NBC klasiği olan Saturday Night’s Main Event, yaz aylarının ardından yılı
kaparken de karşımıza geliyor. Bir NBC klasiği diyorum ancak Peacock ve
Netflix’te olacağını söylemem gerekiyor. 41.kez gerçekleşecek olan Saturday
Night’s Main Event, geçtiğimiz yılla beraber bir geçiş PPV veya belki bir ara
PPV gibi görünmekteydi. Haftalık şovlardan daha önemli ama marka bir isme sahip
PPV/PLE kadar da önemli olmayan bir konumdaydı. Ancak genel olarak Match
Card’lara baktığımızda şovlar genel olarak diğer PPV/PLE’lere göre kısa sürse
de fena şeyler izlemedik diye düşünüyorum. Hikaye olarak da yine bence güzel
olaylar oldu. Bu şovda da yine iki ana kemerin ortada olduğunu, hatta bir
tanesinde yeni şampiyonu öğreneceğimizi görüyoruz.
Seth Rollins’in sakatlık sebebiyle kemeri bıraktığı ortamda iki #1
Contender; Jey Uso ve CM Punk, yeni şampiyonu belirlemek için ringe çıkacaklar.
Smackdown’da Women’s kemerini yılın başından beri koruyan Tiffany Stratton, SummerSlam’in
rövanşında bu kez heel bir Jade Cargill’e karşı kemerini koruyacak. Bir diğer
rövanş maçında Wrestlepalooza’da kemerini Drew McIntyre’a karşı koruyan Cody,
bir kez daha Drew’la karşı karşıya geliyor. Intercontinental tarafındaysa
şampiyon Dominik, kemerini Rusev ve Penta’ya karşı Triple Threat bir maçta
korumak durumunda kalıyor.
Singles Match for the WWE
Women's Championship
Tiffany Stratton(c) vs Jade Cargill
SummerSlam döneminde feuda
giren ikili bu kez rövanş maçında burada karşı karşıya geliyorlar. Kemeri Ocak
ayının başında yaptığı Nia Jax üzerinden yaptığı cash-in ile almasından bu yana
Tiffany Stratton, 11 aydır korumayı başarıyor. Bu süre zarfında Charlotte Flair
ve Bayley gibi isimler feudunu saymazsak dönüp dolaşıp Nia Jax ve Jade Cargill
ile feuda girdiği dönemleri gördük. Smackdown’ın kadınlar tarafı son dönemde o
kadar çok tekrara bağladı ki bu maç da çok fazla sürpriz gelmiyor bana. Ben bu
tekrarlar kırılmasını ve Bianca’nın da dönüş yapacağını umarak SummerSlam’de
Jade’in kemeri Tiffany’den alacağını düşünmüştüm. Ancak SummerSlam sonrasında
geçen 3 aylık süreçte yine pek bir şeyin değişmediğini görüyoruz.
SummerSlam dönemine doğru Queen
of the Ring’i kazanarak kemere aday olan Jade, WWE’ye geldiğinden bu yana
tartışmalı bir figür olmaya devam ediyor. İnanılmaz atletik bir isim olmasıyla
beraber bir türlü oturmayan gimmick’i onu senaryolar içerisine almayı da
zorlaştırmaktaydı. Biraz da dominant bir görüntüsü olması sebebiyle de ana
kemer işlerine de oldukça geç girdi. Bir de üstüne maçlarında yaptığı botch’lar
biraz da seyircileri kendisinden uzaklaştırdı diyebiliriz. Ancak ben yine de
her şeye rağmen SummerSlam’de kemeri almasını bekliyordum. SummerSlam öncesinde
de birkaç yüzleşme dışında ciddi bir feud içerisinde olmayan ikili sonrasında
da yine bir şekilde yine “döngü” gereği yolları kesişti. Örneğin hemen
SummerSlam sonrasında Cargill, 22 Ağustos Smackdown’da Tiffany’i Becky ve
Nia’nın elinden kurtarırken aynı gece gerçekleşen Tag Team maçını da takımına
kazandırmıştı. 29 Ağustos Smackdown’daysa Tiffany ve Jade'i arka alanda
konuşurlarken gördük. Jade, haberleri duydun mu dedi. Tiffany de ne haberi
dedi. Jade; Aldis'le konuştum, geçen hafta ben kazandığım için kemerim için #1
Contender'ım dedi. Tiffany de rica ederim, çünkü ben kazanmana izin vermesem şu
an bu pozisyonda olmazdın dedi. Jade de burada çok acayip bir tehditmişsin gibi
konuşuyorsun ama değilsin dedi. Tiffany ise SummerSlam'de insanlara gidip
ayaklarım ipin altında olmasa kazanabilirdim diyebilirsin ama ben yine
kazanırdım dedi. Ayrıca 2025'te yenilmeyen tek kişi benmişim dedi. Jade de sana
birkaç şey öğreteyim, seni yendiğimde bu seri bitecek dedi. İkimizin aynı
seviyede olduğu hayali de öyle dedi. Tüm bunların üzerine 12 Eylül Smackdown’da
iki isim bir kez daha kemer için karşı karşıya geldiler. Cargill'in bariyerlere
doğru Tiffany'e saldırmasıyla iki isim de kalkamadı ve maç Double Count out ile
bitti. Maç bittikten sonra Nia geldi ve Cargill'i önce ring postuna sonra da
çelik merdivenlere vurdu. Bir de Samoan Drop çekti. Ardından Tiffany'e
odaklandı. Havada ona Headbut çekerken sonra Annihilator çekti. Böylece Nia
Jax, sayısını artık saymayı bıraktığımız kez yine Tiffany’nin peşinden gitmeye
başladı.
19 Eylül Smackdown’da Nia,
ringde promo kesti. Jade'e seslendi. Eğer görünüşleri takas etme şansım olsaydı
bu Jade'le olurdu dedi. Harika gözüküyor dedi. Ama ring içi yeteneği takas
etmeyi gündeme getirirse, beni düşünür dedi. Dürüst olalım, bu işine yarar
dedi. Harika gözüküyor, ta ki ringe gelene kadar dedi. Ringde de benden dayak
yiyor dedi. Ben en dominant, en alfa güreşçiyim, herhangi bir Storm'u geçer,
her türlü zamanda üstün çıkarım dedi. Sonra da Tiffany geldi. Tiffany, herkes
neyden bıktı biliyor musun dedi. Benim hakkımda konuşmandan dedi. Bu division'ı
yürütüyorsun gibi olmayı ve bana takıntı yapmayı bırak artık dedi. Kimse seni
bu kemerin yanında görmek istemiyor dedi. Jade'e gelince o da bir super
kahraman değil ve hiçbir şeyi kurtaramaz dedi. Siz bu kadar hayalci olmaya
karar verirseniz ben de neden şampiyon olduğumu göstermeye karar veririm dedi.
Bu konuda yapabileceğin veya söyleyebileceğin bir şey yok dedi. Ringe yönelmek
istedi ama görevliler araya girdiler. Bu kez Jade geldi ve görevlileri dövüp
ringe yöneldi. Tam girecekken görevliler yine araya girdiler. Bu kez Aldis sözü
aldı. Üçünüzün birbirinizi parçalamak istediğinizi biliyorum ve bu yüzden
önümüzdeki hafta Triple Threat maçını ayarlıyorum dedi. 26 Eylül Smackdown’da
Triple Threat maçı yapılırken Tiffany kemerini bir kez daha korumayı başardı.
Ancak maçın sonunda öyle bir botch oldu ki, Smackdown’ın özet görüntülerini her
hafta kesit kesit WWE hesabında yayımlayan WWE, bu maçın tam halini yüklemesine
rağmen yine de o kısmı kesmek zorunda kaldı. Öncelikle Jade ve Nia
birbirleriyle kapışırlarken Jade, kaşını feci yardı. Sonrasında da ringde Jade,
Nia üstünden tuşa giderken Tiffany onu Dropkick ile bozup Nia üstünden tuşa
gitti. Nia atlamayı unuttu, hakem de tuşu Nia omzunu kaldırmamasına rağmen
saymadı. Kimse ne olduğunu anlamazken muhtemelen orada Tiffany de yanlış bir
hareketle tuşa gitti. Bu şekilde feci batırdılar.
Bu olaylardan sonra Crown
Jewel’a Smackdown şampiyonu olarak giden Tiffany, Crown’s Jewel kemer maçında
Raw şampiyonu Stephanie Vaquer’a kaybetti ve 2025 yılında ilk kez mağlubiyeti
deneyimledi. Bu süreçte Women’s United States şampiyonu Giulia ve onun menejeri
Kiana James ile anlamsız bir feuda girmeyi de ihmal etmedi. 24 Ekim
Smackdown’da Tiffany Stratton, Kiana James'i yendikten sonra Giulia ve James'in
saldırısına uğrarken, onu kurtarmaya Cargill geldi. Cargill, sonrasında
Tiffany'nin kolunu kaldırıp onu kutlarken birden heel turn yaptı ve Tiffany'i
Clothesline yere serdi. Sonra da saldırmaya devam etti. Çelik merdivenlere
doğru itti. Sonra da spiker masasına yolladı. Orada da tekmeledi. En son
görevliler geldi ama yine onlara rağmen Tiffany'e vurmaya devam etti. Çelik
merdivenlerde olan Tiffany'nin bacağına son bir tekme daha attı. Ringe döndü ve
eline kemeri alıp ona baktı. Sonra da bırakıp gitti. Bu olayların ardından da
Saturday Night’s Main Event için kemer maçı kesinleşmiş oldu. 31 Ekim Smackdown’da
Tiffany sinirli bir şekilde ringe geldi ve müziği kesin dedim dedi. Jade'le
sorunlarım var, müziğin durmasını beklemek ve yarını beklemek istemiyorum,
hemen buraya gel dedi. Gelen kişi Aldis oldu, lütfen bunu bir düşün dedi.
İkimiz de biliyoruz ki maçtan önce fiziksel kontak istemiyoruz dedi. Yarınki
kemer maçını riske edecek herhangi bir şey istemiyorum dedi. Tiffany de geçen
haftadan sonra doktorun söylediklerini takacağımı mı düşündün dedi. Jade'i yine
çağırdı. Jade'in bu kez müziği çalarken Aldis sözü aldı, Tiffany'e
söylediklerimin aynısı senin için de geçerli dedi. Yarından önce fiziksel temas
yok, orada kal dedi. Sonra da güvenliği çağırdı. Jade de zaten bir şey
yapmayacaktım dedi. Geçen haftalarda kafam yarıldı ve kendi kanımın tadını
aldım dedi. İstediğim şeyi biliyorum, o da kemer dedi. Yarın, Tiffy zamanının
bitiyor dedi. Tiffany güvenlikleri yarıp Jade'e saldırmak isterken güvenlikler
onu tuttular. Bu arada Tiffany'nin de geçen hafta yüzünden bacağının sarılı
olduğunu gördük.
Jade Cargill’in bu heel turn’ü
herhalde son dönemlerde en gerekli olan şeydi diyebilirim. Tiffany, bence
harika başladığı şampiyonluk reign’inde özellikle SummerSlam sonrasında ciddi
derecede sıkmaya başladı. Suç elbette ki kendisinde değil, ona bir türlü düzgün
feud yaratamayan, Nia-Jade ekseninde dönüp dolaştıran senaristlerde yatıyor.
SummerSlam’de bence her halükarda bir kemer değişimi olmalıydı ve Jade yeni
şampiyon olarak Bianca’ya kadar güçlenmeliydi bence. Jade’in zaten görüntü ve
tavır olarak heel’e oldukça yakışacağını düşünüyordum. Ben zaten Bianca ve Jade
Women’s Tag Team’i taşırlarken bile bu ikili arasında bir feud bekliyordum.
Orada da Jade’i hep heel olarak konumlandırmıştım. Kesinlikle bu haliyle daha
agresif olabilecek ve seyirciyle doğrudan bağ kurabilmek için çaba sarfetmesine
gerek kalmayacak. O yüzden de geç kalınmış olsa dahi en sonunda o yükselişi
yakalayabileceğini düşünüyorum. Tiffany ise koca bir yıl, Smackdown Women’s
Division’ını taşıdı. Hak ettiği ölçüde de büyük bir push aldı. Ancak her
push’un bir sonu var elbette. SummerSlam sonrası Jade heel olmuşken, artık ben
bir kez daha kendisine Tiffany’e karşı yenik duruma sokacaklarını
düşünemiyorum. Hazır Tiffany, yakın bir zamanda kaybedip düşüşe geçeceğinin
sinyalini vermişken burada da bir değişim bence kemerin gidişatı açısından
oldukça sağlıklı olacaktır. Bu tarafta bir değişim gerçekten oldukça şart
gözüküyor. Bu değişim için de şartlar fazlasıyla hazır. Bianca’nın dönüşüyle
artık ya Jade Cargill vs Bianca Belair ya da Tiffany’nin de olduğu Triple
Threat bir şeyler izleriz diye düşünüyorum. Zaten Jade kazanırsa da Bianca
Royal Rumble’ın şimdiden en büyük favorisi olur.
Tahmin: Jade Cargill
Singles Match for the
Undisputed WWE Championship
Cody Rhodes(c) vs Drew McInytre
Wrestlepalooza’nın rövanşında
Cody Rhodes, kemerini bir kez daha Drew McIntyre’a karşı korumak için maça
çıkıyor. İşin ucunda Drew McIntyre varsa zaten onun bir feudda ne kadar
takıntılı bir hale gelebildiğini hepimiz biliyoruz. Özellikle
Wrestlepalooza’nın sonunda yaşananlarla beraber bu feudun da devam edeceği
oldukça belliydi. Araya giren bir Crown Jewel sonrasında da kaldığımız yerden
devam etmekteyiz.
Çok kısa bir Wrestlepalooza
öncesine bakmamız gerekirse, SummerSlam’de John Cena’dan kemerini geri almayı
başaran Cody Rhodes, yeniden WWE şampiyonu olmayı başarmıştı. Bu esnada face
olan John Cena ise hemen bir sonraki Smackdown olan 8 Ağustos Smackdown’da Cody
ile takım olmuş ve gecenin başında yaşanan münakaşaya istinaden Drew ve Logan
ile karşı karşıya gelmişti. Logan, Cena’ya Low Blow çekip maçı DQ ederken Drew
ise Cody’nin kafasına kemerle vurmuş, sonrasında da spiker masasının aşağısına
doğru Cleymore çekmişti. Zaten SummerSlam öncesinde Drew, Cody’nin Cena’dan
kemeri almasını istediğini ve bu sayede Cody’den de kemeri alacak kişinin
kendisi olacağını söylerken kemer için geleceğinin de mesajını çok önceden
vermişti. Buradaysa bu feuda dair ilk fitili yakmıştı. Cody, bu tarihten 12
Eylül Smackdown’a kadar ortalıkta gözükmezken bu esnada Drew da Cody’nin yakın
arkadaşı Randy Orton ile feuduna devam etti. Zaten SummerSlam döneminde feudda
olduğu Randy ile Cody’nin de etkisiyle feuduna devam eden Drew, 12 Eylül
Smackdown’da Randy ile maç yaptı. Drew, fırsatçılığını konuşturup maçı o
şekilde kazanırken maçtan sonra Cody’e yaptığı hareketin aynısını Randy’e de
yapmak istedi. Ancak bu kez return yapan Cody, Drew’a engel olurken
Wrestlepalooza’yı işaret etti. Wrestlepalooza’nın main event’inde iki isim
kemer için karşı karşıya gelirlerken maçın sonunda Drew üst turnbackle'ın
korumasını çıkarıp dışarı attı. Sonra Cody, Drew'u Cross Rhodes'a alırken Drew
onu iterek kurtuldu. Hakem koruması çıkmış iplere doğru giderken son anda
kaçtı. Drew da rollup ile tuşa gitti ancak hakem ring dışına kaçtığı için tuşu
geç saydı ve Cody kurtuldu. Sonra koruması çıkmış turnbackle'a Drew'u çarptıp
Cross Rhodes çekti ama Drew tuşu attı. Hatta toparlayıp Cleymore çekti ama Cody
bu kez attı. Dışarıdaysa Drew yine Cody'i spiker masasının önüne Cleymore'lamak
istedi ama hakem önüne geçti. Drew anlık düşünürken hareketi yaptı ama Cody
kaçınca hareket boşa gitti. Ringdeyse Cody, Cody Cutter'a gitti ama Drew'dan
havada Glasgow Kiss geldi. Cleymore çekmek isteyen Drew ayağı sakatlandığı için
gidemedi, Cody ise Super Cody Cutter ve Cross Rhodes ile kemerini korudu.
Wrestlepalooza sonrasında Cody,
Crown Jewel kemeri için Seth Rollins’e odaklanırken Drew ise yine her zamanki
gibi kemer başarısızlığı sonrasında suçlayıcı hareketlerde bulundu. 26 Eylül
Smackdown’da Drew ringde promo keserken Fatu onu böldü. Drew konuşacakken Fatu
ondan mikrofonu aldı ve çeneni kapat dedi. Ağlamayı da kes dedi. Her hafta
buraya gelip ağlıyorsun, şikayet ediyorsun, kendi hataların için başkalarını
suçluyorsun dedi. Neden artık geride durmuyorsun dedi. Drew da ondan mikrofonu
aldı ve kim olduğunu sanıyorsun sen dedi. Geçen sene iyiydin ama ben Drew
McIntyre'ım, gelip burada beni mi kesiyorsun dedi. Eğer sakat olmasaydım dedi
ama Fatu da ondan mikrofonu aldı ve ne olurdu yoksa dedi. Sanırım sen Fatu'nun
full gazda, hiç frende olmadığını unuttun dedi. Ama Drew'dan Glasgow Kiss
geldi. Fatu da Superkick ile cevap verdi. Drew'un bacağındaki ateli alıp
kafasına vurdu. İkili arasındaki feud’un ilk adımlarını yaşanırken Cody ise
Seth ve henüz dağılmamış olan Vision ile feuduna devam etti. Crown Jewel’da da
Seth Rollins, Cody’nin Wrestlemania 40 sonrasında bir teşekkür mahiyetinde ona
hediye ettiği saatle Cody’nin kafasına vurup, onu mağlup etmeyi başardı.
17 Ekim Smackdown’da Cody
ringde promo kesti. Geçen Cumartesi günü, Seth Rollins beni Crown Jewel kemer
maçında yendi dedi. Son zamanlardaki karşılaşmalarımızdan sonra bir daha ringde
olmamız gerektiğine inanmıyorum dedi. Ama burada işlerin bu şekilde yürümediğini
biliyorsunuz dedi. Seth'in kendince sorunları olduğu ortada, bunun için 20'de
20'lik bir vizyona gerek yok dedi. Bron'larla sorunları var, geleceğini yeniden
yazan kahiniyle sorunlar var dedi. Seth kendi işleriyle uğraşacak, ben de
Smackdown işleriyle dedi. Buradaki iş de #1 Contender'lık maçını burada izlemek
dedi. GM'imizin şunu dediğini duydum, o kişi kim olacak dedi. İskoç Savaşçı
Drew McIntyre mı yoksa daha çok sevdiğiniz biri mi dedi. Yoksa Samoan Warewolf
Jacob Fatu mu dedi. Kim olacak bilmiyorum ama hazır olacağım dedi. Gecenin
sonunda Fatu’nun Drew ile yapacağı #1 Contender’lık maçı öncesinde saldırıya
uğradığını gördük. Dişleri dökülen ve kan içerisinde olan Fatu'ya ilk müdahale
yapıldı. Aldis ona bir şey gördün mü diye sorarken Drew da maç için ringe
geldi. Mikrofonu aldı ve görünüşe göre sizinki, kan içinde kalmış, hiç fren yok
tam gazda dedi ve güldü. Hakeme de lütfen bir iyilik ya ve #1 Contender'ın
elini havaya kaldır dedi. Hakem kaldırmak istemezken Aldis geldi ve bir kelime
daha etme dedi. Arkada tam ne oldu bilmiyorum ama kötü bir şeyler olduğu kesin
dedi. Yemin ederim ki senin bu işte payın varsa derken Drew onu böldü. Benim bu
işte hiçbir etkim yok dedi. Beni 20 yıldır tanıyorsun dedi. Kurumsal adam Cody
için çalışma diğerleri gibi, hak ettiğimi ver ve beni #1 contender yap, maçımı
da şimdi ver dedi. Cody yeter artık diye bağırarak geldi. Herkes senin ne
yaptığını biliyor ve bir de buraya konuşmanı dinlemek isteyeceğimizi mi
düşündün dedi. Onlar bir #1 Contender maçı istiyorlardı dedi. O zaman yapalım,
kemer maçı mı istiyorsun senin olsun dedi. Cody takım elbise ve üstüne
paltosuyla Drew'la kapışmaya başladı. Kavga seyircilerin arasına kadar karıştı.
Uzun bir kapışmanın ardından ringde buluştular ve hakem de zili çaldırdı. Maç
bu şekilde ilerlerken dışarı çıktığı an Cody, kemeriyle Drew'a vurdu ve maç DQ
ile bitti. Cody kendinden geçerken spiker masasında Cross Rhodes hazırlığı
yaptı. Ancak bu kez görevliler son anda Drew'u kurtardılar. Neticesinde de maçı
DQ ile de olsa kazanan Drew, yeni #1 Contender olmayı başardı. 24 Ekim
Smackdown’daysa Cody ringdeyken, Drew arkadan geldi. Spiker masasına çıktı.
Görüşüne göre Cody'e tezahürat yapacaksınız değil mi dedi. Drew'u da
yuhalayacaksınız dedi. Bu durumda siz onun suç ortağı oluyorsunuz dedi. Bence
onlar kurumsal Cody'nin propagandaları karşısında beyinleri yıkanmış kişiler
dedi. Sen ne yaparsan yap, seni destekleyecekler dedi. Wrestlepalooza'da
hakemlerle geçtin beni, geçen hafta kafama kemerle vurdun ve tüm bunlara rağmen
seni destekliyorlar dedi. O kadar çok kazıklandım ki, bu artık Drew McIntyre'ın
"hikayeyi bitirmesi" olayına geldi dedi. Bunu önümüzdeki hafta
Saturday Night's Main Event'ta
bitireceğim dedi. Sonra da konuyu Jacob Fatu'ya getirdi. Ona kim
saldırdı diye sordu. Her zaman ben değil mi dedi. O aileden nefret ediyorum ama
ben masumum dedi. Seni Jimmy'yle konuşurken gördüm dedi. Sonuçta kardeşi başka
bir kemer maçına daha gidecek, o ise hep yancı olarak kalıyor dedi. Cody yeter
artık diye bağırdı, geçen hafta nerede kaldıysak oradan başlayalım dedi. Belli
ki bir kavga arıyorsun, ben seninle her yerde kapışırım gel şu anda yapalım
dedi. Cody üstünü çıkarırken Jimmy arkadan geldi ve Drew'a atladı. Güvenlikler
araya girse de Jimmy onlardan sıyrılıp Suicide Dive çekti. Sonra da saldırmaya
devam etti. Görevliler sonunda Jimmy'i çekmeyi başardılar. Arka alandaysa
Drew'u Aldis'le konuşurken gördük. Drew, eğer benim suçlu olduğumu bir anlığına
bile düşünsen beni kemer maçına sokmazdın dedi. Ama Jimmy yine geldi ve Drew'A
saldırdı. Jimmy, Jey'e karşı tüm sinirini Drew'dan çıkarırcasına saldırırken
görevliler yine araya girdiler. Gecenin main event'inde ikili DQ'nun olmadığı
bir maça çıktılar. Drew maçı almayı bildi. Maçtan sonra da Jimmy'e saldırmaya
devam etti. Sandalyeyle Jimmy'i boğmaya çalıştı. Kurtarmaya Cody geldi. Cody,
Drew'u savuşturup Jimmy'e bakmaya giderken bir süresonra Drew geri döndü ve
Cody'e Cleymore çekti.
31 Ekim Smackdown’da Aldis
gecenin sonunda kontrat imzalama için ilk önce Cody'i ringe çağırdı. Cody ringe
gelirken herkesin Cadılar Bayramı'nı kutladı. Aldis bunun üzerine Drew'u da
ringe çağırdı. İki isim masaya otururlarken Aldis, tek eksik şey var,
imzalarınız dedi. Cody ilk imzanın Drew tarafından atılması için izin verirken Drew
da tam imzalayacağı sırada durdu ve bunu imzalayamam dedi. Bu kez Cody dosyayı
aldı ve imzaladı. Aldis de bana imzalayamaman için iyi bir sebep söyle dedi.
Drew da bu kontrat tam olarak tek taraflı dedi. İmzalayamayacağım dedi. Aldis
de standart bir kontrat bu dedi. Sadece imzala ve geç dedi. Drew da eğer yarın
diskalifiye olursam ne olur dedi. Kemer onda kalır dedi. Count out olursam da
kemer onda kalır dedi. Peki Cody count out olursa dedi. Kemer yine onda kalır
dedi. Yine bilerek DQ olursa kemeri yine korumuş olacak dedi. Bu tek taraflı
bir kontrat ve bunu imzalamayacağım dedi. Aldis de senden sıkıldım artık dedi.
WWE kemeri için maç istemiyor musun, sorun değil arkada tonlarca adam var senin
yerinde olmak isteyen dedi. Onları seve seve buraya getirir ve Cody'nin
karşısına çıkarırım dedi. Drew da olur o zaman dedi ve kalktı. Cody ise onu
durdurdu ve otur dedi. Beni aptal mı sanıyorsun dedi. Bu kontrata eğer DQ
olursam veya count out olursam kemeri kaybedeceğime dair şartlar koymak
istiyorsun değil mi dedi. Drew da bu doğru dedi. Cody de bu işe %100 varım
dedi. Aldis onu durdurdu. Sana bunu yapmamanı öneriyorum dedi ama Cody de sana
saygı duyuyorum ama o benim kolaya kaçacağımı düşünüyorsa bunu boşa çıkarmaya
hazırım dedi. Drew da o zaman tamam, herkes bu işe var dedi. Şu an imzalıyorum
dedi, Nick de mutlu değilim derken Cody de lütfen Nick dedi. Hepimizin bu işin
bitirmesi için bunu yapmamız gerek dedi. Drew da doğru olanı yap dedi. Drew da
o zaman resmileşti dedi ve imzaladı. Bu benim için mutlu bir an ancak aynı
zamanda da üzücü dedi. Sen ve ben, 20 yıldır aynı yolları geçen iki insan
olarak en yakın arkadaşlar olmalıydık dedi. Hikayeni bitirmene yardım ettim
dedi. Ben sadece senin büründüğün hali sevmiyorum, kurumsal bir Amerikan rolü
çiziyorsun, senden nefret etmeliler ama sana destek oluyorlar dedi. Sen
American Nighmare'sin bense sadece işleri doğru bir şekilde yaparım dedi. Çok
çalışır, doğruları söylerim, ünümü kullanmam, farklı bir ülkede doğdum ama
Amerikan vatandaşıyım dedi. Ben neyim biliyor musun, gerçek American Dream'im
dedi. Cody de geçtiğimiz yolları sürekli dile getirmenden memnunum dedi. Bundan
gurur duymalısın dedi. Sen buraya gelmek için bir taslak oluşturdun, ben de
takip ettim dedi. Başka denizlere yol açarsın, kendine farklı şekillerle meydan
okursun, 100 tane insanın önünde güreşirsin, gece boyu yeniden yapmak için
araba sürersin çünkü bu işi tıpkı benim sevdiğim gibi seversin dedi. Kendini o
kadar güzel toparladın ki WWE seni geri dönmen için aradı dedi. Ama işte burada
hikayelerimiz farklılaşıyor dedi. Ben WWE ile yol ayrımına giderken, cesaret
gösterip gittim dedi. Sense kovuldun dedi. Yarın için bol şans, son gülen iyi
güler, işte o zaman da ben karşına çıkarım dedi. Cody giderken Drew onu
durdurdu, her zamanki gibi son söz sende olamaz dedi. İhtiyacın olan o desteği
alıp gidemezsin her zaman dedi. Gerçek şu ki sürekli veriyorsun, onlarsa
alıyorlar dedi. Bir gün sana sırtlarını dönecekler, tıpkı çoğunun bana döndüğü
gibi dedi. Bu turuncu takım elbiseyi giydin çünkü Cadılar Bayramı'nda onları
etkilemeye çalışıyorsun dedi. Ama şu an kiminle olsan o kişiler mutlu olurdu
biliyor musun, kızlarınla dedi. Onların isimleri neydi deyince Cody, Drew'un
kafasını masaya vurdu. Sonra da kemerle vurmak isterken Drew eğilerek kaçtı.
Aldis kendisiyle tartışırken Drew ringe döndü ve Cody'e Cleymore çekti. Sonra
da masaya Powerbomb'ladı. Bu gece senin son gecen, özel jetine atla ve
kızlarını gör, çünkü yarın senden en değerli şeyini alacağım, yemin ederim ki
şampiyon ben olacağım dedi.
Tahmine geçmeden önce sanırım
bu hikayenin biraz da yan karakterlerinden bahsetmek gerekiyor. Bu yan
karakterlerden biri olan Jacob Fatu, 17 Ekim Smackdown’dan beri ortalıkta
gözükmüyor. Orada kendisine saldıran ismi bulma konusunda belki de
Wrestlemania’ya kadar etki yapabilecek bir hikaye mevcut gibi. Tıpkı geçen sene
Jade Cargill’e saldıran ismin ilk şüpheliler çıkmaması gibi burada da Drew
olmayacağı kesin gibi bence. Orada da gözler Morgan ve Raquel’e çevrilmişti ama
sonradan anladık ki esas suçlu Naomi’ydi. Burada ben ikinci yan karakter olan
Randy Orton’a dönüyorum. Randy de Ekim ayının başından beri, yani Cody ile
takım olup Vision’a kaybettiklerinden beri ortada görünmüyor. Son dönemde
fazlasıyla Cody’nin gölgesinde kalırken bir taraftan kendini hatırlatma
ihtiyacı güdebileceğini düşünüyorum. Cody’nin bir türlü heel olmadığı bu
ortamda özlerine dönen heel bir Randy’nin çok tehlikeli olabileceğini
düşünüyorum. O yüzden bu saldırının altından çıkabilecek ve dolaylı yoldan
Cody’i hedef alabilecek isim Randy olabilir. Tahmine geçersek de burada ben
Cody’nin kemeri koruyacağını düşünüyorum. Jacob, geri dönüp ilk şüphelinin yani
Drew’un karşısına çıkıp onun kemeri almasını önleyebilir bence. Ama bu olmasa
dahi, Cody’nin bu aşamada kemeri kaybetmesi oldukça zor gözüküyor. Hep de
dediğim gibi The Rock’ın olmadığı bir senaryoda Wrestlemania’da çok düzgün
işlenmiş bir Randy Orton vs Cody Rhodes feudu görmemiz gerektiğini düşünüyorum.
Tahmin: Cody Rhodes
Triple Threat Match for
the WWE Intercontinental Championship
Dominik Mysterio(c) vs Penta vs Rusev
Wrestlemania’da aldığı
Intercontinental kemerini korumaya devam eden Dominik, AJ Styles ile girdiği
feuddan galip ayrılmasıyla beraber yeni kemer adaylarına karşı mücadele etmeye
devam ediyor. Özellikle son dönemde seyircilerin de kendisine sevgi gösterdiği
Dominik, heel bir isim olarak kariyerine müthiş bir şekilde çevirmiş durumda.
Eddie ve Eddie’nin taktikleri kendisine oldukça yakışırken bunu kemerle de
süslemesi, ne kadar fiziksel olarak zayıf bir konumda olsa da hikaye açısından
kendisini oldukça izlenebilir koruyor. Bir de bu süre zarfında 12 Eylül’de
Worlds Collide: Las Vegas’ta Vikingo’yu yenerek AAA Mega Championship kemerini
de almayı başardı. Böylece de iki kemeri birden elinde tutmaya devam ediyor.
Buraya geldiğimizdeyse Intercontinentall kemerini aldıktan sonra karşısına
çıkan ilk rakibi Penta ile Sheamus ile olan feudunu kazanıp gözünü kemere diken
Rusev karşısına çıkıyor.
SummerSlam 2025’te kemerini AJ
Styles’a karşı “dirty” bir şekilde korumayı başaran Dom, 1 Eylül Raw’da yine
benzer bir şekilde korumayı başarmıştı. AJ, Phenomenal Forearm'a giderken
Dominik hakemin dikkatini dağıtmış ancak El Grande Americano, AJ'i iplerden yere
düşürürken yine o metal şeyi maskesine sokup AJ’ye kafa atmıştı. Frog Splash
çeken Dom da kemerini korudu. Bu şovdan birkaç gün önceyse Rusev, Clash in
Paris’te Sheamus ile uzun bir süredir devam eden feud’unu Good ol’ Fashioned
Donnybrook maçında pes ettirerek bitirdi ve galip ayrıldı. Sonrasında da 8
Eylül Raw’da Penta’yı da New Day’in de etkisiyle yenmeyi başardı. 15 Eylül
Raw’a geldiğimizdeyse Judgment Day'i tam kadro arka alanda Dom'un World's
Collide'daki kemer kazanımını kutlarlarken gördük. Dominik oldukça keyifli
gözükürken Finn ise şu olayları bıraksak mı dedi. Roxanne ve Raquel, kötü bir
gün geçirdiler dedi. Raquel de kafanı takma, Lyra ve Bayley işini halledeceğiz,
tıpkı Liv'in bizden isteyeceği gibi dedi. Balor da onu takmıyorum, benim sorunum
El Grande Americano'larla dedi. Dom da yine mi dedi. Balor da evet yine dedi ve
kadehteki içkiyi yere döktü. Balor sinirlenirken JD onu sakinleştirdi. Sonra da
seninle Grande arasında olaylar olduğu kesin dedi. Sana sürekli yardım edip
duruyor ve hepimiz karşılığında neler isteyeceğini merak ediyoruz dedi. Gelmiş
geçmiş en büyük Mysterio olarak sadece saygımı kazanmaya çalışıyor olamaz mı
dedi Dominik. Balor da evet kulağa çılgınca geliyor, bir dahaki sefer yardıma
ihtiyacın olursa bizi bekleme dedi ve gitti. JD de peşinden gitti. Onlar
gidince Dom, onları takmayın geri gelirler dedi. Ama gelen kişi Rusev oldu.
Sana kendimi tanıtayım dedi ve elini uzattı. Dominik de ellerim dolu dedi.
Rusev de ben sıradaki Intercontinental şampiyonuyum dedi. Partinin tadını çıkar
dedi ve gitti. İki güçlü ismi yenerek kemerin doğal bir adayı olan Rusev,
burada da niyetini net bir şekilde belli etmiş oldu. Penta ise New Day ile olan
feuduna devam etti.
22 Eylül Raw’a geldiğimizdeyse
Rusev vs JD McDonagh maçı izledik. Rusev, JD'yi pes ettirirken Dominik bir ara
ring kenarına çıkıp hakemin dikkatini dağıtmak istedi ama öyle dondu kaldı.
Rusev maç bittikten sonra hareketi devam ettirirken Dominik yine bir şey
yapmadı. Yardımaysa Finn geldi ve Rusev'i süpürdü. 29 Eylül Raw’da Dominik ve
Rusev arasındaki kemer maçına şahit olduk. Dominik, maçın ortasında kemerlerini
alıp gitmek isterken Rusev onu ringe geri soktu. Intercontinental kemerini
Rusev alırken, hakem kemerini ondan aldı. Dominik de Mega kemeriyle Rusev'in
sırtına vurdu. Sonra kemeri Rusev'e verip kendini yere attı. Ama hakem bu
numarayı yemezken kemeri geri aldı ve ring dışına göndermek istedi. Dom da
arkadan onu tuttu. Rusev de onun arkasına geldi. O esnada ayağıyla Low Blow
çeken Dominik roll up ile kemerini korudu. 6 Ekim Raw’da AJ Styles & Dragon
Lee & Penta vs The Judgment Day maçı izledik. Dominik, AJ üzerinden 619'a
giderken birden durdu. Kameralar girişin orayı gösterdiğinde Rusev'in geldiğini
gördük. Dominik kemerlerini alıp kaçmak isterken Rusev onu yakaladı. Penta da
Dominik'e Superkick çekmek istedi ama çekilince hareket Rusev'e geldi. Dominik
fırsatı bulup kaçarken AJ de JD üzerinden Styles Clash yapıp maçı takımına
kazandırdı. Böylece Penta da Rusev ile istemsiz münakaşaya girerken kemer için
de yeniden aday olabileceğini hatırladı.
13 Ekim Raw’da Dominik ile
Penta arasında kemer maçı yapıldı. Maç devam ederken Rusev geldi. Ama o
gelirken Penta ona doğru uçtu. Dominik de kemerlerini alıp kaçacakken durdu ve
zili çalmak için kullanılan gongu aldı. Kemerini de ortaya bıraktı. Hakem
kemeri dışarı verirken o gongla Penta'ya vurup onu 619 pozisyonuna getirdi. 619
ve Frog Splash ile de kemerini korudu. Şovun ilerleyen anlarında Rusev'le
röportaj yapıldı. Penta hak ettiğini aldı dedi. O yüzünü o maskenin altında
saklıyor dedi. Bir daha bana yaklaşırsa vücudunu toprağa saklayacağım dedi.
Önümüzdeki hafta da sana geleceğim Dominik dedi. Omurganı kıracağım çünkü eş
olarak mı, çocuk olarak mı, şampiyon olarak mı, insan olarak mı daha kötüsün
bilmiyorum ama sana geleceğim dedi. Çünkü kemerim sende dedi. Kimse de beni
durduramaz dedi. Bunun üzerine bir sonraki hafta Dominik bir kez daha kemerini
Rusev’e karşı korumak durumunda kaldı. Maçta da tam kemerlerini alıp kaçmak
isterken Penta onu durdurdu. Rusev de arkadan Dominik'e saldırdı ve hem onu hem
de Penta'yı indirdi. Penta bu duruma sinirlenirken Rusev bir yumrukla onu yere
serdi. Ringe dönünce de Dominik, ona 619 çekmek istedi ama Rusev engelledi.
Dominik'i botlarından çekerken, dizlerinden gongu çıkardı. Onunla vurmak istese
de hakem engelleyip dışarı yolladı. Dom hakem görmeden Rusev'e Low Blow çekti.
Sonra 619 ve Frog Splash ile kemerini korudu. Penta maçtan sonra ringe dönüp
Rusev'e Springboard Tornado DDT çekti. 27 Ekim Raw’da Penta ve Rusev arasında
#1 Contender's maçı izledik. Maç ilerlerken Los Americanos her iki isme de
saldırıp maçı Double DQ ettiler. Dunne ve Bate olduğunu düşündüğümüz ikili maça
ilk olarak karışırlarken takım elbiseli Americano yani Kaiser de onlara
liderlik etti. Rusev ringe dönerken iki Americano'yu yere serdi. Takım elbiseli
Americano da kaçmak isterken Penta'dan Superkick yedi. Penta Driver'a
gidecekken diğer Americano'lar onu kurtardılar. En sonda da Rusev ve Penta
birbirleriyle ringde yüzleştiler.
Aslında işin Intercontinental
ve Judgment Day tarafında oldukça uzun bir süredir devam eden bir arka plan
hikayesi mevcut. Hatırlarsanız Wrestlemania 41’deki Fatal Four Way maçına
şampiyon olarak gelen Bron Breakker, normalde kemerini Penta ve Finn Balor’a
karşı koruyacağı bir Triple Threat maçının içindeydi. Sonrasında Dominik de
maça dahil olup maçı Fatal four way’e çevirirken kemeri aldığında da Balor’ı
pinleyip almayı başarmıştı. Sonraları Balor, ekip içerisinde güçlenmek için
Roxanne’ı ekibe almaya çalışırken işler tam kızıştığı esnada Liv’in
sakatlığıyla bu hikaye nadasa bırakılmıştı. Şimdiyse Dominik ve Balor
arasındaki anlaşmazlıkların bir kez daha önümüze serilmeye başlandığını
görüyoruz. Özellikle Dominik’in JD’yi kurtarmaya gelmemesi, Balor’ın Dominik’in
başına buyruk hareketlerine yeniden kızması ve onu hep kıskanması bizlere
yeniden bu olayların işlendiğini gösteriyor. Özellikle Morgan’ın dönüşünün
yaklaşmasıyla Judgment Day bir kez daha ön planda olacağı hikayeleri yaşayacak
bence. Ben bu durumun yine kemer eksenli yaşanacağını da düşünüyorum. İşlerin
kopuş noktası, Dominik’in kemerini Balor yüzünden kaybettiği bir senaryoda
yaşanacak gibi duruyor. Balor tıpkı SummerSlam 2024’te Damian Priest’e ihanet
edip World Heavyweigh’i kaybetmesini sağlaması gibi bir yerde de Dominik’e
karşı soğuk savaş durumunu sıcak savaşa çevirip ilk kurşunu atacak gibi
duruyor. Ben bu olayın SummerSlam’de oldukça uygun bir isim olan AJ Styles
özelinde yapılması gerektiğine inanmıştım. Ancak Morgan’ın sakat olması belki de
bu olayı erteleyen temel sebeplerden oldu. Şimdiyse ben bu olayın eninde
sonunda gerçekleşeceğini sadece burada gerçekleşmeyeceğini düşünüyorum. Çünkü
Morgan’ın dönüşüyle Balor’ın iyice sinir uçlarına dokunulacak olayların
yaşanacağını düşünüyorum. Zaten Tag Team kemerlerini AJ ve Dragon Lee’ye
kaptırdılar. Dominik’in iyice yükseldiği bir anda onu aşağı çekmek için bu
hamlesini yapacak. Öte yandan buradaki adaylara baktığımızdaysa aslında her
ikisi de bireysel anlamda oldukça iddialı ve kemere yaraşır isimler. Penta
zaten Dominik ilk kemeri aldığında bir süre kemeri ondan almak için mücadele
vermiş ancak başarılı olamamıştı. Rusev de zaten yine önemli bir mid carder.
Ancak hikaye gereği burada Dominik’in reign’inin devam etmesi gerektiğini
düşünüyorum. Belki Morgan burada dönüp Dominik’e yardım edebilir gibi de
geliyor bana. Esas kemeri kaybetme potansiyelininse Sheamus’a karşı
olabileceğini düşünüyorum. 20 Ekim Raw’da Clash in Paris sonrasında Battle
Royal için ekranlara dönen Sheamus, JD McDonagh ile 27 Ekim Raw’da maç yapmış
ve buralara sekebileceği olaylar silsilesini başlatmış olabilir. Sheamus’ın WWE
kariyerinde her şeyi başardığını ancak Intercontinental kemerini alamadığını ve
bunun da hikayelerde zaman zaman işlendiğini unutmamak gerek bence. O yüzden
Dom’un burada Morgan sayesinde kemerini koruyacağını ancak Wrestlemania’ya
doğru Balor’ın ihanetiyle kemerini Sheamus’a kaybedebileceğini düşünüyorum.
Morgan olmasa bile El Grande Americano’lar da bir etken olabilirler. Keza onlar
da Dominik’e yardım etmeye devam ediyorlar. Hatta son Raw’da olanlarla beraber
Penta ve Rusev birlik olup onlarla mücadeleye girişebilirler. Son olarak da
sonuç bir yana bence çok güzel bir maç izleyeceğimizi de söylemem gerek.
Tahmin: Dominik Mysterio
Singles Match for the Vacant
World Heavyweight Championship
CM Punk vs Jey Uso
Crown Jewel ve Saturday Night’s
Main Event arasında öyle bir 3 hafta oldu ki her şey tepetaklak her şey yeniden
yazıldı desek yeridir. Crown Jewel’da Reed’in Roman’ı yenmesi, Seth’in de
Cody’i yenip Crown Jewel kemerini almasıyla beraber Vision, tabiri caizse göğe
yükselmişti. Seth’in Wrestlemania 41’de CM Punk ve Roman Reigns’e karşı onların
ortak dostları Heyman’ı yanına çekerek oluşturduğu Vision, aradan geçen 6-7
aylık dönemde WWE’nin ana hikaye unsuru olmayı başardı. Bu süreçte Seth, yanına
iki potansiyelli isim Bron Breakker ve Bronson Reed’i de alırken o isimleri de
kendisiyle beraber yükseltmeyi başardı. Bu süreçte o zamanın şampiyonu Jey Uso,
Wrestlemania mağdurları CM Punk ve Roman Reigns, LA Knight, Penta, Sami Zayn,
Jimmy Uso gibi birçok düşman edinen stable, çoğu seferde de üstün çıkmayı
bildi. Money in the Bank’i yine Bron ve Reed sayesinde kazanan Seth,
SummerSlam’de Punk’ın Gunther’i yendiği gecede cash-in yaparak ana kemeri de
kazanmayı başardı. Clash in Paris’te LA Knight, CM Punk ve Jey Uso’ya karşı
Fatal four way maçında kemerini Becky’nin yardımıyla korurken, bu uğurda
kimseye ihtiyacı olmadığını da dile getirdi. Ancak fark etmediği bir gerçek
vardı ki Bron Breakker ve Bronson Reed, hızlı bir şekilde yükseliyorlardı ve
artık Seth’i de önlerinde bir engel olarak görmeye başlıyorlardı. Zaten Bron
Breakker, ana kadroya yükselmesinden bu yana “Next Big Thing” rolünü
üstlenirken bu hikayede de esas yükselen isim olmayı başardı. Tüm bunlar zaten
gelecek için bir ihanet ihtimalini hep gündemde tutarken, bu durum biraz hızlı
bir şekilde gerçekleşti. Zaten Paul Heyman, yanındaki kişileri doğru zamanda
yükseltmek ve doğru zamanda yerin dibine çekmekle ünlü biriyken, her zaman da
doğru kişiye yatırım yapmasıyla bilinen bir isimdi. Bron’ların yükselişi bir
yana kafasına buyruk bir şekilde Wrestlepalooza’da eski dostu Brock Lesnar’ı
John Cena ile yapacağı maç öncesinde anons etmesi de Vision’daki liderliği
sorgulattı. Bu dağılma için uzun hikaye anlatımı için tohumlar atılırken belki
de bunu oldukça hızlı bir şekilde gerçekleşmesini sağlayacak da bir şey
yaşandı. Crown Jewel’daki Main Event’te Cody Rhodes’a Cost to Cost Headbutt
yapan Seth Rollins, sakatlanınca bir süreliğine ekranlardan uzakta kalmak ve
kemerini de bırakmak durumunda kaldı. Tam 10 sene önce aşağı yukarı bu
zamanlarda benzer bir olayı yaşayan Seth, yine cash-in sonrasındaki şampiyonluk
döneminde -ki o zaman ana kemeri ilk alışıydı- Kane yaptığı bir dark match’ta
dizinden sakatlanarak kemerini yine bırakmak durumunda kalmıştı. Bu kez yaşanan
bu sakatlık hikayeye de yedirilerek Vision’ın Seth’e ihanetini beraberinde
getirdi. Vision hikayesi Seth’in dönüşüyle beraber ileride çok muhtemel olarak
daha fazla konuşacağımız bir konu olacağı için şimdilik context’in dışına çok
çıkmadan bahsetmek istedim. Konuyu bu maça bağlarsak da bunun için Crown Jewel
sonrasındaki Raw olan 13 Ekim Raw’a gitmemiz gerekiyor.
13 Ekim Raw’da Şovu Vision tam
kadro açtı. Seth sözü aldı. İki sorum var dedi. Akıllı değilsiniz çok biliyorum
ama çözersiniz bir şekilde dedi. Gelmiş geçmiş en büyük World Heavyweight
şampiyonu kim ve neden ben o kişiyim dedi. Roman bu işte seviyelerin olduğunu
söylemeyi seviyor dedi. Şu anda benim seviyemde kimse yok dedi. Benimle ve
jenerasyonumun diğer iyi isimleriyle olan aramızdaki fark, başarıma ulaşmak
için kimseye ihtiyacım olmaması dedi. Roman'ın Shield'e, Bloodline'a ihtiyacı
vardı, Cody'nin de onu yenmek için bana ihtiyacı vardı dedi. Bense kimseye
ihtiyaç duymadım dedi. Bron Breakker'a, Bronson Reed'e, Paul Heyman'a ihtiyacım
yok dedi. CM Punk ve Roman Reigns'i Wrestlemania'da tek başıma yendim dedi. Bu
kemeri tek başıma aldım dedi. Cody'i, tek elimle kendim yendim dedi. Bunların
hepsi gerçek, kimseye ihtiyacım yok dedi. Buradaki adamları ben seçtim, onlar
da beni seçtiler dedi. Çünkü ben vizyonerim, devrimciyim, bu işi en iyi
yapanım, Seth "Freakin" Rollins'im dedi. İlerleyen anlarda Jimmy Uso
vs Bronson Reed maçı izledik. Reed maçı aldı. Maçtan sonra Bron da geldi ve
Jimmy'e Spear çekti. Ardından Jimmy, bariyerlere doğru giderken Bron da Spear'a
yöneldi. Ancak Jey'in müziği çaldı. Jey ringe girer girmez Reed'e Superkick
çekti. Bron da ringe girdi ve Jey, ikiye bir kaldı. Reed'e bir Superkick daha
çekti. Jimmy de ringe geldi. Bron ve Reed ikilisi de uzaklaştılar. Gecenin
sonunda da CM Punk, Jey Uso ve LA Knight arasında bir Triple Threat #1
Contender's maçı izledik. Jey'i tuşlayan Punk, #1 Contender oldu. Maçtan sonra
Vision, Punk'a saldırırlarken Seth de onları yönlendirdi. Sonra da ekip pozunu
verdi. Seth kemeriyle öne çıkarken Bron ise onu bir Spear ile devirdi ve ona
ihanet etti. Heyman ve Reed şaşırırlarken, Bron da Reed'e seçimini yap dedi.
Reed de seçimini yapıp Seth'e Tsunami çekti. Heyman bir anlığına Seth'in önüne
geçerken Bron ona da aynı konuşmayı yaptı. Ardından da Seth'in kemerini aldı.
Heyman da hem Reed'in hem de Bron'un ellerini havaya kaldırdı. Böylece Vision;
Bloodline gibi olmadan kısa bir sürede yükseldi ve kısa bir sürede de kurucu
liderine ihanet ederek onu elemine etti. Böylece bir önceki gece sakatlık
yaşayan Seth, kemerini hikaye gereği bu saldırıya istinaden bırakmak zorunda
kaldı.
20 Ekim Raw’da Bron Breakker,
Seth’in kemerini Pearce’a teslim ederken Pearce da gecenin sonunda bir Battle
Royal düzenleneceğini duyurdu. CM Punk’ın hali hazırda zaten #1 Contender
olduğunu söylerken ikinci adayın da Battle Royal sonrasında netleşeceğini
söyledi. Gecenin sonundaki maçta Jimmy, maç içerisinde birkaç kez Jey'i
kurtardı. Sonra da beraber AJ'e Double Superkick çekip onu elediler. Knight ve
Jimmy, birbirlerine girerlerken Jey ise ikisini birden eledi. En son Dominik'i
de eleyen Jey, Punk'ın rakibi olmayı başardı. Jimmy ile de maçtan sonra uzun
uzun bakıştılar. Jey ise yeet'lemeye devam etti. Daha sonra Punk ringe gelirken
iki isim yüzleştiler. Böylece de yeni şampiyonu belirlemek için bu maçın da
yapılacağı kesinleşti. 27 Ekim Raw’da Jey, kemerin yanında promo kesti. Şu anda
benim hakkımda düşünülenler umurumda değil dedi. Şu anda #1 Contender olan
benim ve Cumartesi günü, ikinci kez ana kemeri alacak kişi de benim dedi. Tam
Yeet ile bitirecekken Punk geldi. Sen neyin neyi gerektirdiğini biliyorsun,
esas soru ne kadar ileri gideceksin dedi. Big Jim'in kardeşine bunu sormuyorum,
küçük Roman'a da sormuyorum dedi. Hele Küçük Roman'a hiç sormuyorum dedi. Main
Event Jey Uso'ya soruyorum, daha ne kadar ileri gitmeye meraklısın dedi. Çünkü
yeniden şampiyon olma ihtiyacı güden tek kişi sen değilsin dedi. SummerSlam'de
Gunther'i yenip o kemeri aldığımda çok kısa bir zaman elimde tutabilmiştim
dedi. Şampiyonluğa ciğerlerimin havaya ihtiyacı olduğu kadar ihtiyacım var
dedi. Ben ne kadar ileri gidebilirim onu biliyorum dedi. Cumartesi günü,
Saturday Night's Main Event'te seni yendiğimde, kafanı yerdeyken kaldırdığında,
Yeet yapıp kurtulamayacağın bir durumda olmadığını anlayacaksın dedi. Daha ne
kadar ileri gitmeye meraklısın diye sordu yine. Jey de daha önce derin
sulardaydım, nasıl yüzeceğimi biliyorum dedi. Her zaman yapman gerekeni
yaparsın, insanların arkana geçmesi için engelleri yıkarsın değil mi dedi. Ben
kendim için yapmam gerekenleri yaptığımdaysa beni kötü adam ilan edersin dedi.
Sana başlarım şimdi dedi. Çünkü Cumartesi günü dünyanın en iyisi kimmiş
göreceksin dedi. Şovun ilerleyen anlarında arka alanda Jey ve Jimmy'i
konuşurlarken gördük. Jey, konuştuklarını duydum, sen benim kardeşimsin dedi.
Seni seviyorum ve hiçbir şey bunu değiştirmeyecek dedi. Ama kendin söyledin,
beni orada eleme şansın olsaydı elerdin dedi. Ama olaylar öyle gelişmedi dedi.
Bu benim de suçum değil dedi. O yüzden kariyerimin en önemli maçı öncesi neden
sana ihanet etmişim gibi davranıyorsun dedi. Birçok şeyle uğraşıyorum biliyorsun
dedi. Roman, Vision, Punk... anlıyor musun dedi. Jimmy de anlıyorum dedi. Seni
seviyorum deyip birbirleriyle sarıldılar.
Tahmine geçmeden önce işin
biraz da Jey tarafına geçmek gerekiyor. Bu yıl özelinde Royal Rumble’ı kazanıp
Wrestlemania’da Gunther’i pes ettirmesiyle kariyerinde ilk kez ana kemer
şampiyonluğuna ulaşan Jey, “Main Event” lakabını gerçeğe de dönüştürmeyi başarmıştı.
Kemeri Gunther’e kısa bir süre sonrasında geri kaybederken de kemerin peşinden
gitmeye ve o potada kalmaya devam etti. Bu süre zarfında Vision ile de olaylar
yaşadı. SummerSlam’de Roman ile takım olup Bron’ları yenmeyi başarırlarken
pin’i getiren isim de Jey oldu. Tüm bunlar Jey’i biraz başarı odaklı bir
karakter haline getirirken de ortamda üstün çıkmaya dikkat eder hale geldi.
Özellikle bu konuda LA Knight ile ciddi mevzular yaşarlarken, Roman’ın da
kendisini bu doğrultuda motive ettiğini gördük. Her seferinde alttan alta Roman,
Jey’i manipüle ederken Jey de bir kere üst seviyenin tadını almış bir halde,
oralarda kalmak istediğini hep gösterdi. Kardeşi Jimmy’nin yardımlarını
istemezken artık bir Tag Team profilinden de sıyrılmak istediğini gösterdi.
Knight’ı Vision’a karşı korumayıp özellikle son Battle Royal’da Jimmy’i elemesi
de bunun temel göstergelerinden biri oldu. Jey tarafında Roman ve Jimmy eksenli
bir şeylerin temeli atılırken olası bir “heel turn” de ortada duran
ihtimallerden birisi bence. Punk ile olan ilişkisine geçersek de aslında ikili
çoğu zaman aynı potada yer aldılar diyebiliriz. Survivor Series 2024’te zaten
Punk, OG Bloodline’a katılırken Jey’le aynı takımda yer almıştı. Sonrasında bu
yıl içinde yine Vision’a karşı genelde ortak hareket ederlerken Clash in
Paris’teki Fatal four way mücadelesinde de Punk yine genelde hem Knight’a hem
Jey’e karşı objektif bir noktada yer almayı başarmıştı. Özellikle
Wrestlepalooza sonrasında Jey’in tavırları değişmeye devam ettikçe Punk da ona
gerekenleri söylemişti. Örneğin 6 Ekim Raw’da, tutkunu anlıyorum dostum, kemeri
istiyorsun ama önce sırada benim arkama geçmelisin dedi. Knight haklıydı, belki
Tag Team'e odaklanmalısın çünkü ben Jey Uso'yu seviyorum dedi. Küçük Roman'ı
sevmiyorum dedi. Punk gitmek isterken Jey ona da sinirlendi ama bu kez Jimmy
araya girdi. Jimmy ortalığı anlık sakinleştirirken Jey dayanamadı ve Superkick
çekmek istedi ama Jimmy onu tuttu. Punk da Jimmy'i çekip bir yumrukla Jey'i
indirdi. Arkasını dönünce de Jimmy'den Superkick yedi. Gecenin sonunda Punk;
Knight ile takım olup Jey ve Jimmy’i yenmeyi başarmışlardı. Şimdi buradan
tahmine geçersek açıkçası Jey’in son dönemdeki değişim hareketleri biraz kafamı
karıştırsa da yeniden kendisini şampiyon yapacaklarından çok emin değilim.
Ortada Punk gibi bir ciddi kemer taşıyıcı bir isim varken ve uzun bir süredir
şampiyonluğu beklenirken Jey odaklı oluşturulmaya çalışılan bu yeni hikayenin
kemerli olmasını daha düşük bir ihtimal olarak görüyorum. SummerSlam’de 10 yılı
aşkın bir süre sonra şampiyon olan Punk, çok kısa bir süre sonra kaybederken
bence burada yeniden kemeri almalı. Seth döndüğünde zaten artık Punk’la olan
konularından ziyade Vision’a odaklanacağı için de Wrestlemania’ya giderken daha
sağlam bir kemer hikayesiyle girmeliyiz diye düşünüyorum. O yüzden de böyle
kritik bir dönemeçte bence hiç riske gerek olmadan kemeri CM Punk’a vermek en
doğrusu olur diye düşünüyorum. Jey tarafında da nasıl bir şey çıkacağını merak
ediyorum doğrusu. Evet Roman var bir tarafta ama Roman’ın da Vision ile olan
olayları bitmedi. Ve Seth döndüğünde de Roman ile aynı tarafta yer alabilir
gibi geliyor bana. Jey için ise bir noktada Jimmy’e patlayıp heel olabileceği
bir şey ortaya çıkabilir gibi duruyor. Öte yandan tahminim özelinde sadece
dediğim gibi Jey’in tavırları beni düşündürüyor. Gerçekten burada bir heel turn
yapıp kemeri de alabilir doğrusu. Ben bu ihtimale de hiç şaşırmayacağım.
Tahmin: CM Punk
--
Saturday Night’s Main Event
şovlarının tam bir PPV değil de haftalık şovun bir kademe üstü ama PPV’lerin de
bir kademe aşağısında şovlar olduğunu unutmamak gerekiyor. Ancak yine de dümdüz
Match Card’a baktığımızda 4 tane kemerin ortada olduğu bir Match Card
görüyoruz. Öte yandan burada diğer PPV’lere nazaran hikayesel konular da
fazlasıyla işleniyor. Yani haftalık şovlarda olabilecek çıktılar burada da
bizlere sunulabiliyor. Ben bu sebeple genellikle bu şovları düşük beklentiyle
izleyip keyif alabiliyorum. Zaten Survivor Series öncesinde de böyle bir şov
yeterli gelir bence.
Yılın yavaş yavaş sonuna
geldiğimiz bu dönemde artık bir Survivor Series ve bir Saturday Night’s Main
Event’imiz daha var. Sonrasında da Wrestlemania’ya doğru yol alacağız. Burada
yine Wrestlemania düzleminde bir şeylerin tohumunun atıldığı şeyler de görebiliriz
gibi. O yüzden her türlü pozitif şey, düşük beklenti eşiğinde bence bizlere
güzel gözükecektir. Herkese iyi seyirler dilerim.





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder