bron'larla sorunları var, geleceğini yeniden yazan kahiniyle sorunlar var dedi. Seth kendi işleriyle uğraşacak, ben de Smackdown işleriyle dedi. Buradaki iş de #1 Contender'lık maçını burada izlemek dedi. GM'imizin şunu dediğini duydum, o kişi kim olacak dedi. İskoç Savaşçı Drew McIntyre mı yoksa daha çok sevdiğiniz biri mi dedi. Yoksa Samoan Warewolf Jacob Fatu mu dedi. Kim olacak bilmiyorum ama hazır olacağım dedi. Gecenin sonunda Fatu’nun Drew ile yapacağı #1 Contender’lık maçı öncesinde saldırıya uğradığını gördük. Dişleri dökülen ve kan içerisinde olan Fatu'ya ilk müdahale yapıldı. Aldis ona bir şey gördün mü diye sorarken Drew da maç için ringe geldi. Mikrofonu aldı ve görünüşe göre sizinki, kan içinde kalmış, hiç fren yok tam gazda dedi ve güldü. Hakeme de lütfen bir iyilik ya ve #1 Contender'ın elini havaya kaldır dedi. Hakem kaldırmak istemezken Aldis geldi ve bir kelime daha etme dedi. Arkada tam ne oldu bilmiyorum ama kötü bir şeyler olduğu kesin dedi. Yemin ederim ki senin bu işte payın varsa derken Drew onu böldü. Benim bu işte hiçbir etkim yok dedi. Beni 20 yıldır tanıyorsun dedi. Kurumsal adam Cody için çalışma diğerleri gibi, hak ettiğimi ver ve beni #1 contender yap, maçımı da şimdi ver dedi. Cody yeter artık diye bağırarak geldi. Herkes senin ne yaptığını biliyor ve bir de buraya konuşmanı dinlemek isteyeceğimizi mi düşündün dedi. Onlar bir #1 Contender maçı istiyorlardı dedi. O zaman yapalım, kemer maçı mı istiyorsun senin olsun dedi. Cody takım elbise ve üstüne paltosuyla Drew'la kapışmaya başladı. Kavga seyircilerin arasına kadar karıştı. Uzun bir kapışmanın ardından ringde buluştular ve hakem de zili çaldırdı. Maç bu şekilde ilerlerken dışarı çıktığı an Cody, kemeriyle Drew'a vurdu ve maç DQ ile bitti. Cody kendinden geçerken spiker masasında Cross Rhodes hazırlığı yaptı. Ancak bu kez görevliler son anda Drew'u kurtardılar. Neticesinde de maçı DQ ile de olsa kazanan Drew, yeni #1 Contender olmayı başardı. 24 Ekim Smackdown’daysa Cody ringdeyken, Drew arkadan geldi. Spiker masasına çıktı. Görüşüne göre Cody'e tezahürat yapacaksınız değil mi dedi. Drew'u da yuhalayacaksınız dedi. Bu durumda siz onun suç ortağı oluyorsunuz dedi. Bence onlar kurumsal Cody'nin propagandaları karşısında beyinleri yıkanmış kişiler dedi. Sen ne yaparsan yap, seni destekleyecekler dedi. Wrestlepalooza'da hakemlerle geçtin beni, geçen hafta kafama kemerle vurdun ve tüm bunlara rağmen seni destekliyorlar dedi. O kadar çok kazıklandım ki, bu artık Drew McIntyre'ın "hikayeyi bitirmesi" olayına geldi dedi. Bunu önümüzdeki hafta Saturday Night's Main Event'ta  bitireceğim dedi. Sonra da konuyu Jacob Fatu'ya getirdi. Ona kim saldırdı diye sordu. Her zaman ben değil mi dedi. O aileden nefret ediyorum ama ben masumum dedi. Seni Jimmy'yle konuşurken gördüm dedi. Sonuçta kardeşi başka bir kemer maçına daha gidecek, o ise hep yancı olarak kalıyor dedi. Cody yeter artık diye bağırdı, geçen hafta nerede kaldıysak oradan başlayalım dedi. Belli ki bir kavga arıyorsun, ben seninle her yerde kapışırım gel şu anda yapalım dedi. Cody üstünü çıkarırken Jimmy arkadan geldi ve Drew'a atladı. Güvenlikler araya girse de Jimmy onlardan sıyrılıp Suicide Dive çekti. Sonra da saldırmaya devam etti. Görevliler sonunda Jimmy'i çekmeyi başardılar. Arka alandaysa Drew'u Aldis'le konuşurken gördük. Drew, eğer benim suçlu olduğumu bir anlığına bile düşünsen beni kemer maçına sokmazdın dedi. Ama Jimmy yine geldi ve Drew'A saldırdı. Jimmy, Jey'e karşı tüm sinirini Drew'dan çıkarırcasına saldırırken görevliler yine araya girdiler. Gecenin main event'inde ikili DQ'nun olmadığı bir maça çıktılar. Drew maçı almayı bildi. Maçtan sonra da Jimmy'e saldırmaya devam etti. Sandalyeyle Jimmy'i boğmaya çalıştı. Kurtarmaya Cody geldi. Cody, Drew'u savuşturup Jimmy'e bakmaya giderken bir süresonra Drew geri döndü ve Cody'e Cleymore çekti.

31 Ekim Smackdown’da Aldis gecenin sonunda kontrat imzalama için ilk önce Cody'i ringe çağırdı. Cody ringe gelirken herkesin Cadılar Bayramı'nı kutladı. Aldis bunun üzerine Drew'u da ringe çağırdı. İki isim masaya otururlarken Aldis, tek eksik şey var, imzalarınız dedi. Cody ilk imzanın Drew tarafından atılması için izin verirken Drew da tam imzalayacağı sırada durdu ve bunu imzalayamam dedi. Bu kez Cody dosyayı aldı ve imzaladı. Aldis de bana imzalayamaman için iyi bir sebep söyle dedi. Drew da bu kontrat tam olarak tek taraflı dedi. İmzalayamayacağım dedi. Aldis de standart bir kontrat bu dedi. Sadece imzala ve geç dedi. Drew da eğer yarın diskalifiye olursam ne olur dedi. Kemer onda kalır dedi. Count out olursam da kemer onda kalır dedi. Peki Cody count out olursa dedi. Kemer yine onda kalır dedi. Yine bilerek DQ olursa kemeri yine korumuş olacak dedi. Bu tek taraflı bir kontrat ve bunu imzalamayacağım dedi. Aldis de senden sıkıldım artık dedi. WWE kemeri için maç istemiyor musun, sorun değil arkada tonlarca adam var senin yerinde olmak isteyen dedi. Onları seve seve buraya getirir ve Cody'nin karşısına çıkarırım dedi. Drew da olur o zaman dedi ve kalktı. Cody ise onu durdurdu ve otur dedi. Beni aptal mı sanıyorsun dedi. Bu kontrata eğer DQ olursam veya count out olursam kemeri kaybedeceğime dair şartlar koymak istiyorsun değil mi dedi. Drew da bu doğru dedi. Cody de bu işe %100 varım dedi. Aldis onu durdurdu. Sana bunu yapmamanı öneriyorum dedi ama Cody de sana saygı duyuyorum ama o benim kolaya kaçacağımı düşünüyorsa bunu boşa çıkarmaya hazırım dedi. Drew da o zaman tamam, herkes bu işe var dedi. Şu an imzalıyorum dedi, Nick de mutlu değilim derken Cody de lütfen Nick dedi. Hepimizin bu işin bitirmesi için bunu yapmamız gerek dedi. Drew da doğru olanı yap dedi. Drew da o zaman resmileşti dedi ve imzaladı. Bu benim için mutlu bir an ancak aynı zamanda da üzücü dedi. Sen ve ben, 20 yıldır aynı yolları geçen iki insan olarak en yakın arkadaşlar olmalıydık dedi. Hikayeni bitirmene yardım ettim dedi. Ben sadece senin büründüğün hali sevmiyorum, kurumsal bir Amerikan rolü çiziyorsun, senden nefret etmeliler ama sana destek oluyorlar dedi. Sen American Nighmare'sin bense sadece işleri doğru bir şekilde yaparım dedi. Çok çalışır, doğruları söylerim, ünümü kullanmam, farklı bir ülkede doğdum ama Amerikan vatandaşıyım dedi. Ben neyim biliyor musun, gerçek American Dream'im dedi. Cody de geçtiğimiz yolları sürekli dile getirmenden memnunum dedi. Bundan gurur duymalısın dedi. Sen buraya gelmek için bir taslak oluşturdun, ben de takip ettim dedi. Başka denizlere yol açarsın, kendine farklı şekillerle meydan okursun, 100 tane insanın önünde güreşirsin, gece boyu yeniden yapmak için araba sürersin çünkü bu işi tıpkı benim sevdiğim gibi seversin dedi. Kendini o kadar güzel toparladın ki WWE seni geri dönmen için aradı dedi. Ama işte burada hikayelerimiz farklılaşıyor dedi. Ben WWE ile yol ayrımına giderken, cesaret gösterip gittim dedi. Sense kovuldun dedi. Yarın için bol şans, son gülen iyi güler, işte o zaman da ben karşına çıkarım dedi. Cody giderken Drew onu durdurdu, her zamanki gibi son söz sende olamaz dedi. İhtiyacın olan o desteği alıp gidemezsin her zaman dedi. Gerçek şu ki sürekli veriyorsun, onlarsa alıyorlar dedi. Bir gün sana sırtlarını dönecekler, tıpkı çoğunun bana döndüğü gibi dedi. Bu turuncu takım elbiseyi giydin çünkü Cadılar Bayramı'nda onları etkilemeye çalışıyorsun dedi. Ama şu an kiminle olsan o kişiler mutlu olurdu biliyor musun, kızlarınla dedi. Onların isimleri neydi deyince Cody, Drew'un kafasını masaya vurdu. Sonra da kemerle vurmak isterken Drew eğilerek kaçtı. Aldis kendisiyle tartışırken Drew ringe döndü ve Cody'e Cleymore çekti. Sonra da masaya Powerbomb'ladı. Bu gece senin son gecen, özel jetine atla ve kızlarını gör, çünkü yarın senden en değerli şeyini alacağım, yemin ederim ki şampiyon ben olacağım dedi.

Tahmine geçmeden önce sanırım bu hikayenin biraz da yan karakterlerinden bahsetmek gerekiyor. Bu yan karakterlerden biri olan Jacob Fatu, 17 Ekim Smackdown’dan beri ortalıkta gözükmüyor. Orada kendisine saldıran ismi bulma konusunda belki de Wrestlemania’ya kadar etki yapabilecek bir hikaye mevcut gibi. Tıpkı geçen sene Jade Cargill’e saldıran ismin ilk şüpheliler çıkmaması gibi burada da Drew olmayacağı kesin gibi bence. Orada da gözler Morgan ve Raquel’e çevrilmişti ama sonradan anladık ki esas suçlu Naomi’ydi. Burada ben ikinci yan karakter olan Randy Orton’a dönüyorum. Randy de Ekim ayının başından beri, yani Cody ile takım olup Vision’a kaybettiklerinden beri ortada görünmüyor. Son dönemde fazlasıyla Cody’nin gölgesinde kalırken bir taraftan kendini hatırlatma ihtiyacı güdebileceğini düşünüyorum. Cody’nin bir türlü heel olmadığı bu ortamda özlerine dönen heel bir Randy’nin çok tehlikeli olabileceğini düşünüyorum. O yüzden bu saldırının altından çıkabilecek ve dolaylı yoldan Cody’i hedef alabilecek isim Randy olabilir. Tahmine geçersek de burada ben Cody’nin kemeri koruyacağını düşünüyorum. Jacob, geri dönüp ilk şüphelinin yani Drew’un karşısına çıkıp onun kemeri almasını önleyebilir bence. Ama bu olmasa dahi, Cody’nin bu aşamada kemeri kaybetmesi oldukça zor gözüküyor. Hep de dediğim gibi The Rock’ın olmadığı bir senaryoda Wrestlemania’da çok düzgün işlenmiş bir Randy Orton vs Cody Rhodes feudu görmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Tahmin: Cody Rhodes



Triple Threat Match for the WWE Intercontinental Championship
Dominik Mysterio(c) vs Penta vs Rusev

Wrestlemania’da aldığı Intercontinental kemerini korumaya devam eden Dominik, AJ Styles ile girdiği feuddan galip ayrılmasıyla beraber yeni kemer adaylarına karşı mücadele etmeye devam ediyor. Özellikle son dönemde seyircilerin de kendisine sevgi gösterdiği Dominik, heel bir isim olarak kariyerine müthiş bir şekilde çevirmiş durumda. Eddie ve Eddie’nin taktikleri kendisine oldukça yakışırken bunu kemerle de süslemesi, ne kadar fiziksel olarak zayıf bir konumda olsa da hikaye açısından kendisini oldukça izlenebilir koruyor. Bir de bu süre zarfında 12 Eylül’de Worlds Collide: Las Vegas’ta Vikingo’yu yenerek AAA Mega Championship kemerini de almayı başardı. Böylece de iki kemeri birden elinde tutmaya devam ediyor. Buraya geldiğimizdeyse Intercontinentall kemerini aldıktan sonra karşısına çıkan ilk rakibi Penta ile Sheamus ile olan feudunu kazanıp gözünü kemere diken Rusev karşısına çıkıyor.

SummerSlam 2025’te kemerini AJ Styles’a karşı “dirty” bir şekilde korumayı başaran Dom, 1 Eylül Raw’da yine benzer bir şekilde korumayı başarmıştı. AJ, Phenomenal Forearm'a giderken Dominik hakemin dikkatini dağıtmış ancak El Grande Americano, AJ'i iplerden yere düşürürken yine o metal şeyi maskesine sokup AJ’ye kafa atmıştı. Frog Splash çeken Dom da kemerini korudu. Bu şovdan birkaç gün önceyse Rusev, Clash in Paris’te Sheamus ile uzun bir süredir devam eden feud’unu Good ol’ Fashioned Donnybrook maçında pes ettirerek bitirdi ve galip ayrıldı. Sonrasında da 8 Eylül Raw’da Penta’yı da New Day’in de etkisiyle yenmeyi başardı. 15 Eylül Raw’a geldiğimizdeyse Judgment Day'i tam kadro arka alanda Dom'un World's Collide'daki kemer kazanımını kutlarlarken gördük. Dominik oldukça keyifli gözükürken Finn ise şu olayları bıraksak mı dedi. Roxanne ve Raquel, kötü bir gün geçirdiler dedi. Raquel de kafanı takma, Lyra ve Bayley işini halledeceğiz, tıpkı Liv'in bizden isteyeceği gibi dedi. Balor da onu takmıyorum, benim sorunum El Grande Americano'larla dedi. Dom da yine mi dedi. Balor da evet yine dedi ve kadehteki içkiyi yere döktü. Balor sinirlenirken JD onu sakinleştirdi. Sonra da seninle Grande arasında olaylar olduğu kesin dedi. Sana sürekli yardım edip duruyor ve hepimiz karşılığında neler isteyeceğini merak ediyoruz dedi. Gelmiş geçmiş en büyük Mysterio olarak sadece saygımı kazanmaya çalışıyor olamaz mı dedi Dominik. Balor da evet kulağa çılgınca geliyor, bir dahaki sefer yardıma ihtiyacın olursa bizi bekleme dedi ve gitti. JD de peşinden gitti. Onlar gidince Dom, onları takmayın geri gelirler dedi. Ama gelen kişi Rusev oldu. Sana kendimi tanıtayım dedi ve elini uzattı. Dominik de ellerim dolu dedi. Rusev de ben sıradaki Intercontinental şampiyonuyum dedi. Partinin tadını çıkar dedi ve gitti. İki güçlü ismi yenerek kemerin doğal bir adayı olan Rusev, burada da niyetini net bir şekilde belli etmiş oldu. Penta ise New Day ile olan feuduna devam etti.

22 Eylül Raw’a geldiğimizdeyse Rusev vs JD McDonagh maçı izledik. Rusev, JD'yi pes ettirirken Dominik bir ara ring kenarına çıkıp hakemin dikkatini dağıtmak istedi ama öyle dondu kaldı. Rusev maç bittikten sonra hareketi devam ettirirken Dominik yine bir şey yapmadı. Yardımaysa Finn geldi ve Rusev'i süpürdü. 29 Eylül Raw’da Dominik ve Rusev arasındaki kemer maçına şahit olduk. Dominik, maçın ortasında kemerlerini alıp gitmek isterken Rusev onu ringe geri soktu. Intercontinental kemerini Rusev alırken, hakem kemerini ondan aldı. Dominik de Mega kemeriyle Rusev'in sırtına vurdu. Sonra kemeri Rusev'e verip kendini yere attı. Ama hakem bu numarayı yemezken kemeri geri aldı ve ring dışına göndermek istedi. Dom da arkadan onu tuttu. Rusev de onun arkasına geldi. O esnada ayağıyla Low Blow çeken Dominik roll up ile kemerini korudu. 6 Ekim Raw’da AJ Styles & Dragon Lee & Penta vs The Judgment Day maçı izledik. Dominik, AJ üzerinden 619'a giderken birden durdu. Kameralar girişin orayı gösterdiğinde Rusev'in geldiğini gördük. Dominik kemerlerini alıp kaçmak isterken Rusev onu yakaladı. Penta da Dominik'e Superkick çekmek istedi ama çekilince hareket Rusev'e geldi. Dominik fırsatı bulup kaçarken AJ de JD üzerinden Styles Clash yapıp maçı takımına kazandırdı. Böylece Penta da Rusev ile istemsiz münakaşaya girerken kemer için de yeniden aday olabileceğini hatırladı.

13 Ekim Raw’da Dominik ile Penta arasında kemer maçı yapıldı. Maç devam ederken Rusev geldi. Ama o gelirken Penta ona doğru uçtu. Dominik de kemerlerini alıp kaçacakken durdu ve zili çalmak için kullanılan gongu aldı. Kemerini de ortaya bıraktı. Hakem kemeri dışarı verirken o gongla Penta'ya vurup onu 619 pozisyonuna getirdi. 619 ve Frog Splash ile de kemerini korudu. Şovun ilerleyen anlarında Rusev'le röportaj yapıldı. Penta hak ettiğini aldı dedi. O yüzünü o maskenin altında saklıyor dedi. Bir daha bana yaklaşırsa vücudunu toprağa saklayacağım dedi. Önümüzdeki hafta da sana geleceğim Dominik dedi. Omurganı kıracağım çünkü eş olarak mı, çocuk olarak mı, şampiyon olarak mı, insan olarak mı daha kötüsün bilmiyorum ama sana geleceğim dedi. Çünkü kemerim sende dedi. Kimse de beni durduramaz dedi. Bunun üzerine bir sonraki hafta Dominik bir kez daha kemerini Rusev’e karşı korumak durumunda kaldı. Maçta da tam kemerlerini alıp kaçmak isterken Penta onu durdurdu. Rusev de arkadan Dominik'e saldırdı ve hem onu hem de Penta'yı indirdi. Penta bu duruma sinirlenirken Rusev bir yumrukla onu yere serdi. Ringe dönünce de Dominik, ona 619 çekmek istedi ama Rusev engelledi. Dominik'i botlarından çekerken, dizlerinden gongu çıkardı. Onunla vurmak istese de hakem engelleyip dışarı yolladı. Dom hakem görmeden Rusev'e Low Blow çekti. Sonra 619 ve Frog Splash ile kemerini korudu. Penta maçtan sonra ringe dönüp Rusev'e Springboard Tornado DDT çekti. 27 Ekim Raw’da Penta ve Rusev arasında #1 Contender's maçı izledik. Maç ilerlerken Los Americanos her iki isme de saldırıp maçı Double DQ ettiler. Dunne ve Bate olduğunu düşündüğümüz ikili maça ilk olarak karışırlarken takım elbiseli Americano yani Kaiser de onlara liderlik etti. Rusev ringe dönerken iki Americano'yu yere serdi. Takım elbiseli Americano da kaçmak isterken Penta'dan Superkick yedi. Penta Driver'a gidecekken diğer Americano'lar onu kurtardılar. En sonda da Rusev ve Penta birbirleriyle ringde yüzleştiler.

Aslında işin Intercontinental ve Judgment Day tarafında oldukça uzun bir süredir devam eden bir arka plan hikayesi mevcut. Hatırlarsanız Wrestlemania 41’deki Fatal Four Way maçına şampiyon olarak gelen Bron Breakker, normalde kemerini Penta ve Finn Balor’a karşı koruyacağı bir Triple Threat maçının içindeydi. Sonrasında Dominik de maça dahil olup maçı Fatal four way’e çevirirken kemeri aldığında da Balor’ı pinleyip almayı başarmıştı. Sonraları Balor, ekip içerisinde güçlenmek için Roxanne’ı ekibe almaya çalışırken işler tam kızıştığı esnada Liv’in sakatlığıyla bu hikaye nadasa bırakılmıştı. Şimdiyse Dominik ve Balor arasındaki anlaşmazlıkların bir kez daha önümüze serilmeye başlandığını görüyoruz. Özellikle Dominik’in JD’yi kurtarmaya gelmemesi, Balor’ın Dominik’in başına buyruk hareketlerine yeniden kızması ve onu hep kıskanması bizlere yeniden bu olayların işlendiğini gösteriyor. Özellikle Morgan’ın dönüşünün yaklaşmasıyla Judgment Day bir kez daha ön planda olacağı hikayeleri yaşayacak bence. Ben bu durumun yine kemer eksenli yaşanacağını da düşünüyorum. İşlerin kopuş noktası, Dominik’in kemerini Balor yüzünden kaybettiği bir senaryoda yaşanacak gibi duruyor. Balor tıpkı SummerSlam 2024’te Damian Priest’e ihanet edip World Heavyweigh’i kaybetmesini sağlaması gibi bir yerde de Dominik’e karşı soğuk savaş durumunu sıcak savaşa çevirip ilk kurşunu atacak gibi duruyor. Ben bu olayın SummerSlam’de oldukça uygun bir isim olan AJ Styles özelinde yapılması gerektiğine inanmıştım. Ancak Morgan’ın sakat olması belki de bu olayı erteleyen temel sebeplerden oldu. Şimdiyse ben bu olayın eninde sonunda gerçekleşeceğini sadece burada gerçekleşmeyeceğini düşünüyorum. Çünkü Morgan’ın dönüşüyle Balor’ın iyice sinir uçlarına dokunulacak olayların yaşanacağını düşünüyorum. Zaten Tag Team kemerlerini AJ ve Dragon Lee’ye kaptırdılar. Dominik’in iyice yükseldiği bir anda onu aşağı çekmek için bu hamlesini yapacak. Öte yandan buradaki adaylara baktığımızdaysa aslında her ikisi de bireysel anlamda oldukça iddialı ve kemere yaraşır isimler. Penta zaten Dominik ilk kemeri aldığında bir süre kemeri ondan almak için mücadele vermiş ancak başarılı olamamıştı. Rusev de zaten yine önemli bir mid carder. Ancak hikaye gereği burada Dominik’in reign’inin devam etmesi gerektiğini düşünüyorum. Belki Morgan burada dönüp Dominik’e yardım edebilir gibi de geliyor bana. Esas kemeri kaybetme potansiyelininse Sheamus’a karşı olabileceğini düşünüyorum. 20 Ekim Raw’da Clash in Paris sonrasında Battle Royal için ekranlara dönen Sheamus, JD McDonagh ile 27 Ekim Raw’da maç yapmış ve buralara sekebileceği olaylar silsilesini başlatmış olabilir. Sheamus’ın WWE kariyerinde her şeyi başardığını ancak Intercontinental kemerini alamadığını ve bunun da hikayelerde zaman zaman işlendiğini unutmamak gerek bence. O yüzden Dom’un burada Morgan sayesinde kemerini koruyacağını ancak Wrestlemania’ya doğru Balor’ın ihanetiyle kemerini Sheamus’a kaybedebileceğini düşünüyorum. Morgan olmasa bile El Grande Americano’lar da bir etken olabilirler. Keza onlar da Dominik’e yardım etmeye devam ediyorlar. Hatta son Raw’da olanlarla beraber Penta ve Rusev birlik olup onlarla mücadeleye girişebilirler. Son olarak da sonuç bir yana bence çok güzel bir maç izleyeceğimizi de söylemem gerek.

Tahmin: Dominik Mysterio

 

 

Singles Match for the Vacant World Heavyweight Championship
CM Punk vs Jey Uso

Crown Jewel ve Saturday Night’s Main Event arasında öyle bir 3 hafta oldu ki her şey tepetaklak her şey yeniden yazıldı desek yeridir. Crown Jewel’da Reed’in Roman’ı yenmesi, Seth’in de Cody’i yenip Crown Jewel kemerini almasıyla beraber Vision, tabiri caizse göğe yükselmişti. Seth’in Wrestlemania 41’de CM Punk ve Roman Reigns’e karşı onların ortak dostları Heyman’ı yanına çekerek oluşturduğu Vision, aradan geçen 6-7 aylık dönemde WWE’nin ana hikaye unsuru olmayı başardı. Bu süreçte Seth, yanına iki potansiyelli isim Bron Breakker ve Bronson Reed’i de alırken o isimleri de kendisiyle beraber yükseltmeyi başardı. Bu süreçte o zamanın şampiyonu Jey Uso, Wrestlemania mağdurları CM Punk ve Roman Reigns, LA Knight, Penta, Sami Zayn, Jimmy Uso gibi birçok düşman edinen stable, çoğu seferde de üstün çıkmayı bildi. Money in the Bank’i yine Bron ve Reed sayesinde kazanan Seth, SummerSlam’de Punk’ın Gunther’i yendiği gecede cash-in yaparak ana kemeri de kazanmayı başardı. Clash in Paris’te LA Knight, CM Punk ve Jey Uso’ya karşı Fatal four way maçında kemerini Becky’nin yardımıyla korurken, bu uğurda kimseye ihtiyacı olmadığını da dile getirdi. Ancak fark etmediği bir gerçek vardı ki Bron Breakker ve Bronson Reed, hızlı bir şekilde yükseliyorlardı ve artık Seth’i de önlerinde bir engel olarak görmeye başlıyorlardı. Zaten Bron Breakker, ana kadroya yükselmesinden bu yana “Next Big Thing” rolünü üstlenirken bu hikayede de esas yükselen isim olmayı başardı. Tüm bunlar zaten gelecek için bir ihanet ihtimalini hep gündemde tutarken, bu durum biraz hızlı bir şekilde gerçekleşti. Zaten Paul Heyman, yanındaki kişileri doğru zamanda yükseltmek ve doğru zamanda yerin dibine çekmekle ünlü biriyken, her zaman da doğru kişiye yatırım yapmasıyla bilinen bir isimdi. Bron’ların yükselişi bir yana kafasına buyruk bir şekilde Wrestlepalooza’da eski dostu Brock Lesnar’ı John Cena ile yapacağı maç öncesinde anons etmesi de Vision’daki liderliği sorgulattı. Bu dağılma için uzun hikaye anlatımı için tohumlar atılırken belki de bunu oldukça hızlı bir şekilde gerçekleşmesini sağlayacak da bir şey yaşandı. Crown Jewel’daki Main Event’te Cody Rhodes’a Cost to Cost Headbutt yapan Seth Rollins, sakatlanınca bir süreliğine ekranlardan uzakta kalmak ve kemerini de bırakmak durumunda kaldı. Tam 10 sene önce aşağı yukarı bu zamanlarda benzer bir olayı yaşayan Seth, yine cash-in sonrasındaki şampiyonluk döneminde -ki o zaman ana kemeri ilk alışıydı- Kane yaptığı bir dark match’ta dizinden sakatlanarak kemerini yine bırakmak durumunda kalmıştı. Bu kez yaşanan bu sakatlık hikayeye de yedirilerek Vision’ın Seth’e ihanetini beraberinde getirdi. Vision hikayesi Seth’in dönüşüyle beraber ileride çok muhtemel olarak daha fazla konuşacağımız bir konu olacağı için şimdilik context’in dışına çok çıkmadan bahsetmek istedim. Konuyu bu maça bağlarsak da bunun için Crown Jewel sonrasındaki Raw olan 13 Ekim Raw’a gitmemiz gerekiyor.

13 Ekim Raw’da Şovu Vision tam kadro açtı. Seth sözü aldı. İki sorum var dedi. Akıllı değilsiniz çok biliyorum ama çözersiniz bir şekilde dedi. Gelmiş geçmiş en büyük World Heavyweight şampiyonu kim ve neden ben o kişiyim dedi. Roman bu işte seviyelerin olduğunu söylemeyi seviyor dedi. Şu anda benim seviyemde kimse yok dedi. Benimle ve jenerasyonumun diğer iyi isimleriyle olan aramızdaki fark, başarıma ulaşmak için kimseye ihtiyacım olmaması dedi. Roman'ın Shield'e, Bloodline'a ihtiyacı vardı, Cody'nin de onu yenmek için bana ihtiyacı vardı dedi. Bense kimseye ihtiyaç duymadım dedi. Bron Breakker'a, Bronson Reed'e, Paul Heyman'a ihtiyacım yok dedi. CM Punk ve Roman Reigns'i Wrestlemania'da tek başıma yendim dedi. Bu kemeri tek başıma aldım dedi. Cody'i, tek elimle kendim yendim dedi. Bunların hepsi gerçek, kimseye ihtiyacım yok dedi. Buradaki adamları ben seçtim, onlar da beni seçtiler dedi. Çünkü ben vizyonerim, devrimciyim, bu işi en iyi yapanım, Seth "Freakin" Rollins'im dedi. İlerleyen anlarda Jimmy Uso vs Bronson Reed maçı izledik. Reed maçı aldı. Maçtan sonra Bron da geldi ve Jimmy'e Spear çekti. Ardından Jimmy, bariyerlere doğru giderken Bron da Spear'a yöneldi. Ancak Jey'in müziği çaldı. Jey ringe girer girmez Reed'e Superkick çekti. Bron da ringe girdi ve Jey, ikiye bir kaldı. Reed'e bir Superkick daha çekti. Jimmy de ringe geldi. Bron ve Reed ikilisi de uzaklaştılar. Gecenin sonunda da CM Punk, Jey Uso ve LA Knight arasında bir Triple Threat #1 Contender's maçı izledik. Jey'i tuşlayan Punk, #1 Contender oldu. Maçtan sonra Vision, Punk'a saldırırlarken Seth de onları yönlendirdi. Sonra da ekip pozunu verdi. Seth kemeriyle öne çıkarken Bron ise onu bir Spear ile devirdi ve ona ihanet etti. Heyman ve Reed şaşırırlarken, Bron da Reed'e seçimini yap dedi. Reed de seçimini yapıp Seth'e Tsunami çekti. Heyman bir anlığına Seth'in önüne geçerken Bron ona da aynı konuşmayı yaptı. Ardından da Seth'in kemerini aldı. Heyman da hem Reed'in hem de Bron'un ellerini havaya kaldırdı. Böylece Vision; Bloodline gibi olmadan kısa bir sürede yükseldi ve kısa bir sürede de kurucu liderine ihanet ederek onu elemine etti. Böylece bir önceki gece sakatlık yaşayan Seth, kemerini hikaye gereği bu saldırıya istinaden bırakmak zorunda kaldı.

20 Ekim Raw’da Bron Breakker, Seth’in kemerini Pearce’a teslim ederken Pearce da gecenin sonunda bir Battle Royal düzenleneceğini duyurdu. CM Punk’ın hali hazırda zaten #1 Contender olduğunu söylerken ikinci adayın da Battle Royal sonrasında netleşeceğini söyledi. Gecenin sonundaki maçta Jimmy, maç içerisinde birkaç kez Jey'i kurtardı. Sonra da beraber AJ'e Double Superkick çekip onu elediler. Knight ve Jimmy, birbirlerine girerlerken Jey ise ikisini birden eledi. En son Dominik'i de eleyen Jey, Punk'ın rakibi olmayı başardı. Jimmy ile de maçtan sonra uzun uzun bakıştılar. Jey ise yeet'lemeye devam etti. Daha sonra Punk ringe gelirken iki isim yüzleştiler. Böylece de yeni şampiyonu belirlemek için bu maçın da yapılacağı kesinleşti. 27 Ekim Raw’da Jey, kemerin yanında promo kesti. Şu anda benim hakkımda düşünülenler umurumda değil dedi. Şu anda #1 Contender olan benim ve Cumartesi günü, ikinci kez ana kemeri alacak kişi de benim dedi. Tam Yeet ile bitirecekken Punk geldi. Sen neyin neyi gerektirdiğini biliyorsun, esas soru ne kadar ileri gideceksin dedi. Big Jim'in kardeşine bunu sormuyorum, küçük Roman'a da sormuyorum dedi. Hele Küçük Roman'a hiç sormuyorum dedi. Main Event Jey Uso'ya soruyorum, daha ne kadar ileri gitmeye meraklısın dedi. Çünkü yeniden şampiyon olma ihtiyacı güden tek kişi sen değilsin dedi. SummerSlam'de Gunther'i yenip o kemeri aldığımda çok kısa bir zaman elimde tutabilmiştim dedi. Şampiyonluğa ciğerlerimin havaya ihtiyacı olduğu kadar ihtiyacım var dedi. Ben ne kadar ileri gidebilirim onu biliyorum dedi. Cumartesi günü, Saturday Night's Main Event'te seni yendiğimde, kafanı yerdeyken kaldırdığında, Yeet yapıp kurtulamayacağın bir durumda olmadığını anlayacaksın dedi. Daha ne kadar ileri gitmeye meraklısın diye sordu yine. Jey de daha önce derin sulardaydım, nasıl yüzeceğimi biliyorum dedi. Her zaman yapman gerekeni yaparsın, insanların arkana geçmesi için engelleri yıkarsın değil mi dedi. Ben kendim için yapmam gerekenleri yaptığımdaysa beni kötü adam ilan edersin dedi. Sana başlarım şimdi dedi. Çünkü Cumartesi günü dünyanın en iyisi kimmiş göreceksin dedi. Şovun ilerleyen anlarında arka alanda Jey ve Jimmy'i konuşurlarken gördük. Jey, konuştuklarını duydum, sen benim kardeşimsin dedi. Seni seviyorum ve hiçbir şey bunu değiştirmeyecek dedi. Ama kendin söyledin, beni orada eleme şansın olsaydı elerdin dedi. Ama olaylar öyle gelişmedi dedi. Bu benim de suçum değil dedi. O yüzden kariyerimin en önemli maçı öncesi neden sana ihanet etmişim gibi davranıyorsun dedi. Birçok şeyle uğraşıyorum biliyorsun dedi. Roman, Vision, Punk... anlıyor musun dedi. Jimmy de anlıyorum dedi. Seni seviyorum deyip birbirleriyle sarıldılar.

Tahmine geçmeden önce işin biraz da Jey tarafına geçmek gerekiyor. Bu yıl özelinde Royal Rumble’ı kazanıp Wrestlemania’da Gunther’i pes ettirmesiyle kariyerinde ilk kez ana kemer şampiyonluğuna ulaşan Jey, “Main Event” lakabını gerçeğe de dönüştürmeyi başarmıştı. Kemeri Gunther’e kısa bir süre sonrasında geri kaybederken de kemerin peşinden gitmeye ve o potada kalmaya devam etti. Bu süre zarfında Vision ile de olaylar yaşadı. SummerSlam’de Roman ile takım olup Bron’ları yenmeyi başarırlarken pin’i getiren isim de Jey oldu. Tüm bunlar Jey’i biraz başarı odaklı bir karakter haline getirirken de ortamda üstün çıkmaya dikkat eder hale geldi. Özellikle bu konuda LA Knight ile ciddi mevzular yaşarlarken, Roman’ın da kendisini bu doğrultuda motive ettiğini gördük. Her seferinde alttan alta Roman, Jey’i manipüle ederken Jey de bir kere üst seviyenin tadını almış bir halde, oralarda kalmak istediğini hep gösterdi. Kardeşi Jimmy’nin yardımlarını istemezken artık bir Tag Team profilinden de sıyrılmak istediğini gösterdi. Knight’ı Vision’a karşı korumayıp özellikle son Battle Royal’da Jimmy’i elemesi de bunun temel göstergelerinden biri oldu. Jey tarafında Roman ve Jimmy eksenli bir şeylerin temeli atılırken olası bir “heel turn” de ortada duran ihtimallerden birisi bence. Punk ile olan ilişkisine geçersek de aslında ikili çoğu zaman aynı potada yer aldılar diyebiliriz. Survivor Series 2024’te zaten Punk, OG Bloodline’a katılırken Jey’le aynı takımda yer almıştı. Sonrasında bu yıl içinde yine Vision’a karşı genelde ortak hareket ederlerken Clash in Paris’teki Fatal four way mücadelesinde de Punk yine genelde hem Knight’a hem Jey’e karşı objektif bir noktada yer almayı başarmıştı. Özellikle Wrestlepalooza sonrasında Jey’in tavırları değişmeye devam ettikçe Punk da ona gerekenleri söylemişti. Örneğin 6 Ekim Raw’da, tutkunu anlıyorum dostum, kemeri istiyorsun ama önce sırada benim arkama geçmelisin dedi. Knight haklıydı, belki Tag Team'e odaklanmalısın çünkü ben Jey Uso'yu seviyorum dedi. Küçük Roman'ı sevmiyorum dedi. Punk gitmek isterken Jey ona da sinirlendi ama bu kez Jimmy araya girdi. Jimmy ortalığı anlık sakinleştirirken Jey dayanamadı ve Superkick çekmek istedi ama Jimmy onu tuttu. Punk da Jimmy'i çekip bir yumrukla Jey'i indirdi. Arkasını dönünce de Jimmy'den Superkick yedi. Gecenin sonunda Punk; Knight ile takım olup Jey ve Jimmy’i yenmeyi başarmışlardı. Şimdi buradan tahmine geçersek açıkçası Jey’in son dönemdeki değişim hareketleri biraz kafamı karıştırsa da yeniden kendisini şampiyon yapacaklarından çok emin değilim. Ortada Punk gibi bir ciddi kemer taşıyıcı bir isim varken ve uzun bir süredir şampiyonluğu beklenirken Jey odaklı oluşturulmaya çalışılan bu yeni hikayenin kemerli olmasını daha düşük bir ihtimal olarak görüyorum. SummerSlam’de 10 yılı aşkın bir süre sonra şampiyon olan Punk, çok kısa bir süre sonra kaybederken bence burada yeniden kemeri almalı. Seth döndüğünde zaten artık Punk’la olan konularından ziyade Vision’a odaklanacağı için de Wrestlemania’ya giderken daha sağlam bir kemer hikayesiyle girmeliyiz diye düşünüyorum. O yüzden de böyle kritik bir dönemeçte bence hiç riske gerek olmadan kemeri CM Punk’a vermek en doğrusu olur diye düşünüyorum. Jey tarafında da nasıl bir şey çıkacağını merak ediyorum doğrusu. Evet Roman var bir tarafta ama Roman’ın da Vision ile olan olayları bitmedi. Ve Seth döndüğünde de Roman ile aynı tarafta yer alabilir gibi geliyor bana. Jey için ise bir noktada Jimmy’e patlayıp heel olabileceği bir şey ortaya çıkabilir gibi duruyor. Öte yandan tahminim özelinde sadece dediğim gibi Jey’in tavırları beni düşündürüyor. Gerçekten burada bir heel turn yapıp kemeri de alabilir doğrusu. Ben bu ihtimale de hiç şaşırmayacağım.

Tahmin: CM Punk

--

Saturday Night’s Main Event şovlarının tam bir PPV değil de haftalık şovun bir kademe üstü ama PPV’lerin de bir kademe aşağısında şovlar olduğunu unutmamak gerekiyor. Ancak yine de dümdüz Match Card’a baktığımızda 4 tane kemerin ortada olduğu bir Match Card görüyoruz. Öte yandan burada diğer PPV’lere nazaran hikayesel konular da fazlasıyla işleniyor. Yani haftalık şovlarda olabilecek çıktılar burada da bizlere sunulabiliyor. Ben bu sebeple genellikle bu şovları düşük beklentiyle izleyip keyif alabiliyorum. Zaten Survivor Series öncesinde de böyle bir şov yeterli gelir bence.

Yılın yavaş yavaş sonuna geldiğimiz bu dönemde artık bir Survivor Series ve bir Saturday Night’s Main Event’imiz daha var. Sonrasında da Wrestlemania’ya doğru yol alacağız. Burada yine Wrestlemania düzleminde bir şeylerin tohumunun atıldığı şeyler de görebiliriz gibi. O yüzden her türlü pozitif şey, düşük beklenti eşiğinde bence bizlere güzel gözükecektir. Herkese iyi seyirler dilerim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder