WWE Greatest Royal Rumble 2018 –
27 Nisan 2018
Royal Rumble WWE’nin 30 seneyi aşkın olarak
gerçekleşen en özel ve en heyecan verici maç türlerinden bir tanesidir. Hepimizin
bildiği gibi her sene Ocak ayında aynı isimden bir PPV altında gerçekleşen
Royal Rumble mücadelesini kazanan isim seçeceği bir üst düzeyde bir şampiyonluk
için, WM’de maça çıkma hakkı elde ediyor. Bu sene tarihte bir ilk olarak Ocak
ayında kadınlar da Royal Rumble maçı gerçekleştirmiş ve dolayısıyla iki tane
Royal Rumble maçı izlemiştik. Bu sene bir ilke daha tanıklık ederek Suudi
Arabistan’da gerçekleşecek olan özel bir PPV için de bir Royal Rumble maçı
seyredeceğiz. PPV’nin adından da
anlaşılacağı üzere tarihin en büyük ve en katılımcı Royal Rumble maçına tanık
olacağız. Daha önce en fazla 40 kişi ile gerçekleşen Royal Rumble maçı, bu
PPV’de 50 kişi ile gerçekleşecek. Kazanan ismin ise ne şekilde
ödüllendirileceği oldukça merak konusu olan bir durum.
50 kişilik Royal Rumble maçı başlı başına
kulağa muazzam gelse de şovun içerisinde daha birçok muazzam maç bulunuyor.
WWE’nin son yıllarda hazırlamış olduğu en güzel ve en yoğun match card’ın
burada olduğu aşikar. John Cena ve Triple H seneler sonra bu PPV içerisinde
karşı karşıya gelecekler. Ayrıca hepimizin emekliliğe ayrıldığını düşündüğü
ancak WM’de Cena ile maça çıkarak geri dönen Undertaker ise, Rusev ile bir
casket maçına çıkacak. IC kemeri ise bir fatal four way merdiven maçında
korunacak. WWE kemeri için Styles ve Nakamura bir kez daha maça çıkarken
Universal kemeri için ise Roman ve Lesnar da steel cage maçı içerisinde bir
rövanş maçına çıkacaklar. Ayrıca kadınlar kemerleri hariç tüm kemerlerin de
ortada olduğunu söylememiz gerekli. Kadınların mevcut ülkenin koşullarını
düşündüğümüzde yer almaması normal bir durum. Ancak bu normalliğin sorgulanması
gereken bir zavallılık ve insan haklarına aykırılık hali olduğu gerçeğine de
vurgu yapmak gereklidir.
Dolu dolu bir maç kartından ve de tarihin en büyük
Royal Rumble maçının varlığından da anlaşılacağı üzere WWE ve Suudi Arabistan
arasındaki ilişkinin tamamen “duygusal” olduğu oldukça açık bir biçimde
karşımıza çıkıyor. Ayrıca PPV klasik Pazar günü yerine Cuma günü gerçekleşecek.
WM’den sonra Superstar Shake up ile birlikte
gerçekleşecek ilk PPV olan Greatest Royal Rumble’ı yorumlamaya başlayalım. Yazı
içerisinde shake up(draft) ve bir sonraki PPV olan Backlash ve bir önceki WM’de
yaşananlara da maçlar özelinde değinmeye çalışacağız.
Singles
Match for the WWE United States Championship
Jeff Hardy(c) vs Jinder Mahal
Jeff Hardy(c) vs Jinder Mahal
WM öncesi hatırlarsanız US kemerinin sahibi
Randy Orton’dı. WM’de kemerini Rusev, Bobby Rhoode ve Jinder Mahal’in yer
aldığı bir fatal four way maçında Mahal’e kaybeden Orton, hemen bir sonraki
Smackdown’da bu sefer Rusev ve Rhoode’ın yer aldığı üçlü maçı kazanarak kemer
için #1 contender olmuştu. Mayıs ayında her iki brand’in ortak düzenleyeceği
Backlash PPV’yi için US kemeri adına Mahal’e karşı kemer maçına çıkmayı hak
kazanmıştı. Bir sonraki hafta gerçekleşen shake up ile birlikte kemerle beraber
Raw’ın yolunu tutan taze şampiyon Jinder Mahal ise Raw’da herkese meydan
okuyunca GM Kurt Angle, ortada kemerin de olduğu bir maçta Jeff Hardy’i
Mahal’in karşısına çıkartmıştı. Sakatlığından ötürü uzun bir süredir ekranlarda
yer almayan Jeff, maçı kazanarak U.S kemerinin yeni sahibi olmuştu. Ertesi gün
Smackdown’da ise shake up konsepti dahilinde kemeri ile beraber Smackdown’a
geçmişti.
Kemerini kaybeden Jinder rövanş hakkını bu
PPV için kullanmak istediğini açıklayınca da ortaya bu maç çıktı. Burada
kemerin Jeff Hardy’de kalacağı oldukça açık. Zira Mahal artık Raw için
güreşeceği için orta düzeyde iki tane kemerin tek bir brandde yer alma
olasılığı oldukça az görünüyor. Nitekim Intercontinental kemerinin sahibi olan
Seth Rollins Smackdown’a draft edilmeyince IC kemeri de Raw içerisinde
kalmıştı. O nedenle Smackdown’ın da bir orta düzey kemer ihtiyacını düşünürsek
bu maçın Jeff Hardy tarafından kazanılacağı oldukça net bir biçimde karşımıza
çıkıyor. Bundan sonra ise Smackdown’da Randy Orton ile feuda gireceği de
oldukça bariz.
Tahmin:
Jeff Hardy
Tag
Team Match for the WWE Smackdown Tag Team Championship
The Bludgeon Brothers (Harper & Rowan)(c) vs The Usos (Jimmy Uso & Jey Uso)
The Bludgeon Brothers (Harper & Rowan)(c) vs The Usos (Jimmy Uso & Jey Uso)
Bundan birkaç hafta önce WM’ye şampiyon
olarak gelen Uso’lar; kemerlerini New
Day ve Bludgoen Brothers’a karşı üçlü bir maçta korumaya çalışmış ancak
kemerlerini Harper ve Rowan ikilisine kaybetmişlerdi. Hemen sonraki
Smackdown’da New Day’i yenip tekrardan kemer için #1 contender olmaya hak
kazanmışlardı. Biraz üstte US kemeri için de konuşurken Orton’ın da benzer bir
şekilde #1 contender olduğuna değinmiştik. Tabi çoğu zaman kemeri kaybedenin direk
olarak rövanş hakkı olurken bu tarz istisnalarda olduğu gibi bazen de bunu hak
etmesi gerekiyor. Açıkçası bu konu için direk bir kural olmadığı gibi, genelde
WWE senaristleri tarafından keyfiyetle belirlendiği görülüyor.
Shake up konsepti içerisinde Smackdown
içerisinde kalarak brand değiştirmeyen her iki takımdan ben taze şampiyon olan
Harper ve Rowan ikilisini önde görüyorum. Aslında son Smackdown’da ve de ondan
önceki Smackdown’da Jimmy’nin gerçek hayattaki eşi olan Naomi’nin senaryoya
dahil olabileceğini gördük. Bir ihtimal onun yine dahil olmasıyla Uso’lar da
kemere uzanabilirler.
Tahmin:
The Bludgeon Brothers (Harper & Rowan)
Singles
Match
John Cena vs Triple H
John Cena vs Triple H
Sene kesinlikle ve kesinlikle 2006, 2007,
2008, 2009 veya 2010 değil. Bundan önceki dönemlere damga bu ismin toplamda 30
tane ana kemer şampiyonluğu bulunuyor. Gerçekten WWE ve güreş tarihi açısından
kendilerinden özenle bahsedilecek bu iki büyük isim 2010 yılından sonra ilk kez
karşı karşıya geliyorlar. En son 2010 yılında Raw’da karşılaşan bu iki büyük
ismin maçına Sheamus karışmış ve maç no contest olarak sona ermişti. 2010
yılından önce de karşı karşıya gelen iki isim arasında en çok hatırlanan
maçlardan biri 2006 yılında gerçekleşen WM 22’deki main eventti. Dönemin WWE şampiyonu
Cena gecenin main eventinde Triple H’i submission ile yenerek kemerini korumayı
başarmıştı. Bir diğer akılda kalan maç ise 2008 yılındaki Night of Champions’ın
main eventinde gerçekleşen maçtı. Bu sefer şova WWE şampiyonu unvanı ile gelen
isim Triple H’di. Nitekim gecenin sonunda Cena’yı yenerek kemerini de korumayı
başarmıştı.
Görüldüğü gibi bu maçın altında koskoca bir
tarih yatsa da maç açıklanmasına rağmen iki isim feud içerisine girmediler.
Dolayısıyla maçlarını yapacaklar ve işleri bundan sonra bitecek. Zaten Triple
H’in artık WM’den WM’ye güreştiğini ve de Cena’nın eskisi kadar aktif olmayıp
part timer olarak takıldığını düşünürsek oldukça normal bir olgu olarak kabul
edebiliriz. Ama yine de her iki ismin bu ayın başında gerçekleşen WM’de farklı
feudlar içerisinde yer aldıklarını gözden kaçırmamak gerekli. Nitekim Triple H,
geçtiğimiz senenin Kasım ayından beri Kurt Angle ile bir feud içerisindeyken,
Ronda Rousey’nin WWE’ye imza atması ve de bu senaryoya dahil olmasıyla beraber
eşi Stephanie ile takım olup WM’de Kurt ve Ronda’nın karşısına çıkmışlardı.
Gecenin beklentisi en düşük ancak en güzel maçı olarak nitelendirebileceğimiz
bu maçı Ronda ve Kurt Angle ikilisi kazanmıştı. Bundan sonra Triple H’i
ekranlarda görmezken, Stephanie ise ertesi gün Raw’a gelerek Ronda’dan özür
dilemişti. Ancak Ronda kolundan sakat olan Stephanie’nin biraz daha koluna
çalışarak onun bir süre ekranlardan uzak kalacak olmasına neden olmuştu.
Cena ise uzun yıllardır beklenen WM Dream
Match’ini bu seneki WM’de gerçekleştirmeyi başarmıştı. Birçok kemer kazanma
denemesinin ardından başarısız olan Cena diğer WM feudlarına da dahil
olamayarak açıkta kalmıştı. Bunun üzerine defalarca Undertaker’a meydan okumuş
ve onunla maça çıkmak istediğini söylemişti. WM’ye kadar hiçbir şovda
ekranlarda gözükmeyen ve geçen sene Roman’a yenilerek emekli olduğu düşünülen
Taker, nihayet WM’de geri dönerek Cena’nın işini 3 dakikada bitirmişti. Artık
50 küsür yaşında olan Taker ile 41 yaşındaki Cena’nın maçı daha ne kadar aktif
yapılabilirdi bilmiyorum ama bu konuda WWE’nin oldukça geç kalmış olduğunu
düşünüyorum. En azından Taker ile Cena’yı WM’ye kadar yüz yüze getirmeyip büyük
bir hype yaratmadan tarihe bu maçı da geçirmiş oldular.
Altında ciddi bir feud olmadığı için bir nevi
prestij maçına çıkacak olan ikiliden ben Cena’yı önde görüyorum. Çünkü Triple
H, Cena’ya nazaran daha az güreşiyor ve gerçekten bu galibiyete ihtiyacı olan
bir tavır da sergilemiyor. 3 senedir WM’de kaybetse de bu maçı kazanması onun
kariyeri açısından önemli olmayacaktır. Ancak Cena’nın son zamanlarda düşüşte
olduğunu ve de hala güreşebilecek zamanının olduğunu düşünürsek bence bu maçı
Cena’nın kazanması daha doğru olacaktır.
Tahmin:
John Cena
Tournament
Final for the Vacant WWE Raw Tag Team Championship
Cesaro & Sheamus vs Bray Wyatt & Matt Hardy
Cesaro & Sheamus vs Bray Wyatt & Matt Hardy
WM’ye şampiyon olarak gelen ancak kemerlerini
kaybedenler kervanının bir diğer üyesi de Cesaro ve Sheamus ikilisi. WM için
rakiplerinin belirleneceği tag team Battle Royal’e davetsiz bir şekilde katılan
Strowman’ın kazanması ile Cesaro ve Sheamus başlarını büyük bir bela
almışlardı. Kural gereği Strowman’ın takım kemerleri maçına çıkabilmesi için
bir partnerinin olması gerekliydi. Bunun üzerine Strowman partnerinin kim
olacağının Wrestlemania’da açıklayacağını söylemişti. Maç vaktinde ise herkes
birilerinin return yapacağını beklerken Strowman seyircilerden birinin
kendisinin takım arkadaşı olacağını söyleyerek etrafı gezmeyi başlamıştı.
Nitekim arka taraflardan Nicholas adında 10 yaşında bir çocuğu takım arkadaşı olarak
seçmiş ve maç ciddi ciddi başlamıştı. Takım arkadaşına bir kerelik tag verse de
doğal olarak onu maç içine sokmayan Strowman, tek başına maçı takımı adına kazanarak
kemerleri ele geçirmişti. Yeri gelmişken söylemek gerekir ki elbette ki bu olay
senaryo gereği yaşanan bir olaydı. Tıpkı yıllar önce İtalya’da Santino
Marella’nın herhangi bir seyirciymiş gibi dönemin Intercontinental kemeri
şampiyonu Umaga’nın karşısına çıkıp kemeri alması gibi ve bu da bir senaryoydu.
Zaten 10 yaşındaki Nicholas da WWE bünyesinde çalışan hakem John Cone’un
oğluydu.
Bir sonraki gün Raw’da Nicholas’ın okulu
dolayısıyla aktif olarak güreşemeyeceğini açıklayan Strowman kemerleri Kurt
Angle’a teslim ederek boşa çıkartmıştı. Bunun üzerine Cesaro ve Sheamus
kemerleri yeniden talep ederken GM Kurt Angle ise kemer için bir turnuva
gerçekleşeceğini ve finalin Greatest Royal Rumble’da yapılacağını söylemişti.
Kemerin bir önceki şampiyonu oldukları için ve doğal olarak rövanş hakları
bulunduğu için Cesaro ve Sheamus ikilisi direk olarak turnuvanın finalisti
olarak belirlenmişlerdi. Bir sonraki hafta gerçekleşen shake up ile de
Smackdown’ın yolunu tutmuşlardı.
İşin Wyatt ve Hardy tarafına baktığımızda ise
ikilinin uzun bir süredir bir feud içerisinde yer aldıklarını görmekteydik. Birçok
kez karşıya karşıya gelmişler ve birçok kez da maç yapmışlardı. En son 19 Mart
tarihli Raw’da bir Ultimate Deletion maçında karşılaşan ikiliden “Woken” Matt
Hardy maçı kazanarak feuda nokta koymuştu. Ardından WM’nin pre şov maçında
Andre the Giant anısına gerçekleşen Battle Royal maçına giren Matt Hardy, maça
dahil olmayan isimlerden Bray Wyatt’ın sürpriz bir yardımıyla maçı kazanmayı
başarmıştı. Aslında daha önceden de ben bu ikilinin takım olarak
güreşebileceklerini düşündüğümü bahsetmiştim. Zira tüm bu olaylar bu ikili bu
yöne doğru itmiş oldu. Aslında bence gayet iyi bir şey oldu. Çünkü Bray Wyatt
bu kalabalık main eventer halinde gittikçe geriye doğru düşmüştü. Matt ise
Jeff’in sakatlığında oldukça etkisiz kalmıştı. Onun “Woken”a dönüşümü ve Bray
Wyatt’ın mistik karakteri birleşince iki isim gerçekten iyi bir takım oldular. Final
yolunda ise önce Titus Worldwide’i ardından da Revival’ı yenerek finale
geldiler. Jeff’in bir “Brother Nero” dönüşümü yaşamadan kemer ile Smackdown’a
geçmesi ile birlikte (ki Bray Wyatt ile Jeff arka alanda sarılırken Wyatt
kendisine Brother Nero olarak seslenmişti.) artık bu ikilinin direk takım
olarak senaryolarda yer alacağı kesinleşmiş oldu.
Cesaro ve Sheamus’ın Smackdown’a geçmesi ile
birlikte Raw takım kemerlerini Raw’dan olan isimlerin kazanması oldukça bariz
gözüküyor. Zaten push’lanmaya başlanan Wyatt ve Matt ikilisi buradan kemerle
ayrılacaklardır.
Tahmin:
Bray Wyatt & Matt Hardy
Ladder
Match for the WWE Intercontinental Championship
Seth Rollins(c) vs The Miz vs Finn Balor vs Samoa Joe
Seth Rollins(c) vs The Miz vs Finn Balor vs Samoa Joe
WM’deki maçı hatırlarsak, WM’ye şampiyon
olarak gelen The Miz kemerini Balor ve Rollins’e karşı bir triple threat
maçında korumak zorunda kalmıştı. Ancak kemeri tuş olarak Seth Rollins’e
kaybetmişti. Hemen bir sonraki Raw’da ise rövanş hakkını her iki brandin ortak
düzenleyeceği Mayıs ayındaki Backlash’de kullanacağını açıklamıştı. Bu maç ise
aslında kemer değişiminden ve feudlardan bağımsız bir şekilde WM’den önce
açıklanmıştı. Yani WM’deki triple threat maçın üzerine Samoa Joe’nun da
eklenmesiyle birden fatal four way merdiven maçı halini almıştı. Zaten WM’den
sonraki Raw’da uzun bir süredir sakatlığından ötürü ekranlarda olmayan Joe
return gerçekleştirmiş ve Roman Reigns’e Backlash için meydan okumuştu. Balor
ise taze şampiyon Rollins’in karşısına çıkmak isteyen ilk kiş olarak ona meydan
okumuştu.
Ancak sonrasında shake up olayı ile birlikte
işlere biraz açıklık getirilmeye başlandı. Örneğin Samoa Joe ve Miz Smackdown’a
geçtiler. Rollins ile Balor ise Raw’da kalmaya devam ettiler. Dolayısıyla eğer
Jinder vs Jeff maçında Jinder’ın kazanması gibi bir sürpriz olmazsa ve kemer
Raw’a geçmezse, çok yüksek bir ihtimalle bu maçın da galibi Raw’daki isimlerden
biri olacak. Zaten son zamanlarda Balor ve Rollins feuda bire bir feuda girmek
için sinyaller veriyorlar. Keza ben de WM’de Balor’ın kemere ulaşacağını
düşünmüştüm. Ancak kemer Rollins’e geçmişti. Eğer bu şovda bir kemer değişimi
olacaksa bence bu maç içerisinde olma ihtimali çok yüksek. Ama ben yine de
Rollins’in kemeri koruması yönünde tahmin gerçekleştireceğim. Ama her şekilde
çok güzel bir maç izleyeceğimiz aşikar.
Tahmin: Seth Rollins
Casket Match
The Undertaker vs Rusev
The Undertaker vs Rusev
Geçtiğimiz sene bu zamanlar
Undertaker, WM 33’ün main eventinde Roman Reigns’e ağır bir şekilde kaybedip, WM
kariyerinin ikinci mağlubiyetini aldığında hepimiz onun emekli olduğunu
düşünmüştük. Ancak Taker emekli olduğuna dair resmi bir duyuru yapmamıştı.
Gerçi Taker gibi bir gizemli ve mistik bir karakterin böyle bir açıklama
yapmasına da gerek yoktu. Dolayısıyla artık 50 küsür yaşlarına gelen
Undertaker’ın emekli olduğunu düşünmek oldukça normaldi. Zira WM 33’den sonra
kendisini en son Raw’ın 25.yıl kutlamalarında görmüştük.
Ardından WM yolunda
kendisine bir türlü rakip bulamayan ve de çıktığı bütün kemer maçlarını
kaybederek kemere ulaşamayan Cena ise WM’ye 4 hafta kala Undertaker’a meydan
okudu. 4 haftanın her bir Raw’ında seyircilerle birlikte Taker’ı çağırdı. İlk
başta bunun ciddi bir durum olmadığını düşünmüştük. Ancak Cena bunu ısrarla
devam edince düşündük ki Taker son bir kez, Cena vs Taker hayal maçını
gerçekleştirmek için ringlere çıkacaktı. Ancak WM 34’ün maç kartına bu maç
hiçbir şekilde yansımamıştı. Dolayısıyla usanmadan Taker’ı çağıran Cena’da
ümidi kesip WM’ye bir seyirci olarak gideceğini açıklamıştı.
WM’de maçları izleyen Cena
arka alandan bir hakemin kendisinin kulağına “O burada!” demesiyle yerinden
fırladı ve arka alanın yolunu tuttu. Aradan birkaç maç geçtikten sonra ringe
gelen Cena, Taker’a bir kez daha meydan okudu. Işıklar karardı ve hepimiz Taker’ın
geldiğini düşündük. Ancak elinde gitarıyla karşımıza çıkan kişi Elias’tan
başkası değildi. Buna sinirlenen Cena Elias’ın işini çabucak bitirmiş ve arka
alanın yolunu tutmuştu. Ancak sonrasında gong sesiyle birlikte yeniden ışıklar
kararmış ve bu kez Taker gerçekten kendini göstermişti. Bir anda neye
uğradığını şaşıran Cena’yı ise 3 dakikada yenmeyi başarmıştı.
Böylece WWE geç kalmış bir
dream match’i gerçekleştirmiş oluyordu. Hem de Taker’ın malum yaşı ve onunla
orantılı olarak düşen performansını da göz önünde bulundurarak; maçı önceden
açıklamadan ve her iki ismi öncesinde yüz yüze getirmeden, bir hype
oluşturmadan bu maçı gerçekleştirmiş oldular. Şunu da söylemek gerekli ki Taker
son zamanlardaki en iyi haliyle karşımıza çıktı. Ayrıca ne kadar performansı
düşerse düşsün o Undertaker. Gerçekten ismi yeter.
Bu maçın yapılacak olması
ise oldukça sürpriz bir durum. Zira WM’de maça çıkan Taker’ın bir “one more
match” olarak maça çıktığını düşünüyordum. Ayrıca eğer return gerçekleştirmişse
bunun yeniden WM’den WM’ye olacak şekilde olduğunu düşünüyordum. Ancak bu şova
özel bir şekilde uzun bir süredir görmediğimiz ve genellikle Taker ile
özdeşleşen bir Casket maçında Rusev ile karşı karşıya gelecek. Bu maç ilk
olarak açıklandıktan birkaç gün sonra normalde Royal Rumble maçına katılacak
olan Chris Jericho, Rusev’in yerini almıştı. Ancak sonrasında Jericho yeniden
Royal Rumble maçına dönerken Rusev de bu maça dönmüştü. Burada kısa süreli
gerçekleşen değişimin Rusev’in ufak bir sakatlığı ile alakalı olduğu düşünülüyor.
Aslında kendisi benim WM’de United States kemerini almasını beklediğim bir
isimdi ancak bunu başaramadı.
Maçın tahmini ve kazananı
ise oldukça açık gözüküyor. Undertaker’ın kazanamaması çok büyük bir sürpriz
olacaktır.
Tahmin: The Undertaker
Singles Match for the WWE Cruiserweight Championship
Cedric Alexander(c) vs Kalisto
Cedric Alexander(c) vs Kalisto
Ocak ayında Enzo Amore’nin
WWE’den ayrılmasıyla boşta kalan hafif sıklet kemeri nihayet WM 34’ün pre
show’unda yeni sahibini bulmuştu. Boşta olan kemer için Cedric Alexander ve Mustafa
Ali maça çıkmış ve maçı kazanan Cedric kemerin yeni sahibi olmuştu. WM’den
hemen iki gün sonra 205 Live’da Cedric kemer kutlaması yaparken arka taraftan Buddy
Murphy kendisine saldırmış ve kemer için ilk aday olarak bu şov için Buddy
Murphy belirlenmişti. Ancak Murhpy’nin kilosunun henüz 205 Live’da güreşmek
için yeterli olmamasından ötürü maç iptal edilmiş ve Murphy istenen kiloya
ulaşana kadar da 205 Live’da yer almayacağı açıklanmıştı.
Son 205 Live’da ise GM
Drake Maverick tarafından Cedric’in rakibinin belirlenmesi için bir gauntlet
maçının yapılacağı duyurulmuştu. Gauntlet maçını kazanan Kalisto yeni #1
contender olmaya hak kazanmıştı.
Kemeri henüz yeni kazanan
Cedric’in kaybedeceğini düşünmüyorum.
Tahmin: Cedric Alexander
Singles Match for the WWE Championship
AJ Styles(c) vs Shinsuke Nakamura
AJ Styles(c) vs Shinsuke Nakamura
Her iki isim de bundan
birkaç hafta önce WM’nin en çok hyple’nan maçında karşı karşıya gelmişlerdi.
Gerçekten isim olarak, yetenek olarak ve de tüm bunlarla birlikte maçın tahmin
edilebilirliğinin zor olması sebebiyle bu maç bizlere çok fazla şey vaat
ediyordu. Ama ne yazık ki maç beklenenin oldukça altında kaldı. Sonucunda
Styles kemerini korudu ama bu maç akıllarda beklendiği kadar iyi bir şekilde
yer edinemedi.
Tüm bunlarla birlikte maçın
asıl bombası ise maçtan sonra patladı. Zira Royal Rumble’ı kazandıktan sonra bu
rüya maçı gerçekleştirmek için Styles’ı seçen ve şu zamana kadar hep iyi adam
olarak karşımıza çıkan Nakamura, mağlubiyeti yediremeyerek bir heel turn
geçirdi. Maç bittikten sonra ikili birbirlerine sarıldı ve kemeri alan
Nakamura, Styles’a takdim etti. Ancak sonrasında acımasızca bir low blow
çekerek kötü tarafa geçti. Bu PPV’ye gelene kadar geçen üç haftada da sürekli
bir yolunu bulup Styles’a bir low blow çekmeyi başardı. Styles’ın özel hayatı
hakkında çok bilgim yok ama umuyorum ki yeteri kadar çocuğa sahiptir.
WM’nin rövanşı olacak olan
bu maçtaki tek temennim WM’den daha güzel bir maç izleyebilmemiz. Tahminim ise
Styles yönünde olacak. Bu arada her iki ismin de Smackdown’da kaldığını
vurgulamakta fayda var.
Tahmin: AJ Styles
Steel Cage Match for the WWE Universal Championship
Brock Lesnar(c) w/Paul Heyman vs Roman Reigns
Brock Lesnar(c) w/Paul Heyman vs Roman Reigns
İşin Raw tarafında da yine
birkaç hafta önce gerçekleşen WM’nin bir rövanşı ile karşı karşıyayız. Bu
seneki WM’nin main eventi olan bu karşılaşma seyirciler tarafından çok fazla
beğenilmemişti. Roman Reigns’in zaten sevilmeyen bir karakter olduğunu
düşünürsek işin Lesnar tarafı da gittikçe bir antipati kazanıyor diyebiliriz.
Zira part timer bir isim olarak bir seneyi aşkın bir süredir ana kemeri elinde
tutmakta. Bu nedenle ben bu durumun yarattığı hoşnutsuzluk ve de kendisini o
dönemki mevcut roster’da yenebilecek tek isim olarak Roman’ın kalması nedeniyle
bir kemer değişimi bekliyordum. Ancak oldukça kanlı bir maç olmasına rağmen
yine de çok beğenilmeyen bu karşılaşmayı Lesnar kazanarak WM’den kemerler
ayrılmayı başarmıştı.
Şimdi ise yine bu iki isim
karşı karşıya geliyorlar. Bu kez WM’den farklı olarak, yapacakları karşılaşma
bir steel cage içerisinde gerçekleşecek. Arabistan’da olması nedeniyle ben çok
fazla seyirci tepkisiyle karşılaşılmasını beklemiyorum. Bir şekilde bir ana
kemer maçının olması gerekliydi. En makulü de bu iki ismi yeniden
karşılaştırmaktı. Zaten Roman’ın Backlash’de Samoa Joe ile karşılaşacağından
bahsetmiştik. O nedenle Roman zaten WM’de kaybettikten sonra bu feud zaten sona
ermişti. Bir kemer değişimi bu nedenle beklemiyorum.
Lesnar’dan kemeri kim
alabilir sorusu ise tam bir muamma konusu gerçekten. Şu zamana kadar Joe, Strowman,
Kane ve Roman’a karşı kemerini korumayı başardı. Ayrıca Summerslam’de bir fatal
four way maçından da galip ayrıldı. Mevcut roster’da bence kemeri kaybetmesine
vesile olabilecek iki olay var. İlki geçtiğimiz günlerde WWE’ye geri dönüşünü
gerçekleştiren Bobby Lashley. Zira kendisi de oldukça domine edebilecek
karaktere sahip bir isim. O nedenle Lesnar’ı yenmesi çok doğal bir durum
olabilir. Bir diğer ihtimal ise bir Money in the Bank cash in’i. Zira Money in
the Bank PPV’yi geçen sene Smackdown için gerçekleşirken bu sene muhtemelen Raw
için yapılacaktır. O nedenle Lesnar’ın bir cash in sonucu kemerini kaybetmesi
de oldukça olası görünüyor.
Son olarak tahminim Brock
Lesnar.
Tahmin: Brock Lesnar
Greatest Royal Rumble Match
50-man Royal Rumble Match
50-man Royal Rumble Match
Seneler 2011’i
gösterdiğinde Royal Rumble tarihindeki en fazla katılımcıya sahip Royal Rumble
maçını izleme fırsatı bulmuştuk. Buna göre her zaman 30 kişi ile gerçekleşen
Royal Rumble tarihte ilk kez 40 kişi ile gerçekleşmiş ve tarihin en büyük Royal
Rumble maçını kazanan isim Alberto Del Rio olmuştu. Şimdi ise bu PPV’nin
ismiyle de alakalı olarak tarihin gerçekten “en büyük” Royal Rumble’ını
izleyeceğiz. Zira 40 kişi ile olan rekor sayı bu PPV ile 50 kişiye çıkıyor. Kazananın
ise ne şekilde mükafatlandırılacağı ise meçhul. Bildiğiniz gibi artık
gelenekselleşen Ocak ayı Royal Rumble maçını kazanan isim WM’de bir ana kemer
maçına çıkma hakkı elde ediyordu. Bunun ise ödülü olacak mı ya da olacaksa ne
olacak soruları ise yanıtsızlığını koruyor.
Gerçekten tarihin en büyük
Royal Rumble’ı derken aslından sadece katılan sayısına da bakmamak gerekiyor.
Zira gerçekten katılımcılar da oldukça büyük isimler. Zaten 50 kişi bir şekilde
mevcut roster’dan da kurulabilir ama buna ek kişilerin olması da Royal Rumble’ı
Royal Rumble yapan unsurlardan. O nedenle maç içerisinde birçok return görme
olasılığımız mevcut ki zaten birkaç tanesi WWE tarafından da açıklanmış
durumda. Örneğin Rey Mysterio Ocak ayındaki Royal Rumble’da gerçekleştirdiği
sürpriz return’ün ardından bu maça da katılacağı açıklandı. Aslında kendisiyle
WWE arasında RR’den sonra bir görüşme gerçekleşmiş ancak Rey, part time bir
sözleşme isterken WWE full time konusunda diretince anlaşmanın yapılamadığını
bir yerde okumuştum. Keşke bu geri dönüş temelli gerçekleşse. Buna benzer bir
şekilde geçtiğimiz sene Battleground’da bir geceliğine Jinder Mahal’e yardım
etmek için return yapan The Great Khali de bu maça katılacak isimlerden biri. Uzun
bir süredir WWE ekranlarında görünmeyen ancak Japonya’da Kenny Omega ile maç
yapan Jericho da bu maç içerisinde yer alacak. Ancak temelli mi olacak bu konu
belirsiz. Geçtiğimiz günlerde Hall of Fame olan ve emekliliğini açıklayan Mark
Henry de bu gecelik maça çıkacak olan isimler arasında yer alıyor.
Ayrıca Raw GM’i Kurt Angle
ile Smackdown commissioner’i Shane McMahon da maçta yer alacak isimlerden. Daniel
Bryan, Braun Strowman, Randy Orton, Kevin Owens ve Sami Zayn gibi isimlerin de
yanı sıra yine roster içerisinde birçok kişi bu maç için açıklanmış durumda. Şu ana kadar sadece 24 ismin açıklandığı
görülüyor. Maç içerisinde de eminim ki birçok sürpriz isim göreceğiz.
Maçın sonunda bir ödülün
olup olmamasının belirsizliği ve de tarihte muhtemelen ilk ve son kez yaşanacak
feudsuz bir Royal Rumble içerisinde tahmin yapmak oldukça güç. İlla bir isim
seçmek gerekirse Braun Strowman diyeceğim.
Tahmin: Braun Strowman
--
Tam anlamıyla duygusal nedenlerden dolayı gerçekleşecek olan Greatest
Royal Rumble PPV içerisinde birçok büyük maçı barındırıyor. Her ne şekilde
olursa olsun bir tane daha Royal Rumble maçına herhalde kimse hayır demez.
Herkese iyi seyirler dilerim…











Hiç yorum yok:
Yorum Gönder