ARA

8 Ekim 2017 Pazar

Hell in a Cell 2017 Preview'i - Tahminleri - Şov Öncesi Analizleri



WWE HELL IN A CELL 2017 – 8 EKİM 2017

Geçtiğimiz ay No Mercy için çeşitli ailevi sebeplerden ötürü yazı yazacak gücü ne yazık ki bulamamıştım. Bu ay biraz daha toparlanmaya başlayınca PPV yazılarına son sürat devam etmek istedim. Bu anlamda, Ekim ayındaki ilk durağımız Smackdown PPV’si olan Hell in a Cell!

Hatırlarsanız geçtiğimiz sene Hell in a Cell’i bir Raw PPV’si olarak seyretmiştik. Bu ayın sonunda ise geçtiğimiz sene bir Smackdown PPV’si olarak izlemiş olduğumuz TLC’yi bir Raw PPV’si olarak izleyeceğiz. Muhtemelen dört büyük PPV hariç olarak, bir gelenek haline gelmiş diğer PPV’ler her sene değişmeli olarak bir Smackdown’da, bir de Raw’da izleyeceğiz gibi duruyor.

Bu şovumuzda ise Hell in a Cell maçı olarak sadece iki maç izleyecek olmamız oldukça hayal kırıklığı yaratan bir durum. New Day takım kemerlerini Uso’lara karşı bir Hell in a Cell maçında koruyacakken, Shane ile Kevin Owens arasındaki çekişme de Hell in a Cell’in içerisinde yer alacak. Ancak tüm bunların yanında ana kemer şampiyonu Jinder Mahal ile Nakamura arasındaki mücadelenin Hell in a Cell dışında olması oldukça düşündürücü.

Daha fazla uzatmadan şovumuzu yorumlamaya başlayalım…






Pre Show Match
Tag Team Match
Chad Gable & Shelton Benjamin vs The Hype Bros (Zack Ryder & Mojo Rawley)

Jason Jordon’ın hikaye gereği Kurt Ange’ın oğlu olmasıyla American Alpha bir anda dağılmıştı. Bunun üzerine bir süre single olarak takılan Chad Gable, önemli başarılara imza atamasa da güzel maçlar çıkararak takdirleri toplamıştı. Bunun üzerine Summerslam’den sonraki Smackdown’da Daniel Bryan, kendisini yanına çağırarak, ona yeni bir takım arkadaşına ihtiyacı olduğunu söylemişti. Yeni takım arkadaşı ise yaklaşık 7 senedir WWE ekranlarında gözükmeyen, Gol Standard Shelton Benjamin olmuştu.

Aslında Benjamin’in geri dönüşünü 2016 yılının Temmuz ayından bu yana bekliyorduk. Çünkü WWE resmi Youtube hesabında Benjamin’in geri dönüşüyle alakalı bir video yayınlamıştı. Ancak Benjamin ciddi bir sakatlık geçirerek geri dönüşünü uzun bir süre ertelemişti. Benjamin her ne kadar yaşı biraz ilerlese de, hala atletik bir isim olarak öne çıkıyor. Gable ile bu konuda kimyalarının uyuşacağı oldukça açık.

The Hype Bros için de bir iki şey söylemek gerekirse, uzun bir süredir mağlubiyet serisi içerisinde olduklarını belirtmekte fayda var. Zack Ryder sakatlanmadan önce takım kemerleri için #1 contender olan ikili, Ryder’ın geri dönüşü sonrası aynı momentumu bir türlü yakalayamadı. Ryder sakatken tek takılan Mojo ise WM’de, Andre the Giant Battle Royal’i kazansa da beklenen push’u bir türlü alamadı. Şu sıralar ise dağılma sinyalleri de veriyorlar. Çok büyük bir ihtimalle bu pre şov maçını kaybedip dağılma yolunda önemli bir adım daha atacaklar.

Tahmin: Chad Gable & Shelton Benjamin







Singles Match
Booby Roode vs Dolph Ziggler

Ekim ayında sözleşmesinin biteceği ve de WWE’den ayrılacağı konuşulan Dolph Ziggler, sahiden de şuanda acayip işlerle uğraşıyor. Yaz aylarında bir süre ekranlarda kendisini görmememizin ardından, verdiği bir röportajda farklı bir şekilde döneceğini açıklamıştı. Nitekim, bundan sonra her ringe geldiğinde simgeleşmiş entrance’lere yaparak ringe geliyor. Şu zamana kadar Undertaker’ın, Triple H’in, Shawn Michaels’ın, Bayley’nin ve de daha bir sürü yıldız ismin ringe gelişlerini taklit ederek ringe geliyor ve de bunların ne kadar anlamsız olduğundan bahseden bir promo kesiyor. Aslında bir nevi isyan ediyor gibi de düşünebiliriz kendisi için. Her ne kadar bir güreşçinin sahip olması gereken özelliklere sahip olsa da bir türlü beklenen zıplamayı yapamadı ve kendisini önemli gösterecek o eşiği geçemedi. O da sanki buna isyan edercesine seyircilere çatıp, ben ringde ne kadar iyi olursam olayım siz hep ringe girişleri önemsiyorsunuz demekte. Tüm bunların, Dolph’un ayrılışını hazırlayan şeyler olduğunu düşünmekteyim.

NXT’den ana kadroya debut yapan son isim ise, Summerslam sonrası ilk Smackdown’da gördüğümüz üzere Bobby Roode olmuştu. Kendisi tıpkı diğer isimler gibi NXT’den ana kemeri kazanmış, bir süre tutmuş ve sonrasında kaybedince ana kadroya yükselmişti. NXT’de her ne kadar heel bir karakter olsa da, Glourious One’ı Smackdown’da face bir karakter olarak görmekteyiz. Zira, Dolph yine birinin girişini taklit ederken, kendisi ringe gelmiş ve Dolph’a bir maç teklif etmişti. Bu maç da bu şekilde oluşturulmuştu.

Roode hiç şüphesiz bir PPV galibiyeti alarak ana kadroda daha da yükselmeyi hedefleyecekti. Dolph’u bularak bu konuda oldukça önemli bir adım atmıştı. Zira 2015’in Kasım ayından bu yana  Dolph, NXT’den ana kadroya yükselen isimlere verilecek push’da bir merdiven görevi görüyordu. Roode’da bu zincirin bir sonraki ve belki de son halkası olarak görülüyor. Breeze, Corbin, Nakamura ve şimdi de Booby Roode… Sanırım Dolph ayrılmak istemek de pek de haksız sayılmaz. WWE sonrası Japonya’da tıpkı Cody Rhodes gibi Bullet Club üyesi olarak kendisini görürsek çok da şaşırmayız gibi geliyor bana.

Tahminim, oldukça açık göründüğü üzere Booby Roode yönünde.

Tahmin: Booby Roode








Singles Match for the WWE United States Championship
AJ Styles(c) vs Baron Corbin

Yaz aylarının başlarını düşündüğümüz zaman karşımızda girmiş olduğu feudları kazanan, adım adım yükselen ve de bu yükselişini kanıtlarcasına elinde Money in the Bank çantası olan bir Baron Corbin vardı. Lakin sonrasında Cena’nın sebep olduğu yanlış bir cash in ile ana kemeri kazanma şansını kaybetti. Bunun üzerine bir de Ağustos ayında Cena’ya çok kolay bir şekilde mağlup oldu. Böylece Corbin bir anda tepe taklak olarak, yükselişe geçen kariyerinde duraklama aşamasına geçti.

Styles ise Summerslam’de Shane’in özel hakem olduğu, son derece tartışmalı geçen maçta Owens’i yenerek feudu sonlandırmıştı. Ama Owens, Shane’in hakem yöntemlerini eleştirerek rövanş için bir maç daha talep etmişti. Bu da yetmemiş, Styles’ın isteği ve de Shane’in izniyle kendi hakemini kendi seçmişti. Özel olarak seçtiği kişi ise Baron Corbin’den başkası değildi. Corbin, Owens’ten bir kemer maçı sözü alınca yanlı bir yönetim sergilemiş, bunu gören Shane maça karışarak hakemlik yetkisini Corbin’den almıştı. Bunun üzerine maçı da kazanan Styles olunca, Owens feud içini direksiyonu Shane tarafına kırarken, Styles için ise sıradaki rakip Corbin olmuştu.

Styles, Owens ile feudunu noktaladıktan sonra U.S open challenge açmış ve karşısına Tye Dillinger rakip olarak gelmişti. Bunun üzerine Corbin de arkadan gelmiş ve Styles’ın meydan okumasını yanıtladığını söylemişti. Ancak bunun için geç kalınca deliye dönmüştü. Maçı da Styles kazandıktan sonra Dillinger’a saldırmıştı. Keza, Hell in a Cell’e geldiğimiz süreçte aslında bu feud bu üç isim üzerinden yürümüştü. Hatta Dillinger, Corbin’i bire bir maçta yenmesine rağmen yine de bu maça dahil olamadı.

Eğer Styles ana kemer mücadelesine dahil olmayacaksa U.S kemerini tutması en iyisi olacaktır. O nedenle tahminim Styles yönünde.

Tahmin: AJ Styles







Singles Match
Randy Orton vs Rusev

Jinder Mahal karşısında üç kere yenildikten sonra ana kemer mücadelesinden uzaklaşan Randy, hatırlarsanız Summerslam için rakibi bulunmayan Rusev’e meydan okumuştu. Zira Summerslam’deki maçı da 10 saniye içerisinde kazanarak adeta Rusev’i rezil etmişti. Bunun üzerine 1-2 hafta ortalıkta görünmeyen Rusev, vermiş olduğu röportajda ülkesinde hiç hoş karşılanmadığını ve bunun intikamını alacağını söylemişti.

Keza 19 Eylül tarihli Smackdown’da; Randy, Aiden English’i bire bir maçta yenmeyi başarmıştı. Bunun üzerine Rusev ringe doğru gelerek Randy’i kışkırtmış ve bir maç daha istediğini söylemişti. Hemen ardından gongun çalmasıyla Aiden English, Randy’nin dikkatini dağıtmış ve Rusev sağlam bir tekme ile tuşa giderek Randy’i 10 saniye içerisinde yenmeyi başarmıştı. Tabi bundan sonra bir sonraki hafta, 26 Eylül’ü Rusev Günü ilan ederek galibiyetini kutlamıştı.

Aiden English maça karışır mı bilinmez ama bence bu maçı kazanacak isim Randy olacaktır. Rusev’in bir kez daha büyük bir maçtan mağlubiyetle ayrılacağını düşünüyorum.

Tahmin: Randy Orton







Singles Match for the WWE Smackdown Women’s Championship
Natalya(c) vs Charlotte

Summerslam’de Naomi’yi yenerek kemeri ele geçiren Natalya,  8 senedir WWE’de olmasına karşın kemeri ikinci kez eline geçirmiş oldu. Summerslam’den sonra 12 Eylül tarihli Smackdown’da gerçekleşen rövanş maçında Naomi’yi bir kez daha yenerek feuda da nokta koymayı başardı.

Charlotte ise bir süredir ekranlarda görmediğimiz bir isimdi. Babası, efsane Ric Flair’in hastaneden çıkması anısına Smackdown’a gelip bir konuşma yaptı. Konuşması Natalya tarafından kesildi ve Charlotte anında Natalya’dan bir kemer maçı istedi. Sonrasında ringe Becky, Naomi ve Tamina da gelince GM Daniel Bryan, kemer için #1 contender seçmek amaçlı fatal 4-way bir maç ayarladı. Maçı kazanan Charlotte, Natalya’nın Hell in a Cell’deki rakibi olmayı başardı.

Natalya bunca seneden sonra kemeri yeniden ele geçirdiği için hemen kaybetmesini beklemiyorum. Lakin Charlotte’ın da önemli bir rakip olduğunu unutmamak gerek. Ama Natalya’nın Charlotte’ı geçtiğimiz hafta bir tag team maçında pes ettirdiğini unutmayalım. Genelde hafta içi bu tarz olaylar yaşanırsa hafta sonu PPV’lerde karşı taraf kazanmaya daha yakın oluyor. Ama en azından ben bu PPV’lik Natalya’nın koruması gerektiğini düşünüyorum. Tabi bu sırada elinde Money in the Bank çantası olan Carmella’yı da unutmamak gerekli.

Tahmin: Natalya







Hell in a Cell Match for the WWE Smackdown Tag Team Championship
The New Day(Big E & Kofi Kingston) w/Xavier Woods(c) vs The Usos(Jimmy Uso & Jey Uso)

Ağustos ayında yaptıkları maç, pre şov maçı olmasına rağmen bence yılın en güzel maçını çıkartan bu iki takımın mücadelesi son sürat devam ediyor. Nitekim, şu an WWE içerisindeki en uzun feudlardan biri olmasına rağmen ve de kemerin sürekli el değiştirmesine rağmen insan gerçekten bu iki takımın maçlarını izlemeye doyamıyor. Ciddi manada burada kimyaları uyuşan iki rakipten söz ediyoruz. Summerslam’deki maçın nasıl pre şova konulduğunu ise gerçekten aklım almıyor.

Summerslam’deki maçı kazanarak yeniden takım kemerini ele geçiren Uso’lar, 2 hafta sonra ortada kemerin olmadığı ama bir sonraki hafta için maç türü seçme şansının olduğu maçı da kazanmayı başarmışlardı. Bir sonraki maç için Street Fight’ı seçtiler ama yapılan maçı kaybettiler ve yeniden kemer New Day’e geçti. Bunun üzerine Hell in a Cell için Uso’ların rövanş hakkı doğdu. Sürekli birbirinden güzel maçlar çıkartan bu iki takım için bir Hell in a Cell maçının ayarlanması da gerçekten takdire şayan bir durum.

Tahmine geçersek ben bu sefer de Uso’ların kazanacağını, hatta genel olarak bir maç daha kazanıp bu feuddan galip ayrılacaklarını düşünüyorum. Çünkü New Day kazanırsa gerçekten karşılarına başka çıkacak bir heel tag team bulunmuyor. Ama tabi Erick Rowan ve Luke Harper ikilisi bir tag team olarak ileride karşımıza çıkar mı bilemeyiz. Öte yandan face olarak yükselen Chad Gable ve Shelton Benjamin ikilisinin yakında kemere yürüyebileceği de çok açık. Zor bir tahmin olsa da tercihimi Uso’lardan yana kullanıyorum.

Tahmin: The Usos(Jimmy Uso & Jey Uso)







Singles Match for the WWE Championship
Jinder Mahal(c) w/Singh Brothers vs Shinsuke Nakamura

Ağustos ayında Summerslam’de kemerini Nakamura’ya karşı, her zaman olduğu gibi Singh kardeşlerin yardımıyla koruyan Jinder, bana sorarsanız kemerin değerini düşürmeye devam ediyor. Tabi bunda onun bir suçu yok, hikayeleri yazanların suçu var. Zira, Hell in a Cell PPV’sinde, brand’in ana kemeri bir Hell in a Cell maçı içerisinde olmaması bile aslında ne demek istediğimi açıklar nitelikte.

Summerslam’den sonra, Nakamura ve Jinder feuda kaldıkları yerden devam ettiler. Nakamura, Randy Orton ile takım olurken Jinder ise Rusev ile takım oldu ve iki takım Smackdown’da karşı karşıya geldiler. Maçı Nakamura ve Randy Orton ikilisi kazanırken maç sonu Randy, Nakamura’ya RKO çekerek kemer için yeniden aday olduğunu göstermeye çalıştı. Ancak bir sonraki hafta Nakamura ile Randy Orton arasında gerçekleşen #1 contender’lık maçını Nakamura kazandı ve bir kez daha Jinder’ın rakibi olmaya hak kazandı.

Aj Styles’ın US kemeri şampiyonluğu, Randy’nin kemer yarışından düşüşü, Corbin’in yanlış cash in’i, Cena’nın ortadan kaybolması derken Jinder için tek rakip Nakamura kalmış durumda. O nedenle ben Nakamura’nın ana kemeri ele geçireceğini düşünüyorum. Ama tabi Singh Brothers etkeni her daim ön plana çıkıyor. Yine de Nakamura’nın bence kemeri ele geçirip, ana kemeri daha değerli halle getirmesini umut ediyorum.

Tahmin: Shinsuke Nakamura








Falls Count Anywhere Hell in a Cell Match
Shane McMahon vs Kevin Owens

Gecemiz main eventinde, şu an WWE içerisindeki en ciddi, en sağlam altyapılı en brutal maçlardan biriyle karşı karşıyayız. Bu feudun doğma noktasını biraz üstte, AJ Styles ile Baron Corbin arasındaki kemer mücadelesinde de bahsetmiştim lakin burada biraz daha ayrıntıya girmemizde bir sakınca görmüyorum.

Styles ile Owens arasındaki kemer mücadelesi, Mayıs ayına kadar dayanıyor aslında. Smackdown’a geçtikten sonra US kemerini Jericho’dan alıp onu sakatlayan Owens’ın karşısına Styles rakip olarak çıkmıştı. Mayıs ayında gerçekleşen Backlash’de Owens, count out ile Styles’ı yenip kemerini korumayı başarmıştı. Haziran ayında Money in the Bank maçının olmasyla Owens kemerini bir ay daha tutmayı başarmıştı. Ancak Temmuz ayında tam Battleground öncesi gerçekleşen bir live eventte kemerini Styles’a kaybetmişti. Ama hemen birkaç güç sonra Battleground’da biraz tartışmalı bir şekilde Styles’ı yenerek kemerini geri almayı başarmıştı.

Tabi US kemerindeki bu ani değişimler bununla da sınırlı kalmıyordu. Hemen bir sonraki Smackdown’da AJ Styles, Owens’ten rövanş maçı talep ederken Jericho bir günlük bir return yapmış ve de US kemeri için var olan rövanş hakkını kullanmak istediğini açıklamıştı. Bunun üzerine GM Daniel Bryan aynı gece bu üç isim arasında bir triple threat maçı ayarlamış ve Jericho’yu tuşlayıp maçı kazanan Styles, kemerin yeni sahibi olmayı başarmıştı. Maçtan sonra hiç tuş olmadan kemerini kaybeden Owens çıldırmış ve bir sonraki hafta rövanş hakkını kullanacağını açıklamıştı.

Sonraki hafta, Styles  bir kez daha Owens’ı yenmiş ve de kemerini korumayı başarmıştı. Ancak tabi kazanma şekli biraz da hakemin yardımıyla gerçekleşmişti. Maç içerisinde darbe alan hakem, Styles tuşa gittiğinde bir gözünü tuttuğu için Owens’ın omzunun kalktığını görmemiş ve 3’e kadar sayarak maçın Styles tarafından kazanıldığını ilan etmişti. Bunun üzerine Owens bir kez daha delirmiş ve arka alanda Shane ile Daniel Bryan’a çatmıştı. Daniel Bryan ise, Styles ve Owens arasında bir maç daha ayarlanacağını, bu maçın Summerslam’de olacağını ve maçın özel bir hakemi olacağını söylemişti. Özel hakem ise Shane McMahon’dan başkası değildi.

Summerslam sürecinde Owens, Styles ve Shane karşı karşıya geldiklerinde kimi zaman Styles kimi zaman da Owens yanlışlıkla Shane’e vurmuşlardı. Shane ise yaklaşan maç için, zorunda kalmadıkça bilinçli bir hamle yapmayacağını söylemişti.

Keza maç içerisinde, Owens Styles’ı tuş pozisyonuna getirmiş, ama Styles’ın ayağının iplerin üzerinde olduğunu geç fark eden Shane 3’e kadar saymıştı. Bunun üzerine Owens kendini galip ilan etmiş ama Shane kendisine maçın devam ettiğini söylemişti.  Sonrasında Styles, Owens’ı tuş ederek kemerini korumuştu. Tahmin edebileceğiniz gibi Owens bir kez daha sinir krizi geçirmiş ve Shane’den bir maç daha talep etmişti. Biraz üstte de dediğim gibi Smackdown’da Owens kendi hakemi olarak Corbin’i seçmiş ancak Shane, Corbin’in taraflı yönetimini engellemek için ringe gelip Corbin’den hakem t-shirt’ünü almıştı. Bunu bir de Owens tam Styles’ı tuş pozisyonuna getirmişken yapınca Owens bir kez daha delirmişti. Zira maçı da Styles kazanarak feuddan galip olarak ayrılmıştı.

2 hafta sonra Owens, Shane ile yüz yüze gelmiş ve ona karşı hakaretlerde bulunmuştu. Özellikle çocukları hakkında konuşulmasını istemeyen Shane, bu uyarıyı dikkate almayan Owens’e dayanamayarak saldırmıştı. Bunun üzerine patron Vince McMahon, Daniel Bryan’a telefon açarak Shane’in bir süre ringlerden uzaklaştırıldığını ve bu meseleyi önümüzdeki hafta kendinin halledeceğini söylemişti.

Zira Vince McMahon uzun bir aradan sonra ringlere gelerek, bir hikayeye dahil olmuştu. Owens ile konuşarak, Shane’i aslında ona saldırdığı için değil ona fazla zarar vermediği için cezalandırdığını açıklamıştı. Ayrıca her ne kadar oğlu Shane ile iyi anlaşamasa da, Owens’in McMahon ailesine hakaret ettiğini söylemişti. Ama bunun bir maç ile çözüleceğini söyleyerek Hell in a Cell’i işaret etmişti. Owens ise en sonunda dayanamayarak Vince’e kafa atarak alnını yarmış ve hatta ona bir frog splash armağan etmişti.  Uzun zamandır ortalarda görmediğimiz Stephanie bile ringin kenarına gelerek Owens’in bundan pişman olacağını söylemişti. Sonraki haftalarda da ikili birbirlerine sert sözler söylemiş, son Smackdown’da da sert bir kavgaya girişmişlerdi. Ancak Owens, Shane’e arkadan saldırarak avantaj elde etmişti.

Bu maç, Shane’in 2016’nın Şubat ayından bu yana, yani WWE ekranlarına döndüğünden bu yana çıkacağı dördüncü maç olacak. İlk maçını hatırlarsanız WM 32’de Undertaker’a karşı bir Hell in a Cell maçında çıkmıştı. Ki bu bize Shane’in Hell in a Cell maçlarında neler yapabileceğine dair en önemli ipucunu veren maç. Biliyorsunuz Shane gerçekten cesaretli bir adam. Deyim yerindeyse bir manyak. O nedenle, bir kez daha kafesin üzerinden spiker masasına atladığını görebiliriz.

Velhasıl, Undertaker ile olan maçından sonra Survivor Series 2016 için, Smackdown takımında yer almış iyi ama iyi bir mücadele göstermesine rağmen Roman tarafından elenmişti. Son olarak ise WM 33’de Styles ile karşılaşmış ama ona da kaybetmişti. Bütün bu kayıpların ardından ve de McMahon ailesine Owens’ın gösterdiği davranışlardan ötürü ben bu maçın Shane tarafından kazanılacağını düşünüyorum. Ayrıca tuşun illa ring içerisinde yapılmasına gerek yok. Yani kafesin dışında da, tuşlar kabul edilecek. Bu nedenle fazlasıyla sert, extreme, brutal ve de kanlı bir maç görme olasılığımızı oldukça yüksek görüyorum.

Tahmin: Shane McMahon


--


Her ne kadar iki tane Hell in a Cell maçı bulundurduğu için eleştirsem de o konseptte yapılacak maçların oldukça heyecanlı durduğunu itiraf etmem gerekli. Uzun bir süredir ortalarda görünmeyen Breezango; yani Fashion Files hikayesi de bu şov da geri dönecek. Onun dışında ortalama bir PPV izleyeceğimizi düşünüyorum. Bu ayın sonunda ise her zaman Aralık ayında görmeye alıştığımız TLC PPV’si Raw’ın Ekim ayı PPV’i olarak karşımıza çıkacak.

Herkese iyi seyirler dilerim…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder