ARA

5 Ocak 2018 Cuma

2017'den Aklımızda Kalanlar

Acısıyla tatlısıyla 2017’i yılını da arkamızda bırakırken, tıpkı geçtiğimiz sene olduğu gibi bu sene de böyle bir yazının gerekli olduğunu düşündüm. 2017 yılı yine birçok yılda olduğu gibi içerisinde birçok farklı olayı barındırdı. Kimi zaman üzüldük, kimi zaman deliye döndük, kimi zaman da heyecandan tırnaklarımızı yedik.
İşte tam da bu anları elimden geldiğince derlemeye çalıştım. Peşinen söylemek gerekir ki elbet daha düşünsek birçok olayı daha bu listeye ekleyebiliriz lakin ben genel olarak aklımızda yer edecek olaylara yer verdim.
Evet… Haydi filmi geriye saralım.




WWE’nin Yeni Kemeri – United Kingdom Championship – 15 Ocak 2017
Etki edeceği alan olarak baktığımız zaman aslında çok da önemli gözükmese de bu yılın başında WWE, bünyesine yeni bir kemer daha kattı. Sadece federasyon içerisindeki Birleşik Krallık ülkelerinden gelen güreşçileri kapsayan bir division oluşturuldu ve 16 Aralık 2016’da Triple H tarafından açıklandığı üzere bir turnuva ile kemerin ilk sahibinin belirleneceği açıklandı. Bunun üzerine tıpkı cruiserweight isimleri gibi güreşçiler eleme usulü olan bir turnuvada karşı karşıya geldiler ve sonucunda Tyler Bate ile Pete Dunne ikilisi finale kalarak dikkatleri üstlerine çektiler. Maçı kazanan Tyler Bate, 15 Ocak 2017 tarihinde aynı zamanda kemeri de ele geçirerek, bu alanda tarihin ilk şampiyonu olarak kayıtlara geçti.
Yeni kemer halen NXT içerisinde aktif olarak korunmaya devam ediyor. Güncel şampiyon ise, Mart ayında kemeri Bate’den alan Pete Dunne’dır.



John Cena 16.Kez Ana Kemer Şampiyonu – 29 Ocak 2017
Bahsettiğimiz tarih aslında WWE’nin her yılın klasikleşmiş açılış PPV’si olan Royal Rumble’a ait bir tarih. Tabi bu durumda daha çok önemli olan olay gecenin main eventi; yani Royal Rumble maçı olurken, bu sene Cena’nın şampiyon olması da kayda değer bir gelişme olarak karşımıza çıktı. Daha önce 15 kez ana kemer şampiyonu olan Cena için aslında şampiyon olmak çok da önemli bir gelişme olarak karşımıza çıkmaması gerekliydi. Lakin Cena, Styles’ı yenerek ele geçirdiği bu kemer ile birlikte tarihte en çok ana kemer şampiyonluğu olan iki isimden biri olarak Ric Flair’ın rekoruna ortak olmayı başardı. Her ne kadar title reign’i kısa sürse de, Cena nihayet amacına ulaştı. Henüz 40 yaşında olan Cena, eminim ki ileri de bu rekoru daha da geliştirecektir.
WWE her ne kadar son zamanlarda kendisinin ikamesini oluşturmaya çalışsa da Cena hala birçoklarının gözünde WWE içerisindeki en büyük superstar konumunda yer alıyor. Sevin ya da sevmeyin ama bu adama saygı duymak çok da zor bir şey olmasa gerek…





Hardy Boyz’un Geri Dönüşü – 2 Nisan 2017
Ülkemizde herhalde Jeff Hardy sevgisinin ne derece olduğunu anlatmaya gerek yoktur. 2009 yılında FOX Tv ekranlarında yayınlanmaya başlanan Smackdown, ülkemizde bir şekilde güreşin gelişimine katkıda bulunsa da yine de yanlış anlatılmasının önüne geçmemişti. İnsanlar Punk’tan ölesiye nefret ederken Jeff’i ise neredeyse Tanrı ilan etmişlerdi. Evet, bu vesileyle küçük bir hatırlatma yapalım ki Jeff Hardy en son 2009 yılında CM Punk ile girdiği feuddan mağlup olarak ayrılıp WWE’den ayrılmak zorunda kalmıştı. Yani en azından hikaye bakımından böyleydi. Sonrasında ise TNA’in yolunu tutmuştu.
Abisi Matt ise 2010’a kadar WWE’de kalmış ancak sonrasında kilo problemleri nedeniyle WWE’den ayrılmıştı. O da sonrasında TNA’in yolunu tutmuştu. Özellikle 2016 yılı kendisi için harika geçmiş ve de Broken Hardy gimmick’i ile oldukça ses getirmişti.
Velhasıl aradan geçen 7-8 yılın ardından efsane Hardy Boyz WWE ekranlarına geri dönüş gerçekleştirdiler. Wrestlemania’da yapılması planlanan Cesaro & Sheamus vs Gallows & Anderson vs Big Cass & Enzo maçına son anda dahil olarak return gerçekleştirmişlerdi. Hatta bununla da kalmayıp maçı kazanarak seneden sonra takım kemerlerinin sahibi olmuşlardı. 2017’nin en büyük seyirci reaksiyonlarından birine sahne olan bu olay gerçekten unutulmazdı. Şahsım adına da oldukça sevindirici bir gelişme olmuştu.
Şu sıralar Matt Hardy, Broken Gimmick’inin telif hakkını alamamasından ötürü “Woken” gimmicki ile karşımıza çıkıyor. Jeff Hardy ise bir süredir sakat. Ama ne olursa olsun Hardy’ler güreş dünyası içerisinde her zaman önemli birer fenomen olarak anılacaklar. Umarım bundan sonra da WWE içerisinde daha önemli hikayeler içerisinde yer alırlar.

 


The Undertaker’ın Emekliliği – 2 Nisan 2017
Bu senenin Wrestlemania’sı bize Hardy Boyz’u verirken, bizden Undertaker’ı alıverdi. Cidden bu başlığa bir şeyler yazmak çok zor. Undertaker, gelmiş geçmiş en büyük güreş emekçilerinden bir tanesiydi ve de yaratılmış en sağlam gimmicklerden biriydi. Dile kolay 27 sene içerisinde her dönem insanların heyecanını sağlam tutmayı başarmış bir efsaneden söz ediyoruz. 50 küsür yaşlarında hala bir gong sesi ile insanları kendinden geçirmeyi başardı.
Zaten öncesinde Lesnar, WM 30’da Undertaker’ın meşhur WM serisini bitiren isim olarak tarihe geçmişti. WM 33’ün main eventinde Roman Reigns ile karşılaşan Undertaker, maçı ezici bir şekilde kaybetti. Sonrasında ceketini ve şapkasını ringin ortasına bırakarak adeta benden bu kadar dedi ve de ringlerden ayrıldı. O günden sonra Taker’ı bir daha hiç WWE ekranlarında göremedik. Lakin kendisinin yeni yılda Raw’ın 25.yıl kutlamalarında yer alacağı açıklandı.
Seni çok özleyeceğiz Undertaker… Her şey için teşekkürler.





Goldberg’in Vedası – 3 Nisan 2017
2016 yılının unutulmayan anlarını sıralarken Goldberg efsanesinin geri dönüşüne de yer vermiştik. Nitekim Goldberg seneler sonra dönmüş ve de Survivor Series’de Lesnar ile karşılaşmış ve de kendisini 1 dakika gibi bir süre içerisinde yenip dosta güven düşmana korku salmıştı. Bunun verdiği gazla son olarak bir de kemer mücadelesine girmek istediğini açıklayan Goldberg, kemer maçı yapmanın en güzide yolu olan Royal Rumble’ı seçmiş ve de Royal Rumble maçına dahil olmuştu. Orada da Lesnarı’ı çok kısa bir süre içerisinde eleyen Goldberg, Undertaker tarafından hala botch olup olmadığı tartışılan bir durumda elenerek maçı kaybetmişti. Sonrasında Fastlane 2017 için rakibi olmayan Owens’a karşı kemer maçına çıkmış ve yine maçı saniyeler içerisinde kazanarak geri dönüşünün ardından ana kemere ulaşmayı başarmıştı.
Velhasıl Lesnar kendisine yeniden meydan okumuş ve ikili bu WM’de bir kez daha karşı karşıya gelmişlerdi. Goldberg’in temiz olarak maç kaybetmeme olgusunu da yıkmayı başaran Lesnar, Goldberg’i yenerek kemeri ele geçirmişti. Ertesi gün Raw’da ise Goldberg bizlerin karşısına veda etmek için çıkmış ve de hepimize teşekkür etmişti. Hepimiz onun artık emekli olduğunu düşünsek de bombayı son anda patlatmış ve de “Hiçbir zaman kimin sıradaki olduğunu bilemezsiniz.” diyerek açık bir kapı bırakmıştı. Zira WWE, Youtube sayfasından yayınladığı bir videoda 2018 yılında yapmasını beklediğimiz isimler adı altında bir video paylaştı ve de Goldberg’i de bu isimlerden biri olarak saydı.
Her şey için teşekkürler Goldberg!




Kurt Angle RAW GM’i Oluyor – 3 Nisan 2017
Kurt Angle benim 2017 yılında return yapmasını beklediğim isimlerden biriydi. Zira her sene bir tane büyük isim return yapar hale gelirken artık sıranın Kurt Angle gibi bir isme geldiğini düşünmüştüm. Hatta 2017 Royal Rumble’ı için tahminim de kendisi üstüneydi. Lakin Angle, WWE içerisinde farklı bir rolde döndü.  İlk olarak 16 Ocak’ta Hall of Fame’de yer alacağı açıklanan Angle, WM gecesinden sonraki Raw’da ise eski GM Mick Foley’nin yerine yeni Raw GM’i olarak karşımıza çıktı. Böylece 2006 yılında WWE ekranlarından ayrılan büyük bir efsane daha 2017 yılında WWE ekranlarına geri döndü.
Oh it’s true, it’s damn true!









Roman Reigns ile Strowman Arasında Araba Savaşları – 10 Nisan 2017 – 9 Temmuz 2017
Reigns ile Strowman ikilisi kişisel fikrimce yılın feudu olarak adlandırabileceğim bir feuda imza attılar. WWE’nin geleceğinde oldukça söz sahibi olacak bu iki isim gerçekten oldukça brutal ve de uzun bir feud dönemi geçirdiler. Dile kolay 2016 yılının sonlarında başlayan bu feud anca 2017’nin yaz aylarında sona erdi.
Bu ikili arasında birçok olay yaşandı ama karşılıklı olarak arabaları kullanarak birbirlerine verdikleri zararlar herhalde bu yılın unutulmaz olaylarıydı. Örneğin Strowman’ın, önce Roman’ı hastanelik edip ardından ambulans içerisindeyken ambulansı devirmesi oldukça ses getiren bir olay olarak karşımıza çıktı. Tabi ki bu olay oldukça fake de olsa yine de izlemeye değer bir olaydı. Nisan ayında gerçekleşen bu olaydan sonra ise Roman intikamını anca 9 Temmuz 2017 tarihli Great Balls of Fire PPV’sinde alabildi. İkili arasında gerçekleşen ambulans maçını kaybeden Roman maçtan sonra Strowman’a saldırmış ve de onu ambulansın içine kitlemeyi başarmıştı. Ardından son surat ambulansı sürerek bir kamyona çarpmış ve de Strowman’ı o şekilde bırakmıştı. Daha sonra Strowman görevlilerce kurtarılmış ve bütün müdahale çabalarına rağmen olay yerinden kanlı bir biçimde, yürüyerek ayrılmıştı.





Big Show ve Braun Strowman Ringi Yok Ediyorlar – 17 Nisan 2017
WWE’nin ve de seyircilerin en büyük zevklerinden bir tanesi, iki tane dev güreşçinin kapışmasını izlemektir. Ama bence hype’ı bu kadar büyük olan böyle bir olayın ring içi olarak çok bir şey vaat etmemesi oldukça normal karşılanabilecek bir durum. Nihayetinde bu isimler kim olurlarsa olsunlar yapacakları şeyler sınırlı isimlerdir. Dolayısıyla onlardan iki tanesinin kapışması da bolca submission ve de yumruk ile geçebilmektedir.
Ama bu seneye damga vuran feudlardan bir tanesinin de eskilerin korkulan devi Big Show ile yeni neslin korkulan devi Strowman arasında geçen feuddu. Roman’ı hastanelik ettikten sonra doymayan Strowman gözüne Big Show’u kestirmişti. Nitekim 17 Nisan tarihli Raw’da karşı karşıya gelen bu iki isim maçın sonunda büyük bir olaya imza attılar. Maçın sonlarında doğru iplerin üstüne çıkan ikiliden Strowman, Big Show’a bir superplex çekti ve ring adeta yerle bir oldu. Aslında biz buna benzer olayları daha önce Big Show vs Brock Lesnar ve yine Big Show vs Mark Henry de görmüştük. Uzun bir aradan sonra bir kez daha görmüş olduk.
Bu feudun devamında Strowman’ın, Big Show’u omuzlarına alıp, kafese doğru koşup, kafesi kırması gibi bir olay da yaşandı ki bunu da es geçmemek gerekli.




Jinder Mahal WWE Şampiyonu Oluyor – 21 Mayıs 2017
Hiç şüphesiz 2017’nin en büyük sürprizi Jinder Mahal’in, Randy Orton’ı yenerek WWE şampiyonluğuna ulaşmasıydı. Jinder şampiyonluğa ulaştığı Mayıs ayından sadece birkaç ay önce herkese yenilmesi oldukça doğal gözüken bir jobber’dı. Hiçbir önemli hikayede yer almıyor ve de maçları kimse tarafından ilgi çekmiyordu. Genelde WWE, bir güreşçiye kemer vermeden önce vereceği push’ın sinyallerini çok önceden verir, onu birkaç feuda sokar ve de PPV galibiyetleri ile momentum kazanmasına vesile olurdu. Ama Jinder için böyle bir şey söz konusu olmadı ve de önce son derece şaşırtıcı bir şekilde ana kemer için #1 contender oldu ve de ardından Backlash’de Randy Orton gibi bir şampiyonu yenerek kemeri ele geçirdi. Ana kemer Kasım ayına kadar tam 170 gün Jinder’ın belinde durdu ve nihayet AJ Styles kendisini yenerek bu title reign’e bir son verdi. Bu süre içerisinde Jinder iki kez kemerini Orton’a karşı korurken bir de Nakamura gibi bir isme karşı kemerini korumayı başardı. Hatta bir cash in’den bile kurtuldu. Tabi bu kemer korumalarını sağlayan en temel etken yanında bulundurduğu Singh Brothers’ın etkisi ise yadsınamazdı. Hatta Jinder seneler sonra Battleground 2017’de Punjabı Prison maçını WWE’ye getirdi ve de o maçta Orton’a karşı gerçekleştirdiği kemer korumasını The Great Khali’nin return’ü ile sağlamayı başardı.
Tüm bunlar ve de sergilemiş olduğu ring içi performans nedeniyle Jinder hep tartışılan bir şampiyon oldu. Ayrıca gimmick’i ve Hintli olması nedeniyle bir Anti Amerikan bir kimliğe bürünen Jinder bu sebeplerden ötürü de seyircilerin desteğini almadı, iyi bir heel rolü çizdi. Ama WWE bence Jinder’ın şampiyonluğu ile amacına ulaştı ve de Hindistan gibi büyük bir pazarda kendisine yer bulmayı başardı. Ama yine de bundan sonra kendisini mid carder seviyesinde görsek daha iyi olur gibi geliyor.






Tarihin İlk Kadınlar Money in the Bank Maçı – 18 Haziran 2017
WWE içerisinde artık kadınların devrimi bambaşka boyutlara ulaşmış durumda. Her geçen yıl kadın güreşi artık sadece güreş bazında değerlendirilme yolunda önemli adımlar atmakta ve de erkek güreşçilerin ortaya koyduğu maç türlerine de ortak olmaktadırlar. Bunun sıradaki ayağı ise bu yıl bazında Money in the Bank oldu. Böylece bu seneki Money in the Bank PPV’inde iki tane MITB maçı seyretmiş olduk.
Tarihin ilk kadınlar MITB maçı Tamina, Charlotte, Naomi, Becky ve Carmella arasında gerçekleşti. Maçı kazanıp tarihin ilk Miss Money in the Bank’i olma hakkına erişen isim ise Carmella oldu. Tabi biraz James Ellsworth’un yardımıyla bunu gerçekleştirdiğini de es geçmemek gerekir. Zira Ellsworth, tarihin ilk kadınlar MITB maçında ve de kadınlar için oldukça önemli olan bu olayda, çantayı kancadan alan ilk isim oldu. Yani ilk kadınlar MITB maçında çantayı ilk kapan bir erkek olmuştu. Tabi sonradan çantayı Carmella’ya atması, maçın galibi olarak Carmella’nın belirlenmesine vesile olmuştu.
Ertesi Smackdown’da diğer katılan isimler tarafından da benzer tepkiler gelince GM Daniel Bryan, Carmella’nın elinden çantayı aldı ve anında bir MITB maçı daha ayarladı. O maçı da yine Ellsworth’un yardımıyla Carmella kazanmayı başarmış ve tarihin ikinci kadınlar MITB maçından da galip ayrılmıştı. Ellsworth’un yardımı bu sefer diğerine göre çok bariz olmaması sebebiyle Carmella’nın galibiyeti kesinleşmişti.
Carmella henüz bir cash in yapmadı ve de hala çantayı elinde tutmaya devam ediyor. Biz de cash in yapacağı anı merakla bekliyoruz…







Big Cass, Enzo’ya İhanet Ediyor – 19 Haziran 2017
Cass ve Enzo ikilisi NXT yıllarından bu yana seyircilerin favorisi olan bir gruptu. Özellikle Enzo’nun mikrofon yeteneği ve de karizması sayesinde oldukça yankı uyandıran bir haldelerdi.  Ama zaman geçtikçe önemli bir hikaye içerisinde yer alamamaya başlamışlar ve de bir türlü takım kemerlerine de ulaşamamışlardı. Enzo’nun karizması bir yana, ring içi olarak düşünürsek berbat bir isimdi. Aynı zamanda cüsse olarak da güçsüzdü ve takımın zayıf kısmı olarak gözüküyordu. Nitekim ayrılığın temelinde de yatan olay buydu.
22 Mayıs’ta Enzo’yu arka alanda birinin saldırısına uğramış halde bulmuştuk. Haftalar ilerledikçe Enzo’ya saldırılar artar hale gelmiş ve hatta takım arkadaşı Cass de saldırıya uğramış halde bulunmuştu. Cass; Enzo’ya hep yardıma gelen Big Show’dan şüphelense de nihayet gerçekler 19 Haziran’da ortaya çıkmıştı. Aslında en başından beri Enzo’ya saldıran kişi en yakınında olan kişiydi: Big Cass. Cass kocaman bir big boot çekip Enzo’yu cezalandırmaya devam etmişti. Sonraki haftalarda da Cass kolayca Enzo’yu ezmeye devam etti. Hatta Temmuz ayında Great Ball of Fire’da Cass kolay bir şekilde Enzo’yu yenmeyi başarmıştı. Summerslam’de Big Show’u da yenmeyi başaran Cass sonrasında sakatlandı ve de uzun bir süredir aksiyon içerisinde yer almadı. Enzo ise cruiserweight’e geçti ve şuan şampiyon olarak güreşmeye devam ediyor.







Kurt Angle’ın Sırrı – Jason Jordan’ın Babası Kurt Angle – 17 Temmuz 2017
29 Mayıs tarihli Raw’da, spiker Corey Graves aracılığı ile Kurt Angle’a telefon yoluyla bir mesaj geldi. Bu mesaj Angle’ın bir sırrı olduğuna dair işaretler bizlere veriyordu. Önümüzdeki haftalarda da bu durum devam etti ve nihayet Kurt, 10 Temmuz’da bir sonraki hafta bu sırrı ile yüzleşeceğini açıkladı. Nitekim öyle de oldu. Kurt, 17 Temmuz’da gençken bazı olaylar yaşadığını ve de herkesten sakladığı bir oğlunun varlığından bahsetti. Oğlu ise WWE içerisinde The American Alpha takımı içerisinde yer alan Jason Jordan’dan başkası değildi.
Tabi ki bu olay aslında bir kayfabe. Yani senaryo icabı yapılmış bir konu. Yani Jordan’ın gerçek babası elbette Kurt Angle değil. Bununla birlikte Jordan, Smackdown’dan Raw’a geçip bireysel bir şekilde takılmaya başladıktan sonra seyirciler tarafından da sevilmeyen bir isim olarak karşımıza çıktı. Aslında iyi bir ring içi yeteneği olmasına rağmen bu hikaye bizler tarafından pek yutulmadı, benimsenmedi. Ama yine de bu olayın ileride nasıl şekilleneceği de merak konusu. Eninde sonunda baba-oğul arasında bir feud yaşanacaktır.







Baron Corbin’den Yanlış Cash-in – 15 Ağustos 2017
Biraz üstte tarihin ilk kadınlar Money in the Bank maçının galibi olarak Carmella’dan bahsetmiştik. Aynı gece, yani 18 Haziran 2017’de gerçekleşen diğer Money in the Bank maçı olan erkeklerin maçını kazanan ve de doğal olarak çantaya sahip olan isim Baron Corbin oldu. Corbin zaten geçtiğimiz seneden beri push’lanan bir isimdi. Debut yaptığı 2016 WM’sinde Battle Royal’i kazanarak dikkatleri çekmiş ve de sonrasında girdiği feudlardan da galip ayrılmıştı. Yani 2017 yılında kemer almasına kesin gözüyle bakılan bir isimdi. Keza ben de bu seneki Mr. Money in the Bank tahminimi de kendisinden yana kullanmıştım.
Corbin için her şey iyi giderken, Summerslam’den önce gerçekleşen son Smackdown’da Money in the Bank çantasını kullanarak gerçekleştirmek istediği cash in ile bir anda her şey kendisi adına alt üst oldu. 15 Ağustos’ta gecenin main eventinde ana kemer şampiyonu Jinder Mahal, John Cena’nın karşısına çıkmış, ancak Cena tam maçı kazanacakken çantayı Cena’ya doğru fırlatan Corbin maça karışmıştı. Çünkü yılın o dönemlerinde Cena ve Corbin ikilisi Summerslam bazında bir feuda girmişlerdi. Corbin sonrasında elindeki çantayı Cena’ya geçirip onu yere yığmıştı. Tam ayrılacakken yerde yatan Jinder Mahal’i görüp ringin içine doğru koştu ve de çantayı hakeme vererek resmen cash in yaptığını ilan etti. Ardından hakemin işareti ile maç başladı ve Corbin de zar zor ayağa kalkmaya çalışan Jinder’ı beklemeye koyuldu. Tam o sırada arkadan Cena gelerek Corbin’in dikkatini dağıttı ve bunu fırsat bilen Jinder bir roll up ile tuşa gitti ve maçı kazanarak kemerini korumayı başardı.  Böylece Corbin, 2012 yılında Cena ve de 2013 yılında Damien Sandow ile birlikte cash in yapamayan Mr. MITB’ler arasına ismini yazdırmış oldu.
Sonrasında Corbin, Summerslam’de Cena’ya kaybederek iyice düşüşe geçti. Ama neyse ki sonradan Styles’dan U.S kemerini alarak en azından yıl bitmeden bir title reign yapma şansına sahibi oldu.







Shelton Benjamin’in Geri Dönüşü – 22 Ağustos 2017
Bu yıl gerçekleşen en önemli returnler’den biri de hiç şüphesiz Shelton Benjamin’inkiydi. 2010 yılında WWE’den ayrılan The Gold Standart, 2016 yılının yazında WWE’nin Youtube sayfasından yayınladığı bir video ile yakında WWE’ye geri döneceği açıklanmıştı. Ancak bundan sonra Shelton Benjamin sakatlanınca geri dönüş süresi epey bir uzadı ve geri döneceği açıklandıktan tam 13 ay sonra Smackdown’a gelerek geri dönüşünü gerçekleştirdi.
Biraz üstte bahsettiğimiz gibi The American Alpha üyelerinde Jordan’ın, Angle’ın oğlu çıkması dolayısıyla bireysel olarak Raw’a geçmesiyle, takımın bir diğer üyesi Chad Gable boşta kalmıştı. GM Daniel Bryan da kendisine yeni bir partner bulduğunu açıklamıştı. Daha önce yine bu tarz bir gimmick ile Charlie Haas ile bir takım (World’s Greatest Tag Team) içerisinde yer alan Benjamin, yine takım mücadelesi içerisine girerek geri dönüşünü gerçekleştirmiş oldu.







Kevin Owens, Patron’a Kafa Atıyor – 12 Eylül 2017
Patron Vince McMahon, ezelden beri kendisini senaryolar içerisine atmayı seven ve de bunu oldukça başarılı bir şekilde uygulayan bir figür. Steve Austin ile yaşadıkları efsane feud, Shane ile yaşadığı feud ve de en son güncel olarak Roman ile yaşadığı feud aklama gelen şeylerden sadece birkaç tanesi. Bunun 2017 versiyonunu ise Kevin Owens’e karşı yaşadık.
Hikayeyi biraz geri sararsak Kevin Owens yıl içerisinde AJ Styles ile uzun dönemli bir U.S kemeri feudu yaşamış ve de en sonunda feudu kaybetmişti. Zira bu süreçte Shane McMahon ile yaşadığı sürtüşmelerle birlikte kemeri kazanamamasının ve de kaybetmesinin temel sorumlusu olarak Shane’i göstermişti. Bunun üzerine 5 Eylül’de Smackdown’da Shane ile yüzleşmiş ve de Shane ve ailesi hakkında oldukça kötü sözler söylemişti. Shane ise daha fazla dayanamayıp Owens’e saldırmış ve bunun sonucunda Vince McMahon tarafından Smackdown’dan bir süreliğine uzaklaştırılmıştı.
Ertesi hafta Vince bu olayla bizzat ilgilenmek için Smackdown’a geldi. Owens’a, Shane’i “Seni yeterince cezalandırmadığı için uzaklaştırdım.”” dedi. Shane’e bunun için fırsat vereceğini ekleyerek Hell in a Cell PPV’ini işaret etti. Owens ise bunu kabul ederek, sonunda bir McMahon’ı acımasızca dövebileceğini söyledi. İkili bu maç üzerine el sıkışırken, Owens ;Vince McMahon’a kafa atarak onu yere serdi. Alnı kanayan Vince ne uğradığını anlamadan bir de Super Kick ile karşı karşıya kaldı. Hızını alamayan Owens, bir de Frog Splash çekerek 70 küsür yaşındaki, şirketin sahibini bir hayli dövdü. Uzun zamandır ekranlarda gözükmeyen heel Stephanie McMahon bile ekranlarda gözükerek babasının durumunu kontrol etti.
Bu olayın ardından yaşananları ise hemen bir sonraki maddede ele alalım.







Shane Bir Kez Daha Kafesin Üzerine Çıkıyor ve Sami Zayn Heel Turn Geçiriyor – 8 Ekim 2017
Bir üstteki madde de bahsettiğim üzere ve de yine Temmuz-Ağustos-Eylül-Ekim PPV’lerinde blogda da bahsettiğim üzere Shane McMahon ile Kevin Owens arasındaki feud tam gaz devam ediyordu. İkili aralarındaki anlaşmazlığı sonlandırmak için, Owens’ın Vince McMahon’ı dövmeden önce anlaştıkları üzere Hell in a Cell PPV’inde bir Hell in a Cell maçına çıkacaklardı. Bununla birlikte Shane ilerleyen zamanlarda maça bir kural daha ekleyerek, maçı tuşun ring dışında da sayılabileceği bir Falls Count Anywhere maçına çevirmişti.
Maç gerçekten oldukça extreme havada geçen bir maç şeklinde ilerliyordu ki bu durum oldukça normaldi. Zira hikaye anlamında birbirinden nefret eden ve de bel altı unsurları da aşan bir hikaye ile karşı karşıyaydık. Maçın sonlarına doğru Shane, Owens’ın işini bitirmişken, hırsına yenik düşerek tıpkı 2016’nın WM’sinde Undertaker’ı yenmek için kullandığı kafesin üzerinden dirsek vurma hareketini yeniden tekrarladı. Korkusuz Shane, elbette ki bu sefer sonucun farklı olmasını dilese de, yine boş spiker masasına atlamıştı. Çünkü Owens hareketsiz bir şekilde spiker masasının üzerinde yatarken, Sami Zayn gelerek Owens’a el uzatmış ve eski dostunu son anda kurtarmıştı. Bu oldukça ses getiren bir olaydı. Çünkü Sami ile Owens, 15 seneye dayanan dostluklarının ardından Owens’ın 2015’te Sami’ye ihaneti ile birbirlerine düşman olmuşlardı. Keza 2016 yılında aralarında muazzam maçlar gerçekleşmiş ve de ciddi manada güzel bir feud yaşatmışlardı. Ama kimse Sami’nin bu heel turn’ünü beklemiyordu.
Çünkü Sami’nin her tarafından buram buram face hareketler akan bir karakterdi. Ayrıca Owens ile kanlı bıçaklılardı. Ama eski dostunu kurtardıktan sonra Shane’e karşı Owens’ın tarafına geçti ve de hikayeye bambaşka bir boyut kazandırdı. Bu arada Sami sadece Owens’ı kurtarmakla kalmayıp onu, yerde yatan Shane’in üzerine de atarak tuşa gitmesini ve de doğal olarak maçı kazanmasını da sağladı.
Bu olaydan sonra hikaye tam gaz devam etti. Yine bu yıl içerisinde yaşanan bir başka önemli olaydan bahsederken bu feudun gelişimine de değineceğiz.








The Shield Reunion – 9 Ekim 2017
The Shield üyelerinin her yaptığı gerçekten olay oluyor. 2012’de debut yaptıklarından tutun da, 2014’te dağılmalarına ve de 2016’da birbirlerine karşı kemer mücadelelerine girmelerine kadar her daim birlikte yaptıkları şeyler o yıla damga vuruyor. Bu demek değil ki bu üç adamın bireysel olarak yaptıkları bir önem arz etmiyor. Elbette ki bu üç adam her zaman söylediğim gibi WWE’nin önümüzdeki 10 seneyi üzerlerine planlayacakları insanlar. Yani biz Roman’ı, Seth’i ve Dean’i her daim önemli feudlarda, main eventlerde ve kemer mücadelelerinde göreceğiz. Ama bireysel ama takım olarak…
2014’teki dağılma gerçekten böylesine önemli şeyler atlatmış bir takım için oldukça zor bir dağılmaydı. Yani yeniden parçaların birleşimini zor kılan bir hikayeydi. Zira bu nedenle Shield’ın birleşimini de yavaş yavaş, parça parça ele aldılar. Roman ile Dean zaten en başından beri arkadaş kaldılar. Seth ise Triple H’den ihaneti yedikten sonra face role büründü ve de seyircilerle arasını iyi tutmayı başardı. Bu süreçte 2016’da Kevin Owens ve Jericho’ya karşı Roman ile bir yakınlık kurdu. Nihayet 2017’de Superstar Shake up ile Dean’in Raw’a geçmesiyle birlikte onunla da bir yakınlık kurdu. Haziran ayındaki Extreme Rules’da Intercontinental kemerini The Miz’e kaybeden Dean, Temmuz ayında Great Balls of Fire’da da kemeri ele geçirememişti. Bu süreçte Miz yanına aldığı Bo Dallas ve Curtis Axel’ı sonuna kadar kullanmıştı. Seth ise bir nevi feudsuz kalmış ve kısa süreliğine Bray Wyatt ile feuda girip, yenik ayrılmıştı.
Kemerini bir türlü Miz’den geri alamayan Ambrose ise Miz ve Miztourage’a karşı sürekli sayı dezavantajı nedeniyle yenik düşüyordu. En sonunda Seth yardımına koşmuş ve Dean’a bu konuda yardım etmişti. Ama Dean başta bunu kabul etmemiş ve de ikili arasında bu konuda sürekli bir anlaşmazlık çıkmıştı. Bir de feuda takım kemerleri şampiyonu Cesaro & Sheamus eklenince işler iyice karışmıştı. Ama en son Summerslam’den önce Shield hareketi yapıp nihayet aynı yolun yolcusu olduklarının farkına varmışlardı. Zira Summerslam’de de Cesaro & Sheamus ikilisini yenip takım kemerlerine ulaşmışlardı.
Roman ise bu sıralarda ana kemeri almanın peşindeyken, Summerslam’de Lesnar tarafından 4-way maçta tuş olunca ana kemer potasından çıktı. Ardından Cena ile feuda girdi ve Ekim ayında ona karşı No Mercy’de galip geldi. Sonrasında Miz’e karşı bir Intercontinental mücadelesine girince o da Seth ve Dean’in yanında ortak düşmanlar elde etti. Zira en sonunda yaklaşmakta olan yaklaştı ve hatta burnumuzun dibine geldi. 9 Ekim tarihli Raw’da Roman & Dean & Ambrose üçlüsü; Miz & Axel & Sheamus & Cesaro’ya karşı birleşerek onları ringden süpürdüler.  
Bu olayın ardından yaşananları ise bir sonraki maddemizde ele alalım.








Kurt Angle’ın Ringlere Ani Dönüşü ve TLC’de Gerçekleşen Son Dakika Değişiklikleri – 22 Ekim 2017
Kurt Angle ile alakalı bu yıl gerçekten önemli şeyler yaşanmışa benziyor ki zira bu ona dair üçüncü maddem. Bu olay ile alakalı konuşursak, Angle ilk WWE’ye döndüğünde verdiği bir röportajda ring içi aksiyonda da yer alacağını ama bunun ne zaman olacağını bilmediğini söylemişti. Zira hepimizin bildiği gibi Angle’ın hikayelerdeki rolü Raw GM’liği. Yani ring içi olarak herhangi bir kaygısı bulunmuyor.
Bir üstte Shield’ın birleşiminden bahsetmiştik. Birleşimden 2 hafta sonrası için GM Kurt Angle, ortak düşmanları birbirlerine sokarcasına bir maç ayarlamıştı: The Shield ile The Miz & Sheamus & Cesaro arasında bir TLC maçı. Velhasıl sonraki iki haftayı boş geçmeyen Miz sürekli kendisi ve de takımı için bir avantaj sağlamanın yollarını aradı. İlk önce Dean’in vermiş olduğu röportajı kullanarak (Dean arka alanda verdiği bir röportajda karşılarına kim gelirse gelsin, kaç kişi çıkarsa çıksın fark etmeyeceğini söylemişti.) Braun Strowman’ın maça dahil olmasını sağladı. Zaten Roman ile bir geçmişi olan Strowman’ın bir de bu süre içerisinde Dean ve Seth ile zaman zaman karşı karşıya gelmesi ve hatta Shield üçlüsünde triple powerbomb yemesi de bu konu da etkili olaylardan biriydi.
TLC’den önceki son Raw’da(16 Ekim) ise Miz, yine Ambrose’un röportajda sarf ettiği sözleri kullanarak bu takımına Curtis Axel’ı da alarak 5 kişiden oluşturmayı planladı. Kurt Angle ise bunun için bir şart koştu. Eğer Strowman gecenin main eventinde steel cage maçında Roman’ı yenerse Miz’in seçeceği bir güreşçi daha Miz’in takımında yer alacaktı. Ama eğer kaybederse, Strowman takımdan ayrılmak zorunda kalacak ve maç 3’e 3 şekilde gerçekleşecekti.
Main eventte ise olanlar oldu. Dean ve Seth; Cesaro ve Sheamus’ın maça karışmasını engellemek için ringe gelip onları kovaladılar. Maç ise normal seyrinde devam ederken neredeyse 1 senedir ringlerden görünmeyen Kane, ringin tabanını yararak ringin içine girdi ve de Roman’a chokeslam çekti. Hikaye gereği Undertaker ile Kane’in kardeş olduğunu düşünürsek, Kane’in dönüş amacı en azından ilk aşamada abisinin intikamını almaktı. Maçı da Strowman kazanınca böylece TLC için gecenin main eventi 5’e 3 bir şekilde gerçekleşecekti. Shield üçlüsünün seneler sonra bir takım olarak maça çıkacak olmalarının verdiği heyecan ve de altta sağlam altyapılı bir hikaye ile bizlere güzel bir maç planlanmıştı.
TLC PPV’yi için elbette ayarlanan tek maç bu değildi. Örneğin Finn Balor ile Bray Wyatt arasında da uzun süredir devam eden feud burada sona erecekti. En azından biz 20 Ekim akşamına kadar maç programını bu şekilde biliyorduk. Ama çok enteresan bir şekilde şovdan 2 gün önce var olan maçlar değişti ve de ortaya bambaşka bir şey çıktı. WWE’nin sitesinden yapılan açıklamaya göre The Shield’ın geri dönüşünün bu kadar hype’landığı bir ortamda Roman’ın hastalığından ötürü maça çıkamayacağını öğrendik.  Ayrıca tek hastalanan Roman değildi. 2 gün sonra Balor ile maça çıkacak olan Bray Wyatt da hastalanmış ve de şova çıkamayacak duruma gelmişti. Hal böyle olunca match card apar topar değiştirildi. Finn Balor’ın TLC’deki rakibi olarak Smackdown’dan AJ Styles bir günlüğüne Raw PPV’ine geldi. Main event için ise Roman’ın yerine Shield’ın üçüncü elemanı olarak Kurt Angle ani bir şekilde ringlere geri dönüş yaptı ve tam 11 yıl sonra WWE televizyonlarında bir maça çıktı.
Balor, Smackdown’dan gelen Styles’ı oldukça güzel bir maçta yendi. İkili sonrasında Bullet Club selamı vererek ringden ayrıldılar. Gecenin main eventinde ise Kurt Angle’lı Shield; rakiplerine karşı galip gelmeyi başardılar. Maçı bitiren şey ise Angle’ın, Miz’i fotoğrafta gördüğünüz gibi Ankle Lock ile pes ettirmesiydi. Tabi maç içerisinde Kane ile Strowman arasında yaşanan gerginlik buna ön ayak olmuş, Strowman’ı kendi takımı el birliği ile çöp kamyonunun içine atmışlardı.
Bu olaydan sonra Roman ile Bray Wyatt’ı yaklaşık 1-1.5 ay ringlerde göremedik. Her halükarda yapılan bu son dakika değişiklikleri binde bir gerçekleşecek bir ihtimalle karşımıza çıktı.









Smackdown Raw’ı Basıyor ve Raw Karşılık Veriyor (#Undersiege) – 23 Ekim 2017 – 14 Kasım 2017
WWE’de 2 senedir Ekim ayı ile Kasım ayı arasında var olan feudlar daha çok arka planda yer alıyor ve de ana odak noktası brandlerin savaşı oluyor. Keza tıpkı geçen seneki gibi bu sene de Survivor Series PPV’si, Smackdown vs Raw olayına dönerek bizleri mest etti. Geçen seneden farklı olarak iki taraf karşılıklı olarak şampiyonlarını da kapıştırırken, kadınlar ve de erkekler bazında klasikleşmiş Survivor Series elemeli 5’erli takım maçlarını da yaptılar.
Bir üstteki maddede yapılan son dakika değişiklikleriyle Smackdown’dan AJ Styles’ın bir günlüğüne Raw PPV’yi olan TLC’ye geldiğinden bahsetmiştik. Bir sonraki gün Raw’da da gözüken Styles, sakatlığı bulunan Roman’ın yerine Shield’ın içerisinde yer almıştı. Sonrasında Shane McMahon’ı da arka alanda görmüş ve de Kurt Angle ile normal bir Survivor Series konuşması yaptıklarını düşünmüştük. Gecenin sonunda oldukça olağan bir şekilde Raw’ın Survivor Series kadrosunu açıklamaya gelen Kurt Angle’ın etrafını saran Shane McMahon önderliğindeki Smackdown kadrosunu görünce ise nelerin döndüğünü anlamıştık. Shane, brandler savaşında ilk hamleyi yapmış ve de Raw’ı hazırlıksız yakalayarak arka alandaki güreşçileri dövdürmüştü. Sonrasında güreşçilerinden Angle’ı ringe getirmesini isteyip, ona şu an kuşatma altında olduğunu (undersiege) söyleyerek güzel bir mesajda bulunmuştu. Sonrasında bu undersiege olayı oldukça popüler bir kelime haline gelmişti.
Shane, kendi şovunun GM’i olan Daniel Bryan’dan bağımsız hareket edince ikili arasındaki ilk fikir ayrılığı konusu gündeme gelmişti. Arayı düzeltmek için sonraki hafta Raw’a gelen Daniel Bryan ise hiç ummadığı bir sürprizle karşılaşmış ve de eski takım arkadaşı Kane tarafından chokeslam yemişti.
Ardından New Day, Shane’in emri ile Raw’ı basmış ve de Seth & Dean ikilisinin dikkatini dağıtarak takım kemerlerinin Cesaro & Sheamus’a geçmelerine neden olmuşlardı. Bunun ardından son kurşunu ise Survivor Series’den önceki son Smackdown’da Raw kadrosu yapmıştı. Shield önderliğinde Smackdown’ı basan Kurt Angle liderliğindeki Raw kadrosu, ellerindeki güçlü isimlerle Smackdown’ı yerle bir etmişti. Kurt Angle ise Shane’e bir angle slam çekerek intikamını almıştı.
19 Kasım 2017’de gerçekleşen Survivor Series’de ise şampiyonlar maçı, Shield vs New Day maçı ve de kadınlar takım maçı sonrası ortaya 3-3’lük bir eşitlik çıkmış ve de gecenin son maçında erkekler 5’li eleme usulü takım maçı belirleyici olmuştu. Kurt Angle & Braun  Strowman & Triple H & Finn Balor ve Samoa Joe’dan oluşan Raw takımı; Shane McMahon & John Cena & Randy Orton & Bobby Roode  ve Nakamura’lı Smackdown takımını yenerek bu seneki brandler arası savaşın galibiyetini Raw’a taşımışlardı.  







Tarihin İlk İki Özel Hakemli Maçı – 17 Aralık 2017
Sami’nin heel turn’ü ile Owens’a karşı yaptığı maçı kaybeden Shane, brandler arası savaş dolayısıyla odağını daha çok Kurt Angle ve ekibine vermişti. Bu sırada Raw’a karşı 5’li takımını oluşturmaya çalışıyordu. Sami ve Owens ikilisi, Shane’den takım için yer isterken Shane herkesin takımda yer alması için bir şansı olacağını söyledi ve de bunun üzerine eleme maçları gerçekleştirildi. Randy Orton’a kaybeden Sami ve Nakamura’ya kaybeden Owens takımın içinde yer almayı hak kazanamadılar.
Survivor Series’de ise herkesin aklında Owens ile Sami’nin Smackdown’ı arkadan vuracağı düşüncesi vardı. Zira düşünce gerçeğe döndü ve de maç devam ederken Sami ve Owens ikilisi ortaya çıkarak Shane’a saldırmaya başladılar. Shane ise eline sandalyeyi alıp onları kovaladı. Ama tüm bunlar Shane ve ekibinin maçı kaybetmesinde bir etken oldu. Gerçi Raw’ın o kadrosuyla yenilmesi bir mucizeydi ama yine de bu olayın da hikaye açısından bir etkisinin olduğundan bahsetmemiz gerekli.
Sami ve Owens ikilisinin yaptıklarından sonra sabrı iyice taşan Shane, ikiliyi WWE’den kovmakta kararlıydı. Ancak burada daha çok iyi polisi oynayan Daniel Bryan, Shane ile fikir ayrılığına düşerek sürekli Owens ve de Zayn ikilisini korudu. Face bir karakter olan Daniel Bryan, bizlere bunu bir mantıkla hareket ettiğini göstermeye çalıştı. Ona göre Sami ve Owens oldukça yetenekli isimlerdi ve de kazanılmalıydı. Shane ise duyguları hareket ediyordu.
Bunun üzerine Shane McMahon; Owens ve Sami’ye karşı verdiği mücadelede Randy Orton ve Nakamura ikilisini bir kez daha kullanmaya karar verdi. Senenin son PPV’yi olan Clash of Champions için bir tag team maçı ayarladı ve de bu maçın hakemini de kendisi yaptı. Bir de Owens ve Sami ikilisinin maçı kaybettiği takdirde WWE’den kovulacağı bir şart ortaya koydu. Shane’in ne yaptığını anlamaya çalışan Daniel Bryan ise maça ikinci bir hakemi daha ekledi ve o hakem de kendisinden başkası değildi. Daha önce iki hakemli maçlar izlemiştik lakin tarihte ilk defa iki tane özel hakemli maçı 17 Aralık 2017’de izleme şansı bulduk.
Maç ise aslında beklendiği gibi oldukça karışık geçti. Shane ile Daniel Bryan doğal olarak aralarındaki senkronizasyonu bir türlü sağlayamadılar. En sonunda ringi hayali olarak iki böldüler ve kendi bölgelerinde olan tuşları saymaya başladılar. Maç bu şekilde ilerlerken, Randy Sami’ye bir RKO çekti ve tuş pozisyonuna soktu. Shane tuşu sayarken, ringin dışından içeri giren Owens can havli ile Daniel Bryan’ı Shane’in üzerine itip tuşu engellemeyi başardı. Ardından Sami, Randy Orton’ı roll up ile tuş pozisyonuna soktu ama Shane ikiye kadar sayıp üçü saymayınca Daniel Bryan’dan oldukça tepki aldı. Aralarında tartışma yaşanırken Sami bir kez daha Randy’i tuş pozisyonuna soktu ve bunu fırsat bilen Daniel Bryan oldukça hızlı bir üçe sayım yaptı ve Shane’in onu engellemesine ramak kala maçı Sami ve Owens ikilisine kazandırdı. Böylece Owens ve Sami Zayn ikilisi de WWE’den kovulmaktan kurtuldular.
Hiç şüphesiz oldukça uzun süredir devam eden bu hikaye Strowman vs Roman hikayesi ile birlikte 2017 yılına damga vurdu gerçekten. Ayrıca sürekli bambaşka bir boyut kazanması da bu hikayeyi ilgi çekici kılan unsurlardan biri. 2018’in ilk günlerine girdiğimiz şu zamanlarda da bu feudun daha ilgi çekici hale geldiğini görüyoruz. Bu hikaye elbet bir şekilde WM’de son bulacak ama hangi şekillerde ve de nasıl sonuçlanacak oldukça merak ediyorum.










Dolph Ziggler United States Kemerini Bırakıyor – 19 Aralık 2017
Beni tanıyanlar Dolph Ziggler ismini ne kadar çok sevdiğimi bilirler. Her zaman ana kemer pozisyonunda olması için birçok yeteneğe sahip olmasına rağmen nasıl bu kadar önem verilmediğine dair hayıflanırım. 2015 yılının yaz aylarından 2017 yılına kadar Dolph; kariyeri için oldukça kötü zamanlar yaşadı. Bu süreç içerisinde bir kez Intercontinental kemeri kazanıp bir kez de Summerslam’de ana kemer maçına çıkmasına rağmen girmiş olduğu neredeyse tüm feudlardan yenik durumda ayrıldı. Ayrıca bu süreç içerisinde birçok NXT’den gelip debut yapan ismin yükselme basamağı oldu. Zaten bu sene de debut yapan iki önemli NXT ismi; Roode ve Nakamura ile de feuda girip ikisine de ayrı ayrı mağlup oldu.
Tüm bunlar yaşanırken ortada Dolph’un sonbaharda WWE’den ayrılacağı haberleri çıktı. Bu süre zarfında artık kendisi de başka bir gimmick’e yönelerek adeta çıldırmış gibi simgeleşmiş ringe girişleri taklit ederek komik duruma düştü. Aslında amacı belliydi; ona göre bütün şov işi saçmaydı. Önemli olan ring içerisindeki performanstı ama insanlar güreşçilerin ring içi yeteneğinden çok karizmalarına dikkat ediyorlardı. Bu duruma isyan eden Dolph, günler ilerledikçe kendisiyle özdeşleşen müziği, titantron’u ve de ışıkları kullanmadan normal bir maça çıkacak bir isim gibi ringlere gelmeyi tercih etti.
Bu şartlar altında 2017’nin son PPV’i olan Clash of Champions’da United States kemeri için üçlü maça çıkan Dolph, çok sürpriz bir şekilde şampiyon Baron Corbin’i tuş ederek United States kemerine sahip oldu. Ancak bizleri şaşırtan olaylar sadece bununla sınırlı değildi. Hemen iki gün sonra 19 Aralık tarihli Smackdown’da bizlere Dolph’un kemer kutlaması yapacağı açıklandı. Dolph ise yine benzer bir promo kesti ve de kemerini ringe bıraktı. Ardından da arka alanın yolunu tutarak resmen iki gün önce kazandığı kemerden vazgeçti.
Bir sonraki hafta GM Daniel Bryan ise tüm hafta Dolph’a ulaşmaya çalıştığını ama cevaplamadığını söyledi. Bunun üzerine de kemerin boşa çıkarıldığını açıklayarak, yeni sahibin belirlenmesi için turnuva başlattı. Öyle görünüyor ki United States kemerinin yeni sahibini 2018 Royal Rumble PPV’inde göreceğiz.
Geçmişinde birçok başarı olmasına rağmen bir türlü istikrarı yakalayıp bir üst kademeye kendini atamayan Dolph için WWE neler planlıyor gerçekten merak ediyorum. Sonuçta kendisine bir kemer verip o kemeri 2 gün sonra bıraktırdılar. En azından şimdilik Dolph’un WWE’den resmi olarak ayrılmadığı bir gerçek. Dolayısıyla buradan bir senaryo çıkması ihtimali oldukça yüksek. Ziggler’ın geri dönüşünün nasıl olacağı muhtemelen kafamızdaki soru işaretlerini giderecektir. Ama tabi bunun için adresimiz ise 2018 yılı olacak…

--

Yukarıda saymış olduğumuz olaylara ek olarak; Mojo Rawley ile Zack Ryder ile Jericho ve Owens’ın ayrılığını, Nakamura – Bobby Roode – Tye Dillinger ve Samoa Joe’nun debutlarını, Absolution ve Riot Squat gibi kadın stable’ların ortaya çıkışını, Rusev Day olayını, Enzo'nun tüm Cruiserweight'lerden dayak yemesini, Darren Young – James Ellsworth ve Emma’nın WWE’den ayrılışlarını ve de Superstar Shake up gibi mevzuları da 2017’yi anlatmak için kullanabiliriz. Tabi bunun gibi daha birçok return, debut ve de olaylar yaşandı. Ama ayrıntılarıyla verdiğim olaylar ise hem bazı önemli feudlara dair detayları hatırlattı hem de 2017 yılını genel bir özetlemiş oldu. Ayrıca dileyen genellikle hikayelerin özeti şeklinde geçen PPV öncesi analizleri de ay ay blogumdan bulabilir.

2018 yılı umarım hepimiz için daha güzel geçer. Herkese iyi yıllar dilerim…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder