ARA

26 Nisan 2018 Perşembe

Greatest Royal Rumble 2018 Preview'i - Tahminleri - Şov Öncesi Analizleri



WWE Greatest Royal Rumble 2018 – 27 Nisan 2018
Royal Rumble WWE’nin 30 seneyi aşkın olarak gerçekleşen en özel ve en heyecan verici maç türlerinden bir tanesidir. Hepimizin bildiği gibi her sene Ocak ayında aynı isimden bir PPV altında gerçekleşen Royal Rumble mücadelesini kazanan isim seçeceği bir üst düzeyde bir şampiyonluk için, WM’de maça çıkma hakkı elde ediyor. Bu sene tarihte bir ilk olarak Ocak ayında kadınlar da Royal Rumble maçı gerçekleştirmiş ve dolayısıyla iki tane Royal Rumble maçı izlemiştik. Bu sene bir ilke daha tanıklık ederek Suudi Arabistan’da gerçekleşecek olan özel bir PPV için de bir Royal Rumble maçı seyredeceğiz.  PPV’nin adından da anlaşılacağı üzere tarihin en büyük ve en katılımcı Royal Rumble maçına tanık olacağız. Daha önce en fazla 40 kişi ile gerçekleşen Royal Rumble maçı, bu PPV’de 50 kişi ile gerçekleşecek. Kazanan ismin ise ne şekilde ödüllendirileceği oldukça merak konusu olan bir durum.
50 kişilik Royal Rumble maçı başlı başına kulağa muazzam gelse de şovun içerisinde daha birçok muazzam maç bulunuyor. WWE’nin son yıllarda hazırlamış olduğu en güzel ve en yoğun match card’ın burada olduğu aşikar. John Cena ve Triple H seneler sonra bu PPV içerisinde karşı karşıya gelecekler. Ayrıca hepimizin emekliliğe ayrıldığını düşündüğü ancak WM’de Cena ile maça çıkarak geri dönen Undertaker ise, Rusev ile bir casket maçına çıkacak. IC kemeri ise bir fatal four way merdiven maçında korunacak. WWE kemeri için Styles ve Nakamura bir kez daha maça çıkarken Universal kemeri için ise Roman ve Lesnar da steel cage maçı içerisinde bir rövanş maçına çıkacaklar. Ayrıca kadınlar kemerleri hariç tüm kemerlerin de ortada olduğunu söylememiz gerekli. Kadınların mevcut ülkenin koşullarını düşündüğümüzde yer almaması normal bir durum. Ancak bu normalliğin sorgulanması gereken bir zavallılık ve insan haklarına aykırılık hali olduğu gerçeğine de vurgu yapmak gereklidir.
Dolu dolu bir maç kartından ve de tarihin en büyük Royal Rumble maçının varlığından da anlaşılacağı üzere WWE ve Suudi Arabistan arasındaki ilişkinin tamamen “duygusal” olduğu oldukça açık bir biçimde karşımıza çıkıyor. Ayrıca PPV klasik Pazar günü yerine Cuma günü gerçekleşecek.
WM’den sonra Superstar Shake up ile birlikte gerçekleşecek ilk PPV olan Greatest Royal Rumble’ı yorumlamaya başlayalım. Yazı içerisinde shake up(draft) ve bir sonraki PPV olan Backlash ve bir önceki WM’de yaşananlara da maçlar özelinde değinmeye çalışacağız.



Singles Match for the WWE United States Championship
Jeff Hardy(c) vs Jinder Mahal
WM öncesi hatırlarsanız US kemerinin sahibi Randy Orton’dı. WM’de kemerini Rusev, Bobby Rhoode ve Jinder Mahal’in yer aldığı bir fatal four way maçında Mahal’e kaybeden Orton, hemen bir sonraki Smackdown’da bu sefer Rusev ve Rhoode’ın yer aldığı üçlü maçı kazanarak kemer için #1 contender olmuştu. Mayıs ayında her iki brand’in ortak düzenleyeceği Backlash PPV’yi için US kemeri adına Mahal’e karşı kemer maçına çıkmayı hak kazanmıştı. Bir sonraki hafta gerçekleşen shake up ile birlikte kemerle beraber Raw’ın yolunu tutan taze şampiyon Jinder Mahal ise Raw’da herkese meydan okuyunca GM Kurt Angle, ortada kemerin de olduğu bir maçta Jeff Hardy’i Mahal’in karşısına çıkartmıştı. Sakatlığından ötürü uzun bir süredir ekranlarda yer almayan Jeff, maçı kazanarak U.S kemerinin yeni sahibi olmuştu. Ertesi gün Smackdown’da ise shake up konsepti dahilinde kemeri ile beraber Smackdown’a geçmişti.
Kemerini kaybeden Jinder rövanş hakkını bu PPV için kullanmak istediğini açıklayınca da ortaya bu maç çıktı. Burada kemerin Jeff Hardy’de kalacağı oldukça açık. Zira Mahal artık Raw için güreşeceği için orta düzeyde iki tane kemerin tek bir brandde yer alma olasılığı oldukça az görünüyor. Nitekim Intercontinental kemerinin sahibi olan Seth Rollins Smackdown’a draft edilmeyince IC kemeri de Raw içerisinde kalmıştı. O nedenle Smackdown’ın da bir orta düzey kemer ihtiyacını düşünürsek bu maçın Jeff Hardy tarafından kazanılacağı oldukça net bir biçimde karşımıza çıkıyor. Bundan sonra ise Smackdown’da Randy Orton ile feuda gireceği de oldukça bariz.
Tahmin: Jeff Hardy




Tag Team Match for the WWE Smackdown Tag Team Championship
The Bludgeon Brothers (Harper & Rowan)(c) vs The Usos (Jimmy Uso & Jey Uso)
Bundan birkaç hafta önce WM’ye şampiyon olarak gelen  Uso’lar; kemerlerini New Day ve Bludgoen Brothers’a karşı üçlü bir maçta korumaya çalışmış ancak kemerlerini Harper ve Rowan ikilisine kaybetmişlerdi. Hemen sonraki Smackdown’da New Day’i yenip tekrardan kemer için #1 contender olmaya hak kazanmışlardı. Biraz üstte US kemeri için de konuşurken Orton’ın da benzer bir şekilde #1 contender olduğuna değinmiştik. Tabi çoğu zaman kemeri kaybedenin direk olarak rövanş hakkı olurken bu tarz istisnalarda olduğu gibi bazen de bunu hak etmesi gerekiyor. Açıkçası bu konu için direk bir kural olmadığı gibi, genelde WWE senaristleri tarafından keyfiyetle belirlendiği görülüyor.
Shake up konsepti içerisinde Smackdown içerisinde kalarak brand değiştirmeyen her iki takımdan ben taze şampiyon olan Harper ve Rowan ikilisini önde görüyorum. Aslında son Smackdown’da ve de ondan önceki Smackdown’da Jimmy’nin gerçek hayattaki eşi olan Naomi’nin senaryoya dahil olabileceğini gördük. Bir ihtimal onun yine dahil olmasıyla Uso’lar da kemere uzanabilirler.
Tahmin: The Bludgeon Brothers (Harper & Rowan)




Singles Match
John Cena vs Triple H
Sene kesinlikle ve kesinlikle 2006, 2007, 2008, 2009 veya 2010 değil. Bundan önceki dönemlere damga bu ismin toplamda 30 tane ana kemer şampiyonluğu bulunuyor. Gerçekten WWE ve güreş tarihi açısından kendilerinden özenle bahsedilecek bu iki büyük isim 2010 yılından sonra ilk kez karşı karşıya geliyorlar. En son 2010 yılında Raw’da karşılaşan bu iki büyük ismin maçına Sheamus karışmış ve maç no contest olarak sona ermişti. 2010 yılından önce de karşı karşıya gelen iki isim arasında en çok hatırlanan maçlardan biri 2006 yılında gerçekleşen WM 22’deki main eventti. Dönemin WWE şampiyonu Cena gecenin main eventinde Triple H’i submission ile yenerek kemerini korumayı başarmıştı. Bir diğer akılda kalan maç ise 2008 yılındaki Night of Champions’ın main eventinde gerçekleşen maçtı. Bu sefer şova WWE şampiyonu unvanı ile gelen isim Triple H’di. Nitekim gecenin sonunda Cena’yı yenerek kemerini de korumayı başarmıştı.
Görüldüğü gibi bu maçın altında koskoca bir tarih yatsa da maç açıklanmasına rağmen iki isim feud içerisine girmediler. Dolayısıyla maçlarını yapacaklar ve işleri bundan sonra bitecek. Zaten Triple H’in artık WM’den WM’ye güreştiğini ve de Cena’nın eskisi kadar aktif olmayıp part timer olarak takıldığını düşünürsek oldukça normal bir olgu olarak kabul edebiliriz. Ama yine de her iki ismin bu ayın başında gerçekleşen WM’de farklı feudlar içerisinde yer aldıklarını gözden kaçırmamak gerekli. Nitekim Triple H, geçtiğimiz senenin Kasım ayından beri Kurt Angle ile bir feud içerisindeyken, Ronda Rousey’nin WWE’ye imza atması ve de bu senaryoya dahil olmasıyla beraber eşi Stephanie ile takım olup WM’de Kurt ve Ronda’nın karşısına çıkmışlardı. Gecenin beklentisi en düşük ancak en güzel maçı olarak nitelendirebileceğimiz bu maçı Ronda ve Kurt Angle ikilisi kazanmıştı. Bundan sonra Triple H’i ekranlarda görmezken, Stephanie ise ertesi gün Raw’a gelerek Ronda’dan özür dilemişti. Ancak Ronda kolundan sakat olan Stephanie’nin biraz daha koluna çalışarak onun bir süre ekranlardan uzak kalacak olmasına neden olmuştu.
Cena ise uzun yıllardır beklenen WM Dream Match’ini bu seneki WM’de gerçekleştirmeyi başarmıştı. Birçok kemer kazanma denemesinin ardından başarısız olan Cena diğer WM feudlarına da dahil olamayarak açıkta kalmıştı. Bunun üzerine defalarca Undertaker’a meydan okumuş ve onunla maça çıkmak istediğini söylemişti. WM’ye kadar hiçbir şovda ekranlarda gözükmeyen ve geçen sene Roman’a yenilerek emekli olduğu düşünülen Taker, nihayet WM’de geri dönerek Cena’nın işini 3 dakikada bitirmişti. Artık 50 küsür yaşında olan Taker ile 41 yaşındaki Cena’nın maçı daha ne kadar aktif yapılabilirdi bilmiyorum ama bu konuda WWE’nin oldukça geç kalmış olduğunu düşünüyorum. En azından Taker ile Cena’yı WM’ye kadar yüz yüze getirmeyip büyük bir hype yaratmadan tarihe bu maçı da geçirmiş oldular.
Altında ciddi bir feud olmadığı için bir nevi prestij maçına çıkacak olan ikiliden ben Cena’yı önde görüyorum. Çünkü Triple H, Cena’ya nazaran daha az güreşiyor ve gerçekten bu galibiyete ihtiyacı olan bir tavır da sergilemiyor. 3 senedir WM’de kaybetse de bu maçı kazanması onun kariyeri açısından önemli olmayacaktır. Ancak Cena’nın son zamanlarda düşüşte olduğunu ve de hala güreşebilecek zamanının olduğunu düşünürsek bence bu maçı Cena’nın kazanması daha doğru olacaktır.
Tahmin: John Cena





Tournament Final for the Vacant WWE Raw Tag Team Championship
Cesaro & Sheamus vs Bray Wyatt & Matt Hardy
WM’ye şampiyon olarak gelen ancak kemerlerini kaybedenler kervanının bir diğer üyesi de Cesaro ve Sheamus ikilisi. WM için rakiplerinin belirleneceği tag team Battle Royal’e davetsiz bir şekilde katılan Strowman’ın kazanması ile Cesaro ve Sheamus başlarını büyük bir bela almışlardı. Kural gereği Strowman’ın takım kemerleri maçına çıkabilmesi için bir partnerinin olması gerekliydi. Bunun üzerine Strowman partnerinin kim olacağının Wrestlemania’da açıklayacağını söylemişti. Maç vaktinde ise herkes birilerinin return yapacağını beklerken Strowman seyircilerden birinin kendisinin takım arkadaşı olacağını söyleyerek etrafı gezmeyi başlamıştı. Nitekim arka taraflardan Nicholas adında 10 yaşında bir çocuğu takım arkadaşı olarak seçmiş ve maç ciddi ciddi başlamıştı. Takım arkadaşına bir kerelik tag verse de doğal olarak onu maç içine sokmayan Strowman, tek başına maçı takımı adına kazanarak kemerleri ele geçirmişti. Yeri gelmişken söylemek gerekir ki elbette ki bu olay senaryo gereği yaşanan bir olaydı. Tıpkı yıllar önce İtalya’da Santino Marella’nın herhangi bir seyirciymiş gibi dönemin Intercontinental kemeri şampiyonu Umaga’nın karşısına çıkıp kemeri alması gibi ve bu da bir senaryoydu. Zaten 10 yaşındaki Nicholas da WWE bünyesinde çalışan hakem John Cone’un oğluydu.
Bir sonraki gün Raw’da Nicholas’ın okulu dolayısıyla aktif olarak güreşemeyeceğini açıklayan Strowman kemerleri Kurt Angle’a teslim ederek boşa çıkartmıştı. Bunun üzerine Cesaro ve Sheamus kemerleri yeniden talep ederken GM Kurt Angle ise kemer için bir turnuva gerçekleşeceğini ve finalin Greatest Royal Rumble’da yapılacağını söylemişti. Kemerin bir önceki şampiyonu oldukları için ve doğal olarak rövanş hakları bulunduğu için Cesaro ve Sheamus ikilisi direk olarak turnuvanın finalisti olarak belirlenmişlerdi. Bir sonraki hafta gerçekleşen shake up ile de Smackdown’ın yolunu tutmuşlardı.
İşin Wyatt ve Hardy tarafına baktığımızda ise ikilinin uzun bir süredir bir feud içerisinde yer aldıklarını görmekteydik. Birçok kez karşıya karşıya gelmişler ve birçok kez da maç yapmışlardı. En son 19 Mart tarihli Raw’da bir Ultimate Deletion maçında karşılaşan ikiliden “Woken” Matt Hardy maçı kazanarak feuda nokta koymuştu. Ardından WM’nin pre şov maçında Andre the Giant anısına gerçekleşen Battle Royal maçına giren Matt Hardy, maça dahil olmayan isimlerden Bray Wyatt’ın sürpriz bir yardımıyla maçı kazanmayı başarmıştı. Aslında daha önceden de ben bu ikilinin takım olarak güreşebileceklerini düşündüğümü bahsetmiştim. Zira tüm bu olaylar bu ikili bu yöne doğru itmiş oldu. Aslında bence gayet iyi bir şey oldu. Çünkü Bray Wyatt bu kalabalık main eventer halinde gittikçe geriye doğru düşmüştü. Matt ise Jeff’in sakatlığında oldukça etkisiz kalmıştı. Onun “Woken”a dönüşümü ve Bray Wyatt’ın mistik karakteri birleşince iki isim gerçekten iyi bir takım oldular. Final yolunda ise önce Titus Worldwide’i ardından da Revival’ı yenerek finale geldiler. Jeff’in bir “Brother Nero” dönüşümü yaşamadan kemer ile Smackdown’a geçmesi ile birlikte (ki Bray Wyatt ile Jeff arka alanda sarılırken Wyatt kendisine Brother Nero olarak seslenmişti.) artık bu ikilinin direk takım olarak senaryolarda yer alacağı kesinleşmiş oldu.
Cesaro ve Sheamus’ın Smackdown’a geçmesi ile birlikte Raw takım kemerlerini Raw’dan olan isimlerin kazanması oldukça bariz gözüküyor. Zaten push’lanmaya başlanan Wyatt ve Matt ikilisi buradan kemerle ayrılacaklardır.
Tahmin: Bray Wyatt & Matt Hardy





Ladder Match for the WWE Intercontinental Championship
Seth Rollins(c) vs The Miz vs Finn Balor vs Samoa Joe
WM’deki maçı hatırlarsak, WM’ye şampiyon olarak gelen The Miz kemerini Balor ve Rollins’e karşı bir triple threat maçında korumak zorunda kalmıştı. Ancak kemeri tuş olarak Seth Rollins’e kaybetmişti. Hemen bir sonraki Raw’da ise rövanş hakkını her iki brandin ortak düzenleyeceği Mayıs ayındaki Backlash’de kullanacağını açıklamıştı. Bu maç ise aslında kemer değişiminden ve feudlardan bağımsız bir şekilde WM’den önce açıklanmıştı. Yani WM’deki triple threat maçın üzerine Samoa Joe’nun da eklenmesiyle birden fatal four way merdiven maçı halini almıştı. Zaten WM’den sonraki Raw’da uzun bir süredir sakatlığından ötürü ekranlarda olmayan Joe return gerçekleştirmiş ve Roman Reigns’e Backlash için meydan okumuştu. Balor ise taze şampiyon Rollins’in karşısına çıkmak isteyen ilk kiş olarak ona meydan okumuştu.
Ancak sonrasında shake up olayı ile birlikte işlere biraz açıklık getirilmeye başlandı. Örneğin Samoa Joe ve Miz Smackdown’a geçtiler. Rollins ile Balor ise Raw’da kalmaya devam ettiler. Dolayısıyla eğer Jinder vs Jeff maçında Jinder’ın kazanması gibi bir sürpriz olmazsa ve kemer Raw’a geçmezse, çok yüksek bir ihtimalle bu maçın da galibi Raw’daki isimlerden biri olacak. Zaten son zamanlarda Balor ve Rollins feuda bire bir feuda girmek için sinyaller veriyorlar. Keza ben de WM’de Balor’ın kemere ulaşacağını düşünmüştüm. Ancak kemer Rollins’e geçmişti. Eğer bu şovda bir kemer değişimi olacaksa bence bu maç içerisinde olma ihtimali çok yüksek. Ama ben yine de Rollins’in kemeri koruması yönünde tahmin gerçekleştireceğim. Ama her şekilde çok güzel bir maç izleyeceğimiz aşikar.
Tahmin: Seth Rollins                                                                                  




Casket Match
The Undertaker vs Rusev
Geçtiğimiz sene bu zamanlar Undertaker, WM 33’ün main eventinde Roman Reigns’e ağır bir şekilde kaybedip, WM kariyerinin ikinci mağlubiyetini aldığında hepimiz onun emekli olduğunu düşünmüştük. Ancak Taker emekli olduğuna dair resmi bir duyuru yapmamıştı. Gerçi Taker gibi bir gizemli ve mistik bir karakterin böyle bir açıklama yapmasına da gerek yoktu. Dolayısıyla artık 50 küsür yaşlarına gelen Undertaker’ın emekli olduğunu düşünmek oldukça normaldi. Zira WM 33’den sonra kendisini en son Raw’ın 25.yıl kutlamalarında görmüştük.
Ardından WM yolunda kendisine bir türlü rakip bulamayan ve de çıktığı bütün kemer maçlarını kaybederek kemere ulaşamayan Cena ise WM’ye 4 hafta kala Undertaker’a meydan okudu. 4 haftanın her bir Raw’ında seyircilerle birlikte Taker’ı çağırdı. İlk başta bunun ciddi bir durum olmadığını düşünmüştük. Ancak Cena bunu ısrarla devam edince düşündük ki Taker son bir kez, Cena vs Taker hayal maçını gerçekleştirmek için ringlere çıkacaktı. Ancak WM 34’ün maç kartına bu maç hiçbir şekilde yansımamıştı. Dolayısıyla usanmadan Taker’ı çağıran Cena’da ümidi kesip WM’ye bir seyirci olarak gideceğini açıklamıştı.
WM’de maçları izleyen Cena arka alandan bir hakemin kendisinin kulağına “O burada!” demesiyle yerinden fırladı ve arka alanın yolunu tuttu. Aradan birkaç maç geçtikten sonra ringe gelen Cena, Taker’a bir kez daha meydan okudu. Işıklar karardı ve hepimiz Taker’ın geldiğini düşündük. Ancak elinde gitarıyla karşımıza çıkan kişi Elias’tan başkası değildi. Buna sinirlenen Cena Elias’ın işini çabucak bitirmiş ve arka alanın yolunu tutmuştu. Ancak sonrasında gong sesiyle birlikte yeniden ışıklar kararmış ve bu kez Taker gerçekten kendini göstermişti. Bir anda neye uğradığını şaşıran Cena’yı ise 3 dakikada yenmeyi başarmıştı.
Böylece WWE geç kalmış bir dream match’i gerçekleştirmiş oluyordu. Hem de Taker’ın malum yaşı ve onunla orantılı olarak düşen performansını da göz önünde bulundurarak; maçı önceden açıklamadan ve her iki ismi öncesinde yüz yüze getirmeden, bir hype oluşturmadan bu maçı gerçekleştirmiş oldular. Şunu da söylemek gerekli ki Taker son zamanlardaki en iyi haliyle karşımıza çıktı. Ayrıca ne kadar performansı düşerse düşsün o Undertaker. Gerçekten ismi yeter.
Bu maçın yapılacak olması ise oldukça sürpriz bir durum. Zira WM’de maça çıkan Taker’ın bir “one more match” olarak maça çıktığını düşünüyordum. Ayrıca eğer return gerçekleştirmişse bunun yeniden WM’den WM’ye olacak şekilde olduğunu düşünüyordum. Ancak bu şova özel bir şekilde uzun bir süredir görmediğimiz ve genellikle Taker ile özdeşleşen bir Casket maçında Rusev ile karşı karşıya gelecek. Bu maç ilk olarak açıklandıktan birkaç gün sonra normalde Royal Rumble maçına katılacak olan Chris Jericho, Rusev’in yerini almıştı. Ancak sonrasında Jericho yeniden Royal Rumble maçına dönerken Rusev de bu maça dönmüştü. Burada kısa süreli gerçekleşen değişimin Rusev’in ufak bir sakatlığı ile alakalı olduğu düşünülüyor. Aslında kendisi benim WM’de United States kemerini almasını beklediğim bir isimdi ancak bunu başaramadı.
Maçın tahmini ve kazananı ise oldukça açık gözüküyor. Undertaker’ın kazanamaması çok büyük bir sürpriz olacaktır.
Tahmin: The Undertaker




Singles Match for the WWE Cruiserweight Championship
Cedric Alexander(c) vs Kalisto
Ocak ayında Enzo Amore’nin WWE’den ayrılmasıyla boşta kalan hafif sıklet kemeri nihayet WM 34’ün pre show’unda yeni sahibini bulmuştu. Boşta olan kemer için Cedric Alexander ve Mustafa Ali maça çıkmış ve maçı kazanan Cedric kemerin yeni sahibi olmuştu. WM’den hemen iki gün sonra 205 Live’da Cedric kemer kutlaması yaparken arka taraftan Buddy Murphy kendisine saldırmış ve kemer için ilk aday olarak bu şov için Buddy Murphy belirlenmişti. Ancak Murhpy’nin kilosunun henüz 205 Live’da güreşmek için yeterli olmamasından ötürü maç iptal edilmiş ve Murphy istenen kiloya ulaşana kadar da 205 Live’da yer almayacağı açıklanmıştı.
Son 205 Live’da ise GM Drake Maverick tarafından Cedric’in rakibinin belirlenmesi için bir gauntlet maçının yapılacağı duyurulmuştu. Gauntlet maçını kazanan Kalisto yeni #1 contender olmaya hak kazanmıştı.
Kemeri henüz yeni kazanan Cedric’in kaybedeceğini düşünmüyorum.
Tahmin: Cedric Alexander




Singles Match for the WWE Championship
AJ Styles(c) vs Shinsuke Nakamura
Her iki isim de bundan birkaç hafta önce WM’nin en çok hyple’nan maçında karşı karşıya gelmişlerdi. Gerçekten isim olarak, yetenek olarak ve de tüm bunlarla birlikte maçın tahmin edilebilirliğinin zor olması sebebiyle bu maç bizlere çok fazla şey vaat ediyordu. Ama ne yazık ki maç beklenenin oldukça altında kaldı. Sonucunda Styles kemerini korudu ama bu maç akıllarda beklendiği kadar iyi bir şekilde yer edinemedi.
Tüm bunlarla birlikte maçın asıl bombası ise maçtan sonra patladı. Zira Royal Rumble’ı kazandıktan sonra bu rüya maçı gerçekleştirmek için Styles’ı seçen ve şu zamana kadar hep iyi adam olarak karşımıza çıkan Nakamura, mağlubiyeti yediremeyerek bir heel turn geçirdi. Maç bittikten sonra ikili birbirlerine sarıldı ve kemeri alan Nakamura, Styles’a takdim etti. Ancak sonrasında acımasızca bir low blow çekerek kötü tarafa geçti. Bu PPV’ye gelene kadar geçen üç haftada da sürekli bir yolunu bulup Styles’a bir low blow çekmeyi başardı. Styles’ın özel hayatı hakkında çok bilgim yok ama umuyorum ki yeteri kadar çocuğa sahiptir.
WM’nin rövanşı olacak olan bu maçtaki tek temennim WM’den daha güzel bir maç izleyebilmemiz. Tahminim ise Styles yönünde olacak. Bu arada her iki ismin de Smackdown’da kaldığını vurgulamakta fayda var.
Tahmin: AJ Styles





Steel Cage Match for the WWE Universal Championship
Brock Lesnar(c) w/Paul Heyman vs Roman Reigns
İşin Raw tarafında da yine birkaç hafta önce gerçekleşen WM’nin bir rövanşı ile karşı karşıyayız. Bu seneki WM’nin main eventi olan bu karşılaşma seyirciler tarafından çok fazla beğenilmemişti. Roman Reigns’in zaten sevilmeyen bir karakter olduğunu düşünürsek işin Lesnar tarafı da gittikçe bir antipati kazanıyor diyebiliriz. Zira part timer bir isim olarak bir seneyi aşkın bir süredir ana kemeri elinde tutmakta. Bu nedenle ben bu durumun yarattığı hoşnutsuzluk ve de kendisini o dönemki mevcut roster’da yenebilecek tek isim olarak Roman’ın kalması nedeniyle bir kemer değişimi bekliyordum. Ancak oldukça kanlı bir maç olmasına rağmen yine de çok beğenilmeyen bu karşılaşmayı Lesnar kazanarak WM’den kemerler ayrılmayı başarmıştı.
Şimdi ise yine bu iki isim karşı karşıya geliyorlar. Bu kez WM’den farklı olarak, yapacakları karşılaşma bir steel cage içerisinde gerçekleşecek. Arabistan’da olması nedeniyle ben çok fazla seyirci tepkisiyle karşılaşılmasını beklemiyorum. Bir şekilde bir ana kemer maçının olması gerekliydi. En makulü de bu iki ismi yeniden karşılaştırmaktı. Zaten Roman’ın Backlash’de Samoa Joe ile karşılaşacağından bahsetmiştik. O nedenle Roman zaten WM’de kaybettikten sonra bu feud zaten sona ermişti. Bir kemer değişimi bu nedenle beklemiyorum.
Lesnar’dan kemeri kim alabilir sorusu ise tam bir muamma konusu gerçekten. Şu zamana kadar Joe, Strowman, Kane ve Roman’a karşı kemerini korumayı başardı. Ayrıca Summerslam’de bir fatal four way maçından da galip ayrıldı. Mevcut roster’da bence kemeri kaybetmesine vesile olabilecek iki olay var. İlki geçtiğimiz günlerde WWE’ye geri dönüşünü gerçekleştiren Bobby Lashley. Zira kendisi de oldukça domine edebilecek karaktere sahip bir isim. O nedenle Lesnar’ı yenmesi çok doğal bir durum olabilir. Bir diğer ihtimal ise bir Money in the Bank cash in’i. Zira Money in the Bank PPV’yi geçen sene Smackdown için gerçekleşirken bu sene muhtemelen Raw için yapılacaktır. O nedenle Lesnar’ın bir cash in sonucu kemerini kaybetmesi de oldukça olası görünüyor.
Son olarak tahminim Brock Lesnar.
Tahmin: Brock Lesnar





Greatest Royal Rumble Match
50-man Royal Rumble Match
Seneler 2011’i gösterdiğinde Royal Rumble tarihindeki en fazla katılımcıya sahip Royal Rumble maçını izleme fırsatı bulmuştuk. Buna göre her zaman 30 kişi ile gerçekleşen Royal Rumble tarihte ilk kez 40 kişi ile gerçekleşmiş ve tarihin en büyük Royal Rumble maçını kazanan isim Alberto Del Rio olmuştu. Şimdi ise bu PPV’nin ismiyle de alakalı olarak tarihin gerçekten “en büyük” Royal Rumble’ını izleyeceğiz. Zira 40 kişi ile olan rekor sayı bu PPV ile 50 kişiye çıkıyor. Kazananın ise ne şekilde mükafatlandırılacağı ise meçhul. Bildiğiniz gibi artık gelenekselleşen Ocak ayı Royal Rumble maçını kazanan isim WM’de bir ana kemer maçına çıkma hakkı elde ediyordu. Bunun ise ödülü olacak mı ya da olacaksa ne olacak soruları ise yanıtsızlığını koruyor.
Gerçekten tarihin en büyük Royal Rumble’ı derken aslından sadece katılan sayısına da bakmamak gerekiyor. Zira gerçekten katılımcılar da oldukça büyük isimler. Zaten 50 kişi bir şekilde mevcut roster’dan da kurulabilir ama buna ek kişilerin olması da Royal Rumble’ı Royal Rumble yapan unsurlardan. O nedenle maç içerisinde birçok return görme olasılığımız mevcut ki zaten birkaç tanesi WWE tarafından da açıklanmış durumda. Örneğin Rey Mysterio Ocak ayındaki Royal Rumble’da gerçekleştirdiği sürpriz return’ün ardından bu maça da katılacağı açıklandı. Aslında kendisiyle WWE arasında RR’den sonra bir görüşme gerçekleşmiş ancak Rey, part time bir sözleşme isterken WWE full time konusunda diretince anlaşmanın yapılamadığını bir yerde okumuştum. Keşke bu geri dönüş temelli gerçekleşse. Buna benzer bir şekilde geçtiğimiz sene Battleground’da bir geceliğine Jinder Mahal’e yardım etmek için return yapan The Great Khali de bu maça katılacak isimlerden biri. Uzun bir süredir WWE ekranlarında görünmeyen ancak Japonya’da Kenny Omega ile maç yapan Jericho da bu maç içerisinde yer alacak. Ancak temelli mi olacak bu konu belirsiz. Geçtiğimiz günlerde Hall of Fame olan ve emekliliğini açıklayan Mark Henry de bu gecelik maça çıkacak olan isimler arasında yer alıyor.
Ayrıca Raw GM’i Kurt Angle ile Smackdown commissioner’i Shane McMahon da maçta yer alacak isimlerden. Daniel Bryan, Braun Strowman, Randy Orton, Kevin Owens ve Sami Zayn gibi isimlerin de yanı sıra yine roster içerisinde birçok kişi bu maç için açıklanmış durumda.  Şu ana kadar sadece 24 ismin açıklandığı görülüyor. Maç içerisinde de eminim ki birçok sürpriz isim göreceğiz.
Maçın sonunda bir ödülün olup olmamasının belirsizliği ve de tarihte muhtemelen ilk ve son kez yaşanacak feudsuz bir Royal Rumble içerisinde tahmin yapmak oldukça güç. İlla bir isim seçmek gerekirse Braun Strowman diyeceğim.
Tahmin: Braun Strowman

--

Tam anlamıyla duygusal nedenlerden dolayı gerçekleşecek olan Greatest Royal Rumble PPV içerisinde birçok büyük maçı barındırıyor. Her ne şekilde olursa olsun bir tane daha Royal Rumble maçına herhalde kimse hayır demez.
Herkese iyi seyirler dilerim…


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder